İstanbul BAM 13. HD 2021/2246 E. 2024/477 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2246
2024/477
14 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2246 Esas
KARAR NO : 2024/477 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2019/600 Esas - 2021/503 Karar
TARİH: 08/06/2021
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin davalı şirkete alüminyum profil, cephe yapı sistem ekipmanlarından oluşan birçok kalem malzemeyi sattığını ve teslim ettiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, ancak takibe itirazdan 4 gün sonra müvekkiline 60.000-TL lik ödeme yaptığını, takip sonrası çeşitli tarihlerde de davalı tarafından ödemeler yapıldığını beyanla neticeten takibin 107.652,42.-TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi ile, davacı şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davacı şirketten satın alınarak şirketlerine teslim edilen tüm malların bedellerinin davacı şirkete ödendiğini, yapılan icra takibinin kötü niyetli olduğundan beyanla davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/06/2021 tarih 2019/600 Esas 2021/503 Karar sayılı kararında;".....Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor, ek rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
Huzurdaki dava bir İtirazın iptali davası olup, davada davacı, davalı şirkete satılan ve teslim edilen malların bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, anlaşılmaktadır. Takip dayanağı olarak: “alacaklı müvekkili şirketin borçlu şirketten olan cari hesap alacağının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla avans faiziyle tahsili talebi ” gösterilmiştir.
Davacı, davalı ile olan ticari münasebetini Takip tarihi itibariyle bu hesabın 177.852,42.-TL borç bakiyesi vermiş olduğu görülmektedir. Davacı şirketin ticari defterlerine göre takipten sonra davalı tarafından 21/12/2018 tarihinde 60.000.-TL lik, 22/03/2019 tarihinde 2.200,00.-TL lik, 26/07/2019 tarihinde 3.000,00.-TL lik ve 09/08/2019 tarihinde ise 5.000,00.-TL olmak üzere toplam 70.200,00.-TL lik ödemeler yapılmış olduğu görülmektedir. Buna göre dava tarihi itibariyle bu hesabın 107.652,42.-TL borç bakiyesi vermiş olduğu görülmektedir. Buna göre davacı, takip tarihi itibariyle davalıdan 177.852,42.-TL alacaklı durumda olup, takipten sonra davalıdan yapılan tahsilatların tenzili ile davacı, dava tarihi itibariyle davalıdan 107.652,42.-TL alacaklı durumdadır.Davalı taraf incelemeye katılmamış ve herhangi bir ticari defter ve/veya belge ibraz etmemiş olup, bu nedenle davalıya ait ticari kayıtların incelenmesi mümkün olmamıştır.Dosyada davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların ve bu faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinin mevcut olduğu, sevk irsaliyelerinin teslim alan kısımlarında imzaların mevcut olduğu görülmektedir.Buna göre davacı, takip tarihi itibariyle davalıdan 177.852,42.-TL alacaklı durumda olup, takipten sonra davalıdan yapılan tahsilatların tenzili ile davacının bu sefer dava tarihi itibariyle davalıdan 107.652,42.-TL alacaklı olduğu görülmektedir.Akabinde ek inceleme esnasında davalı tarafından sunulan davacıya yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ile davacının hesap ekstreleri karşılaştırıldığında ( 2019-2020 hesap ekstresi ) takip ve davadan sonra yapılan aşağıda listelenmiş, 9. sıradaki ödeme haricinde tüm ödemelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı hesap ekstrelerinde mevcut 13/03/2020 tarihli 10.000.-TL lik tahsilat kaydına ilişkin belge de, davalı tarafından sunulan dekontlar arasında mevcut değildir.
Buna göre davacı ticari defterlerine bakıldığında 26/10/2020 tarihi itibariyle davalıdan alacaklı değil 30.347,58.-TL davalıya borçlu duruma geçmiş olduğu anlaşılmaktadır.Diğer yandan, davalı tarafından sunulan dekontlara bakıldığında, yukarıdaki listenin dokuzuncu sırasındaki (23/10/2020 tarihli, 25.000.-TL:lik ) ödeme dekontunda, bu ödeminin davalı tarafından, “14 .Asliye Tic.Mah.2019/600 esas dosya ait avukatlık ücreti ödemesi “ açıklaması ile ... adına yapılmış olduğu görülmekle, bu nedenle bu tutar hesaplamaya dahil edilmemiş ve davalı borcundan tenzil edilmemiştir.Tüm bu nedenlerle İş bu davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının 107.652,42.-Tl üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara Avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, takip ve davadan sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİY 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 21.530.-TL.nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir...."gerekçesi ile, 1-İş bu davanın kabulü ile İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının 107.652,42.-Tl üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara Avans faizi ile faizin uygulanmasına, fazla istemin reddine, takip ve davadan sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,% 20 icra inkar tazminatı 21.530.-Tl nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu,Müvekkilinin ticari defterleri incelenmeksizin sadece davacı ... Limited Şirketi'nin kendi defterleri incelenerek düzenlenen 11.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... Limited Şirketi'nin takip tarihi itibariyle davalıdan 177.852,42-TL alacaklı durumda olduğunu, takipten sonra davalı tarafından yapılan ödemelerden sonra ise davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 107.652,42 alacaklı durumda olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, bilirkişi raporuna, müvekkilinin ticari defterleri incelenmeden yapıldığı gerekçesi ile, itiraz sonucu ek rapor alınmasına karar verildiğini, 28.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacının nihai olarak davalı müvekkiline 30.347,58.-TL borçlu duruma geçtiği kanaati ile raporunu sunulduğunu, Gerekçeli kararda ek bilirkişi raporunda varılan davacı tarafın davalı müvekkiline 30.347,58 TL borçlu duruma geçtiğinden bahsedilmiş olsa da, yerel mahkeme tarafından hüküm yanlış kurulduğunu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda müvekkilinin borçlu olmayıp aksine alacaklı konumunda olmasına reğmen ilk derece mahkeme tarafından 107.652,42 TL üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminat tutarı olan 21.530 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi hususunda hüküm kurulmasının kanuna ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkeme tarafından söz konusu dosyada yapmış olduğu yargılama sonucunda hüküm ek bilirkişi raporu göz önüne alınmadan hüküm kurduğunu, zira müvekkilinin ek rapora göre 30.000 TL tutarında alacaklı durumunda iken ve işbu huzurdaki davanın reddi gerekirken davalı müvekkilinin 107.652,42 TL borçlu olduğuna dair hüküm kurulduğunu, söz konusu hesaplama göz önüne alındığında ek bilirkişi raporu göz önüne alınmadan müvekkilinin ticari defterleri incelenmeksizin düzenlenmiş olan 11.11.2020 tarihli bilirkişi raporu göz önüne alınarak hüküm kurulduğunu, Yargıtay içtihatlarında ve kanunda bahsedildiği üzere; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesinde, "tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır." bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorunda olduğunu, bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmesi gerektiğini Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabildiğini, Müvekkilinin bilirkişi ek raporunda 30.000 TL alacaklı durumunda iken, davalı müvekkili aleyhine 107.652,42 TL borçlu olduğu şeklinde hüküm kurulduğunu, İşbu davanın yargılaması sonucunda yazılan gerekçeli kararda ilk olarak maddi oldular ile hüküm arasında mantıksal bir bağlantıyı gösterecek nitelikte açıklamaların bulunmadığı ayrıca gerekçeli karar da yerel mahkemenin davanın neden reddedildiğini açıkça yazması gerekirken yalnızca maddi olgulardan bahsedildiğini ve hiç bir şekilde hiç bir neden gösterilmeksizin maddi olguları kastederek bu nedenlerle denilmek suretiyle işbu huzurdaki dava kabul edildiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere iadesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturadan kaynaklı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaptan kaynaklı 177.852,42-TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine 107.652,42 TL. Üzerinden istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davalı cevap dilekçesi ile, davacı şirketten satın alınarak teslim edilen tüm malların bedellerinin davacı şirkete ödendiğini ve davacı şirkete borcunun olmadığını beyan etmiştir.Mahkemece, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden kök rapor ve davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle ek bilirkişi raporundaki tesbitler doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.MK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda değerlendirilmiştir. Davacı tarafından, davalı aleyhinde cari hesaptan kaynaklı 177.852,42-TL. alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine davalı borçlunun icra takibinden sonra dava tarihinden önce yaptığı ödemeler davacı tarafça mahsup edilerek 107.652,42 TL. üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere, dava ve takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça mal teslimine yönelik itirazının olmadığı, davacı tarafa ödeme yapıldığı ve borcunun olmadığına yönelik itirazının olduğu, bu durumda ispat yükünün ödeme iddiasında bulunan davalı tarafta olduğu, bilirkişi ek raporunda, davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan 177.852,42.-TL alacaklı durumda olup, takipten sonra davalıdan yapılan tahsilatların tenzili ile davacının, dava tarihi itibariyle davalıdan 107.652,42.-TL alacaklı olduğu, davalı tarafça dava tarihinden sonra davacı tarafa yapılan ödemeler gözetildiğinde, davacı ticari defterlerine göre 26/10/2020 tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı değil 30.347,58.-TL davalıya borçlu duruma geçmiş olduğu belirtilmiş ise de; Davalı, dava açıldıktan sonra borcu ödemekle itirazında haksız olduğunu kabullenmiş bulunmaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/586 Esas - 2019/2770 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere itirazın iptali davalarında dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce hükmün infazı ( icrası ) sırasında dikkate alınması gerekir. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi ek rapor içeriğindeki tespitler ışığında mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.353,73.TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.838,50.TL harcın mahsubu ile bakiye 5.515,23.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18