SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2024/463 E. 2024/529 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/463

Karar No

2024/529

Karar Tarihi

21 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/463 Esas

KARAR NO: 2024/529 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2023/745 Esas - 2023/770 Karar

TARİHİ: 24/10/2023

DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 21/03/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından ücreti karşılığında davalı şirketin nakliye işleri gerçekleştirilmiş olup, söz konusu işler neticesinde de faturalar düzenlendiğini, düzenlenen faturalar incelendiğinde davalı yanın müvekkiline borcu bulunmakta olduğunu, ancak müvekkilinin alacaklı konumda olmasına rağmen davalı yan tarafından Üsküdar .... Noterliği'nin ... yevmiye ve 07.02.2022 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek müvekkiline 71.000,00 TL borç verildiği, söz konusu borcun banka hesaplarında da mevcut olduğu, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde borcun ödenmesi gerektiği, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edilmiş olduğunu, davalı yanın söz konusu haksız talepleri nedeniyle de taraflarınca Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye ve 25.02.2022 tarihli cevabi ihtarname keşide edilmiş olup, müvekkilinin davalı yana herhangi bir borcunun bulunmadığı ve şirkete ait banka hesap kayıtlarında yer alan kayıtların gerçeği yansıtmadığı bildirilerek haksız işlemlere son verilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, bunun üzerine davalı yan tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile 70.449,77 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin bir borcunun olmaması nedeniyle aleyhine başlatılan icra takibine konu asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek olan faize, faiz oranına ve tüm takip ferilerine 18.05.2022 tarihinde ettiiğini, söz konusu itiraz neticesinde icra takibinin durdurulması nedeniyle davalı yan tarafından İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/561 Esas sayılı itirazın iptali konulu davasının ikame edildiğini beyanla söz konusu iş ve işlemlerden kaynaklı doğan alacaklardan şimdilik 200,00 TL'sinin vade tarihinden, bu mümkün olmadığı takdirde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili aleyhine ikame edilen İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ve bu dosyaya konu alacaklar bakımından müvekkilinin davalı yana karşı borçlu olmadığının (menfi) tespitine ve icra takibine konu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına dair karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarih ve 2023/745 Esas - 2023/770 Karar sayılı kararında; "Mahkememiz 2022/984 Esas sayılı dosyasının 19/10/2023 tarihli duruşması 1 nolu ara kararı gereği davacının menfi tespit talebi yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek menfi tespit talebine ilişkin taleplerin işbu tefrik edilen dosyada değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denilmektedir. (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346) Yargıtay'ın yerleşik kararlarında belirtildiği gibi; itirazın iptali davasının genel hükümlere göre görülen bir dava olması sebebiyle borçlu takibe itirazında bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı olmadan bütün savunma sebeplerini itirazın iptali davasında ileri sürebilmektedir. Bu sebeple itirazın iptali davası açıldıktan sonra takip konusu borçla ilgili olarak borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.Hukuki yararın varlığı dava şartlarından olup, mahkemece de bu hususun resen dikkate alınması gerekmektedir. Zira menfi tespit davasında ileri sürebileceği borçla ilgili iddiasını itirazın iptali davasında savunma sebebi yapabilmekte ve savunmayla ilgili tüm delillerini gösterebilmektedir.Somut olayda dava, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi dosyasıyla aleyhine başlatılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, aynı icra takibi nedeniyle davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/561 Esas sayılı itirazın iptali davası açılmış ve bu dava devam ederken iş bu dava açılmıştır. Davacının menfi tespite ilişkin bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece husumet itirazının değerlendirilmediğini, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/561 Esas sayılı itirazın iptali davası incelendiğinde görüleceği üzere davalı tarafından 122.000,00 TL davalı müvekkili şirketin banka hesaplarına gönderilmemiş olup, ... ait banka hesabına gönderildiğini, yine davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu kısmi ödemelerin de davalı müvekkilinin banka hesabından değil, ... adına kayıtlı banka hesaplarından gerçekleştirildiğini, müvekkili ile davacı arasında bir para alışverişinin olmaması nedenleriyle müvekkiline o davada husumet düşmediğini, bu nedenlerle o davanın öncelikle husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kısmen kabulüne dair karar verilmesinin hatalı olduğunu ve bu karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, Mahkemece İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/561 Esas sayılı dosyasında birleştirme/bekletici mesele talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/561 Esas sayılı itirazın iptali davası incelendiğinde görüleceği üzere İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/984 Esas sayılı birleştirme talepli karşı menfi tespit davasının ikame edildiğini ve mahkemenin 19.01.2023 tarihli duruşmasında işbu dosyanın akıbetinin sorulmasının talep edildiğini; Mahkemenin ilgili duruşmada; "Cevap süresini kaçıran davalının işbu davayı uzatmaya matuf başka bir mahkemede menfi tespit davası açması şeklindeki durumun usul ekonomisine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla davalı vekilinin birleştirme talebinin yerinde olmadığına karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olundu." şeklinde karar verilerek birleştirme talebi değerlendirilmeksizin karar verildiğini, bu nedenlerle davacı müvekkilinin hak arama hürriyetine engel olunduğunu; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/561 Esas sayılı dosyanın kesinleşmediğini, dosyanın müvekkili aleyhine biteceğinin kesin olmadığını, bu nedenlerle en azından bekletici mesele yapılması gerektiğini, işbu dosyada temel dayanağın; "Davalı ... LTD ŞTİ firmasının sahibi ... ile anlaşarak, nakliye işinde kullanılan TYO belgesi olarak adlandırılan belgeyi, davalı ... LTD ŞTİ de kullanmak üzere anlaşmışlardır. Bu belgenin alımı için Davalı firmanın sahibine 122.000 TL banka aracılığı ile ödeme yapılmıştır." iddiası olduğunu, buna rağmen tüm ticari defterler üzerinden yapılan bir inceleme ile dosyanın karara çıktığını; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/561 Esas sayılı itirazın iptali davasında davalı ... tarafından ... banka hesabına gönderilen 122.000,00 TL'den kalan tutarın tahsilinin talep edildiğini ve tüm ticari kayıtların birbirine karıştırılarak kalan bakiyenin tahsiline karar verildiğini, bu kararın bozulacağının açık olduğunu, bu nedenlerle menfi tespit talebinin incelenmesi yerine hukuki yarar yokluğundan reddine dair karar verilmesinin doğru olmadığını; Müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, davalı ... ile dava dışı ... arasında bir para alışverişinin olmasına karşın ...'e bu dosyada bir husumet düşmemesi nedeniyle her türlü itiraz ve dava hakkının saklı olduğunu bildirmek istediklerini, davacı ile müvekkili arasında bir TYO belgesi alımı için söz konusu bir anlaşma bulunmaması nedeniyle taraflar arasında bu amaçla gerçekleştirilen bir para alışverişi de bulunmadığını, müvekkili tarafından ücret karşılığında davacı yanın nakliye işlerinin gerçekleştirildiğini, bu kapsamda taraflar arasında düzenlenen faturalar incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin yapmış olduğu taşımacılık işleri nedeniyle alacaklı konumunda olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin davacı yana bir borcunun olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını beyanla istinaf başvurusunun kabulüne, Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 70.449,77 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği ile davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, davalı tarafından takibin devamını sağlamak üzere İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/561 Esas sayılı dosyası ile 03.08.2022 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, davalı tarafından anılan davaya cevap dilekçesi sunulduğu, eldeki davanın 12.12.2022 tarihinde açıldığı, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/561 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından birleştirme talep edildiği, Mahkemece talebin reddine ve 19.01.2023 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ı maddesi uyarınca; aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte yani derdest iken aynı konu, yeni bir dava konusu yapılamaz. Zira, aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir menfaati bulunmamaktadır. Derdestlikten bahsedilebilmesi için ikinci açılan dava ile ilk açılan davanın taraflarının, konusunun yani neticei talebinin ve sebeplerinin yani dayanılan vakıaların/sebeplerin aynı olması gerekir.6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartıdır. 115. maddesi uyarınca Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.Somut dava İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış bir menfi tespit davasıdır. Tespit davası ile davalı bir şeyi yapmaya veya bir şeyden kaçınmaya mahkum edilemez, sadece taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu ya da tereddütlü olan içeriği tespit edilir. Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlike veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini ispat etmelidir. Tespit davası ile elde edilecek hukuki koruma başka bir yolla veya başka bir davayla sağlanabiliyorsa, davacının tespit davası açmasında hukuki bir yararı yoktur. Bir dava içerisinde iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar tespit davasının konusu olamaz. (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 2011, s.300-302) Somut olayda davacı tarafından bu dava ile ileri sürülen iddialar, aynı takip dosyası nedeniyle daha önce açılmış olan itirazın iptali davasında savunma olarak ileri sürülmüştür. Mahkemece itirazın iptali davasında bir hüküm verilebilmesi için davalının (bu dosya davacısı) davacıya borçlu olup olmadığı, yani bu davanın konusu incelenecek olup nihayet yapılan bu incelemeye göre bir karar verilmiştir. Dolayısıyla davacının ayrıca borçlu olmadığının tespiti yönünde menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. İlk derece mahkemesinin bu gerekçesi usul ve yasaya uygun ise de, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/561 Esas sayılı dosyası ile bu davanın taraflarının ve talep sonucunun farklı olduğu ( davacı ve davalı sıfatları farklıdır), bu minvalde derdestlik söz konusu olmayacağından hükümde davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarih ve 2023/745 Esas - 2023/770 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 2-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Tefrik ile açılan dosyada harç yatırılmamış olduğundan karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvuru ve 427,60 TL maktu karar harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 30,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 2023/2024 e göre hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Kullanılmayan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 9-Davacı tarafından sarf edilen 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 160,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam 1.385,5‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTespitSatımdanusuldenkaldırılmasınataraflarınMenfiKaynaklanan)özetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiyönündensavunmasınınsebeplerimahkemesinin(Ticarikararınınusulenilerikabulüdosyaiddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim