SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2004 E. 2024/456 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2004

Karar No

2024/456

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2004 Esas

KARAR NO : 2024/456 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2017/1047 Esas - 2021/326 Karar

TARİHİ : 14/04/2021

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 07/03/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin Erenköy şubesi tarafından kargo edilmek üzere teslim alınan phantom 4 multikopter ile 2 adet bataryanın kaybedildiğini, bu nedenle davalının müvekkiline kaybedilen ürün bedeli olarak 6.752,41 TL borcunun bulunduğunu, davalı hakkında bu bedel üzerinden İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından yapılan araştırmada takip alacaklısına hiçbir borcun olmadığının tespit edildiği beyan edilerek ödeme yapılmadığını, takibe konu alacağın müvekkili ile dava borçlu arasındaki kargo hizmetinden kaynaklandığını, kolilerin davalı şirket personeli tarafından alındığının kamera görüntülerinin bulunduğunu, mail yazışmalarında davalı şirketin zararı karşılayacağını bildirmesine rağmen karşılamadığını beyanla davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip bedelinin %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalının görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, maddi vakıaya ilişkin olarak davacı tarafça içeriği beyan edilmeyen ve herhangi bir değer belirtilmeyen kargonun Erenköy Şube personeli tarafından teslim alındığını ve fatura düzenlendiğini, davacının hiçbir bilgi ve belge sunulmadan icra takibine giriştiğini, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek kusur bulunmadığını, kargonun içeriğini ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin kargonun içeriğini araştırma hak ve yükümlülüğünün bulunmadığını, tazminatın koşullarının oluşmadığını, taşıyıcının kastının veya ağır kusurunun ispatlanması gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğunun bulunduğu kabul edilecek olursa TTK 882.madde hükmüne uygun olarak gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kg için 8.33 özel çekme hakkı istenebileceğini belirterek davanın reddini, haksız ve kötü niyetli başlatılan takip nedeniyle davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2017/1047 Esas - 2021/326 Karar sayılı kararında; "Dava; kargo taşıma hizmeti nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararların tahsiline ilişkin İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Limited Şirketi, borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, takibin 6.693,00-TL asıl alacak, 59,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.752,41-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, 05/01/2017 takip tarihli ödeme emrinin borçluya 10/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu 13/01/2017 tarihinde süresi içerisinde takibe ve borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 06/02/2017 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Mahkememizce tayin edilen inceleme gününde davacı taraf incelemeye katılarak defterlerini ibraz etmiş ancak davalı taraf incelemeye katılmayarak defter ibrazından kaçınmış sayılmış, taraflar arasında akdedilen herhangi bir yazılı sözleşme bulunmasa da sunulan belgeler, mail yazışmaları, davalının sunduğu kargo ön izleme fişi, ihtarname ve sunulan dilekçeler kapsamında; taraflar arasında davacının dava dışı müşterisine mal satışı nedeniyle yolladığı malın taşıma işini davalının üstlendiği şeklinde taşıma ilişkisinin varlığı her iki yanın kabulünde olduğundan davacı ile davalı arasında taşıma işlemine ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu ve yine mail yazışmalarından da kargonun taşımacılık sırasında davalı uhdesinde iken kaybedildiği, ürünün alıcıya ulaşmadığı açıktır. Davacı defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, takibe konu alacağa dayanak 31/08/2016 tarihli ... seri nolu 9.950,01-TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında dava dışı şirket adına düzenlendiği, faturaya konu malların davalı uhdesinde iken kaybedildiği, bilirkişi raporunda kaybolan ürünlerin fatura bedellerinin kadri maruf olduğunun değerlendirildiği, davacının davalıya keşide ettiği Beyoğlu .... Noterliği ... yevmiye numaralı 24/11/2016 tarihli ihtarnamenin 26/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve böylece davalının 29/11/2016 tarihinde temerrüte düştüğü, netice olarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 6.693,00-TL asıl alacak, 59,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.752,41-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalının itirazının 6.752,41-TL alacak üzerinden iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmişse de haksız fiilden kaynaklanan alacak talebi likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu kargo gönderi içeriğine ait olduğunu iddia ettiği irsaliyeli fatura ve taşıma faturası arasında alenen fark olmasına rağmen bu durum gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 31.08.2016 tarihli taşımaya ilişkin olarak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafından davalı tarafa herhangi bir fatura verilmediğini, herhangi bir faturada düzenlenmediğini ancak davacı yanca taşıma esnasında müvekkil şirkete hiçbir şekilde sunulmayan ve Fotoğraf Dünyası Eminönü Firması adına düzenlenmiş bir adet faturanın dosyaya sunulmuş olup davaya konu taşımaya ilişkin olduğunun iddia edildiğini, söz konusu davacı tarafın sunmuş olduğu irsaliyeli fatura ve taşıma faturası incelendiğinde, davacı tarafın sunmuş olduğu irsaliyeli faturada alıcının fotoğraf diyarı firması ve adres olarak Eminönü, taşıma faturasında ise alıcının ... ve adresinin de Denizli olduğunun görüleceğini, söz konusu davacının dosyaya sunmuş olduğu irsaliyeli fatura ve taşıma faturasında net bir çelişki ve aykırılık söz konusu iken davacı tarafın sunmuş olduğu faturanın davaya konu taşımaya aitmişcesine kabul edilip hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini; Dosyada alınan bilirkişi raporlarında da bu çelişkili durum irdelenmeksizin faturanın davaya konu taşımaya ilişin olduğunun kabul edilip bu doğrultuda rapor düzenlenmesinin ve bu raporların hükme esas alınmış olmasının da hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı taraf her ne kadar müvekkil şirketin ağır kusur ve pervasızca hareketinden kaynaklı zarara uğradığını iddia etmiş olsa da söz konusu taşımaya ilişkin müvekkil şirketin kasta eşdeğer kusur durumunun davacı tarafından ispatı gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ve beyan dilekçelerinde sürekli olarak haksız ve mesnetsiz bir şekilde müvekkil şirketin kusuru sebebiyle zarara uğradığını iddia ettiğini; Alınan bilirkişi raporlarında da haksız ve mesnetsiz olarak müvekkil şirketin kusuru yönünde değerlendirme yapıldığını, davacı tarafın bu iftiraya varan mesnetsiz iddialarının hepsinin abesle iştigalden başka bir şey olmadığını, her ne kadar davacı taraf oluşan zararın müvekkil şirketin ağır kusurundan ve pervasızca hareketinden kaynaklandığını iddia etse de mübrez dosyada bu iddialarını kanıtlaması gerekirken sunulan faturaların da alenen çelişkili olduğu göz önüne alındığında ortada somut bir delil olmadığının da açık olduğunu, söz konusu taşımaya ilişkin zararda müvekkil şirketin ağır kusuru ve pervasızca hareketinden kaynaklanan bir durumun söz konusu olmadığı gibi davacı tarafından da müvekkil şirketin kasta eşdeğer nitelikteki kusur durumunun kanıtlanamadığını; Müvekkil şirketin ağır kusurlu olduğu ve pervasızca hareket ettiği bu sebeple sınırlı sorumluluk prensibinden yararlanamayacağı yönündeki iddialarını neye istinaden sunduğu dosya içeriğinden anlaşılamamış olmasının yanı sıra söz konusu iddiaların temelini oluşturacak hiçbir somut kanıtın da dosyada olmadığını, keza bilirkişi raporlarının da bu yönden müvekkil şirkete yüklemiş olduğu sorumluluk yönünden de soyut bir içerik olarak kaldığını, davacının dava aşamasında sunmuş olduğu dava dışı 3. kişilere kesilmiş olan faturalardan müvekkil şirketin dava aşamasında haberi olduğu da göz önüne alındığında bu faturaların müvekkil şirketin kusurunu kanıtlayabilecek nitelikteki somut deliller olmadığının ve müvekkil şirketi bağlamadığının su götürmez bir gerçek olduğunu, ancak bu durumlar gözetilmeksizin sanki söz konusu olayda müvekkil şirketin ağır kusuru ve pervasızca hareketi varmışcasına sorumlu tutulup bu yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini; Göndericinin doğru ve tam bilgilendirme yükümlülüğüne tabii olduğunu, davacı taraf her ne kadar müvekkil şirketin ağır ve pervasızca hareketinden kaynaklı bir zarara uğradığını bu sebeple gönderilen malın değerini talep etmiş olsa da kendi üzerine düşen yükümlülükleri de tam olarak yerine getirmediğini, söz konusu olayda her ne kadar davacı tarafından dosyaya sunulan faturalardan gönderi içeriği bilinebilir durumda olduğunu iddia ediyor olsa da davacının dosyaya sunmuş olduğu fişlerin gönderinin taşınmak üzere müvekkil şirkete teslim edildiği zaman görevli kargo personeline sunulmamış olup söz konusu gönderi takip fişinden de görüleceği üzere içerik olarak ne olduğunun belirtilmediğini, nitekim davaya konu kargo gönderisi içerik bilgisinin malzeme olarak bildirildiğini, gönderi takip formunda da görüleceği üzere gönderinin paket olarak işlendiğini, hal böyle iken müvekkil şirketin gönderi içerisinde ne olduğunu bilebilme ihtimali söz konusu bile değilken davacı tarafın tüm sorumluluğu müvekkil şirket üzerine yüklemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu; Gönderiye ait gönderi takip fişi göz önüne alındığında bu fişlerin gönderen beyanları doğrultusunda oluşturulduğunun, gönderenin vermediği hiçbir bilginin doğrudan doğruya üzerinde yer almadığının görüleceğini, gönderiye ait bilgilerin işlenmesinde ve oluşturulmasında gönderen beyanı esas alındığı için taşıyıcının pervasızca bir hareketinin olmadığı ortaya çıkabilecek herhangi bir zarardan gönderenin sorumlu olduğunu, gönderenin taşıyıcıya gönderi ile ilgili tam ve doğru bilgileri vermekle yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin kargo taşımacılığı hizmeti veren bir taşımacılık firması olduğunu, taşıma firmalarının müşteriler tarafından kendisine kapalı ve ambalajlı halde getirilen kargoların içeriğini açmak ve kontrol etmek gibi bir kanuni yükümlülüğü bulunmadığı gibi zaten yasa gereği böyle bir hakkı da olmadığını, nitekim işbu dilekçe ekinde sundukları ve bizzat tarafı oldukları emsal kararlar dikkate alındığında davacının kargo içeriğine yönelik tam ve eksiksiz bilgi vermesi gerektiği, taşıma sırasında oluşabilecek zarar durumunda içerik bilgisini tam ve eksiksiz bilgi vermeyen gönderenin de kusurlu olduğu neticesine varıldığını, bu nedenle işbu dosya kapsamında kusur durumunun mutlaka tartışılmasının ve değerlendirilmesinin büyük bir öneme sahip olduğunu, taşıma hukukuna ilişkin mevzuat ve ilkeler uyarınca işbu davaya konu somut olayda müvekkil şirkete ağır ve pervasızca davranıştan kaynaklı kusur izafe edilemeyeceğinin açık olduğunu; Karayolları Taşıma Kanunu Gönderenin Sorumluluğu Madde 8'in; "gönderen, eşyanın varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri ile diğer önemli bilgileri tam ve doğru olarak taşımacıya bildirmek zorundadır. yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluk gönderene aittir. taşımacı, bir ihbar veya şüphe halinde yetkili ve görevlilerin huzurunda eşyayı kontrol ettirebilir." şeklinde; Karayolları Taşıma Yönetmeliği Gönderenin Ve Yolcuların Sorumluluğu Madde 45'in ise; (1) gönderen, gönderilerini, ilgili kanunlara ve diğer mevzuata uygun bir şekilde taşımayı yapacak yetki belgesi sahibine teslim etmekten sorumludur. (2) Gönderen; eşyanın cinsi, miktarı, nitelikleri, istifleme şekli, kalkış ve varış noktası, alıcının adı ve adresi ile kimliğini ibraz etmek suretiyle kendi adres ve kimlik bilgileri gibi diğer önemli bilgileri tam ve doğru olarak yetki belgesi sahibine bildirmek zorundadır. yanlış ve eksik bildirimlerden doğacak sorumluluk gönderene aittir. yetki belgesi sahibi, gönderenin bildirmek zorunda olduğu bilgileri vermemesi halinde taşımayı yapmaz. taşımayı yaparsa, sorumluluk yetki belgesi sahibine ait olur." şeklinde olduğunu; Kabul anlamına gelmemek şartı ile ortada bir kusur olsa bile davacının, müvekkil şirketin ağır kusur ve pervasızca davranışı olduğunu kanıtlayamamış olduğunun kabulü gerektiğini, bu sebeple şayet müvekkil şirket sorumlu tutulacaksa bile taşıyıcının sınırlı sorumluluğu hükümleri doğrultusunda sorumlu tutulması gerekirken tam sorumluluk yüklenmesinin hukuka aykırı olup verilen hükmün bozulması gerektiğini beyanla; Yerel mahkemece verilen kararın itirazları da dikkate alınarak yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, İstanbul 6.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icrasının tehirine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında alıcısına teslim edilmediği/zayi edildiği iddia edilen ürün bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 6.693 TL asıl alacak, 59,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.752,41 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatmış, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle duran takibin devamını sağlamak üzere eldeki dava açılmış, davacı taraf, davalı kargo şirketine alıcısına teslim edilmek üzere teslim edilen phantom 4 multikopter ile 2 adet bataryanın içerisinde bulunan kolinin kaybedildiğini, davalının zararı karşılamadığını, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, itirazın haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacının kargo içeriği hakkında herhangi bir beyanda bulunmadığını, bu nedenle sorumluluğun kendisine ait olduğunu, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektirir koşulların bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ihtilafsızdır. Taşıma konusu ürünlerin alıcıya teslim edildiğini ispat yükü davalıdadır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut dosyada; ziyanın taşıma sırasında oluştuğu, davalı taşıyıcının TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından zarardan sorumlu olduğu sabittir. Davalı taşıyıcı tarafından zayi nedenine ilişkin olarak herhangi bir açıklama yapılamamış ve teslim belgesi veya başka bir delil sunulmamış olup, davalının ziyada ağır kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle davacı gerçek zararını talep edebilir ise de; davalı tarafından düzenlenen gönderi belgesinde taşımaya konu kolinin içerisinde ne olduğu, ürünlerin mahiyeti ve değeri belirtilmemiştir. Davalı, koli içerisinde davacının iddia ettiği ürünlerin olduğunu kabul etmemektedir. Bu durumda, koli içeriğini ispat yükü davacıya ait olup davacı, davalıya teslim ettiği kolinin içindeki ürünün ne olduğunu tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabilir. Davacı tarafından bu kapsamda dosyaya sunulan faturanın Fotoğraf Dünyası Sanayi İç ve Dış-Fatih/İstanbul adına düzenlendiği ve 31.08.2016 tarihli olduğu, aynı faturaya konu ürünlerin alıcısına teslimi için düzenlendiği iddia edilen irsaliyenin ise ... adına düzenlendiği, fatura ve irsaliyenin birbirinden farklı olduğu, davalı vekilince yargılama sırasında bu farklılık nedeniyle fatura içeriğinin gerçek zarar olarak kabul edilemeyeceğine dair itirazların sunulduğu, Mahkemece davalı tarafın itirazları konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu farklılığa rağmen faturada yer alan bedelin gerçek zarar olarak kabul edildiği, davacı tarafça koli içeriğinin ispatı noktasında dosyaya sunulan CD dökümünün yaptırılmadığı ve değerlendirmeye alınmadığı, dava konusu ihtilaf taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı halde taşıma konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmadığı, bu şekilde eksik inceleme sonucu karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda Mahkemece davacı tarafa koli içeriğindeki ürünlere ait olduğu iddia edilen fatura ile irsaliye arasındaki farklılığın açıklattırılması, buna göre gerekli olması halinde fatura adına düzenlenen kişinin BA-BS formlarının celp edilmesi, CD içeriğinin dökümünün yaptırılması ve taşıma bilirkişisinden sınırlı sorumluluk miktarı konusunda rapor alınması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2017/1047 Esas - 2021/326 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,5-Artan gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenkaldırılmasınataraflarınKaynaklanan)İptaliözetikararistinafderecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiiadesinesavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesininkararının(HizmetSözleşmesindenilerikabulüdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim