SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2023/1508 E. 2024/461 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1508

Karar No

2024/461

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1508 Esas

KARAR NO: 2024/461 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2022/773Esas - 2023/171 Karar

TARİHİ: 15/03/2023

DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

KARAR TARİHİ: 07/03/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin ... Mal. Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduklarını, ... A.Ş. yönetim kurulu kararıyla, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 18.08.2022 tarihinde yapılması kararlaştırıldığını ve aynı kararla belirlenen gündem ve toplantı çağrısının ortaklara tebliğ edildiğini, bu kararda 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısı gündeminde "yeni yönetim kurulu üyelerinin sayılarının ve sürelerinin tespiti ile seçimi"nin de yer aldığını, 18.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçimine dayanılarak; Genel Kurulda alınan kararlar tescil ve ilan edilmeksizin, 06.09.2022 tarihinde yeni yönetim kurulunun toplandığını ve 2022/04 sayılı yönetim kurulu kararı ile sınırsız temsil ve ilzama ilişkin kararlar alınarak görev dağılımı yapıldığını, imza yetkilerinin belirlenlendiğini ve 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı Yönetim İç Yönergesi'nin kabul edildiğini, söz konusu Yönetim İç Yönergesi'nin 20.09.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, 18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında belirlenen ... A.Ş.’nin “yönetimi kurulu üyeleri” 20.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edilmiş bir “yönetim” bulunmadığından, 06.09.2022 tarihinde bir kısım yönetim kurulu üyelerinin aldığı karar ile kabul edilen yönetim iç yönergesinin davalı sicil memurluğunca tescilinin TTK'nın emredici hükümlerine aykırı olduğunu, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 18.08.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı tutanağı tescil edilmeksizin, yönetim kurulunun göreve başlamasının hukuken mümkün olmadığını, ... A.Ş.’nin “Yönetimi” 20.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 tarihi itibariyle henüz tescil ve ilan edilmemiş Yönetim Kurulu üyelerinin aldığı 06.09.2022 tarihli 2022/04 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı Yönetim İç Yönergesinin tescil işleminin iptali ile sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini beyanla Yönetim Kurulu kararı ve Yönetim İç Yönergesi'ne ilişkin davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün tescil işleminin iptal edilerek sicilden terkinine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; huzurdaki davada, müvekkili müdürlükçe verilmiş bir red kararı bulunmadığı hâlde, davacıların 29.09.2022 tarihli başvurusuna Anayasal bilgi edinme hakkı kapsamında verilen cevabı hatalı bir biçimde red kararı gibi değerlendirerek ve huzurdaki davayı ikame ettiklerini, huzurdaki davanın mahiyeti gereği müvekkili müdürlüğe karşı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34 m. kapsamında açılabilecek bir dava olmadığını, tescil işlemi tamamlandıktan sonra açılan huzurdaki davanın, şirkete karşı açılması gereken bir iptal davası olduğunu, öncelikle, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, herhangi bir red kararı yazılmadığının anlaşıldığını ve davacılar vekilinin dava dilekçesinde bahsettiği 29.09.2022 tarihli başvurusuna verilen cevabi yazının ise, bilgilendirici mahiyette ve Bilgi Edinme Kanunu kapsamında verilmiş bir cevaptan ibaret olduğunu, Ticaret Sicili Yönetmeliği madde 35 gereğince ve bu hükümde belirtildiği şekilde verilmiş bir red kararı olmadığını, davacıların, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin genel kurul kararı 15 gün içerisinde tescil edilmediğinden yönetim kurulu üyelerinin göreve başlamasının mümkün olmadığı iddiasının da mesnetsiz olduğunu, yönetim kurulunun genel kurulun seçimine ilişkin kararla birlikte göreve başladığı hususunda ve yine 15 gün içinde yönetim kurulunun tescili tamamlanmadığından yönetim kurulunun ve aldığı karaların yok hükmünde olduğu yönündeki davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu davada, müvekkili müdürlükçe red kararı verilmediğinden, huzurdaki dava niteliği gereği bir iptal davası hüviyetinde bulunduğundan, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın öncelikle usulden aksi halde ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 15/03/2023 tarih ve 2022/773Esas - 2023/171 Karar sayılı kararı ile; "Dava; dava dışı ... Mal Tic A.Ş.’nin, şirketin 06.09.2022 tarihli 2022/04 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı Şirket Yönetim İç Yönergesinin, 20.09.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde tescil işleminin iptal edilerek sicilden terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir. Ticaret sicil müdürlüğünün tescil taleplerindeki inceleme görevi TTK'nun 32. maddesinde düzenlenilmekle, maddenin birinci fıkrasında sicil müdürüne tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını inceleme yükümlülüğü getirilmiş, üçüncü fıkrasında da tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şartlarının irdelenmesi gerektiği düzenlenmiş, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesinde tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığının incelemesinde hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiği ayrıntılı olarak gösterilmiş, Yönetmeliğin 35. maddesinde de müdür ve müdür yardımcılarına tescile ait bir istemde tamamlanması gerekli eksikler görüldüğü veya istemin kısmen veya tamamen reddi gerekli bulunduğu takdirde, istemin konusu ile reddedilme sebepleri gösterilmek suretiyle karar verme ve dilekçeyi veren ilgiliye tebliğ etme görevi yüklenmiştir. TTK'nun itiraz başlıklı 34/1. maddesinde "İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler." denilmiştir. Bu ilgililerin kimler olacağı ise Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22. maddesinde ve TTK'nun 28. maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddelere göre, İlgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da sözleşme ile kendisine yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileridir. Davalı Sicil müdürlüğünün cevap dilekçesindeki usuli itirazlarının incelenmesinde; anılan hükümden anlaşılacağı üzere, TTK m.34 gereği silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı da itiraz hakkının bulunduğu, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesince itirazların karara bağlanacağı; ayrıca iptal davasının görülüyor olmasının sicil müdürlüğü kararlarının hukuka uygunluk denetimine tabi kılınmasına engel teşkil etmediği, şeklen de olsa müdürlük yazısının red kararı olarak nitelendirilmesi gerektiğinden, davalının diğer usuli itirazlarına itibar edilmemiştir. Somut ihtilafta önem arz eden yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurulu kararının tescili, üyelik sıfatının kazanılması için şart değildir. Buradaki tescil açıklayıcı etkiye sahiptir. Öyle ki yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki ilişki seçim veya atama kararları ile doğmaktadır. Tescilin etkisi ise TTK m.373/2 hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere üçüncü kişiler yönünden tescil ile sonuç doğuracaktır. Tüm dosya kapsamı itibariyle 18.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçimi ile yeni yönetim kurulu göreve başlamış olup, göreve başlanması için sicile tescil gerekmemektedir. Olayda ticaret sicil kararına itiraz eden davacılar yeni yönetim kurulunda yer almalarına rağmen işbu davayı şirket adına değil, kendi adlarına yönetim kurulu üyesi sıfatıyla açmıştır. Tacir tüzel kişilerde yalnızca yetkili organlar veya yetkili temsilcilerin ilgili sıfatı bulunmaktadır. Şirket ortağının ise ilgili sıfatı bulunmamaktadır. Şirketi tek başına temsil yetkisi kalmayan yönetim kurulu üyelerinin şirket adına ilgili sıfatıyla huzurdaki iptal davasını açmaları TTK m.34 uyarınca mümkün değildir. Mevzuatımızda şirket ortaklarına ya da temsil yetkisi olamayan yönetim kurulu üyelerine ticaret sicile tescili talep etme veya tescil ve ilan edilmiş bir hususun silinmesini isteme olanağı tanınmamıştır. Şirket ortakları veya ilgililer ticaret sicilde tescil ve ilan edilen hususun batıl olduğunu veya iptali gerektiğini ancak ilgili şirket aleyhine açacakları bir davada ileri sürebilirler. Böyle bir dava sonucunda alacakları karar üzerine sicilde olan bir kaydın iptali, silinmesi söz konusu olabilecektir. Bu nedenle şirket ortaklarının Ticaret Sicili hasım göstererek sicilde yapılmış bir kaydın iptalini talep etmelerine yasal olanak bulunmamaktır. Aynı durum temsil yetki kaldırılan eski veya yeni yönetim kurulu üyeleri içinde geçerlidir. Zira yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulundan ayrı bir organ niteliğinde değildir. Bu sebeplerle mahkememizce davacıların TTK'nun 34. maddesi uyarınca ilgili sıfatına sahip olmadığından işbu davayı açamayacağı anlaşılmakla aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın, aktif husumet ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-d maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiş ve verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkillerinin dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeleri ve aynı zamanda %7,8 ve %16,6 olmak üzere toplamda %24,4 oranında pay sahibi A Grubu hissedarları olduğunu, TTK m.34 hükmü; ''İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler...'' şeklinde olup, hem yönetim kurulu üyesi hem A grubu hissedar sıfatına haiz müvekkillerinin madde metninde geçen ''ilgililer'' arasında olmadığının kabul edilemeyeceğini, yönetim kurulu üyesi ve A grubu hissedarlar olan müvekkillerinin TTK m.32- m.34 maddelerinde sayılan sicil müdürlüğü işlemlerine karşı itiraz ve dava haklarını kullanmaya yetkili 3.kişiler/ilgililer kapsamında olmadığının kabulünün hak arama özgürlüğünün açık ihlali niteliğinde olup adil yargılanma hakkının ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağını; Huzurdaki davada uyuşmazlık konusunun; dava dışı ... Malzemeleri A.Ş.'nin 18.08.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında yönetim kurulu seçimine ilişkin alınan kararlar henüz tescil edilmeden, bu genel kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçimine istinaden 06.09.2022 tarihinde yönetim kurulu toplantısı yapılması ve bu kez yönetim kurulu toplantısında 2022/04 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile kabul edilen 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı Yönetim İç Yönergesinin müvekkillerinim muhalefet şerhine rağmen kabul edilmesi ve bu kararların davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından Kanun'un emrettiği denetim yapılmadan hukuka aykırı olarak sicile terkin edilmesi olduğunu; Dava dışı ... A.Ş.nin aynı zamanda A Grubu hissedar sıfatına da haiz müvekkilleri bakımından, davalı sicil müdürlüğünce tesis edilen dava konusu işlemin ortaklık haklarına halel getirmeye elverişli nitelikte olması ve sonuçlarının A grubu hissedarların yönetimdeki temsil ve ilzam yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik tescile tabi yönetim kurulu kararının içerdiği şekli noksanlıkların emredici esaslara açıkça aykırı olmasına rağmen TTK m.32 ve m.34 uyarınca davalı sicil müdürlüğünce durumun görmezden gelinerek tescil edilmesi nedeniyle, huzurdaki davada haklarına halel gelen hissedar ve yönetim kurulu üyesi müvekkillerinin hukuki yararının olduğunun sabit olduğunu; TTK m.34 düzenlemesinde geçen ''ilgililer'' ifadesinin somut olayın özelliklerine göre farklılaşan bir anlamı ifade ettiğini, huzurdaki davada terkini istenen yönetim kurulu kararı ve şirket iç yönergesinin usule uygun olarak alınmadığının müvekkillerinin her aşamadaki muhalefet şerhleri ile ortaya koyulduğunu, hissedar ve yönetim kurulu üyesi sıfatına haiz müvekkillerinin usulsüz tescilin sonuçlarından etkileneceğinin de açık olduğunu, TTK m.34 hükmünde yer alan ''ilgililer'' ifadesinin dar bir yorumla, davaya konu tescil işleminin sonuçlarından etkileneceği açık olan yönetim kurulu üyesi ve ortak sıfatına haiz müvekkillerini dışlayacak şekilde dava şartı olarak yorumlanmasının ve işin esasına girilmeden ret kararı verilmesinin tüm bu sayılanların yanında TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil ettiğini, Yerel mahkemenin aktif husumet şartı yoktur şeklindeki değerlendirmesi ile müvekkillerinin uyuşmazlığın çözümündeki hukuki yararlarının göz ardı edildiğini, dava dışı şirket içinde emredici hükümlere aykırı yapılan usulsüz işlemlere karşı müvekkillerinin hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini, Yerel mahkemece işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bahisle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin doğduğunu beyanla İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/773 E. 2023/171 K. sayılı kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sicilden terkin talebi hakkındaki kararına itiraza ilişkindir. Davacılar, dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduklarını, 18.08.2022 tarihinde şirketin 2021 olağan genel kurul toplantısının yapıldığını ve yönetim kurulu üyelerinin seçildiğini, bu toplantıda alınan kararlar sicile tescil edilmeden yönetim kurulunun toplanarak 2022/04 sayılı kararı aldığını ve görev dağılımı yaptığını, ayrıca 2022/01 sayılı iç yönergeyi kabul ettiğini, davalı Müdürlük'den anılan yönetim kurulu kararı ile iç yönergenin sicilden terkininin talep edildiğini ancak davalının red cevabı verdiğini, 18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında belirlenen yönetim kurulu üyeleri 20.09.2022 tarihinde sicile tescil ve ilan edildiğinden, bu tarihten daha önce aldıkları kararların geçersiz olduğunu beyanla itirazın kabulü ile 06.09.2022 tarihli ve 2022/04 sayılı yönetim kurulu kararı ile aynı tarihli ve 2022/01 sayılı şirket iç yönergesinin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmişler, davalı ... Sicil Müdürlüğü, taraflarınca itiraza konu bir karar verilmediğini, davacı tarafa verilen cevabın bilgilendirme mahiyetinde olduğunu, sicile tescil edilen hususların terkin edilebilmesi için Mahkeme kararı gerektiğini, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı, esasen de davanın haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamından; davacılar tarafından davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne sunulan 29.09.2022 tarihli dilekçe ile 06.09.2022 tarihli ve 2022/04 sayılı yönetim kurulu kararı ile aynı tarihli ve 2022/01 sayılı şirket iç yönergesinin sicilden terkin edilmesinin talep edildiği, davalı tarafından verilen 24.10.2022 tarihli cevapta tescil edilmiş bulunan hususların ancak Mahkeme kararı ile terkin edilebileceğinin bildirildiği, verilen bu cevaba karşı davanın açılmış olduğu, davacıların dava dışı ... Mal. Tic. A.Ş.'nin müştereken temsile yetkili yönetim kurulu üyesi oldukları ve 18.08.2022 tarihinde göreve başladıkları anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi'nce de açıklandığı üzere, TTK'nın 34. maddesi ile ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri, aynı kanunun 28. maddesinde sicile tescil isteminin ilgiler tarafından yapılabileceği kabul edilmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin sicile tescil talebinde bulunabilecek ilgilileri düzenleyen 22. maddesinin anonim şirketlere ilişkin 2/d-3 fıkrası uyarınca iç yönergenin tescilini yönetim kurulu veya temsil ve ilzama yetkili üye ya da üyelerinin talep edebileceği kabul edilmiştir. Davacılardan ... dava dışı şirketin sınırlı yetkili yönetim kurulu üyesi, ... ise müştereken temsile yetkili üyesidir. Şirketin davacılar dışında müşterek yetkili 2 üyesi daha vardır. Davacıların tek başına veya birlikte şirketi temsilen tescil talebinde bulunabilmeleri mümkün değildir. Bir kararın (olayımızda iç yönerge ve yönetim kurulu kararı) sicile tescilini talep etme hakkı kime ait ise, terkinini de ancak o kişinin talep edebilmesi mümkündür. Bu minvalde davacılar şirket adına terkin talebinde bulunamayacaklarından Mahkemece verilen karar doğrudur. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 07/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanSicilözetikararistinafKararınareddinedereceİtirazsebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiTicaretMemurununsavunmasınınsebeplerimahkemesininkararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim