SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2024/448 E. 2024/528 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/448

Karar No

2024/528

Karar Tarihi

21 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/448 Esas

KARAR NO: 2024/528 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2022/455 Esas - 2023/922 Karar

TARİHİ: 21/11/2023

DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 21/03/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş. (eski unvanı ... A.Ş) arasında Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, 17/08/2014 tarihinde Kayseri'de meydana gelen maddi hasar ve yaralanma ile sonuçlanan kaza nedeniyle ... tarafından Melikgazi Belediyesi Başkanlığı ve müvekkili şirkete karşı Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/314 esas sayılı dosyası ile maddi tazminat talebinde bulunulduğunu, davanın kabulü üzerine davacının Kayseri ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve müvekkili şirketin 37.086,76 TL tutarında ödeme yaptığını, 24/11/2014 tarihinde davalı sigorta şirketinin ihbar edildiğini ve davalı sigortacı tarafından hasar dosyası oluşturulduğunu, poliçede 10.000 Amerikan Doları/USD muafiyet hükmü düzenlendiğini, poliçede aksi hüküm bulunmadıkça dövize endeksli olarak düzenlenen poliçelerde genel uygulamanın, hasarın meydana geldiği tarihteki kurun esas alınması şeklinde olduğunu, hasar tarihindeki efektif satış kuruna göre 17.144,40 USD ödenmesi için müvekkili şirketçe davalıya ödeme yapılması yönünde Beşiktaş ... Noterliğine ihtarname düzenlendiği ve davalıya tebliği edildiğini beyanla her türlü karşı dava ve sair talepleri saklı kalmak kaydıyla, Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/314 Esas sayılı dosyası üzerinde ... tarafından açılan dava neticesinde; müvekkili şirket tarafından ödenen toplam 7.144,40 USD sigorta tazminatı alacağının, müvekkili şirket tarafından Kayseri ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan ödemenin karşı tarafa bildirildiği tarihten itibaren işlemiş yasal gecikme faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dosyasına konu edilen hususun zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin dava öncesinde eksik evrak nedeni ile temerrüde düşmediğini, davacı yanın açmış olduğu dava tarihi 06/07/2022 tarihi olup yapmış olduğu ödeminin de 37.086,76 TL olduğu sabit olmakla bu miktar için 06/07/2022 tarihiden itibaren yasal faiz isteyebileceği hususunun açık olduğunu, davacının ödediği miktardan fazlasını talep edemeyeceğini beyanla iş bu davanın zamanaşımı nedeni ile aksi halde esastan reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarih ve 2022/455 Esas - 2023/922 Karar sayılı kararında;"Dava; sigorta poliçesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından, taraflar arasında Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesinin düzenlendiğini, bu poliçe ile üçüncü şahısların bedeni zararlarının teminat altına alındığı, dava dışı ... yapılan ödemenin tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.Bilindiği üzere yargılamayı yapan mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Somut olayın incelenmesinde davaya konu Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesinin 14.6 ve 14.7 maddelerinde; poliçenin Birleşik Arap Emirlikleri yasalarına tabi olduğu ve BAE yasalarına göre yorumlanacağı, BAE münhasır yargı yetkisine tabi olduğu belirtildiğinden, Türk Mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmadığı anlaşılmış olup davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, " 6100 sayılı Yasanın 114/1-a maddesi ve 115/2.maddesi gereğince Türk Mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından davanın usulden reddine," karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.11.2023 tarihli ve 2022/455 E. 2023/922 K. sayılı ilamı ile; somut uyuşmazlıkta Birleşik Arap Emirlikleri mahkemelerinin münhasır yargı yetkisine sahip olduğundan ve Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verildiğini, mahkeme kararının muhtelif bakımlardan hukuka aykırılıklar içerdiğini, bu bağlamda kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi maksadıyla işbu istinaf başvurusunda bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Mahkemenin somut uyuşmazlıkta esas alınacak sigorta poliçesi maddelerini ve bu doğrultuda, somut uyuşmazlık bakımından görevli/yetkili olan mahkemeleri yanlış tayin ettiğini, müvekkili ile davalı arasında 30.04.2013 (12:00) – 30.04.2015 (12:00) vadeli ve ... numaralı Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesinin düzenlendiğini; Müvekkili şirketle davalı sigorta şirketi arasında imzalanan işbu poliçeyle üçüncü şahısların malları, zararları ve üçüncü şahıslara gelebilecek olan bedeni zararların teminat altına alındığını, söz konusu poliçe ve poliçenin Türkçe tercümesinin dosyada mübrez olduğunu, 17.08.2014 tarihinde Kayseri’de meydana gelen, maddi hasar ve yaralanma ile sonuçlanan kaza nedeniyle ... tarafından Melikgazi Belediyesi Başkanlığı ve müvekkili şirket aleyhine Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/314 E. Sayılı dosyası ile açılan dava ile maddi tazminat talebinde bulunulduğunu, davanın kabulü üzerine davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine Kayseri ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve müvekkili şirket tarafından ilgili icra dosyasına 07.07.2017 tarihinde 37.086,76 TL tutarında ödeme yapıldığını;Müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş. arasında 30.04.2013-30.04.2015 vadeli ve ... numaralı Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi kapsamında; Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/314 E. Sayılı dosyası üzerinden ... tarafından açılan dava neticesinde; müvekkili şirket tarafından ödenen 13/393912 numaralı hasar dosyasına ait toplam 7.144,40 USD (YedibinYüzkırkdört Amerikan Doları Kırk Cent) sigorta tazminatı alacağının, davalıdan tahsili talebiyle huzurdaki dosyanın açıldığını, Yerel Mahkemenin uyuşmazlık konusu sigorta poliçesinde, yetkili mahkemelerin Birleşik Arap Emirlikleri mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını belirterek huzurdaki uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından bahisle davayı usulden reddettiğini;Yerel mahkemenin taraflar arasındaki poliçe ve bu bağlamda poliçeden doğacak uyuşmazlıklardaki yetkili Mahkemeyi yanlış tayin ettiğini, müvekkili ile davalı taraf arasında akdedilen poliçenin Genel Sorumluluk Sigorta Poliçe Slibi (Özel şartlar niteliğinde) ve Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası (Genel şartlar niteliğinde)'ndan oluştuğunu, huzurdaki olayın; 17.08.2014 tarihinde Kayseri'de meydana gelen kazanın maddi hasar ve yaralanma ile sonuçlanması, zarara uğrayan 3. kişinin hasar bedelini müvekkilinden tahsil etmesi, şirketin ise davalı tarafla akdettiği Genel Sorumluluk Sigortası kapsamında bahsi geçen bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsil etme talebinden ibaret olduğunu, bu doğrultuda, müvekkili şirketin yargılamanın başlangıcından beri alacak talebini 30.04.2023 (12.00) - 30.04.2015 (12.00) vadeli ve .../ ... numaralı Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesine dayandırdığını;İşbu poliçenin taraflarınca mahkemeye ibraz edilen ıslak imzalı aslında,, "Yargılama Yetkisi : Türkiye yargı ve mahkemeleri" şeklinde poliçeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, Mahkemenin 21.11.2023 tarihli kararında, taraflar arasındaki Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesinin incelendiğini, bu poliçenin 14.6 ve 14.7 maddelerinde yetkili mahkemelerin Birleşik Arap Emirlikleri olarak tayin edildiğini ifade ettiğini ancak 14.6 ve 14.7 maddelerinde Birleşik Arap Emirlikleri mahkemelerinin yetkilendirildiği belgenin Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi Slibi değil, işbu poliçenin genel şartları niteliğinde olan Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası başlıklı belge olduğunu, dosyada sundukları ve her ikisi de ıslak imzalı olan Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi Slibi belgesinin hem Türkçe hem de İngilizce dokümanları incelendiğinde, her ikisinde de yetkili mahkemelerin "Türkiye yargı ve mahkemeleri" olarak tayin edildiğinin açıkça anlaşılacağını, ilgili belge incelendiğinde poliçedeki maddelerin numaralandırma yöntemi yerine başlıklandırma yöntemi ile sınıflandırıldığını bu bağlamda 14.6 ve 14.7 şeklinde maddeleri dahi olmadığının açıkça görüleceğini;Tüm bu izah edilenler ışığında, Yerel Mahkemenin istinaf konusu kararında 2 adet somut hataya yer verdiğini, 21.11.2023 tarihli kararında; "Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesinin 14.6 ve 14.7 maddelerinde; poliçenin Birleşik Arap Emirlikleri yasalarına tabi olduğu ve BAE yasalarına göre yorumlanacağı, BAE münhasır yargı yetkisine tabi olduğu belirtildiğinden," şeklinde bir ifadeye yer verdiğini, Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi Slibi incelendiğinde, Poliçede Türk Mahkemelerinin yetkilendirildiğinin ve 14.6 ile 14.7 şeklinde numaralandırılmış maddeler dahi olmadığının sabit olduğunu;Mahkemenin "Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi" ifadesini sehven kullandığı ve esasında Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası başlıklı belgeyi kastettiği, işbu belgenin 14.6 ve 14.7 maddelerinde de Birleşik Arap Emirlikleri mahkemelerinin yetkilendirildiği hiçbir koşulda somut uyuşmazlık bakımından Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası belgesinin uygulama alanı bulacağını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için farz edilse dahi bu değerlendirmenin de açıkça hatalı olduğunu, müvekkili şirketin, dava dilekçesinden itibaren tüm taleplerini 30.04.2023 (12.00) - 30.04.2015 (12.00) vadeli ve ... numaralı Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesine dayandırdığını, taraflar arasındaki Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesinin genel şartları niteliğinde olan Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası belgesinden kaynaklanan hiçbir talebinin olmadığını; Karşı tarafın uyuşmazlığın Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesinden kaynaklandığına yönelik hiçbir itirazının olmadığını, ayrıca karşı tarafın da, genel şartlar niteliğindeki Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası belgesine yönelik hiçbir iddia öne sürmediğini, yargılama esnasında alınan tüm bilirkişi raporlarında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesinden kaynaklandığının açıkça tespit edildiğini ve genel şartlar niteliğindeki Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası belgesine yönelik hiçbir tespit yapılmadığını, netice olarak, Mahkemenin referansta bulunduğu Poliçe ile belgenin kararda yer verilen içeriğinin birbiriyle uyuşmadığını, Mahkemenin esasında Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası belgesini kastettiği farz edilse dahi, poliçenin genel şartları niteliğinde olan bu belgeye ilişkin yargılamanın karar aşamasına kadar, ne tarafların herhangi bir talepte bulunduğunu ne de Mahkemenin işbu genel şartlar hakkında bir değerlendirme yaptığını, Mahkemenin kanaati bu yöndeyse, kararında kanaatini gerekçelendirilecek hiçbir argümana yer vermediğini, bu bağlamda, Mahkeme kararının her iki bakımdan da hatalı olduğunun aşikar olduğunu;Poliçedeki özel şartlar, genel şartlara nazaran öncelikli olarak uygulanacağından, somut uyuşmazlık bakımından yetkili mahkemelerin Türk Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sigorta poliçesi 2 dokümandan oluşmakta olup bu belgelerden; Genel Sorumluluk Sigorta Poliçe Slibi başlıklı olan özel şartları, Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası başlıklı olanın ise genel şartları ihtiva ettiğini, poliçedeki özel şartların genel şartlara nazaran öncelikli olarak uygulandığını, özel şartlar niteliğindeki Genel Sorumluluk Sigorta Poliçe Slibinde ise, poliçeden doğacak uyuşmazlıklara ilişkin olarak Türk mahkemelerinin yetkili kılındığının açıkça belirtildiğini, iki Türk vatandaşı veya tüzel kişiliği arasındaki sözleşmeye kural olarak Türk Hukuku uygulanacağının açık olduğunu, Genel Sorumluluk Sigorta Poliçe Slibinde de aynı yönde bir düzenleme yapılmış olup uyuşmazlığın çözümünde Türk mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin bir ihtilaf bulunmadığını; Mahkemece verilen kararın gerekçelendirilmediğini, tarafların karşılıklı ve birbiriyle uyumlu iradesinin, aralarında akdettikleri poliçeden doğacak uyuşmazlıkların çözümünde Türk Mahkemelerinin yetkili olduğu yönünde olduğunu beyanla; tehiri icra talepli istinaf başvurusunun kabulüne, Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, üçüncü kişinin uğradığı zarar nedeniyle ödenen tazminatın Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi kapsamında olduğundan bahisle poliçenin tarafı olan davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile aralarında 30.04.2013 ila 30.04.2014 tarihlerini kapsayan Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesinin akdedildiğini, bu sigorta poliçesi ile üçüncü kişilerin mallarına ve bedenlerine gelecek olan zararların teminat altına alındığını, Kayseri ilinde gerçekleşen bir kaza nedeniyle dava dışı ... tarafından aleyhine tazminat davası açıldığını ve Mahkemece verilen kararın icra takibine konulduğunu, icra dosyasına 37.086,76 TL ödendiğini, yapılan bu ödemenin sigorta poliçesi kapsamında olduğunu ve davalı tarafından karşılanması gerektiğini beyan ederek 7.144,40 USD alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davanın zamanaşımına uğradığını, davadan önce temerrüde düşürülmediğini, davacı tarafından TL ödeme yapıldığını ve USD olarak talepte bulunulamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davada Türk Mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacı tarafından davanın dayanağının 30.04.2013 ila 30.04.2014 tarihleri arasında geçerli Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi olarak gösterildiği, dava dilekçesi ekinde yabancı dilde düzenlenen Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi Slibi ile Türkçe tercümesinin ibraz edildiği, ayrıca Kamu ve Ürün Sorumluluk Sigortası başlıklı sözleşmenin de yabancı dilde olan aslı ile Türkçe tercümesinin ibraz edildiği, davalı tarafından ise cevap dilekçesi ekinde uyuşmazlığa uygulanması gereken poliçe olarak taraflar arasında düzenlenmiş Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin ibraz edildiği, bu poliçenin Türkçe olarak düzenlendiği, poliçe numarasının ... ve geçerlilik tarihinin 30.04.2013 - 30.04.2014 olduğu, davacı tarafından bu poliçede imzalarının bulunmadığı ve poliçeyi kabul etmediklerinin beyan edildiği, Mahkemece Genel Sigorta Sorumluluk Poliçe Slibinin 14.6 ve 14.7 maddeleri ile poliçeden kaynaklanan uyuşmazlıklar yönünden Birleşik Arap Emirlikleri Mahkemelerinin yargı yetkisine sahip olduğu gerekçesi ile incelemeye konu kararın verildiği, davacı tarafından iddiasına dayanak olarak dosyaya ibraz edilen Genel Sigorta Sorumluluk Poliçesi Slibi'nde 14.6 ve 14.7 maddelerinin bulunmadığı, sigorta poliçesinin davanın tarafları arasında akdedildiği, yargılama yetkisinin karşısında "Türkiye yargı ve mahkemeleri" açıklamasının olduğu, Mahkemece bahsedilen 14.6 ve 14.7 maddelerinin Kamu Ürün ve Sorumluluk Sigortası Sözleşmesinde olduğu, davacının iddiasını bu sözleşmeye dayandırmadığı gibi davalı tarafın da taraflar arasındaki uyuşmazlığa bu sözleşmenin uygulanması gerektiğine dair bir savunma sebebi ileri sürmediği, bu noktada esasen davalı tarafça dosyaya başka bir poliçe ibraz edilmiş ve davacı tarafından bu poliçenin kabul edilmemiş olması karşısında Mahkemece öncelikle taraflar arasındaki bu ihtilaf yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirse de, davalı tarafından ibraz edilen Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi'nin Yargı Klozu başlıklı kısmında; "... İş bu sigorta Türk Mahkemelerinde yapılacak tazminat talepleri bakımından teminat sağlar." şeklinde bir açıklamanın bulunduğu, dolayısıyla her ne kadar Mahkemece davalı tarafından sunulan poliçenin geçerli olup olmadığı değerlendirilmemiş ise de, uyuşmazlığa tarafların sundukları poliçelerden hangisinin uygulanacağı kabul edilirse edilsin uyuşmazlıkta Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunun açık olduğu, bu minvalde Mahkemece davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken, uyuşmazlık ile ilgisi bulunmayan sözleşme maddelerine dayanılarak davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarih ve 2022/455 Esas 2023/922 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a4 maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenkaldırılmasınaTazminattaraflarınKaynaklanan)özetiHizmetkararistinafderecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiiadesinesavunmasınınsebeplerimahkemesinin(TicariNiteliktekikararınınSözleşmesindenilerikabulüdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim