SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2024/600 E. 2024/697 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/600

Karar No

2024/697

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/600 Esas

KARAR NO: 2024/697 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2016/674 Esas - 2017/44 Karar

TARİH: 02/02/2017

DAVA: Kayyım Tayini

KARAR TARİHİ: 25/04/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, T.C. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu'nun 27.01.2016 tarih ve AGB A-3532/13-10 sayılı yazısı gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... Sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Tic. Ltd.Şti.'nin 2011-2012-2013 ve 2014 dönemlerine ait hesap ve işlemleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 134. maddesi gereğince incelenecek olup bu hususta şirkete ait defter ve belgelerin Vergi Dairesine teslim edilmesi gerekmekte ise de; şirket ortaklarından müşterek imza ile şirkete temsil ve ilzama yetkili İngiliz Uyruklu ... hiç bir şekilde ulaşılamadığından bu hususta şirketin yönetim organı bakımından organsız kalmasına sebep olunduğu, şirket defterleri ile ilgili belgeler bir diğer ortak ... tarafından tek imza ile Vergi Dairesi'ne teslim edilemediğinden ve teslim alınmadığından müvekkili şirketin hukuki ve cezai sorumluluğu doğduğundan şirketin zarara uğramasını engellemek adına şirket defterlerinin ve ilgili belgelerin Vergi Dairesi'ne teslimi, Vergi Dairesince hazırlanacak raporun tebliği ve şirket defterlerinin ve ilgili belgelerin Vergi Dairesinden iade alınması için öncelikle şirketi müşterek imza ile temsil ve ilzama yetkili ...'a yetki verilmesine, mahkeme aksi kanatte ise ... şirket temsil yetkisinin kaldırılmasına, ve tek yetkili ... olarak kabulüne, bu hususta şirkete kayyım atanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı adına Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Hukuk Tebligat Bürosunca usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya herhangi bir cevap sunmadığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/02/2017 tarih 2016/674 Esas 2017/44 Karar sayılı kararında; "....Dosyaya celp olunan belge ve bilgiler, Ticaret Sicil Kaydı ve tüm dosya kapsamına göre ... Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, 08/08/2011 tarihli 7875 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan şirketin 14/07/2011 tarihli Ortaklar Kurulu Kararına göre şirket hissedarlarından ... ve ... 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak seçildikleri ve şirketin ticaret ünvanı veya kaşesi altına atacakları müşterek imzaları ile temsil ve izama yetkili kılındıkları anlaşılmıştır. Davanın şirket adına, şirket ortağı ve müdürü olan ... tarafından açıldığı ancak şirketin temsilinin ise müdür olarak seçilen ortaklar ... ve ... şirket ünvanı ve kaşesi altına atacakları müşterek imzaları ile mümkün olduğu, dolayısı ile tek müdür tarafından şirketin temsilinin mümkün olmadığı ve şirket adına dava açılamayacağı gibi davacı müdür olan ortak tarafından şirket aleyhine açılmış herhangi bir dava da bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verme gereği hasıl olmuştur...."gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... Sicil Numarasına kayıtlı ... Tic. Ltd. Şti. 21.08.2007 tarihinde ... ve ... tarafından kurulmuş olup 08.08.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde de yayımlanmış olduğu üzere Şirketin son ortakları:½ pay ile ... T.C. Kimlik Numaralı .... ... Mah. ... Sok. No:... Bakırköy/İstanbul adresinde mukim ...,½ pay ile ... Vergi Kimlik Numaralı ... İngiltere adresinde mukim İngiliz Uyruklu ... olduğunu, EK-2’de Ticaret Sicil Gazetesinde de görüleceği üzere ½’şer paya sahip ... ve ... de şirket müdürü olarak seçildiğini, şirketi ticaret unvanı veya kaşesi altına atacakları müşterek imzaları ile ahzu kabz dâhil olmak üzere her konuda en geniş şekilde temsil ve ilzama yetkili kılındıklarını, şirket adına yapılacak tüm işlemlerde ve alınacak olan kararlarda Şirket Yetkililerinin her ikisinin de imzasına gerek duyulduğunu, T.C. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu’nun 27.01.2016 Tarih AGB-A-3532/13-10 Sayılı yazısı gereğince müvekkili şirket ... Tic. Ltd. Şti.’nin 2011, 2012, 2013 ve 2014 dönemlerine ait hesap ve işlemleri 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 134. maddesi gereğince incelenecek olup aynı kanunun 256 ve 257. maddeleri uyarınca belirtlen dönemlere ait defter ve belgelerin (gelir ve giderlerin işlendiği defterler, gelir ve giderlere ait fatura, senet, bordro, makbuz vs. belgeler) söz konusu yazının tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ilgili kuruma ibrazı gerektiğini,Söz konusu yazı Şirket Ortağı ve Yetkilisi olan ... tarafından 03.02.2016 tarihinde tebellüğ edildiğini ancak şirketin müşterek imza ile temsil ve ilzam edilmesi nedeniyle gerekli teslim işlemi için Şirketin diğer ortağı İngiliz Uyruklu ... ile irtibata geçmeye çalışmışsa da kendisine bir türlü ulaşamadığını, Şirket ortağı ... İngiltere’de mukim olup Şirket ortağı ... ile ilişkileri iyi olmadığından Türkiye’ye gelmemekte ya da geliyorsa bile ... ile görüşmemekte ve de şirket ile ilgilenmediğini, şirketçe son alınan karar 05.03.2012 tarihli karar olup ... ’nin şirketle ilgilenmemesi nedeniyle bu tarihten sonra şirketçe herhangi bir karar alınamadığını, şirketin müşterek imza ile temsil edildiğinden şirketin iş ve işlemlerini yerine getirmesini engellendiğini, Her ne kadar Genel Kurul toplanarak şirket müdürünün görevden alınabileceği, dava açılmasına gerek olmadığı bir an için düşünülse dahi 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2 maddesi hükmü gereğince her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğinden ve şirkete kayyım atanması da talep edildiğinden müvekkili şirketin iş bu davayı açmakta hukuki yararının mevcut olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2013/9963 E. 2013/14184 K. Sayılı 03.07.2013 Tarihli Yargıtay İlamı:“…Davacı vekili, müvekkilinin ve davalının ... Ltd. Şti.'nin %50 hisseli ortakları olduğunu, davalının şirketin ticari itibarını zedeleyici, davranışlarda bulunduğunu, şirketin iki ortağın müşterek imzası ile temsil edildiğini, davalının bunu bilmesine rağmen uzun süredir şirkete uğramadığını, bu nedenle şirketin alacaklarını tahsil edemediğini, sözleşmeler imzalayamadığını, maddi durumunun kötüye gittiğini, davalının TTK'nın 613 maddesinde düzenlenen “şirkete bağlılık yükümünü” ihlal ettiğini, ileri sürerek TTK'nın 640. maddesi uyarınca davalının ... Ltd. Şti. ortaklığından çıkartılmasını dava sonuna kadar tedbiren ... Ltd. Şti.'ne kayyum atanmasını talep etmiştir.Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, şirketlerin, ortakları tarafından alınan karar ile belirlenen yöneticileri tarafından yönetilmesi gerektiğini, mevcut yönetici görevini gereği gibi yerine getirmiyor ve bu nedenle şirket zarara uğruyor ise zarara yol açan yöneticinin şirkete ve dolayısı ile diğer ortağa verdiği zararların tazmini için her zaman dava açılmasının mümkün bulunduğu, somut olayda genel kuralın aksine ortaklar tarafından belirlenen yöneticinin yönetim yetkisinin kaldırılarak şirkete tedbiren kayyum atanmasının koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.İstem, iki ortaklı ve temsilinin iki ortağın müşterek imzası ile mümkün bulunan limited şirkette, ortaklardan birinin şirket yönetimine katılmaması nedeniyle şirketin zarara uğradığı iddiasıyla şirkete kayyum tayinine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile kayyum atanması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Gerçekten de dosyada bulunan ticaret sicil kaydından tarafları ortağı bulunduğu dava dışı ... Ltd. Şti.'nin 2 ortaklı olduğu ve şirketin temsilinin 2 ortağın müşterek imzası ile mümkün bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, aleyhine tedbir istenen ortağın, dava dışı şirketin yönetimine katılmaması, şirketin, yönetim organı bakımından, organsız kalması sonucunu doğuracağından mahkemece istemin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati tedbir isteyen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir…” Söz konusu Yargıtay Kararında açıkça belirtildiği üzere Müvekkili Şirket Ortağına ulaşılamaması ve ortağın yönetime katılmaması nedeniyle Şirketin Yönetim Organı bakımından Organsız kalması sonucunu doğurduğundan Şirket Ortağı ve Yetkilisi ...’nin Şirketi Temsil yetkisinin kaldırılması ve bu hususta şirkete Kayyum atanmasına dair karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, T.C. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu’nun 27.01.2016 Tarih ... Sayılı yazısı gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... Sicil Numarasına kayıtlı ... Tic. Ltd. Şti.’nin 2011, 2012, 2013 ve 2014 dönemlerine ait hesap ve işlemleri 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 134. maddesi gereğince incelenecek olup bu hususta şirkete ait defter ve belgelerin Vergi Dairesine teslimi gerekmekte ise de, Şirket ortaklarından Müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili İngiliz Uyruklu ...’ye hiçbir şekilde ulaşılamadığından bu husus şirketin yönetim organı bakımından organsız kalmasına neden olup, Şirket defterleri ve ilgili diğer belgeler bir diğer ortak ... tarafından tek imza ile Vergi Dairesine teslim edilemediğinden, Vergi Usul Kanunu ve ilgili sair diğer kanunlar gereğince müvekkili şirketin hukuki ve cezai sorumluluğu doğduğundan Şirketin zarara uğramasını engellemek adına, öncelikle Şirket Defterlerinin ve ilgili diğer belgelerin Vergi Dairesine teslimi, Vergi Dairesince Hazırlanacak Raporun tebellüğü ve Şirket Defterlerinin ve ilgili diğer belgelerin Vergi Dairesinden iade alınmasına ilişkin olarak, şirketi müşterek imza ile temsil ve ilzama yetkili ...’a yetki verilmesini aksi kanaatte ise; şirket ortağı ... tarafından şirket ortaklarından müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili İngiliz Uyruklu ...’ye hiçbir şekilde ulaşılamadığından, ... , 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 613. maddesinde düzenlenen “Şirkete Bağlılık Yükümü”nü yerine getirmediğinden ve şirketin yönetim organı bakımından organsız kalmasına neden olduğundan şirketi temsil yetkisinin kaldırılması tek yetkili ... olarak kabulü ve 6102 sayılI Türk Ticaret Kanunu’nun 630. maddesi gereğince bu hususta şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, müşterek yetkili davalı şirket müdürünün yönetim hakkı ve temsil yetkisinin, TTK 630/2.maddesi uyarınca haklı sebeplerle kaldırılması, tek yetkilinin davacı ... olarak kabulüne karar verilmesi ile davacı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı şirketin sicil kaydı incelendiğinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... Sicil Numarasına kayıtlı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 21.08.2007 tarihinde kurulduğu, şirket ortaklarının: ½ pay sahibi davacı ... ile ½ pay sahibi davalı ... olduğu, ½’şer paya sahip davacı ... ile davalı ... davacı şirketin müşterek yetkili şirket müdürü oldukları anlaşılmıştır. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip bulunmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf, dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan, taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraftarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.Mahkemece davanın şirket adına, şirket ortağı ve müdürü olan ... tarafından açıldığı belirtilerek yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de Dava dilekçesi incelendiğinde, davacı olarak ... Tic. Ltd. Şti., ortak ve müşterek imza yetkilisi ... yazıldığı, dilekçe altının davacılar vekili tarafından imzalandığı, ve dilekçe içeriği ve netice-i talepte gözetildiğinde eldeki davada davanın sadece şirket adına açılmadığı, şirket ve şirket ortağı adına açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, her bir davacı yönünden her bir talebin değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesinde ''Her ortak, haklı sebeblerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkınının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir,'' hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesinde düzenlenen dava hakkı her ortağa tanınmış yasadan kaynaklanan bir haktır. Ayrıca davacıların şirket müdürünün azli dışında şirkete kayyım atanması talebi de mevcuttur. Bu durumda mahkemece, TTK'nın 630/2. maddesinde düzenlenen dava hakkının her ortağa tanınmış yasadan kaynaklanan bir hak olduğu gözetilmeden ve kayyım atanması talepli bir davada bu hususa ilişkin talep de değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp davacılar vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, davanın usulüne uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2017 tarih ve 2016/674 Esas - 2017/44 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenkaldırılmasınataraflarınözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiiadesinesebeplerisavunmasınınmahkemesininKayyımkararınınileriTayinikabulüdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim