İstanbul BAM 13. HD 2021/1631 E. 2024/330 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/1631
2024/330
22 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1631
KARAR NO: 2024/330
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/04/2021
DOSYA NUMARASI: 2020/249 Esas - 2021/324 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili alacaklı firma ile davalı borçlu arasında ticari ilişkinin gereği olarak cari hesap alacağı doğduğunu, bu alacaklara istinaden yedi adet fatura tanzim edildiğini, davalı borçlu borcunu vadesinde ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin alacaklarının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından yasal takibe haksız itirazla takibin durdurulduğunu, davalı borçlu ile uzlaşma amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk süresince davalı borçlu ile uzlaşmaya varılamadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan İtirazın iptali ile haksız ve sebepsiz itirazla takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı müvekkilinin adresinin Anadolu yakası olduğundan dosyanın yetkisizlikle İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin gönderilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün davaya konu ... Esas sayılı dosyasında, davacı firma tarafından faturaya dayalı ilamsız takipte her bir fatura için icra takibinden önce ticari avans faizi işletildiğini davacının bu işlemi yaparken dayanağının TTK' nın 1530. Maddesi hükmünün bu davada uygulama ihtimalinin bulunmadığını icra takibine konu edilen faturalar kapsamında yer alan malların hiçbirinin müvekkil şirkete teslim edilmediğini, dosya kapsamında malların müvekkil şirkete teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi veya davacı tarafından bu hizmetin verildiğini ispat ederek herhangi bir bilgi-belge bulunmadığını iddia ve savunma ile dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine ve takibin iptaline, kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/04/2021 tarih ve 2020/249 Esas - 2021/324 Karar sayılı kararı ile; " Dava; faturadan kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptalİ davasıdır.İstanbul 18. ATM'nin 18.12.2019 tarih ve 2019/474 Esas, 2019/1087 Karar sayılı yetkisizlik kararı ile dosya mahkememiz esasına tevzi edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık: Taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafın faturaya dayalı cari hesap alacağı olup olmadığı, alacağa dayanak fatura ve fatura muhteviyatının davalı borçluya verilip verilmediği, takip öncesi faiz talebinin yerinde olup olmadığı, faiz ve oranı, kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Tarafların dilekçelerinde bildirdikleri delileri toplanmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin UYAP üzerinden gönderilen ... E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ödeme emrinin 17.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 17.01.2019 tarihinde yasal süresinde borca itiraz dilekçesi verildiği, İcra Dairesince takibin durdurulduğu, borca itiraz dilekçesinin alacaklıya 21.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürede 25.07.2019 tarihinde İstanbul 18. ATM'nin 2019/474 Esas Sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.Mahkememizin 12/01/2021 tarihli celsesinde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, dosya 08/02/2021 tarihinde bilirkişiye teslim edilmiş, bilirkişi 17/03/2021 tarhinde raporunu sunmuş, rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 17/03/2021 tarihli raporunda sonuç olarak: Davacı ve davalı 2017-2018 yılı ticari defter ve belgelerin muhasebe standartlarına uygunluğunun tespit edildiğini, davacının e-defter berat oluşumları, envanter defterinin noterlik makamınca açılış tasdiki TTK 64-66. Maddeleri, VUK 220-226. Maddeleri uyarınca usulüne uygun şekilde yapıldığını, davalı borçlunun fiziki ortamda tutulan ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri TTK 64-66. ,VUK 220-226 Maddeleri uyarınca noterlik makamınca usulüne uygun şekilde yapıldığını, davacı ve davalının kayıt nizamının VUK 215-219. maddeleri ile muhasebe sistem uygulama ve genel tebliğ hükümlerince ve usulüne uygun birbirini tamamladığının tespit edildiğini, davacı ve davalının yıl sonu açılış ve kapanış rakamlarının birbirini teyit eder doğrulukta olduğunun tespit edildiğini, davacının defter kayıt ve belgelere göre davalıdan alacağının 17.318,46 TL olup, takip başlatılan 20.081.53 TL davacının 17.318,46 TL alacağına tahakkuk ettirdiği faiz olduğunu, faiz tutarının (20.481,53 TL-17.318,46 TL = 2.763,07 TL) 2.763,07 TL olup davacı ticari defter kayıtlarında bulunmamakta olduğunu, davalının ticari defter kayıtlarında davacıya borcurur 17.318,46 TL olduğunu, davacının asıl alacağının 17.318,46 TL olduğunu, davacı ve davalı kayıtlarının birebir örtüştüğünü, davacı ve davalının ticari defter kayıt ve belgeleri tam ve eksiksiz olup HMK 222/2 'ye göre delil teşkil ettiğinin tespit edildiğini beyan ve rapor etmiştir. Dosyada mevcut tüm delillerin incelenerek değerlendirilmesinde, hükme esas alınan 17.03.2021tarihli mali müşavir bilirkişi raporu dayanak yapılarak;Davacı tarafın incelenen 2018-2019 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre usul ve yasaya uygun tutulduğu, davacı lehine delil vasfına haiz olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişkinin alıcılar hesabında kayıt edildiği, davacı tarafından davalı tarafa 7 adet fatura karşılığında toplam 19.174,46 TL tutarında mal ve hizmet faturaları düzenlendiği, davalı tarafından 29.06.2017 tarihinde kredi kartı ile 1.856,14TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 17.318,46 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın incelenen 2018-2019 yılları ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre usul ve yasaya uygun tutulduğu, davalı lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının 2018 yılı ticari defter açılış fişinde davacı tarafa 17.318,46 TL borçlu olduğu, Tarafların incelenen ticari defterlerine göre aralarında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 17.318,46 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın takip tarihi itibari ile davacı tarafa 17.318,46 TL borçlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin davacı ticari defterinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterlerinin bir birlerini teyit ettiği, Takip öncesi faiz talebi için davalı tarafın ihbar ve ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerektiği, ancak ihbara dair dosyada somut belge sunulmadığından takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı,
Tarafların tacir, yapılan işin ticari iş mahiyetinde olmasından dolayı davacı tarafın takip talebinden itibaren avans faizi talebinde bulunabileceği,Alacağın faturaya dayalı olduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafa borçlu olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bire bir örtüştüğü, itirazın haksız olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 2-İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaine, takibin 17.318,46 TL olarak takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avns faizi/ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına, 3-Fazlaya dair talebin reddine, 4-Alacağın faturaya dayalı olduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafa borçlu olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bire bir örtüştüğü, itirazın haksız olduğu anlaşılmakla; asıl alacak miktarı 17.318,46 TL'nin % 20'si olan 3.463,69TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu fatura içeriklerinde yer alan malların müvekkil şirkete teslim edilip edilmediğine dair herhangi bir inceleme yapılmadığını, Faturaların ticari defterlerde kayıtlı bulunması ve taraf kayıtlarının örtüşmesinin, tek başına borçlu olunduğu anlamına gelmeyeceğini, fatura içeriğinde yer alan mal ve hizmetlerin de müvekkil şirkete teslim edildiğinin ispat edilmesi gerektiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, Dava konusu fatura içeriğinde yer alan ürünlerin tamamının, ... A.Ş.' nin ... isimli (Adres: ... Mah. ... Caddesi Sonu ... ) projesine davacı tarafından teslim edilmiş olup, müvekkil şirketin bahse konu ticari ilişki ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen faturaların sehven kendisine keşide edildiğini (Ek-1:Sevk İrsaliyeleri), şayet müvekkil şirketin bu ticari ilişki içerisinde bir rolü olsaydı, ... A.Ş. tarafından müvekkil şirkete fatura karşılığı ödeme yapıldığını ve bunun da ticari defterlerine işlenmiş olması gerektiğini, ancak müvekkil şirketin defter ve kayıtlarında bu şekilde bir bilgi/ belge bulunmadığını, işbu istinaf dilekçeleri ekinde yer alan sevk irsaliyelerinde de görüldüğü üzere sevk adresinin, ... Projesi olarak yer almakta olduğunu, dava dışı firmaya sevk edilen fatura konusu malların, yine dava dışı firmanın çalışanları tarafından teslim alınmış olup sevk irsaliyelerinde imzalarının yer almakta olduğunu, Müvekkil şirketin bağlı bulunduğu Yakacık Vergi Dairesi'ne BA-BS bildiriminde de bulunmadığını, çünkü fatura konusu mal ve hizmetin teslim alınmadığını, Mahkemeye yargılama esnasında, dava dışı ... A.Ş.' ne ve Yakacık Vergi Dairesi' ne müzekkere yazılarak kayıtların celbi talep edilmiş olmasına rağmen dikkate alınmadığını, bu nedenle eksik inceleme söz konusu olup, kararın bu yönü ile bozulması gerektiğini, Ayrıca, uyuşmazlık konusu miktar likit olmadığı halde, müvekkil şirketten fazladan talepte bulunulduğu halde, icra inkar tazminatına hükmedilmiş olduğunu, gerekçeli kararın bu yönü ile hatalı olduğunu, bozulmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyanla; Açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle; İstinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 20.04.2021 tarih ve 2020/249 E. ve 2021/324 K. sayılı ilamının kaldırılarak, itirazları doğrultusunda yeniden inceleme yapılması için bozulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, davalı vekili, faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilmediğini, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmemesine ve icra inkar tazminatı koşulları oluşmamasına rağmen Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürülmüş, bilirkişi raporunda ve Mahkeme gerekçeli kararında ileri sürülen bu sebepler değerlendirilmiştir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki belge ve bilgilere, tarafların ticari defter ve kayıtlarına, bilirkişi raporuna, tarafların usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından düzenlenen dava ve icra takibi dayanağı olan faturaların davalının defter ve kayıtlarında kayıtlı olmasına, bu durumda davalı tarafından faturalara konu ürünlerin kendisine teslim edildiğinin karine olarak kabul edilmesine ve karinenin aksinin ve fatura bedellerinin ödendiğinin geçerli yazılı ve kesin deliller ile ispat edilememesine, alacağın faturalar ile likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmasına, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi uyarınca incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.183,02 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 295,75 TL (185,00TL+110,75TL) harcın mahsubu ile bakiye 887,27 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59