İstanbul BAM 13. HD 2021/2168 E. 2024/642 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2168
2024/642
4 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2168 Esas
KARAR NO: 2024/642 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/179 Esas - 2021/758 Karar
TARİHİ: 16/09/2021
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı şirket sermayesinin %20,38'ine sahip olduğunu, davalı şirketin 29/03/2017 tarihli Genel Kurul Toplantısının finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesine ilişkin talepler doğrultusunda 1 ay süre ile ertelendiğini, müvekkilinin 24/03/2017 tarili ihtarnamesi ile Genel Kurul Tutanağına şerh düştüğü itiraz ve taleplerinin birebir aynılarını davalı şirkete bildirdiğini, ihtarnamesine cevap alamayan müvekkilinin 27/03/2017 tarihinde davalı şirkete karşı bilgi ve belge taleplerini yinelemiş olduğunu, müvekkiline keşide edilen 28/03/2017 tarihli cevabi ihtarnamede, finansal tablolarda itiraz ettiği noktalara ilişkin ilave bilgi ve açıklama taleplerinin reddedildiğini, Beşiktaş ... Noterliğinden davalıya gönderilen 25/04/2017 tarihli ihtarnameyle, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından düzenli ve özenli bir şekilde yerine getirilmemesi halinde toplantı gündeminin bu finansallarla birebir bağlantılı 2,3,4,5. maddelerinin görüşülüp karara bağlanmasının mümkün olmadığının ihtar edildiğini, davalı şirketin ise Beşiktaş ... Noterliğinin 02/05/2017 tarihli cevabi ihtarnamesinde talepleri ısrarla reddettiğini, gerekçe olarak da şirkete ait Finansal Tabloların Genel Kurul Davet mektubunun ekinde gönderildiğini belirttiklerini, oysa ki ek olarak sadece 2016 yılı şirket bilançosu ve gelir tablosu faaliyet raporunun bulunduğunu, davalı şirketin ertelenen Genel Kurul Toplantısının 08/05/2017 tarihinde yapıldığını, muhalefet şerhlerinin 2,3,4,5 numaralı gündem maddelerinin oylanması esnasında toplantı tutanağına yazdırıldığını, finansal tabloların kabulüne ilişkin 2 numaralı kararın, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 3 numaralı kararın, 2016 yılı karının kullanım şeklinin ve dağıtılacak kar tutarına ilişkin 4 numaralı kararın ve yönetim kurulu üyelerine verilecek ücret, huzur hakkı gibi maddi hakları karara bağlayan 5 numaralı kararın yasaya ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde alındığını, davalı şirketin her geçen gün daha fazla zarara girme tehlikesi altında olduğunu beyanla davalı şirketin 08/05/2017 tarihli Genel Kuru Toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 numaralı kararların iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin 2017 Olağan Genel Kurul Toplantısının 29/03/2017 tarihinde saat 13:30'da İstanbul Valiliği İl Ticaret Müdürlüğünün 28/03/2017 tarih ve ... sayılı yazısı ile görevlendirilen Bakanlık Temsilcisi gözetimi ile yapıldığını, bu toplantıda davacının toplantının ertelenmesini talep ettiğini, toplantının 1 ay sonrasına ertelendiğini, ertelenen toplantının 08/05/2017 tarihinde İstanbul Valiliği İl Ticaret Müdürlüğünün 28/03/2017 tarihinde ... sayılı yazısı ile görevlendirilen temsilci gözetimi altında yapıldığını, davacının bu toplantıda finansal tabloların görüşülmesinin ikinci kez geri bırakılmasını istediğini, bu talebin reddedildiğini, davacının talebin reddine ilişkin bir muhalefet şerhinin olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve 2021/179 Esas - 2021/758 Karar sayılı kararında;"...Dava; TTK. 445. maddesi ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1109E.2017/1444 K. sayılı karar kararının incelenmesinde; Asıl davada davacının ..., davalıların ...Tic.A.Ş. ve ... olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalı şirketin hissedarlarından ...'ın 16/07/2015 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılık belgesine göre mirasçıların ..., müvekkili ..., ... ve ... olduğunu, yasal düzenleme gereğince muristen geçen pay üzerinde mirasçıların el birliğiyle mülkiyetinin bulunduğunu, yönetim kurulunun mirasçılardan bir kısmının talebiyle 07/03/2016 tarihinde hisse intikallerinin pay defterine işlenmesine karar verdiğini ileri sürerek 07/03/2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, pay defterindeki kaydın buna göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiği, Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/340 Esas Sayılı Dosyasında ise; davacının ..., davalının ... olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde; dava dışı ... A.Ş.'nin 07.03.2016 tarihli yönetim kurulunda alınan hisse intikallerinin pay defterine işlenmesine dair 1 nolu kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının davalı şirkette ortak olduğu, aynı şirketteki ortaklardan ...'ın vefat ettiği, dosyaya sunulan vasiyetname kapsamına göre davacının ...'ın mirasçısı olduğu, öte yandan murisin düzenlediği vasiyetname ile davacının mirasçılık hakkını saklı payla sınırladığı, ancak vasiyetname henüz kesinleşmeden davalı şirket yönetim kurulunca vasiyetname gereğince pay sahipliğinin belirlendiği, buna göre pay defteri oluşturulduğu, kararın yasaya aykırı olduğu, buna ilişkin yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine ve bu kararla birleşen dava davalısı ... lehine oluşan kaydın önceki duruma getirilmesine karar verildiği ve verilen bu kararın istinafı üzerine verilen kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.Her ne kadar anılan genel kurul kararlarının iptali istenmiş ise de, mutlak bir hükümsüzlük nedeni olarak yokluk halinin, süreye tabi olmaksızın hukuki yararı olan herkes tarafından ileri sürülebileceği ve mahkemeye sunulan olaylardan anlaşılmak koşulu ile mahkemece de resen gözetilmesi gerektiğinden, öncelikle dava konusu genel kurul kararlarının yoklukla malul olup olmadığı tartışılmalıdır.( Yargıtay 11. HD'nin 2014/4814E, 2015/3384K). İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1109E.2017/1444 K. sayılı dosyası ile oylamaya esas pay kaydına ilişkin pay defterinin önceki durumuna getirilmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği dikkate alındığında 10.000.000 TL (10.000.000 adet pay) sermayeli şirkette tüm paydaşların toplantıya katıldığı genel kurulda 4.300.400 TL (4.300.400 adet pay) paya sahip ...'ın oy hakkının elbirliği kurallarına uygun olarak Genel Kurulda temsil edilmek suretiyle genel kurulun karar alması gerekirken iptaline karar verilen yönetim kurulu kararı ile miras payının intikalı ile oluşturulmuş pay durumuna göre toplanıp, 2.037.550 TL (2.037.550 adet pay) paya sahip olumsuz oy kullanıp muhalefet şerhini de yazdıran davacının olumsuz oyu da dikkate alındığında karar yeter sayısı olmadan söz konusu kararların alındığı ve bu durumun dava konusu genel kurulda alınan kararların yokluğuna sebebiyet vereceği anlaşıldığından sonuçta aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın kabulü ile 08/05/2017 tarihli genel kurulun 2,3,4,5 numaralı kararlarının yoklukla batıl olduğunun tespitine," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden reddi gerektiğini, verilen işbu karara karşı istinaf yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğunu, davaya konu 08/05/2017 tarihli genel kurulun bakanlık temsilcisi gözetiminde şirket merkezinde yapıldığını, davacının dava dilekçesi ile toplantıda alınan tüm kararların yokluğunu aksi halde iptalini talep ettiğini, söz konusu genel kurulda alınan kararların hukuka uygun şekilde bütün gerekler yerine getirilerek alındığını ve bu nedenle bu kararların iptali isteminin gerekçesiz ve tamamen kötü niyetli olduğunu, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2018 tarih ve 2017/653 E. 2018/1239 K. sayılı kararı ile usul ve esasa aykırı bir şekilde 08/05/2017 tarihli genel kurulda 2,3,4,5 nolu gündem maddelerinde alınan kararların iptaline hükmedildiğini, taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve Dairemizin 2019/747 Esas, 2021/199 Karar sayılı ilamında; " İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1109E.2017/1444 K. sayılı dosyası ile oylamaya esas pay kaydına ilişkin pay defterinin önceki durumuna getirilmesine karar verildiği nazara alındığında ve kararın verildiği şekilde kesinleşmesi halinde, müteveffanın paylarından doğan oy haklarının kullanılması ve ortakların pay durumunda meydana gelebilecek değişikliğin dava konusu genel kurulda alınan kararların yokluğuna sebebiyet verebileceği gözetilerek, söz konusu dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, HMK'nın 355 ve 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,'' karar verilerek dosyanın Mahkemesine iade edildiğini, Mahkemenin 2021/179 Esasına kaydedildiğini, ilamdan da açıkça anlaşılacağı üzere İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 E. 2017/1444 K. Sayılı kararının kesinleşmesinden sonra değerlendirme yapılması ve buna göre karar verilmesi gerektiğini, buna rağmen Yerel mahkemenin 2021/179 E. 2021/758 K. Sayılı kararında söz konusu İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 E. 2017/1444 K. sayılı kararının kesinleştiği yanılgısına düşerek usul ve esasa aykırı olarak davanın kabulüne ve 08/05/2017 tarihli genel kurulda alınan 2,3,4,5 nolu kararların yoklukla batıl olduğunun tespitine karar verdiğini, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1109 E. 2017/1444 K. sayılı kararının Yargıtay'da temyiz incelemesinde olup henüz kesinleşmediğini; Daha net bir şekilde ifade etmek gerekirse İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 E. 2017/1444 K. sayılı kararına karşı müvekkili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, bunun üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin T.10.10.2019, E: 2018/670, K: 2019/1271 sayılı kararının verildiğini, söz konusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilamına karşı da temyiz başvurusunda bulunulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince, T: 22.06.2021, E: 2019/5192, K: 2021/5308 sayılı karar ile müvekkilinin talebinin usulden reddedildiğini, ret kararına gerekçe olarak, temyiz kanun yoluna süresi içinde başvurulmamasının gösterildiğini ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bu tespitinin dosyada mevcut olan bir dilekçenin, temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırılmış olmasından kaynaklandığını, bir diğer söyleyişle Yargıtay'ın bir dilekçenin dosyada bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebini reddettiğini ancak ilgili dilekçenin dosyada mevcut olduğunu, işbu maddi hususun tespitinde ağır bir hata yapıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yetki belgesi ile yetkilendirilen Av. ...’nin yetkisinin sona erdiğine dair dosyada bir dilekçe bulunmaması sebebiyle ona yapılan tebligat ile temyiz süresinin başladığını belirttiğini ancak bu noktada çok büyük bir maddi hatanın söz konusu olduğunu; Av. ...’nin yetkisinin sona erdiğine dair beyan dilekçesinin dosyaya 07.12.2018 tarihinde sunulduğunu, dosyada mevcut olan bu dilekçenin yokluğu gerekçe gösterilerek temyiz incelemesinin reddedildiğini, söz konusu maddi hatanın düzeltilerek esas hakkında incelemenin yapılması için müvekkili tarafından 19.07.2021 tarihinde karar düzeltme isteminde bulunulduğunu, bu talep üzerine dosyanın tekrar incelemeye alındığını, anılan dosyanın davacısı ...'ın Mahkemeye başvurarak bahse konu ilam hakkında kesinleşme şerhi düzenlenmesini talep ettiğini ancak İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin taraflarınca yapılan itiraz ve başvuruları gerekçe göstererek ...'ın kesinleşme şerhi düzenlenmesi talebini kabul etmediğini ve kesinleşme şerhi düzenlemediğini, görüldüğü üzere İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 E. 2017/1444 K. sayılı kararının henüz kesinleşmediğini, bu nedenle işbu kararın hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, söz konusu kararın gerekçesinin tamamen kesinleştiği farzedilen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 E. 2017/1444 K. sayılı kararına dayandığını; Kabul etmemekle birlikte biran için İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 E. 2017/1444 K. sayılı kararının kesinleştiği ve ... A.Ş’nin pay defterinin eski hale getirilmesine yani murise ait payların vasiyetnameye göre paylaştırılmasının iptaline yönelik verilen karar verildiği varsayılsa dahi somut olayda söz konusu genel kurulda alınan kararların yokluğuna veya iptaline sebebiyet verecek bir durumun söz konusu olmadığını, ... A.Ş.’nin pay defterinin eski hale getirilmesine karar verilmesinin tek başına genel kurul kararlarının yoklukla butlanına veya iptaline sebebiyet vermeyeceğini, payların eski hale getirilmesi sonucunda genel kurulda oy hakkını kullanan paydaşların olumsuz ve olumlu oylarının pay defterinin eski haline göre yeniden hesaplanmak sureti ile karar yeter sayısının oluşup oluşmadığına bakılması gerektiğini, Yerel mahkemenin hiçbir şekilde inceleme yapmadan kararlarda olumsuz oy kullanan davacının oy oranının 2.037.550 adet pay üzerinden hesaplanmak suretiyle karar yeter sayısının oluşmadığı kanaatine vardığını, ilk olarak davacının kararda dikkate alınan oy sayısı pay defterinin eski hale getirilmesi durumunda düşmesi gerekmekteyken yani 2.037.550 değil 1.500.000 adet payı olduğu dikkate alınması gerekirken Yerel mahkemenin dikkate aldığı pay defterinin eski hale getirilmesi kararını uygulamadan bir inceleme yaptığını; Başka bir deyişle Yerel mahkeme pay defterinin eski hale dönmesi durumunda ortakların pay durumunda meydana gelebilecek değişikliğin dava konusu genel kurulda alınan kararların üzerindeki etkisini analiz etmediğini, genel kurul toplantısının yapıldığı 08/05/2017 tarihinde gerek davacıların istemi üzerine TMK m 640/3 uyarınca miras ortaklığına temsilci atanmadığını, gerekse Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/2 Tereke sayılı dosyasında TMK m. 593 uyarınca miras bırakanın terekesine resmen idarede görevlendirilen idare memuruna mahkemece şirket genel kurulunda miras bırakana ait payları temsil için verilmiş bir yetkisi bulunmadığını, bütün bunlar dikkate alındığında biran için miras bırakanın paylarının terekede el birliği mülkiyetine tabi olarak bulunduğu düşünülse dahi terekeyi genel kurul için temsile yetkili her hangi bir temsilci bulunmadığı için usulüne uygun genel kurula çağrının da mümkün olmayacağını, dolayısıyla temsilciye usulüne uygun çağrı yapılmaması durumunun da söz konusu olmadığını, ortada terekeyi genel kurulda temsile yetkili bir temsilci olmadığını, müteveffa ...ın müvekkili şirketin ortağı olan gerçek kişiler dışında mirasçısı da bulunmadığını, tümünün yöntemine uygun şekilde genel kurul toplantısına çağrıldıklarını ve hepsinin toplantıda hazır bulunduklarını; Pay defterinin eski hale dönmesi halinde dahi TTK'nın "Toplantı ve Karar Nisabı" başlıklı 418. maddesi gereğince genel kurulun gündem maddeleri incelendiğinde TTK 421 veya diğer bazı maddelerde yer alan nitelikli çoğunluğu gerektirmediği ve dava konusu genel kurulda çekişmesiz oylara sahip ortakların 1/4'ü toplantıda hazır olduğundan toplantı yeter sayısının oluştuğunu, yani miras bırakan ...'a ait paylar ayrık tutulduğunda dahi yeterli çoğunluğun sağlandığını, bahsi geçen kararlar incelendiğinde pay defterinin eski hale getirilmiş olması durumundan dahi müvekkili şirketin genel kurulunda alınan kararların karar yeter sayısını sağladığının görüldüğünü; Ortağın Adı Soyadı-Ünvanı Önceki Hisse Adedi Vasiyet ile Gelen Hisse Adedi Yeni Hisse Adedi Hisse Yüzdesi ... , ..., ... ... , ... A.Ş. 42000 42000 0,42 TOPLAM: 10.000.000 10.000.000 Tablonun sol tarafında görünen "Önceki Hisse Adedi" başlıklı sütunun müteveffa ...'ın miras kalan paylarının paylaşılmadan önceki hali olduğunu, söz konusu pay defterinin eski hale getirilmesi kararının uygulanması halinde payların sol taraftaki "Önceki Hisse Adedi" başlıklı sütun altında belirtilen pay adetlerine dönüşeceğini, müteveffa ...'ın pay adedinin el birliği mülkiyet nedeni ile bütün mirasçılara ait olacağını, yukarıda da değindikleri üzere söz konusu paylara ait hakların kullanacak herhangi bir yetkili temsilci olmadığı için işbu davaya konu genel kurulda miras kalan payların ayrık tutulacağını, sonuç olarak İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 E. 2017/1444 K. sayılı kararının uygulanması durumunda pay oranlarının aşağıdaki şekilde olacağını; Ortağın Adı Soyadı-Ünvanı Hisse Adedi Mirasçıların el birliği ile malik olduğu paylar 4.300.400 ... 1.157.600 1.500.000 ... 1.500.000 ... 1.500.000 ... A.Ş. 42.000 Değerlendirmenin bu pay oranları üzerinden yapılarak olumlu oy kullanan pay sahiplerinin oy oranları ile olumsuz oy kullanan pay sahiplerinin oy oranlarının tekrar bu tablodaki pay adetleri üzerinden yapılması gerektiğini, bu durumda alınan kararları etkileyecek bir hususun bulunmadığının görülebileceğini, genel kurul kararının yok hükmünde olduğu tespitinin kanuna aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek koşulu ile salt murisin payının temsil edilmemesi sebebiyle genel kurulun iptaline karar verilemeyeceğini, genel kurul kararlarının kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olmayıp işbu durumun aksinin davacılar tarafından ispat edilemediğini beyanla Yerel mahkemece verilen kabul kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılıp talepleri doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali talebine ilişkindir. Mahkemece 27.12.2018 Tarihli, 2017/653 Esas ve 2018/1239 Karar sayılı karar ile; davacının 08.05.2017 tarihli genel kurul toplantısında finansal tabloların müzakeresinin 2. kez ertelenmesi talebinin TTK'nın 420. maddesine uygun olduğu, toplantıda alınan diğer kararların da finansal tabloların müzakeresine bağlı konulara ilişkin olduğundan bahisle davanın kabulüne ve toplantıda alınan tüm kararların iptaline karar verilmiş, kararın davalı vekilinin vaki istinafı üzerine Dairemizin 18.02.2021 Tarihli, 2019/747 Esas ve 2021/199 Karar sayılı kararı ile; "...TTK’nun 432’inci maddesinin birinci fıkrası “Bir pay, birden çok kişinin ortak mülkiyetindeyse, bunlar içlerinden birini veya üçüncü bir kişiyi, genel kurulda paydan doğan haklarını kullanması için temsilci olarak atayabilirler.” şeklinde düzenleme içermektedir. Gerekli karar nisabını taşımayan genel kurur kararları yoklukla maluldür (Yargıtay HGK'nun E.11-246,K.239 sayılı, 12/03/2008 tarihli kararı) İptali talep edilen genel kurul kararları oy çokluğu ile alınmıştır. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1109 E.2017/1444 K. sayılı dosyası ile oylamaya esas pay kaydına ilişkin pay defterinin önceki durumuna getirilmesine karar verildiği nazara alındığında ve kararın verildiği şekilde kesinleşmesi halinde, müteveffanın paylarından doğan oy haklarının kullanılması ve ortakların pay durumunda meydana gelebilecek değişikliğin dava konusu genel kurulda alınan kararların yokluğuna sebebiyet verebileceği gözetilerek, söz konusu dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile HMK'nın 355 ve 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, davanın yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiş, Mahkemece İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 Esas sayılı dosyasının akıbeti araştırıldıktan sonra bu kez yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulü ile davalı şirketin 08.05.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 5 numaralı kararların yoklukla batıl olduğunun tespitine karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Uyap üzerinden talep edilen yetkilendirme ile yapılan incelemeye göre İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 Esas ve 2017/1444 Karar sayılı kararının 28.04.2022 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar kesinleşme karar tarihinden sonra ise de, bu hususun sonuca bir etkisinin olmadığı, verilen karar ile davalı şirket ortağı müteveffa ...'ın paylarının mirasçıları olan şirket ortakları adına pay defterine kaydedilmesine dair yönetim kurulu kararının iptal edildiği, dolayısıyla dava konusu genel kurul toplantısında müteveffa ...'ın sahip olduğu 43.000.400 adet payın temsil edilmediği, toplantı ve karar yeter sayısı yönünden toplantıya katılan diğer ortakların yalnızca kendilerine ait olan pay adedinin nazara alınacağı, buna göre davacının 1.500.000 adet paya, dava dışı ...'ın 1.157.600 adet paya, dava dışı ... ve ...'ın 1.500.00 adet paya ve dava dışı ... A.Ş.'nin 42.000 adet paya sahip olduğu, davalı şirketin toplam 10.000.000 adet payının bulunduğu, adı geçen tüm ortakların dava konusu genel kurul toplantısına katıldıkları, TTK'nın 418. maddesi uyarınca genel kurulların, bu kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan haller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanacağı ve kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı, dava konusu 08.05.2017 tarihli genel kurul toplantısında; 2016 yılı faaliyet raporu ve finansal tabloların tasdiki, yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 2016 yılı karının kullanım şekli ve dağıtılacak kar tutarı ile YK üyelerine ödenecek ücret, ikramiye ve prim konusunda karar alındığı, açıklanan kararlar yönünden TTK'da ve davalı şirketin esas sözleşmesinde ağırlaştırılmış nisaba ilişkin bir düzenleme olmadığı, buna göre dava konusu genel kurul toplantısında toplam 5.699.600 adet payın hazır bulunduğu ve toplantı yeter sayısının oluştuğu, 2016 yılı faaliyet raporu ve finansal tabloların tasdikine ilişkin kararın; davacı ile dava dışı ...'ın toplam 2.657.600 adet olumsuz oyuna karşılık toplam 3.042.000 adet olumlu oy ile yani oyçokluğu ile alındığı, kararın yok hükmünde olmadığı, 2016 yılı karının kullanım şekli ile dağıtılacak kar tutarına ilişkin kararın; davacının 1.500.000 adet olumsuz oyuna karşılık toplam 4.199.600 adet olumlu oy ile yani oyçokluğu ile alındığı, kararın yok hükmünde olmadığı, yönetim kurulu üyelerine verilecek ücret, ikramiye ve prim gibi haklara ilişkin kararın; davacının 1.500.000 adet olumsuz oyuna karşılık toplam 4.199.600 adet olumlu oy ile yani oyçokluğu ile alındığı, kararın yok hükmünde olmadığı, yönetim kurulu üyesi ... ile ...'ın ibrasına ilişkin kararın; davacı ile dava dışı ...'ın toplam 2.657.600 adet olumsuz oyuna karşılık toplam 3.042.000 adet olumlu oy ile yani oyçokluğu ile alındığı, kararın yok hükmünde olmadığı, yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasına ilişkin kararın ise; ...'ın 1.157.600 adet payı ile kendisine ait 1.500.000 adet payın oylama dışı bırakılması ve davacının 1.500.000 adet olumsuz oyuna karşılık toplam 1.542.000 adet olumlu oy ile alındığı, oy çokluğunun sağlanamadığı ve alınan kararın yok hükmünde olduğu, bu minvalde Mahkemece yalnızca yönetim kurulu başkanı ...'ın ibrasına ilişkin kararın yok hükmünde olduğuna karar verilmesi ve diğer kararlar yönünden iptal koşullarının oluşup oluşmadığının değerledirilmesi gerekirken, hiçbir inceleme yapılmaksızın, davacının mirasen gelen pay adedi de nazara alarak ve gerekçesiz olarak alınan tüm kararların yoklukla batıl olduğunun tespitine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan dosya kapsamından; davacının, 29.03.2017 tarihinde yapılan 2016 yılı ilk genel kurul toplantısından önce davalı şirkete gönderdiği 24.03.2017 tarihli Noter ihtarnamesi ile; tarafına ibraz edilen finansal tabloların yeterince açık olmadığını, genel kurul toplantısında finansal tabloların müzakere edilebilmesi için; "yönetim kurulu üyelerine ödenen ücretlerin dökümü, avukatlara ödenen ücretlerin dökümü, ...'ın sahibi olduğu şirketlerle olan işlemlerin dökümü, kasa ve alt hesaplarının dökümü, bankalar ve alt hesaplarının dökümü, alıcılar ve alt hesaplarının dökümü, ortaklardan alacaklar ve alt hesaplarının dökümü, indirilecek kdv ve alt hesaplarının dökümü, satıcılar ve alt hesaplarının dökümü, ortaklara borçlar ve alt hesaplarının dökümü, personele borçlar ve alt hesaplarının dökümü, sermaye ve alt hesaplarının dökümü, hizmet üretim maliyeti ve alt hesaplarının dökümü, genel yönetim giderleri ve alt hesaplarının dökümü, 2016 yılı içerisinde sermaye yapısını değiştiren yönetim kurulu kararlarının fotokopisi, ortaklar pay defterinin 2016 yılında işlem gören sayfalarının fotokopisi ve aylık ücret bordrolarının fotokopisinin" tarafına verilmesi gerektiğinin ihtar edildiği, 27.03.2017 tarihinde Noter huzurunda davalı şirkete giderek ihtarnamede açıklanan belgeleri talep ettiği, davalı şirket yetkililerince davacıya faaliyet raporu, bilanço ve gelir gider tablolarının verildiği ve başkaca bir belge verme zorunluluklarının bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddedildiği, davalı şirket tarafından davacının ihtarnamesine 28.03.2017 tarihli ihtarname ile cevap verildiği ve TTK'nın 437. maddesi gereğince pay sahiplerinin incelemesi için hazır bulundurulması gereken finansal tablolar, ilgili bilgi ve belgelerin hazır bulundurulduğu ve davacıya gönderildiği beyan edilerek diğer belgelerin verilmeyeceğinin bildirildiği, ardından yapılan 29.03.2017 tarihli genel kurul toplantısında davacının finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesini ve ihtarnamede geçen belgelerin kendisine verilmesini talep ettiği, TTK'nın 420. maddesi uyarınca genel kurul toplantısının bir ay sonraya bırakılmasına ve tüm gündem maddelerinin müzakeresinin ertelenmesine karar verildiği, davacı tarafından davalı şirkete gönderilen 25.04.2017 tarihli Noter ihtarnamesi ile daha önce talep ettiği belgelerin tarafına verilmesini aksi halde 08.05.2017 tarihinde yapılacak genel kurul toplantısında finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılmasını isteyeceğini ihtar ettiği, davalı şirket tarafından bu ihtarnameye cevaben gönderilen 02.05.2017 tarihli ihtarname ile; davacıya finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verildiğinin, toplantının ikinci kez ertelenmesi talebinin dayanaksız olacağının bildirildiği ve herhangi bir belgenin verilmediği, davacının dava konusu genel kurul toplantısından önce İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/347 Esas sayılı dosyası ile davalı şirkete karşı bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talepli dava açtığı, ardından davalı şirketin dava konusu 08.05.2017 tarihli genel kurul toplantısının yapıldığı, davacı tarafından talep ettiği bilgi ve belgelerin tarafına verilmediği gerekçesi ile finansal tabloların müzakeresinin ikinci kez geri bırakılmasının talep edildiği, talebin oy çokluğu ile reddedildiği, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.06.2017 Tarihli, 2017/347 Esas ve 2017/776 Karar sayılı karar ile davanın kabulü ile davacının açıklanan ihtarnameler ile davalı şirketten talep ettiği ve ilk genel kurul toplantısında finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi talebine dayanak gösterdiği belgeler üzerinde davacıya inceleme hakkı verildiği, kararın kesin nitelikte olduğu, TTK'nın 420/2. maddesi uyarınca azlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılmasının istenebilmesinin, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olmasına bağlı olduğu, davalı şirket tarafından, davacıya ilk genel kurul toplantısından önce gönderdiği ihtarnameden itibaren finansal tabloların müzakere edilebilmesi için talep ettiği bilgi ve belgelerin, ilk genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin müzakeresinin ertelenmesine rağmen verilmediği, davacının ancak Mahkeme kararı ile ve dava konusu genel kurul toplantısından sonra talep ettiği bilgi ve belgelere ulaşabildiği, bu minvalde davalı şirketin finansal tabloların ve buna bağlı olan diğer konuların müzakeresini erteledikten sonra davacıya itiraz ettiği konularda dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verdiğinden bahsedilemeyeceği, bu nedenle davacının talebi ile dava konusu genel kurul toplantısının gündem maddelerinden olan 2016 yılı faaliyet raporu ile finansal tabloların müzakeresi ile yine doğrudan finansal tabloların müzakeresine bağlı olan gündemin; yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 2016 yılı karının kullanım şekli ve dağıtılacak kar tutarı ile YK üyelerine ödenecek ücret, ikramiye ve prim konusuna ilişkin maddelerinin de ertelenmesi gerektiği, davacının finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi talebinin reddi üzerine genel kurul toplantı tutanağına hukuki yollara başvuracağını şerh ettiği ve sonuç olarak dava konusu genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu başkanı ...'ın ibrasına ilişkin karar dışında kalan tüm kararların iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun usulen KABULÜ ile; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve 2021/179 Esas 2021/758 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2-Davanın KABULÜ İLE, davalı şirketin 08/05/2017 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan yönetim kurulu başkanı ...'ın ibrasına ilişkin kararın yoklukla malul olduğunun tespitine ve toplantıda alınan diğer tüm kararların iptaline,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak ödenen 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 396,20 TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 31,40 TL peşin harç ve 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 62,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 165,00 TL tebligat/yazışma gideri ve 1.500 TL (750,00 TL+750,00 TL) bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.665,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf vekille temsil edildiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023/2024 AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 56,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere; toplam 218,10 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01