İstanbul BAM 13. HD 2021/2362 E. 2024/685 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2362
2024/685
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2362 Esas
KARAR NO: 2024/685 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/355 Esas - 2021/806 Karar
TARİH: 19/10/2021
DAVA: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı bankanın, toplam 115.960,98 TL kredi sözleşmesi borcuna istinaden müvekkili aleyhine Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Takip sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, süresi içinde borca yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, takibe konu borcun tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, ayrıca borcun ödenmesi için gönderilen ihtarname tarihi 09/02/2007 olmasına rağmen, 21/02/2018 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinin BK 146 Maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, her ne kadar takip durmuş olsa da davacı açısından icra takibi UYAP sisteminde ve bankaların sisteminde görünmeye devam eden borç niteliğinde olup, müvekkilinin ticari sicili ve bankalar ile olan ilişkisinin olumsuz etkilendiğini, bu nedenle müvekkilinin Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Takip sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, takibin iptali amacıyla açılan davalarda görevli mahkeme İcra Hukuk Mahkemeleri olduğundan davanın görevsizlik dava şartı eksikliğinden reddini, davacının borcun ödendiği yönündeki iddiaları gerçek dışı olup, borçlu olduğu kredi hesabındaki borcun ödenmediğini, davacı taraf borcun 09/02/2007 tarihli ihtarnameye ilişkin olduğunu beyan ederek zamanaşımı iddiasında bulunmuş ise de; dava konusu borç için Ümraniye .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu dosyadaki son işlem tarihinin 20/02/2012 olup, bu süre içerisinde zaman aşımının durup, dosyanın düşme tarihi itibariyle yeniden işlemeye başladığını, müvekkili bankanın 2007 yılından beri devam eden alacağını tahsil etmek dışında amacı olmadığından, kötü niyet iddiasını kabul etmediklerini, aksine hiçbir hukuki yararı olmamasına rağmen huzurdaki davayı açan davacının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddi ile davacı hakkında takip toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/10/2021 tarih 2021/355 Esas 2021/806 Karar sayılı kararında; "....Davacı taraf 16/10/2006 tarihli genel kredi sözleşmesine itiraz etmeksizin alacağın zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir. Takibe konu alacak kredi sözleşmesinden doğmakta olup, istenebilir hale geldiği tarihten itibaren TBK 146 maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Takibe konu alacak 09/02/2007 tarihinde muacel hale gelmiş ve mahkememize menfi tespit davasının açıldığı 12/03/2018 tarihi itibari ile 10 yıl geçmiş ise de; alacak için 09/02/2007 tarihinde ihtar gönderilmiş, takiben Ümraniye ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile 20/03/2007 tarihinde takibe konu edilmiştir. İcra takibi ve icra takip dosyasında tahsile ilişkin her işlem zamanaşımını kesen işlemlerden olup, 20/03/2007 tarihinde icra takibi ile kesilen süre icra dosyasındaki tahsile ilişkin tüm işlemlerle kesilerek tekrar başlamış olup, tahsile dair son işlem 20/02/2012 tarihli borçlu ...'ın .... yatırım menkul değerledeki hisse senetlerinin kıymet taktirinin ve satışının yapılmasına dair işlem olduğundan, 20/02/2012 tarihinde başlayan yeni zamanaşımı Anadolu ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasının başlatıldığı, 21/02/2018 tarihi itibari ile dolmadığından, davacı tarafın alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın borcun ödendiğinden bahisle borçlu olmadıkları yönünde talebi için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu; oluşa uygun bilirkişi raporu ile davacı kefilin Anadolu ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasından dolayı takip tarihi itibari ile 13.189,96TL asıl alacak, 83.509,82TL işlemiş faiz ki toplam 96.699,78 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olup, davacı taraf bu miktarın ödendiğini usulüne uygun belge ile kanıtlamadığından, davanın kısmen kabulü ile davacının Anadolu ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasından dolayı bakiye 19.261,20TL borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar. Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.Dava menfi tespit davası olup takibin kötü niyetli olarak başlatıldığını kanıtlamak davacı tarafa aittir. Davalı tarafın kredi alacağından dolayı takip başlattığı, dava tarihi itibariyle dahi ödenmemiş kredi borcu bulunduğu sübuta erdiğinden, takibin kötü niyetli başlatıldığı kabul edilemeyeceğinden, davacı tarafçada takibin kötü niyetli olarak başlatıldığı, usulüne uygun olarak kanıtlanmadığından, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı taraf hukuki yarar olmadığından dolayı kötü niyetli dava açıldığından bahisle tazminat talep etmiş ise de; takibe konu alacak ihtilaflı olup, alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama sonunda belirlendiğinden, dava açmakta hukuki yararı olduğu gibi asıl takip borçlusu şirket olup, ödenmemiş borç miktarının davacının hesaplaması beklenemeyeceğinden, davayı kötü niyetli olarak açtığı ispatlanmadığından, talep kabul edilmemiştir..."gerekçesi ile, 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davacının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası sebebiyle 19.261,20 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin verdiği hüküm gerekçesi olarak Ümraniye .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosyasının açılmış olması gösterildiğini, bunu kabul edilmesine olanak olmadığını, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında, dosyanın ... düşmüş olması veya daha önceden açılan bir takibin olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, davalı tarafında ikrar etiği gibi açılan takibin yeni bir takip olduğunu,Eski takibin yeni bir takip açılarak yenilenmesinin söz konusu olmadığını,Borcun doğumuna sebep olan söz konusu ihtarnamenin 09.02.2007 tarihine ilişkin olup, borcun zamanaşımına uğradığını,Alacaklı kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olup, müvekkilinin ticari ve aile hayatını olumsuz olarak etkilediğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, mükerrer takibin iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE, Yerel mahkeme kararının davacıya kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi yönünden hatalı ve hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Davacı borçlunun borcun ödendiği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının da borçlu olduğu kredi hesabı halen açık olup, bocun ödenmediğini, davacı borcu ödediğine dair hiçbir evrak sunmadığını, davacı davaya esas bu iddiasını hukuka uygun deliller ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkili bankanın ilgili şubesinde yapılacak yerinde inceleme ve tüm kredi hesap ekstreleri, dökümler incelendiğinde bu durum ortaya çıkacağını, davacı tarafa yönelik alacağın tahsili amacıyla devam eden icra takibi karşılıksız kaldığını ve tahsilat sağlanamadığını, Müvekkili bankanın 2007 yılından beri devam eden alacağını Kanun ve yasaların hak tanıdığı ölçüde tahsil etmek istemekte iken, davacı borcu ödememiş olmasına rağmen haklı ve hukuka uygun icra takibine itiraz ettiğini ve neticede hiçbir hukuki yararı olmamasına rağmen iş bu davayı ikame ettiğini, davacının kötü niyetli davrandığı açık olduğundan davacı aleyhine takip toplamının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, davacı aleyhine takip toplamının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan ve davacının da kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç sebebiyle başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti istemi ile İİK. 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında 16/10/2006 tarihinde 30.00,00 TL. Miktarlı GKS. İmzalandığı, davacı ...'ın da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla 30.000,00 TL. Kefalet limiti dahilinde anılan bu sözleşmeyi imzaladığı, davalı banka tarafından bu GKS. İstinaden dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti.'ne SKA türünde borçlu cari hesap kredisi kullandırıldığı, söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından davacı/kefil ve dava dışı diğer borçlulara Üsküdar .... Noterliğinden gönderdiği 09/02/2007 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile, nakdi krediden kaynaklı 14.310,00 TL. alacağın tebliğ tarihinden itibaren 5 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, verilen süre içerisinde kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından davacı ile birlikte dava dışı diğer borçlular hakkında davalı banka vekili tarafından 15/05/2018 teslim tarihli dilekçe ekinde sunulan belgelere göre Ümraniye ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile toplam 15.539,25 TL. Alacağın tahsili talebiyle 20/03/2007 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, iş bu icra dosyasının ...'ya düştüğü belirtilerek davacı borçlunun da içinde bulunduğu tüm borçlulara güncel bakiye borç tutarı üzerinden davalı banka tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile 21/02/2018 tarihinde 15.539,25 TL. Asıl alacak, 100.421,73 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam 115.421,73 TL. Üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibine davacı borçlu vekilinin 02/03/2018 tarihli dilekçe ile itiraz ettiği ve davacı/kefil tarafından 12/03/2018 tarihinde 115.960,98 TL üzerinden istinafa konu menfi tespit davasının açıldığı, mahkemece, bankacı bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporundaki tesbitler doğrultusunda gerekçesi açıklanmak suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde; Mahkemece, yukarıdaki gerekçe ile alacağın zamanaşımına uğramadığı belirtilmiş ise de; Davalı banka vekilinin cevap ve beyan dilekçelerinde belirttiği iş bu davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından önce aynı alacakla ilgili davalı banka tarafından davacı ile birlikte dava dışı diğer borçlular hakkında Ümraniye ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile toplam 15.539,25 TL. Alacağın tahsili talebiyle 20/03/2007 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, iş bu icra dosyasının ...'ya düştüğü beyan edilerek davacı borçlunun da içinde bulunduğu tüm borçlulara güncel bakiye borç tutarı üzerinden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile 21/02/2018 tarihinde toplam: 115.421,73 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı belirtilmiş olup mahkemece davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği Ümraniye ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının akıbetinin sorulup bu dosyanın getirtilip incelenmek suretiyle davaya konu icra dosyasının önceki takibin devamı mı yoksa yeni bir icra takibi mi olduğu, buna göre mükerrer takip olup olmadığı ve 818 sayılı BK.'nun 133,134,136 ve 6098 sayılı TBK'nın 154,155,157 maddelerinde belirtilen zaman aşımının kesilmesi hallerinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.TBK 598/3 Maddesinde;'' Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. '' Hükmü düzenlenmiştir. TBK’nun 598. maddesi ile getirilen 10 yıllık süre hak düşürücü süre olup zamanaşımı süresi olmadığı, 10 yıllık sürenin gerçekleşmesi ile birlikte kefilin yükümlülüğünün kendiliğinden yasa gereği ortadan kalkacağı, hakimin bu süreyi re’sen gözeteceği, buna göre mahkemece, 6101 sayılı Kanunun 5/2. Maddesi ile TBK. 598/3 maddesinin birlikte değerlendirilerek davaya konu icra takip tarihi itibariyle davacı kefil yönünden 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolup dolmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarih ve 2021/355 Esas - 2021/806 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41