SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2024/227 E. 2024/342 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/227

Karar No

2024/342

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/227

KARAR NO: 2024/342

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/11/2023 ( Ek Karar Tarihi)

NUMARASI: 2023/637 Değişik İş - 2023/666 Karar

TALEP: İhtiyati Haciz Kararına İtiraz

KARAR TARİHİ: 22/02/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle; Ankara ... Noterliğinin 15/08/2023 tarih, ... yevmiye numaralı, Kartal ... Noterliğinin 06/10/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarlarının keşide edilerek kredi taksitlerinin, gayri nakdi kredilerin ve şirket kredi kart borçlarının ödenmediğini, ihtarlara rağmen borçlular tarafından ödeme yapılmadığını, ihtarlara konu olan 282.010,57 TL nakit ve 66.000,00 TL gayrinakit alacağın faiz, vergi ve masrafları hariç 348.017,89 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, yasa gereği de teminat alınmamasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarih ve 2023/637 D. İş - 2023/666 Karar sayılı kararı ile; " Yapılan inceleme sonunda, talebin İİK 257 maddesi gereğince ihtiyati haciz talebi olduğu; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve kuvvetle muhtemel olmasının gerekli ve yeterli olduğu; ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 'nin banka ile kredi çerçeve sözleşmesi imzaladığı, ... ve ...'ın ise iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları; kefalet miktarının kefilin isim ve soy isimlerinin el yazıları ile alınmış olduğu; sözleşmedeki toplam kefil olunan bedelin, ihtiyati hacze konu miktarın üzerinde olduğu; bankanın sunduğu ihtarname ve hesap özetinden de kullanılan kredinin karşı tarafça ödenmediğini, iade edilmediği; kredi çerçeve sözleşmesinin hükümleri uygun olarak da kat ihtarının borçlulara/ kefile tebliğe çıkarılmış, alacağın muaccel olduğu görülmekle; taraflarca imzalanan kredi sözleşmesinde de taraflar arasında ihtilaf çıkması halinde banka kayıtlarının esas alınması hususunda delil sözleşmesi bulunduğundan; Oluşan duruma nazaran, Nakdi kredi yönünden ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu belirlenmiş; Ancak, gayrinakit alacak yönünden ihtiyati haciz istenebilmesi için borçluya verilen çekler yada teminat mektupları hakkında dava / talep dilekçesinde herhangi bir açıklamanın bulunmadığı ve verilen çeklerin çeklerin yada teminat mektubunun ibraz edilip bankanın temin ettiği miktarların ödenmiş bulunmasının gerekli olduğu, buna ilişkin bir belge sunulmadığı, bu kalem yönünden alacağın muaccel olup olmadığının belli olmadığı sebebiyle sadece nakit alacaklar yönünden talebin kabulüne karar verilmiştir. Banka TEMİNATSIZ olarak İhtiyati Haciz istemiş olup 5230 sayılı yasanın 11.maddesinde ''4603 sayılı kanuna tabi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 sayılı Harçlar Kanunu 2,23 ve 29. Maddeleri gereğince 2548 sayılı Ceza evleriyle Mahkeme Binaları İnşası karşılığı olarak alınacak harçlar ve mahkumlara ödenecek yiyecek bedelleri hakkındaki kanunun 1.maddesi hükümleri uygulanmaz, İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkartılması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması şartı aranmaz'' hükmü gereğince 4603 sayılı kanuna tabi ... bankası, ... Bankası ve ... Bankasının ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerde harçtan muaf olduğu gözetilmek suretiyle iş bu dosyada da Teminat aranmaksızın hüküm oluşturulmuştur." gerekçeleri ile; " 1)İİK nın 257. ve sonraki ilgili maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği ve bu istemin yerinde bulunduğu belirlendiğinden, talebin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 696 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 11. Maddesi, 6219 sayılı yasanın geçici 5. maddesi ve 6741 sayılı yasanın 8. Maddesi nazara alınarak TEMİNATSIZ olarak KABULÜNE, 2)Davacının talebin KISMEN KABUL- KISMEN REDDİ İLE; ihtiyati haciz talebinin 282.010,57 TL nakit alacak yönünden kabulüne, 66.000,00 TL gayrinakit alacak miktarının ise REDDİ ile borçluların, a)Taşınır mallarının, b)Taşınmaz mallarının, c)Üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, İHTİYATEN HACZİNE, Yargıtay İçtihadi Birleştirme Genel Kurulunun 2016/1-2017/6 sayılı kararı gereğince gayri nakti kredi talebi yönünden ihtiyati haczin reddine, Fazlaya dair talebin yargılamayı gerektirdiğinden reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... San. Tic. A.Ş., ... ve ... vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati Haciz Kararına İtiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacının sunmuş olduğu Ankara ...Noterliği 15/08/2023 tarihli ... numaralı ihtarnamenin dört adet kredinin sözde kat edildiğinin görüldüğünü, söz konusu kat işlemi ve tebligatların usule ve hukuka aykırı olduğunu, geçerli bir kat işlemi olmadığını muaccel hale gelmiş bir borcun da bulunmadığını, borcun muaccel hale gelebilmesi için yargılamayı gerektirmiyor olmasının gerektiğini, somut olayda tespite ve ispata muhtaç sözde alacak tutarının, Davacı Banka tarafından kendi menfaatleri doğrultusunda tek taraflı olarak belirlendiğini, dosyaya mübrez 23/07/2020 tarihli kredi limit sözleşmesinde belirlenen limitin 200.000-TL olduğunun belirtildiğini, sözleşmeye ilişkin yapılan kefalet sözleşmesinde de hukuka aykırı olduğunu, kefalet miktarının 200.000-TL ile sınırlandırıldığını, bu kredi sözleşmesinden doğan bütün borçlar ödendiğinden bankanın 23/07/2020 tarihli Kredi Limit Sözleşmesi, yine dosyaya mübrez 19/01/2022 tarihli Kredi Limit Sözleşmesi ile artık yeni bir sözleşme ile yeni koşullar belirtilerek belirlenen limitin 600.000-TL olduğu hususunda yeni bir anlaşmaya varıldığını, İhtiyati Hacze konu alacak talebi 19/01/2022 tarihli bu kredi sözleşmesinden kaynaklandığını ve bir önceki sözleşmeye ilişkin tüm borçlar ödendiğinden ihtiyati haciz değerlendirmesinde esas alınacak Sözleşme'nin 19/01/2022 tarihli Kredi Limit Sözleşmesi olduğunun, 19/01/2022 tarihli kredi sözleşmesinin borçlusunun yalnızca ... San. Tic. A.Ş. olduğunu ve bu sözleşmeye ilişkin yapılan kefalet sözleşmesinde ve beyanında ise hukuka aykırı olduğunu, kefalet miktarı 600.000-TL ile sınırlandırılmış olduğunu, kefalet sözleşmesi ve beyanında yalnızca ...'ın isminin geçtiğini, dolayısıyla, diğer hususları kabul anlamına gelmediğini, alacaklı Banka ve Boçlu Şirket arasında geçerli sayılabilecek son ve tek sözleşmenin 19/01/2022 tarihli Kredi Sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmeye ilişkin Kefalet Sözleşmesi'nin ise yine aynı tarihte yalnızca ...'ın imzası bulunduğunu, müvekkili ... taraf ve kefil olmayan Müvekkili ... hakkında tüm taşınır, taşınmaz, banka hesapları üzerinde ihtiyati hacze karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu hususta, bir önceki eski tarihli olan ve taraflar arasında geçerli bir borç bulunmayan bir sözleşmeden dolayı eksik ve hukuki koşulları bulunmayan kefalet beyanı esas alınarak Müvekkili ...'ın sorumlu tutulamayacağını, usule ve kanuna aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, aksi takdirde ve talebimizin kısmen kabulü halinde ihtiyati hacze konu malvarlıklarından yalnızca ve fazlasıyla yeterli olan ... üzerine bulunan taşınmazın hissesi ile sınırlandırılarak veya makul düzeydeki taşınmaz sınırlamaları ile ihtiyati hacze karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamen veya kısmen ret-kabul durumuna göre ihtiyati haciz talep eden ... bankası A.Ş.'ye tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili 15/11/2023 tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle; borçlular tarafından ihtiyati hacze itiraz edilmiş ise de söz konusu kararın İstanbul Anadolu Banka Alacakları icra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe konulduğu, borçlu tarafın borca itiraz etmediğini ve borç tutarını ödemediğini, dosyanın infazen kapatılmasının talep edildiğini, dosyanın infazen kapatıldığını, müvekkilinin söz konusu icra dosyasında talep edilen alacağının ödendiğini, Dolayısı ile itirazın konusuz ve yersiz kaldığını, tüm itirazların reddi ile yaptığı itirazların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/11/2023 tarih ve 2023/637 D. İş - 2023/666 Karar sayılı Ek Kararı ile; " Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından itiraz eden davalı borçlular aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulması üzerine mahkememizce 2023/637 d.iş-2023/666 karar numaralı 01/11/2023 tarihli kararı ile teminatsız olarak İhtiyati Haciz kararı verilmiştir. İtiraz eden tarafından mahkememize verilen dilekçe ile; mahkememizin 01/11/2023 tarihli 2023/637 D.iş-2023/666 Karar numaralı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkememizce, ihtiyati hacze itirazın duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 265/1. hükmüne göre, “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.” Bu hüküm uyarınca ihtiyati hacze itiraz nedenleri, ihtiyati haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminat ile sınırlandırılmış olup, bunların dışındaki hususlardan dolayı ihtiyati hacze itiraz edilemez. İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap üzerinden celbine karar verildiği ve takip dosyasının 14/11/2023 tarihinde infazen kapatıldığının mahkememize bildirildiği görülmüştür. Taraflara duruşma gününü bildirir tebligatın yapıldığı görülmüştür. İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin duruşmaya katılmadığı görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden vekilinin duruşmaya katıldığı ve beyanında; karşı tarafın itirazlarının yersiz olduğunu, icra dosyası ile herhangi itirazı kayıt olmaksızın ödendiğini ve itirazların reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizin 01/11/2023 tarihli 2023/637 d.iş 2023/666 Karar sayılı kararı ile teminatsız olarak ihtiyati haciz talebine kabul verildiği, aleyhine tedbir talep edilenler tarafından mahkememiz kararına itiraz edildiği, itirazın İİK 265/4 maddesi uyarınca duruşmalı olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak duruşma günü bildirir tebligatın taraflara çıkarıldığı, davacı vekili tarafından itiraza karşı cevap dilekçesi verildiği, İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının 14/11/2023 tarihinde infazen kapatıldığının mahkememize bildirildiği görülmüştür. İhtiyati haciz kararı ile başlatılan icra takip dosyasının borçlular tarafından ödenmesi nedeni ile eldeki itirazın konusuz kaldığı anlaşılmış ve itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-İcra dosyasına ödeme nedeniyle kapatıldığı anlaşıldığından itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin değişik iş dosyasından kısmen kabul kısmen ret kararı verildiğini, verilen kabul kararına istinaden ihtiyati haciz isteyen lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak ihtiyati hacze itiraz edilmiş olmasına rağmen ret miktarı üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, Davacı tarafından talep edilen ve kabulüne karar verilen ihtiyati haciz miktarının nasıl belirlendiğinin belli olmadığını, alacaklının toptancı bir yaklaşım ile ayrı ayrı akdedilen sözleşmeleri bir araya getirerek sanki tek ve kesin bir borç varmış gibi Mahkemeyi yanıltıcı şekilde beyanlarda bulunduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından talep edilen ve kabul edilen miktarın hukuka ve usule aykırı olduğunu, müvekkil şirket alacaklıya Ağustos 2023 tarihinden beri özellikle Kredi Kartı ve Mikro Kredilerinin ödenmesi hususunda girişimde bulunduysa da başarılı olamadığını, çünkü alacaklı tarafın banka olmasının verdiği güç ile başta mobil ve şube olmak üzere müvekkilin bütün ödeme kanallarını kapattığını, hatta tüm bankalar nezdinde müvekkil şirketin kara listeye alınmasına neden olduğunu, Dosyada mübrez 23/07/2020 tarihli kredi limit sözleşmesinde belirlenen limitin 200.000-TL olduğunun belirtildiğini, bu sözleşmeye ilişkin yapılan kefalet sözleşmesinde de hukuka aykırılıklar söz konusu olmakla birlikte kefalet sözleşmesinde de hukuka aykırılıklar söz konusu olmakla birlikte kefalet miktarının 200.000-TL ile sınırlandırıldığının görülmekte olduğunu, ancak bu kredi sözleşmesinden doğan bütün borçlar ödendiğinden bankanın 23/07/2020 tarihli Kredi Limit Sözleşmesinin, yine dosyaya mübrez 19/01/2022 tarihli Kredi Limit Sözleşmesi ile artık yeni bir sözleşme ile yeni koşullar belirtilerek belirlenen limitin 600.000-TL olduğu hususunda yeni bir anlaşmaya varıldığını, işte ihtiyati tedbire konu alacak talebi 19/01/2022 tarihli bu kredi sözleşmesinden kaynaklandığından ve bir önceki sözleşmeye ilişkin tüm borçlar ödendiğinden ihtiyati tedbir değerlendirmesinde esas alınacak Sözleşme'nin 19/01/2022 tarihli Kredi Limit Sözleşmesi olduğunu, 19/01/2022 tarihli kredi sözleşmesinin borçlusunun yalnızca ... San. Tic. A.Ş. Şirketi olduğu ve bu sözleşmeye ilişkin yapılan kefalet sözleşmesinde ve beyanında ise hukuka aykırılıklar söz konusu olmakla birlikte kefalet miktarının 600.000-TL ile sınırlandırıldığı hususunun görülmekte olduğunu, Kefalet sözleşmesi ve beyanında yalnızca ...'ın isminin geçtiğinin görülmekte olduğunu, dolayısıyla, diğer hususları kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, alacaklı banka ve boçlu şirket arasında geçerli sayılabilecek son ve tek sözleşmenin 19/01/2022 tarihli Kredi Sözleşmesi olduğu, bu sözleşmeye ilişkin Kefalet Sözleşmesi'nin ise yine aynı tarihte yalnızca ...'ın imzası bulunduğundan, taraf ve kefil olmayan müvekkil ... hakkında tüm taşınır, taşınmaz, banka hesapları üzerinde ihtiyati hacze karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu hususta bir önceki eski tarihli olan ve taraflar arasında geçerli bir borç bulunmayan bir sözleşmeden dolayı eksik ve hukuki koşulları bulunmayan kefalet beyanı esas alınarak müvekkil ...'ın sorumlu tutulamayacağını, buna rağmen bütün müvekkillerin borçtan yekun olarak sorumlu tutularak ihtiyati haciz işleminin gerçekleştirilmiş olmasının hukuka aykırılık teşkil etmiş olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, usulsüz kat ve tebliğ edilen ihtarname içeriği incelediğinde, nakit krediler hesap özeti başlığı altında yer alan tablonun dört numaralı sütununda yer alan kredinin ana parasının 250.000-TL olduğunun yazılmış olduğunu, borçlu şirket haricinde diğer iki kefilin isimlerinin geçtiği tek kefalet sözleşmesi ve beyanının yukarıda bahsedilen 23/07/2020 tarihli ve 200.000-TL limit belirlenen kredi sözleşmesinin kefalet sözleşmesi ve beyanı olduğunu, bu durumda müvekkil ...'ın isminin geçtiği kredi ve kefil sözleşmesinde limit 200.000-TL ile sınırlandırılmışken sözde kat ihbarıyla kefilin sorumluluğunun 250.000-TL'lik kredinin ödenmesi istemiyle, tek kalemde bile aşıldığı hususunun rahatlıkla anlaşılmakta olduğunu, müvekkil ...'ı 282.010,57-TL gibi bir tutardan da sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, mahkemece değişik iş kararında "...toplam kefil olunan bedelin, ihtiyati hacze konu miktarın üzerinde olduğu..." denilmişse de bu değerlendirmenin de hatalı olduğunu, Diğer müvekkillerin borçtan sorumlu olduğu anlamına gelmemekle birlikte; alacaklı tarafından tarafların sorumluluk sınırları gözetilmeksizin usulsüz ve dayanaksız bir şekilde yekün bir alacağın tahsilinin talep edildiğini, müvekkil ...'ın 200.000-TL ile sınırlı olduğu ortadayken 282.010,57-TL gibi sözde toplam alacak taraf gözetilmeksizin ihtiyati hacze konu edildiğini, bu durumun bütün tarafların zararına yol açtığını, Benzer bir konuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2019/1603 Esas 2019/1205 Karar sayılı kararında özetle; "...Alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunurken Genel Kredi Sözleşme aslını sunduğu, mahkemenin ihtiyati haciz talebini değerlendirdikten sonra sunulan Genel Kredi Sözleşme aslının alacaklı vekili tarafından geri alındığı, dosyada 06/01/2015 tarihli GKS'nin onaylı sureti, 19/04/2017 tarihli GKS'nin bir kısmının fotokopisinin bulunduğu, sunulan 06/01/2015 tarihli GKS'nde itiraz eden ...'nın müteselsil kefil olarak imzasının olduğu halde, İhtiyati haciz talep eden ... ile ... San ve Tic Ltd Şti arasında düzenlenen ve ...'nın müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imzaladığı 19/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde itiraz eden...'nın borçlu ya da kefil olarak ad ve imzasının bulunmadığı, İhtiyati hacze dayanak hesap özetinde kredi kullandırım tarihinin 21/04/2017 olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden İİK'nun 257/1. ve 258/1 maddesi anlamındaki şartlar oluşmamıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." denilmiş olduğunu, Her ne kadar ek kararda icra dosyasının borçlular tarafından ödenmesi sebebiyle itirazın konusuz kaldığı belirtilmişse de müvekkillerin borcu haksız ve taşkın haciz sonucunda bilumum alacak ve dava hakkımız saklı kalması kaydıyla ödemek zorunda kaldığını, verilen fahiş ve hatalı ihtiyati haciz kararı neticesinde müvekkillerin bütün araçlarına, tapularına ve banka hesaplarına, maaşlarına hatalı hesaplanan ve kabul etmedikleri borç üzerinden haciz işlemleri gerçekleştirilmiş olduğunu, söz konusu bu kararın davanın neredeyse esasını çözecek nitelikte bir karar olarak ortaya çıktığı gerçeğinin göz ardı edilemeyeceğini, bu işlemler neticesinde hem ticari hem kendi şahıslarına ait banka hesaplarının haciz nedeniyle bloke olmasından dolayı ve itibar kaybına uğramaması adına icra takibine konu borcu ödemek mecburiyetinde kalındığını, halbuki söz konusu alacağın yargılamayı gerektiren bir alacak olduğunu, buna rağmen haksız ve fahiş ihtiyati haciz kararı verildiğini ve müvekkillerin açıkça mağdur edildiğini, icra dosyasına yapılan ödeme nedeniyle itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, yapmış oldukları itirazların haklılığının yerel mahkemece hiç değerlendirilmediğini, söz konusu itirazlarının haklı ve isabetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, Yukarıda ve değişik işe itiraz dilekçelerinde de açıklandığı üzere ortada fahiş ve hatalı bir değişik iş kararı varken; ihtiyati haciz tehdidi altında, taşkın hacizlere maruz bırakılan müvekkillerin borcun ödenmesi nedeniyle hiçbir itirazının incelenmemiş olmasının hak kaybına neden olduğunu, İhtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, alacağın varlığının ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, alacaklı bankanın yerel mahkemeyi yanıltacak şekilde hareket ettiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, tarafların sorumlu olduğu bir borç var ise bu borç miktarının ve sorumluluk miktarlarının yargılamayı gerektirdiği, son sözleşmenin geçerli olduğu hususlarının açık olduğunu, buna rağmen alacaklı bankanın miktar ve sorumluluk sınırlarını gözetmeksizin tüm tarafları ihtiyati haciz talebinin içine dahil ederek kötü niyetli olarak hareket ettiğini, ortada kaçırmaya konu bir mal olmadığı gibi yaklaşık değeri 8 milyon TL olan bir taşınmazın ihtiyaten haczi yeterli olacak olmasına rağmen yukarıda belirtildiği üzere müvekkil ...'ın iş yerine maaş haczi tebligatı bile gönderilmiş olduğunu, bu durumun açıkça kötü niyetin göstergesi olduğunu, söz konusu ihtiyati hacze dayanak bilgi ve belgeler incelendiğinde alacaklı banka tek taraflı ve nasıl belirlendiği dahi belli olmayan yekün şekilde ihtiyati haciz talep ettiğinden, kendilerine vekalet ücretine hükmedilmediğinden söz konusu ek kararın ve değişik iş kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini beyanla; Açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; Haksız işlemlerden dolayı oluşabilecek her türlü zarara karşı talepleri ile fazlaya ilişkin her türlü hak ve taleplerinin saklı kalması kaydıyla, Yerel mahkeme tarafından verilen ek kararın ve değişik iş kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, İstinaf incelemesi neticesinde kendilerine vekalet ücretine hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsilinin temini için karşı taraf aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz talebine konu borcun borçlular tarafından ödenmesi ve icra dosyasının infazen kapatılması sebebiyle ihtiyati hacze itiraz talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati haciz talep eden banka ile karşı taraf ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 28/07/2020 tarihli ve 200.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği ve ... ve ...'ın bu sözleşmeye 200.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olduğu, yine ihtiyati haciz talep eden banka ile karşı taraf şirket arasında 19/01/2022 tarihli ve 600.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği ve ...'ın iş bu sözleşmeye 600.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olduğu, genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerin, gayri nakdi kredilerin ve kredi kartı borcunun ödenmemesi sebebiyle banka tarafından hesapların kat edilerek asıl borçlu ve kefillere ihtarname çıkarıldığı ve borcun ödenmesinin talep edildiği, kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği, banka tarafından alacağın temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edildiği ve Mahkemece 01/11/2023 tarih, 2023/637 Değişik İş - 2023/666 Değişik İş Karar sayılı kararı ile nakdi kredi yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne, gayrinakdi kredi yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili tarafından 09/11/2023 tarihinde ihtiyati hacze itiraz edilmiş, Mahkemece 24/11/2023 tarihinde verilen ek karardan önce 14/11/2023 tarihinde borcun ödenmesi sebebiyle icra dosyası infazen kapatılmış ve hacizler kaldırılmıştır. Bu sebeple Mahkemece konusuz kalan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Ancak Mahkemece HMK'nın 331/1 maddesinde düzenlenen ''Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.'' hükmü uyarınca karşı tarafın itirazlarının yerinde olup olmadığını değerlendirmek suretiyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında karar verilmesi gerekirken bu hususta değerlendirme yapılmaması yerinde olmamıştır. İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265/1. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, taraflar arasında yetki anlaşmasının bulunması halinde Mahkemenin yetkisine itiraz edildiğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ...'ın kefalet limitini aşar şekilde ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati haciz miktarını aşar şekilde malvarlığına ihtiyati haciz konulduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, bu sebeplerle ihtiyati haczin itirazen kaldırılmasını talep etmiş ve bu sebeplerle istinaf başvurusunda bulunmuştur. İhtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından HMK'nın 19/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemenin açıkça belirtilmek suretiyle usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığından yetki itirazına itibar edilmemiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından sunulan genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, tebligatlar dikkate alındığında alacağın varlığı ve muaccel olduğuna ilişkin yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi yerindedir. Ancak dosyada bulunan genel kredi sözleşmesi örneklerinden ... sadece 28/07/2020 tarihli ve 200.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine 200.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olmasına rağmen Mahkemece bu borçlu aleyhine bu limiti aşmamak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken kefalet limitini aşar şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi isabetli olmamıştır. Bu sebeple ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin ...'a ilişkin bu yöndeki itirazı ve istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Bunlar dışındaki itiraz sebepleri İİK'nın 265/1 maddesinde sınırlı olarak sayılan itiraz sebepleri arasında yer almadığından yerinde görülmemiştir. Mahkemece ihtiyati hacze itiraz eden ...'a ilişkin itiraz sebebi kısmen haklı olduğundan bu borçlu lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi isabetli olmamış, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; ihtiyati hacze itiraz konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 tarih ve 2023/637 Değişik İş - 2023/666 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2- Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; İhtiyati hacze itiraz konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Yasa gereği ihtiyati hacze itiraz yönünden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İhtiyati haciz talep eden vekilinin yaptığı yargılama gideri olan 20,00 TL nin ihtiyati hacze itiraz edenler ... San. Tic. A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 5-İhtiyati hacze itiraz edenler ... San. Tic. A.Ş. ile ... tarafından sarf edilen yargılama gideri var ise kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-İhtiyati hacze itiraz eden ... tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-İhtiyati haciz talep eden lehine ilk derece Mahkemesince vekalet ücreti takdirine karar verilmediğinden ve aleyhe istinafa gelinmediğinden ihtiyati haciz talep eden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-İhtiyati hacze itiraz eden ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 2024 yılı AAÜT 2. kısım 1.bölüm 1/b maddesine göre taktir edilen 5.900,00 TL maktu vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile muteriz ...'a verilmesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati hacze itiraz edenlere iadesine, 10-İhtiyati hacze itiraz edenler tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 160,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri olmak üzere toplam 898,00 TL'nin ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile ihtiyati hacze itiraz edenlere verilmesine, 11-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenkaldırılmasınaticarettaraflarınşirketiözetihaczinekararistinafreddikabulüneKararınadereceİtirazsebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiyönündensavunmasınınsebeplerimahkemesininmahkemesiverilmesinekararınınHacizsanayiİhtiyatikısmentalepkabulileriteminatsızkabulütarihianonimhükümiddianumarasıihtiyatenolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim