SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2024/391 E. 2024/545 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/391

Karar No

2024/545

Karar Tarihi

21 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/391

KARAR NO: 2024/545

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/10/2023

DOSYA NUMARASI: 2023/272 Esas - 2023/675 Karar

DAVA: Tazminat

KARAR TARİHİ: 21/03/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerine ... Bankası Avcılar E5 Şubesi tarafından 11.5.2017 tarihinde Kredi Garanti Fonu( KGF ) kapsamında kredi kullandırıldığını, kredi karşılığında müvekkiline ait 6 nolu bağımsız bölüme ipotek konulduğunu, müvekkilinin davalıya bankaya olan borçlarının % 80 ini 2019 yılına kadar aksaksız yaptığını, ancak, müvekkilinin ticari hayatının pandemi sebebi ile sekteye uğradığını, bu süreçte kredi borcuna ödeme yapamadığını ve mağdur olduğunu, müvekkil gibi, başkaca bir çok kredi borcu şahısların da ödeme güçlüğü çektiği için Kredi Garanti Fonu kapsamında kullandırılmış krediler için yeniden yapılandırma imkanı tanındığını, borç yapılandırma kanunu çıktığını, kanun uyarınca ana para üzerinden yapılandırma imkanı tanındığını, müvekkilinin bundan istifade etmek için başvurduğunu, ancak davalı bankanın Avcılar E 5 şubesi görevlilerinin müvekkili kanundan istifade ettirmediklerini ve yüksek faizler çıkararak ödeme imkanını önlediklerini ve taşınmazını satışa çıkararak banka adına satın aldıklarını, müvekkilinin muaccel olan bir borcu olmamasına rağmen bu işlemden zarara uğradığını, bankaya ve CİMER'e başvurularının sonuçsuz kaldığını, davalı bankanın Beylikdüzü şubesi görevlilerinin müvekkile türlü zorluklar çıkardıklarını ve müvekkilin kredi borcunu yeniden yapılandırmasını çeşitli bahanelerle önlediklerini ve müvekkilin Antalya'daki dairesi ile aracını icra yolu ile satışa çıkardıklarını ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas ve Büyükçekmece ...icra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasından dairesini ve aracını ipotek alacaklısı davalı bankaya sattıklarını belirterek yapılandırma kanunu uyarınca, müvekkile ödeme imkanı tanımayan ve müvekkilin borcu muaccel olmadığı halde haksız ve hukuksuz işlemlerle müvekkilin taşınmazını satışa çıkararak, satın alan ... Bankasının müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyanların bilirkişi raporu ile nihai zararı belli olduğunda ek dava açmak-ıslah dilekçesi vermek üzere şimdilik 20.000,00-TL'sının satış tarihinden ticari faizi ile davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın hangi tarihli, hangi sayılı kanunun hangi maddesine dayanarak müvekkil bankanın kusurlu olduğunu iddia ettiğinin belirsiz olduğunu, davacı tarafın "borç yapılandırma kanunu" adı altında bir kanuna atıf yapmakta ise de müvekkil bankayı takip konusu alacağı yapılandırma sorumluluğu altına sokacak böyle bir kanun bulunmadığını, kastedilen 7326 sayılı Kanun olması halinde bu kanunda bankanın yapılandırma zorunluluğunu düzenleyen bir hüküm olmadığını, davacı tarafın bunun aksini iddia etmesi halinde talebinin hangi kanun maddesine dayandığını belirtmesi gerektiğini, davacının yapılandırmaya yönelik iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/10/2023 tarih ve 2023/272 Esas - 2023/675 Karar sayılı kararı ile; " Dava, davacı tarafça uğranıldığı iddia edilen zararlara ilişkin tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce HMK'nın 33. maddesi uyarınca davayı aydınlatma ödevi gereği 10/05/2023 tarihli tensip zabtının 11. Maddesi ile "HMK'nın 31. maddesi ile 119/1-ğ. bendi uyarınca dava dilekçesindeki şimdilik 20.000,00 TL olarak talep edilen miktarın hangi davacı yönünden ne kadar talep edildiğini kalem kalem miktar olarak açıklaması ve dava dilekçesinde davacıların zararına yapılan işlemleri bilgileri ile tek tek belirtmek ve taşınmaz satışına ilişkin zararı açıklaması suretiyle açık bir şekilde talep sonucu olarak bildirmesi için davacılar vekiline iş bu tensip tutanağın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacılar vekiline ihtarına" şeklinde karar karar verildiği, davanın aydınlatılması ödevi Mahkemece yerine getirilmesi gerekirken davanın somutlaştırılması yükümü taraflara ait olup; bu bağlamda tensip zaptı davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davacı vekilince tensip zaptı uyarınca sunulan beyan dilekçesinde, dava dilekçesinin yeterince açık olduğundan bahisle "bir açıklama yapma zarureti gerekmemektedir" ifadesine yer verilerek tensip zaptında açıkça belirtilen zarar kalemlerinin açıklanmasına ilişkin ara kararın ifa edilmediği tespit edilmiştir. Mevcut durumda dava dilekçesinde talep edilen miktarın hangi davacı yönünden ne kadar talep edildiğinin belirtilmemesi, davacıların zararına ve hukuka aykırı yapıldığı iddia edilen işlemlerin açıklanmaması, taşınmaz satışına ilişkin zararın açıklanmaması sebepleriyle davacı tarafça hangi işlemlerin dava konusu edildiği, ne kadar zararın oluştuğu, bu zararların oluşmasına sebebiyet veren vakıa ve delillerin neler olduğu anlaşılamamış olup; davacı tarafça "davacının uğradığı zarar ziyanların davalıdan tahsili" talep edilmiş olmakla "zarar ziyan" genel açıklaması dışında dayanılan vakıalar ile davalı tarafça gerçekleştirilen ve dava konusu edilen işlemler tespit edilememiştir. Dava konusu vakıalar ve işlemler tespit edilemediğinden taraflarca getirilme ve tasarruf ilkeleri gereğince uğranıldığı iddia edilen zarara dair delillerin toplanılması mümkün olmamıştır. Dosyada mevcut hal üzere dayanılan vakıalar ve deliller bildirilmediğinden bilirkişi incelemesi yaptırılamayacağı gibi dayanılan vakıalar ve deliller bildirilmemesinin davalı taraf açısından savunma hakkının tam anlamıyla ifasını mümkün kılmadığı ve bu durumun da delillerin dosyaya kazandırılmasını güçleştirdiği değerlendirilmiştir. Aksi bir ihtimalde dosyanın mevcut hali ile bilirkişi incelemesine tabi tutulması halinde bilirkişi tarafından celbi talep edilecek belge ve delillere davacı tarafça dayanılmadığından iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağının Mahkemece tatbiki sağlanamayacak ve bir vakıa hukuku olan 6100 sayılı HMK hükümlerinin açıkça aşılması sonucu doğacağı ve davayı somutlaştırma yükümünü verilen kesin süreye rağmen ifa etmeyen davacı tarafın HMK'nın 94/2 maddesi uyarınca kendisine tebliğ edilen ihtaratın sonucuna katlanması gerektiği kanaatiyle HMK'nın 119/1-Ğ ve HMK'nın 119/2 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-HMK 119/1-Ğ, HMK 119/2 gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının haklı bir nedeni olmadığından bozulmasını talep ettiklerini beyanla; davalının cevap dilekçesinde dava edilen alacakla ve zarar ve ziyanları ile ilgili bir itirazlarının bulunmadığını, Mahkemece açıklama istenildikten sonra yazdıkları cevaba cevap dilekçesi ve açıklama dilekçesinde dava dilekçesinin sonuç kısmındaki taleplerinin davacı ... ile ilgili olduğunu ve bu hususun dava dilekçesinin sonuç kısmında açık olduğunu, ilk derece mahkeme kararının esastan özellikle de çıkarılan muhtırada kesin mehil olmamakla usulden bu sebeplerle ve yüksek mahkemece görülecek sair nedenlerle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı ...'ün müteselsil kefili olduğu, asıl borçlu davacı şirket ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı şirketin kullandığı kredinin davalı banka tarafından yapılandırılmaması sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece davacılar vekiline açık bir şekilde talep sonucunu açıklaması için verilen kesin süreye rağmen açıklamada bulunmaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 90/1 maddesi; "Süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez." hükmünü içermektedir. Yine HMK'nın 94/2 maddesi; "(1) Kanunun belirlediği süreler kesindir. (2) (Değişik fıkra: 22.07.2020 - 7251 S.K./6. md) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." hükmünü içermektedir. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava dilekçesinin içeriği" başlıklı 119. Maddesi; "(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmünü içermektedir. Mahkemece 10/05/2023 tarihli tensip zaptı 11 nolu ara kararı uyarınca davacılar vekiline "HMK'nın 31. maddesi ile 119/1-ğ. bendi uyarınca dava dilekçesindeki şimdilik 20.000,00 TL olarak talep edilen miktarın hangi davacı yönünden ne kadar talep edildiğini kalem kalem miktar olarak açıklaması ve dava dilekçesinde davacıların zararına yapılan işlemleri bilgileri ile tek tek belirtmek ve taşınmaz satışına ilişkin zararı açıklaması suretiyle açık bir şekilde talep sonucu olarak bildirmesi için davacılar vekiline iş bu tensip tutanağın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacılar vekiline ihtarına (iş bu tensip tutanağının meşruhatlı davetiye ile tebliği suretiyle ihtarın yapılmış sayılmasına)," şeklinde dava dilekçesindeki talep sonucunu açıklaması için süre verildiği, tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davacılar vekiline 21/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili tarafından bir haftalık kesin süreden sonra 19/06/2023 tarihinde verilen beyan dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde dava dilekçesinde talep edilen 20.000,00 TL zararın taşınmazı ve aracı satılan ... olmakla ve bu husus netice-i talepte belli olmakla bir açıklama yapma zarureti gerekmediğinin ve tensip zaptında karara bağlanmış bu kesin mehilin çıkarılan muhtırada yazılmadığını beyan etmiştir. Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde yukarıda belirtilen iki davacı için dava açıldığı, dava dilekçesinin içeriğinde hangi davacı tarafından kullandığı dahi belirtilmeden ve iki müvekkili olmasına rağmen müvekkile olarak bahsettiği, ancak hangisi olduğu anlaşılmayan müvekkilinin kullandığı kredinin davalı banka tarafından yapılandırılmaması sebebiyle zarara uğradığını, müvekkile olarak belirttiği, ancak iki davacıdan kim olduğu anlaşılmayan müvekkilinin ipotek verdiği taşınmazın satıldığını, aracının satıldığını, dava dilekçesi içeriğinde araçlar ve dairenin satıldığından bahsedildiği, dilekçenin sonuç kısmında taşınmazın satılması sebebiyle zarara uğradığının belirtildiği, dava dilekçesi içeriği ile sonuç kısmının çeliştiği, davacının satılan hangi menkul veya gayrimenkuller için zarara uğradığının net bir şekilde açıklanmadığı, bunların hangi davacıya ait olduğunun belirtilmediği, taşınmaz veya araç bilgilerine yer verilmediği, genel kredi sözleşmesinin tarih ve bilgilerinin verilmediği, dava dilekçesine bunları belirleyici herhangi bir belge eklenmediği, dava dilekçesi içeriği ve sonuç kısmında davacıların isminin zikredilmediği, zarar talebinin davacılardan her biri için ne kadar miktar talep edildiğinin belirtilmediği ve her bir davacı için zarar kalemlerinin neler olduğunun belirtilmediği, davacılar vekilinin beyanının aksine dilekçenin sonuç kısmında davacı ...'ün adının geçmediği anlaşılmış ve Mahkemece yargılamanın yürütülebilmesi için HMK'nın 31 ve 119 maddesi uyarınca davacılar vekiline tensip zaptında belirtildiği şekilde süre verilmesi yerinde olmuştur. HMK'nun 119/1-ğ, 119/2, 90 ve 94. maddeleri gözönüne alındığında; dava dilekçesinde talep sonucunun açıklanmaması halinde talep sonucunun açıklanması için verilecek olan sürenin kanuni kesin sürelerden olması nedeni ile bu sürenin uzatılması mümkün olmadığından hakim tarafından sürenin kesin olduğunun belirtilmesine dahi gerek bulunmamaktadır. Buna rağmen Mahkemece tensip zaptında yasal mevzuata uygun olarak davacılar vekiline tensip ara kararının yerine getirilmesi için bir haftalık kesin süre verilmiş ve kesin süreye uyulmamasının sonuçları da açık bir şekilde belirtilmiş olup, tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiye de davacılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak davacılar vekili tarafından süresinde herhangi bir açıklama dilekçesi sunulmadığı gibi süresinden sonra verilen dilekçede Mahkeme yargılamasına uygun olmayan bir dil ve üslüpla açıklama yapma zaruretinin olmadığı beyan edilmiştir. Mahkemece de bu hususlar gözetilmek suretiyle tensip ara kararının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetli olup, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTazminattaraflarınesastanözetiistinafreddinederecesebeplerininsayılmasınaistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesininkararınınileridosyaaçılmamışiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim