SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2414 E. 2024/485 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2414

Karar No

2024/485

Karar Tarihi

14 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2414 Esas

KARAR NO: 2024/485 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2021/134 Esas - 2021/625 Karar

TARİH: 14/09/2021

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 14/03/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı yan, kendisine karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... Fsas sa lı dosyası ile girişilen Genel Haciz Yolu ile İlamsız Takipte, ödeme emrinin tebliği üzerine kcra müdürlüğü” nün yetkisine, borcun tamamına ve ferilerine itiraz etmiş olup, iş bu itirazı haksız, mesnet iz, kötüniyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, davalı yan ile müvekkili şirket arasında 27.0$.2015 tarihine kadar devam etmiş olan ticari ilişki sonunda birçok kez müvekkil şirketten mal ve hizrhet alındığını, buna ilişkin bir kısım faturalar, sevk irsalyeleri ile hesap bakiyesini gösterir ekktra dayalı yan/takip borçlusuna ödeme emri ekinde edildiğini, davalı yan, müvekkil şirketten fatura karşılığı satın aldığı malları teslim aldığını, Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Yetkili mahkeme ve icra dairesi Malatya Mahkeme ve İcra daireleri olduğunu, müvekkil ile davacı arasında mutabakat sağlanmamış olduğunu, ilamsız icra takip dosyasınHla belge olarak Cari Hesap Ekstresi konulduğunu, bu belge tek taraflı ve her zaman düzenlenebilecek| bir belge olduğunu, alacağın varlığını gösterir bir belge bulunmadığını, borcun net miktarı tarafların$a hesaplanamadığını, borcun hesabı ve miktarını öğrenmeleri alacaklı tarafından engellenmiş olduğlunu İİK!” nun ilgili maddeleri gereğince bu husus açıkça belirtilmediğinden takibin yasal olmadığın|, müvekkilinin alacaklıya anılan miktarda borcu olmadığını belirterek davanın reddini, yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu hususu nazara alınarak, davacı alacaklının alacağın % 20” si |oranından aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 14/09/2021 tarih 2021/134 Esas 2021/625 Karar sayılı kararında;"....Dosyanın bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; Tarafların TTK hükümlerine uygun olarak tutulan ve sahibi lehine delil niteliği taşıyan ticari defterler kayıtlarına göre taraflar arasında mal alım satımdan kaynaklı 2013 yılından itibaren cari hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki olduğu, takibe konu faturalar ve davalı tarafından yapılan ödemelerin tarafların ticari defterlerine kayıtlı olduğu Her ne kadar mahkememizce yaptırılan Mali Müşavir bilirkişi incelemesinde davacının takip tarihi itibari ile 82. 321,45 TL alacaklı olduğu bildirilmiş ise de; bilirkişi raporunda 2014 yılı ticari defter kayıtları ve cari hesaptaki hareketleri denetime elverişli şekilde raporunda belirtmediği, talimat mahkemesi aracılığı ile yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise , bu husus denetime elverişli şekilde raporunda belirtildiğinden, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 81.689,66 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden itirazın iptali talebinin kabulüne, İcra İnkar Tazminatı Yönünden ; Takibe konu alacak faturaya dayalı cari hesap alacağından kaynaklanan likit bir alacak olup, itiraz haksız olduğundan davacı lehine İİK 67/2 maddesi uyarınca % 20 oranında İcra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, 1.Davanın Kısmen Kabulü Kısmen Reddi ile 2-İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasındaki takibe konu asıl alacağın 81.689,66 TL lik kısmı yönünden itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, 3-Hükmolunan alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, alacaklı iddiasına verilen çeklerin nazara alınmadığını davacı lehine delil niteliği taşıyan ticari defterler dışında herhangi bir inceleme yapılmadığını, alınan çeklerin hangi hesaba mahsuben alındığının belirlenmesi ve sonuca karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Müvekkili ... için Yargıtay 15. HD 2021/1852 Esas ve 2021/1835 Karar sayılı ilamı ile iflas ertelemesi kararı verildiğini, takiplerin durmasına dair tedbir talebi verildiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekilinin müvekkili ... hakkında iflas erteleme kararı verildiği, takiplerin durmasına dair tedbir kararı verildiğine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, İİK'nun 179/b maddesinde iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine takip yapılamayacağı ve evvelce yapılan takiplerin duracağı belirtilmiş, davalara etkisinden söz edilmemiştir. Bu durumda davalı hakkında açılan itirazın iptali davası görülüp hüküm kurulabilir. Ancak verilecek hükmün iflasın ertelenmesinin sonucuna kadar infazı yapılamaz. Somut olayda, Davalı ....Şirketi tarafından Malatya 6 AHM. (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 'nin 2015/1211 Esas sayılı dosyası ile 30/11/2015 tarihinde İflas Erteleme talepli davanın açıldığı, mahkemece 02/12/2015 tarihli tensip tutanağının ara kararı uyarınca davacı ....Şirketi ( iş bu dosyanın davalısı ) hakkında icra takibi yapılmaması, önceden başlatılmış olan tüm icra takiplerinin bulunduğu aşamada durdurulmasına, durmuş olan takiplerde haciz ve muhafaza işlemi yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği; İş bu davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasındaki icra takibinin 10/09/2015 tarihinde başlatıldığı ve istinafa konu itirazın iptali davasının ise 28/09/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/17682 Esas - 2018/2167 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Somut olayda, dava tarihinden sonra, davalı borçlu hakkında iflasın ertelenmesi davası açılıp, ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşılmaktadır. İflasın ertelenmesi talebinde bulunulması üzerine icra takiplerine ilişkin ihtiyati tedbir kararı ya da iflas erteleme kararı verilmesi infaza ilişkindir. İhtiyati tedbir ya da iflas erteleme kararı verilmesi borçlu davalı hakkında itirazın iptali davası açılmasına veya açılan davanın yürütülmesine engel teşkil etmeyeceğinden mahkemece davanın esası incelenip karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde, Mahkemece, davalının ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmak üzere Malatya AHM.'ne talimat yazıldığı, talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; Davalı ticari defterlerine göre takip tarihi ile davacıya 81,689,66 TL borçlu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece, davacının ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda; Davacı ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 82.321,45 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, davalının ticari defter ve kayıtlarındaki tesbitlere itibar edilmek suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)Somut olaya döndüğümüzde; davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde, davaya konu alacağın dayanağı olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, bu durumda fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davalı cari hesaba konu faturalara süresi içerisinde itiraz ettiğini, faturaları iade ettiğini iddia ve ispat edememiştir. Davalı icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesi ve cevap dilekçesi ile, borcunun olmadığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı ve davalının kendi ticari defterlerine göre de davacıya 81.689,66 TL. borçlu gözüktüğü tesbit edilmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan borcun ödendiğini kanıtlaması gerekmektedir. Davalı tarafından ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin sunulmadığı ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, -Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.580,22.TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam: (59,30.TL + 1.335,75.TL=) 1.395,05.TL harcın mahsubu ile bakiye 4.185,17. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenSatımdantaraflarınesastanKaynaklanan)İptaliözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin(Ticarikararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim