SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2303 E. 2024/651 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2303

Karar No

2024/651

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2303 Esas

KARAR NO: 2024/651 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2020/515 Esas - 2021/465 Karar

TARİHİ: 08/06/2021

DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 04/04/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesinin akdedildiğini ve sözleşme uyarınca 600.000,00 TL tutarında kredi kullanımının tahsis edildiğini, diğer davalı ...'ın ise kredi tutarına kefil olduğunu, davalının kredi borcunu ödememesi üzerine müvekkili tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin 01/02/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı taraflara ihtar edildiğini ancak borcun ihtara rağmen ödenmediğini, ödenmeyen borcun tahsili amacıyla müvekkilinin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız takibe geçtiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2020/515 Esas - 2021/465 Karar sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Davanın icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının icra takibinde davalı şirket ile akdedilen ve diğer davalının kefil sıfatı ile imzaladığı 600.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediğinden bahisle tahsilini talep eder olduğu, davacının borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve 01/02/2019 tarihli ihtarnamenin davalılara gönderildiği, hesap kat ihtarının davalılara 05/02/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, mahkememizce bankacı bilirkişi vasıtası ile dava dosyası, icra takip dosyası ve davacı banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalıların icra takip tarihi itibariyle davacı bankaya 49.009,90 TL asıl alacak olmak üzere toplam 57.500,16 TL borçlu olduklarının tespit edildiği, raporun dosya kapsamı ve bilimsel veriler ile uyumlu olduğu, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, taraflar arasında akdedilen 16/04/2018 tarihli 600.000 TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kredi tahsis edildiği ve kullandırıldığı, diğer davalının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu, kefaletin yasal şartları taşıdığı ve geçerli olduğu, sözleşme ile ihtilaf halinde kesin delil olarak başvurulacağı tarafın kabulünde olan banka kayıtlarına göre davacının icra takip tarihi itibariyle sözleşmeden kaynaklanan kredi alacağının 57.500,16 TL olduğu ve davalıların temerrüdünün kat ihtarını n tebliğini takiben 07/02/2019 tarihinde oluştuğu anlaşılmakla, davacının davalılardan 57.500,16 TL alacaklı olduğu, davacının bu miktarı aşan talebinin yerinde olmadığı ve ispatlanamadığı kanaatine varılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın KISMEN KABULÜNE, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe itirazının iptaline, takibin 49.009,90 TL asıl alacak, 3.218,16 TL akdi faiz, 4.400,20 TL temerrüt faizi, 871,90 TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 57.500,16 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 20,40 oranında temerrüt faizi ve % 5 üzerinden faiz üzerinden BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine", karar verilmiş ve verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve açık hesap hataları içerdiğini, Yerel mahkeme tarafından hiçbir düzeltme yapılmadan doğrudan anılan rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, 26/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "taraflar arasında Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşme çerçevesinde davalının, kendisinin mevduat hesabına tanımlanan KMH kredisinden kullandığı kredileri ödememesinden dolayı müvekkil bankanın alacağının oluştuğu asıl alacak, işlemiş faiz, faizin BSMV'si ve masrafların gerçeğe uygun olmadığı, temerrüt faizinin hukuka aykırı olarak uygulandığı" şeklinde hatalı tespitlerde bulunulduğunu, 1630-10100090 numaralı hesabın aylık faiz tahakkukuna dayalı KMH hesabı olduğunu, anılan hesap 11/04/2018 tarihinde açılmış olup, 17/04/2018 itibariyle KMH bakiyesinin kullanılmaya başlandığını, 2018 yılı Ekim ayına kadar faiz tahakkuklarının aylık olarak düzenli tahsil edildiğini, Kasım ayı sonrasında aylık faiz tahakkuk tahsilatlarının sağlanamadığını; Bilirkişi raporuna konu edilen ve faiz tahsilatı açıklaması ile tahsil edildiği iddia edilen toplam 9.186,90 TL tutarlı (25.02.2019 tarih 3.187,56 TL, 23.05.2019 tarih 2.667,10 TL ve 29.08.2019 tarih 3.332,24 TL) tahsilatların 1.127,94 TL kısmının takip bakiyesine alacak kaydedildiğini ancak takip bakiyesine alacak olarak kaydedilen bu kısmın, 8.058,96 TL bakiye ilgili hesabın takibe konu olmadan önceki gecikmeye düşen tahakkukların 90 günlük periyodik tahsilatları olduğunu, bu nedenle bu kısmın takip sonrası hesaplamalardan mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, hatalı hesaplama içeren bilirkişi raporuna dayanılarak verilen Yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, 52.063,67 TL tutarlı 28/01/2019 tarihli ihtara konu ana para bakiyesinin 49.009,90 TL, vergili faizinin 2.134,20 TL, biriken faizinin 818,01 TL, gecikme faizinin 57,77 TL ve yasal kesinti 43,79 TL olup 20/02/2020 tarihi itibariyle 52.063,67 TL bakiyeden 1.127,94 TL mashup edildiğini, ihtarname tarihinden temerrüt tarihine geçen süre baz alınarak ana bakiyenin %38 faiz üzerinden hesaplanması sonucu 577,03 TL borç bakiyesi eklenerek 51.512,76 TL üzerinden %57 temerrüt hesaplamasına geçildiğini, temerrüt tarihi itibariyle 11.510,83 TL avukat vekalet ücreti kapsam dışı bırakılırsa 51.512,76 TL asıl alacak, 29.280,70 TL temerrüt faizi, 1.464,03 TL temerrüt BSMV olmak üzere 82.257,49 toplam bakiye bulunduğunu;Masraf belgesi sunulmadığı gerekçesiyle hesaplamaya dahil edilmeyen 133,51 TL bakiyenin ise 450,71 TL tutarlı ihtarname masrafının kısmi olarak müşteriden tahsil edilmesi akabinde tahsil edilemeyip takibe aktarılan bakiye olduğunu, hesaplamaya eklenmesi gereken bir kalem olduğunu, yüksek mahkeme içtihatları uyarınca taraflar arasında kararlaştırılan temerrüt faiz oranının öncelikle uygulandığını, bu doğrultuda müvekkili ile davalılar arasında kararlaştırılan faiz oranı gözetilmeden yapılan hesabın hatalı olduğunu, bu nedenle hukuka aykırı raporu esas alan Yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesinin 4.2.maddesinin; “Müşteri, anapara , dönem faizleri, komisyon, masraf vb. ödemelerde gecikme olması, adına açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birinin ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, …… T.C. Merkez Bankasına bildirilen en yüksek vari akdi faiz oranı uygulanacağını, kabul ve taahhüt eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından T.C. Merkez Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder." hükmünü amirdir. Buna göre temerrüt faiz oranı takip tarihinde ticari kredilere uygulanan en yüksek kredi faiz oranı %.38 olduğundan, bu oranın %50 fazlası %57 olarak talep edilmiştir." şeklinde olduğunu;Müvekkil bankanın T.C. Merkez Bankasına gönderdiği Genel Mektup’ta 05/11/2018 tarihinden itibaren ticari krediler için uygulanacak en yüksek faiz oranının %38 olduğunun bildirildiğini, temerrüt faiz oranının ise, tüm krediler için T.C. Merkez Bankası’na bildirilen en yüksek ticari kredi faiz oranının %50 fazlası olacağının mektupta ilan edilerek açıklandığını, icra takibinde buna uygun olarak temerrüt faiz oranının %38 akdi faizin %50 fazlası olan % 57 şeklinde uygulandığını, taraflarından sözleşme ile bankaya tanınan tek taraflı yetkiye istinaden takipte % 57 temerrüt faizi talep edilmesinin sözleşme ve yasaya aykırı olmayıp, fahiş de olmadığını dolayısıyla temerrüt faizine ilişkin yapılan tespitlerin hukuka uygun olmadığını, bu doğrultuda çeşitli Yargıtay kararı ile de sabit olduğu üzere taraflar arsında kararlaştırılan temerrüt faiz oranının öncelikli olarak uygulanması gerektiğini beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkillerinin davacı bankaya borcunun bulunmadığını, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmayan müvekkilleri aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünde ... E. sayılı dosya ile başlatılan ilamsız icra takibi üzerine gönderilen ödeme emrine binaen müvekkillerinin haklı olarak ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiğini, aksi yöndeki davacı iddialarında hukuka uyarlık bulunmadığını, Mahkemenin bu yöndeki incelemelerini eksik yürüttüğünü ve kabul edilemez hukuka aykırı bir karar ortaya çıkardığını, müvekkillerine dava dilekçesi ekleri usulüne uygun tebliğ edilmediği gibi müvekkillerinin tahkikat duruşmasına davet edilmediklerini, Yerel mahkemece müvekkillerine tensip zaptı ve dava dilekçesinin tebliğe çıkarıldığını, dava dilekçesinin eklerinin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, yasal mevzuat uyarınca dava dilekçesinin ekleriyle birlikte müvekkillerine tebliğ edilmesi gerektiğini, aksi durumun yapılan tebligatı geçersiz kıldığını, müvekkillerine yapılan tebligatların tebliğ zarflarında dahi dava dilekçesinin eklerinin bulunmadığının açıkça görüldüğünü, işbu sebeple müvekkillerine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını;Yerel mahkemece oluşturulan tensip tutanağının müvekkillerine dava dilekçesi ile birlikte tebliğ edildiğini ancak dava dilekçesi eklerinin bulunmaması ve tebligatın usulüne uygun olmaması sebebiyle müvekkillerine yapılan ön inceleme duruşmasına davetin usule uygun olmadığını, bir an için yapılan tebligatın geçerli olduğu varsayılsa dahi 6100 sayılı HMK m. 147 uyarınca ön inceleme duruşmasının tamamlanmasından sonra tahkikata davet etmek gerektiğini, Yerel mahkemenin ön inceleme duruşmasına daveti usulüne uygun yaptığını kabul etsek dahi tahkikata geçileceği veya tahkikat duruşmasının yapılacağı zamanın müvekkillerine bildirilmediğini, müvekkillerine yapılan tebligatlar geçersiz olup yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu; Yerel mahkemece 02/02/2021 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile dosya ve davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak takip tarihi itibariyle borcun ne kadar olduğuna dair rapor düzenlenmesine karar verildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ticari defter ve kayıtlara dayandığını, ticari defterlerin delil olarak kullanılması için 6100 sayılı HMK m. 222 gereğince tarafların aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğini, davacı bankanın kayıtlarının geçerli olması için müvekkillerine ait defter ve kayıtların da incelenmesi zorunlu olmasına rağmen ne Yerel mahkemece ne de bilirkişi tarafından müvekkillerine herhangi bir bildirim yapılmadığını ve defter ve kayıtların istenilmediğini, tek tarafın kayıtlarına göre hazırlanan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, somut olayda; davacının söz konusu madde hükmü ile iddiasının ispatına yönelik tek delilin kendisine ait kayıtlar olmasının açıkça müvekkillerinin ispat hakkını ortadan kaldırdığını, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlara dayandığından bahisle Mahkemeye cevap verilmemiş olsa dahi müvekkillerinden ticari defter ve kayıtların istenmesi için bildirimde bulunması gerektiğini, huzurdaki davada yalnızca banka defter ve kayıtlarının incelendiğini, sahibi lehine delil kabul edildiğini ve müvekkillerinin davacıya borçlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin borçlu olduğuna ilişkin bu raporun hiçbir şekilde kabul edilmemesi gerekmekte olmasına rağmen Mahkemenin tek taraflı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm verdiğini, verilen kararın bu yönleriyle hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini beyanla Yerel mahkemece verilen kararın bozularak kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalılar ile imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirkete kredi kullandırıldığını ve kredi geri ödemelerinin yapılmaması sebebiyle hesabın kat edildiğini, davalıların kat ihtarnamesinin tebliğine rağmen borcu ödememeleri nedeniyle haklarında icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalılar davaya cevap vermemiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama hatalarının bulunduğu, bilirkişi raporunda işlemiş faizden indirilen tutarın hesabın takibe konu olmadan önceki gecikmeye düşen tahakkukların 90 günlük periyodik tahsilatı olduğu, bu kısmın takip sonrası hesaplamalardan mahsup edilemeyeceği, ihtarname masrafının alacağa dahil edilmesi ve temerrüt faiz oranının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca belirlenmesi gerektiğine; davalılar vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri ise; müvekkillerinin davacı bankaya borçlu olmadıkları, dava dilekçesi eklerinin müvekkillerine tebliğ edilmemesi sebebiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, tahkikat duruşması gün ve saatinin müvekkillerine tebliğ edilmediği ve yalnızca davacının kayıtları esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilemeyeceğine ilişkindir.Dosya kapsamından; Mahkemece, bankacı bilirkişiden, sunulan deliller ve davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor alındığı, alınan rapora karşı davacı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen tüm hususların itiraz olarak ileri sürüldüğü ve ek rapor alınmasının talep edildiği, Mahkemece davacı vekilinin ek rapor talebinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiği ve gerekçeli kararda itirazların ne sebeple yerinde görülmediğine yönelik herhangi bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmıştır. HMK'nın 266. maddesi uyarınca Mahkemece çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerin mevcudiyeti nedeniyle bilirkişi raporu alınmasından sonra, raporun hüküm kurmaya elverişli olmaması veya yeterince açık olmaması sebebiyle denetlenememesi ya da tarafların rapora itiraz etmeleri halinde HMK'nın 281. maddesi uyarınca bilirkişiden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi aracılığıyla incelemenin tekrarlanması mümkün olup, somut dosyada Mahkemece davacı vekilinin somut bir şekilde ileri sürdüğü itirazların bilirkişi tarafından değerlendirilmesi için ek rapor alınması ve bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken, gerekçesiz bir şekilde ek rapor talebinin reddi ile davanın kök raporda tespit edilen miktarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Davalıların istinaf başvurularının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2020/515 Esas 2021/465 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı banka harçtan muaf olduğundan istinaf harçlarının alınmasına yer olmadığına, davacı banka tarafından 12/11/2021 tarihli sayman mutemedi makbuzu ile yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 59,30 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 118,60 TL harcın talep halinde davacı bankaya iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenkaldırılmasınataraflarınKaynaklanan)İptaliözetikararistinafkabulünederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiiadesinesavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesininkararınınkısmenilerikabulüdosyaiddianumarası(Bankacılıkhükümİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim