SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1877 E. 2024/430 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1877

Karar No

2024/430

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1877

KARAR NO : 2024/430

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 29/06/2021

DOSYA NUMARASI: 2018/354 Esas - 2021/512 Karar

DAVA: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ : 07/03/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkiline ait medikal cihazları hasta ameliyatlarında kullandığını, bu cihazların teknik desteğini sağlamak adına bir çalışanın da hazır bulunduğunu, davalı adına kesilen faturaların ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine işbu davanın açılması zarureti doğduğu belirtilerek; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkilinin İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü' nün .. Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kaldırılması talebiyle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/841 Esas sayısı ile dava açmış olduğunu, davanın Konsinye Sözleşmesinde belirlenen yetkili mahkemede açılmamış olması nedeniyle yapmış oldukları itiraz sonucunda reddine karar verildiğini, bunun üzerine davacının İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/1200 Esas sayılı davayı açtığını, söz konusu davanın da red edildiğini, bunun üzerine davacının müvekkili aleyhine yukarıda bahsi geçen dosyalardaki aynı alacak talebi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğününde ... dosya numarası ile yeni bir takip başlattığını, söz konusu dosyadaki haklı itirazları üzerine huzurdaki davayı açtığını, müvekkilinin İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyada başlatmış olduğu icra takibine davacı tarafça yapılan itiraz üzerine İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/591 Esas numarası ile açmış oldukları davanın derdest olduğunu; Davacının aynı alacak için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğününde ... esas sayılı dosyası ile iki ayrı takip başlattığını, dolayısı ile davacının mükerrer takip yaptığını; Müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilmiş olan Konsinye Sözleşmesi'nin 10.2.5 maddesinin; "Sosyal Güvenlik Kurumu'na fatura edilen malzemelerin ödemeleri ile ilgili Konsinye Veren'e atfedilecek sebeplerden her türlü kesinti (...) ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun piyasa araştırması ya da her ne ad altında yaptığı kesintilerle ilgili oluşabilecek kesintiler Konsinye Veren'e aittir. Konsinye Veren'in iş bu sözleşme çerçevesinde Hastane'ye sunduğu ürünler sebebiyle SGK'nın ya da diğer idari birimlerin/kurumların Hastane'ye uygulayacağı ceza, kesinti ve benzeri bedelleri ve ayrıca kar kaybını, yukarıda 6.11 maddesi hükmünde bahsedilen mutabakat sağlanmış olsa da, Hastane'nin Konsinye Veren'den talep etme hakkı olup, Konsinye Veren Hastane'nin ilk talebi üzerine söz konusu bedeli nakden ve defaten Hastane'ye ödeyeceğini beyan ve taahhüt etmektedir. Böyle bir ceza ya da kesintinin ortaya çıkması durumunda Konsinye Veren Hastane'nin talep ettiği tüm bilgi ve belgeyi Hastane'ye iletecek, söz konusu durumda Hastane'ye gerekli tüm desteği sunacaktır." şeklinde düzenlendiğini, Söz konusu madde hükmünde, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Konsinye Veren davacının müvekkil Hastane'ye temin etmiş olduğu malzemeler sebebiyle müvekkil Hastane'ye uygulayacağı kesintilerin Konsinye Veren davacıya ait olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde belirtildiği, söz konusu madde hükmüne göre müvekkilin, davacıdan uğramış olduğu kar kaybını dahi istemeye hakkı olduğunu, Bu çerçevede, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yapmış olduğu incelemede, davacının müvekkil Hastane'ye 4281 numaralı ve 18.03.2014 tarihli fatura çerçevesinde sunmuş olduğu ve ... isimli hastada kullanılmış olan ürünler incelenerek "PAKET HARİÇ" sebebiyle kesinti yapılmasına karar verildiği, davacının 4281 numaralı ve 18.03.2014 tarihli faturası ile müvekkil hastane'ye sunulmuş olan malzemeler sosyal güvenlik kurumu tarafından incelendiği, 2.365,20 TL tutarındaki faturanın "pakete dahil" sebebi ile kesinti yapılacağı belirtildiğini, söz konusu hususun davacıya bildirildiğinde davacı yanın müvekkiline gerekli yardımı sunmadığı gibi, cevap dahi vermediği, müvekkilinin de gerekli itirazı gerçekleştirdiğini, konsinye sözleşmesi'nin 10.2.5 maddesinin "böyle bir ceza ya da kesintinin ortaya çıkması durumunda konsinye veren hastane'nin talep ettiği tüm bilgi ve belgeyi hastane'ye iletecek, söz konusu durumda hastane'ye gerekli tüm desteği sunacaktır" hükmüne aykırı olduğunu, bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumunun, genelge çerçevesinde yapılan hesaplama sonucunda, incelenen ve hatalı bulunan malzemeye ait 2.365,20 TL'lik fatura örneklenen toplam 41.584,03 TL'lik beyin ve sinir cerrahisi dalının faturasının %5,6878'ine denk geldiğinden, ilgili dalın toplam geliri olan 294.331,64 TL'nin %5,6878'ine oranlayarak müvekkil hastane'ye 16.740,88 TL kesintiye faiz ve KDV ile birlikte 19.252,01 TL yansıttığını, yani, davacının sunmuş olduğu hatalı malzeme ve sonrasında müvekkil hastane'ye destek sunmaması sebebiyle itiraz edilememesi dolayısıyla müvekkil hastane 19.252,01 TL zarara uğrattığını, davacının bu kapsamda müvekkiline 19.252,01 TL borcu bulunduğunu, davacının borcunu ödemediğini bunun üzerine müvekkili tarafından davacı aleyhine İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2015/19680 sayılı icra takibini başlattığını, bu sebepler ile müvekkili tarafından kesintiye sebep olan 4281 numaralı 18.03.2014 tarihli 2.365,20 TL tutarındaki fatura ile diğer dört faturanın borç tahsil edilene kadar ödenmeme yoluna gidildiğini savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/06/2021 tarih ve 2018/354 Esas - 2021/512 Karar sayılı kararı ile; " Dava; Beş adet fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası ve ilgili diğer icra ve dava dosya kayıtları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taraflar arasında 20.10.2014 tarihinde imzalanan Konsinye Sözleşmesinin incelenmesinde; Dosyamız davacısının "konsinye veren", dosyamız davalısının "Hastane" olarak adlandırıldığı, sözleşmenin 4.1 maddesine göre sözleşmenin konusunun " Hastanenin ihtiyacı olan konsinye alımının bu sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde Yüklenici/Konsinye Veren tarafından temini ve hastaneye teslimi işi" olduğu,, sözleşmenin 6. Maddesinde "Tarafların Hak ve Yükümlülüklerinin" düzenlendiği, sözleşmenin 10.2.5 maddesinde "SGK'ya fatura edilen malzemelrin ödemeleri ile ilgili konsinye veren'e atfedilecek sebeplerden her türlü kesinti ve SGK'nın piyasa araştırması yada her ne ad altında yaptığı kesintilerle ilgili oluşabilecek kesintiler konsinye verene aittir..." şeklinde düzenleme yapıldığı, sözleşmenin 23.1 maddesinde uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul merkez Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu, sözleşmenin 24.1 maddesine göre imza tarihinde yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı beş adet faturaya istinaden toplam 10.913,40 TL fatura alacağı üzerinden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine, davacının İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/841 Esas sayısı ile itirazın iptali davası açtığı, bu mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verildiği, kararın kesinleştiği, akabinde dosyanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine geldiği ve bu mahkemenin 2016/1200 Esasını aldığı, bu mahkeme tarafından da yetkili icra dairesinde takip yapılmamış olduğundan bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, davacı alacaklı vekilince icra dosyasının İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında belirtilen yetkili İstanbul İcra Dairelerine gönderilmesini talep ettiği, bunun üzerine dosyanın İstanbul İcra Daireleri tevzi bürosuna gönderildiği ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esasına kaydedildiği, bu dosya üzerinden çıkartılan ödeme emrinin davalı borçluya 14.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 21.02.2018 tarihli dilekçe ile borca faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğu, bunun üzerine davacı tarafça işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın cevap dilekçesinde bahsettiği,İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2015/19680 esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı aleyhine karşı 19.252,01 TL asıl alacak 218,37 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 19.470,38 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/591 Esas numaralı itirazın iptali davasının açıldığı, bu dava sonunda davanın kabulüne karar verildiği, dosyamız davacısı tarafından icra dosyasına 27.12.2018 ile 02.01.2019 tarihlerinde 4 defada olmak üzere yapılan toplam 42.000,00 TL tutarındaki ödeme ile infaz edildiği anlaşılmıştır. Dosyamızda SMMM Bilirkişi ... ve SGK Başmüfettişi- Hesap Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 26/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı şirket vekili tarafından dava dosyasına sunduğu Konsinye sözleşmesinde; “Madde 10.2,5 Sosyal güvenlik kurumuna fatura edilen malzemelerin ödemeleri ile ilgili konsinye verene affedilecek sebeplerden her türlü kesinti (örnekleme kesinti, USB kodu, Barkot hatası, son kullanma tarihi hatası, UBB ve Sağlık bakanlığı kaydının olmaması, eksik evrak vs) Sosyal Güvenlik Kurumunun piyasa araştırması yada her ne ad altında yaptığı kesintilerle ilgili oluşabilecek kesintiler, konsiye verene aittir, Konsinye veren iş bu sözleşme çerçevesinde hastaneye sunduğu ürünler sebebiyle SSK nın yada diğer idari birimlerin hastaneye uygulanacak kesinti bedellerin kar kaybını mutabakat sağlanmış olsa da konsinye verenden talep etme hakkına sahiptir, hastanenin ilk talebi üzerine söz konusu bedeli nakden ve defaten hastaneye ödeyeceğini beyan ve taahhüt eder.” Sözleşmenin alt tarafında taraf şirketlerin şirket kaşeleri vurulup imza edildiği tespit edildiği, davacı şirketin 6102 sayılı T.T.K/un ilgili maddeleri ile HMK. 222. Md.'ne göre 2014 T.Y.’na ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış noter tasdiklerinin süreleri içerisinde yetkili noterlikçe yapıldığını, 2014 TY yevmiye defteri kapanış tasdiki sunulmadığı, sunulduğu takdirde lehine delil teşkil edeceği, 2012 yılından itibaren yeni TTK un ilgili maddelerine göre envanter defterlerinin kapanış noter tasdiki mecburiyeti bulunmadığı, T.T.K/un amir hükümlerine göre; davacı şirketin 2014 T.Y/na ait ticari defterlerinin lehine delil teşkil etmediği, Davacı şirket, davalı şirket ile ilgili olarak 31.12.2014 tarihinde 120.Alıcılar hesabında (18.03.2014 tarihi 04281 nolu KDV dahil 2,360,20 TL + 13.05.2014 tarih 04297 nolu KDV dahil 1.452,60 TL + 02.09.2014 tarih 04364 nolu KDV dahil 2.360T20 TL + 23.10.2014 tarih 04414 nolu KDV dahil 2.365,20 TL + 31.10.2014 tarih KDV dahil 2.360,20 TL) bedel üzerinden 5 adet açık fatura kesildiği, davacı şirketin 31.12.2014 tarih 0974 yevmiye numarasıyla 120. nolu alıcılar hesabında 10.913,40 TL alacaklı olarak, kapanış hesaplarında muhasebe kaydı yaptığı tespit edildiği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalının davacıya kesmiş olduğu 3 adet (31.03.2014 tarih 23146 nolu KDV dahil 354,78 TL + 31.05.2014 tarih 23204 nolu KDV dahil 217,89 TL + 30.09.2014 tarih 22799 nolu KDV dahil 383,16 TL toplam bedelli açık faturaların muhasebe kaydı yapılmadığının tespit edildiği, davacı şirketin, dava konusu 18,03.2014 tarih 004281 açık fatura numarasıyla TTK un ilgili maddelerine uygun olarak düzenlediği, üst tarafta TCMB mührü, davacı firmanın adı, adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazılı olduğu, altında davalı şirketin adı adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazılı olduğu, içeriğinde ( 1 adet Ultr ASP TUR Y seti- 1 adet ULTASP Yum doku ucu ince- 1 adet ULTAsp doku ucu kalın ) KDV dahil 2.365,20 TL bedel yazılı olduğu,, kesilen açık fatura davacı şirketin ticari deflerine ve cari hesabına muhasebe kaydı yapıldığı davacı şirket, dava konusu 18.03.2014 tarih 642894 nolu sevk irsaliyesinde yazdı malları davalı şirket adına Eksiksiz teslim alan kısmında ...adı yazılarak imza edildiği tespit edildiği, açık faturada yazılı emtia Hasta... adına özellikli konsinye Malzeme takip formu düzenlendiği, davacı şirket, dava konusu 13.05.2014 tarih 004297 açtk fatura numarasıyla TTK un ilgili maddelerine uygun olarak düzenlediği, üst tarafta TCMB mührü, davacı firmanın adı, adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazılı olduğu, altında davalı şirketin adı adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazılı olduğu, içeriğinde ( 1 adet irigasyon seti- 1 adet ULTASP Yum doku ucu ince-) KDV dahil 1.452,60 TL bedel yazılı olduğu, kesilen açık fatura davacı şirketin ticari deflerine ve cari hesabına muhasebe kaydı yapıldığı tespit edildiği, davacı şirket, dava konusu 13.05.2014 tarih 642903 açık faturaya ilişkin kestiği sevk irsaliyesinde yazıh malları davalı şirket adına eksiksiz teslim alan kısmında imza bulunmadığı, açık faturada yazılı emtia Hasta ... adına özellikli konsinye Malzeme takip formu düzenlendiği, davacı şirket, dava konusu 03.09.2014 tarih 004364 açık fatura numarasıyla TTK un ilgili maddelerine uygun olarak düzenlediği, üst tarafta TCMB mührü, davacı firmanın adı, adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazılı olduğu, altında davalı şirketin adı adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazdı olduğu, içeriğinde (1 adet Ultr ASP TUR Y seti-1 adet ULTASP Yum doku ucu ince- 1 adet ULTAsp doku ucu kalın - ) KDV dahil 2.365,20 TL bedel yazılı olduğu, kesilen açık fatura davacı şirketin ticari defterlerine ve cari hesabına muhasebe kaydı yapıldığı davacı şirket, dava konusu 03.09.2014 tarih 642969 açık faturaya ilişkin kestiği sevk irsaliyesinde yazılı malları davalı şirket adına Eksiksiz teslim alan kısmında Şermin şanlı imzası bulunduğu tespit edildiği, açık fatura altında hasta M. Yılmaz adına özellikli konsinye Malzeme takip formu düzenlendiği, davacı şirket, dava konusu 23.10.2014 tarih 004414 açık fatura numarasıyla TTK un ilgili maddelerine uygun olarak düzenlediği, üst tarafta TCMB mührü, davacı firmanın adı, adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazılı olduğu, altında davalı şirketin adı adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazılı olduğu, içeriğinde (1 adet Ultr ASP TUR Y seti-1 adet ULTASP Yum doku ucu ince- 1 adet ULTAsp doku ucu kalın - ) KDV dahil 2.365,20 TL bedel yazılı olduğu, kesilen açık fatura davacı şirketin ticari deflerine ve cari hesabına muhasebe kaydı yapıldığı davacı şirket, dava konusu 23.10.2014 tarih 643008 açık faturaya İlişkin kestiği sevk irsaliyesinde yazılı malları davalı şirket adına Eksik siz teslim alan kısmında Şermin Şanlı İmzası bulunduğu, kesilen açık fatura altında konsinye Malzeme takip formu düzenlendiği, davacı şirket, dava konusu 31.10.2014 tarih 004417 açık fatura numarasıyla TTK un ilgili maddelerine uygun olarak düzenlediği, üst tarafta TCMB mührü, davacı firmanın adı, adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazılı olduğu, altında davalı şirketin adı adresi, vergi dairesi, vergi numarası yazılı olduğu, içeriğinde (1 adet Ultr ASP TUR Y seti-1 adet ULTASP Yum doku ucu ince- 1 adet ULTAsp doku ucu kalın - ) KDV dahil 2.365,20TL bedel yazılı olduğu, kesilen açık fatura davacı şirketin ticari deflerine ve cari hesabına muhasebe kaydı yapıldığı, davacı şirket, dava konusu 31.10.2014 tarih 643013 açık faturaya ilişkin kestiği sevk irsaliyesinde yazılı malları davalı şirket adına Eksik siz teslim alan kısmında Cengiz imzasının bulunduğu, açık fatura altında özellikli konsinye Malzeme takip formu düzenlendiği davacı şirketin davalı şirkete kesmiş olduğu 5 adet açık fatura bedelleri KDV hariç 5.000,00 TL toplamı doldurmadığı için düzenlenip verilmediği, Davacı şirket dava konusu davalıya kestiği 5 adet açık fatura ile ilgili olarak bağlı olduğu Kocasınan vergi dairesi müdürlüğünün 11143092562 vergi sicil numarası ile ; Mart 2014 ayına ait KDV beyannamesini 23.04,2014 tarihinde 14.491,00 TL matraha dahil olarak %8KDV tutarı olan 1.159,28 TL vergi içerisinde tanzim ederek verdiği, Mayıs 2014 ayına ait KDV beyannamesini 24.06,2014 tarihinde 21.059,80 TL matraha dahil olarak %8KDV tutan olan 1.684,78 TL vergi içerisinde tanzim ederek verdiği, Eylül 2014 ayına ait KDV beyannamesini 23.10,2014 tarihinde 32.562,94 TL matraha dahil olarak %8KDV tutarı olan 2.605,04 TL vergi içerisinde tanzim ederek verdiği, Ekim 2014 ayına ait KDV beyannamesini 24.11,2014 tarihinde 73.631,00 TL matraha dahil olarak %8KDV tutan olan 5.890,48 TL vergi içerisinde tanzim ederek verdiği, davalı şirketin 6102 saydı T.T.K.'un ilgili maddeleri ile HMK. 222. Md.'ne göre 2014 T.Y.’na ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süreleri içerisinde yetkili noterlikçe yapıldığını, 2012 yılından itibaren yeni TTK un ilgili maddelerine göre envanter defterlerinin kapanış noter tasdiki mecburiyeti bulunmadığı, davalı şirket, davacı şirketin satmış olduğu 5 adet açık faturadan oluşan cari hesabının 2014 TY da muhasebe kaydını yapmış olduğu, her fatura karşılığında 5 adet hizmet faturası kesildiği, 31.12.2014 tarihinde 320-satıcılar hesabında, davalı şirketin, davacı şirkete 9.957,57 TL bakiye üzerinden borçlu olarak, kapanış hesaplarında muhasebe kaydı yaptığı, davalı şirket davacı şirkete 31.03.2014 tarih 23146 nolu açık faturayı TTK 23. Maddesine uygun olarak düzenlediği, üst tarafta TCMB mührü, davalı şirketin adı, vergi dairesi, vergi sicil numarası, attında davacı şirketin adı, adresi vergi dairesi, vergi sicil numarası, izan kısmında Fiyat farkı faturası KDV dahil 354,78 TL yazılı olduğu, kesilen açık faturasının davalı şirketin ticari defterlerine muhasebe kaydı yapıldığı, davalı şirket davacı şirkete 31.05.2014 tarih 23204 nolu açık faturayı TTK 23. Maddesine uygun olarak düzenlediği, üst tarafta TCMB mührü, davalı şirketin adı, vergi dairesi, vergi sicil numarası, altında davacı şirketin adı, adresi vergi dairesi, vergi sicil numarası, izan kısmında Fiyat farkı faturası KDV dahil 217,89 TL yazılı olduğu, kesilen açık faturasının davalı şirketin ticari defterlerine muhasebe kaydı yapıldığı, davalı şirket davacı şirkete 30.09.2014 tarih 22799 nolu açık faturayı TTK 23. Maddesine uygun olarak düzenlediği, üst tarafta TCMB mührü, davalı şirketin adı, vergi dairesi, vergi sicil numarası, altında davacı şirketin adı, adresi vergi dairesi, vergi sicil numarası, izan kısmında Fiyat farkı faturası KDV dahil 383,16 TL yazılı olduğu, kesilen açık faturasının davalı şirketin ticari defterlerine muhasebe kaydı yapıldığı tespit edildiği, davalı şirket dava konusu davacının kestiği 5 adet açık fatura, 3 adet fiyat farkı açık faturası ile ilgili olarak bağlı olduğu Tuzla VD Müdürlüğünün 8330460253 vergi sicil numarası ile; Mart 2014 ayına ait KDV beyannamesini 24.04,2014 tarihinde 2.311.190,52 TL matraha dahil olarak %8KDV tutarı olan 184.895,24 TL vergi içerisinde tanzim ederek verdiği Mayıs 2014 ayına ait KDV beyannamesini 24.06,2014 tarihinde 2.187.115,17 TL matraha dahil olarak %8KDV tutan olan 174.969,21 TL vergi içerisinde tanzim ederek verdiği Eylül 2014 ayına ait KDV beyannamesini 24.10,2014 tarihinde 2.040.081,29 TL matraha dahil olarak %8KDV tutarı olan 163.206,60 TL vergi içerisinde tanzim ederek verdiği Ekim 2014 ayına ait KDV beyannamesini 24.11,2014 tarihinde 1,919.502,63 TL matraha dahil olarak %8KDV tutan olan 153.560,21 TL vergi içerisinde tanzim ederek verdiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme olduğu, davacı şirket alacağın tahsili için davalıya ihtarname çekip temerrüde düşürmediği, taraflar arasında teamülün oluşmadığı, davacı şirket, davalı şirkette oluşan cari hesaba mahsuben 19.03.2015 tarihinde İstanbul 24. İcra müdürlüğünde ...Esas sayılı dosyasıyla 10.913,40 TL asıl alacak üzerinden icra takibi yaptığı, tarafların ticari defterlerinde aynı bedel üzerinden muhasebe kaydı bulunduğu, ihtilaf bulunmadığı takip talebinde belirtilen 19.03.2015 tarihinden 10.913,40 TL asıl alacağa takip talebiyle bağlı kalarak %9 yasal faiz ve ferilerini, talep edeceği kanısı oluştuğu, 2007 yılında Sosyal Güvenlik Kurumlarının (Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı) tek çatı altında toplanması ile birlikte oluşturulan Sosyal Güvenlik Kurumu-SGK özel hastanelerle sözleşme yapmaya başladıktan sonra Paket İşlem Fiyat Uygulamasını başlatmış olduğunu, Paket İşlem Fiyat Uygulaması çok karşılaşılan hastalıkların tanı ve tedavisi sırasında hizmet içeriği bakımından hasta bazında çok fazla değişiklik göstermeyen ve bu nedenle yaklaşık maliyeti önceden tahmin edilebilen tüm işlemler için tek bir fiyat belirlenmesi olarak tanımlandığı, Paket İşlem Fiyat Uygulaması ile paket fiyatı belirlenen bir uygulamanın içeriğindeki tüm işlemlerin (muayene, ameliyat, ameliyatta kullanılan sarf malzemeleri vs) toplu olarak fiyatı andın İma kta, ameliyat sırasında kullanılan malzemelerin ayrı ayrı faturalandınlması engellediğini, SGK, örnekleme yöntemi İle yapmış olduğu incelemelerinde bu ve buna benzer işlemlerin SUT hükümlerine göre faturalandırıp faturalandırılmadığını kontrol ederek, paket fiyat içerisinde olup ayrı faturalandırılmaması gereken malzeme bedelinin tespiti halinde bu malzemenin ödemesini yapmamakta, durumuna göre de örnekleme yönteminin bir sonucu olarak örnekleme oranını misli kadar kesinti yaptığı, dava konusu olayın da, davacı tarafın davalı tarafa konsinye satış sözleşmesi ile hastalara kullanılmak üzere fatura etmiş olduğu malzemelerin paket uygulamaya dahil olması gerektiği ve ayrıca SGK’ya faturalandırılamayacağına ilişkin olduğu anlaşıldığı, özünde, bu malzemelerin hastalara kullanıldığı, ancak aynca bu malzemelerden dolayı SGK’dan paketin dışında ayrıca tahsilat yapılamadığı anlaşıldığı, hatanın, ürünün konsinye satış sözleşmesinde belirtilen hususlardan (örnekleme kesinti, UBB kodu, Barkot hatası, son kullanma tarihi hatası, UBB ve Sağlık bakanlığı kaydının olmaması, eksik evrak vs, Sosyal Güvenlik Kurumunun piyasa araştırması yada her ne ad altında yaptığı kesintilerle ilgili oluşabilecek kesintiler) kaynaklanmadığı anlaşıldığı, sözleşmedeki örnekleme kesintisinden maksadın da, dava konusu malzemelerin ayrı faturalandırılması halinde malzemeden kaynaklanan sebeplerle faturalandırılamayacağı halleri anlamak gerekmektedir ki, olayda malzemeden değil de SGK’ya faturalandırma işlemi yapan davalı tarafın SUT hükümlerine tam olarak vakıf olamamasından kaynaklanan bir hata olduğu, SGK tarafından yapılan kesintinin üründen kaynaklanmadığı, davalı tarafın malzeme bedellerini davacıya ödemesi gerektiği anlaşıldığı, netice olarak; taraflar arasında davacının davalıya kestiği 5 adet açık fatura ve davalının davacıya kestiği 3 adet ıskonto açık faturası yönünden bir ihtilaf olmadığı, ancak davacı şirket davalının kesmiş olduğu 3 adet ıskonto açık faturasını ticari defterlerine muhasebe kaydı yapmadığı, buna göre, davacının davalı şirketten kesilen 5 adet açık fatura yönünden 19.03.2015 tarihinde İstanbul ... İcra müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyasıyla 10.913,40 TL asıl alacağa takip talebiyle bağlı kalarak %9 yasal faiz ve ferilerini, talep edeceği kanısı oluştuğu, davalı şirketin davacı şirkete kesmiş olduğu 3 adet Iskonto açık faturası toplamı olan 955,83 TL bedelin Yüce mahkemenizce kabul edilmesi halinde davalı şirketin davacı şirkete 19.03.2015 tarihinde İstanbul ... İcra müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyasıyla 10.913,40 TL asıl alacağından - 955,83 TL düşüldüğünde toplam 9.957,57TL borcu olacağı, bu borca takip talebiyle bağlı kalarak %9 yasal faiz ve ferilerini, ödemesi gerekeceği kanısı oluştuğu görüşü bildirilmiştir. Tanzim edilen bilirkişi ek raporunda; icra dosyalarının incelemesinde takiplerin mükerrer olmadığı görüşü bildirilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporlarının dosya kapsamına ve karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının değerlendirilmesinde; Taraflar arasında, 20.10.2014 tarihinde "Konsinye Sözleşmesi" düzenlendiği, bu sözleşme öncesi 2014 yılı başından itibaren taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, 5 adet faturadan kaynaklı toplam 10.913,40 TL alacağının tahsili amacıyla dava konusu icra takibini başlatmış, davalı taraf borcunun olmadığını ileri sürerek başlatılan icra takibine itiraz etmiştir. Eldeki itirazın iptali davası davacı tarafça 1 yıllık yasal sürede açılmıştır. Davalı taraf, cevap dilekçesinde, davacının mükerrer takip yaptığını ileri sürmüş ise de; Dava konusu icra takibinin önce İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatıldığı, icra takibinde davalı borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine, davacının İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/841 Esas sayısı ile itirazın iptali davası açtığı, bu mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verildiği, kararın kesinleştiği, akabinde dosyanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine geldiği ve bu mahkemenin 2016/1200 Esasını aldığı, bu mahkeme tarafından da yetkili icra dairesinde takip yapılmamış olduğundan bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, davacı alacaklı vekilince icra dosyasının İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında belirtilen yetkili İstanbul İcra Dairelerine gönderilmesini talep ettiği, bunun üzerine dosyanın İstanbul İcra Daireleri tevzi bürosuna gönderildiği ve İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esasına kaydedildiği, yani İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamı niteliğinde olduğu, aslında tek icra takibi bulunduğu anlaşılmakla takibin mükerrer olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı taraf, icra dosyasına itirazında alacağın zaman aşımına uğradığı iddia etmiş ise de; TBK'nın 146. maddesinde, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça her alacağın 10 senelik zaman aşımına tabi olduğu, dava konusu icra takibine dayanak faturaların düzenleme tarihleri dikkate alındığında 10 senelik zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından bu savunmaya itibar edilmemiştir. Dava konusu icra takibine dayanak (5 adet) faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından bu faturaların ödendiğine dair bir iddia ve ispatın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı taraf, dava konusu faturaları, davacı tarafından uğratıldığı zararlar (19.252,01 TL) ödenmediği için ödemediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf, zararlarına ilişkin olarak davacıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile 19.252,01 TL asıl alacak 218,37 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 19.470,38 TL alacak üzerinden takip başlatmış ve bu icra dosyası ile alacağını tüm ferileri ile birlikte tahsil etmiştir. Bu durumda, davacının 5 adet fatura alacağından, davalının cevap dilekçesinde bahsettiği ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı icra dosyasına konu ederek tahsil ettiği zararı nedeniyle mahsup yapılmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Davacının 5 adet fatura bedeline istinaden 10.913,40 TL asıl alacak üzerinden icra takibi yaptığı, faturaların tarafların ticari defterlerinde aynı bedel üzerinden muhasebe kaydı bulunduğu, davacının 10.913,40 TL fatura alacağının bulunduğu, ancak davacı şirket davalının kesmiş olduğu 3 adet ıskonto açık faturasını ticari defterlerine muhasebe kaydı yapmadığı, davacı ticari defterlerinin bilirkişi heyeti tarafından usulüne uygun tutulmadığı ve davacı lehine delil niteliğine haiz olmadığı tespit edildiğinden, davalı şirketin davacı tarafa kesmiş olduğu 3 adet Iskonto açık faturası toplamı olan 955,83 TL bedelin davacının 10.913,40 TL alacağından düşülmesi gerektiği değerlendirilmiş ve davacının, davalıdan takip tarihi itibarı ile toplam 9.957,57 TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davacının dava konusu icra takibinde, takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi bulunmamaktadır. Davalının takip tarihi itibarı ile temerrüte düştüğü, 9.957,57 TL alacağa taleple bağlı kalınarak takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda yasal faiz talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Bu nedenler ile, Davanın Kısmen Kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 9.957,57 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu asıl alacak miktarı üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, Fazlaya dair istemin reddine, ayrıca alacak likit olduğundan hükmolunan alacağın %20'si oranında hesap edilen 1.991,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın Kısmen Kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 9.957,57 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu asıl alacak miktarı üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, 2-Fazlaya dair istemin REDDİNE, 3-Hükmolunan alacağın %20' si oranında hesap edilen 1.991,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararda özetle; davacının, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının 9.957,57 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu asıl alacak miktarı üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, hükmolunan alacağın %20'si oranında hesap edilen 1.991,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun dayanak göstererek verilen işbu kararın kabulünün mümkün olmadığını, Davacının mükerrer olarak başlatmış olduğu icra takibinin dikkate alınmadığını, Davacının, aynı alacak için önce İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası çerçevesinde icra takibi başlattığını, ilgili dosyaya itirazları üzerine itirazın kaldırılması talebi ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2015/841 E. sayısı ile dava açtığını, davanın Konsinye Sözleşmesi'nde belirlenen yetkili mahkemede açılmamış olması sebebiyle yaptıkları itiraz sonucunda davanın reddedildiğini, bunun üzerine davacının İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2016/1200 E. sayılı davayı açtığını, söz konusu davanın da 2017/494 K. ile reddedildiğini, bunun üzerine davacının müvekkili aleyhine yukarıda bahsi geçen dosyalardaki aynı alacak talebi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nde ... dosya numarası ile yeni bir icra takibi başlattığını, söz konusu dosyadaki itirazları üzerine ise huzurdaki davayı açtığını, davacının aynı alacak için iki ayrı takip başlatmış olması nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinin ekinde yer alan faturalar incelendiğinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile aynı fatura bedellerine ilişkin olarak takip başlattığı hususunun açıkça görüleceğini, aynı alacağa ilişkin birden fazla takip başlatan davacının davasının reddi gerekmekte olup, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, Davacının müvekkil şirketten hak ve alacağı bulunmadığını, Yukarıda bahsedilen, taraflar arasında akdedilmiş olan Konsinye Sözleşmesi'nin 10.2.5 maddesinin; "Sosyal Güvenlik Kurumu'na fatura edilen malzemelerin ödemeleri ile ilgili Konsinye Veren'e atfedilecek sebeplerden her türlü kesinti (...) ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun piyasa araştırması ya da her ne ad altında yaptığı kesintilerle ilgili oluşabilecek kesintiler Konsinye Veren'e aittir. Konsinye Veren'in iş bu sözleşme çerçevesinde Hastane'ye sunduğu ürünler sebebiyle SGK'nın ya da diğer idari birimlerin/kurumların Hastane'ye uygulayacağı ceza, kesinti ve benzeri bedelleri ve ayrıca kar kaybını, yukarıda 6.11 maddesi hükmünde bahsedilen mutabakat sağlanmış olsa da, Hastane'nin Konsinye Veren'den talep etme hakkı olup, Konsinye Veren Hastane'nin ilk talebi üzerine söz konusu bedeli nakden ve defaten Hastane'ye ödeyeceğini beyan ve taahhüt etmektedir. Böyle bir ceza ya da kesintinin ortaya çıkması durumunda Konsinye Veren Hastane'nin talep ettiği tüm bilgi ve belgeyi Hastane'ye iletecek, söz konusu durumda Hastane'ye gerekli tüm desteği sunacaktır." şeklinde olduğunu, (Dosyada Mübrez Ek 1). Söz konusu madde hükmünde, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Konsinye Veren davacının müvekkil Hastane'ye temin etmiş olduğu malzemeler sebebiyle müvekkil Hastane'ye uygulayacağı kesintilerin Konsinye Veren davacıya ait olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde belirtilmiş olduğunu, hatta söz konusu madde hükmüne göre müvekkilin, davacıdan uğramış olduğu kar kaybını ahi istemeye hakkı bulunduğunu, Bu çerçevede, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yapmış olduğu incelemede, davacının müvekkil Hastane'ye 4281 numaralı ve 18.03.2014 tarihli fatura çerçevesinde sunmuş olduğu ve ... isimli hastada kullanılmış olan ürünler incelenerek "PAKET HARİÇ" sebebiyle kesinti yapılmasına karar verildiğini, bunu gösterir evrakın Ek 2'de Mahkemenin dikkatine sunulduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 12.03.2009 tarih ve 2009/44 sayılı ve Ek 3'te sunulan Genelgesi'nin "Örnekleme Yöntemi" başlıklı 3. maddesinin; "Örnekleme Yöntemi5502 sayılı Kanunun “Fatura ve benzeri belgelerin incelenmesi” başlıklı ek birinci maddesi gereği yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.Sözleşmeli Sağlık Hizmeti Sunucuları tarafından Kuruma gönderilen fatura ve eki belgeler, genel sonuçlar verecek şekilde %5 ile %10 oranında örnekleme metodu ile incelenir. Bu inceleme sonucunda tespit edilen hata oranı Sağlık Hizmeti Sunucularının incelenen döneme ait bütün faturalarına uygulanmak suretiyle ödenecek tutar tespit edilir ve buna göre ödeme yapılır. Kurum ihtiyaç duyduğu hâllerde fatura ve eki belgelerinin tamamını incelemeye yetkilidir." şeklinde olup, 3.2. maddesinin ise; "2 nci ve 3 üncü Basamak Sağlık Kurumlarının/Kuruluşlarının Faturaları İçin Uygulanacak Örnekleme Yöntemi;

Sağlık Kurumları/Kuruluşları tarafından her branş için ayrı olarak verilen hastalara ait takip numaraları; Sağlık Uygulama Tebliği, Kurum tarafından çıkarılan genelge, genel yazı, duyurular ve Kurumun yaptığı sözleşmelerde/protokollerde belirtilen usul ve esaslara göre ayaktan ve yatarak tedaviler için %5 oranında genel sonuçlar verecek şekilde MEDULA sistemi aracılığıyla örnekleme yapılır. Örnekleme sonucu her branş için tespit edilen takip numaralarının yer aldığı icmal listeleri tutanak altına alınır. (MEDULA Versiyon 3 devreye girdiği tarihten itibaren hasta başvuru numarası ile takip numaralarına göre ve belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde, ayaktan ve yatarak tedaviler için %5 oranında genel sonuçlar verecek şekilde MEDULA sistemi kullanılarak örnekleme yapılır.) MEDULA sistemi tarafından, küsuratlı çıkan örnekleme sayısı bir üst sayıya tamamlanır ve örneklenen fatura ve eki belge sayısının 10 (on) adedin altında çıkması durumunda bu sayı 10 (on)’a tamamlanır. Kuruma teslim edilen fatura ve eki belge sayısı 10 (on) adedin altında ise tamamı kontrol edilir. Sağlık Kurumu/Kuruluşu tarafından sadece örneklenen SUT ‘ta belirtilen şekilde hizmet detay belgelerini ve bunlara ait fatura ve eki belgeler Kuruma teslim edilir. Örneklenmeyen kısımla ilgili bilgi ve belgeler Kurumca istenildiğinde, her an ibraz edilebilecek şekilde Sağlık Kurumu/Kuruluşu tarafından saklanır." şeklinde,

Son olarak, 6.2 maddesinin; "Hata Oranı ve Kesinti Tutarının Bildirilmesi: İcmal listesinin toplam tutarından, örneklerde bulunan hata oranı kadar olan tutar düşülür. Sağlık Kurum/Kuruluşlarının fatura ekinde birden fazla branşa ait icmal listesi bulunması halinde, her icmal için hata oranları ayrı ayrı tespit edilerek, icmal listesinin toplam tutarından o icmale ait örneklerde tespit edilen hata oranı kadar olan tutar düşülür. Her icmal listesinden düşülen tutarlar alt alta toplanarak, toplam kesinti tutarı hesap edilerek fatura tutarından düşülür. Kurum inceleme sonucunda tespit ettiği hata oranını, hata tutarını ve hatalı bulunan hususları, ilgili Sağlık Hizmeti Sunucusuna MEDULA, e-posta veya diğer elektronik sistemlerle gönderir.Örnekleme yöntemini kabul eden ya da etmeyen Sağlık Hizmeti Sunucusu, Kurum tarafından bildirilen hata tutarını, hata oranını ve hatalara ilişkin hususları kabul ya da itiraz yolundaki kararını, MEDULA ekranında ‘‘incelendi’’ ibaresinin belirdiği veya elektronik iletinin gönderildiği tarihi takip eden 5 (beş) iş günü içerisinde, ilgili üniteye; MEDULA, e-posta, diğer elektronik sistemlerle veya faks ile bildirecek ve bildirimin yazılı aslını da aynı gün iadeli taahhütlü posta veya elden gönderecektir. Bu şekilde Kuruma yapılan ilk itiraz nihai olup, daha sonra herhangi bir konu itiraz konusu yapılamaz. Bildirimin yazılı aslı beklenmeden Ünitenin ilgili birimi tarafından işlemler başlatılır. İtirazlarda, itirazın elden verilmesi halinde Ünite kayıtlarına girdiği tarih, iadeli taahhütlü postanın postaya veriliş tarihi, itirazların adi posta ile yapılması halinde ise Kurum kayıtlarına giriş tarihi esas alınır." şeklinde olduğunu,

Yukarıda alıntı yapmış oldukları maddelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kullanılan malzemeleri inceleme ve hata bulduğunda kesinti yapma yöntemlerini açıklamakta olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yaptığı inceleme sonucu söz konusu kesintinin yapıldığı müvekkil hastaneye bildirildiğinde, müvekkil hastanenin davacı ile derhal iletişime geçerek kesintinin yapıldığını, ilgili evrakın müvekkil hastaneye sunulması halinde kesintiye itiraz edileceği bildirilmiş olmasına ve söz konusu e-posta davacı tarafından okunmuş olmasına rağmen davacının hiçbir şekilde müvekkil hastaneye destek olmadığını, cevap bile vermediğini ( Ek 4 ), bu hususun da hem iyi niyete, hem taraflar arasındaki Konsinye Sözleşmesi'nin 10.2.5 maddesinin; "Böyle bir ceza ya da kesintinin ortaya çıkması durumunda Konsinye Veren Hastane'nin talep ettiği tüm bilgi ve belgeyi Hastane'ye iletecek, söz konusu durumda Hastane'ye gerekli tüm desteği sunacaktır."şeklindeki hükmüne aykırı olduğunu, Yukarıda anılan hükümler çerçevesinde, davacının 4281 numaralı ve 18.03.2014 tarihli faturası ile müvekkil hastaneye sunulmuş olan malzemelerin SOSYAL GÜVENLİK KURUMU TARAFINDAN İNCELENdiğini, 2.365,20 TL TUTARINDAKİ FATURANIN "PAKETE DAHİL" SEBEBİ İLE KESİNTİ YAPILACAĞInın belirtildiğini, söz konusu husus davacıya bildirildiğinde DAVACInın müvekkile gerekli yardımı sunmadığı gibi cevap dahi vermediğini, müvekkilin de gerekli itirazı gerçekleştiremediğini, konsinye sözleşmesinin 10.2.5 maddesinin "böyle bir ceza ya da kesintinin ortaya çıkması durumunda konsinye veren hastane'nin talep ettiği tüm bilgi ve belgeyi hastane'ye iletecek, söz konusu durumda hastane'ye gerekli tüm desteği sunacaktır" hükmüne aykırı olduğunu, bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yukarıda atıf yapmış oldukları genelge çerçevesinde yapılan hesaplama sonucunda, incelenen ve hatalı bulunan malzemeye ait 2.365,20 TL'lik fatura örneklenen toplam 41.584,03 TL'lik beyin ve sinir cerrahisi dalının faturasının %5,6878'ine denk geldiğinden, ilgili dalın toplam geliri olan 294.331,64 TL'nin %5,6878'ine oranlayarak müvekkil hastane'ye 16.740,88 TL kesintiye faiz ve KDV ile birlikte 19.252,01 TL yansıtmış olduğunu, yani davacının sunmuş olduğu hatalı malzeme ve sonrasında müvekkil hastanaye destek sunmaması sebebiyle itiraz edilememesi dolayısıyla müvekkil hastanenin 19.252,01TL zarara uğradığını, Hastane'ye yansıtılan 19.252,01 TL tutarındaki kesintinin derhal davacıya haber verildiğini ve Konsinye Sözleşmesi'nin 10.2.5 maddesi çerçevesinde ödeme yapılması gerektiğinin bildirildiğini, davacının ise hiçbir şekilde ödeme yapmayacağını ve hatta faturayı tebliğ dahi almayacağını bildirerek kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, faturanın PTT (barkod kodu: RR02429150243) aracılığıyla davacının İTO'da kayıtlı adresine tebliğ edilmeye çalışıldığını, fakat davacının tamamen kötü niyetle tebliğden imtina ettiğini, 22.06.2015 tarihinde "Adresten ayrılmıştır" notuyla iade döndüğünü, sonrasında ... Kargo'nun 937198 numaralı 07.07.2015 tarihli ve 490443312752 takip koduyla gönderilmeye çalışıldığını, fakat tekrar tebliğden imtina edilerek iade döndüğünü (Ek 5). Bunun üzerine, kendisinden davacı sebebiyle kesilen 19.252,01 TL'yi tahsil edebilmek amacıyla müvekkil davacı aleyhine İstanbul 20. İcra Dairesi'nde ... numaralı icra takibini başlattığını ve Beşiktaş 6. Noterliği'nden ... numaralı (barkod no: 3200108351982) ihtarnameyi çektiğini (Ek 6), ihtarname ve 19.252,01 TL tutarında 16.06.2015 tarihli ve 022478 numaralı faturanın 24.07.2015 tarihinde davacının muhtarına tebliğ edilmiş olup, bu hususun da davacının uzun süre tebellüğden imtina ederek kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu,

Emsal dava olan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/591 E. sayılı dosyasının müvekkil şirket lehine sonuçlanmış olduğunu, Aynı alacak ilişkisi sebebiyle davacıya açmış oldukları İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/591 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, bilirkişinin dosyayı inceledikten sonra mevzuat ve sözleşmede atıf yaptıkları hususları birebir doğrulayarak davacının müvekkiline borçlu olduğuna ve borcunu ödemesi gerektiğine kanaat getirdiğini, hem mevzuat, hem Konsinye Sözleşmesinin açık olduğunu, Konsinye Sözleşmesi'nin de zaten konsinye veren tedarikçilerin müvekkiline sunmuş olduğu ürünlerin kullanılması ve SGK' ya fatura edilmesi sonucu SGK'nın söz konusu ürünlerdeki mevzuata aykırılık sebebiyle yapabileceği kesintiler sebebiyle konsinye verenlerin sorumluluk üstlenmesi ve müvekkilinin zararlarını tazmin etmesi amacıyla akdedilmiş bir sözleşme olduğunu, yani önce konsinye verenlerin müvekkiline ürünleri tedarik etmekte ve müvekkilen fatura kesmekte, müvekkilinin ürünleri kullanması ve SGK'ya fatura etmesi üzerine SGK' nın söz konusu ürünleri incelemekte, mevzuata aykırılık bulması halinde ise ürünler sebebiyle müvekkilinin alacaklarından kesinti yapabilmekte olduğunu, bu süreç e 1 yıla yakın sürdüğünden, bazen de 1 yılı aştığından, ürün tedariki ve fatura sürecinin herhangi bir ürün tedarikinde olduğu gibi işlememekte olduğunu, bu sebeple de müvekkilinin Konsinye verenlerle Konsinye Sözleşmesini akdetmekte olduğunu, bu hususun da bilirkişi tarafından incelendiğini ve müvekkilinin haklı bulunduğunu (Ek 7). İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın gerekçeli kararında "...Konsinye sözleşmesi çerçevesinde davacının uğradığı/uğrayacağı zararın davalı tarafından karşılanmasının kabul edildiği tespit edildiğinden davanın kabulü ile davalının İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 19.252,01 TL asıl alacak, 218,37 TL işlemiş faiz üzerinden aynen devamına, 3.850,40TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir..." hükmüne yer verildiğini, Söz konusu davanın taraflarının ve husumetin görülmekte olan dava ile aynı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, işbu davada, davacının taleplerinin hukuka aykırı ve dayanaktan yoksun olduğunun açıkça ortada olduğunu, Bununla birlikte, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/591 E. sayılı dosyadan alınan bilirkişi raporunda, "şirket taraf defterlerinde inceleme yapılması kararı tarafımıza tevdi edilmişse de, davaya konu incelemenin tarafların yasal defterleri açısından inceleme konusu olmadığından dosya üzerinde inceleme yapılarak işbu raporumuz hazırlanmıştır" ibaresinin yer almakta olduğunu, bilirkişinin SGK mevzuatı ve Konsinye Sözleşmesi çerçevesinde dosyayı değerlendirdiğini ve "Konsinye Sözleşmesi çerçevesinde davacının uğradığı/uğrayacağı zararın davalı tarafından karşılanmasının kabul edildiği" tespit ederek müvekkilinin talebinin haklı olduğu kanaatine vardığını beyanla; Açıklanan sebeplerle; zamanaşımı itirazlarını tekrarla; - Eksik ve hatalı bilirkişi raporuna bağlı kalarak, hazırlanan ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, - Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davalıya kullandırılmasına rağmen fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davalıya kullandırıldığına, fatura bedellerine ve fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki istinafa gelen temel uyuşmazlık; davacı tarafından mükerrer takip başlatılıp başlatılmadığı, davacının sebep olduğu ve davalı tarafından ödenen SGK kesintisinden davacının sorumlu olması sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarındadır. Davacı tarafından ileri sürülen söz konusu istinaf sebepleri ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında cevap dilekçesinde, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde ve beyan dilekçelerinde ileri sürülmüş olup, ek bilirkişi raporu ve Mahkeme gerekçeli kararında ayrıntılı olarak karşılanmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki celbedilen icra dosyalarına, Mahkeme ilamlarına, tarafların ticari defter ve kayıtlarına, bilirkişi raporlarına, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, davacı tarafından yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibinin talep üzerine yetkili icra dairesine gönderilmesine ve dava konusu takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin devamı olup, mükerrer takip olmamasına, davalı tarafından ödenen sgk kesintisine ilişkin başlatılan icra takibindeki borcun davacı tarafından tamamen ödenerek kapatılmasına ve davacı alacağının ödenen bu miktardan mahsubunun gerekmemesine, söz konusu faturanın davalı tarafından davacı alacağı mahsup edilmek suretiyle kalan bakiye alacak olmamasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 680,20 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 170,05 TL(59,30 TL+110,75TL) harcın mahsubu ile bakiye 510,15‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentarafındanesastanİptali"paketegüvenliközetisebebidahil"istinaf"paketkurumureddinederecesebeplerininistanbulmeduladeğerlendirilmesifaturanınsebepleriİtirazınmahkemesininsosyaldavalıvekilihariç"kararınıntutarındakidilekçesindeileriultaspdosyanumarasıkesintihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim