İstanbul BAM 13. HD 2021/2279 E. 2024/482 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2279
2024/482
14 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2279 Esas
KARAR NO: 2024/482 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2017/926 Esas - 2021/825 Karar
TARİH: 24/06/2021
DAVA: İstirdat (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı banka'nın Üsküdar Şubesi'nden 320.000,00 TL kredi kullandığını, bu kredinin teminatı olarak malik olunan taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, ayrıca bir kısmı borç için bono imzalatıldığını, 18 ay taksitin ödendiğini, ancak senet üzerinden sanki hiç ödeme yapılmamış gibi takibe geçildiğini, ödenen taksitlerin mahsup edilmediğini, iki kamyonlarının yakalanarak bağlandığını, olmayan borcun tahsil edildiğini, toplamda 364.415,14 TL ödeme yapıldığını, geciken sadece bir veya iki taksit olmasına rağmen 30 aylık vadesi gelmemiş taksitlerin tahsil edildiğini, kredi sözleşmelerinin delil olduğunu, tarafların delil sözleşmesi dışında hiçbir vasıta ile iddialarını ispat edemeyeceklerini, borcu olmadığı halde tüm dosya borcunun yatırılmak zorunda kalındığını, fazladan yatırılan tutarın iadesi gerektiğini iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Banka'dan kullanılan kredinin geri ödemesinin yapılmaması nedeniyle alacağın tazmini amacıyla tevdi edilen bono ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine geçildiğini, hesap kat ihtarnamelerinin davacıya tebliğ edildiğini, borcun ödenmediğini, bunun üzerine takibe geçildiğini, takip başladıktan sonra borcun ödendiğini, kamyonların taraflarınca bağlanmadığını, yapılacak incelemede fazla tahsilat yapılıp yapılmadığının meydana çıkacağını, ödenmesi gereken tutarın kayıtlarda mevcut olduğunu, takibe geçilen bononun TTK uyarınca aranan tüm şekil şartlarına haiz olduğunu, çekilen kredinin kabul edildiğini, haksız para talep edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/06/2021 tarih 2017/926 Esas 2021/825 Karar sayılı kararında; "....Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının tarafından davalı bankaya ticari kredi ve kredi kartı kullanımından dolayı borcunun bulunduğu, borcun taksitler halinde ödendiği, ancak davacı tarafından bir kısım taksitlerin ödenmediği, bunun üzerine davalı banka tarafından alınan bononun icra takibine konu edildiği, haciz tehdidi altında davacının ödeme yaptığı konusunda uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının haciz tehdidi altında bankaya olan borcundan fazla borç ödeyip ödemediği noktasındadır. Davacının bu iddiasının değerlendirilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, birinci ve ikinci bilirkişi raporları arasında çelişki olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için üçüncü bilirkişi raporu alınmıştır. Hükme esas alınan 05.04.2021 tarihli 3. bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; davacının davalı bankaya asıl alacak borcunun 285.000,03 TL olduğu, bu tutar üzerinden takip başlatılmış olması halinde ödeme tarihine kadar bu tutara 2.408,25 TL faiz işleyecek olduğu, bu faizinde %5 BSMV'sinin 118,00 TL olacağı toplam borcun 287.526,28 TL olacağı belirlenmiştir. Buna rağmen davalı banka tarafından 310.000,00 TL asıl alacak, 180,83 TL işlemiş faiz, 930,00 %0,3 komisyon olmak üzere 311.110,83 TL üzerinden takip başlatılmıştır. Davalı bankanın alacağından fazla miktar göstererek takip başlattığı ve bu fazla miktar üzerinden yapılan kapak hesabına göre davalıdan haricen ödeme aldığı anlaşılmıştır. Davalı bankanın gerçekte olan alacağı üzerinden takip başlatmış olması halinde, takibin ferileri niteliğinde olan avukatlık ücreti, harçlar vs. oluşan kapak hesabının ne kadar olacağı mali müşavir bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Davacının ödemesi gereken borç; asıl borç ve buna ilişin borcun ferileridir. 18.06.2021 tarihli bilirkişi raporu "b" seçeneğinde belirlenen; tahsil harcı ve vekalet ücreti hesaplamasında bankacı bilirkişi tarafından belirlenen değerlerin dikkate alındığı hesaplama dikkate alınmıştır. Çünkü davacının sorumluluğu; davalı banka gerçek alacağı üzerinden takip başlatmış olsaydı ne kadar ödeme yapmak zorunda kalacak ise o kadardır. Buna ilişkin yapılan bilirkişi tespiti dikkate alınarak, davacı tarafından fazladan ödeme yapıldığı tespit edilen 36.476,35 TL’nin 13.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.’’ Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan Yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı banka kendi kayıtlarına göre davacının ne kadar borçlu olduğunu bilebilecek durumdadır. Buna rağmen alacağından fazlasına ilişkin takip başlatmakta kötüniyelidir. Bu nedenle davalının alacağından fazlasına ilişkin miktar yönünden %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir..."gerekçesi ile, 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 36.476,35 TL’nin 13.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin tüm taleplerinin reddine, 2-Kabul edilen 36.476,35 TL üzerinden hesaplanacak %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu,Yerel mahkeme tarafından dava sürecinde 3 farklı bilirkişiden 5 farklı rapor alınmış olup raporlara karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğunu,Dosyada bulunan 06/05/2019 ve 04/01/2019 tarihli bilirkişi raporları da incelendiğinde görüleceği üzere müvekkili bankanın fazla bir ödeme aldığı iddiasının haksız olduğunu, Borçlu ...’ın müvekkili banka ile akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi ile ilgili kullandığı Taksitli Ticari Kredi borcunu zamanında ödememesi üzerine Genel Kredi Sözleşmesi şartlarına uygun olarak müvekkili tarafından gönderilen ihtarnamede açıklamalı olarak yazılı 09/08/2016 tarihi itibarı ile TL kredilerden doğan toplam 278.214,58 TL alacak bedeli ve kredili mevduat hesabından doğan toplam 16.023,00 TL için kredi hesabı kat edilerek muaccel hale geldiğini bildiren, Üsküdar ... Noterliği aracılığı ile 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname keşide edilerek borçlu ...’dan, tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içerisinde borcun ödenmesi istenmiş ve ihtarname 11/08/2016 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiğini, Genel Kredi Sözleşmesi şartlarına uygun olarak borçlu davacı ...`ın kredi kartına ait borcunu zamanında ödememesi üzerine müvekkili banka tarafından gönderilen ihtarnamede açıklamalı olarak yazılı 09/08/2016 tarihi itibarı ile kredi kartı borcuna ait toplam: 17.478,00 TL alacak bedeli için; kredi kartı hesabı kat edilerek muaccel hale geldiğini bildiren, Üsküdar ... Noterliği aracılığı ile 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname keşide ettirilerek borçlu ...'dan, tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içerisinde borcun ödenmesi istendiğini ve 11/08/2016 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiğini, iş bu ihtarnameler sonucunda 24 saat içerisinde borçlu tarafından herhangi bir ödemede bulunulmaması neticesinde 12/08/2016 tarihi itibariyle davacı borçlu kesinleştiğini alacak üzerinden temerrüde düştüğünü, Müvekkili bankanın davacı ...a kullandırmış olduğu ticari taksitli kredi, kredi kartı alacağı, işlemiş temerrüt faizi toplamı, BMSV, icra harçları ve avukatlık ücreti dahil borcun ödendiği tarih olan 13/12/2016 tarihinde toplam alacak miktarı 369.794,79 TL olup davacı borçlu 362.694,90 TL ödeme yaptığını, davacının fazla ödeme yapması gibi bir durum söz konusu olmayıp ancak eksik ödemeden bahsedilebileceğini,İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından haksız ve mesnetsiz olarak fazla tahsil edildiği iddia olunan ödemenin iadesi talebiyle İİK. 72 Maddesi uyarınca açılan istirdat davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davalı banka ile davacı asıl borçlu ... arasında 26/06/2011 tarihinde 300.00,00 TL. Miktarlı ve 06/04/2015 tarihinde ise 500.000,00 TL. Miktarlı GKS. İmzalandığı, 06/04/2015 tarihli 2. GKS. De gerek Kredi Kartı, gerek Kredili Mevduat Hesabı, gerekse Taksitli Ticari Krediler için hükümlerin bulunduğu, davacı adına davalı bankada 2570473 kredi nolu kredili mevduat hesabı açıldığı, ... nolu kredi kartı verildiği ve 06/04/2015 tarihinde 320.000,00 TL. Miktarlı, 48 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, bu kdedi borcuna karşılık davacı adına kayıtlı Bulgurlu/Üsküdar adresindeki daireye 800.000 TL. Limitli ipotek konulduğu, ayrıca davacı tarafça keşide edilen 06/04/2015 keşide tarihli, bononun teminat olarak verildiği, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından davacı muhataba Üsküdar ... Noterliğinden gönderdiği 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile, TL. kredilerden doğan toplam 278.214,58 TL. İle kredili mevduat hesabından doğan toplam 16.023,00 TL. Nin tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içerisinde borcun ödenmesinin ihtar edildiği,davacının kredi sözleşmelerindeki adresi ... Mah. ... Cad. No:... Kağıthane/ İSTANBUL olmasına rağmen kat ihtarındaki Mahalle isminin Gülfer olarak yanlış yazıldığı, kat ihtarının tebliğ şerhine göre, muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle mahalle muhtarlığına imza mukabili teslim edildi,keyfiyeti bildiren ihbarname kapısına asıldı, en yakın komşusu....haber bırakıldığına dair 11/08/2016 tarihli şerhin yazıldığı, yine davalı banka tarafından davacı muhataba Üsküdar ... Noterliğinden gönderdiği 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile, kredi kartına ait toplam 278.214,58 TL. İle kredili mevduat hesabından doğan toplam 17.478,00 TL. Nin tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içerisinde borcun ödenmesinin ihtar edildiği,davacının kredi sözleşmelerindeki adresi ... Mah. ... Cad. No:... Kağıthane/ İSTANBUL olmasına rağmen kat ihtarındaki Mahalle isminin ... olarak yanlış yazıldığı, kat ihtarının tebliğ şerhine göre, muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle mahalle muhtarlığına imza mukabili teslim edildi,keyfiyeti bildiren ihbarname kapısına asıldı, en yakın komşusu....haber bırakıldığına dair 11/08/2016 tarihli şerhin yazıldığı, davacı taraf, dava dilekçesi ile kendisine kat ihtarının gelmediğini beyan ettiği ve bilirkişi rap karşı verdiği beyan dilekçelerinde ise kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiğini, kat ihtarındaki adresin yanlış olduğunu ileri sürüp itiraz ettiği, her iki kat ihtarındaki tebliğ şerhine göre kat ihtarının TK. 21/1 Mad uygun olarak tebliğ edilmediğinden davacının temerrüde düşmediğinin anlaşıldığı, davalı vekili cevap dilekçesi ile, Davacının Banka'dan kullanmış olduğu kredinin geri ödenmemesi sebebiyle GKS. Belirtilen alacağın tazmini amacıyla tevdi edilen bono ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine geçildiğini beyan ettiği, davalı vekilinin beyanına göre takibe konu bononun GKS. Uyarınca çekilen kredi için teminat olarak alındığının anlaşıldığı, mahkemece 3 ayrı bankacı bilirkişiden rapor alındığı, 3. Bankacı bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının icra takip tarihinden sonra yaptığı ödemelere göre kapak hesabının yaptırılmak suretiyle davacının fazla ödeme yapıp yapmadığı konusunda mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporundaki tesbitler doğrultusunda gerekçesi açıklanmak suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. HMK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.491,83.TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 622,94.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.868,89.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18