SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2003 E. 2024/457 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2003

Karar No

2024/457

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2003 Esas

KARAR NO: 2024/457 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2018/101 Esas - 2021/332 Karar

TARİHİ: 14/04/2021

DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 07/03/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı banka arasında 02.08.2011 tarihli ve 4.750.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından toplamda 20 parça kredi kullanıldığını, toplam 20 parça kredinin 03.05.2013 tarihi itibarı borç bakiyesi 832.031,00 TL olup, borcun vadesinden önce kapatılması için müvekkili tarafından davalı bankaya müracaat edilerek, tutarın hesaptan tahsilinin talep edildiğini, buna karşın davalı banka tarafından müvekkili şirket hesabından 03.05.2013 tarihinde 883.566,02 TL tahsil edildiğini, müvekkili şirketin borç bakiyesi ile davalı banka tarafından tahsil edilen tutar arasında 51.535,02 TL fark bulunduğunu, bu farkın "erken kapama komisyonu" olarak müvekkili şirketin rızası dışında tahsil edildiğini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen Kadıköy ... Noterliği 15.05.2013 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı bankaya, haksız alınan erken kapatma komisyonunun iadesi için ihtarda bulunulduğunu, banka tarafından Kadıköy .... Noterliği 24.05.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, verilen cevapta müvekkili ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin ilgili maddeleri uyannca bankanın erken kapama komisyonu talep etme hak ve yetkisi bulunmasından bahisle tahsil edilen erken kapama komisyonun iade edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili ile davalı banka arasında yapılan genel kredi sözleşmesinin erken ödeme komisyonuna ilişkin maddesi genel işlem koşullarından olup, sözleşmenin yapıldığı sırada müvekkili şirkete bu hususta açıkça bilgi verilmediği gibi müvekkili şirketin kredilerini erken kapatma talebi sırasında da herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, ayrıca söz konusu maddede alınacak olan bu komisyonun oranının neye göre belirlendiğinin de açık olarak belirtilmediğini, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak müvekkili şirketin zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkili tarafından kullanılan krediler ve erken kapama anındaki borç bakiyeleri ile erken kapama sebebiyle haksız olarak tahsil edilen komisyon tutarlarının gösterildiğini, tabloda koyu ve altı çizili olarak belirtilen ... kredi numaralı ve 145.000,00 TL tutarlı kredinin ilk 6 taksiti vadesinde ödenmiş olmakla, erken kapama tarihindeki mevcut borç bakiyesinin 107.111.00 TL olduğun, davalı banka tarafından erken kapama sebebiyle müvekkili şirketin bilgisi dışında 6.661,74 TL erken kapama komisyonu alındığını, alınan bu haksız erken kapama komisyonunun iadesi için İstanbul 39.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/254 E. sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, yapılan yargılama neticesinde öncelikle Mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiğini, temyiz başvurusu neticesinde "Yargıtay 11. HD 21.04.2015 Tarih 2014/17588 E. 2015/5608 K." Sayılı dosyası ile Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın bozulduğunu, bu kez İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/943 Esasına kaydı yapılan dosyada Yargıtay kararı uyarınca yeniden yargılama yapılarak bu kez davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, buna göre erken kapama komisyonu oranının %2 olmasına kanaat getiren Mahkemenin, bu oran üzerinden erken kapama komisyonu hesaplayarak davalı banka tarafından fazladan tahsil edilen erken kapama komisyonunun iadesine karar verdiğini, verilen bu kararın davalı banka ve taraflarınca temyiz edilmeyerek 15.12.2017 tarihi itibariyle kesinleştiğini, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/943 E.- 2017/812 K. sayılı kesinleşen karan doğrultusunda, tablo halinde verilen ve fahiş oranda erken kapama komisyonu tahsil edilen diğer krediler için de %2'nin üzerinde alınan erken kapama komisyonlarının iadesi için işbu davayı açma zarureti doğduğunu beyanla 19 parça kredi için %2 oranının üzerinde, haksız olarak tahsil edilen erken kapama komisyonlarının toplamı olan 30.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faizi ile iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kredi borcunun vadesinden önce kapatılması halinde tahsil edilen erken kapama komisyonunun, kredinin erken kapatılması nedeni ile Bankanın mahrum kaldığı faiz getirisinin bugünkü değeri ile kredinin vadesinden önce ödenen anaparasından elde edilecek alternatif getirinin bugünkü değerinin farkı olarak hesaplanmakta olduğunu, davacı tarafın sözleşme hükümlerini kabul ettiğinin müşteri kabul beyanı ve teslim tutanağından görüldüğünü, alınan erken kapama komisyonunun taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine de uygun olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2018/101 Esas - 2021/332 Karar sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Bilirkişi kök raporunda erken kapama komisyon oranı olarak %2 oran esas alınmış, aynı zamanda kök raporda emsal banka uygulaması olarak ... Bankası, ... bank ve ...bankası'nın oranlarına yer verilmiş, itiraz üzerine alınan ek raporda kök rapordaki emsal uygulamaların ortalaması olan %4,66 oran için de seçenekli değerlendirme yapılarak takdir Mahkemeye bırakılmıştır. Kök raporda alıntılanan Yargıtay 11.HD 2014/17588 esas 2015/5608 karar sayılı ilamında bu hususta emsal banka uygulamalarının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce; kök raporda yer alan emsal banka oranları incelendiğinde kamu bankası olan ... bankası ve halkbankasında oran %2 olarak esas alındığından bu banka uygulamalarının emsal nitelikte olabileceği değerlendirildiğinden kamu bankalarınca esas alınan oran üzerinden kararda %2 oran esas alınarak karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinde, 30.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faizi ile tahsili talep edilmiş; kök raporda ve ek raporda %2 erken kapama oranına göre; davacının dava tarihi itibariyle 21.075,35-TL asıl alacak, 10.743,13-TL işlemiş faiz, 537,16-TL BSMV olmak üzere toplam 32.355,63-TL iadesi gereken alacağı olduğu ve dava tarihinden itibaren 21.075,35-TL üzerinden %9,75 avans faizi istenebileceği belirlenmiş olup; Kök ve ek raporda hesaplanan işlemiş faiz hesabı, temerrüt ile ilgili bir hesaplama olmayıp, kapatılan kredi borcunda tahsil edilen işlemiş faiz tutarlarına ilişkin olduğundan talep edilen temerrüt faizleri ile ilgisi yoktur. Bu nedenle davacının talep edebileceği iadesi gereken toplam alacağı 32.355,63-TL olup, talebi 30.000,00-TL olduğundan taleple bağlı olarak 30.000,00-TL yönünden kabul kararı vermek gerekmiş; Davacının davalıyı dava tarihinden evvel temerrüte düşürdüğüne ilişkin dosya kapsamında bir belge bulunmadığından ve asıl alacak tutarı 21.075,35-TL olduğundan, dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarı olan 21.075,35-TL'ye yıllık %9,75 avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş (aksi halde faize faiz işletilmiş olacağından) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı banka vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı banka vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkili banka tarafından davacı firmadan tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin müvekkili bankanın Bostancı şubesi ile davacı firma arasında akdedilen Kredi Genel Sözleşmesi hükümlerine, yasal mevzuata ve hukuka uygun olarak hesaplanarak tahsil edildiğini, müvekkili banka ile davacı borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin “Faiz, Komisyon, Ücret, Masraf, Fon Kesintisi ve Vergiler Bölüm” başlıklı 6. maddesinin; “...6/2 Müşteri'nin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi Banka'nın kabulüne bağlıdır. Banka'nın kabulü olmaksızın yapılan ödeme, vadesinde tahsil edilir Müşteri, Banka'nın muvafakatine dayanmayan erken Ödeme nedeniyle faiz ve indirim dahil Banka'dan herhangi bir taleple bulunamaz. Erken ödemede bulunmak isteyen Müşteri, önceden Banka'ya yazılı olarak başvurur. Banka, erken ödeme isteğini kabul ederse, bunun şartlarını bildirir ve erken ödeme nedeniyle maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri Müşteri'den talep eder...” şeklinde olduğunu; Yerel mahkemece verilen karara esas alınan bilirkişi raporu ile itirazları sonrası alınan ek bilirkişi raporunda, taraflar arasında akdedilen işbu sözleşme hükmünün, erken ödeme ücretinin, erken ödeme tarihi ile belirlenen vade arasında bankanın mahrum kalacağı faiz tutarı esas alınarak hesaplanmasının uygulanabilirliğinin olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmadığı gibi, emsal banka uygulamalarının sorulması sonrasında bankalarca bildirilen erken kapama komisyon oranlarının ortalamasının da dikkate alınmadığını, Mahkemenin müzekkeresine bankalarca verilen cevaplarda deklere edilen oranların ... Bankası ile ...bank %2, ... bank %10 iken ... Bank'ın müşteri verimliliğine göre oranın değişkenlik gösterdiğinin belirtildiğini, bilirkişinin ortalama oranı %4,66 olarak hesapladığını ancak ...bank'ın ve ... Bank'ın cevaplarını nazara almaksızın %2 oranı üzerinden hesaplama yaptığını, kredinin erken kapanması nedeniyle bankanın uğradığı kar kaybının sabit bir oran (%2 oranı ) üzerinden ve/veya emsal banka uygulamalarının ortalama rakamı üzerinden hesaplanamayacağını, bu şekilde yapılan hesaplamanın ekonominin gerçekleriyle bağdaşmadığı ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı olduğu malum iken hükme esas alınan raporda emsal banka uygulamalarının ortalama rakamının dahi nazara alınmadığını; Gayesi ticari faaliyetlerde bulunmak suretiyle gelir elde etmek olan bir bankanın, kullandırdığı bir kredinin erken kapatılması nedeniyle maruz kalacağı kar mahrumiyeti ve zarar kavramının afaki bir kavram olmadığını, kredinin niteliğine, miktarına, vadesine göre maruz kalınacak kar mahrumiyetinin, zararın bu konuda uzman bankacı bir bilirkişi tarafından hesaplanması mümkün ve zaruri iken Yerel mahkemece bu yöndeki talepleri dikkate alınmadan eksik inceleme ve hata içeren rapora göre hüküm kurulduğunu, dava dosyasına taraflarınca ibraz edilen dilekçelerinde, erken ödeme nedeniyle maruz kalınan kar mahrumiyetinin, zararın ne şekilde hesaplanabileceğine dair yeterli açıklamaya yer verildiğini, işbu hesaplamanın yapılabilmesini teminen müvekkili banka Genel Müdürlüğü nezdinde inceleme yapılmak istenmesi veya herhangi bir bilgi ve/veya belge talep edilmesi halinde mahkemenin vereceği karara istinaden gereğinin taraflarınca yerine getirilebileceği bildirildiği halde, taraflar arasındaki sözleşme hükmünü uygun olacak şekilde bir hesaplama yapılması yönündeki taleplerinin dikkate alınmadığını, sözleşme serbestliği ilkesinin ihlal edildiğini, ödünç para verme işlemlerinden gelir elde eden bankanın, kredinin erken kapanması halinde uğrayacağı kar kaybının veya zararın hesaplanmasında, erken ödeme tarihi ile belirlenen vade arasında bankanın mahrum kalacağı faiz tutarı ya da anılan miktar başka bir kaynakta değerlendirilmiş olsaydı elde edilecek gelir tutarının nazara alınması gerekeceğinin açık olduğunu; Müvekkili banka uygulamasına göre, taksitli ticari kredilerde kredi borcunun vadesinden önce kapatılması halinde, tahsil edilen erken kapama komisyonunun, kredinin erken kapatılması nedeni ile bankanın mahrum kaldığı faiz getirisinin bugünkü değeri ile kredinin vadesinden önce ödenen ana parasından elde edilecek alternatif getirinin bugünkü değerinin farkı olarak hesaplandığını, bankanın faiz kaybı hesaplamasında kredinin mevcut itfasında/ kredinin üzerindeki faiz oranı ile hesaplanan faiz tutarlarının bugünkü değeri alınırken; alternatif getiri hesaplamasında bankaya erken ödenen kredi anaparasının, erken kapama işlemi anında kapanan kredinin kalan vadesindeki Şubeler Cari Faiz Oranı/ Fon Transfer Fiyatı ile hesaplanan bugünkü değerinin alındığını, Fon Transfer fiyatlamasının özü itibari ile Bankanın kaynak maliyetine ilişkin bir gösterge olmakla birlikte kredi ürününe, vadesine, itfasına ve işlem anına bağlı olarak farklılık arz edeceğinden bahisle buna bağlı olarak hesaplanan erken kapama komisyonunun da farklılık gösterebileceğinin tabii olduğunu;

Ekonomik gerçekler hakkında biraz bilgisi olan, paranın değeri ve değerlendirilmesi konusunda küçük de olsa çaba gösteren herhangi birinin, verilen bir kredinin erken kapanması nedeniyle bankanın neden kar kaybına/zarara uğrayacağını ve bu kar kaybının/zararın nasıl hesaplanabileceğini bilebileceğini, bankanın uğradığı kar kaybının sabit bir oran (%2 oranı ) üzerinden hesaplanamayacağını, %2 sabit oran üzerinden hesaplanan erken ödeme komisyonu ücretinin ekonominin gerçekleriyle bağdaşmadığını ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı olduğunun malum olduğunu, nitekim, bir örneği dava dosyasına taraflarınca ibraz edilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/5416 E., 2019/232 K. sayılı 10.01.2019 tarihli ilamında, genel kredi sözleşmesinde erken ödeme ücretinin erken ödeme tarihi ile belirlenen vade arasında davalı bankanın mahrum kalacağı faiz tutarına ya da anılan miktarı başka bir kaynakta değerlendirmiş olsaydı elde edeceği gelire göre belirleyeceği miktara göre belirleneceğinin kararlaştırıldığı, belirtilen kriterlere göre bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerektiği şeklinde hüküm kurulduğunu, dolayısıyla bu şekilde bir hesaplamanın mümkün ve zaruri olduğunu ortaya koyduğunu; Mevcut yasal mevzuata göre bankaların bankacılık hizmet bedellerini serbest piyasa koşullarında kendilerinin serbestçe tayin edebileceklerini, davacının basiretli tacir olduğunu, davacı müvekkili banka tarafından alınan tüm masrafları bilmekte olup, kredi genel sözleşmesini tüm bu hususları bilerek imzaladığını, söz konusu kredinin erken kapatılması halinde kendisinden bankaca tahsil edilecek olan tüm bu masraf kalemleri ve tutarlarını bilerek kredisini erken kapatmak isteyerek müvekkili bankaya müracaat ettiğini, müvekkili bankaca davacının bu talebinin, mevzuat, kredi genel sözleşmesi, tebliğler gereğince banka uygulamaları dikkate alınarak kendisinden ilgili masraflar tahsil edilmesi halinde kredisinin erken kapatılma talebine onay verildiğini, dava konusu işlemlerin davacının talebi doğrultusunda yapıldığını, davacının kredilerini erken kapatma talebi olmasa idi, müvekkili bankaca kredilerin erken kapatılma durumunun söz konusu olmayacağının ve bu suretle, dava konusu edilen masrafların da kendisinden tahsil edilmeyeceğinin açık olduğunu, davacının kendi rızası ile yapılan işlemlerden dolayı kredi kapandıktan sonra işbu davayı açmasının kötü niyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin davacı tarafından vadesinden önce/erken kapatılması nedeniyle, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun iadesi talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalı bankadan kullandığı 20 adet kredinin 03.05.2013 tarihinde tek seferde kapatıldığını ve davalı banka tarafından kredinin erken kapatılması nedeniyle tarafından 51.535,02 TL erken kapama komisyonu tahsil edildiğini, bu kredilerden bir tanesi ile ilgili olarak daha önce İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/943 Esas sayılı dosyası ile açılmış olan davada, davalı tarafından %2 oranında erken kapama komisyonu tahsil edilebileceği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve verilen kararın kesinleştiğini, bu nedenle davalı bankanın kalan 19 kredi yönünden de en fazla %2 oranında erken kapama komisyonu alabileceğini beyan ederek fazladan tahsil edilen bedelin işleyecek faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı banka, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve mevzuat uyarınca kredinin erken kapatılması halinde bankanın zararını talep edebileceğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamında bulunan belge ve delillere göre; taraflar arasında 02.08.2011 tarihli-4.750.000 TL limitli ve 23.07.2012 tarihli-6.250.000 TL limitli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davacının 02.08.2011 tarihli sözleşme kapsamında 20 adet kredi kullandığı ve 03.05.2013 tarihinde vadesi gelmemiş kredi taksitleri ile birlikte tüm borcunu ödeyerek kredileri kapattığı, davacı tarafından daha önce aynı tarihte kapatılan kredilerden 107.111 TL tutarlı olan üzerinden alınan 6.662,41 TL erken kapama komisyonunun iadesi için İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/943 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, (ilk açılış İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi- 2013/254 Esas) bu davada Mahkemece alınan bilirkişi raporunda kamu bankalarının uyguladığı emsal erken kapama komisyon oranlarının ortalaması olarak %2 ve özel bankalar ile kamu bankalarının uyguladıkları emsal oranların ortalaması olarak %4,66 üzerinden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, Mahkemece %2 oran üzerinden yapılan hesaplama nazara alınarak davanın 4.520,24 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, kararın 15.12.2017 tarihinde kesinleştiği, istinaf incelemesine konu dosyada ilk derece mahkemesince bankacı bilirkişiden kök ve ek rapor alındığı, kök raporda %2 oran üzerinden hesaplama yapılarak iadesi gereken tutarın 21.075,35 TL olduğu, bu miktara 10.743,13 TL faiz ve 537,16 TL bsmv işlediği, ek raporda %4,66 oranı üzerinden hesaplama yapılarak iadesi gereken tutarın 4.696,78 TL olduğu ve bu tutara 2.394,18 TL faiz ve 119,71 TL bsmv işlediğinin tespit edildiği, Mahkemece %2 oran üzerinden yapılan hesaplama esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi uyarınca sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz. C Taraflar arasında imzalanan ve erken ödeme halinde erken kapama komisyonu tahsil edilebileceği düzenlemesini içeren sözleşmede oran belirtilmiş ise, bu oran üzerinden hesaplama yapılmalıdır. Herhangi bir oran belirtilmemiş ise, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre değiştirilen 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, bu yönde ilan ve yayım yapılmamışsa emsal bankaların uyuşmazlık konusu erken kapama komisyonu kesintilerinde uyguladıkları oranlar getirtilip, diğer bankalarca uygulanan oranların araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. (Bkz. Yargıtay 11. HD; 11/10/2018 Tarih, 2016/12666 E-2018/6233K.,Yargıtay 11. HD; 25/09/2018 Tarih, 2017/276 E-2018/5662 Karar sayılı ilamları) Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında imzalanan 02.08.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.2. maddesinde "Müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi Bankanın kabulüne bağlıdır. Bankanın kabulü olmaksızın yapılan ödeme, vadesinde tahsil edilir. Müşteri, Bankanın muvafakatine dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim dahil Bankadan herhangi bir talepte bulunamaz. Bankanın kabulünde olmaksızın yapılan ödeme vadesinde tahsil edilir. Erken ödemede bulunmak isteyen müşteri, önceden Bankaya yazılı olarak başvurur. Banka, erken ödeme isteğini kabul ederse, bunun şartlarını bildirir ve erken ödeme nedeniyle maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep eder." şeklinde yer alan düzenleme ile davalı bankanın kredinin erken kapatılması halinde komisyon talep edebileceği kabul edilmiş ise de, bu komisyonun oranı ve/veya tutarı açıkça belirlenmemiş olup, Mahkemece davalı bankanın niteliğine göre kamu bankalarınca alınan emsal komisyon oranlarının ortalaması ve HMK'nın 204. maddesi uyarınca taraflar arasında, aynı genel kredi sözleşmesi uyarınca kullanılmış ve aynı tarihte kapatılmış kredi nedeniyle görülen davada verilen kesinleşmiş ilam nazara alınarak, davalı bankanın %2 oranında erken kapama komisyonu alabileceğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun haksız olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı bankanın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı bankadan alınması gereken 2.049,3‬0 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı banka tarafından peşin olarak yatırılan 512,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,9‬0‬ TL'nin davalı bankadan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanKaynaklanan)özetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesininkararınınileriAlacakdosyaiddianumarası(Bankacılıkhükümİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim