İstanbul BAM 13. HD 2021/2371 E. 2024/687 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2371
2024/687
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2371 Esas
KARAR NO: 2024/687 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2018/1318 Esas - 2021/665 Karar
TARİH: 22/09/2021
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Emtia Nakliyat Sigortalı Poliçesi ile dava dışı ... TİC. LTD. ŞTİ.'nin kıymetlerinin teminat altına alındığını, 07/07/2017 tarihinde teminat altına alınan kıymetlerin hasara uğraması sebebiyle ilgili poliçe şartlarına göre tespit edilen 33.296,60 TL tazminat tutarının sigortalıya ödendiğini, bu hasar sebebiyle müvekkili şirketin 04/12/2017 tarihinde sigortalısına belirtilen tutarın ödendiğini, söz konusu ödeme ile müvekkili şirketin TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu ve zarar verenlere karşı rücu ve talep hakkı doğduğunu, davacı şirketin yetkilisi sigorta eksperi tarafından düzenlenen rapora binaen hasarın nakliye sırasında oluştuğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili şirket nezdinde sigortalıya ödenen 33.296,60 TL'nin rücuen ödenmesi aksi halde kanuni takip başlatılacağının davalı yanlara bildirildiğini, ancak davalı tarafların zararı tazmin etmekten kaçınması üzerine aleyhlerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan takip ile hasar tazminatının rücuen tahsilinin talep edildiğini, davalıların takibe itiraz ettiklerini beyanla; davalıların itirazlarının iptali ile müvekkili sigorta şirketi tarafından zarar gören sigortalıya ödenen ana para ile faizi 34.487,07 TL üzerinden açılan takibin devamı ile takip tarihinden itibaren işleyecek faizine de hükmedilmesine, borçlular aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, davacı sigorta şirketinin işbu davanın ikamesi için aktif dava ehliyeti bulunmadığını, husumet itirazları olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinin ekinde sunduğu sigortalısı ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından alıcı ... isimli firma namına düzenlediği emtia faturası, davaya konu olayda asıl zarar gören tarafın kim olduğunun tespiti hususunda büyük önem arz ettiğini, dava dıış .... Tic. Ltd. Şti. Tarafından alıcı ... isimli firma namına düzenlenen 07/07/2017 tarih ve ... seri nolu mal faturası incelendiğinde, dava konusu emtianın 'CIF' yani 'Cost, Isurance Freight' şekliyle, bir başka deyişle navlun ve sigorta bedeli ödenmiş şeklinde düzenlendiğini, Uluslararası ticarette teslim şekillerini düzenleyen ... uyarınca CIF teslim şekli, satıcının emtiaları kendisinin seçtiği bir taşıyıcı veya diğer bir kişiye belirlenen yerde teslim edeceğini ve satıcının, malların belirtilen varış noktasına getirilmesi gereken taşıma sözleşmesini yapmak ve taşıma masraflarını ödemek zorunda olduğunu ifade ettiğini, CIF teslim şekli kullanıldığında, satıcı, teslim yükümlülüğünü emtialar varma yerine ulaştığında değil, emtiaları nakliyeciye teslim ettiği anda yerine getirdiğini, CIF teslim şeklinde, satıcının, sigorta primi, navlun ve yükleme masraflarını üstlenerek emtiaları yükleme yapılacağı yere getirerek nakliyeciyi temin ettiğini, ve emtiaların belirtilen yerde, yerde ve tarihte nakliyeciye teslim edildiğini alıcıya bildirdiğini, satıcı, CIF teslim şekliyle satılmış olan emtiaları nakliyecinin gözetimine bıraktığı andan itibaren tüm riziko ve masraflardan kurtulduğunu, bu aşamadan itibaren, navlun ve sigorta primi dışındaki tüm masraf ve rizikoların alıcıya ait olduğunu, davaya konu olayda ise dava konusu emtialar, davacının sigortalısı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından diğer davalı nakliyeciye teslim edildiği andan itibarer tüm riziko ve masraflar alıcı firma olan ... ye geçtiğini, davaya konu hasar, tüm risk ve masraflar Almanya'da yerleşik ... firmasına geçtikten sonra gerçekleşmiş olduğundan, hasar gören emtia üzerinde asıl hak sahibi olan da alıcı konumunda olan tarafın ... firması olduğunu, davacı sigorta şirketi, tüm hukuki yararı alıcı ... üzerine geçen emtialarda oluşan zararı ex-gratia olarak ödemiş olduğundan sigortalısının, üzerinde menfaati bulunmadığı emtialar için davacı sigorta şirketinin de TTK Md.1472'ye göre halef olamayacağını ve aktif dava ehliyetini bulunmadığının da aşikar olduğunu,davaya konu hasarın uluslararası bir taşıma sırasında meydana geldiğinden öncelikle dava konusu ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, davaya konu zararın emtiaların nakliye aracına yüklenmesi sırasındaki ambalajlama ve istif hatasından kaynaklandığından, CMR madde 17/4 ve 17/2 uyarınca sigortalı nakliyecinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, nakliyecinin sigortacısı olan müvekkili şirketin sorumluluğun bulunmadığını beyanla; davacı sigorta şirketi aktif dava ehliyetine sahip olmadığından, müvekkili şirketi aleyhine açılan davanın öncelikle husumet yönünden reddine, davacının HMK 121. Maddesi uyarınca davaya ilişkin delilleri ile HMK'nun 223. Maddesi uyarınca yabancı dildeki belgelerin Türkçe tercümelerini Mahkemeye sunması ve tarafına gönderilmesini, müvekkili şirketi aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir. Davalı ... LTD. ŞTİ. vekili cevap dilekçesi ile; davacının yükte meydana gelen hasarın taşınma sırasında meydana gelmesi nedeni ile müvekkili şirketin kusurlu olduğuna ilişkin iddiasının doğru olmadığını, ürünlerde oluşan iddia edilen hasar, ürünlerin yanlış paketlenmesi ve araca yanlış yüklenmesi neticesinde meydana geldiğini, paketleme işinin müvekkiline ait olmayıp, gönderici firmaya ait olduğunu, söz konusu taşıma işleminde de davacının sigortalıs ve gönderen firmanın ...TİC.LTD.ŞTİ. tarafından yapılmış olup, müvekkilin bu konuda herhangi bir dahli ve yükümlülüğü bulunmadığını, gönderen tarafından yapılan paketleme ve yükleme işi doğru yapılmadığı için ürünler hasarlanmış olduğundan, ürünlerde oluşan hasar için müvekkile atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan taşıma işlerinde ürünlerin paketlenmesi ve yüklenmesi taşıtan(gönderen) firmaya ait olup, bu nedenle oluşacak hasardan da taşıtan(gönderen) sorumlu olduğunu, CMR uygulamalarından da açıkça anlaşılacağı üzere ürünlerin paketlenmesi ve istiflenmesi gönderenin sorumluluğunda olduğunu, ürünün paketlenme ve istiflenme hatasından kaynaklı oluşan zarar davacının sigortalısı olan firma ... TİC.LTD.ŞTİ.nin kusurundan kaynaklı olup, sigortalısının kusuru ile meydana gelen zarardan dolayı müvekkile rücu hakkı bulunmadığını, davacı usule aykırı ve kendi ekspertiz raporları ile müvekkilinin kusurundan söz etmiş ise de, davacı tarafından düzenlettirilen ekspertiz raporunda ürünün hasarının neden oluştuğu ve kimin kusurlu olduğu yönünde bir tespit bulunmamadığı, davacının müvekkilinden herhangi bir talep hakkı bulunmadığı gibi, zarara sebebiyet veren kendi sigortalısı olan davacının zararı için tarafımıza müracaat etmesinin de mümkün olmadığını beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/09/2021 tarih 2018/1318 Esas 2021/665 Karar sayılı kararında; "...Dosya kapsamında yapılan incelemede satış şekli dikkate alındığında satıcının aksi kararlaştırılmış olmadıkça taşımayı gerçekleştirecek araca emtianın yüklenmesinden sorumlu olmayacağı alıcının , satıcının iş yerinden varma yerine kadar emtianın taşınması ile ilgili tüm giderlcri ve riskleri üstleneceği kanaatine ulaşılmıştır. Dava konusu olayda emtianın fiilen kim tarafından araca yükletildigine ilişkin bir bilgi ise dosya kapsamında bulunmadığından buna göre alıcı, satıcı ile arasındaki anlaşma çerçevesinde emtiayı satıcının iş yerinde bulunduracağı kendi adamları ile taşıma vasıtasına yükletmiş olabileceği gibi, bu işi taşıyıcıya da yaptırmış olabileceği tespit edilmiştir. Dosyada mübrez 07.07.2017 tarihli Hamile Senedine göre, taşıma konusu emtiaların yükleme yerinin gönderenin iş yeri olması ve hasara konu 14 kap alüminyum kapı ve ekipmanları ile PVC kapı/pencere ve ekipmanların595.000 kg ağırlığında olması dikkate alındığında, emtianın tek başına araç şoförü tarafından yüklenemeyeceği, yüklemenin gönderen yada alıcının adamları tarafından gerçekleştirildiği neticesine ulaşıldığı, Her ne kadar yükleme gönderen yada alıcı veya onların adamları tarafından yapılmış olsa da, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, taşıyıcının yüklemeye nezaret ve gördüğü aksaklıkları ilgililere bildirmek, gerekli ise taşımayı reddetmek yükümlülüğünün bulunduğu kabul edilmiştir. Bu yükümlülüğe aykırılık durumunda ise taşıyıcının müterafık kusurunun bulunduğu Yargıtay kararlarında ( YARGITAY 11.H.D. 2004/8845 E.2005/1567 K.sayılı vb ilamlar) ifade edilmiştir. CMR md 17/1 düzenlemesine göre, taşıyan yükü teslim aldığı tarihten teslim edinccyc kadar geçecek süre içerisinde meydana gelen kısmi ve tam kayıplardan sorumludur. CMR md 9 düzenlemesi ile göre ise, hamule senedinde taşıyan tarafından beyan edilmiş herhangi bir ihtirazi kayıt, çekince bulunmadığı sürece, aksi kanıtlanıncaya kadar emtiaların taşıyana iyi durumda teslim edildikleri karine olarak kabul edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta, taşıma ile ilgili olarak düzenlenmiş hamule senedinde malların taşınmak üzere teslim alınması sırasında taşıyan tarafından konulmuş bir ihtirazi kayda rastlanmadığı gibi, CMR md 9'daki karinenin aksini ispat eder nitelikte bir delile de dosya kapsamında bulunmadığından bu durum karşısında, dava konusu emtialaruı davalı taşıyana iyi durumda teslim edildiği neticesine ulaşılmış, ayrıca dosya kapsamında yapılan incelemede ise davalı taşıyıcının emtianın araca yüklenmesi sırasında hazır bulunarak yüklemeye nezaret ettiğine, yükleme ve istif ile ilgili aksaklıklar konusunda yüklemeyi yapan kişileri uyardığına, bu konuda ihtirazi kayıt ileri sürdüğüne ilişkin bir bilgi ve belgeye rastlanamamıştır.Mahkememizce aldırılan 29.11.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ;Ekspertiz raporunda hasarın sebebinin aracın seyir halinde iken muhtemelen ani fren/frenler yapması ve/veya sürüş hataları nedeniyle, hasarın oluştuğu kanaati belirtilmiş olduğundan bu tespitler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, hasarın oluşumunda taşıyıcı vc yükle ilgililerin müterafık kusurunun bulunduğu neticesine ulaşılmış, ,taşımayı meslek olarak yürütenin taşıyıcı olduğu taşımanın yapılacağı güzergah üzerinde karşılaşılabilecek riskleri, emtianın araç içerisinde ne ölçüde sarsıntı ile karşılaşabileceğini, ne gibi tehlikelerin yaşanabileceği de değerlendirebilecek olan yükle ilgililer değil, taşıyıcı olduğu hususunun kabulü gerekmiştir. Bu sebeple, mesleki bilgi ve tecrübesini kullanarak araç içerisine emtianın sabitlenmesinin yeterli olup olmadığını, taşımanın yapılacağı güzergahları ve şoförün aracı kullanma şekli itibariyle emtianın sabitlenmesi hususunda ilave tedbirlerin alınması gerekip gerekmediğini de söyleyebilecek olan yine taşıyıcı olduğundan aracın seyir halinde hasarın meydana geldiği dikkate alındığında, yüklemeyi yapan kişilerin taşıyıcıdan daha ağır bir kusurlarının bulunduğunun kabulü ile davalı taşıyıcının zararın oluşumunda %30 oranında kusurlu bulunduğu tespit edilmiş , CMR 23.maddesine göre Taşıma sırasında hasar görmüş emtianın toplam ağırlığı (595,00Kg x 8,33 SDR/Kg = 4.956,35 SDR olarak hesap edilmiştir, 17.07.2017 hasar tarihinde = 1 SD =4,9348 TL esası ile , 4.956,35 SDR x 4,9348 TL = 24.458,60 TL hasar bedeli olacağı, toplam hasardan davalı sigorta kuruluşunun sorumluluğu aşamasında poliçede öngördüğü 500 euro Muafiyetin , (yani davalı ... A.Ş nin sorumlu olmayacağı bedel 17.07.2017 hasar tarihinde TCMB döviz kuru: 1 Euro= 4,0590 TL esas alınarak 2.029,50 TL olduğu, buna dava konusu tazminat davacı sigorta kurulunca ( Türk Lirası) esaslı olarak ödenip yine ödenen tutarın dava konusu yapıldığı tespit olunmakla 24.458,60 TL toplam zararın %30u olarak belirlenen 7.337.57 TL davalı taşıyanın davacı sigorta kuruluşuna karşı sorumluluk esası ile sorumlu olacağı alınan bilirkişi raporu ile hesaplanmış olup alınan raporun hüküm kurmaya elverişli bilimsel, gerekçeli ve ayrıntılı olduğu gözetilerek rapor doğrultusunda karar verilmesi uygun görülmüştür. Ayrıca işlemiş faize yönelik olarak mahkememizce davalı taşıyan ... TİC. LTD. ŞTİ yönünden mahkememizce aldırılan 22/03/2021 tarihli ek rapor doğrultusunda hesaplanan 501.17 TL işlemiş faiz alacağına hükmedilmiş, diğer davalı ... A.Ş. yönünden ise ek raporda bu hususlarda hesaplama yapılmadığı görülmüş ise de yeniden ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek mahkememizce bu hususta hesaplama yapılmış neticesinde alacak miktarı olan 7.337.57 TL hasar bedelinden bilirkişiler tarafından tespit edilen muafiyet bedelinin tenzili sonucu 5.308,07 TL hasar bedeli alacağı ve bu alacağa yıllık yüzde 9 yasal faiz uygulanması neticesinde temerrüt tarihinin 278 gün olduğu baz alınarak 363,85 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu sonucuna ulaşılarak ,bu hesaplama dikkate alınmış ve az yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalılardan ... TİC. LTD. ŞTİ. Yönünden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 7.337,57 TL asıl alacak, 501,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.838,74 TL üzerinden iptali ile, Takip tarihinden 7.337,57 TL asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faiz uygulanmasına şeklinde takibin devamına, Davalılardan ... A.Ş. yönünden İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 5.308,07 TL asıl alacak ve 363,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.671,92 TL üzerinden kısmen iptali ile, Takip tarihinden itibaren 5.308,07 TL asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faiz uygulanması şeklinde takibin devamına, Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile,
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davalılardan ... TİC. LTD. ŞTİ. Yönünden İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 7.337,57 TL asıl alacak, 501,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.838,74 TL üzerinden iptali ile, Takip tarihinden 7.337,57 TL asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faiz uygulanmasına şeklinde takibin devamına, 2-Davalılardan ... A.Ş. yönünden İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 5.308,07 TL asıl alacak ve 363,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.671,92 TL üzerinden kısmen iptali ile, Takip tarihinden itibaren 5.308,07 TL asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faiz uygulanması şeklinde takibin devamına, 3-Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 4-Asıl alacak miktarı likit olmayıp yargılama yapılmasını gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminat isteminin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili, davalı ... Ltd. Şti. Vekili ve davalı .. A.Ş. Vekili de katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini,Sdr hesaplamasının hatalı olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte SDR hesaplamaları hususunda bir kanaat varsa bu durumda da dosya içerisindeki 29.11.2020 tarihli bilirkişi raporunun 7. Tespit Ve Değerlendirmeler Ana Başlıklı ve 15.16 sayfalarında yapılan SDR hesaplamalarından uygulanan 500 Euro’ luk muafiyetle birlikte 24.458,60 TL olarak hesaplama yapıldığını, hatta ilgili raporun 15-16-17. Sayfalarında kısmen hatalı “kanaatlerine” ilişkin sadece yoruma dayalı olarak Satıcının Sorumluluğu konusuna değinilmişse de “taşıyıcının yükleme anında herhangi bir itirazi kayıt ve bir belgesinin olmaması sebebi ile yüklemenin sağlam ve kusursuz yapıldığının” kanıtlandığı konusunu açıkça dile getirdiklerini, ... plakalı ve ... Plakalı Romörk e Toplam 14 palet 138 adet ürün yüklendiğini, davaya konu ürünlerin sayısı; 17 adet aliminyum ve kapı,pencere vs den ibaret olduğunu yani burada talep edilen 138 adet üründen 17 tanesi olduğunu, bu ürünlerin 121 adedinin yükleme anında zarar görmemesine karşın 17 adedinin yükleme anında zarar görme olasılığı, dahada ileri gidersek yükleme anında bir sorun veya herhangi bir hususla ilgili sorunla karşılaşıldığına ilişkin hiç bir itirazi kayıt yokken davacı olarak kusur atfedilmesinin hayatın olağan akışına ve tüm bilgi ve belgelere de aykırı olduğunu, burada hasara konu 17 adet kapının taşıma sırasında ve taşıyan’ın şoförünün hatalı kullanımından olduğunun açık ve kesin olduğunu, Hükme esas alınan 29.11.2020 tarihli raporda; “ Raporumuzun yukarıda yer verilen bölümlerinde değinilen ekspertiz raporu/raporlarında hasarın sebebinin aracın seyir halinde iken muhtemelen ani fren/frenler yapması ve/veya sürüş hataları nedeniyle, hasarın oluştuğu kanaati belirtilmiş olduğundan bu tespitler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında hasarın oluşumunda taşıyıcı ve yükle ilgililerin mütarafik kusurunun olduğu neticesine ulaşılmıştır.” “.... Yüklemeyi yapanların taşıyıcıdan daha ağır kusurlarının bulunduğunun kabulü ile davalı taşıyıcının zararın oluşmasında takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere %30 oranında kusurlu bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır” şeklinde yorumlarının olduğu ne var ki bu yorumun hem yanlı ve taraflı olduğunun yanında hangi değerleme ve kusur oranlarına göre %70 müvekkili şirketin sigortalılarının kusurlu olduğu ve/veya tüm yol boyunca hatalı ve fren darbeleri ile malı zarara uğratan kamyon sürücüsü ve dolayısı ile taşıyıcının hangi oranlara göre %70 oranında kusurlu olduğunun neye göre kusur atfetildiğinin açıklanmaması olmayan kusurların, müvekkiline yükletilmesinin hükmün hatalı olduğunu gösterdiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ...TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE, Yerel Mahkeme'nin gerekçesinde belirtildiği üzere müvekkili şirket ile imzalanmış sözleşme hükümlerine göre müvekkilinin, ürünleri ambalajlama, yükleme ve boşaltma görevi ve yükümlülüğü bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme ürün hasarının ambalajlama ,istifleme ve paketleme nedeni ile meydana geldiğinin tespit edilmiş olması gerekse CMR Madde 17 gereğince sorumluluğu bulunmadığı halde, sadece davacı tarafça düzenlenen ekpertiz raporundaki hasarın sebebinin aracın seyir halinde iken muhtemelen ani fren/frenler yapması ve/veya sürüş hataları nedeniyle, hasarın oluştuğu kanaati" ne dayalı düzenlenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, Gerek diğer davalı sigorta şirketi ve gerekse davacı sigorta şirketi hasar dosyalarında bulunan hasar fotoğraflarından taşınan emtiaların üst üste dizilmek suretiyle ahşap bir kafesin içinde taşındığını, her ne kadar davacı sigorta şirketi Ekspertiz raporunda, hasarın, aracın sarsıntılı kullanılması nedeniyle meydana geldiği yönünde görüş belirtilmiş ise de, üst üste dizilen emtialar arasına konulan straforların daha kalın olması durumunda bu tarz bir hasarın gerçekleşmeyeceği belirtilmiş olması karşısında ve aracın taşıma sırasında trafik kazasına maruz kalmadığı da dikkate alındığında, aracın sarsıntılı kullanılması nedeniyle muhtemel hasar meydana geldiği yönünde görüş bir tespitten ziyade, bir tahmin olduğunu, Mevcut dosya için, Sigorta Hukuku Uzm. ... tarafından ortaklaşa düzenlenen 29.11.2020 tarihli Bilirkişi Raporu’nda; “ Uyuşmazlığa konu davada CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, davalı taşıyıcının CMR Md.25 atfı CMR Md. 17/1, CMR Md.8/1 a.2 hükümleri gereğince, hata ve kusurlu olduğu, somut olay bakımından meydana gelen kısmi hasarda, Sayın Mahkemenin davalı taşıyıcıyı hata ve kusurlu olduğunu benimsemesi halinde, davacı talebi tazminatın CMR Md.23/3 hükmü uyarınca yapılan hesaplama neticesinde üst sınırın altında kaldığı ve davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olduğu, dosya kapsamındaki verilere göre davacı dava konusu uyuşmazlıkta, taşıma ile ilgili olarak düzenlenmiş CMR hamule senedinde malların taşınmak üzere 1 no.lu davalı tarafından teslim alınması sırasında taşıyan tarafından konulmuş bir ihtirazi kayda rastlanmadığı gibi, CMR Md.9’daki karinenin aksini ispat eder nitelikte bir delile de dosya kapsamında bulunmadığı ve davalı taşıyıcının ve onun sorumluluk sigortacısı olan 2 no.lu davalı sigorta CMR 17/1-2 hükümleri gereği yükteki hasarın kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispat etmedikleri sürece raporumuzda detaylarına yer verildiği üzere kusuru kapsamında oluşan %30 sorumluluğu oranında 7.337,57.-TL zarar tutarından sorumlu olacağı, davacı ... A.Ş. tarafından, davalılar ... A.Ş.ve ... Tic.Ltd.Şti. aleyhine 08.09.2018 tarihinde T.C. İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyası ile yaptığı takipte buna göre kusur oranına göre 7.337,57.-TL asıl alacak ve 262,34.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.559,61.-TL alacak yönünden davalıların yaptığı itirazın yerinde olmadığı, davalı sigorta kuruluşunun bu tutarın 2.029,50.-TL’sinden sorumluluğu olmayacağı, […] “ yönünde görüş ve kanaat bildirdiğini, bu rapora yapılan itirazların karşılanmadığı gibi, tespitlerin farazi olmaktan öteye gidemediğini, Yerel Mahkeme kararında belirtildiği üzere dosya kapsamı ve sigortalı beyanı ve dosyaya ibraz olunan fotoğraflar ve mahkemece uzman ve teknik bilirkişilerden aldırılan rapora göre; yüklemenin sigortalı firma elemanları tarafından yapıldığı halde, anlaşılmaz bir şekilde hüküm gerekçesinde emtia için ahşap kafeslerin özel olarak yapıldığı kafeslerin dıştan çaprazlarla kuvvetlendirildiği, polyester elemanlarla yatay - düşey hareketin engellendiği, istiflemenin her bir kafes içinde iki katlı 7 sıra halinde şekilde yapıldığı, davacı yanca aldırılan Ekspertiz Raporunda; sadece kafeslerin dıştan desteklenmesi hakkında bilgi bulunduğu , kafes içindeki durum hakkında herhangi bir bilgiye yer verilmediği görülmüştür. Davacı sigorta şirketince zararın karşılanması öncesinde ekspertiz raporu içeriğine göre ambalajın yeterli olduğu, kanaatine ulaşılmış olup, sigortalı kıymetlerde meydana gelen hasarın sebebinin muhtemelen aracın hareketi sırasında derin bir çukura girmesi/sarsılması sonucu üstteki paletin kayarak alttaki paletin/paletlerin kırılmasına/ezilmesine sebep olması " şeklindeki açıklama yeterli görülerek davacı tarafından düzenlettirilen ekspertiz raporundaki muhtemel tespitlere göre karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Uluslararası Satım Sözleşmeleri Hakkında BM Sözleşmesi’nin 35/1 ve 35/2-b maddeleri, ambalaj mükellefiyetini satıcıya (ihracatçıya) yüklediğini; buna göre satıcı, cinsine göre eşyayı paketlemeden sevk edebileceği gibi, alıcısına hasara uğramadan ulaşması için eşyayı uygun malzeme ile paketlemekle yükümlü olduğunu,
Uluslararası Satım Sözleşmeleri Hakkında BM Sözleşmesi’nin 35/1 ve 35/2-b maddelerinden de anlaşıldığı üzere taşıma işini yapan müvekkilinin ürünün paketlenmesinden ve istiflenmesinden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, gönderenin sorumluluğunda olduğunu, Dosyada mevcut deliller arasında bulunan, ... Ekspertiz ... tarafından hazırlanan 07/11/2017 tarihli ... rapor no'lu ekspertiz raporu ile bizzat Almanya'da alıcı firmanın personelinin refakatinde yapılan inceleme sonucunda; "Straforların ince olması nedeni ile üstte bulunan kapının menteşenin altta bulunan kapının çerçevesine gelmiş ve kapı çerçevesi ve menteşesinde çizilme hasarı meydana gelmiştir. Nakliye sırasında meydana gelen olağan sarsıntılara karşı menteşe ve kapı panelleri arasına konan straforların daha kalın olması gerekir. Söz konusu kapı ve menteşeler ambalaj yetersizliğinden dolayı yaşanan yaşanan sarsıntılar ve /veya frenlemeler sonucunda kendi orjinal ambalajı içinde birbirine çarpması /sürtmesi sonucu muhtelif yerlerinden çizilmiştir" tespiti ile üründe meydana gelen hasarın ambalaj hatası olduğu açıkça ifade edildiğini, Ancak gerek dosyada mübrez bilirkişi raporlarında, gerekse Yerel Mahkeme kararında yerinde inceleme ile düzenlenen ekspertiz raporu yerine , davacı sigorta şirketinin düzenlettiği ve yine sadece davacının sigortalısının beyanları esas alınarak düzenlenen 27/10/2017 tarihli rapora itibar edildiğini,Bu dosya kapsamında tespit edilmesi gereken en önemli husus ambalajın nasıl yapıldığı değil, 2500 km yol gidecek ürünün karayolu taşımasına uygun yapılıp yapılmadığı olduğunu, Yerel Mahkeme kararındaki "Dosya kapsamında yapılan incelemede satış şekli dikkate alındığında satıcının aksi kararlaştırılmış olmadıkça taşımayı gerçekleştirecek araca emtianın yüklenmesinden sorumlu olmayacağı alıcının , satıcının iş yerinden varma yerine kadar emtianın taşınması ile ilgili tüm giderlcri ve riskleri üstleneceği kanaatine ulaşılmıştır. Dava konusu olayda emtianın fiilen kim tarafından araca yükletildigine ilişkin bir bilgi ise dosya kapsamında bulunmadığından buna göre alıcı, satıcı ile arasındaki anlaşma çerçevesinde emtiayı satıcının iş yerinde bulunduracağı kendi adamları ile taşıma vasıtasına yükletmiş olabileceği gibi, bu işi taşıyıcıya da yaptırmış olabileceği tespit edilmiştir. Dosyada mübrez 07.07.2017 tarihli Hamile Senedine göre, taşıma konusu emtiaların yükleme yerinin gönderenin iş yeri olması ve hasara konu 14 kap alüminyum kapı ve ekipmanları ile PVC kapı/pencere ve ekipmanların 595.000 kg ağırlığında olması dikkate alındığında, emtianın tek başına araç şoförü tarafından yüklenemeyeceği, yüklemenin gönderen yada alıcının adamları tarafından gerçekleştirildiği neticesine ulaşıldığı, Her ne kadar yükleme gönderen yada alıcı veya onların adamları tarafından yapılmış olsa da, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, taşıyıcının yüklemeye nezaret ve gördüğü aksaklıkları ilgililere bildirmek, gerekli ise taşımayı reddetmek yükümlülüğünün bulunduğu kabul edilmiştir. Bu yükümlülüğe aykırılık durumunda ise taşıyıcının müterafık kusurunun bulunduğu Yargıtay kararlarında ( YARGITAY 11.H.D. 2004/8845 E.2005/1567 K.sayılı vb ilamlar) ifade edilmiştir. " yönündeki gerekçesi olduğunu, Her ne kadar Yerel Mahkeme kararında Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2004 yılına ait bir kararı gerekçeye dayanak yapılmış ise de, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2013/13388 E, 2014/4305 K sayılı kararında " Dava, emtia nakliye sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi taşımanın sigorta teminatı kapsamında olmadığı ve taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dava dışı sigortalı ile davacı arasında nakliye emtia sigortası bakımından düzenlenmiş abonman sigorta sözleşmesi bulunduğundan dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçenin daha sonra düzenlenmiş olması rizikonun sigorta teminatı dışında olduğunu göstermez. Eşdeyişle abonman sigorta sözleşmesine bağlı olarak yapılan sigorta sözleşmesinin rizikonun gerçekleşmesinden sonra düzenlenmesi dahi taşıma rizikoları sigorta teminatı dahilindedir. Ayrıca somut olayda yüklemenin dava dışı sigortalı tarafından yapıldığı ve zarar gören sacların üzerine panellerin yüklenmesinin sigortalının talimatıyla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, yüklemedeki hata sonucu meydana gelen zarardan kural olarak taşıtan sorumlu ise de davalı taşıyanın da bu yüklemeye nezaret edip yüklemedeki hatalar konusunda uyarıda bulunma yükümlülüğü vardır. Davalı taşıyanın bu yükümlülüğü yerine getirip getirmediği araştırılıp, getirmediğinin anlaşılması halinde müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir" kararı ile yapılması gereken incelemeyi belirlediğini, CMR MADDE 10- "Gönderici, kişilere, malzemeye ve diğer yüklere gelecek zarar ziyan ve hasardan, yükün kusurlu olarak ambalajlanmasından kaynaklanan masraflardan taşımacıya karşı sorumludur." ancak, yükün kabulünde kusur açık seçik ise ve taşımacı tarafından biliniyor ise bu hususta bir çekince beyanında bulunmamış ise bu hüküm geçersiz olduğunu,CMR MADDE 17/2. MADDE- "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz."CMR MADDE 17/4. Maddesi; "18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.a) Kullanılmasında anlaşmaya varılmış ve sevk mektubunda açıkça belirtilmiş olduğu üzere, madeni levha ile kaplanmamış açık taşıtlar kullanılması,
b)Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması,c) Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması,d) Özellikle kırılma, paslanma, çürüme, kuruma, normal fire yahut da güve ve haşerattan kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliği,e)Sandık veya paketleri"CMR sözleşmesinin yukarıya alınan maddelerinden anlaşılacağı üzere, müvekkilinin araç sallandı veya karayolunda muhtemel bir çukura girdiği varsayımı ile kusurlu bulunması mümkün olmadığını, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davacı ürünü ambalajlayamadığını ince straforlar koyduğu için ürünün hasarlandığını, Tüm bunların dışında davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı yönündeki iddiaların incelenmediğini, CIF teslim şekli ile satılmış ürünler için davacının ve dolayısıyla ödeme yaptığı sigortalısının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının araştırılmadığını,İşbu davaya konu nakliye sırasında taşınan emtiaların “ CIF ” teslim şekli ile satıldığını, yani davaya konu hasara dair menfaat sahibinin artık davacı sigorta şirketinin sigortalısı (satıcı) olmadığını, dolayısıyla yapılan ödemenin ex-gratıa (lütuf) bir ödeme olduğu ve davacı sigorta şirketinin öncelikle sigortalısının menfaat sahibi olduğunu ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme ile ispat etme zorunluluğu bulunduğu bu husus bilirkişi heyeti tarafından incelenmediğini ve cevaplandırılmadan hüküm kurulduğunu, Davacı sigorta şirketi, davaya konu hasar sonucu dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödeme ile TTK Md.1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan bahisle, ödemiş olduğu sigorta tazminatını davalı nakliyeci ile nakliyecinin sigortacısı konumunda olan müvekkili şirketten tazminini talep etmesine karşın, davacı sigorta şirketinin işbu davayı açmak için aktif dava ehliyeti bulunmadığından, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte iken bu hususa ilişkin gerekçe dahi kurulmadığını, Davacı tarafın, dava dışı sigortalısının kanuni haklarına halef olabilmesi için öncelikle, sigortalısına yapmış olduğu sigorta tazminat ödemesi ile ilgili sigorta poliçesinde belirlenen geçerli bir rizikonun gerçekleşmiş olması, gerçekleşen bu riziko nedeniyle sigortalının zarar görmesi ve buna binaen yapılacak olan sigorta tazminat ödemesinin de bağımsız bir sigorta ekspertiz firması tarafından düzenlenecek Ekspertiz raporu ile tespit olunması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından bu hususlar gerçekleşmeden yapılacak olan sigorta tazminat ödemelerinin “ Ex-Gratia “ (Lütuf ödemesi) kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, ödemeyi gerçekleştiren sigorta şirketine de kanuni halefiyet hakkı vermeyeceğini, Dava dışı ....Tic.Ltd.Şti. tarafından alıcı ... isimli firma namına düzenlenen 07.07.2017 tarih ve ... seri no.lu emtia (mal faturası) incelendiğinde, dava konusu emtianın “ CIF “ yani “ Cost, Isurance Freight “ şekliyle, bir başka deyişle navlun ve sigorta bedeli ödenmiş şekilde düzenlendiğinin açık olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 29.01.2007 tarih ve 2005/14078 E., 2007/969 K. sayılı ilamında; “ TTK.nun 1139 vd. maddelerde düzenlenen CIF satış sözleşmesinde, malları nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtiayı alıcı adına sigorta ettirip, ücreti ödedikten sonra, aynı Yasa'nın 1143 üncü maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşımada oluşacak hasarlardan dolayı sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefiyet hakkının gerçekleşmeyeceğinin, ilke olarak kabulü doğru ise de, davacı sigorta şirketi sigortalısı olan dava dışı satıcının hasarlı kısma ilişkin mal bedelini almadığını savunduğuna göre böyle bir savunmanın yerindeliği halinde sigortalıya halefen davacının bu davayı açması mümkün olup, davacının bu iddiası üzerinde durularak aktif husumetin değerlendirilmesi gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak davacının aktif husumetinin olmadığı gerekçe yapılmış ise de, olayda taşımaya konu mallar varma yerinde teslim edilmiş ve dosyaya malların hasarlı ve eksik olduğuna dair belirlemeyi içeren yetkili mercilerce tutulan tutanak ibraz edilmediği gibi, TTK.nun 1066 ncı maddesinde öngörülen ihbarın yapıldığı da kanıtlanamamıştır. Bu suretle davalı lehine oluşan karinenin aksi ispatlanamamış bulunmasına göre davanın salt bu gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde her iki gerekçesinin de kabulü doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeler ile onanması gerekmiştir. “ şeklinde hüküm kurulduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... A.Ş. VEKİLİ KATILMA YOLUYLA İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE; Yerel mahkemece, davaya konu nakliye sırasında taşınan emtiaların “ CIF ” teslim şekli ile satıldığı, yani davaya konu hasara dair menfaat sahibinin artık davacı sigorta şirketinin sigortalısı (satıcı) olmadığı, dolayısıyla yapılan ödemenin ex-gratıa (lütuf) bir ödeme olduğu ve davacı sigorta şirketinin öncelikle sigortalısının menfaat sahibi olduğunu ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme ile ispat etme zorunluluğu bulunduğu yönünde yapmış olduğu itirazlar karşılanmaksızın, eksik incelemeye dayalı olarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu yönüyle kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Davacı sigorta şirketi, davaya konu hasar sonucu dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödeme ile TTK Md.1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan bahisle, ödemiş olduğu sigorta tazminatını davalı nakliyeci ile nakliyecinin sigortacısı konumunda olan müvekkil şirketten tazminini talep etmesine karşın, davacı sigorta şirketinin işbu davayı açmak için aktif dava ehliyeti bulunmadığından, davanın müvekkili şirket yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,şöyle ki; Davacı tarafın, dava dışı sigortalısının kanuni haklarına halef olabilmesi için öncelikle, sigortalısına yapmış olduğu sigorta tazminat ödemesi ile ilgili sigorta poliçesinde belirlenen geçerli bir rizikonun gerçekleşmiş olması, gerçekleşen bu riziko nedeniyle sigortalının zarar görmesi ve buna binaen yapılacak olan sigorta tazminat ödemesinin de bağımsız bir sigorta ekspertiz firması tarafından düzenlenecek Ekspertiz raporu ile tespit olunması gerektiğini, Sigorta şirketi tarafından bu hususlar gerçekleşmeden yapılacak olan sigorta tazminat ödemelerinin “ Ex-Gratia “ (Lütuf ödemesi) kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, ödemeyi gerçekleştiren sigorta şirketine de kanuni halefiyet hakkı vermeyeceğini, Davacı vekilinin, dava dilekçesinin ekinde Mahkeye ibraz olunan, sigortalısı ....Tic.Ltd.Şti. tarafından alıcı ... isimli firma namına düzenlediği emtia (mal) faturası, davaya konu olayda asıl zarar gören tarafın kim olduğunun tespiti hususunda büyük önem arz ettiğini, dava dışı ....Tic.Ltd.Şti. tarafından alıcı ... isimli firma namına düzenlenen 07.07.2017 tarih ve ... seri no.lu emtia (mal faturası) incelendiğinde, dava konusu emtianın “ CIF “ yani “ ... “ şekliyle, bir başka deyişle navlun ve sigorta bedeli ödenmiş şekilde düzenlendiğini,Uluslararası ticarette teslim şekillerini düzenleyen ... uyarınca CIF teslim şekli, satıcının emtiaları kendisinin seçtiği bir taşıyıcı veya diğer bir kişiye belirlenen yerde teslim edeceğini ve satıcının, malların belirtilen varış noktasına getirilmesi gereken taşıma sözleşmesini yapmak ve taşıma masraflarını ödemek zorunda olduğunu ifade ettiğini, CIF teslim şekli kullanıldığında, satıcı, teslim yükümlülüğünü emtialar varma yerine ulaştığında değil, emtiaları nakliyeciye teslim ettiği anda yerine getirdiğini, CIF teslim şeklinde, satıcı, sigorta primi, navlun ve yükleme masraflarını üstlenerek emtiaları yükleme yapılacağı yere getirir, nakliyeciyi temin eder ve emtiaların belirtilen yerde ve tarihte nakliyeciye teslim edildiğini alıcıya bildirdiğini, Satıcı, CIF teslim şekliyle satılmış olan emtiaları nakliyecinin gözetimine bıraktığı andan itibaren tüm riziko ve masraflardan kurtulduğunu, bu aşamadan itibaren, navlun ve sigorta primi dışındaki tüm masraf ve rizikoların alıcıya ait olduğunu, Davaya konu olayda ise dava konusu emtialar, davacının sigortalısı ...Tic.Ltd.Şti. tarafından diğer davalı nakliyeciye teslim edildiği andan itibaren tüm riziko ve masraflar alıcı firma olan ...’ye geçtiğini, davaya konu hasar, tüm risk ve masraflar Almanya’da yerleşik ... firmasına geçtikten sonra gerçekleşmiş olduğundan, hasar gören emtia üzerinde asıl hak sahibi olan da alıcı konumundaki ... firması olduğunu, davacı sigorta şirketi, tüm hukuki yararı alıcı ... firması üzerine geçen emtialarda oluşan zararı ex-gratia olarak ödemiş olup, sigortalısının, üzerinde menfaati bulunmadığı emtialar için davacı sigorta şirketinin de TTK Md.1472’de göre halef olamayacağı ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığının da aşikar olduğunu, CIF teslim şekli ile yukarıda izah etmeye çalıştığı hususlar Yüksek Yargıtay tarafından da benimsenmiş ilkeler olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2017 tarih ve 2015/15576 E., 2017/2669 K. sayılı onama ilamında; “ […] davaya konu taşımada hasara uğrayan mermerlerin satışının … Tic. A.Ş. tarafından CIF – DOHA teslim şartlı olarak yapıldığı ve sigortalı satıcının taşınan emtianın tüm bedelini alıcıdan tahsil ettiği, sigortalı … Tic. A.Ş.’nin 17.08.2010 tarihinde, zarar gören mermerin yerine yeniden mermer gönderdiği ve ayrıca ücret almadığını iddia ettiği, ancak sigortalı şirketin Katar’da bulunan alıcı şirkete herhangi bir ücretsiz mal göndermediğinin tespit edildiği, bu durumda hasarlı emtia bedelini ifade etmeyen veya hasarlı emtia yerine bedelsiz mal gönderdiğini ispatlayamayan sigortalısına sigorta şirketinin tazminat ödemesinin hatır ödemesi (ex-gratia) niteliği taşıdığı, bu sebeple sigorta şirketinin da tarihi itibariyle geçerli şekilde halef olduğu ya da temlik aldığını bir alacak hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. […] davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA “ şeklinde hüküm tesis edildiğini,Yerel Mahkemece yapılan yargılama esnasında dosyaya da ibraz etmiş olduğu emsal Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere, işbu davada dava dışı satıcı ve alıcı arasında CIF satış bulunduğundan, davacı sigorta şirketinin öncelikle sigortalısının menfaat sahibi olup olmadığını, mal bedelinin tamamını peşinen tahsil edip etmediğini ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme ile ispat etmesi gerekirken, davacı yan yargılama süresince bu hususu ispatlamadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı bu yönde yapmış olduğu itirazlara da Yerel Mahkemece itibar edilmeyip, eksik incelemeye dayalı olarak kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğundan bu yönüyle kaldırılmasına karar verilmesini Yüksek Mahkemenizden talep ettiğini, Yerel mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, diğer davalı nakliyecinin ve sigortacısı olan müvekkili şirketin davaya konu taşıma sırasında oluşan zarardan %30 oranında sorumluluğunun bulunduğu yönünde yapılan tespit ve değerlendirmelere karşı yapmış olduğu itirazlar karşılanmaksızın kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu yönüyle de kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Hükme esas alınan kök ve ek Bilirkişi Raporları’nda, taşıyıcının mesleki bilgi ve tecrübesini kullanarak araç içerisine emtianın sabitlenmesinin yeterli olup olmadığını, taşımanın yapılacağı güzergâh ve şoförün aracı kullanma şekli itibarıyla emtianın sabitlenmesi hususunda ilave tedbirlerin alınması gerekip gerekmediğini de söyleyebilecek yine taşıyıcı olduğundan aracın seyri halinde hasarın meydana geldiği dikkate alındığında, yüklemeyi yapan kişilerin taşıyıcıdan daha ağır bir kusurlarının bulunduğunun kabulü ile davalı taşıyıcının zararın oluşumunda %30 oranında kusuru bulunduğu yönünde belirtilen görüşe karşı poliçedeki özel şart uyarınca davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönünde yapmış olduğumuz itirazlar karşılanmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu yönüyle de kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Şöyle ki;Davaya konu olay akabinde diğer davalı sigortalı tarafından yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkili şirket nezdinde açılan ... no.lu hasar dosyası üzerinden görevlendirilen bağımsız sigorta eksperi tarafından düzenlenen Ekspertiz Raporu’nda; “ Yapmış oldukları inceleme ve araştırmaya göre söz konusu 14 kap alüminyum kapı ve ekipmanları ile PVC kapı7pencere ve ekipmanlarını Almanya’da bulunan ... firmasına nakledilmek üzere sigortalı firmaya ait ... (çekici) / ... (römork) plakalı tıra yüklenmiş ve tahliye esnasında emtiada hasar olduğunun belirtildiğini, Kapılar özel yapım ahşap kasa içinde her kapı kendi orijinal ambalajına yan 2x2, en 1x1 strafor ile desteklenip, naylon ile kaplanmış ve ahşap palet üzerine üst üste konulmuş olduğunun belirlendiğini, Straforların ince olması nedeni ile üste bulunan kapının menteşesi altta bulunan kapının çerçevesine gelmiş ve kapı çerçevesi ve menteşesinde çizilme hasarının meydana geldiğini, Nakliye sırasında meydana gelen olağan sarsıntılara karşı menteşe ve kapı panelleri arasına konan straforların daha kalın olması gerekli olduğunu, söz konusu kapı ve menteşeler ambalaj yetersizliğinden dolayı yaşanan sarsıntılar ve/veya frenlemeler sonucunda kendi orijinal ambalajı içinde birbirine çarpması/sürtmesi sonucu muhtelif yerlerinden çizilmiştir. “ şeklinde görüş ve kanaat belirtildiğini,CMR Konvansiyonu’nun 17. Maddesinde, nakliyecinin sorumlu tutulamayacağı haller belirtilmiş olup, bu maddenin 4-c bendinde; “ Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması, “ nedeniyle oluşacak zararlardan nakliyecinin sorumlu tutulamayacağının hüküm altına alındığını, Davaya konu olayda nakliyenin yapıldığı güzergâhın Türkiye – Almanya olduğu nazara alındığında, uyuşmazlığa " CMR Konvansiyonu (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi) " hükümlerinin uygulanacağını, CMR’ın 17. maddesi uyarınca, nakliyecinin sorumluluğu yükün kendisine teslimiyle başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsadığını, yükleme ve istifleme, üstlenmediği sürece nakliyecinin görevi kapsamında olmadığını, Dava dosyası muhteviyatında, ambalajlama, yükleme ve istiflemenin nakliyeci sigortalı tarafından üstlenildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, bu nedenle, dava konusu hasar nedeniyle, CMR Md. 17/4-c uyarınca, sigortalı nakliyecinin sorumluluğuna gidilemeyeceği gibi, nakliyecisinin sigortacısı olan müvekkil şirketin sorumluluğundan da bahsedilemeyeceğini, davacı sigorta şirketi nezdinde açılan 541796 no.lu hasar dosyası üzerinden düzenlenen Ekspertiz Raporunun “ Sonuç “ başlıklı 9. Maddesinin 2. Paragrafında; “ Hasarın yakın nedeni olabilecek istif uygunsuzluğu incelenmiştir. Yükleme bilgisi ve fotoğrafları talep ve temin edilmiştir. Yüklemelerin firmanın kendi elemanları tarafından ve sürekli aynı sistemle yapıldığı öğrenilmiştir. “ şeklinde tespitlere yer verilerek, yükleme ve istiflemenin gönderici .... Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulduğunu, Buna bağlı olarak, yine CMR Konvansiyonu’nun 17/2. Maddesi; “ Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. “ hükmünü içermekte olup, ambalajlama, yükleme ve istiflemenin sigortalı taşıyıcı sorumluluğunda olmadığı davaya konu zararın, hatalı ambalajlama, yükleme, istifleme gibi nakliyecinin önlemesine olanak bulunmayan bir durum nedeniyle meydana geldiği nazara alındığında, CMR Md. 17/2 uyarınca da sigortalı nakliyecinin sorumluluğuna gidilemeyeceği gibi, nakliyecisinin sigortacısı olan müvekkil şirketin sorumluluğundan da bahsedilemeyeceğinden, kök ve ek bilirkişi raporlarında atfedilen %30 kusur aksine müvekkil şirket aleyhine haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Müvekkil şirket nezdinde açılan hasar dosyası üzerinden düzenlenen Ekspertiz raporunda, davaya konu hasarın nedeni, sigortalı kapı emtialarının nakliye aracına özel yapım ahşap kasalar içerisinde üst üste konulmasına ve kapı emtialarının kendi ambalajlarına ek olarak aralarına straforlar yerleştirilmiş olmasına karşın straforların çok ince olması nedeni ile üstte bulunan kapı menteşesinin altta bulunan kapının çerçevesine gelmesi ile kapı çerçevesi ve menteşesinde çizilmeye bağlı hasarlar meydana getirmesi olarak belirtildiğini, Müvekkili şirket ile diğer davalı nakliyeci ...Tic. Ltd.Şti. arasında düzenlenen CMR Sigorta Poliçesi’nin “ CMR Sigortası Umumi Hükümleri “ başlıklı kısmının, Teminat Dışı Haller Başlıklı 3. Maddesinin (T) bendi; “ Nakil aracının brandasının yırtık ve delik olması ve/veya su geçirmezlik niteliğini kaybetmesinden dolayı taşınan emtiada meydana gelebilecek ıslanma hasarlarına ilişkin talepler, emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu zıya ve hasarlar ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler, sahte plaka, motor, şasi numaralı araçlarla yapılan taşımalarda meydana gelen her türlü hasarlara ait talepler teminat dışındadır. “ özel şartını içerdiğini, yukarıda açıklanan Ekspertiz raporu içeriğinden, somut olayda hasarın, gönderici tarafından yapılan uygun olmayan ambalajlama ve istifleme sonucu meydana geldiği anlaşılmakta olup, anılan CMR poliçesi özel şartında bu şekilde meydana gelen hasarların sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğu açıkça kararlaştırıldığından davaya konu zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Nitekim gerek müvekkili şirket nezdinde açılan ve gerekse davacı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyalarında bulunan hasar fotoğraflarından taşınan emtiaların üst üste dizilmek suretiyle ahşap bir kafesin içinde taşındığının anlaşıldığını, Her ne kadar davacı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen Ekspertiz raporunda, hasarın, aracın sarsıntılı kullanılması nedeniyle meydana geldiği yönünde görüş belirtilmiş ise de, üst üste dizilen emtialar arasına konulan straforların daha kalın olması durumunda bu tarz bir hasarın gerçekleşmeyeceğinin açık olduğunu, Bir başka deyişle, gönderici tarafından hatalı olarak yapılan yükleme, istifleme sonucu, taşınan emtialarda meydana gelen hasarlardan diğer davalı nakliyeci sorumlu olmayacağı gibi, davalı nakliyecinin sigortacısı olan müvekkili şirketin de düzenlemiş olduğu CMR Sigorta Poliçesindeki teminat dışında kalan haller kısmını 3-T no.lu özel şart uyarınca davaya konu zarardan sorumluluğu bulunmadığından müvekkil şirket aleyhine haksız olarak ikame olunan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönde yapmış olduğu itirazlar karşılanmaksızın müvekkili şirket ve sigortalı taşıyıcıya %30 oranında kusur atfedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu yönüyle de kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, emtia nakliyat abonman kati sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin davalı taşıyıcıdan ve davalı CMR Sigorta şirketinden rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili, davalı ... Şti. Vekili ve davalı HDI Sigorta A.Ş. Vekili de katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacı ... A.Ş.'ye Emtia Nakliyat Abonman Kati Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Ltd. Şti.'nin Almanya'da yerleşik ... isimli firmaya CİF teslim şekliyle satmış satmış olduğu 14 kap aleminyum kapı ve ekipmanları ile PVC kapı/pencere ekipmanları emtiasının, davalı ... Firması sorumluluğunda ... (çekici) ve ... (römork) plaka nolu araçlarla Türkiye'den Almanya'ya yapılan nakliyesi sırasında meydana gelen ve emtiaların tahliyesi esnasında tespit olunan hasarlar nedeniyle davacı ... A.Ş. Tarafından sigortalısına ödenen 33.296,60 TL. Sigorta tazminatının davalı taşıyıcıdan ve davalı CMR Sigorta şirketinden rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu taşıma Türkiye - Almanya arasında gerçekleştirilmiş olup, uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olacaktır. Davalıların davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, Somut olayda, davaya dayanak poliçede sigortalı, satıcı-gönderici olup davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ve bilirkişi kök raporuna yönelik itirazlarını içerir beyan dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle davacının aktif husumetinin olmadığına yönelik itirazda bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda; CİF satışta, satıcı satış konusu malların taşıma yapılacak nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında oluşacak hasarlar da alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra, satış konusu mallar üzerinde satıcının menfaatinin kalmaması hali ancak ve ancak satış konusu mal bedelinin alıcı ve satıcı taraflar arasında hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde tamamlanması halinde mümkün olup bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma sırasında henüz mallar varma yerinde alıcısına teslim olmadan oluşacak hasarlardan dolayı ihracatın vesaik mukabili sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olacak şekilde sigortacının halefiyet hakkının gerçekleşeceğinin ilke Olarak Kabulü gerektiği belirtilmiş olup mahkemece verilen hüküm gerekçesinde davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmamış ise de bilirkişi raporundaki tesbitlere göre karar verildiği belirtildiğinden ek bilirkişi raporundaki değerlendirmeye göre mahkemece davacının aktif husumetinin olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının sigortalısı satıcı firma ... Tic. Ltd. Şti. ile alıcı ... isimli firma arasında düzenlenmiş yazılı bir satış sözleşmesine rastlanmadığı, dosyaya ibraz edilen 07/07/2017 tarihli satış faturası ve serbest bölge işlem formundan emtianın teslim şeklinin CİF teslim yazıldığı,ve satışın CİF satış olduğu anlaşılmıştır. CIF satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmektedir. Buna göre, taşıma sözleşmesi satıcı-gönderici tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesinin de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir.CİF satışta, malın bedelinin alacaklı tarafından ödenmediğini ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı satıcının CİF satış nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından, mahkemece bu husus üzerinde durulup; dava konusu taşımanın başında CİF satış koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, satıcının malları sigortalatmakta menfaati bulunup bulunmadığı, satıcı-sigortalı ile alıcı arasındaki hukuki ilişkinin CİF satışının tüm özelliklerini taşıyıp taşımadığı, dolayısıyla davacı sigortacının halefiyet hakkının doğup doğmadığı konusunda davacı tarafa ispat olanağı tanınmak, gerektiğinde davacının sigortalısı dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişi marifetiyle incetilip bu konuda rapor alınarak şayet hasarlı malın bedelinin alıcı tarafından satıcıya ödememiş olduğu belirlenir ise, bu durumda davacı sigorta şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlilik tanıyarak, sigortacı davacının halefiyet hakkının doğduğunun kabulü gerekir. Bu bağlamda, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığının tesbiti mümkün olmadığından, mahkemece davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı belirlenip sonucuna göre işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tarafların kusura yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;Davacı tarafça yaptırılan exper raporunda;'' Araç içi hasar fotoğrafları üzerinden hasarın yakın nedeni olabilecek ambalaj yetersizliği incelendiğinde, ahşap kafes şeklinde ambalajın emtia için özel olarak yapıldığı, kafeslerin dayanıklılığını artırmak için çapraz çıtalar çakıldığı, ambalajın ayrıca yine mukavemeti artırmak için palyester kayış ile dıştan yatay/dikey şeklinde bağlandığı, öte yandan sevk edilen 14 kap ambalajın genelinde herhangi bir hasar oluşmadığı tespit edildiğinden ambalajın konu emtiayı taşımak için gerekli ve yeterli özelliklere sahip olduğu sonucuna varıldığını, hasarın yakın nedeni istif uygunsuzluğu incelendiğinde; Yükleme bilgisi ve fotoğraflar talep edilip incelendiğinde, yüklemenin firmanın kendi elemanları tarafından ve sürekli aynı sistemle yapıldığının öğrenildiğini, emtianın 2 katlı ve 7 sıra olarak yan yana nizami şekilde istif edildiği ve spanzetlerle bağlanarak sabitleme - lashing işlemlerinin yapıldığının tesbit edildiğini, bu bilgiler dğrultusunda hasar değerlendirildiğinde, hasarın olsa olsa nakliyenin bir aşamasında aracın derin bir çukura girmesi/sarsılması sonucu üstteki paletin kayarak alttaki paletin kırılmasına/ezilmesine sebep olması ile meydana gelmiş olabileceğinin düşünüldüğünü ancak bu kanıyı destekleyecek herhangi bir belge/ sürücü beyanının bulunmadığı,'' belirtilmiştir. Davalı tarafça yaptırılan exper raporunda;'' Emtiaların özel yapım ahşap kasa içinde her kapı kendi orjinal ambalajına yan 2x2, en 1x1 strafor ile desteklenip, naylon ile kaplanmış ve ahşap palet üzerine üst üste konulmuş olduğu, her kapı çeşidinde 2 menteşe bulunduğu,....artikel nolu 17 adet kapının üstünde bulunan diğer kapıların menteşe kısımlarının denk geldiği kasa kısmında çizik olduğu, ....artikel nolu 5 adet kapının menteşesinde çizik olduğu, straforların kırılmış, incelmiş, kapının menteşelerinin altında bulunan kapının kasasının çerçevesinin çizilmiş olduğu, emtiaların bulunduğu kasaların üst üste römorka yüklendiğinin tespit edildiği, söz konusu emtiaların ... (çekici ) / ... (römork ) plakalı tıra parsiyel olarak yüklendiğinin belirlendiğini ve tahliye esnasında emtiada hasar olduğunun belirtildiğini, hasarın straforların ince olması nedeni ile üste bulunan kapının menteşesi altta bulunan kapının çerçevesine gelmiş ve kapı çerçevesi ve menteşesinde çizilme hasarı meydana geldiğini, nakliye sırasında meydana gelen olağan sarsıntılara karşı menteşe ve kapı panelleri arasına konan straforların daha kalın olması gerektiğini, söz konusu hasarın ambalaj yetersizliğinden dolayı yaşanan sarsıntılar ve/veya frenlemeler sonucunda kendi orjinal ambalajı içerisinde birbirine çarpması/sürtmesi sonucu muhtelif yerlerinden çizildiği,'' belirtilmiştir.Mahkemece, taşıma uzmanı, sigortacı, inşaat mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten alınan kök ve ek raporda; Konunun uzmanı, olup, taşımayı meslek olarak yürütenin taşıyıcı olduğu ,taşımanın yapılacağı güzergah üzerinde karşılaşılabilecek riskleri, emtianın araç içerisinde ne ölçüde sarsıntı ile karşılaşabileceğini, ne gibi tehlikelerin yaşanabileceğini de değerlendirebilecek olan yükle ilgililer değil, taşıyıcı olduğu hususunun kabulü gerektiğini, bu sebeple, mesleki bilgi ve tecrübesini kullanarak araç içerisine emtianın sabitlenmesinin yeterli olup olmadığını, taşımanın yapılacağı güzergah ve şoförün aracı kullanma şekli itibariyle emtianın sabitlenmesi hususunda ilave tedbirlerin alınması gerekip gerekmediğini de söyleyebilecek olanın yine taşıyıcı olduğundan, aracın seyir halinde iken hasarın meydana geldiği dikkate alındığında, yüklemeyi yapan kişilerin taşıyıcıdan daha ağır bir kusurlarının bulunduğunun kabulu ile davalı taşıyıcının zararın oluşumunda Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere %30 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.Gerek davacı tarafça yaptırılan exper raporu, gerekse davacı vekili tarafından verilen cevaba cevap dilekçesinde; "Hasar'a konu ürünlerin yüklemesinin 07.07.2017 tarihinde Ergene/Tekirdağ adresinde bulunan sigortalının fabrikasında sigortalının üretim şefi gözetiminde sigortalının yükleme ekibi tarafından yapıldığı, yüklemelerin 2012 yılından beri aynı sistemde yapıldığı, yüklemenin yeterli gözetim ve denetim altında, işin niteliğine uygun şekilde yapıldığı beyan edildiği, buna göre dava konusu emtianın davalı taşıyıcının aracına davacının sigortalısı satıcı firma tarafından kendi adına veya dava dışı alıcının ifa yardımcısı olarak yüklediği anlaşılmıştır.Ambalaj/Yükleme/istif/tahliye hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarı yapılması gereken hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 ncü maddesi uyarınca kusur oranında paylaştırılması gerekir. Davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan exper raporunda söz konusu emtiaların ... (çekici ) / ... (römork ) plakalı tıra parsiyel olarak yüklendiği belirtilmiş olup bu durumda mahkemece, taşımanın parsiyel olarak yapılıp yapılmadığı da araştırılarak, zararın öncellikle ambalaj/yükleme/istif/tahliye hatasından mı, yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç ambalaj/yükleme/istif/ tahliye hatasından kaynaklanmışsa, bu takdirde davalı taşıyıcının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Sonuç itibariyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK' nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve 2018/1318 Esas - 2021/665 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41