SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2022/1177 E. 2024/434 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1177

Karar No

2024/434

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1177

KARAR NO: 2024/434

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/04/2022

DOSYA NUMARASI: 2022/21 Esas - 2022/367 Karar

DAVA: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 07/03/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda asıl davada ve birleşen davada verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl dava yönünden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan bir kısım alacakları olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Adana ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durduğundan bahisle, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1002 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan bir kısım alacakları olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Adana ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi için İstanbul 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1467 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve halen devam ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı borçludan kalan bir kısım bakiye alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun itiraz ederek takibi durduğunu belirterek, öncelikle davanın İstanbul 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin2014/1467 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalı borçlunun takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın, ana dosya ve birleşen dosyadaki davaya cevap vermediği, duruşmalara da katılmadığı anlaşılmıştır.

İSTİNAF BOZMA İLAMI: Yerel mahkemece verilen 07/10/2019 tarih, 2014/1467 Esas 2019/707 Karar sayılı kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/2704 Esas ve 2021/1896 Karar sayılı ilamı ile '' 6100 sayılı HMK’nın 297 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Anılan Yasa'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler.(Yargıtay 11. HD 2019/3137 Esas 2020/3699 Karar) Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da kanun yolu incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Hükümden anlaşılacağı üzere, mahkemece asıl dosya yönünden hüküm kurulmuş, birleşen dosya yönünden ise bir karar verilmemiştir. İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1002 Esas sayılı dosyasının, bu dosya ile birleştirilmesi nedeniyle mahkemece birleşen dosya kapsamı ve delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, birleşen dosya yönünden gerekçesi de açıklanarak hüküm kurulmaması, ayrıca birleşen dosyanın karar başlığında da gösterilmemesi usul ve yasaya uygun değildir. HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, kararın kaldırılma sebebine göre asıl ve birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ''gerektiği gerekçesiyle kaldırılmış olup, yerel mahkemece kaldırma kararına uyularak yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/04/2022 tarih ve 2022/21 Esas - 2022/367 Karar sayılı kararı ile; " Asıl ve birleşen dava; süpermarket işletme anlaşmasından kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen süpermarket işletme anlaşmasından kaynaklanan açık hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, bu bağlamda asıl ve birleşen davalardaki icra takiplerine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktalarına ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, süpermarket işletme anlaşması, bilirkişi raporları ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 05/04/2012 tarihli süpermarket işletme anlaşması imzalandığı, Raporda özetle, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi nedeniyle davalı kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, Usulüne uygun olarak tutulan davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, taraflar arasındaki açık hesap nedeniyle asıl davada davacının davalıdan 51.154,77 TL asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu,25/01/2013 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamede ihtarnamenin keşide tarihi itibari ile borcun ödenmesi gerektiği ve sözleşmenin feshedildiği belirtilmiş, borç miktarı net olarak belirtilmediğinden davacının temerrüt faizine hak kazanmadığı kanaatine varılmış ise de, ikinci ihtarnamenin ilk ihtarnamenin devamı olduğu, davacı tarafın her iki ihtarnamede de fesih iradesini ortaya koyduğu, ikinci ihtarnamede borç miktarının belirtilmemesinin dar yorumlanmaması gerektiği, keza borç miktarının ilk ihtarnamede ve taraflar arasında da bilinebilir olduğu anlaşılarak ikinci ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 31/01/2013 tarihinden itibaren temerrüt faizinin istenebileceği, mahkememizce yapılan faiz hesabına göre asıl davada davacının 782,04 TL işlemiş faiz talep edebileceği, birleşen dava yönünden ise davacının 2.097,03 TL asıl alacak kadar alacaklı olduğu, Alınan bilirkişi raporlarının dosyamız kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olmaları nedeniyle raporlara itibar edilerek asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulü ile davalının Adana ... İcra Dairesinin ... esas sayılı ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının ayrı ayrı iptali ile takiplerin talepnamelerdeki koşullar ile devamına, Asıl ve birleşen davalarda alacaklar likit olduğundan, iptaline karar verilen kısımların %20'si oranında ayrı ayrı hesaplanan icra inkar tazminatlarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleri ile;

" ASIL DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalının Adana ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile devamına, 2-Alacak likit olduğundan, iptaline karar verilen kısmın %20'si oranında hesaplanan 10.387,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

BİRLEŞEN 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/1002 ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜ İLE; 3-Davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile devamına, 4-Alacak likit olduğundan, iptaline karar verilen kısmın %20'si oranında hesaplanan 419,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin işbu dosya ile davacı tarafın açmış olduğu itirazın iptali davasını kabul ederek vekil eden davalı aleyhine takip alacağının % 20 si oranında icra inkar tazminatına hükmettiğini, mahkemenin vermiş olduğu kararın usule, yasaya ve tüm dosya kapsamına aykırı olduğunu, Öncelikle dava dilekçesi, davacı tarafın beyan ve delil listesi ve bilirkişi raporunun vekil edene usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, davacı taraf ile davalı vekil eden arasındaki ticari ilişkiye gelince; Taraflar arasında 28.09.2012 tarihinde 3 yılda bir yenilenmek üzere toplam süresi 10 yıl olan Süpermarket İşletme Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, işbu sözleşme kapsamında mağazada halihazırda bulunan mal bedeline karşılık 120 ay vadeyle 88.000 TL. lik senet imzalatıldığını ve 20.000 TL değerinde nakdi teminat verildiğini, Bu tarihten itibaren yukarıda da bahsedildiği üzere davacı vekil eden tarafından yukarıda adresi yazılı Süpermarketin işletilmeye başlandığını, ancak daha işin başında 24.12.2012 tarihinden itibaren davacı vekil edenin borçlu olmamasına rağmen sevkiyat taleplerinin karşılanmamaya başlandığını, ayrıca yukarıda bahsi geçen Süpermarket İşletme Sözleşmesi'nin “İade Listelerine” göre iadesi alınması gereken bazı ürünlerin vekil eden tarafından defalarca şifahi uyarılara rağmen alınmadığını, neticede bu ürünlerin iadesi amacıyla Noter kanalı ile davacı vekil edenin tebligat yapmaya mecbur bırakıldığını, Ayrıca bahsi geçen sözleşmenin imzalanmasından ve davalı vekil eden tarafından market işletmeciliğine başlanmasının üzerinden henüz daha 3-4 aylık bir süre geçmişken 07.01.2013 tarihinde ... Bölge Müdürü, Bayi Müdürü, ... Süpervizör ekibi ve davalı vekil edenin ve diğer Süpermarket İşletmecilerinin hazır olduğu toplantıda vekil eden davalıya davacı şirket tarafından ... ve Güneydoğu bayilerinin kapatılacağı hususunun şifahen söylenmiş olduğun, davalı vekil eden ve diğer süpermarket işletmecilerine davalı şirketten herhangi bir talepte bulunmamaları ve bunun yanı sıra vadesi gelmemiş cari borçlarının ödenerek kendi rızaları ile yapılan sözleşmeyi feshederek işletmekte oldukları Süpermarketleri kapatmalarının istendiğini, davalı vekil eden ve diğer market işletmecileri tarafından bu talebin kabul görmediğini, Bunun üzerine davacı şirketin kötü niyetli olarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme iradesini haklı gösterebilmek amacı ile vekil eden ve diğer Market İşletmecilerine ihtarnameler göndererek; Süpermarkette satılacak ürünleri ... Ticaret A.Ş. harici başka yerlerden de satın aldığı ve bu şekilde şirketin kurumsal itibarını ve ticari kariyerini zedelediği; mağaza stoğunun olması gerekenin altında olduğu vs. sebepler göstererek gerçekle yakından uzaktan ilgisi olmayan bahaneler üreterek kötü niyetli asıl iradesine haklı sebepler bulmaya çalıştığını, İşbu ihtarnamelere karşılık vekil eden tarafından süresinde cevaplar verildiğini ve iddia edilen sözleşmeye aykırı davranışların vekil eden tarafından hiçbir zaman gerçekleşmediği gönderilen ihtarnamelerin haksız ve kötü niyetli olarak gönderildiği hususlarının davalı şirkete bildirilmiş olduğunu, Bu ihtarnamelerden kısa bir süre sonra vekil edene davalı şirket tarafından yeni bir ihtarname gönderilerek Süpermarket İşletme Anlaşması imzalandığını, davacı vekil edenin işbu sözleşme uyarınca yüklenmiş olunan sorumluluklarını yerine getirmediğini, bu hususların kendilerine daha önce ihtar edilmesine rağmen verilen süreler içerisinde yine yerine getirilmediği, bu yüzden imzalanan Sözleşme uyarınca Sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, davacı vekil edenin davalı şirkete olan borçlarını ödemelerini aksi halde davalı şirkete verilen teminat mektuplarının paraya çevrileceğini ve davacı vekil edenin işletmekte olduğu marketi 15/02/2013 tarihinde boşaltarak davalı şirket yetkililerine teslim etmelerinin istendiğini, Vekil eden ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmeye davacı vekil edenin hiçbir zaman aykırı hareket etmediğini ve davalı vekil edenin dava konusu edilen icra takibi başlatıldığı sırada davacı şirkete vadesi gelmiş ve ödenmemiş hiçbir borcu bulunmadığını, davacı şirketin asıl amacı vekil eden tarafından işletilmekte olan mağazaları hiçbir haklı sebebi yokken keyfi bir şekilde kapatmak olduğundan vekil edenler ile imzalamış olduğu sözleşmeye kötü niyetli olarak aykırı davrandığını ve tek taraflı olarak davalı şirketin feshettiğini, Davacı vekil eden ile davalı şirket arasında toplam süresi 10 (on) yıl olan bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile davalı şirket tarafından davacı vekil edenin işleteceği mağazada satılmak üzere 80.000.TL değerinde mal teslim edilmesi ve bu mallara karşılık da davacı vekil eden tarafından ayda 667.TL olmak üzere toplam 10 yılda ödenmek üzere senetler alındığını, davalı şirket tarafından teslim edilmesi gereken 80.000.TL tutarındaki malın bile teslim edilmediğini, Sözleşmenin davacı şirket tarafından haksız feshi akabinde vekil eden davalı tarafından davacı şirkete teminat amaçlı olarak verilen teminat mektubunun davacı şirket tarafından paraya çevrildiğini ve yine vekil edene açılış sırasında teslim edilen demirbaş eşyaların tamamının davacı şirkete vekil eden tarafından iade edilmiş olduğunu ve mahkemenin gerek teminat mektubu bedelini gerek ise iade edilen demirbaş eşyaların bedelini mahsup etmeden iş bu kararı vermiş olduğunu, Bahsedilen hususlar dahilinde davalı vekil edenin karşı tarafa icra takibi başlatıldığı dönemde vadesi gelmiş ödemesi gereken hiçbir borcu bulunmadığını, yerel mahkemenin eksik ve yanlış değerlendirme sonucu işbu kararı vermiş olduğunu, bu sebeple bozulması istemi ile işbu istinaf dilekçesinin verilme zorunluluğu doğduğunu beyanla; Açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; Yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava ve birleşen dava; cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 07/10/2019 tarih, 2014/1467 esas ve 2019/707 karar sayılı ilamı ile asıl davanın kabulüne karar verilmiş ve birleşen davaya ilişkin hüküm kurulmamış olup, taraf vekillerinin kararı istinaf etmesi üzerine, Dairemizin 30/12/2021 tarih, 2019/2704 esas ve 2021/1896 karar sayılı ilamı ile "...Hükümden anlaşılacağı üzere, mahkemece asıl dosya yönünden hüküm kurulmuş, birleşen dosya yönünden ise bir karar verilmemiştir. İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1002 Esas sayılı dosyasının, bu dosya ile birleştirilmesi nedeniyle mahkemece birleşen dosya kapsamı ve delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, birleşen dosya yönünden gerekçesi de açıklanarak hüküm kurulmaması, ayrıca birleşen dosyanın karar başlığında da gösterilmemesi usul ve yasaya uygun değildir...." gerekçesi ile kaldırılmıştır. Dairemiz kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, asıl davada ve birleşen davada verilen kararlara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; Mahkemece asıl davada verilen 7/10/2019 tarih, 2014/1467 esas ve 2019/707 karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olmadığını ve asıl dava yönünden verilen kararın kendileri lehine kazanılmış hak oluşturduğunu, bu sebeple istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Mahkemece verilen 7/10/2019 tarih, 2014/1467 esas ve 2019/707 karar sayılı ilamı davalı vekiline 17/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve iki haftalık yasal istinaf başvuru süresinin son günü 02/12/2019 tarihi olup, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde 02/12/2019 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bu sebeple davacı vekilinin bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiş ve davalı vekilinin asıl davada verilen karara ilişkin istinaf başvuru sebepleri incelenmiştir. Davacı vekili asıl dava ve birleşen davada; taraflar arasında 05/04/2012 tarihli süpermarket işletme anlaşması ve ek protokoller akdedildiğini, söz konusu sözleşme ve protokollere davalının aykırı davranarak davacıyı zarara uğrattığını, davalının sözleşmeye ve protokollere uyması konusunda uyarılmasına rağmen uymadığını ve davacıya olan borcunu ödemediğini, bu sebeple davacı tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı tarafından haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, asıl ve birleşen davada cevap dilekçesi sunmamış ve HMK'nın 128/1 maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Mahkemece asıl davada davalı adına çıkarılan dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli davetiyenin davalının çarşıda olması sebebiyle aynı adreste birlikte ve daimi muhatabın ehli reşit annesi ...'e tebliğ edildiği, 03/08/2015 tarihli inceleme tutanağı ekli ön inceleme duruşma günün davalının o anda adreste olmaması sebebiyle aynı evde birlikte ikamet ettiği ve görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş kız kardeşine tebliğ edildiği, 23/02/2016 tarihli inceleme tutanağı ekli ön inceleme duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalının çarşıda olması sebebiyle aynı konutta birlikte ve sürekli ikamet eden ehli reşit kardeşine tebliğ edildiği, davalıya ihtilaf dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunmasına ilişkin duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin bizzat davalının kendisine tebliğ edildiği, 26/10/2016 tarihli bilirkişi raporu ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalının mernis adresine 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 19/12/2016 tarihinde dosyaya vekaletname sunulduğu, 09/03/2017 tarihli 1. ek raporun davalı vekilinin çalışanına tebliğ edildiği, 05/04/2018 tarihli 2. ek raporun davalı vekilinin çalışanına tebliğ edildiği, 07/12/2018 tarihli 3. ek raporun davalı vekilinin çalışanına tebliğ edildiği, sözlü yargılama duruşma gününün davalı vekiline e-tebligat ile tebliğ edildiği, Dairemizin kaldırma kararından sonra duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalı vekiline e- tebligat ile tebliğ edildiği ve davalı ve davalı vekili adına dosya kapsamında çıkarılan tüm tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı ve vekili tarafından cevap dilekçesi, bilirkişi raporlarına beyan ve itiraz dilekçesi ve esasa ilişkin beyan dilekçesi sunulmadığı gibi hiç bir duruşmaya da katılım sağlanmamıştır. Bu sebeple davalı vekilinin asıl davada dosya kapsamındaki tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında; taraflar arasında 05/04/2012 tarihli süpermarket işletme anlaşması ve ek protokoller akdedildiğine ve sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğine ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf sözleşme ve ek protokolleri uyarınca davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Davacı vekili tarafından davalıya gönderilen Beşiktaş ... Noterliği'nin 03/01/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranıldığı, sözleşmeye uyulması ve 125.786,80 TL borcun ödenmesi ihtar edilmiş, davalı tarafından Adana ... Noterliği'nin 14/01/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı davranışının olmadığı, sözleşmenin feshi halinde mağazada bulunan malların sayımının ve teçhizatın sayımının yapılarak alınması ve bakiye borçtan düşülmesi halinde alacaklı konuma geçeceği beyan edilmiş, davacı tarafından davalıya gönderilen Beşiktaş ... Noterliği'nin 25/01/2013 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı davranışlar sebebiyle sözlü uyarılarda bulunulduğu, bakiye borcun ödenmediği, demirbaşların davacıya ait olması sebebiyle bakiye borçtan düşülemeyeceği, iade alınacak malların sözleşmenin 8.2.4 ve 8.3.3 maddeleri uyarınca davacı tarafından gerekli görülmesi ve tarafların mutabık olması halinde iade alınacağı, sözleşmenin 8. maddesine göre sözleşmenin feshedildiğini, demirbaşların iadesi, bakiye borcun ödenmesi, aksi halde teminattan tahsil edileceği ihtar edilmiş ve borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafından da sözleşmenin feshi kabul edilerek davalı vekilinin istinaf ilamındaki beyanına göre davacıya ait demirbaşlar davacıya iade edilmiştir. Davanın konusunun cari hesap alacağı olduğu dikkate alındığında sözleşmenin haklı veya haksız feshedildiği hususunun sonuca bir etkisi olmadığından bu husus irdeleme konusu yapılmamıştır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde davacıya ait demirbaşların davacıya iade edildiğini ve cari hesap borcundan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacıya ait olan ve sözleşmenin sonra ermesi üzerine iade edilmesi gereken ve iade edilen demirbaş bedelinin cari hesap alacağından düşülmesi mümkün değildir. Bunun yanında davalı vekili tarafından davalıdan alınan teminat bedelinin borçtan mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Davacı cari hesabı incelendiğinde 20.000,00 TL nakit teminatın da cari hesap alacağından mahsup edildiği ve bakiye alacağın hüküm altına alındığı görülmüştür. Bunun yanında davalıya kök bilirkişi raporu, davalı vekiline alınan tüm ek bilirkişi raporları usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı ve davalı vekili tarafından bilirkişi raporlarındak tespitlere ilişkin herhangi bir beyan ve itiraz dilekçesi sunulmamıştır. Bilirkişi raporlarına itiraz edilmemesi sebebiyle bilirkişi kök ve ek raporları kesinleşmiş ve davacı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur ve davalının yargılama aşamasında ileri sürmediği ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olan bu hususları istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmesi yasal olarak mümkün değildir. Bu sebeplerle davalı vekilinin asıl davada bu yönlerdeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00 TL olmuştur. Davalı vekili tarafından birleşen davada istinafa konu edilen ve kabul edilen miktar 2.097,03 TL olduğundan, karar tarihi itibariyle 8.000,00-TL kesinlik sınırı altındaki ilk derece mahkemesi kararı da miktar itibariyle kesin niteliktedir.Açıklanan nedenlerle; asıl davada ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, asıl davada verilen karara karşı davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin sonuca bir etkisi bulunmadığından davalının birleşen davada verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl davada davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Birleşen davada davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden davalıdan alınması gereken 3.547,80 TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 886,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.660,85 TL harcın asıl davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden davalıdan alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90‬ TL harcın birleşen davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenusuldenticarettaraflarınilamıesastanİptaliözetisayılıistinafreddinebozmasebeplerinindereceistanbuldeğerlendirilmesiyönündensavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesininasliyekararınınbirleşenilerikabulüdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim