İstanbul BAM 13. HD 2021/2369 E. 2024/686 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2369
2024/686
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2369 Esas
KARAR NO: 2024/686 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/57 Esas - 2021/949 Karar
TARİH: 27/10/2021
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti sunduğunu, navlun faturalarının ödenmediğini, takipten sonra 3.274,54 TL, takip açılmadan 1.000,00 TL ödeme yapıldığını, 7.545,88 TL'nin ödemesinin yapılmadığını, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirketin dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu, ödenmeyen bakiye 7.545,88 TL'lik kısım yönünden itirazın iptaline, takibin devamına davalı şirketin %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, taraflar arasında yapılan anlaşma ile Bursa'dan yüklenen malların yurtdışında belirtilen adreslere tesliminin talep edildiğini, peşinen bu hizmet karşılığı fatura edildiğini, müvekkilinin gönderdiği mallardan iki parça malın teslim adresine ulaşmadığı bilgisi üzerine davacıdan teslim CMR'lerin talep edildiğini, davacı tarafça bunların müvekkiline iletilmediğini, davacının üstlendiği işi yerine getirmediği halde peşinen keşide ettiği faturaya dayalı takip başlattığını, davacının faturaya konu taşıma hizmetinin yapıldığını ispat etmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/10/2021 tarih 2021/57 Esas 2021/949 Karar sayılı kararında;"....Davalının defterlerinde mevcut olan 1.545,88 TL'lik iade faturasının davacıya gönderildiği hususu ispatlanamadağı gibi davalıya alıcısına teslim edilmediği öne sürüldüğü 2 adet faturanın hangi faturalar olduğu hususunda beyanda bulunmak üzere süre verildiği halde herhangi bir belge ibraz etmediği gibi iddiasını somut delillerle de ortaya koyamamıştır. Faturalar, davalı defterlerine işlenmiş olup, davalı hizmetin verilmediğini iddia ettiği taşımalar yönünden iddiasını ispatlayamadığından ve taşımalara ilişkin kısmi ödeme de yapıldığı, dikkate alındığında davacı, davasında haklı bulunmuş ve incelemeye sunulan defter ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 7.545,88 TL cari hesaba dayalı alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, Davanın kabulü ile 7.545,88 TL asıl alacak yönünden davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 1.509,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava açıldığından beri bilirkişi raporlarının hepsinde yaklaşık olarak; "Taraflar arasındaki tasımanın nihayete erdirilip erdirilmedigi noktasında ihtilafın çözümünde davacı tarafından sunulan belgelerin tasımanın fiilen gerçeklestigi noktasında tereddütten uzak görüs belirtilmesine elverisli belgeler olmadıgının anlasıldıgı, tereddütten uzak görüs belirtilebilmesi için uluslar arası tasımacılıkta kullanılan CMR belgesi - konsimento, fatura, mensei ve ATR belgelerinin ibraz edilmesi gerektigi, bu belgelerin davacı tarafından ibraz edilmediği," tespitlerine yer verildiğini, Bu tespit; müvekkilinin teslimatlarının ilgili yerlere ulaştırılmaması sebebiyle yaptığı kısmi ödemelerin dahi fazladan yapıldığını, karşı tarafa borçlu değil, alacaklı olduğunu, ayrıca yerlerine ulaşmayan teslimatlarımız sebebiyle maddi zarara uğradığı iddialarını destekler nitelikte olduğunu, ancak yerel mahkeme; kararında ticari defterlere göre davacı tarafın müvekkilinden alacağı olduğuna hükmettiğini, müvekkili tarafından iade faturası kesilmemiş olmasını davacı lehine bir delil olarak kabul ettiğini, Somut olayda da davacı taraf borç ilişkisinin temeli olan taşıma hizmetini yerine getirmediğini, yalnızca taşıma amacıyla kurulan davacı şirketin elinde teslim tesellüm ve CMR belgelerinin olmayışı taşımanın yapılmadığının hizmetin yerine getirilmediğinin tek başına delil olduğunu, müvekkili tarafından yapılan kısmi ödemeler ile davacı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, müvekkili tarafından iade faturası kesilmemiş olması ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, İspat yükümlülüğü davacıda olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dairemizin 17/12/2020 Tarih ve 2019/437 Esas - 2020/1502 Karar sayılı kaldırma kararımızdan sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı fatura dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sırasında mahkemece 17/03/2021 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile; Davalı vekiline, cari hesaba konu faturalardan alıcısına teslim edilmediği öne sürülen 2 adet faturanın hangi faturalar olduğu ve ödemelerin hangi faturalara karşılık yapıldığı hususlarında beyanda bulunmak ve belgelerini sunmak üzere iki haftalık süre verildiği, davalı vekili uyap sisteminden 04/05/2021 tarihinde gönderdiği beyan dilekçesi ile;'' Sayın mahkeme tarafından cevap dilekçemizde bahsedilen 2 taşımaya ilişkin faturanın hangileri olduğunun açıklanması istenmiştir. Cevap dilekçemizde sehven iki taşımanın teslim edilemediği yazılsa da maddi vakıada yalnızca 2 taşımamız teslim edilmiştir. Teslim edilen 2 taşımanın bedelinden fazlası da müvekkil şirket tarafından ödenmiştir. Davayı kazanmamız akabinde yaptığımız fazla ödemelerin iadesi için tarafımızca davacıya dava açılacaktır. İşbu davada ispat külfeti müddei olan davacı üzerinedir. Müvekkil şirketin taşıma yapılan faturaların hangisi olduğunu tespit yükümlülüğü bulunmamaktadır. '' Şeklinde beyanda bulunup belge ibraz etmediği anlaşılmıştır.Mahkemece, davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda; Davacı tarafın tanzim etmiş olduğu tüm faturaların davalı ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, davalı tarafından 1.545,88 TL.'lik iade faturası dışında diğer taşımalar için iade faturası kesilmediği, kesilen iade faturasının da Alman iç taşıma bedeli 460 EURO karşılığı 1.545,88 TL. Olarak düzenlendiği, davacı kayıtlarında 1.545,88 TL. Lik iade faturası yerine 1.441,89 TL. Lik havale kaydının bulunduğunu, ortada 1.441,89 TL. Lik bir havalenin ise bulunmadığını, davalının 2017 yılı ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, davalının 2016 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 8.941, 99 TL. Borçlu gözükse de davalı tarafından 2017 yılında da davacıya 500,00 TL.'den 3 adet toplam 1.500,00 TL. Tutarında ödeme yapıldığı,bu ödemeler düşüldüğünde davalının davacıya 7.441,89 TL. Borçlu olduğu, davacı ticari defterlerine göre davalıdan 7.545,88 TL. Alacaklı olduğu, aradaki 103,99 TL. Lik farkın davalı tarafından davacı adına düzenlenenı 1.545,88 TL. Lik iade faturasının davacı ticari defterlerine 1441,89 TL. Havale olarak kaydedilip 103,99 TL.lik kısmın davacı tarafından ticari defterlerine kayıt edilmemesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda taraf ticari defterleri arasındaki 103,99 TL. lik fark, davalı tarafından davacı adına düzenlenenı 1.545,88 tl. lik iade faturasının davacı ticari defterlerine 1441,89 tl. Havale olarak kaydedilip 103,99 tl.lik kısmın davacı tarafından ticari defterlerine kayıt edilmemesinden kaynaklandığı belirtilmiş ise de bu havale kaydının davacı ticari defterlerine 05/09/2016 tarihinde kayıt edildiği, 1.545,88 TL. Lik iade faturasının tarihi ise rapora göre 27.09.2016 tarihi olduğu ve davacı vekili bilirkişi raporuna yönelik verdiği itirazlarını içerin beyan dilekçesi ekinde, bilirkişi tarafından deftere eksik kaydedildiği belirtilen 1.441,89 TL'lik havaleye ilişkin banka dekontunun sunulduğu, İncelenen dekont örneğine göre 05/09/2016 tarihinde davalı tarafından davacıya 1.441,89 TL'lik havale yolu ile ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, mali müşavir bilirkişi raporundaki tesbitlere itibar edilmek suretiyle istinafa konu karar verilmiştir.HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Fatura içeriği taşıma hizmetinin davalıya verildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği taşıma hizmetinin davalıya verildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)Somut olaya döndüğümüzde; davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde, davaya konu alacağın dayanağı olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, bu durumda navlun faturalarına konu taşıma hizmetinin davalıya verildiğinin kabulü gerekir. Davalı cari hesaba konu faturalara süresi içerisinde itiraz ettiğini, faturaları iade ettiğini iddia ve ispat edememiştir. Davalı cevap dilekçesi ile, gönderdiği mallardan iki parça malın teslim adresine ulaşmadığı, borcunun olmadığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı, davalının 2016 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 8.941, 99 TL. Borçlu gözüktüğü, davalı tarafından 2017 yılında da davacıya 500,00 TL.'den 3 adet toplam 1.500,00 TL. Tutarında ödeme yapıldığı,davalının 2017 yılı ticari defterlerini incelemeye ibraz etmemiş ise de, davalı tarafından 2017 yılında yapılan bu ödemeler düşüldüğünde davalının davacıya 7.441,89 TL. Borçlu olduğu, tesbit edilmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan borcun ödendiğini kanıtlaması gerekmektedir. Davalı tarafından ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin sunulmadığı ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 515,66.TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam: 130,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 385,66. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41