SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1801 E. 2024/426 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1801

Karar No

2024/426

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1801

KARAR NO: 2024/426

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/05/2021

DOSYA NUMARASI: 2020/131 Esas - 2021/478 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 07/03/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gıda ve endüstriyel temizlik ürünleri satışı yaptığı, müvekkili şirketin, davalı tarafından işletilen ... Üniversitesi içerisinde bulunan ... kafeye bir takım temizlik ürünleri tedarik etmek üzere anlaştığı davalı tarafından satın alınan temizlik malzemelerine ilişkin olarak da müvekkili tarafından davalı tarafa 10.290,03TL bedelli faturalar kesildiği, davalı şirket tarafından da bu faturalara karşılık 01/03/2019 tarihinde 2.411,92TL fiyat fark faturası kesildiği, davalı borçlunun 8.000,49TL borcunun bulunduğu ve bu borcun ödenmemesi sebebiyle alacağın tahsili amacıyla müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhine Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, ancak davalı borçlunun hiç bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile 22/07/2019 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu, davalı tarafın arabuluculuk toplantısına katılmadığı davalı borçlunun borca itiraz ederek borcunu ödemekten kaçındığı ve kötü niyetli hareket ettiği, bu nedenle davalının haksız itirazını iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etme zarureti doğduğunu, davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... Üniversitesi içerisinde bulunan iş yerinin şu an kendi markası olan "..." tabelasıyla işletildiği, daha önceleri anılan işyerinin "..." markası altında franchise şeklinde işletilmekte olduğu, müvekkili şirket ile "..." markası hak sahipleri arasında yapılan sözleşme gereği müvekkili şirketin davacının alacağına dayanak olarak gösterdiği ürünleri ... firmasından tedarik etmekte olduğu, bu bağlamda söz konusu ürünlerin taraflar arası sözleşme uyarınca dava dışı ... firması tarafından tedarik edildiği ve müvekkili tarafından da ödemelerin ... firmasına yapıldığı, alacağa konu ürünlerin davacıdan müvekkili firma tarafından satın alınmadığı ve yine takibe konu edilen alacakların müvekkile teslim edilmediği bu nedenlerle müvekkili şirketin davacıya yönelik borcunun bulunmadığı hususlarını beyanla davanın esastan reddi ile itirazın iptali icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/05/2021 tarih ve 2020/131 Esas - 2021/478 Karar sayılı kararı ile; "Dava icra takibine itiraza ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya satıldığı iddia edilen ürünler nedeniyle düzenlenen faturalar kapsamında davalının davacıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise ne miktarda borçlu olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesinde davacı şirketin, davalı tarafından işletilen ... Üniversitesi içerisinde bulunan ... kafeye bir takım temizlik ürünleri tedarik etmek üzere anlaştığını, davalı tarafından satın alınan temizlik malzemelerine ilişkin olarak da davalı tarafa 10.290,03TL bedelli faturalar kesildiğini, davalı tarafından da bu faturalara karşılık 01/03/2019 tarihinde 2.411,92TL fiyat fark faturası kesildiği, davalı borçlunun 8.000,49TL borcunun bulunduğu, takibe ilişkin itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçek dışı olduğunu, ... Üniversitesi içerisinde bulunan iş yerinin şu an kendi markası olan "..." tabelasıyla işletildiğini, daha önceleri anılan işyerinin "..." markası altında franchise şeklinde işletilmekte olduğunu, davalı şirket ile "..." markası hak sahipleri arasında yapılan sözleşme gereği davalı şirketin davacının alacağına dayanak olarak gösterdiği ürünleri ... firmasından tedarik etmekte olduğunu, bu bağlamda söz konusu ürünlerin taraflar arası sözleşme uyarınca dava dışı ... firması tarafından tedarik edildiği ve davalı tarafından da ödemelerin ... firmasına yapıldığını, alacağa konu ürünlerin davacıdan davalı firma tarafından satın alınmadığı ve yine takibe konu edilen alacakların davalıya teslim edilmediğini beyan ettiği, Somut olayın incelenmesinde, dava faturalara dayalı alacağa ilişkin itirazın iptali davası olduğu, davanın hak düşürücü sürede açıldığı, davalının arabulucuk görüşmelerine katılmadığı, icra dosyasını incelendiği, BA - BS kayıtlarının dosya arasına alındığı, mali müşavir bilirkişi ...'dan rapor alındığı, davacı tarafın 2018-2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde olmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının 2018 yılı içerisinde 8 adet fatura düzenlendiği, davalı tarafın bu fatura tarihlerinden sonra 01.03.2019 tarihinde 2.411,92 TL bedelli fiyat farkı faturası düzenlediği, davacı tarafın bu faturayı davalının borç kayıtlarından mahsup ettiği, BA ve BS kayıtlarında davacının düzenlediği 8 adet faturanın 6 adetinin davalı tarafça bu kayıtlarda gösterildiği, 2 adet faturanında BA -BS kayıt sınırı altında bulunduğu, bu nedenle bildirilmesinin mümkün olmadığı, SGK'ya davalı çalışanlarının isminin bildirilmesi için yazı yazıldığı, faturalara konu tarihlerde işyerinin faal olduğu ancak sigortalı bildiriminin olmadığının belirtildiği, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği faturaların irsaliyeli fatura olduğu faturaların altında teslim alan kişilerin isimlerinin olduğu, her bir faturada güncel borç tutarına yer verildiği, davalı tarafın her ne kadar SGK kayıtlarında fatura tarihlerinde sigortalı çalışanları olmadığı belirtilse de faturaların BA ve BS sınırı üstünde kalan kısmının bildiriminde yapıldığı, davalı tarafçada bu faturalardan sonra 2019 tarihinde iade faturası düzenlenmesi hususları da birlikte değerlendirilerek açılan davanın kısmen kabulü ile alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminat şartlarının oluştuğu, kötüniyet tazminat şartları oluşmadığından aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu. " gerekçeleri ile; "1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen kabulü ile takibin 7.878,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, devamına karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 9 oranında faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, 2- Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile 7.878,00 TL alacağın %20 si üzerinden hesaplanan 1.575,60TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Davanın reddedilen bölümü yönünden, davacının kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, müvekkil şirketle bir takım temizlik ürünleri tedarik etmek üzere anlaştığını, müvekkil şirketçe satın alınan temizlik malzemelerine ilişkin olarak da 10.290,03TL bedelli faturalar kesildiği, müvekkil şirket tarafından da bu faturalara karşılık 2.411,92 TL fiyat fark faturası kesildiği, müvekkilinin 8.000,49 TL borcunun bulunduğu iddiasıyla önce müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibine itiraz etmeleri üzerine ise işbu istinaf dilekçelerine konu davayı ikame ettiğini, Cevap dilekçelerinde, söz konusu temizlik ürünlerine ilişkin davacı tarafla müvekkili arasında bir anlaşma olmadığı; ... markası ile yapılmış franchise sözleşmesi gereği söz konusu ürünlerin franchise veren şirket tarafından tedarik edildiği, kendilerine hiçbir şekilde ürün teslim yapılmadığından bahisle haksız olarak ikame edilmiş davanın reddinin talep edildiğini, Yerel mahkemece davanın kısmi kabulüne karar verilmiş olmakla işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, davaya konu hukuki uyuşmazlığın özündeki borç iddiasına konu temizlik ürünlerinin hiçbir şekilde müvekkili şirkete teslim edilmediğini, işbu hususa ilişkin iddiaları göz ardı edilerek hüküm tesis edilmiş olup, davacı tarafın sunmuş bulunduğu irsaliyelerde imzası bulunan teslim alan kişilerin müvekkil şirketçe tanınmadığını, SGK' ya yazılan müzekkere cevaplarında da söz konusu şahısların müvekkil şirketle hiçbir bağlantısı olmadığı hususunun ispatlanmış olduğunu, davacı tarafın davaya konu ürünlerin müvekkil şirkete teslim edildiğine dair iddialarının ise asılsız olmakla birlikte, iddia sahibi olması sebebiyle ispat yükünün davacı tarafta olduğu hususunun açık olduğunu, hal böyle iken yerel mahkemece irsaliyede ismi yazan şahısların tanıklığına başvurulmadan veya hukuki uyuşmazlığa konu ürünlerin kendilerine teslim edildiği hususu başka bir şekilde ispatlanmadan eksik inceleme yaparak yazılı hüküm kurulmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu, Öte yandan; kendilerinin bilirkişi raporuna ilişkin itirazları da görmezden gelinmiş olmakla kök rapor üzerinden hüküm kurulduğunu, anılan kök raporda bilirkişi tarafından belirtildiği üzere davacının delil olarak dayanmış bulunduğu ticari defterlerin eksik ve hatalı olarak tutulmuş olmakla delil niteliğine haiz olmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinin ikinci fıkrasının; "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır" hükmünü amir olduğunu, bu açık emredici hükme aykırı olarak davacı şirketin ticari defterlerinin delil kabul edilmesi suretiyle hükme esas alınmasının açık bir hukuka aykırılığa işaret etmekte olduğunu ve istinaf kanun yolu incelemesinde bozma sebebi teşkil etmekte olduğunu, Yerel mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmakla işbu kararın da hukuka aykırı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle bir anlığına borçlu oldukları kabul edilse dahi, söz konusu borcun likit veya belirlenebilir bir borç olmadığından bahisle, yerel mahkemenin bu hususta icra inkar tazminatına hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu, İşbu surette istinaf yoluna başvurma zarureti hasıl olmuş olmakla süresi içerisinde istinaf yoluna başvurduklarını beyanla; Açıklanan ve re'sen nazara alınacak hususlar neticesinde; - İstinaf başvurularının kabulü ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/131 E. ve 2021/478 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takip dayanağı olan faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava ve icra takip dayanağı olan faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, faturalara konu ürünlerin davacıdan satın alınmadığını, davalının davacının alacağının dayanağı olan ürünleri dava dışı ... firmasından tedarik ettiğini ve ürün bedellerini ... firmasına ödediğini, faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilmediğini, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında istinafa gelen temel uyuşmazlık; faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş olması halinde davalı tarafından bedelinin ödenip ödenmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki davacının defter ve kayıtlarına, davalının ba formlarına, bilirkişi raporuna, faturalar ve sevk irsaliyelerine, tüm belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, sevk irsaliyesinde adı geçen kişilerin davalının sgk kayıtlarında çalışanı olarak gözükmemesine rağmen dava ve takip dayanağı faturaların altı tanesinin davalı tarafından ba formlarında beyan edilmekle karine olarak faturalara konu ürünlerin teslim alındığının kabul edilmesine ve aksinin ve fatura bedellerinin ödendiğinin davalı tarafından yazılı ve kesin deliller ile ispat edilememesine, bunlar dışında davacı tarafından düzenlenen iki adet faturanın beyan sınırının altında kalması sebebiyle ba formlarında beyan edilmese de davacı tarafından düzenlenen sekiz adet faturaya davalı tarafından itiraz edilmemesine ve faturalara ilişkin fatura tarihlerinden sonra davalının fiyat farkı faturası düzenlemesine göre davacı tarafından faturalara konu ürünlerin tesliminin ispat edilmesine ve bedellerinin davalı tarafından ödendiğinin ispat edilememesine, alacağın faturalar ile likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi uyarınca incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 538,14 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin olarak yatırılan 134,53 TL ( 59,30 TL + 75,23 TL ) harcın mahsubu ile bakiye 403,61‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenSatımdantaraflarınesastanKaynaklanan)İptaliözetiistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin(Ticarikararınınilerikabulüdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim