İstanbul BAM 13. HD 2021/2307 E. 2024/580 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2307
2024/580
28 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2307 Esas
KARAR NO: 2024/580 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2020/902 Esas - 2021/989 Karar
TARİH: 18/10/2021
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 28/03/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olduğunu, davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen 16.01.2020 tarihli 5.666,00-TL tutarında Fatura, 27.01.2020 tarihli 132,43-TL tutarında Fatura ve 31.01.2020 tarihli 282,55- TL tutarında Fatura olmak üzere toplam 3 adet fatura bedelinin ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedellerini ödememesi sebebiyle faturalardaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz ederek alacak miktarı konusunda mutabakat sağlanamadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurulduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmadığını, müvekkili şirket davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet verdiğini ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket tarafından taşımadan kaynaklı dava konusu edilen fatura tutarlarının anlaşma doğrultusunda ödendiğini, davacı tarafından verilen teklifte indirim talep edildiğini ve yapılan görüşmeler sonucu taşımanın 968 Euro karşılığı 6.361,79-TL'ye yapılması konusunda mutabakata vardıklarını, daha önce taşıması davacı tarafından yapılan ürünler nedeniyle de sorun yaşanmış olduğunu davacının gümrük beyannamesindeki eksikliğinden kaynaklı müvekkili şirkete ceza ve ek tahakkuk cezaları kesildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, yetki itirazının kabulü ile davanın reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/10/2021 tarih 2020/902 Esas 2021/989 Karar sayılı kararında;".....Tarafların iddiaları doğrultusunda mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan inceleme neticesinde tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kayıtlara göre davacının davalıdan alacaklı olduğu fakat davalı kayıtlarına göre ise davalının davacıya borcunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Zira davacının fiyat farkı, sigorta ve yakıt masrafları vs. adı altında düzenlediği faturaya ilişkin davalının da kabulü gerekmekte olup, davalı bu hususu kabul etmediği gibi iade faturası düzenlediği tespit edilmiş fakat davacı kayıtlarında bu fatura yer almadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında e postada teyit edilen miktar 968,00 EURO olup, davacı tarafından bakiye bedel ile alakalı tarafların anlaştığına dair iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerekmektedir. Gelinen aşamada davacının iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı dikkate alınarak yemin delili kendisine hatırlatılmış, sunulan yemin metni davalı şirket yetkilisine tebliğ edilmiş ve şirket yetkilisi duruşmaya gelerek yemini eda etmiştir. Bu durumda artık davacının davası ile alakalı "tevehhüme itiâr yoktur" (Soyut beyana itibâr edilemez-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı gereği aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...."gerekçesi ile, Davanın reddine, Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararında, davanın reddine karar verilmiş ise de , müvekkilinin talep edebileceği alacak miktarı olarak belirlenen miktarın dışında kalan davalının kabul veya muvafakatinin gerektiği noter masrafı ve bununla birlikte taşıma hizmeti kapsamında yakıt farkı, posta hizmet bedeli, uzak mesafe teslim bedeli'nin davalının kabulü olduğuna veya arada sözleşme olduğuna dair belge sunulmaması karşısında, yerel mahkemenin bu yöndeki kararının hukuken hatalı olmakla beraber, daha evvelki dava dilekçesinde de beyan edildiği üzere TTK 21 uyarınca, ticari işletmesi bağlamında bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebileceğini, ayrıca bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayıldığını, Somut olayda da müvekkili şirket, davalı şirket adına açmış olduğu cari hesap kapsamında sağlamış olduğu taşıma hizmetlerinin karşılığında tarih ve miktarları zikredilmiş bulunan faturaları keşide ettiğini, Dava dilekçesinde ve dilekçe ekinde sunulan AWB'den dava sürecindeki taşımanın Uluslararası Havayolu ile Eşya Taşıması örneği olduğu açıktır. Bu noktada Türkiye’nin de taraf olduğu Montreal Konvansiyonu hükümleri dava konusu taşıma sürecinde uygulama alanı bulacağını,Dosya içeriğine sunulan AWB, Hava Yük Senedi olup, müvekkili şirketin yürüteceği havayolu eşya taşıma operasyonu için gerekli kayıtlar senet üzerine işlendiğini yalnızca bu belge dahi, MK uyarınca taşıyıcının davalı tarafından kendisine teslim edilen bir yükün taşınma hizmeti verilmek üzere teslim alındığını açık şekilde ortaya koyduğunu, Kaldı ki, Taşıma hizmetini sunarken herhangi bir hasarlanma/zayi/kayıp vb. zarara ilişkin veri mevcut olmadığını, zira taraflar arasındaki ihtilaf, itiraz ve savunma detaylarında da böyle bir zarar olduğuna veya yükün alıcısına ulaşmadığına ilişkin herhangi bir bilgi,veri mevcut olmadığını, Montreal Sözleşmesi III. BÖLÜM Taşıyıcının Sorumluluğu ve Hasar İçin Tazminatın Kapsamı: Madde 18 Kargonun Hasara Uğraması 1. Taşıyıcı, kargonun tahrip olması ya da kaybolması ya da kargoya zarar gelmesi durumunda uğranmış hasara karşı sadece, hasara bu şekilde uğranmasına neden olan olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumludur.Taşıyıcının meydana gelen hasar ve/veya kayıptan sorumlu tutulabilmesi için bu durumun teslimatta hemen veya teslimat sonrası alıcının bir tutanak ve yazı ekinde taşıyıcı firmaya iletmesi gerekir. III. BÖLÜM Taşıyıcının Sorumluluğu ve Hasar İçin Tazminatın Kapsamı: Madde 31 Şikayetlerin Zamanına Uygun Olarak Yapılması 1. Kontrol edilmiş bagaj ya da kargoyu teslim almaya yetkili şahıs tarafından şikayetsiz olarak alınması, bagaj ve kargonun iyi koşullarda ve sırasıyla Madde 3’ün 2. paragrafında ve Madde 4’ün 2. paragrafında anılan taşıma dokümanına ya dafarklı yöntemlerin içerdiği kayıtlara uygun olduklarına dair kesin olmayan karine teşkil eder. 2. Hasar durumunda, teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve en geç, kontrol edilmiş bagajlar durumunda alınan tarihten itibaren yedi (7) gün içerisinde ve kargo halinde de alınılan tarihten itibaren on dört (14) gün içerisinde taşıyıcıya şikâyette bulunmalıdır. Gecikme durumunda şikâyet, en geç bagaj ya da kargonun kendi kullanımına verilmiş olması gereken tarihten itibaren yirmi bir (21) gün içerisinde yapılmalıdır. 3. Her şikâyet, yazılı olmalı ve sözü edilen süreler içerisinde verilmeli ya da gönderilmelidir.4. Eğer yukarıda bahsedilen süreler içerisinde bir şikâyette bulunulmazsa, taşıyıcının kötü niyeti olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava olamaz. Dava dosyasında davaya konu taşımacılıklarla ilgili olarak herhangi bir hasar tespit tutanağı ve taşıyıcı firmaya hasar ihbarında bulunan bir belge bulunmadığını, Müvekkili şirket ..., kendi hizmet altyapısıyla taşımacılık hizmetini gerçekleştirdiğini, teslimat esnasında kargonun hasarlı veya problemli geldiğine dair, alıcı yan tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını; yine teslimat esnasında belirlenen fiyata bir itirazda bulunulmamış taşıma hizmetinin sorunsuz gerçekleştiğini, tüm bu hususlar gözetildiğinde, müvekkili şirketin davalı yana havayolu taşıma hizmeti sunduğu, söz konusu hizmete karşı MK uyarınca ücret talep etme hakkının sabit olduğu birlikte değerlendirildiğinde, taşıma hizmetine dair icra takibine konu edilen faturaları kesmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını,Taşıma hizmetinin sorunsuz gerçekleşmiş olmasından da dolayı, yurt dışı taşımacılık ile ilgili taşıma firmalarının bölge ve mesafeler değerledirilmesine göre uzak bölge olarak değerlendirilmesi gerekmekte ve buna bağlı olarak ta fiyatlandırma yapıldığını, uluslararası altyapı ve genel fiyat taşıma listesi prensibi de dikkate alındığında davaya konu taşımalar için uygulanan taşıma, navlun ücretleri de o günkü piyasa koşulları içinde tanımlanması gerektiğini, Dava kapsamında, kargoya özel müvekkili ile davalı tarafla önceden belirlenmiş özel bir fiyatlandırma da bulunmadığı için davacı/alacaklı müvekkil bakımından anlaşma koşullarına uymama söz konusu olmadığını, bu suretle abone numarası ve konşimentoların kullanımlarına bağlı olarak keşide edilen faturaları kabulden kaçınmanın hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, Müvekkili şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet vermiş ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, Bilirkişi raporunda değerlendirilen hususlar kapsamında da davacı ile davalı yan arasında e- postada teyit edilen 968,00 EURO navlun bedeline karşın, düzenlenen fatura 1.989,39 EURO karşılığı kadar olmuştur, Bu durumda, 6,5721 TL/Euro kurundan 6.361,79 TL düzenlenmesi gereken fatura 13.074,47 TL miktarlı düzenlenmiştir." şeklinde yer bulan söz konusu fatura müvekkili ile davalı arasındaki abone cari hesap sözleşmesi uyarınca yapılan taşıma işi ile ilgili olarak tanzim edilmiş olup, söz konusu sözleşmede tarafların taşıma işinin niteliği gereği olacak fiyat farklarından sorumlu olacağı kararlaştırıldığını, mevzu bahis giderler, taşıma işinin özüne etki eden değişiklikler sonucu hakkaniyete aykırı ölçüde maliyet artışı ortaya çıkması akabinde, davalı yanın gönderimine esas teşkil etmesi dolayısıyla davalı yana yansıtıldığını, ülkemizin içinde bulunduğu şartlar ortada olduğunu, ekonomik dalgalanmalar, döviz kurundaki belirsizlikler, ticari hayatın içinde bulunduğu derin buhran, enflasyon oranlarınındaki öngörülemez ciddi artış ve buna binaen alım gücünün hızla düşüş göstermesi ile içinde bulunulan pandemi döneminin kendine özgü getirdiği zorluklar neticesinde sözleşmenin yapıldığı ve ifa edildiği şartların arasındaki gider maliyet farkı göz önüne alınarak bu yansıtma yapıldığını, Davalının iade faturası kesmesi ancak taraflarca kabul edildiği taktirde hesaplaşma amaçlı düzenlenen alacaklanma veya borçlanma için düzenlenen belgeler olup, esasen TTK m.21 manasında bir iş görme veya mal ve hizmet teslimini de ortaya koymadığını, bu yönü ile ticari defterlere işlenen faturaları davalı yanın akde uygun görerek kabul ettiği ve muhasebeleştirdiği bir aşamadan sonra, bunları iade etmesinin haklı sebebini ortaya koyması gerektiği değerlendirildiğini, zira taraflar arasında çerçeve taşıma sözleşmesine göre davacının hava yolu ile taşıma işi organize ettiğinde posta hizmeti ücreti- yakıt farkı -fatura değişikliği - acil durum ücreti gibi talepleri fatura konusu edebileceği, her defasında taşıma bedeli konusunda ayrı anlaşma gerekmediği değerlendirilmesi gerektiğinden sözleşmeye aykırı taleplerin olması durumunda bunları içeren faturalara 8 gün içinde itiraz edilmesi aksi takdirde içeriğin kabul edilmesi hususu da kanun gereği olduğunu, itiraz edilmeksizin ticari defterlere işlenmiş olması, davalının faturaları kabul ettiği şeklinde yorumlanması gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2004/2189 - K. 2004/11141 - T. 11.11.2004. Kararında ;“Davalı firma davacının düzenlediği takibe konu faturaları ticari defterlerine işlemiş, daha sonra iade faturaları düzenlemiştir. Bu iade faturalarından sadece biri davacı tarafın defter kayıtlarında bulunmaktadır. Davalıya tebliğ edilen faturalara süresinde bir itirazı olup olmadığının belirlenmesi gereklidir. Davalı tarafından süresinde yapılmış bir itiraz yok ise, davalının kabul ederek defterlere işlediği faturalar için sonradan iade faturaları düzenlenmesi kendisinin yararına bir sonuç doğurmaz.”Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2009/5122 - K. 2010/2130 - T. 1.3.2010. Kararında ; " Somut olayda davalının davacı dayanağı 10.10.2005 tarihli faturayı 12.10.2005 tarihinde yevmiye defterine kaydedildikten sonra 27.12.2005 tarihinde iade faturası keserek fatura münderecatına itiraz etmesi nedeniyle bu yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği gibi (…)"Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E. 2014/3309 - K. 2015/127 - T. 13.1.2015. Kararında ; "davalının defterlerine kaydettiği faturayla ilgili iade faturası düzenlemesinin sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekir."Bahse konu kararlardan da açıkça görüldüğü üzere, iade faturası somut olayda belirtildiği gibi iade faturasının düzenlenerek faturaya itiraz edilmesi usulü Yargıtay tarafından kabul edilmediğini, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda belirtilen hususlar doğrultusunda fiyat değişiklerinin yapılmasında davalının kabul ve muvafakatinin olması gerekse de, VUK genel tebliğleri ve TK21/2 maddesine göre davalı (borçlu), takibe konu faturalara itiraz etmediğinden fatura ve içeriğini kabul etmiş sayılacağı karinesine istinaden sayın bilirkişinin faturanın içeriğine, esasa ilişkin incelemesini kabul etmediklerini, Karşı tarafça reddedilemeyerek kabul edilen ve taraflar arasında hüküm doğuran sözleşme hükümleri kapsamında davalı şirket, müvekkili tarafından kendisine tahsis edilmiş bulunan abone numarasının kullanımından doğacak her türlü bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, IATA, Uluslararası hava taşıma kuralları gereği taşıma hizmet bedelleri içerisinde yansıtma faturası niteliğinde yakıt farkı bedelleri posta hizmet bedelleri ile uzak belgelerin teslimat bedellerinin istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi taşıma hizmetinin doğal sonucu kabul edileceğinden bu bedellerinde davalı tarafından tahsili gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 10. maddesinde “Aksine sözleşme yoksa ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar...” hükmü bulunmaktadır. Davalı taraf ile yapılan abone cari hesap anlaşmasının Madde II - Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede "Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür. Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder" şeklinde ifade edilmiştir. Ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları alt başlıklı 1530/2. maddesine göre; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer" şeklinde hüküm altına alındığını, TTK 21 gereğince taraflar arasında hüküm ifade eden cari hesap abonelik sözleşmesinin, "Tarafların Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı ikinci maddesinde geçtiği üzere, müşteri konumundaki davalı, ayrıca bir ihbar ya da ihtara gerek kalmaksızın vadesinde yapılmayan ödemeler için aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödemeyi taahhüt ettiğini, kaldı ki TTK 10 uyarınca, ticari bir borcun faizi vade bitiminden itibaren işlemeye başlayacağını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki hava taşıma sözleşmesinden kaynaklı muhtelif faturalardan doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile, davacı şirketin davalı şirket hakkında 16/01/2020 tanzim tarihli faturadan kaynaklı 5.666,00 TL. fatura alacağı ve 337,24 -TL işlemiş faiz, 27/01/2020 tanzim tarihli faturadan kaynaklı 132,43 TL. fatura alacağı ve 7,33 -TL işlemiş faiz, 31/01/2020 tanzim tarihli faturadan kaynaklı 282,55 TL. fatura alacağı ve 15,22 -TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.440,77-TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe borçlunun itirazı üzerine 6.080,98 TL. Asıl alacak üzerinden istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında yazılı taşıma sözleşmesinin olmadığı, davalıya ait Fransa'dan gelecek 307,5 kg. Kargonun Türkiye'ye taşınması konusunda davacı taşıyanın 14/01/2020 tarihli e posta yoluyla davalı taşıtana gönderdiği taşıma ücreti için 968 EURO bedelli teklifin, davalı taşıtan tarafından 14/01/2020 tarihinde aynı yolla kabulü suretiyle anlaşma yapıldığı, söz konusu taşımanın 968 EURO üzerinden yürütülmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan yazışmalarla da sabit olduğu üzere; taraflar taşımanın 968 Euro bedelle yapılacağı konusunda anlaşmışlarsa da davacı taşıma ücreti, gönderi sigortası, yakıt farkı, standart dışı gönderi bedellerinden oluşan 16.01.2020 Tarihli ... Numaralı 1.989,39 EURO karşılığı olarak 13.074,47 TL. Miktarlı fatura düzenlediği, Kesilen bu faturanın taraflar arasındaki yazışmalara aykırı olduğu iddiasıyla faturanın 968 EURO karşılığı 6.361,79 TL kabul edilerek 6.361,79 TL.nin davalı tarafından ... Bankası Taksim Ticari Şubesinden 16/03/2020 tarihinde davacının hesabına havale yapılarak ödendiği, bakiye alacak kalemi yönünden ise davalı tarafça davacıya 27.01.2020 tarih ... Numaralı 6.712,68 TL bedelli fiyat farkı açıklamalı iade faturası kesilerek davalı tarafından davacıya Beyoğlu .... Noterliğinden gönderilen 28.01.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ekinde iade faturasının davacıya gönderildiği, Takibe konu 27/01/2020 tanzim tarihli 132,43 TL. Miktarlı faturanın yakıt farkı, posta hizmeti ücret alacağından kaynaklı olduğu, 31/01/2020 tanzim tarihli 282,55 TL. miktarlı faturanın ise noter masrafı alacağından kaynaklı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir ve taşıma uzmanı bilirkişilerdenoluşan heyetten rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda; Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (22.06.2020) itibariyle davacının davalıdan 6.080,98 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (22.06.2020) itibariyle davalının davacıya 6.909,57 TL borçlu olduğu, her ne kadar takip tarihinde davalının ticari defterlerinde 6.909,57 lira borçlu gözükse de davalırın davacıya düzenlemiş olduğu 27.01.2020 tarihli ... no.lu toplamda 6.712,68 TL fiyat farkı açıklamalı iade faturasının resmi defterlere 01.10.2020 tarihi itibari ile işlenmiş olduğundan davalının davacıya takip tarihi itibari ile borçlu gözüktüğü, teknik değerlendirme; davacının ticari defterlerine işlemediği, davalı yan iade faturasının 6.712,68 TL miktarında olduğu ve davacının taraflar arası e-posta yazışmasında mutabakata rağmen bu miktarı fazladan davalı yana fatura ettiği gözetilerek, davacının 6.080,98 TL asıl alacak iddiasının takip tarihi itibarı ile yerinde olmadığı belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesinde; 28/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda, " davacı ile davalı yan arasında e-postada teyit edilen 968,00 EURO navlun bedeline karşın, düzenlenen fatura 1.989,39 EURO karşılığı kadar olmuştur, Bu durumda, 6,5721 TL/Euro kurundan 6.361,79 TL düzenlenmesi gereken fatura 13.074,47 TL miktarlı düzenlenmiştir." Şeklinde yer bulan söz konusu fatura müvekkili ile davalı arasındaki abone cari hesap sözleşmesi uyarınca yapılan taşıma işi ile ilgili olarak tanzim edildiğini, söz konusu sözleşmede tarafların taşıma işinin niteliği gereği olacak fiyat farklarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, mevzu bahis giderler, taşıma işinin özüne etki eden değişiklikler sonucu hakkaniyete aykırı ölçüde maliyet artışı ortaya çıkması akabinde, davalı yanın gönderimine esas teşkil etmesi dolayısıyla davalı yana yansıtıldığını beyan etmiş ise de davacı vekilinin beyan dilekçesinde belirttiği taraflar arasında imzalanmış abone cari hesap sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmıştır.Taşıma ücretlerindeki artışın fiyata yansıtılması yönünde davacı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket ederek taraflar arasında yeni bir anlaşma yapıldığını, fiyatların revize edildiğini miktar itibariyle yazılı olarak ispatlaması gerekirken ispatlayamadığı, mahkemece, davacı vekiline yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı şirket yetkilisi, 18/10/2021 tarihli duruşmaya gelerek yemini eda ettiği ve davacının anlaşılan yazılı bedel dışında taşıma ücreti alacağı bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmakla; Mahkemece, davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01