SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2022 E. 2024/497 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2022

Karar No

2024/497

Karar Tarihi

14 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2022 Esas

KARAR NO: 2024/497 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2021/83 Esas - 2021/728 Karar

TARİHİ: 28/09/2021

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 14/03/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı yan arasında kurulan ticari ilişki neticesinde, taraflar arasında 22/07/2020 tarihinde müvekkili şirketin kalan alacaklanna binaen cari hesap mutabakatı imzalandığını, ve davalının 23.824,00-TL borcu olduğunu kabul ettiğini, taraflar arasında imzalanan mutabakat sonrasında, davalının 6.000.00-TL ödeme yaptığını ancak kalan tutar için hiçbir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında yapılan mutabakat ve 6.000,00-TL tutarındaki kısmi ödemeye rağmen davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yapılan itirazın davalının açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, tarafların yaptığı arabuluculuk görüşmelerinin de olumlu sonuç vermediğini, Açıklanan nedenlerle; haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı yanın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesinin arz ve talep edildiği...” görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile davacı şirket yetkilisi ... arasında yapılan görüşme ve anlaşma çerçevesinde alınan ürünlerden son kullanma süresi geçenlerin davacı şirkete iadesi konusunda mutabakat varıldığını fakat son kullanma süresi geçen ürünleri iadesi zamanı geldiğinde davacı şirketin söz konusu ürünleri geri almayarak haksız ve hukuka aykırı tavır ortaya koyduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında yaşanan ihtilafların giderilmesi konusunda davacı şirket yetkilisi olduğu betirtilen ... ismindeki bir kişi ile müvekkil ... arasında ihtilafın giderilmesi konusunda 10/09/2020 tarihli “ürün alım sözleşmesinin" yapıldığını, bu sözleşme sonrasında müvekkilinden 6.0000,00-TL alınmasına ve yeni siparişler gönderileceği belirtilmesine rağmen yeni ürün gönderilmediği gibi iade alınması gereken ürünlerin de müvekkilinden iade alınmadığını, davacı şirketin 10/09/2020 tarihli sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilini mağdur ettiğini, açıklanan nedenlerle; haksız davanın reddi ile, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesinin arz ve talep edildiği...” görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 28/09/2021 tarih 2021/83 Esas - 2021/728 Karar sayılı kararında; "Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 17.824,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 17.824,14 TL asıl alacak olduğu, taraf ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı, son kullanma tarihi geçen ürünlere ilişkin gıda mühendisi bilirkişi eklenebileceği, ancak borç bakiyesinin daha önceki tarihlerde oluştuğu belirtilmiştir. Taraf ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, karşılıklı mutabakata varıldığı, davalının 23.824,00 TL borçlu olduğunu kabul ettiği ve 6.000,00 TL ödeme yaptığı, buna rağmen iade alınması gereken ürünlerin olduğuna ilişkin savunmasının dinlenemeyeceği, ticari defterler delil niteliğinde olup HMK'nun 222. Maddesi de dikkate alındığında davacı tarafın alacaklı olduğunun ispatlandığı anlaşılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 17.824,00TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, "Davanın KABULÜ ile; davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 17.824,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, Hükmedilen alacağın %20'i olan 3.564,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesinin müvekkili aleyhine verdiği kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, Müvekkili ile davacı şirket arasında çeşitli tarihlerde yapılan gıda ürünleri satışlarının mevcut olduğunu; müvekkili ile davacı şirket yetkilisi ... arasında yapılan görüşme ve anlaşma çerçevesinde alınan ürünlerden, son kullanma süresi geçenlerin davacı şirkete iadesi konusunda mutabakata varıldığını; fakat son kullanma süresi geçen ürünlerin iadesi zamanı geldiğinde, müvekkilinin tüm ısrar ve talebine karşılık, davacı şirketin söz konusu ürünleri geri almayarak haksız ve hukuka aykırı tavır ortaya koyduğunu; müvekkilinin davacı şirket tarafından iki açıdan mağdur edilmiş bulunduğunu; birincisi son kullanma tarihleri geçmiş olan ve davacı şirketçe iade alınması gereken ürünlerin geri alınmadığını, ikincisi de ürünler geri alınmadığı gibi müvekkili tarafın müşterilerine zamanında satışını yapması gereken yeni tarihli ürünlerde müvekkile verilmeyerek, müvekkilinin belirttikleri iki açıdan, davacı şirket tarafından zarara uğratılarak, mağdur edildiğini; ilk derece mahkemesi tarafından taraflar arasında yaşanan iki ana ihtilaf konusu ekseninde hukuki ve mali tespit ve değerlendirme yapılarak, hukuki ihtilafın çözüme kavuşturulması gerekirken, ilk derece mahkemesi söz konusu ihtilaf konularında gerekli ve yeterli araştırma yapmadan karar vererek, müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu; ilk derece mahkemesine rapor sunan bilirkişi ...'un yaptığı değerlendirmede, ticari teamüller gereği, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin geri alınması gerektiği yönünde tespitte bulunulduğunu; bu durumda son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin belirlenerek, söz konusu ürünlerin iade alınmaması ve yerine yeni ürün verilmemesi nedeniyle müvekkili açısından ortaya çıkan zararın belirlenerek, alacak hesabının bu veriler ışığında değerlendirilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin bu durumu göz ardı ederek verdiği kararın eksik ve hukuka aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesine sundukları cevap dilekçesinde de belirttikleri şekliyle, müvekkili ile davacı şirket arasında yaşanan ihtilafın giderilmesi konusunda davacı şirket yetkilisi ... isimli şahıs ile müvekkili ... arasında görüşmeler yapıldığını ve bu görüşmeler sonucunda taraflar arasında yaşanan ihtilafın giderimi konusunda 10.09.2020 tarihli "Ürün Alım Sözleşmesi" yapıldığını; söz konusu sözleşme sonrasında müvekkilinden 6.000,00 TL alınmasına ve yeni siparişlarin gönderileceği belirtilmesine rağmen, sözleşme gereğince yeni ürün siparişleri gönderilmediği gibi, iade alınması gereken ürünlerin de müvekkilden iade alınmadığını; ilk derece mahkemesi kararında cevap dilekçelerinde ortaya koydukları bu durumun değerlendirilmediğini ve bu duruma müvekkili lehine bağlanacak hukuki unsurların ilk derece mahkemesi tarafından eksik bırakılarak hukuka aykırı karar verildiğini, Davacı şirketin, 10.09.2020 tarihli taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı davranarak müvekkili mağdur ettiğini; müvekkili, davacı şirketten ... marka ürünleri almakta ve özellikle ... marka ürünlerin satışı ve pazarlanması konusunda faaliyet yürüttüğünden, söz konusu ... marka ürünlerin müvekkile sözleşme gereği zamanında verilmemesinden kaynaklı, müvekkilinin ayrıca bir ticari zarar ve kaybı söz konusu olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, itirazları doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak istemleri doğrultusunda davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 09/10/2020 tarihinde 23.824,14-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalı itirazı üzerine takibin durduğu, davacının 17.824,00-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali davası açtığı, takip dayanağının cari hesap mutabakatı ve cari hesap ekstresi olduğu görülmüştür. Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ve davalı tarafından da inkar edilmeyen mutabakata göre, davalının 22/07/2020 tarihi itibariyle davacıya 23.824,14-TL borçlu olduğu hususunda davacı ile mutabık olduğunu beyan ettiği, mutabakat altında davalının kaşe ve imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece taraf defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi tarafından taraf defterlerinin uyumlu olduğu, takip tarihi itibariyle davalının kendi defterlerine göre davacıya 17.826,15-TL borçlu göründüğü, davacının takip tarihi itibariyle kendi defterlerine göre davalıdan 17.824,14-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiş, mahkemece rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; tarafların son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin iadesi ve davalıya yeni ürün teslimi hususunda anlaştıkları, bu anlaşmaya istinaden davacıya 6.000,00-TL ödenerek borcun kapatıldığı, buna rağmen davacının ürün iadesini kabul etmediği, yeni ürün de teslim etmediği, davalının bundan doğan zararının hesap edilmesi gerektiği, mahkemece eksik inceleme yapıldığı yönündedir. Davalının cevap dilekçesinde de ileri sürdüğü bu savunmaların dayanağı olarak dosyaya sunduğu 10/09/2020 tarihli ürün alım sözleşmesi başlıklı belge incelendiğinde; belge altında davacının kaşe ve imzasının bulunmadığı, yine metin içerisinde davacının davalıdan son kullanma tarihi geçmiş ürünleri iade alacağına dair açık bir düzenleme bulunmadığı; ancak metnin 1 ve 2 maddelerinde iade kotasının; sözleşmede belirtilmemiş ürün grupları için %2, ... marka ürünler için; atıştırmalıklarda %2, Uht süt ürününde %1, içeceklerde %2, bulgurda %1 oranını aşmayacağı düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmıştır. Mahkemece dosyaya sunulan bu metin ile ilgili davacının beyanının alınmamış olması isabetsiz olmuş ise de, bu metnin davacıyı bağladığı kabul edilse dahi, davalının davacıdan satın aldığını ve iadesi gerektiğini ileri sürdüğü son kullanma tarihi geçmiş ürünler bulunduğuna dair hiçbir delil sunmadığı, yine davacının ürün iadesi kabul etmediği yeni ürün de vermediği iddia olunmasına rağmen, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş, davacıya tebliğ edilmiş ve davalı defterlerine işlenmiş herhangi bir iade faturası da mevcut olmadığı, öte yandan davacının varlığını iddia ettiği ürün alım sözleşmesinin tarihinin, 22/07/2020 mutabakat tarihinden sonra olduğu, metinde sözleşmenin geçmişe etkili olacağına dair bir düzenleme yer almadığı, buna göre davacının her iki taraf defterlerinde kayıtlı olan satış faturalarından bakiye 17.824,14-TL alacağı olduğunu ispatladığı, davalının aksi yöndeki savunmalarını ispatlayamadığı, mahkemece taleple bağlı kalınarak 17.824,00-TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.217,56-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 305,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 912,56‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

iptalinesürülenSatımdantaraflarınesastanKaynaklanan)İptaliözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin(Ticarikararınınilerikabulüdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim