İstanbul BAM 13. HD 2023/2295 E. 2024/435 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2023/2295
2024/435
7 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2295
KARAR NO: 2024/435
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/11/2023
DOSYA NUMARASI: 2022/793 Esas - 2023/914 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklar Kurulu Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ: 07/03/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirkete ait hisselerini Kadıköy ...Noterliğinin 20/12/2012 tarih ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile dava dışı ...'a devrettiğini, her ne kadar devir sözleşmesinde hisse bedeli 19.800-TL olarak gösterilmiş ise de; gerçek devir bedelinin devir tarihi itibariyle 1.250.000-TL olduğunu, ancak şirket hisselerini devralan ...'ın hisse bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla girişimlerde bulunduklarını, ancak alacaklarını alamadıklarını, bedeli ödenmeyen hisse devrine ilişkin 20/12/2012 tarih 2012/1 sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği halde duruşmaya katılmadığı, böylece yokluklarında yargılama yapılarak karar verildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/11/2023 tarih ve 2022/793 Esas - 2023/914 Karar sayılı kararı ile; " Davalı şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde şirket merkezinin mahkememiz yargı sınırları içinde bulunduğu, bu bağlamda davaya bakma görev ve yetkisinin mahkememize ait olduğu, şirket hisselerinin devredildiği ...'ın dava tarihi itibariyle şirket ortağı olmadığı, şirketin tek ortağının dava dışı ... olduğu; davacı tarafın dava konusu yapmış olduğu 20/12/2012 tarihli ortaklar kurulu kararına davacının da katıldığı ve diğer şirket ortaklarıyla birlikte kararın alındığı anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın devretmiş olduğu şirket hisselerinin bedelinin tahsili amacıyla devir alan ...'a karşı dava açması gerektiği, dava konusu yapılan ortaklar kurulu kararına davacı tarafın da katıldığı hisse devir bedelinin tahsili veya devredilen hisselerin iptaline yönelik davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılamayacağı, bu nedenlerle şirkete açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle REDDİNE, ... " karar verilmiş olup verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/793 Esas- 2023/914 Karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı müvekkilin, 1995 yılında davalı ...' ni kurduğunu, davacının uzun yıllar sektörde başarılı bir şekilde çalıştığını, şirketini büyüttüğünü, Eskişehir ili Sivrihisar ilçesindeki fabrikasında üretim yaptığını ve ülke ekonomisine katkıda bulunduğunu, davacı müvekkilin, uzun yıllar çalışmış olmanın verdiği yorgunluk ve şirket merkezinin İstanbul'da fabrikanın ise Eskişehir'de olması sebebiyle gidiş gelişlerde yaşadığı zorluklar nedeniyle şirketini devretme kararı aldığını, bu kapsamda ... isimli şahsın aracılar vasıtasıyla şirkete talip olduğunu, tanıklardan ... ve ...' un da iştirak ettiği görüşmeler yaptığını ve tarafların davalı şirketin devri konusunda anlaşmaya vardıklarını, anlaşma gereğince 62 adet çek ve senet karşılığında her ay 20 bin Türk Lirası olmak üzere toplam 1 milyon 250 bin Türk Lirasını ...' ın ödeyeceğini, bunun karşılığında davacının ise davalı şirketin hem kendi hissesini hem de devir yetkisine sahip olduğu annesi ...'a ait hissenin ...'a devrini yapacağını, Davacı müvekkilin, sözleşme gereği edimini yerine getirerek 19.800 TL'ye tekabül eden hissesini Kadıköy ... Noterliği' nin 20/12/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ...'a devrettiğini ve yine 200 TL'ye tekabül eden müvekkilin annesi ...'a ait, devir yetkisine sahip olduğu hisseyi Kadıköy ... Noterliği' nin 20/12/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ...'a devrettiğini, şirketin nominal değeri 20.000,00 TL olduğundan devrin bu değer üzerinden gerçekleştiğini, ancak şirketin sahip olduğu Eskişehir' deki fabrika ve fabrikanın kurulu olduğu arazi yine fabrikadaki makine teçhizat ve hammadde değerleri nedeniyle şirket hissesi 1.250.000,00 TL'ye tekabül eden senet ve çek verilmek suretiyle devrinin yapılmış olduğunu, Davacı müvekkilin edimini yerine getirmesine rağmen ...'ın ödemelerin hiçbirini gerçekleştirmediğini, davacı müvekkilin ödenmeyen çek ve senetlerden bazılarını icraya koyduğunu, ancak icradan da herhangi bir sonuç alamadığını, bu sırada ...'ın telefonlarını kapattığını ve kendisine ulaşılamadığını, daha sonra davacı müvekkilin yaptığı araştırmalarda şirketi devrettiği ...'in uzun süredir kendi işini yapmadığı, bankalar ve piyasaya yüklü miktarda borçlu olduğunu öğrendiğini, davacının yaptığı araştırmada devrettiği şirketin önce ...'a hemen ardından bu kişi tarafından ...'a bu kişiden de şirketi devrettiği ...'in oğlu olan ...'a devrinin yapıldığını öğrendiğini, davalı şirket yetkilisi tarafın birden fazla muvazaalı devirler yapmak suretiyle son olarak kendi oğluna devrettirerek davalı şirket ve şirkete ait olan fabrika ve eklentilerine yönelik olası bir davayı sonuçsuz bırakma kastıyla hareket ettiğini, Şirket ortaklar kurulu kararının iptali ve maddi tazminat talebiyle ikame ettikleri davanın Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/112 Esas sayılı sırasına kaydının yapıldığını, şirket ortaklar kurulu kararının iptaline yönelik davanın asıl davadan ayrılarak Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/580 Esas sayılı sırasına kaydının yapılıdğını, bu mahkemenin 2022/580 Esas - 2022/567 Karar sayılı kararı ile, şirket ortaklar kurulu kararının iptali davasının şirket tüzel kişiliğine açılması gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, (Ek-1: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/580 Esas, 2022/567 Karar sayılı kararı) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/580 Esas- 2022/567 Karar sayılı kararı üzerine, mahkeme kararının gerekçesine uygun olarak bu kez şirket ortaklar kurulu kararının iptali davasının davalı ...'ne yöneltildiğini ve işbu davanın açıldığını, yerel mahkemenin yapılan yargılama sonucunda, "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın devretmiş olduğu şirket hisselerinin bedelinin tahsili amacıyla devir alan ...'a karşı dava açması gerektiği, dava konusu yapılan ortaklar kurulu kararına davacı tarafın da katıldığı hisse devir bedelinin tahsili veya devredilen hisselerin iptaline yönelik davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılamayacağı, bu nedenlerle şirkete açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " denilerek ikame edilen davada husumet yokluğu nedeniyle red kararı verildiğini, verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/580 Esas- 2022/567 Karar sayılı kararı ile, şirket ortaklar kurulu kararının iptali davasının şirket tüzel kişiliğine açılması gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, bu kez davanın bu şirkete yöneltildiğini ve yerel mahkemece bu kez aynı gerekçe ile bu davanın şirkete yöneltilemeyeceği gerekçesi ile yine husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verildiğini, ancak Yargıtay içtihatlarının da şirket ortaklar kurulu kararının iptali davasının şirkete yöneltilmesi gerektiğini belirtmekte olduğunu, "Dava, limited şirketin ortaklar kurulu kararlarının iptali istemine ilişkin olup bu tür davalarda husumetin şirkete yöneltilmesi gerekmektedir" (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2012/11410 K. 2013/9775 T. 13.05.2013) "Dava, davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve şirket ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. İşbu davada şirkete husumet yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Husumet hususu mahkemece resen nazara alınır."(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2013/10815 K. 2014/995 T. 17.01.2014) Emsal Yargıtay içtihatlarından da görüleceği üzere, şirket ortaklar kurulu kararının iptali davasında husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, dolayısıyla yerel mahkemenin husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olup hükmün kaldırılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla; - Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/793 Esas- 2023/914 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına, - Davalı ...nin 19.800 TL'ye tekabül eden hissesi Davacı müvekkil ...'a, 200 TL'ye tekabül eden hissesi davacı müvekkilin annesi ...'a ait iken, Kadıköy ... Noterliğinin 20/12/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile davacının 19.800 TL'ye tekabül eden hissesinin davalı ...'a devri ve Kadıköy ... Noterliğinin 20/12/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ...'a ait 200 TL'ye tekabül eden hissenin davalı ...'a devrine ilişkin sözleşmelere göre yapılan şirket ortaklar kurulunun 20/12/2012 tarih ve 2012/1 karar numaralı kararın iptaline, davalı şirketin 19.800 TL'ye tekabül eden hissesinin davacı ... adına, 200 TL'ye tekabül eden hissesinin ... varisi olması nedeniyle payına düşen 100 TL'ye tekabül eden hissesinin ... adına tüm vergi, haciz, ipoteklerden ari olarak tesciline, - Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının ve muris annesinin hissesinin devrine ilişkin davalı şirketin 20/12/2012 tarih ve 2012/1 karar sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline ve devredilen hisselerin davacı adına pay defterine tesciline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hisse devir bedelinin ve devredilen hisselerin iptaline yönelik davanın şirkete açılamayacağı gerekçesi ile pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davacı ve annesinin davalı şirketteki hisselerinin dava dışı ...'a devredildiğini, ancak devralan bu şahıs tarafından hisse bedellerinin ödenmediğini, bu sebeple devir sözleşmelerine göre davalı şirket ortaklar kurulunda alınan 20/12/2012 tarih ve 2012/1 karar sayılı ortaklar kurulu kararının iptali ve tazminat talebi ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açıldığını, davanın Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/112 esas sırasına kaydedildiğini, ortaklar kurulu kararının iptali talepli davanın iş bu dosyadan tefrik edilerek Mahkemenin 2022/580 sırasına kaydedildiğini ve ortaklar kurulu kararının iptali davasının şirket tüzel kişiliğine açılması gerektiği gerekçesi ile davanın husumet eksikliği sebebiyle reddine karar verildiği ve bunun üzerine davacının ve muris annesinin hissesinin devrine ilişkin davalı şirketin 20/12/2012 tarih ve 2012/1 karar sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline ve devredilen hisselerin davacı adına tesciline karar verilmesi talepli iş bu davanın açıldığını belirtmiştir. Dava konusu hisselerin devir tarihinde yürürlükte bulunan ve somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK'nın 595. maddesine göre; Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. Davacı ve annesi tarafından söz konusu kanun maddesi hükmüne uygun olarak noter hisse devir sözleşmesi ile hisse devri yapılmış ve dava konusu ortaklar kurulu kararı devrin kabulü ve pay defterine işlenmesine karar verilmiştir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/112 esas sayılı dosyasının uyap ortamından inceleme yetkisi talep edilmek suretiyle yapılan incelenmesinde; davacı tarafından hissesini devir ettiği kişi ve diğerleri aleyhine davacının ve muris annesinin hissesinin devrine ilişkin davalı şirketin 20/12/2012 tarih ve 2012/1 karar sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline ve devredilen hisselerin davacı adına tesciline ve maddi zararın tazminine karar verilmesi talepli dava açılmış olup, Mahkemece davacının ve muris annesinin hissesinin devrine ilişkin davalı şirketin 20/12/2012 tarih ve 2012/1 karar sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davanın iş bu davadan tefrik edildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hisse devrinin iptali ve davacı adına tescili talepli davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması sebebiyle reddine, maddi tazminat talepli davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece asıl dosyadan tefrik edilen ortaklar kurulu kararının iptali talepli dava Mahkemenin 2022/580 esas sayılı sırasında kaydının yapıldığı, uyap ortamından inceleme yetkisi talep edilmek suretiyle yapılan incelenmesinde; iş bu davada davacının ortak olmaması sebebiyle aktif husumet ehliyeti ve davanın şirkete karşı açılmaması sebebiyle pasif husumet ehliyeti eksikliği sebebiyle reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesine konu iş bu davanın konusu davacının ve muris annesinin hissesinin devrine ilişkin davalı şirketin 20/12/2012 tarih ve 2012/1 karar sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline ve devredilen hisselerin davacı adına pay defterine tesciline karar verilmesi talebine ilişkindir. Davacının talebi dikkate alındığında iş bu davada pasif husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiği, hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının iptali davasının münhasıran şirkete karşı açılması gerektiği ve davalı şirketin iş bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu aşikardır. Bu sebeple Mahkemece davanın davacı talebi ile uyuşmayan hisse devir bedelinin tahsili veya devredilen hisselerin iptaline yönelik dava olarak nitelendirmesi ve buna göre davanın pasif husumet ehliyeti eksikliği sebebiyle reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davalı şirketin iş bu davada pasif husumet ehliyeti bulunduğundan Mahkemece tarafların tüm delilleri ve Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/112 esas sayılı dosyası ve 2022/580 esas sayılı dosyası celbedilmek suretiyle tüm dava şatları yönünden denetlenme yapılarak dava şartları yönünden eksiklik bulunmadığı takdirde, birleştirme ve bekletici mesele yapılması hususlarının değerlendirilmesi ve yargılamaya devam edilmesi halinde işin esasına girilerek inceleme yapılmak ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmesine rağmen davanın pasif husumet ehliyeti eksikliğinden reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-4-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarih ve 2022/793 Esas - 2023/914 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39