İstanbul BAM 13. HD 2024/429 E. 2024/488 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/429
2024/488
14 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/429 Esas
KARAR NO: 2024/488 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/1211 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 11/01/2024
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili tarafından davalı yana fatura karşılığı bir kısım ürünlerin satılarak ürünlerin teslim edildiği; buna rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığından bahisle açılan davanın kabulü ile alacağı karşılayacak miktarda borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/01/2024 tarih 2023/1211 Esas sayılı kararında; ".... Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde mahkememize sunulan faturalar tek taraflı olarak düzenlenmiş olup söz konusu faturalar dava konusu alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat oluşturmaya yeterli değildir. Davacı tarafça faturaya konu malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiği hususu dosyadaki delillerle ispat edilemediğinden davalının para borcunun doğduğunun bu aşamada kabulünün mümkün olmaması ve talep edilen alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiğinden yaklaşık ispat ölçütü yerine getirilmediğinden davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...."gerekçesi ile, İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 11/01/2024 tarihli ara kararda; "Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde mahkememize sunulan faturalar tek taraflı olarak düzenlenmiş olup söz konusu faturalar dava konusu alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat oluşturmaya yeterli değildir. Davacı tarafça faturaya konu malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiği hususu dosyadaki delillerle ispat edilemediğinden davalının para borcunun doğduğunun bu aşamada kabulünün mümkün olmaması ve talep edilen alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiğinden yaklaşık ispat ölçütü yerine getirilmediğinden davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verildiğini, işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece her ne kadar sunulan faturaların alacağın varlığı ve miktarına ilişkin yeterli kanaat oluşturacak belgeler olmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddedilmiş olsa da huzurdaki davaya konu alacağı ortaya koymak amacıyla Yerel Mahkemeye davalı-borçlu şirkete satıp teslim ettikleri mallar karşılığında kesilen ve borçlu tarafça itiraz edilmeyen, usulüne uygun olarak tutulan ticari alım satımı gösterir elektronik faturalar sunulduğunu, yerel mahkemece yapılacak olan inceleme ile de davalı-borçlu şirketin huzurdaki davaya konu alacağın dayanağı olan faturalara itiraz etmediği açıkça görüleceğini, ticari fatura olarak düzenlenen faturalarda iptal işlemi, faturanın alıcıya iletildiği tarihten itibaren 8 günlük süre içinde e-Fatura sistemi içinden “Ret Uygulama Yanıtı” ile yapıldığını, e-Fatura iptal işlemlerinde 8 günlük sürenin tespiti e-faturanın alıcıya iletilme tarihinden itibaren başladığını, iptal işlemi her durumda 8 günlük süre içinde yapıldığını, Müvekkili şirketçe taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı devamlı olarak, davalı-borçlu şirkete satılıp teslim edilen mallara karşılık elektronik ortamda faturalar kesilmiş yine işbu faturalar e fatura kullanma mükkellefi olan davalı-borçlu şirkete elektronik portal üzerinden tebliğ edildiğini, kendisine dosya kapsamında mevcut takibe dayanak faturalar uzunca bir süre önce ve her satılıp teslim edilen mal karşılığı devamlı olarak kesilip tebliğ edilmiş olmasına karşın, davalı-borçlu tarafça işbu faturaların hiçbir zaman itiraz ve iptali talep edilmediğini, bu da davalı-borçlu şirkete satılıp teslim edilen mallar karşılığı takibe dayanak dosya kapsamında sunulan faturaların kesildiğini açıkça ortaya koyduğunu, dosya kapsamında sunulan faturalar incelendiğinde, yine müvekkili şirkete ve davalı borçluya ait ticari defter ve kayıtlar ile celp edildiğinde işbu husus açıkça görülecek olmasına karşın yerel mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin eksik inceleme ile alacağın varlığı hakkında yeterli kanaat uyanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, Davalının yerel mahkeme huzurunda görülmekte olan yukarıda esas numarası yazılı davaya konu icra takibine karşı yaptığı itiraz; haksız, hukuki dayanaktan yoksun ,tamamen takibi durdurmaya ve müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olmak amacıyla yapılan bir itiraz olduğundan ve davalının arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya asla yanaşmadığı açıkça ortada olduğundan, müvekkili şirketin davalı - borçlunun mallarını kaçırması dolayısıyla alacağına kavuşamayacağına dair ciddi endişeleri bulunduğunu, işbu nedenlerle yerel mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmemesi davalı-borçlu şirketin malları kaçırması ve müvekkili şirketin alacağına kavuşamaması sonuçlarını doğuracağını, İşbu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ve Yargıtay uygulamaları doğrultusunda faturalarda belirtilen malların alıcıya teslim edildiği ve müvekkilinin takibe ve huzurdaki davaya konu alacağının varlığı açık olduğundan ve işbu husus tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek açıkça görülecekken eksik inceleme ile alacağın varlığı hakkında yeterli kanaat uyanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin Yerel Mahkeme kararı ve gerekçesi yasaya ve yargıtay uygulamasına aykırı olup müvekkili açısından ciddi zararlara yol açacağından bozulması gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise de uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davacı tarafından dava dilekçesine ekli faturalar incelendiğinde;faturaların e-arşiv faturası olduğu, faturalardaki malların tam ve eksiksiz olarak davalı tarafa verilip verilmediği, sunulan faturaların iade edilip edilmediği, takibe konu alacağın varlığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Talep eden davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18