İstanbul BAM 13. HD 2021/1391 E. 2024/67 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/1391
2024/67
25 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1391
KARAR NO : 2024/67
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/04/2021
DOSYA NUMARASI : 2019/111 Esas - 2021/511 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yapılan ticari mal alışverişi neticesinde doğan 8.582,97 TL alacağın tahsili için Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 07/11/2018 tarihinde icra takibi başlattığını, karşı tarafın yetkiye ve borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, bunun üzerine yetki itirazının taraflarınca kabul edilerek dosyanın yetkili daireye gönderilmesinin istenildiği ve dosyanın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sırasına kaydedildiğini, karşı tarafın ilamsız icra takibine haksız ve soyut iddialarla itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, takibin konusunun müvekkili ile davalı arasındaki cari hesaba müstenit olduğunu, karşı tarafın takip tarihi itibariyle müvekkiline 8.582,97 TL borcu bulunduğunu, bu hususun tarafların ticari defter kayıtları, fatura ve sair evraklar ile sabit olduğunu, aynı zamanda karşı tarafın borcuna mutabık oldukları mutabakat formu ile sabit olduğunu, tüm bu nedenlerle İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış itirazın iptalini, karşı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, dava konusu alacağın likit olmasından bahisle kötü niyetli karşı taraf aleyhinde dava ve takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa yerel mahkemece usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen dava dosyasına cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/04/2021 tarih ve 2019/111 Esas - 2021/511 Karar sayılı kararı ile; " Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Mahkememizin 01/04/2019 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi koşulları bulunmadığından reddedilmiştir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 8.582,97-TL asıl alacağın tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 26/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 28/12/2018 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların sunduğu deliller ve tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılmak üzere bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Mahkememizce aldırılan 31/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden, süresinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, kural ve standartlara uygun tutulduğu, ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, süresinde kapanış tasdikinin yapıldığı görüldüğünden davacı lehine delil vasfının bulunduğu, davacının 2018 yılı açılış fişinde (2017 yılından devir) davalı yandan 2.494,52 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı tarafa 8 adet toplam 129.568,74 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı tarafından davacı tarafa 2 parça halinde toplam 42.094,52 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından davacı tarafa 2 adet toplam 81.385,77 TL tutarında fatura düzenlendiği, taraflar arasında 02/11/2018 tarihinden sonra başkaca ticari ilişki olmadığı, davacının 2018 yılı ticari defterlerinde takip tarihi olan 07/11/2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.582,97 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı tarafından incelemeye sunulan 2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden, süresinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, kural ve standartlara uygun tutulduğu, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, süresinde kapanış tasdikinin yapıldığı görüldüğünden davalı tarafa ait 2018 yılı ticari defterlerinin davalı lehine delil vasfının bulunduğu, davalının 2018 yılı açılış fişinde (2017 yılından devir) davacı tarafa 2.494,52 TL borçlu olduğu, davacı tarafından davalı tarafa 8 adet toplam 129.568,74 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı tarafından davacı tarafa 2 parça halinde toplam 42.094,52 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından davacı tarafa 2 adet toplam 81.385,77 TL tutarında fatura düzenlendiği, taraflar arasında 02/11/2018 tarihinden sonra başkaca ticari ilişki olmadığı, davalının 2018 yılı ticari defterlerinde takip tarihi olan 07/11/2018 tarihi itibariyle davalının davacı tarafa 8.582,97 TL borçlu olduğunun görüldüğü, tüm bu nedenlerle incelenen davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinde; takibe konu faturaların hem davacı hem davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterlerinin örtüştüğü, her iki tarafın ticari defterlerinde de davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 07/11/2018 tarihi itibariyle 8.582,97 TL alacaklı olduğu, bu alacağın takibe konu faturalardan kaynaklandığı, davacının davalı yandan takip tarihi 07/11/2018 tarihi itibariyle 8.582,97 TL alacaklı olduğu, davacının 8.582,97 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (md2) istinaden icra takip tarihi olan 07/11/2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği, tarafların inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemenin takdiri içinde kaldığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davanın cari hesap nedeniyle itirazın iptali hususunda olduğu, tarafların defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelendiği incelenen davacı ve davalı defterlerinde takibe konu tüm faturaların hem davacı hem davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterlerinin tam olarak örtüştüğü arada muhasebesel herhangi bir çekişmenin de bulunmadığı, her iki tarafın ticari defterlerinde de davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 07/11/2018 tarihi itibariyle 8.582,97 TL alacaklı olduğunun okunduğu, bu alacağın takibe konu faturalardan kaynaklandığı anlaşılarak gerekçeli , bilimsel ve denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ;davacının davalıdan takip tarihi olan 07/11/2018 tarihi itibariyle 8.582,97 TL alacaklı olduğu mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın tam kabulüne , alacak likit olup itiraz ile davacının alacağına kavuşması geciktirildiğinden asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Açılan davanın KABULÜ ile, Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 8.582,97-TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Asıl alacak likit olmakla %20 icra inkar tazminatı olan 1.716,59-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil firma aleyhine davacı tarafından İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olduğunu, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ve davacı yan tarafından itiraza konu kararın verildiğini, Dosya kapsamında yapılan dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davetiyelerin müvekkil firmaya usule aykırı olarak yapıldığını, Mahkemeye sunmuş oldukları 12.02.2020 tarihli dilekçeleri ile davanın esası itibariyle itirazın iptali davası mahiyetine bulunduğu; icra takibine yapılan itirazın vekil vasıtası ile yapıldığı yine dava öncesi arabuluculuk aşamasında davalı firmanın vekil ile temsil edildiği bu duruma rağmen ön inceleme duruşma günü davetiyesinin ve dava dilekçesinin asile tebliği edildiği, bu durumun ise müvekkkil firmanın cevap ve delil sunma haklarının ihlaline yol açtığı ifade edilerek cevap dilekçesi sunmak ve delil bildirmek üzere süre talep edilmiş olduğunu, dilekçeleri ekinde itirazın iptali davalarına tebligatların vekile yapılması gerektiğine ilişki emsal kararlar da sunulmuş olduğunu, Mahkemenin taleplerini ara karar ile hukuka aykırı olarak reddettiğini, bu durumda müvekkil firmanın davaya cevap ve delil sunma, yemin teklif etme gibi haklarını kullanamadığını, kararın bu yönü ile hukuka aykırı olup eksik inceleme neticesinde verildiğini, İtiraza konu davanın, itirazın iptali davası niteliğinde olup, yapılan icra takibi ve itirazlarının davanın esaslı unsurları olduğunu, mahkemenin icra takibine karşı itiraz sebeplerini araştırmaksızın, bilgi ve belgeleri toplamaksızın, eksik inceleme neticesi hazırlanan bilirkişi raporuna dayanarak itiraza konu kararı verdiğini, bu durumda müvekkil aleyhine davanın kabulü ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, İtiraz dilekçelerinde öne sürdükleri nedenlerin irdelenmesi gerektiğini, gerekli bilgi ve belgelerin talep edilmesi ve sonucuna göre olumlu veya olumsuz rapor oluşturulması gerektiğini, buna rağmen eksik inceleme neticesi müvekkil aleyhine oluşturulan bilirkişi raporuna itibar edildiğini ve dosyanın itiraz dilekçelerinde de belirttikleri ayıplı mal ve yazışmalar talep edildikten sonra ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdiine karar verilmesinin talep edildiğini, bu itirazlarının da yine mahkemece dikkate alınmadığını ve hukuka aykırı olarak itiraza konu karara hükmedildiğini beyanla; Açıklanan ve resen yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacak nedenlerle; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2019/111 Esas ve 2021/511 Karar sayılı ve 19.04.2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesi itirazen kaldırılmasını, dosyanın usulü eksiklikler tamamlanmak üzere ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve takip dayanağı cari hesap alacağının ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava ve takip dayanağı cari hesap alacağının davalı borçlu tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, süresinde dosyaya cevap dilekçesi sunulmamakla birlikte aşamalardaki beyan dilekçelerinde dava dilekçesinin ve ön inceleme duruşma gününe ilişkin tebligatın icra takibine itiraz eden davalı vekili olan kendisine yapılması gerekirken asile tebligat yapılmasının usulsüz olduğunu, bu sebeple savunma haklarının kısıtlandığını, icra takibine itiraz dilekçesinde belirtilen davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğuna ve bu sebeple davalının zarara uğradığına ilişkin savunmaların araştırılması ve buna ilişkin delillerin toplanması gerektiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından aşamalardaki beyan dilekçelerinde ve istinaf dilekçesinde; itirazın iptali davasında tebligatların icra takip dosyasındaki vekile yapılması gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerine de kendisinin katıldığını, bu sebeple Mahkemece asile çıkarılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 03/06/2022 tarih, 2021/1 esas ve 2022/3 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere icra takibine maruz kalan borçlu, vekil marifeti ile takibe itiraz ettiğinde, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak için alacaklının açacağı itirazın iptali davasında dava dilekçesinin asile tebliğ edilmesi gerekmektedir. Yine asıl icra takibine itiraz eden vekilin ve arabuluculuk görüşmelere katılan vekilin itirazın iptali dosyasına vekaletname sunmadan önce asilin kendisini vekil ile temsil ettirip ettirmeyeceğinin, temsil ettirmesi halinde hangi vekil ile temsil ettireceğinin Mahkemece bilinmesi mümkün olmadığından icra takip dosyasındaki ve arabuluculuk görüşmelerindeki vekilin itirazın iptali dosyasında da vekil olarak kabul edilmesi ve bu vekile tebligat çıkarılması asilin savunma hakkını kısıtlayacak niteliktedir. Bu sebeple Mahkemece dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gününün davalı asile tebliğe çıkarılması ve tebliği usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında cari hesaba konu faturalara konu kumaşların davacı tarafından davalıya teslim edildiğine ve davacının 8.582,97 TL alacağının davalı tarafından davacıya ödenmediğine ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. Nitekim Mahkemece delil olarak dayanılması sebebiyle tarafların defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişisi marifetiyle incelenmesine karar verilmiş ve inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından ba formlarında beyan edildiği, tarafların defter ve kayıtlarının birbiri ile uyuştuğu ve her iki tarafın defter ve kaydına göre davacının davalıdan 8.582,97 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davacı tarafından davalıya teslim edilen kumaşların ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde davalının zararının bulunup bulunmadığı, zararının bulunması halinde miktarı, icra takibine itiraz sırasında ileri sürülen ayıp savunmasının cevap dilekçesi ile ileri sürülmemesi halinde Mahkemece itirazın iptali dosyasında irdelenip irdelenmeyeceği hususlarındadır. İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası; borçlunun itirazını hükümden düşürülerek takibin devamını sağlamayı amaçlayan takip hukukuna özgü bir tahsil davasıdır. İtirazın iptali davasının özel dava şartları ise; geçerli bir icra takibi bulunması ve borçlu tarafından süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itirazdır. İtirazın iptali davasında borçlu icra takibine bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı ve sınırlı değildir. Bunun yanında icra takibine borçlu tarafından yapılan itiraz sebeplerinin de Mahkemece irdelenmesi ve incelenmesi gerekmektedir. Bunun yanında HMK'nın 128/1 maddesine göre süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Yine HMK'nın 318/1. maddesine göre; Taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır. HMK'nın 145/1 maddesine göre taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Yani basit yargılama usulüne tabi iş bu davada, dava ve cevap dilekçelerinin verilmesinden sonra tarafların iddia ve savunmalarını kanıtlayıcı delil bildirmeleri mümkün değildir. Ancak karşı tarafın açık muvafakati ve ıslah hükümleri saklıdır. Az yukarıda belirtilen yasal mevzuat ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar Mahkemece davalı borçlunun icra takibine itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini değerlendirmemesi isabetli olmamış ise de, davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ve ayıp savunmasına ilişkin delileri süresinde cevap dilekçesi sunulmak suretiyle bildirilmemiş ve dosyaya sunulmamış ve davalı tarafından icra takibine itiraz dilekçesinde ileri sürülen ayıp savunması ispatlanamamıştır. Bu sebeple davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 586,30 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 527,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/01/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38