İstanbul BAM 13. HD 2021/2249 E. 2024/478 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2249
2024/478
14 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2249 Esas
KARAR NO : 2024/478 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2016/379 Esas - 2021/596 Karar
TARİH 12/07/2021
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında 03/12/2013 tarihli sözleşme uyarınca, müvekkilinin sözleşmenin 4.1 maddesinde marka, model ve satış bedelli gösterilen 6 adet aracı satmayı, davalı da, yine sözleşmenin maddesinde belirlenen toplam 570.000,00 EUR bedeli ödemeyi kabul ettiğini, ancak sözleşmenin 4.1 maddesinin 3.bendin de yer alan ... marka ... model araç hariç diğerlerinin müvekkiline iade edildiğini, iade edilmeyen ... Xdrive model araç bedeline mahsuben muhtelif tarihlerde ödemeler yapılmış ise de bakiye 18.000,00 Euro'nun ödenmediğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, Beyoğlu ... Noterliğinin 2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde bu araçla ilgili şüphe duyduklarını, aracın gümrük beyannamesi, vergi tahsilat makbuzu, T.S.E evrakı, At Uygunluk Belgesi, aracın ihraç ülkesinde trafiğe çıkmadığına dair belge talep ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 03/12/2013 olduğunu, sözleşme tarihinden 1 yıl 9 ay sonra bu talepte bulunmalarının amacının yargılamayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, zira bu şüphelerin icra takibinden sonra oluştuğunu, esasen bu belgeler olmadan ithalat yapılamayacağını, 2. El araç ithalatının mümkün olmadığını ve ihraç ülkesinde trafiğe çıkmadığına dair bir belgenin bulunmadığını, müvekkilinin gümrük mevzuatına uygun surette araç ithal ettiğini ve bu belgeleri davalıya vermek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, davalının ilgili ihtarnamede borcun 18.000,00 Euro'luk kısmını kabul ettiğini beyanla, davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 18.000,00 Euro'luk kısmı yönünden iptaline ve takibin devamını, alacağın likit olması ve davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle dava konusu edilen asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama, harç giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının bahsini yaptığı adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak bakiye alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, araç satışına ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde yapılması gerektiğini, ancak davacının dayandığı sözleşmenin ise resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir hak talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, ilgili tarafların ancak ödediklerini veya verdiklerini geri istemelerinin mümkün olduğunu, davacının sözleşme ile ödediği herhangi bedel söz konusu olmadığını, bakiye ücret veya iade bedel talep edilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde davacı tarafın dava konusu aracın ithalat belgelerini teslim etmediğini, faturasını dahi keşide etmediğini kabul ve ikrar ettiğini, aracın faturası olmadan trafik tescilinin yapılmasının mümkün olmadığını, davacıya keşide edilen ihtarnamede eksikliklerin belirtildiğini ve davacının edimlerini yerine getirmediğinden herhangi bir ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, davacının ihtarname ile talep edilen belgelerin verilmediğini kabul ve ikrar ile ödeme yapıldıktan sonra belgelerin verileceği şeklindeki savunma yapılmış olduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 12/07/2021 tarih 2016/379 Esas 2021/596 Karar sayılı kararında;".....Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, bilirkişi raporları ile dosyamızdaki tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi ana ve ek raporlarının dosyamız kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olması nedeniyle raporlara itibar edilmesi suretiyle, taraflar arasında sözleşmeye konu araçların 3.kişilere satılmasına ilişkin 03.12.2013 tarihli sözleşmenden kaynaklanan alacak nedeniyle işbu borcun tahsili için, alacaklı/davacı tarafça davalı hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacının sözleşme gereği aracın ithalini usulüne uygun olarak yaptığı, ithalatta herhangi bir ayıbın tespit edilmemiş olduğu, bu suretle davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği, bu nedenle davalıdan 18.000 Euro asıl alacağa hak kazandığı, ancak davacının, itirazın iptali davasında talebini Euro cinsi olan tazminatın kurunu takip talebindeki şekilde talep etmeyip dava tarihindeki güncel kur üzerinden talep ettiği, bir başka deyişle itirazın iptaline karar verilmesi gerekenden fazla talepte bulunduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın 18.000 EURO yönünden iptaline, fazlaya ilişkin isteminin reddine, alacak likit olduğundan, iptaline karar kısmın %20'si oranında-takip tarihindeki kur üzerinden-hesaplanan 10.951,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...."gerekçesi ile, Davanın kısmen kabulü ile, 1-Davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının, 18.000 EURO asıl alacak yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Alacak likit olduğundan, iptaline karar kısmın %20'si oranında hesaplanan 10.951,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu,Ticari olmayan iş ve işlemlerde asliye ticaret mahkemelerinin değil Asliye Hukuk veya Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu,Taraflarına hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, alacak kalemi yönünden de takibin açıldığı tarih itibariyle daha düşük gösterilmesi gerektiğini, İcra takibi 20.000 Euro üzerinden açıldığını, borçlu borca itiraz ettiğini, itiraz etmeseydi, 18.000 Euro üzerinden devam etmeyip, 20.000 Euro üzerinden takibin kesinleşeceğini, yerel mahkemenin icra inkar tazminatına hükmetmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, borçlunun itirazının haksız olması gerektiğini, borçlunun haksız olup olmadığı ise dava tarihi itibari ile değil, takip tarihi itibari ile belirlenmesi gerektiğini, somut olayda ise, alacağın gerçek miktarı takip açılırken 20.000 Euro iken, alacaklı itirazın iptali davasını açarken 18.000 Euro olarak kabulüne karar verilmesini talep ettiğini dolayısıyla alacak, takip açılırken belli ve sabit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, davalı müvekkilinin borca itiraz etmesinde haklı olduğunu, davacı fazla talepte bulunarak 20.000 Euro üzerinden takip başlatarak kötü niyetli davrandığını, alacağın burada takip sırasında likit olmadığı açıkça ortada olduğunu, takibi açtığı miktar farklı iken, itirazın iptali davası sırasında farklı bir miktar üzerinden devamına talep etmesi alacaklının takip sırasında emin olmadığı bir alacak üzerinden takip başlattığının bir kanıtı olduğunu, borçlu şayet itiraz etmemiş olsa idi, takip 20.000 Euro üzerinden kesinleşecek ve alacaklı bu meblağı tahsil ederek hakkından fazlasını almış olacağını, bu nedenle burada borçlu müvekkilinin kötü niyetle takibi durdurmadığı aksine durdurmakta haklı olduğunu, yerel mahkeme aksi görüşle %20 icra inkar tazminatına haksız şekilde hüküm kurduğunu ve 10.951,92 TL lik tazminata haksız şekilde hükmettiğini, kararın bu yönü ile kaldırılmasını gerektiğini, Dosyadaki bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davayı aydınlatmaya yeterli olmadığını, zira dava konusu olay hakkında araç ithalatı yapan oto alım satım işinde uzman bilirkişi listede olmadığından İto'dan bu hususta bilirkişilik yapabilecek isim istenmiş ve bu kişilerce rapor tanzim edildiğini, rapor içerik itibari ile de yetersiz olduğunu, Bilirkişi ek raporundaki bazı tespitler müvekkilin haklılığını gösterdiğini, şöyle ki, raporda, Aracın millileşmediği tespit edildiğini, araca ait ÖTV ve KDV si ödenmediği tespit edildiğinden aracın millileşmediği sonucuna varıldığını ki nitekim biz de bu tespite istinaden müvekkili aracı hazır halde trafiğe açık şekilde kullanamadığından bahisle, KDV ve ÖTV sinin yatırılabilmesi için önce davacının aracın bedeli olan 95.000 Euro üzerinden fatura kesmesi gerektiğini, fatura kesildikten sonra araca dair diğer harç ve vergilerin ödenecek olması akabinde aracın millileşeceğini,Bilirkişi heyeti raporunda bu belgenin bulunmayışını talep olmadığı için gönderilmediği şeklinde afaki bir değerlendirmede bulunduğunu, düzenlenmesi zaruri olan bir belgenin olmayışının bu kadar basit şekilde göz ardı edilmesinin anlaşılamadığını ve yerel mahkemenin de bu hususta raporu yeterli görmesi kabul edilemeyeceğini, zira ödeme yapan müvekkilinin bu belgeleri görmek istemesi son derece doğal olduğunu ancak davacının bu belgeleri tarafa vermeyip, dava yolu ile belgeleri ibraz etmesi davacı yanın şüpheye yer verir nitelikte hareket ettiğinin bir kanıtı olup, müvekkili de ithal edilen araçla ilgili 77.000 Euro ödedikten sonra şüpheye düştüğünü ve belge ibrazı talebini karşı tarafa ilettiğini, Bilirkişi raporunda, aracın ithalatında bir sıkıntı olmadığını, aracın ayıplı olduğu iddiasının 2 yıl sonra ileri sürüldüğünü ve bu iddiaların araca ait vergilerin ödenmemesi ve sürümcemede bırakılmasına yönelik olduğu şeklinde yanlış bir değerlendirme ve tespitte bulunduğunu. bilirkişi aynı ek raporunda, ÖTV ve KDV gibi vergilerden hem davacı, hem davalı hem de dava dışı ... Araçlar İth. İhr. Yedek Parça San. Ve Tic.Ltd.Şti firmalarının müteselsilen sorumlu olduklarını belirtmiş olmasına rağmen, atnı raporda müvekkilinin vergi ödememek için sürüncemede bıraktığı kanaatinde olduğunu söyleyerek kendisi ile çeliştiğini, ödemeler kısmi kısmi yapıldığını ve 77.000 Euro ödemiş birinin işi sürüncemede bırakması kendisine de yarar sağlamayacağı düşünüldüğünde bu yorum ve değerlendirmenin yersiz ve mesnetsiz olduğu açıkça belli olduğunu, müvekkilin asıl amacı sürüncemede bırakmak olsa idi, o halde hiçbir ödemenin yapılmaması gerekirdi ki, aracı teslim aldıktan sonra ödeme yapıldığını, müvekkilinin bakiye alacağı ödemeden önce davacıya belgeleri ibraz etmesini istemiş olmasının ticari teamüllere uygun olduğunu, bu belgeleri davacı zamanında ibraz etmiş olsa idi alacak ödenecek, akabinde davacı faturasını düzenleyip müvekkiline teslim edecek ve akabinde araç ivedi şekilde millileşmiş olacağını, Bilirkişinin tespitinin aksine, sürüncemede kalması müvekkilinin aleyhine olacağını, müvekkili 2 yıl geçmiş olsa dahi, ücretini ödediği bir malın belgelerini her zaman isteyebileceğini Bilirkişi Ek Raporunda, taraflar arasında sözleşmenin Nihai araç sözleşmesi olmadığı yönündeki tespitinin de doğru olmadığını, zira bilirkişiler arasında bir hukukçu bilirkişi de olduğunu, hukuki değerlendirme yapması hukuka aykırı olduğu gibi, heyet içinde hukukçu olmadığı halde, hukuki yorumlama yapmak suretiyle hukuki açıdan da yanlış tespitte bulunulduğunu yerel mahkeme, rapordaki bu husus hakkında gerekçesinde bir değerlendirme yapmadığını, kısaca rapora itibar edildiği belirtilerek gerekçesiz bir karar yazıldığını, davalı müvekkilinin bir önceki avukatın sözleşmenin noter huzurunda yapılmamış olmasının sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia ettiğinden, bilirkişi raporunda hukuki değerlendirme yaparak sözleşmenin resmi yada gayri resmi olarak yapılmış olmasının bir önemi olmadığı tespitinde bulunarak hukuka aykırı şekilde rapor tanzim edildiğini, bilirkişi yapılan sözleşmenin nihai bir araç satış sözleşmesi olmadığı sonucuna gittiğini, yetkisini aşarak hatalı değerlendirmede bulunulduğunu, tescile tabi ve Türkiye'de tescil edilecek tüm araçların ARTES'e kayıt zorunluluğu olduğu, ARTES sisteminin de Türkiye Noterler Birliği'nce tutulan bir sitem olduğunu, ithal edenler tarafından ARTES'e kayıt edilmesi zorunlu olan araçlarla ilgili yapılan sözleşmenin Noter'den yapılması gerektiği tartışmasızken raporda bu şekilde aksine bir tespitle, resmi ya da gayri resmi yolla yapılmış olmasının bir önemi olmadığı şeklinde yorumda bulunulmasının kabul edilemeyeceğini ancak yerel mahkeme son derece hukuk dışı tespitlerin olduğu bu raporu hükme esas aldığını ve itibar ettiğini gerekçesinde belirttiğini,
Sözleşmenin hükümsüz olduğunu, noterde yapılmamış olmasının sözleşmenin kurucu unsurlarından birinin olmadığını gösterdiğini bu nedenle geçerli olmadığ, Taraflarına hükmedilen vekalet ücretinin reddedilen kısım yönünden eksik hesaplandığını, yine bakiye alacak miktarı olan 18.000 Euro 'nun takip tarihindeki kurdan hesaplanması gerektiğini, o tarihteki kur 30 Temmuz 2015 tarihli Euro kuru 3.04 olduğu değerlendirildiğinde, harca esas alınan 54.720 TL olması gerekirken mahkeme 57.780 TL üzerinden açılan davayı kabul ettiğini ve bu miktar üzerinden hatalı şekilde icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine hükmettiğini, kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davacının 95.000 Euro üzerinden fatura düzenlemesini ve müvekkiline göndermesine dair ara karar oluşturulmasına, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki araç satış sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 29/07/2015 tarihinde 60.844,00 TL. Asıl alacak (20.000,00 EURO karşılığı) alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin 18.000,00 EURO üzerinden devamı talebiyle dava tarihindeki kur üzerinden dava değeri 57.780,00 TL. Gösterilerek eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya ibraz edilen taraflar arasında imzalanmış SÖZLEŞME BAŞLIKLI 3.12.2013 tarihli sözleşme incelendiğinde; ... Tic. A.Ş. firmasının ALICI, ... A.Ş. firmasının ise SATICI olarak kayıtlı bulunduğu, sözleşmenin KONU başlıklı 1. Maddesinde; Markaları, model ve tipleri, şasi numaraları, satış fiyatları ve ödeme tarihleri belirtilen araçların satıcı tarafından alıcıya satılması şartlarını düzenlediği, sözleşmenin 4.1 maddesinde; sözleşme konusu 5 adet aracın 28.11.2013 tarihinde alıcıya teslim edildiği, 6087 şasi no'lu aracın ise 02.12.2013 - 10.12.2013 tarihleri arasında teslim edileceği, 6 adet aracın toplam fiyatının KDV. Dahil 570.000 Euro olduğu ve dava konusu aracın ödemesinin Aralık/2013 olarak belirtildiği, sözleşmenin BEDEL başlıklı 5. Maddesinde; Satış sözleşmesine istinaden ALICI BEDELİN TAMAMINI ÖDEDİĞİ tarihte faturasının kesileceği, sözleşmenin ÖDEME VE SORUMLULUK başlıklı 6. Maddesinde; ödemelerin sözleşmenin 4.1 maddesinde belirtilmiş olan tarihlerde satıcıya ödeneceği, borç gereği gibi ifa edilmez ise borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlü olduğu, ARACIN İTHALİ SIRASINDA doğabilecek tüm sorumlulukların satıcıya ait olduğu, düzenlenmiştir. Davalı tarafça davaya konu icra takip tarihinden sonra davacı muhataba Beyoğlu .. Noterliğinden gönderilen 04/08/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile; '' ... model, ... şase numaralı aracın 95.000 Euro bedelle satışı hususunda mutabakata varılmış olduğunu ve bu nedenle de 77.000 Euro ödeme yapıldığını, bakiye ödeme yapılmadan önce araçla ilgili bazı şüphelerin doğduğunu, bu nedenle aracın gümrük beyannamesi, vergi tahsilat makbuzu, TSE Belgesi, AT Uygunluk Befgesi, aracın ithal edildiği ülkede trafiğe tescil edilmediği ve aracın sıfır kilometre olduğuna dair belgenin sunulmadığını ve bu hususun aracın ayıplı olduğu şüphelerini güçlendirdiğini, bu belgelerin tebliğden itibaren 3 gün içerisinde sunulması, sunulmadığı taktirde aracın ayıplı olduğu kabul edilerek araç için ödenmiş olan 77.000,00 EURO'nun 3 günlük süre içerisinde ödenmesi, '' ihtaren bildirilmiştir. Davacı tarafından davalı muhataba Kadıköy ... Noterliğinden gönderilen 18/08/2015 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile; '' Taraflar arasındaki araç satış sözleşme tarihinin 03/12/2013 olduğunu, sözleşme tarihinden 1 yıl 9 ay sonra bu talepte bulunmalarının amacının icra takibini veya yargılamayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, zira bu şüphelerin icra takibinden sonra oluştuğunu, esasen bu belgeler olmadan ithalat yapılamayacağını, 2. El araç ithalatının mümkün olmadığını ve ihraç ülkesinde trafiğe çıkmadığına dair bir belgenin bulunmadığını, gümrük mevzuatına uygun surette araç ithal ettiğini ve bu belgeleri vermek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, icra borcunun tüm ferileri ile birlikte ödenmesini,'' ihtaren bildirilmiştir.Davacı vekili 12/12/2016 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı uyarınca uyap sisteminden 23/12/2016 tarihinde gönderdiği beyan dilekçesi ekinde dava konusu aracın ithaline ilişkin olarak, 1- İthal Faturası fatokopisi, Gümrük Beyannamesi fotokopisi, Gümrük Vergisi Tahsil Alındı fotokopisi, AT Uygunluk Belgesi fotokopisi, Certificate Of Conformity (uygunluk belgesi) gibi belgelerin dosyaya sunulmuş olduğu anlaşılmıştır. Yeşilköy Gümrük Müdürlüğünden gelen cevabi müzekkerede; ... marka, ... şasi numaralı, ... tipinde 2013 model aracın '' kullanılmamış'' beyan edilerek 09/05/2015 tarihli ....5308 sayılı beyanname ile ithalat işlemlerinin tamamlandığı, mezkur aracın millileşme işlemlerinin tamamlanması için ÖTV. Nin vergi dairelerince tahsil edilmesi gerekmekte olduğu belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğünden gelen 13/10/2017 tarihli cevabi yazıda, ... marka, ... şasi numaralı, 6.40 ... model araç kaydına rastlanmadığı, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ''YENİ KAYIT'' başlıklı 31 maddesine göre tescil işleminin yapılabilmesi için belirtilen belgelerin aslının ibraz edilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece, taraf delilleri toplanıp bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda, Davacı ve davalı TTK'nda düzenlenmiş Anonim Şirket olup TTK 11. maddesine göre tacirdir. Taraflar arasındaki sözleşmenin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili husustan kaynaklandığı buna göre uyuşmazlığın TTK 4. maddesinde sayılan nisbi ticari dava olduğu anlaşılmaktadır. TTK 5. maddesine göre ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. Buna göre, söz konusu uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesinde "Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir." düzenlemesi yer almış olup, taraflar arasındaki satış sözleşmesi nihai araç satış sözleşmesi olmadığı, davacı taraf, davalıya bu araçları nihai satıcıya satmak üzere sözleşme yapmış bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye konu araç ise henüz trafikte kayıtlı olmadığından satışının noterde yapılmasının zorunlu olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte ilk derece mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi heyet raporundaki tesbitler gözetildiğinde, davalı vekilinin yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. HMK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir. Dava dosyasına sunulan belgelere göre dava konusu araç, dava dışı ... Ltd. Şti. firması adına tescilli IM5308 sayılı 08.05.2013 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilmiş bulunduğu, ithalat aşamasında gümrük idaresi veya T.S.E. tarafından araçta her hangi bir ayıplı durum tespit edilmediği ve aracın ithalat işlemlerinin tamamlanmış olduğu, taraflar Arasındaki 03.12.2023 tarihli sözleşmenin ödeme ve sorumluluk başlıklı 6. Maddesinde " aracın ithalatı sırasında doğabilecek tüm sorumlulukların satıcıya ait olduğu " ayrıca sözleşmenin 5. Maddesinde " alıcı bedelin tamamını ödediği tarihte faturasının kesileceğinin " sözleşme hükmü olduğu, ödemenin ise sözleşmenin 4. Maddesine göre Aralık/2013 tarihinde yapılmış olması gerektiği, sözleşmenin 5.maddesinde ki düzenleme uyarınca davalı tarafça araç bedeli tamamen ödenmeden davacı satıcıdan fatura düzenlemesini talep edemeyeceği, davaya konu aracın satış bedelinin 95.000,00 EURO olup bunun 77.000, EURO'sunun davalı tarafça ödendiği, bakiye 18.000,00 EURO'nun ödenmediğinin davalının da kabulünde olduğu, davacının sözleşme gereği aracın ithalini usulüne uygun olarak yaptığı, davalıdan bakiye 18.000,00 EURO alacaklı olduğu, somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede satış bedeli EURO. cinsinden düzenlendiği, TBK. 99 mad. göre davacı baştan seçimlik hakkını kullanıp EURO Üzerinden takip başlatıldığı gözetildiğinde dava ile seçimlik hak değiştirilemeyeceğinden davacı tarafça 18.000,00 EURO üzerinden takibin devamına karar verilmesi talebiyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, yabancı para alacağı talebini içeren davalarda, dava değerinin Türk Lirası cinsinden karşılığı da dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru esas alınarak tespit edilmesi gerektiğinden, dava değerini belirtmek üzere dava tarihindeki kur üzerinden TL. Karşılığının dava dilekçesinde yazıldığı, mahkemece, davanın kabulü ile 18.000,00 EURO yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş ise de davacı tarafın aleyhe istinafı olmadığı, bu durum kamu düzenine ilişkin olmayıp resen gözetilemeyeceği, davaya konu alacak sözleşmeden kaynaklı olup likit olduğu anlaşılmakla; Mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin mahkemenin kabulü ve icra inkar tazminatına yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.740,63-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan (59,30.TL + 875,86.TL=) 935,16.TL harcın mahsubu ile bakiye 2.805,47.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18