SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2076 E. 2024/384 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2076

Karar No

2024/384

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2076 Esas

KARAR NO: 2024/384 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2019/289 Esas - 2021/540 Karar

TARİH: 01/07/2021

DAVA: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 29/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı müvekkili ... LTD. ŞTİ' nin, davalı ... LTD. ŞTİ. ile 2016 yılından bu yana ticari ilişkileri süregeldiğini, müvekkili şirketin, davalı tarafın hesaplarından da anlaşığılacağı üzerine 2016 yılından bu yana, gerek ülke içi gerekse ülke dışı başkaca firmalara yaptığı satışları rekor seviyede geçecek mal alışında bulunduğunu, akit münasebetleri gereği gerek nakit gerekse avans çeklerle ödemesini gerçekleştirdiğini, tarafların arasındaki ticari münasebet ve karşılıklı güvene dayanan akit nedeniyle, davacı tarafça, davalıdan mal alımı gerçekleşmeden, avans olarak ... Bankası A.Ş. Zeytinburnu Şb.'nden keşide edilmiş olan her biri 41.250 USD. Bedelli 40 adet çeki davalı tarafa teslim ettiğini, ilgili avans çeklerin: ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... ... -... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... -... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... -... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... -... - ... - ...- ...-... - ... - ... - ... numaralı olup toplamda 1.650.000 USD bedelli 40 adet çeki davalıya verdiğini, davacı tarafın, belli aralıklarla davacı taraftan mal alımını sürdürmekte olup, taraflar arasında hukuki anlaşmazlığın doğumundan önce aşağıdaki fatura bilgileri bulunan malları satın aldığını, ilgili faturaların: 1) 02.12.2016 tarihli ve ... nolu fatura ile 58.956,00 USD, 2) 17.02.2017 tarihli ve ... nolu fatura il.fatura ile 16.135,50 USD, 9) 02.10.2017 tarihli ve ... nolu fatura ile 34.916,83 USD toplam olarak 406.444,46 USD. çek ile ödendiğini, yani davacı tarafin, davalı taraftan satın aldığı malların toplam bedelinin 406.444,46 USD olduğunu, mal alımı öncesi ve aralarda verilen avans çeklerin her birininin bedeli 41.250 USD olmak üzere; toplam 40 adet çekin davalıya teslim edildiğini, bunlardan da, 12 adet çekin aşağıdaki tarihlerde olanlarının da, davacı müvekkili tarafından ödendiğini, 15.04.2017 -15.05.2017 - 15.06.2017 - 15.07.2017 - 15.08.2017 - 15.09.2017 - 15.10.2017 -15.11.2017 - 15.12.2107 - 15.01.2018 - 15.02.2018 - 15.03.2018 olup 12 adet çek toplam bedelinin 495.000 USD olduğunu, satın alınan malların bedelinin ise 406.444,46 USD olduğunu, bu çekler ile davalı tarafa toplam olarak 88.555,54 USD.fazladan para ödenmiş bulunduğunu, davalı tarafça, davacı müvekkilinin çeklerini karşılıksızmış gibi gösterip yazdırdığını ve yasal işlem başlattığı çeklerin hiç birinin karşılıksız olmadığını, davalı şirketin avans olarak kendilerine verilmiş olan 28 adet çekten 15.04.2018 -15.05.2018 -15.06.2018 tarihli olanları bankadan yazdırdığını ve 15.04.2018 tarihli olan çeki, icra takibine konu ettiğini ve böylece müvekkili tarafından güvence bedeli olarak teslim edilmiş olan çekleri piyasada tedavüle sokmak sureti ile müvekkilini zarara uğrattığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğün'de derdest ... E. numaralı icra takibini başlattığını, 15 Nisan 2018- 15 Mayıs 2018 -15.06.2018 tarihli 3 adet çekin karşılıksız olarak yazılmasına neden olduğunu, davalı tarafça haksız başlatılan diğer icra takiplerinin de İstanbul .... icra Müdürlüğü'nün ...E., İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E., İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve diğer takip dosyaları olduğunu, davalı şirket kurucularının aynı zamanda ... A.Ş. 'nin kurucusu ... nun öz yeğeni olup bu holding bünyesindeki ... ve ...'in Genel Müdürü olduğunu, davacı tarafın avans çeklerinin cirantalarının birinci sırasında ... Holding A.Ş. yer aldığının görüleceğini, davalı şirket kurucusu ... ün yaklaşık yirmi yıldır Kazakistan'da ticaretle uğraştığını, Türkiye'de kurduğu ilk şirketin davacı şirket olduğunu, bu şirketin de en fazla alışveriş yaptığı şirketin davalı şirket olduğunu, davalı şirketin büyüklüğünün, gerek ülke çapında gerek dünya çapındaki yerinin tartışılmaz bir gerçek olduğunu, ticari münasebette bulunmasının ve devasa bir şirkete güvenmiş olmasının müvekkili şirketi bu duruma düşürmesinin çok acı bir gerçek olduğunu, davalı tarafın, davacı tarafın çeklerini de piyasaya daha mal alışları tamamlanmadan ciro ettirmesi ve karşılıksız gibi işlem yaptırmış olması nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının da sarsıldığını, davalı tarafa da, çeklerin ve fazla nakit ödemelerin iadesi için, davacı tarafça, Kartal ... Noterliği'nden 22.05.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ve yine Kartal .... Noterliği'nden 21 .06.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameler gönderildiğini, ancak buna rağmen avans çeklerin ve fazladan ödemelerin toplamı olan alacağı 156.443,38 USD' nin davacı müvekkiline ödenmediğini, davalı tarafın, müvekkili davacı hakkında gerek kendi cari hesap ekstresinde, gerekse işlem bordrosunda, müvekkili şirketin alacağından mahsup ederek çekleri tahsil ettiğini, bu belgelerinde de müvekkili şirketin alacaklı olduğunun açıkça görüldüğünü ifade ederek 28 adet çekin iptaline ve davacının bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeni ile % 20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatının çekler iptal edilemez ise toplam değeri olan 1.155.000 USD ve EFT yolu ile 67.888,38 USD çek ile 88.555,54 USD toplam fazladan ödenmiş olan 156.443,92 USD.nin şimdilik 156.443,92 USD 'sinin davalıya ödeme tarihi itibariyle ticari faizi ile iadesine ve ödenmesine, davalı tarafça hukuka uygun olmayan saldırı nedeniyle uğranılmış olan ticari itibar kaybı ve iflas eşiğine getirilmesinden dolayı manevi tazminat hakları sakla kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı ve davacı ile aralarında organik ilişki bulunan dava dışı ... şirketi ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davacının bu nedenle davalıya davaya konu çeklerle ödeme yaptığını, sonrasında 30.11.2016 tarihli e-posta ile ödeme planı konusunda mutabık kaldıklarını, 3 (üç) şirketin anlaşması sonrasında davacı ve dava dışı ... firmasına malların teslim edildiğini, karşılığında davaya konu çeklerin alındığını, öncelikle davalının Fatih ilçesindeki adresinde bulunduğunu, davacı aleyhine de kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin İstanbul Çağlayan Adliyesinde derdest olduğunu, bu sebeple İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esasa ilişkin olarak davacının dava dışı ... şirketinin borçlarını üstlendiğini, TBK’nun 201.maddesi uyarınca davacının borçtan sorumlu olduğunu, davacının dava dışı şirketin borcunu üstlendiğini bildirmeyerek kötüniyetli davrandığını, davacının çeklerden borçlu olduğunu, bu çeklerin bir kısmının karşılıksız çıkması sebebiyle İstanbul Adliyesinde icra takibine konu edildiğini, icra dosyalarının incelenmesinde davacının İstanbul İlinde mevcut adresi olmadığını, tebligatların TK.35. maddeye göre yapıldığının ortaya çıkacağını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/07/2021 tarih 2019/289 Esas 2021/540 Karar sayılı kararında;"...Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller ile aldırılan bilirkişi raporları birlikte incelenip değerlendirildiğinde, açılan davanın menfi tespit davası olduğu, taraflar arasında ticari ilişki dolayısıyla cari hesap bulunduğu, davacının davalıya 40 adet çeki düzenleyerek verdiği, çeklerin bir kısmının ödendiği hususlarının sabit olduğu, davacının teslim edilen mal bedelinden daha çok ödeme yapıldığı, çeklerin teminat olarak verildiği iddialarında olup henüz ödenmeyen çek bedelleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespit edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Taraf ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi neticesinde; davacı şirketin ticari defterlerinin yasal ve usulünce tutulduğu, davacı ... Tekstil Dış Tic. Ltd Şti.'nin nezdindeki davalı ... Paz. Tic. Ltd. Şti. 'ne ait cari hesap hareketleri incelendiğinde, 14.12.2018 dava tarihinde davalı şirketten 3.329.267,68 TL alacaklı olduğu, 2020 yılı itibari ile ise 498.941,05 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı şirketin ticari defterlerinin de yasal ve usulünce tutulduğu, davalı ... Paz.Tic. Ltd. Şti.'nin nezdindeki davacı ... Tekstil Dış Tic. Ltd Şti.'ne ait cari hesap hareketlerinde 67.165,19 TL davacı şirketten alacaklı olduğunun görüldüğü, davacı şirketin davalıya 1.650.000,00 USD tutarındaki 40 Adet çeki teslim ettiği, çeklerin keşidecisinin ... Dış. Tic. Ltd. Şti. ; lehtarının ise davalı ... Paz. Tic. Ltd. Şti olduğu, davalı şirkete teslim edilen çeklerin davacı şirket ticari defter kayıtlarında davalı ...' in takip edildiği hesabına borç kaydedildiğinin görüldüğü, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirketten teslim alınan çeklerden 8 tanesi 330.000,00 USD ' lik kısmının davacı şirket cari hesabına alacak kaydı yapıldığı, teslim alınan çeklerden 2 tanesinin 82.500,00 USD ' lik kısmının dava Dışı ... şirketinin cari hesabına 31.05.2018 tarihinde alacak kaydı yapıldığı, teslim alınan çeklerden 16 tanesi 660.000.00 USD' lik kısmının dava dışı ... şirketinin cari hesabına alacak kaydı yapıldığı, teslim alınan çeklerden 14 adet çekin ise gelecek yıllara ait gelirler hesabında cari karta kaydedildiği, vadesi gelen 27 adet çekten 12 tanesinin ödendiği, 15 tanesinin ise karşılıksız çek kategorisinde olduğu, davacı şirketin düzenlemiş olduğu 10 adet çekin tahsilatı için davalı şirketin takip talebinde bulunduğu, davacı şirketin davalı şirkete toplamda 67.888,38 USD tutarında ödeme yaptığı, davalı şirketin davacıya toplamda tutarları 1.443.139,38 TL tutarında 10 adet fatura düzenlediği, faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturaların içeriği ürünlerin teslimine ilişkin dosya kapsamında bir çelişkinin görülmediği, davalı tarafından davalıya teslim edilen ancak ödenmeyen 28 adet çekin toplamının 1.155.000,00 USD olduğu, bu çeklere karşılık mal ve hizmet tesliminin yapılmadığı ve ödenmeyen çeklerin karşılıksız kaldığı, davacının daha öncesinde ödemiş bulunduğu ve yine mal teslimi almadığından ötürü davalı şirketten 156.211,92 USD alacaklı olduğu sonucuna varıldığı görülmüştür. Mali inceleme bölümünde tespit edildiği üzere, davacıya çek bedelleri oranında ürün teslim edilmediği, ancak kıymetli evraka bağlı olan hak münhasıran senedi takip ettiği için, senedin alacaklının elinde olması halinin, senet bedelinin ödenmediğinin bir karinesini teşkil ettiği, davacının, dava konusu çeklerden kaynaklanan borçları ödediğini ya da bu çeklerin teminat amacıyla verildiğini yazılı belgeyle ispatlaması gerekeceği, dava konusu çeklerde teminat ibaresi yazılsa dahi bu hususun tek başına bononun teminat olarak verildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, ayrıca yazılı bir delilin ibrazı gerektiği, dava konusu olayda, davalı tarafın, çeklerin sadece mal bedellerine karşılık değil davacının organik bağ içinde bulunduğu dava dışı ...'in borçlarına karşılık olarak da verildiğini iddia ettiğinden; kambiyo senetlerindeki mücerretlik ilkesi ortadan kalktığı ve çeklerin anılan iddiaya uygun olarak alındığının geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın, davacı ile dava dışı ...'in organik bağ içinde olduğu iddiasında bulunduğu, mahkememizce dava dışı firma yabancı menşeili firma olduğu için ticari sicil kaydına ulaşılamadığı, dosyanın sürüncemede kalacağı nedeniyle de yurtdışı istinabe yoluna gidilmediği, ancak alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından da tespit edildiği üzere, dosyaya sunulan toplantı tutanağında yer alan ifadeler ile e-mail yazışmaları göz önüne alınarak, dava konusu çeklerin sadece mal bedellerine karşılık değil dava dışı ...'in borçlarına karşılık olarak da verildiği göz önüne alınarak davacının davasının reddine ve davacı tarafın kötüniyetli olduğu tespit edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, 1-Davacının davasının REDDİNE, 2- Şartları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkemece 01/02/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, bu rapora itirazların dikkate alınmadığını, Müvekkili davacı şirket,davalı şirkete, 08.12.2016 tarihinde, 502 Bordro numaralı Çek Giriş Bordrosu karşılığında 1.650.000,00 USD tutarındaki 40 Adet çeki, aralarındaki mal alım-satımı ticari ilişki nedeniyle, mal alımı öncesinde toplu olarak, avans şeklinde teslim ettiğini, bununla ilgili olarak, davalı şirket muhasebe departmanı tarafından, müvekkili davacı şirkete verilen çek giriş bordrosunda, davalı şirketin Kaşe imzasının mevcut oluğu çek bordrosu, hesap ekstresi teslim edildiğini, bununla ilgili olan tüm evrakların yerel mahkemeye delil olarak sunulduğunu, 01.02.2021 tarihli, ikinci bilirkişi raporunda bu iddiaların haklı olduğuna dair mali bilirkişi tarafından da bu tespitlerin yapıldığını, Mali bilirkişi incelemesinde, tespit ve değerlendirmeler ‘’ Davacı şirketin Davalı ... şirketine, 08.12.2016 tarihinde, 502 Bordro numaralı Çek Giriş Bordrosu karşılığında 1.650.000,00 USD(5.660.655,20 TL) tutarındaki 40 Adet çeki teslim ettiği ve Davacı şirkete verilen çek giriş bordrosunda Davalı şirketin Kaşe imzasının mevcut oluğu görülmüştür. Çeklerin keşidecisinin ... Dış. Tic. Ltd. Şti. olduğu lehtarının ise Davalı ... Paz. Tic. Ltd. Şti. olduğu görülmüştür.’’ şeklinde olduğunu, Yine ''Davalı şirketin ticari defterlerinde Davacı şirketten teslim alınan bu çeklerden 8 tanesi 330.000,00 USD (1.132.131,04 TL) lik kısmı 08.12.2016 tarihinde Davacı şirket cari ... nolu hesabına alacak kaydı yapıldığı tespit edilmiştir.’’ yine, ‘’ Teslim alınan çeklerden 2 tanesi 82.500,00 USD (283.032,76 TL)lik kısmı Dava Dışı ... şirketinin ... nolu cari hesabına 31.05.2018 tarihinde alacak kaydı yapıldığı, Teslim alınan çeklerden 16 tanesi 660.000,00 USD (2.264.262,08 TL) lik kısmı Dava dışı ... şirketinin ... nolu cari hesabına 31.05.2018 tarihinde alacak kaydı yapıldığı,’’ tespit edilerek,'’Davacı şirket tarafından düzenlenen 40 Adet 1.650.000 USD tutarındaki çeklerin tamamı Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak Tek Düzen Muhasebe sistemine uygun şekilde muhasebeleştirmediği, usulüne uygun olarak kayıt atılmadığı tespit edilmiştir.’' mali bilirkişi tarafından yapılan tespit ile, davalı şirketin, ‘’Tek Düzen Muhasebe Sistemine’’ uygun şekilde muhasebeleştirmediği, usule uygun olarak kayıt yapılmadığı tespit edildiğini, 01.02.2021 tarihli, ikinci bilirkişi raporunda, 40 adet çekin, 8 tanesinin davacı firmaya 32 tanesini ise 480 Gelecek Yıllara ait gelirlere kaydettiğinin tespit edildiğini, bu raporda, 406.676,46 USD malın, müvekkili davacı şirket tarafından alındığı, bu malların tutarı olan toplam 406.676,46 USD'nin de 12 çek ve nakit ödemeler ile gerçekleşmiş olduğunun tespiti yapıldığını, 28 adet çekin karşılığı olan 1.155.000USD'lik malın da, davacı tarafından alınmadığı da tarafların ticari kayıtlarında karşılıklı olarak tespit edildiğini, Davalı tarafın muhasebe departmanı tarafından düzenlenen çek bordrosu hesap ekstresinde de görüldüğü gibi tüm çek (40 adet) ve nakit ödemeleri dava dışı firmalara ait ticari defter kayıtlarında değil, davacı ... firmasının cari hesabına kaydettiklerini beyanla kabul ettiğini, bu belgelerin davalı tarafça imza ve kaşe edildiğini, ayrıca 01.02.2021 tarihli, ikinci bilirkişi raporunu hazırlayan mali bilirkişiler tarafından da resmi defter incelmesinde açıkça tespit edildiğini, Belge ve bilirkişi raporlarına rağmen, yerel mahkemenin kararında, dosyada bulunan iki bilirkişi raporu tarihleri dahi karara yanlış geçilerek, dava dışı olan şirketler ile organik bağımızın bulunduğuna ve dava konusu çeklerin bu nedenle davalıya teslim edildiği yönünde verilen kararı kabul etmediklerini, ikinci bilirkişi raporunun mali incelemesini yapan bilirkişilerin, dava dilekçesinde sunulan alacak miktarını aynen tespit ettiklerini, organik bağ ile ilişkilendirilen şirketlerin, davalı tarafından satılan mal miktarı, alacak kalemi dahi, kendi iddialarını çürütmekle kalmayıp, davacı müvekkili tarafından imzalı ve kaşeli olmayan sözde toplantı tutanakları yerel mahkemece organik bağ kurulmasına yeterli görüldüğünü, Yerel mahkemenin kararının 5. Sayfasında ilk paragrafta, ikinci bilirkiş raporunun hukuk bilirkişileri tarafından açıklanan görüşü aynen ''.. davacının çekleri teminat (avans) amacıyla verdiğine ilişkin herhangi bir somut delil sunmaması, aynı şekilde malların teslim edilmediğine ilişkin davacı tarafından gönderilen bir ihtara rastlanmaması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çeklerin sadece mal bedellerine karşılık değil dava dışı ...'in borçlarına karşılık olarak da verildiği, dolayısıyla davacının bu çeklerin bedellerini talep edemeyeceği sonucuna varıldığı bildirilmiştir.'' şeklinde gerekçelendirdiğini, Dava dilekçesinde, çeklerin avans çek olarak davalıya teslim edildiğini, mal alımı gerçekleştikçe de alınan mal kadar çeklerin ödendiğinin belirtildiğini, bu durum 01.02.2021 tarihli, ikinci bilirkişi raporunda ‘’ Davacı şirketin Davalı ... şirketine, 08.12.2016 tarihinde,avans hesabı kaydı olan 502 Bordro numaralı Çek Giriş Bordrosu karşılığında 1.650.000,00 USD(5.660.655,20 TL) tutarındaki 40 Adet çeki teslim ettiği'' ve ayrıca yine aynı raporda, ''Davacı şirkete verilen çek giriş bordrosunda Davalı şirketin Kaşe imzasının mevcut oluğu görülmüştür. Çeklerin keşidecisinin .. Dış. Tic. Ltd. Şti. olduğu lehtarının ise Davalı ... Paz. Tic. Ltd. Şti. olduğu görülmüştür.’’ şeklinde olduğunu, Hukuk bilirkişinin raporunun dosyaya ibraz edilen ihtarnameleri hiç dikkate alınmayarak beyan ettikleri rapora karşı yerel mahkemeye yapılan itirazlar da dikkate alınmamış olup, dosyada deliller arasında yer alan, müvekkili davacı tarafından mahkeme dosyasında, avans çeklerin, mal alımını yapmayıp tarafımıza iade edilmesi hususunda davalı tarafa keşide edilen - Kartal ....Noterliği’nden keşide edilmiş 21.06.2018 t. ve ... sayılı İhtarname, - Kartal .... Noterliği’nden gönderilmiş olan 22 Mayıs 2018 t. ve ... sayılı ihtarnamelerin hiç bir şekilde dikkate alınmadığını, Ticaret Hukuku açısından, ikinci raporun hukuk bilirkişisinin 3. Maddede belirttiği üzere İspat kuralına ilişkin MK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecbur olduğunu, dolayısıyla anılan hükümler uyarınca da davalı tarafından, çeklerin sadece mal bedellerine karşılık değil davacının organik bağ içinde bulunduğu dava dışı ...’in borçlarına karşılık olarak da verildiğinin geçerli delillerle kanıtlayamamış olmasına rağmen lehlerine verilen kararı kesinlikle kabul etmediklerini, Hukuk bilirkişinin ve yerel mahkeme heyetinin, dava dosyasındaki belgeleri dikkatli incelemediğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İİK. 72 Madde uyarınca açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesi ile; Taraflar arasında 2016 yılından bu yana ticari ilişki olduğunu, davacı tarafça, davalıdan mal alımı gerçekleşmeden, avans olarak ... Bankası A.Ş. Zeytinburnu Şb.'nden keşide edilmiş olan her biri 41.250 USD. Bedelli olmak üzere toplamda: 1.650.000 USD bedelli 40 adet çekin davalıya verildiğini, davacı tarafın, belli aralıklarla davalı taraftan satın aldığı malların toplam bedelinin 406.444,46 USD olduğunu, davalıya teslim edilen 40 adet çekten 12 adet çekin davalı tarafça tahsil edildiğini, tahsil edilen 12 adet çekin toplam bedelinin 495.000 USD olduğunu, satın alınan malların bedelinin ise 406.444,46 USD olduğunu, bu çekler ile davalı tarafa toplam olarak 88.555,54 USD.fazladan para ödenmiş bulunduğunu, EFT yolu ile de davalı tarafa 67.888,38 USD ödeme yapıldığını, davalının fazladan tahsil ettiği (88.555,54 USD + 67.888,38 USD = ) 156.443,92 USD. Karşılığında mal teslim edilmediği, ayrıca davalıya verilen 40 adet çekten tahsil edilmeyen 28 adet çek toplam bedeli 1.155.000,00 USD karşılığında da davalı tarafça mal teslimi yapılmadığı iddiasıyla davalının fazladan tahsil ettiği (88.555,54 USD + 67.888,38 USD = ) 156.443,92 USD.'nin istirdadına, avans olarak davalıya verilen her biri 41.250 USD. Bedelli olmak üzere toplamda: 1.155.000,00 USD bedelli 28 adet çekin iptaline ve davacının bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile;davacı ve davacı ile aralarında organik ilişki bulunan dava dışı ... şirketi ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davacının bu nedenle davalıya davaya konu çeklerle ödeme yaptığını, sonrasında 30.11.2016 tarihli e-posta ile ödeme planı konusunda mutabık kaldıklarını, 3 (üç) şirketin anlaşması sonrasında davacı ve dava dışı ... firmasına malların teslim edildiğini, karşılığında davaya konu çeklerin alındığını, davacının dava dışı ... şirketinin borçlarını üstlendiğini, TBK’nun 201.maddesi uyarınca davacının borçtan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça, davalı muhataba Kartal ... Noterliği'nden gönderilen 22.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ve yine Kartal ... Noterliği'nden gönderilen 21.06.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameler ile; 28 adet çekin iadesi ve fazladan ödenmiş nakit ödemelerin iadesi ihtaren bildirilmiştir. Mahkemece, iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınıp istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. TBK'nın 207/2 maddesinde; "Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür," hükmü yazılı olup buna göre asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2023 tarih ve 2022/2251 Esas 2023/4410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Dava konusu çeklerin avans olarak verildiği, teslimi gereken malların davalı tarafından teslim edilmediği, çeklerin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davalının aksi yöndeki savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekmektedir.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas - 2019/5340 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.) Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Dava değeri ve davanın mahiyeti gereği HMK. 201 madde uyarınca tanık dinlenmesi mümkün değildir. Davacı tarafça, davalının fazladan tahsil ettiği (88.555,54 USD + 67.888,38 USD = ) 156.443,92 USD. Karşılığında ve davalıya verilen her biri 41.250 USD. miktarlı olmak üzere toplamda: 1.155.000,00 USD bedelli 28 adet çekin avans olarak verildiği, çek bedeli kadar davalı tarafça mal teslim edilmediği iddiasının HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlanamamış olup mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 29/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTespittaraflarınMenfiesastanözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisebeplerisavunmasınınmahkemesininkararınınileridosyaiddianumarası

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim