SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2426 E. 2024/691 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2426

Karar No

2024/691

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2426 Esas

KARAR NO: 2024/691 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2021/108 Esas - 2021/632 Karar

TARİH: 23/09/2021

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 25/04/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının, davalıdan olan fatura alacağı nedeniyle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu takibe borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Davalının itirazının haksız olduğunu, bu durumun fatura, defter, kayıtların incelemeleri sonucunda ortaya çıkacağını, dava açmadan önce arabulucuya başvurulduğunu, anlaşamamaya dair ... büro dosya numarası, ... arabuluculuk numaralı tutanak tutulduğunu, haksız itirazın kaldırılması için, işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti doğduğunu, bu nedenlerle davalının icra dosyasına haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı yanın 96 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı yanın dava dilekçesinde taraflar arasındaki faturalar uyarınca davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiğini, bildirilen borç tutarının kabulü mümkün olmadığını, borcun hangi sebebe dayandığı, dayanağı, belgesi bilgisi ortaya konulmadığını, Davalı yanın davaya konu faturalara ilişkin herhangi bir hizmet almadığını, bu hususun ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiklerini, davalının temerrüde düşürülmediğinden faiz talebi ve faiz oranının yerinde olmadığını, borcun likit ve belirlenebilir olmadığını, Takibin dayanağı olmadığından takibe konu asıl alacak ile birlikte istenen faizin, faiz tür ve oranının, sair ferilerinin de kabulü mümkün olmadığını, davacının faiz talebini gerektirir bir işlemi veya başka herhangi bir şekilde temerrüdün oluşmadığını, mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının reddine, davacı yanın % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/09/2021 tarih 2021/108 Esas 2021/632 Karar sayılı kararında; "....6100 sayılı HMK 222. maddesinin birinci fıkrasında “Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemeleri ile hem TTK hem de HMK düzenlemelere göre ticari davalarda uyuşmazlığın çözümü için tarafların talebi ile yada mahkemenin kendiliğinden ticari defterlerin incelenmesi amacı ile mahkemeye ibrazına karar verebileceği düzenlenmiştir. Yine Hukuk Muhakemeleri Kanunun (Değişik 22.07.2020-7251-23) 222/3 maddesi “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Şeklindedir.Tarafların tacir olması nedeni ile ticari defter ve kayıtlar kesin delil teşkil ettiğinden taraf ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişiden hizmetin verilip verilmediği hususunun tespiti noktasında rapor tanzimi istenilmiştir.Davacı tarafından ticari defter ve kayıtların ibraz edildiği, davalının ise ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, davacı tarafından lehine delil teşkil eden ibraz edilen ticari defter ve kayıtlara göre davacıdan davalıdan muhtelif tarihli faturalara göre 8.039,15 TL alacaklı bulunduğu anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..."gerekçesi ile, Davanı KABULÜ ile; 1-Davalı borçlunun İstanbul Anadolu Adliyesi .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 8.039,15 TL ana para yönünden takibin DEVAMINA , işlemiş faize ve fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2- Takipte taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihinden tahsil tarihine değin yasal faiz İŞLETİLMESİNE,3-İtirazın iptali istemine konu asıl alacak tutarlarının likit nitelikte bulunduğu anlaşılmakla 1.607,83TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,4-Alınması gerekli 549,15 TL harçtan peşin alınan 108,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 441,00 TL'nin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 108,10 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,5-Davacı tarafça sarf edilmiş, toplam 1.050,00 TLnin davalılardan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 7-Arabulucuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davalı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu,Yerel mahkeme kararında "davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz ettiği, defterlerine göre davacının alacaklı olduğu" gerekçesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Faturaların usulüne uygun tebliğ edildiği ve hizmetin verildiğini ispat yükü davacı tarafta olup davacı tarafça ispat olunamamış olup teslimi ispat edilmeyen faturaların iadesinin ispatının davalıya yükletilmesi hukuken mümkün olmadığını, salt davacı taraf defterlerinde kayıtlı alacakları gerekçe göstererek davacının icra takibinde yer alan miktardan alacağının olduğu sonucuna varması kabul edilemeyeceğini, Davacı taraf fatura ile talep ettiği hizmeti verdiğini, Davacı taraf, hizmet vermediği dönemlere ilişkin hizmet bedeli ve vade farkı içerikli faturalandırma işlemi yaptığını, davacı taraf da dilekçelerinde faturalara dayalı hizmeti sunduğunu ispat edemediğini,Faturaya itiraz edilmemesi nedeniyle fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için bazı şartların yerine gelmesi gerektiğini (TTK m. 21) bu şartlar yerine gelmezse fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması karinesi hüküm ve sonuçlarını doğurmaz. Ülgen/Helvacı/Kendigelen/Kaya/Nomer Ertan, s. 276.Fatura tanzimi için, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olması gerektiğini, Taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır.( Arkan, s. 149; Kayar, s. 133; Özdamar, s. 221; Peksöz, s. 183. ) Bu anlamda tarafların kabulünde olmayan bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmayacağını, Yerel mahkeme tarafından hüküm verilirken fatura içeriğindeki hizmetlerin alınmadığı ve fatura içeriğindeki dönem için geçerli bir sözleşme bulunmadığı yönündeki itirazlar nedeniyle fatura tek başına davanın kabulü için delil niteliğinde olmayıp davacının defterinde faturaların kayıtlı olması nedeniyle alacağını ispat edildiğinin kabulü ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabileceğini, Taraflar arasında fatura düzenlenmesi gerektiren akdi ilişkinin bulunduğunu ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 06.10.2005 E. 2005/8385 K. 2005/9627 sayılı kararında; "....Davalı alım satım ilişkisini kabul etmemektedir. Bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre ( yemin teklifi dahil ) kanıtlaması gerekir. Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir......." denilmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.05.2005 E. 2004/7832 K. 2005/4738 sayılı kararına göre, "........ Faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar. Bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir........." denildiğini, Taraflar arasında faturaya dayanak yapılabilecek bir sözleşme bulunmadığını, faturaya istinaden bir hizmet sunulmadığını aksi de ispat edilemediğini, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı ispatlanamayan davanın reddi gerekmekte iken verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, faiz talebi için hiçbir şart oluşmadığını yerel mahkeme kararında yer alan faiz başlangıç tarihleri, faiz miktar ve oranı yerinde olmadığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticari ilişkiden kaynaklı birden fazla fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı borçlu vekili icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesi ile; Borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirtmişdir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının davadaki taleplerinin zamanaşımına uğradığını, takibe konu faturaların davalı müvekkiline tebliğ edilmediğini ve faturalara konu hizmetin alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası incelendiğinde; Alacaklı ....A.Ş. Tarafından borçlu ....A.Ş. Aleyhinde 06/12/2019 tarihinde konaklama bedeli açıklamalı 14/09/2017 tarih 1.934,40 TL., 18/07/2018 tarih 1.350,00 TL., 18/07/2018 tarih 1.729,00 TL., 27/07/2018 tarih 1.296,75 TL., 09/08/2018 tarih 1.729,00 TL. Olmak üzere toplam 8.039,15 TL. Asıl alacak, 910,85 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam 8.950,00 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe borçlunun itirazı üzerine 8.950,00 TL. Alacak üzerinden itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğu, mahkemece 27/05/2021 tarihli ön inceleme duruşmasının 2 nolu ara kararı ile davalı vekilinin zaman aşımı itirazının tahkikat yargılamasında temel ilişkinin belirlenmesi sonrası değerlendirilmesine, karar verildiği halde mahkemece verilen hüküm gerekçesinde davalı tarafın zamanaşımı defi konusunda olumlu/olumsuz değerlendirme yapılmaması yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.Somut olayda, dava değeri 8.950,00 TL. olup mahmemece verilen hükümde, davanın kabulüne karar verildiği halde hükmün devamında takibin 8.039,15 TL ana para yönünden devamına , işlemiş faiz ve fazlaya ilişkin istemin reddine, yönelik kurulan hükmün kendi içerisinde ve hüküm gerekçesi ile de çelişki oluşturduğu ve verilen karar HMK'nun 297 ve 298/2 fıkralarına aykırılık oluşturmaktadır.Somut olayda, davalı tarafça takibe konu faturaların tebliğ edilmediği ve takibe dayanak faturalardaki konaklama hizmetinin alınmadığı ileri sürüldüğünden Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2016/7819 Esas - 2017/2738 Karar sayılı içtihadı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, fatura içeriği hizmetin verildiğinin ispat külfeti davacıya aittir.Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafın bilirkişi incelemesine ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, bilirkişi tarafından davacının ticari defterleri incelenmek suretiyle rapor düzenlediği ve mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Tek başına fatura düzenlenmesi ve faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması alacağın ispatı için yeterli değildir. Davacının davalı tarafa fatura konusu konaklama hizmetinin verildiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu ispatla yükümlü olup, davacı tarafından münhasıran davalının ticari defterlerine delil olarak dayanılmamış olduğuna göre davalı defterlerinin sunulmaması salt davacının ticari defterlerine göre davacının alacaklı olduğunun kabulüne olanak vermez. Davacının ticari defterlerinin dayanak belgelerle desteklenmesi gerekir.Bu nedenle mahkemece davacının ticari defterleri esas alınarak karar verilmesi doğru değildir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı verdiği 26/07/2021 tarihli beyan dilekçesinde; Davaya konu faturaların düzenlendikleri zamanlarda ... ile davalıya gönderildiğini, tesellüm tutanağında geçen ... eski adı olduğunu, faturaların kesinleştiğini, dilekçe ekinde kargo tesellüm belgelerini, faturaları ve davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiyi gösterir sözleşmeyi sunduğunu beyan edip beyan dilekçesi ekinde tesellüm içerik listesi başlıklı belge, kargo şirketi tarafından düzenlenen fatura ve davacı ile ... arasında imzalanan Hotel Kontenjan Sözleşmesi başlıklı sözleşmeyi sunduğu, davalı vekili 23/09/2021 tarihli duruşmada; davacı iddiaları aksine ... Turizm ve ... Turizm farklı şirketlerdir, faturaların müvekkili davalı şirkete teslim edildiği hususu ispatlanamamıştır, şeklinde beyanda bulunmuş olup bu durumda mahkemece, davacı vekilinin ibraz ettiği delillerin davalı vekilinin beyanları da gözetilerek incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı tarafın zamanaşımı defi konusunda olumlu/olumsuz karar verilip alacağın zamanaşımına uğramadığı kanaatine varıldığı taktirde ise, ... Turizm ve ... Turizm'in aynı şirket olup olmadığının araştırılıp davacı vekili tarafından 26/07/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz edilen sözleşme, kargo tesellüm belgeleri de incelenerek sonucuna göre davaya ve takibe konu faturalardaki konaklama hizmetinin davacı tarafından davalıya verilip verilmediği, bu faturalardan kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve 2021/108 Esas - 2021/632 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentarafagelirSatımdanhazineyekaldırılmasınadavacıyataraflarınKaynaklanan)İptaliözetikararistinafdavacıreddinesebeplerinindereceistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin(Ticariverilmesinekararınındevamınailerikabulüdosyakaydınaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim