İstanbul BAM 13. HD 2021/2376 E. 2024/688 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2376
2024/688
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2376 Esas
KARAR NO: 2024/688 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2019/422 Esas - 2021/265 Karar
TARİH: 27/04/2021
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu borcun farklı tarihlerde davalıya teslim edilen boya, tiner vb. emtialardan kaynaklandığını, muhtelif borçlardan doğan cari hesap sebebiyle müvekkil şirket tarafından borçluya 19.600,83 TL alacak için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, dava şartı olması nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle davanın kabulü ile itirazının iptaline ve takibin devamına, 19.600,83 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden sonra işleyecek reeskont avans faizinin ferileriyle birlikte tahsiline %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/04/2021 tarih 2019/422 Esas 2021/265 Karar sayılı kararında; "...Davacı tarafın şirket merkezinin İzmir'de bulunmasından dolayı, davacının defterlerinin incelenmesi amacıyla İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; İbraz edilen defterler incelenerek, mahkememizce de hükme esas alınan, denetime elverişli, gerekçeli bilirkişi kök ve ek raporlarına göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, Ocak ayında davacı tarafından davalı tarafa KDV dahil 49.139,67 TL tutarında fatura tutarının kayıtlı olduğu, ancak 01.01.2019 tarihli toplam 31.119,39 TL faturanın 2018 yılı faturası olduğu halde 2019 yılı defterlerine kayıtlı olduğu, dolayısı ile bu faturaların dönemsellik ilkesine uygun olmadan işlendiği, Şubat ayında KDV dahil 18.906,51 TL fatura düzenlediği (KDV hariç tutarı 16.022,00 TL ), Mart ayında ise KDV dahil 1.554,65 TL fatura keşide edildiği, bunun davacı e- defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın BA-BS formlarının incelenmesinde kayıtlar arasında büyük farklar ve uyumsuzluklar bulunduğu, taraflar arasında yazılı bir mal alım-satım sözleşmesi bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça, faturaların davalı şirketin personellerinden ...'a tebliğ edildiği beyan edilmiş ise de dosyada mübrez fatura fotokopilerinden teslim alan kısmının üç faturada boş, bir faturada da okunaksız olduğu, bu hali ile faturaların davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmediği, faturaların usulüne uygun tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkemece " faturaların davalı şirketin personellerinden ...'a tebliğ edildiği beyan edilmiş ise de dosyada mübrez fatura fotokopilerinden teslim alan kısmının üç faturada boş, bir faturada da okunaksız olduğu, bu hali ile faturaların davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmediği, faturaların usulüne uygun tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla" davanın reddine karar verildiğini ancak bu tespitin hatalı olduğunu, davalı taraf söz konusu faturaları vergi dairesine beyan etmiştir bu durumda faturaların tebliğ olmadığından veya davalı tarafa ulaşmadığından bahsedilemeyeceğini, faturaların davalı yana tebliğ edildiği ortada olmasına rağmen talebin faturaların tebliğ edilmemesi gerekçesi ile reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili defter kayıtları da ile alacak miktarı örtüşmekte olup bu durum dosyada resen görevlendirilen bilirkişinin de tespitlerinden olduğunu, Bilirkişi tarafından dosyaya celp edilen BA ve BS formları incelenmiş olup müvekkilinin 19.600,83 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, yerel mahkemece bu tutarların incelenen defterle uyuşmadığının belirtilmesi eksik incelemenin göstergesi olduğunu, BA, BS bildirimleri 5.000 TL ve üzeri faturalar için yapıldığını ancak defterlere tüm tutarlar işlendiğini, bu hususun gözden kaçırılarak verilen kararın haksız olduğunu, davalı tarafın ticari defter veya başkaca bir delil ortaya koymadığını, bu durum davalının kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, HMK.220/3 maddesinde "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir" denildiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2016/4087 Esas, 2017/261 Karar sayılı dosya ile yaptığı incelemede; " Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. " şeklinde belirttiğini, Yerel mahkemece verilen kararda 2018'deki kayıtların 2019 olarak işlendiği bu nedenle ticari defterin aleyhe delil olarak kullanılabileceği belirtildiğini ancak ticari işletmeler her takvim yılının son günü hesabın kapatılması işlemlerini yaptıklarını ve buna göre işlemler karşılıklı olarak ifa edildiğini ancak davalı yan borcunu ifa etmemesi sebebiyle kayıtlar 2019'a aktarılmış olup bu hususta herhangi usulsüz bir işlem bulunmadığını, dolayısıyla alacağın bir sonraki yıla devredildiğini, bu kayıtların bir sonraki yıla devredilmemesi durumunda müvekkilinin alacağını aldığı ve cari hesabın kapatıldığı anlamına geldiğini ancak somut olayda davalı borcunu ödemediği için bu borç bir sonraki yıla devredildiğini, Somut olayda ön inceleme duruşmasında davalı tarafa defterlerini hazır etmesi için HMK.222 şerhli tebligat çıkartılmasına karar verilmesine rağmen davalının defterlerini bilirkişi incelemesine sunmaması halinde müvekkilinin defterlerini ve kayıtlarını delil olarak kabul ettiğinin kabulü gerektiğini, bilirkişi tarafından da müvekkili şirketin ticari defterleri ve BA BS formları incelenerek müvekkilinin alacaklı olduğunun kanıtlandığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ... ,... , ... , ..., ... Nolu faturalardan kaynaklı toplam 19.600,83 TL alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının getirtilerek dosya arasına alındığı belirtilmiş ise de dosya arasında bulunan icra dosyası incelendiğinde; İcra Müdürlüğü üst yazısında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının gönderildiği belirtildiği halde dosya içeriğinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının gönderildiği ve taraflarının dava dosyası ile ilgili olmadığı anlaşılmıştır. Davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden kayıtları incelendiğinde, davacı tarafından davalı hakkında ... , ..., ..., ..., ... Nolu faturalardan kaynaklı toplam 19.600,83 TL alacağının tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı takibe itiraz edilmesi üzerine istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davalı borçlu icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde; Borçlu şirketin adresinin Büyükçekmece sınırları içerisinde olup yetkili icra Müdürlüğünün Büyükçekmece İcra Müdürlüğü olduğunu belirterek icra müdürlüğünün yetkisine, asıl alacağa ve tüm ferilerine itiraz ettiğini belirtmişdir. Davalı davaya cevap vermemiş ve münkir sayılmıştır. İİK 67.m. uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış olması bir dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığının incelenmesi gerekir. Dava konusu icra dosyası incelendiğinde davalı tarafça yasal sürede işlemiş ve işleyecek faiz oranına itirazın yanında icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz edildiği görülmüş olup, mahkemece icra dairesinin yetkisine itiraza ilişkin bir değerlendirme yapılmadan, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Fatura içeriği malın davalıya teslim edildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. HMK' nın 222/1 ve TTK' nın 83/1 maddesine göre ticari davalarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden karar verebilir. Ayrıca HMK'nın 31. maddesinde hakimin davayı aydınlatma görevi düzenlenmiştir. Maddeye göre hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi ve hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarda taraflara açıklama yaptırabileceği gibi soru sorabilecek ve delil gösterilmesini isteyebilecektir.Somut olayda, davacı taraf, şirket ticari defter ve kayıtları ile tarafların BA-BS kayıtlarına delil olarak dayanmış, mahkemece davalının mal ve hizmet alımına ilişkin BA formu ile davacının mal ve hizmet satımına ilişkin BS formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulduğu, davacının ticari defterlerinin talimat mahkemesince inceletilerek mali müşavir bilirkişiden kök ve ek rapor alındığı halde davalı tarafın ticari defterlerinin inceletilmesi için davalı tarafa meşruatlı davetiye çıkartılmadığı ve davalı tarafın defter ve kayıtları incelenmeden eksik inceleme ile istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Davaya konu ..., ..., ..., ... (icra takibinde yanlış yazılmış, sunulan faturaya göre ... nolu fatura ) nolu 4 adet kdv hariç 16.022,00 TL. Miktarlı faturaların davacı tarafça 2019/02 BS formunun 68 sırası ile 16.022,00 TL. Olarak beyan edildiği, dava konusu ... nolu 20/03/2019 tarihli kdv dahil 1.554,65 TL. Miktarlı faturanın 5.000,00 TL. Altında olması nedeniyle 2019/Mart döneminde BS formu ile vergi dairesine bildirilmediği, ayrıca dava konusu olmayan 2019/01 BS formunun 60. Sırasında kayıtlı 4 adet kdv hariç 15.271,00 TL. Miktarlı davalıya mal satımına ilişkin beyanda bununulduğu, buna göre 2019 yılı içerisinde davacının davalıya 8 adet fatura karşılığı kdv hariç toplam 31.293, 00 TL. Miktarlı mal satımına ilişkin beyanda bulunulduğu, mal ve hizmet alımına ilişkin davalının 2019 yılı BA formları incelendiğinde 2019 yılında 12 aylık BA formunun 9. Satırında 8 belge karşılığında toplam 31.293,00 TL. Beyanda bulunduğu, buna göre davacının 2019 yılı BS kayıtları ile davalının 2019 yılı BA kayıtlarının uyumlu olduğu anlaşılmıştır. (Bkz. Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararı.) Davalının ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından davalı adına en son davaya konu ... nolu 20/03/2019 tarihli kdv dahil 1.554,65 TL. Miktarlı faturanın kayıt edildiği, bu fatura kaydından sonra davalı tarafından davacıya verilen ... ... nolu 50.000,00 TL. Miktarlı çekin 25/04/2019 tarihinde ticari deftere kayıt edildiği ve çekle yapılan bu ödemeden sonra davacı tarafın cari hesaba göre davalıdan 19.600,83 TL. Alacaklı olduğunun belirtildiği ve davacı tarafın icra icra takibini cari hesaya dayalı olarak başlatmadığı, 5 adet fatura bedelinin tahsili talebiyle başlatıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine yönelik yaptığı itirazı değerlendirilerek bu konuda olumlu/olumsuz bir karar verilip icra müdürlüğünün yetkili olduğu kabul edildiği taktirde davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınması için davalı tarafa ihtarlı davetiye çıkartılıp sonucuna göre davalı tarafın davaya konu faturalardan sonra davacıya çekle yaptığı ödemenin cari hesaba ilişkin mi yoksa davaya konu faturalara ilişkin mi yapıldığına ilişkin TBK. 101,102 Maddeleri de gözetilerek değerlendirme yapılmak suretiyle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının olup olmadığı duraksamaya yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken, davanın esası ile ilgili deliller toplanmadan yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 355 ve 353/a-4,6 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yenidengörülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2021 tarih ve 2019/422 Esas - 2021/265 Karar sayılı kararının HMK'nın 355 ve 353/1-a4,a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41