İstanbul BAM 13. HD 2024/358 E. 2024/454 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/358
2024/454
7 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/358 Esas
KARAR NO: 2024/454 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/46 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİHİ: 22/01/2024 (Ara Karar)
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
KARAR TARİHİ: 07/03/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin 2022 yılının Ocak ayından itibaren davalı şirketin toplam % 34 payına sahip ortakları olduğunu, şirket ortakları arasındaki çekişme, diğer ortakların ortaya koymuş oldukları tavırlar, şirket için alınan kararlarda müvekkillerinin etkisiz bırakılması, müvekkillerinin yönetimde olmasına rağmen yönetimde kendilerine yetki verilmemesi, şirketin sürekli borçlandırılması, diğer ortakların yol ve yemek masraflarının şirket tarafından karşılanması, şirketin vergi zayiatına sebep vererek devleti zarara uğratması, şirketin işleyişi ile ilgili birtakım sıkıntılar olması dolayısıyla diğer ortakların yetkilerini sınırlandırmak istemeleri ancak hiçbir şekilde taleplerinin kabul görmemesi, muhasebede matematiksel birçok hata olması, diğer ortakların anonim şirketin işleyişi ile bağdaşmayan kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilleri açısından şirketin devamlılığının imkansız hale geldiğini ve de şirketten haklı sebeple ayrılma sebeplerinin ortaya çıktığını beyanla davalı şirketin banka hesaplarına, taşınır, taşınmazları ile tüm mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 22/01/2024 tarih ve 2024/46 Esas sayılı ara kararında; "HMK'nın 389/1. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenleme getirilmiştir. HMK'nın 390/3 maddesinde ise " Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. " şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dava, şirketin feshi istemine ilişkin olup davacı taraflarca davalı şirketin banka hesaplarına ve tüm menkul ve gayrimenkul sorgusunun yapılarak tüm mal varlığına ihtiyati tedbir konulması talebinde bulunulmuş ise de; davanın türü ve niteliği gereği HMK 390/3 gereği davacı tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etme koşulu oluşmadığından haklı ve yerinde olmayan tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesi ile; davanın dava dilekçesinde belirttikleri gibi olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı; HMK'nın 389/1; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü gereğince ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile şirketin banka hesaplarına taşınır, taşınmazları ile tüm mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi gerektiğini; Davanın Esası Yönünden; davacıların haklılığını yaklaşık olarak ispat etme şartını sağlayamadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçici hukuki korumalarda tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması sebebiyle, yaklaşık ispatın yeterli görüldüğünü, bu hususta haklılığı ispat konusunda; "ticaret sicili kayıtları, şirket evrakları ve tüm şirket kayıtları, şirket üzerine kayıtlı tapu ve trafik tescil kayıtları, ticaret sicil müdürlüğündeki menkul mal kayıtları, banka hesapları, banka kayıtları, ticari defterler" gibi ulaşamadıkları ancak Yerel mahkeme aracılığıyla dosyaya alınacak delillere başvurulduğunu, bu delillerin henüz dosyaya celbedilmemesi nedeniyle ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği düşünülse dahi; "muhasebe kayıtları, Büyükçekmece ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Kütahya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, arabuluculuk son tutanağı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/14073 Soruşturma Numaralı Dosyası, tanık, bilirkişi, yemin, keşif, isticvap ve ibrazı mümkün her türlü yasal delil" şeklindeki somut ve kesin delillere dayandıklarının dava dilekçesinde sabit olduğunu; Dava dilekçesinin ekinde; muhasebe kayıtları deliline ilişkin mizan, gelir/gider tabloları ve bilançoya yer verildiğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kuşkusuz olan dava dilekçesinde, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/46 E. Sayılı dosyasında, 22/01/2024 tarihli ara kararı neticesinde verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, TTK'nın 531. maddesi uyarınca davalı şirketin haklı sebeple feshi, aksi halde davacıların şirket ortaklığından çıkarılmaları, ödenmeyen huzur hakkı ve şirket kar paylarının tespiti ile tahsili talebi ile açılan davada, davalı şirketin banka hesapları, taşınır, taşınmaz malları ve tüm mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davanın, TTK'nın 530. maddesi uyarınca organ eksikliği nedeniyle açılmış bir fesih davası olmayıp, TTK'nın 531. maddesi uyarınca açılmış haklı sebeple fesih davası olduğu ve TTK'nın 531. maddesinde, 530/2. maddesinde olduğu gibi taraflardan birinin istemi üzerine Mahkemece gerekli önlemlerin alınacağına dair bir düzenleme bulunmadığından somut talep yönünden 6100 sayılı HMK'da düzenlenen ihtiyati tedbir kurumunun koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut dosyada; davacı tarafça davalı şirketin kötü yönetildiği, ortaklara borçlandırıldığı, vergi borçlarının süresinde ödenmediği/yapılandırılmadığı, resmi iş ve işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı vs iddialara dayanılarak haklı sebeple feshi, aksi halde davacıların şirket ortaklığından çıkarılması talep edilmiş olup, dava dilekçesi ekinde davalı tarafa aynı iddialarla gönderilmiş Noter ihtarnamesi ve davalı şirkete ait mizanın bulunduğu, davacılar vekili tarafından da istinaf dilekçesinde kabul edildiği üzere, dayanılan diğer delillerin Mahkemenin ara karar tarihi itibariyle dosyaya celp edilmediği, ileri sürülen tüm iddiaların yargılamaya muhtaç olduğu ve mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığı, ayrıca mevcut durum itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacılar yönünden hakkın elde edilmesinin güçleşeceği veya imkansız hale geleceğinden ziyade, davalı şirketin malvarlığı ve özellikle banka kayıtları üzerine tedbir konulması halinde ticari faaliyetleri engelleneceğinden, bu durumun davalı şirketten kar payı, huzur hakkı talep eden davacıların taleplerinin kabul görmesi halinde haklarını elde etmelerini güçleştireceği, bu minvalde Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince ihtiyati tedbir talep eden davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatıran harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39