SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2024/320 E. 2024/404 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/320

Karar No

2024/404

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/320 Esas

KARAR NO: 2024/404 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2023/277 Esas - 2023/841 Karar

TARİH: 06/12/2023

DAVA: İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan )

KARAR TARİHİ: 29/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı, davacının kendisine karşı başlatmış olduğu İstanbul Anadolu Gayrımenkul Satış İcra Dairesi ... Esas nolu takibe karşı, borcun varlığı ve Anadolu Gayrımenkul Satış İcra Dairesinin yetkisi yönlerinden itiraz ettiğini, davalının yapmış olduğu itiraz kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının müvekkiline borçlu olduğunu ve bu borcu ifa etmediğini, davalının 04.05.2020 tarihinde ... bankası Genel Kredi Sözleşmesini imzaladığını, Aynı sözleşmede müvekkilinin ise kefil sıfatıyla yer aldığını, davalının işbu genel kredi sözleşmesi kapmasında 600.000 TL miktarında işletme kredisi kullandığını, kullanılan kredinen muaccel hale gelmesi neticesinde ... Bankası , ...'a borcunu ödemesi için ihtar ettiğini, ihtara rağmen davalı ...'ın bankaya olan borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin 670.000 TL miktarındaki borcu kefil sıfatıyla kendisinin ödediğini, TBK m. 596 gereği alacağa ve bu alacak için verilmiş olan ipotek hakkına halef olduğunu, bu ödemenin ... bankası tarafından da kabul edildiğini, alacağın ve bu alacak için verilmiş olan ipotek hakkının halefi olduklarının kendilerince de belirtildiğini,Kanundan doğan işbu halefiyet gereği müvekkili tarafından, asıl borçlu olan ...'ın borcunun müvekkilince kefaleten ödenmesinden dolayı alacağın halefi olduklarını ve borcun kendisine rücuen ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, bu ihtarın da sonuçsuz kaldığını, bunun neticesinde müvekkilinin İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... Esas sayılı takip başlattığını, başlatılan bu takibe davalı tarafça kötü niyetle itiraz edildiğini, borca itiraz eden davalının aynı zamanda İstanbul Anadolu Gayrımenkul Satış İcra Dairesinin yetkisine de itiraz ettiğini, davalının bu itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, TBK 89/1.maddesi "Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir." hükmü ve HMK 10. Maddesi "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." gereği Genel Kredi Sözleşmesinden doğan bu borcun takibinde İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Daireleri yetkili olacağını, icra takibine karşı yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptalini, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve her türlü yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilleri ile davalı müvekkillerin Selim ilçesinde bulunan çiftlikte hayvancılık yapmak üzere 2019 yılında tanıklar huzurunda anlaştıklarını, ( Tanıklar ... ve ... huzurunda ), Bu anlaşmaya göre; '' davacı ... ve ... Hayvan alacaklar ve çiftlikte hayvanlar bakılacak , satıştan elde edilecek karda taraflar arasında eşit oranda bölünecektir. Bütün işlemler ... üzerinden yürüyecektir'' şekilde olduğunu, hayvanların bakımı için ... Bankası Selim Şubesinden yem kredisi davacı ... ile Müvekkili ... kefil olduğunu, 600.000,00 TL'lik kredi alındığını, davacının istemi doğrultusunda bu paranın 472.861,00 TL'si Tanık ... gönderildiğini, bu para hayvanların ihtiyacı için kullanılmamış davalının uhdesinde kaldığını, davacının hayvanları alacak ve yüksek fiyat verecek bir alıcının bulunduğunu ve satmak istediğini belirttiğini, 03/07/2020 tarihinde 2 adet 11.07.2020 tarihinde 21 adet 17.07.2020 tarihinde 28 adet 03.11.2020 tarihinde de 34 adet hayvanın tanık ... YOZGAT'taki çiftliğine gönderildiğini, davacının burada hayvanları 14.000,00 TL ile 16.000,00 TL aralığında üçüncü şahıslara sattığını, müvekkilinin payına düşen kısmı da ödemediğini, davalının hayvanlarının satışından dolayı 1.200,00 TL aldığını, davacının hayvanların satışından sonra kendisinin kefil olduğunu, kredinin yem kredisi olarak kefil sıfatı ile ödendiğini, krediyi ödedikten sonra kefil sıfatı ile borcunu ödediğini ileri sürdüğünü krediyi teminat olarak verilen müvekkiline ait taşınmazına icra kanalı ile sattırabilmek için ipoteğin paraya çevrilme yolu ile İstanbul Anadolu Gayrımenkul Satış İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyası ile takip başlattığını, genel yetki kuralı davanın davalının yerleşim yerinde açılmasını, Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinin olacağını, davacının Kars ili Selim İlçesinde yaşadığını, Ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi istenen taşınmazda Selimde tapuya kayıtlı olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, Davalının istemi doğrultusunda bu paranın 472.861,00 TL'si Tanık ...'ye gönderildiğini, bu paranın hayvanların ihtiyacı için kullanılmadığını, davalının uhdesinde kaldığını, müvekkili ile ortak aldığı 75 adet hayvanı 14.000,00-16.000,00 TL aralığında sattığını, müvekkilinin hissesine düşen miktarı göndermediğini, davacının müvekkilinin alacağının bulunduğunu, bu konuda Selim Asliye Hukuk Mahkemesinde 2022/892 Esasla davanın açıldığını, halen davanın derdest olduğunu, davanın reddine, davanın yetkili mahkeme olan Selim Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini ve Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/12/2023 tarih 2023/277 Esas 2023/841 Karar sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan davalar Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girer. Ancak somut olayda, borcu ödeyen gerçek şahıs olan kefil, yine gerçek şahıs olan asıl borçluya rücu ederken artık kredi borcu ödenip rücuya tabii alacak olduğu için burada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli değildir. Şöyle ki, kredinin adi ortalık için çekildiği, adi ortaklığa girip girmediğinin öneminin olmadığı, taraflar arasında Selim Asliye Hukuk Mahkemesinde adi ortaklıktan kaynaklanan alacak isteğine ilişkin davanın derdest olduğu, eldeki davanın da tasfiye içinde değerlendirilmesi gerektiği, bu sebeple eldeki davanın da görevsizlik kararı ile birlikte Selim Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava ile birlikte görülmesi gerektiği, adi ortaklığın tasfiyesinde adi ortaklığın yer mahkemesinin yetkili olacağı ve davaların tek bir dava ile çözülmesi gerektiği, dava şartlarının davanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verileceği gerekçesi ile mahkememizin görevsizliğine, dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, 1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İşbu dava görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu,Yargıtay 19. HD., E. 2015/12105 K. 2016/3342 T. 29.2.2016; Davanın temelini dava dışı ... tarafından genel kredi sözleşmesine dayanılarak girişilen icra takibi oluşturmaktadır. Dava dışı bankanın sözü edilen takibe konu alacağını sözleşmenin kefillerinden olan davalıya temlik ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Böylece davalı, dava dışı bankanın halefi durumuna geçmiştir. Davacılar da temeldeki genel kredi sözleşmesinin birlikte kefilleridir. Genel kredi sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi kapsamında olup ticari nitelikteki bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ticari davanın konusunu oluşturur. Aynı kanunun 7. maddesinde düzenlenen “Ticari Teselsül Karinesi” uyarınca ticari işlere kefalet müteselsil kefalet olarak kabul edilmiştir. Bu itibarla somut olay bakımından uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesi uyarınca ticaret mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekir.Yargıtay 19. HD., E. 2015/3622 K. 2015/15337 T. 24.11.2015; Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve kefil tarafından ödenen borcun, kefalet ilişkisine dayanılarak diğer kredi kefilinden sorumluluğu oranında rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın genel kredi sözleşmesinden ve sözleşmeye dayalı kefillik hükümlerinden kaynaklandığı ve bankalara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının TTK'nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde sayılacağı ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gözetilmeden, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Yargıtay 11. HD., E. 2020/8352 K. 2021/4651 T. 1.6.2021; Davalılardan ... Tic. A.Ş. davacının kefili olduğu ve ödeme yaptığı genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olup, Türk Borçlar Kanunu’nun 596. maddesinin kefilin alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağı, kefilin bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabileceği hükmünü içerdiği, bu madde uyarınca kefilin ödediği borcu asıl borçluya rücu edebileceği gözetilerek, davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gibi, alacağın kaynağı ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olması, bankacılık sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle TTK'nun 4/f maddesi uyarınca ticari dava ve ticari iş niteliğinde olduğundan takip talebinde belirtilen değişen oranlardaki faize hükmedilmemesi doğru olmamış, ayrıca alacağın likit ve belirlenebilir olması karşısında İİK 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı ile dava dışı ... Bankası arasında imzalanan GKS. Konu brcun müteselsil kefil ve ipotek veren davacı tarafından ödenmesi üzerine temlik alınan kredi alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6102 sayılı TTK 4/f bendi uyarınca bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava niteliğindedir. Bu istem ve davaları çözümlemekte aynı Kanun'un 5. maddesi uyarınca ticaret mahkemesi görevlidir. Somut olaya döndüğümüzde, davalı ..., davacının kefili olduğu ve ödeme yaptığı genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olup, Türk Borçlar Kanunu’nun 596/1 maddesinde kefilin alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağı, kefilin bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabileceği hükmünün düzenlendiği, bu madde uyarınca kefilin ödediği borcu asıl borçluya rücu edebileceğinden, davaya konu alacağın kaynağı genel kredi sözleşmesi olması, genel kredi sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi kapsamında olup ticari nitelikteki bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ticari davanın konusunu oluşturur. Aynı kanunun 7. maddesinde düzenlenen “Ticari Teselsül Karinesi” uyarınca ticari işlere kefalet müteselsil kefalet olarak kabul edilmiştir. Bu itibarla somut uyuşmazlık ticari nitelikte Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinden kaynaklanmakta olup uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. İşbu davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınarak mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2023 tarih ve 2023/277 Esas - 2023/841 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenVermekaldırılmasınatarafların(ÖdünçİptaliözetikararistinafKaynaklananderecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiiadesinesavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin)kararınınSözleşmesindengörevsizliğineilerikabulüdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim