SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1627 E. 2024/329 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1627

Karar No

2024/329

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1627

KARAR NO: 2024/329

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/06/2021

DOSYA NUMARASI: 2018/720 Esas - 2021/531 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 22/02/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden davalı tarafa takip ve dava konuu dayanak faturalara konu olan malların irsaliyeler ile teslim edildiğini, faturaların davacı taraf defterlerinde kayıtlı bulunduğunu, davalı tarafın halen davacı tarafa 137.741,00 TL borçlu bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girilidiğini, ödeme emrini tebliğ alan davalı tarafın 11/10/20217 günü itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, açıklanan nedenlerle, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında karşılıklı cari hesaba yönelik ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmamasına rağmen davacı şirket tarafından ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini şirkete tebliğinden sonra süresi içinde itiraz edildiğini, davacı şirketin takibe esas olarak dava dilekçesine dayanak faturalarını gösterdiğini, öncelikle davanın icra takibinde konu edilmeyen belgeleri delil göstermesine iddiasını genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığın, müvekkili şirketin davacı şirkete imal ettiği ürünleri Fransa'ya ihraç ettiklerini, davacının ürünleri ... firmaına ait olan bir markanın etiketleri ile ürettiğini, davacının bu şirket adına alım yaptığını bildiğini, davacının bazı ürünlerinde sipariş edilen ürünleri özelliklerine uymayan veya formu bozuk/defolu ürünler olarak gönderdiğini, bu ürünlerin müvekkili şirketin depolarında bulunduğunu, imal edilen ürünlerin yükleme terminlerinin geciktiğini, bu yüzden müvekkilin kontrol mekanizmasının çalışmadığını, gerekli kontrolleri Fransa da yapılmak suretiyle teslim alındığını, reklamasyon faturalarının davacı şirketin bilgileri dahilinde olduğunu, takibe dayanak davacı şirket tarafından müvekkili şirket adına kesilen 25/08/2017 tarihli 74.983,86 TL ve 25.501,84 TL değerindeki faturalara müvekkili şirketin noter aracılığıyla itiraz ettiğini ve bu faturaları davacı firmaya iade ettiklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddi ile, mahkeme masrafları ve vekalet ücretini davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/06/2021 tarih ve 2018/720 Esas- 2021/531 Karar sayılı kararı ile; " Davacı, davalıya giyim ürünleri imal edip sattığını, bu ürünlere ilişkin düzenlenen bir kısım faturanın ödenmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını iddia etmiş, davalı ise cevabında, ürünlerin ... şirketine ihraç edilmek üzere sipariş edildiğini, davacının ürünleri geç teslim etmesi nedeniyle ürünlerin kontrolü yapılamadan Fransa’ya gönderildiğini, ürünlerin ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle ... şirketinin kendilerine reklamasyon faturası kestiğini, bu faturaların da davacıya fatura ile yansıtıldığını, davacının takibe konu ettiği 25.08.2017 tarihli iki faturaya noter aracılığı ile itiraz edildiğini iddia ederek davacıya borcunun olmadığını savunmuştur. Dava, ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturaların tahsili için başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıya teslim ettiği malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbar süresine uyulup uyulmadığı, davacıya yansıtılan reklamasyon faturasının yerinde olup olmadığı, 25.08.2017 tarihli ve 74.983,86-TL ve 25.501,84-TL bedelli iki faturanın davalıya iade edilip edilmediği, bu fatura bedellerinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği ile davalının davacıya borcunun olup olmadığına ilişkindir. Uyuşmazlık konuları çerçevesinde, tekstil mühendisi, mali müşavir, sektör uzmanı bilirkişilerden raporlar alınmış, taraf yetkilileri isticvap edilmiş, ticari defter incelemesi yaptırılmıştır. Tarafların ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemelerinde; defter kayıtlarındaki farklılıkların; reklamasyon faturalarından, davalının iade ettiklerini iddia ettiği 25.08.2017 tarihli, 74.983,86-TL ve 25.501,84-TL bedelli iki faturadan ve davalının yaptığını iddia ettiği elden ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından ileri geldiği tespit edilmiştir. Dava kapsamında öncelikle ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına ilişkin araştırma yapılmış, bilirkişilerce davalının elinde bulunan numuneler üzerinde yapılan incelemelerde; ürünlere ilişkin yurtiçi veya yurtdışında tarafsız kuruluşlarca düzenlenmiş bir tespit raporunun bulunmadığı, numunelerin tek başlarına tekstilde kabul edilebilecek fire dâhilinde olduğu, ürünlerin açık ayıplı olduğunu ve salt bu numunelerin teslim edilen ürünlerin de ayıplı olduğu sonucuna varılması için yeterli olmadığını, teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davalı kendisine iade edilen ürünlerin gümrükte olduğunu, bu ürünleri yurtiçine sokmak için ödeyeceği bedelin hakkaniyete uygun olmayacağını beyan etmiş, bu hususta başkaca bir delil sunmamıştır. Bu halde, açık ayıplı ürünleri teslim alan, ayıp ihbarını gerçekleştirmeyen davalının teslim aldığı ürünlerin ayıplı olduğu iddiasını salt reklamasyon faturası ile ispat ettiğini kabul etmek mümkün değildir. Bununla birlikte ayıplı olduğu kanıtlanamayan ürünler için düzenlenen ve davacıya yansıtılan reklamasyon faturalarının, TTK.21.maddesi anlamında bir fatura olmaması nedeniyle faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi içeriğin kabul edildiği anlamına gelmeyeceğinden, reklamasyon faturasının tebliğ edildiği ve davacı tarafça faturaya itiraz edilmediği bu nedenle fatura içeriğinin kesinleştiği iddiasına itibar edilmemiştir. Reklamasyon faturalarının bedelinin yukarıda belirttiğimiz sebeplerle davacıdan talep edilmesi mümkün olmamakla; 25.08.2017 tarihli, 74.983,86-TL ve 25.501,84-TL bedelli iki fatura ve irsaliyelere ayrıca davacının ıslah ile dosyaya sunduğu ve davacıya elden yapılan ödemelere ilişkin olduğunu iddia ettiği tarih, Euro ve TL bazlı ödeme miktarları içeren ... imzalı belgeler kapsamında alınan bilirkişi raporları çerçevesinde yapılan incelemede; davalıya teslim edildiği iddia edilen mallara ilişkin faturalarda teslim alan olarak ... isim ve imzasının bulunduğu, 25.501,84-TL’lik faturanın model ürünlere, 74.983,86-TL’lik faturanın kumaşlara ilişkin olduğu ile ... imzalı belgelerden bir kısmının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.Bu hususlarda davalı şirket yetkilisi ... ve ... isticvap sırasında; ... ’in kardeşleri olduğu ve Kayseri de yaşadığı, sevk irsaliyelerindeki imzanın ona ait olmadığı, davacı şirket ile ticari ilişkilerini ... ile yürüttüklerini, bazı ödemeleri ona elden yaparak gerçekleştirdiklerini, şirketin asıl sahibinin ... olduğunu bildiklerini beyan etmiştir. Davacı şirket yetkilisi; ... isticvabında; ...’ın kardeşi olduğunu ve şirketi ile ilgisi olmadığını, şirket defterlerine kaydedilen bir kısım ödemelerin varsa bilgisi dahilinde olduğunu, diğer ödemelerin ise bilgisi dahilinde olmadığını beyan etmiştir. İsticvaplar sonrasında alınan bilirkişi raporunda; ...’in şirket adına mal teslim almasına yönelik bir teamülün bulunmadığı tespit edilmiş, bu nedenle mahkememizce 25.08.2017 tarihli ve 74.983,86-TL ve 25.501,84-TL bedelli iki faturaya konu ürünlerin teslimi ispat edilemediğinden, fatura bedellerinin davalıdan talep edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Davalı tarafından ...’a elden yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin yapılan incelemede ise 21.06.2017,24.06.2017,14.07.2017,19.08.2017 tarihli ... imzalı belgelerdeki ödemelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu halde belgelerdeki miktar ve tarihler ile davacı defterlerinde yer alan kayıtlardaki tarih ve miktarların birden çok kez örtüştüğü hususu, davacı yetkilisinin alınan ödemelerin bir kısmının bilgisi dahilinde deftere kaydedildiği beyanıyla birlikte değerlendirildiğinde, davacının kardeşi olan ...’ın bu ödemeleri davacı adına tahsil ettiğinin açık olduğu değerlendirilmiştir. Ticari defterlere kaydedilmeyen 01.02.2017 tarihli ,“... firmasına üretilecek olan ürünler için ... LTD den alınan avans” açıklaması ile 60.000-TL avans alındığına ilişkin ... imzalı belgenin değerlendirilmesinde ise yapılacak işin ve avansın alınma sebebinin açıkça belirtilmesi, ...’ın davacı adına davalı şirketten birkaç kez tahsil gerçekleştirdiği, bu tahsillerin davacı şirket yetkilisinin bilgisi dahilinde olduğu hususları göz önüne alınarak mahkememizce söz konusu ödemenin de davalı tarafından davacıya yapıldığı kabul edilmiştir. Bu kapsamda, 07.05.2021 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak davacının davalıdan alacağı (...'ın imzasının bulunduğu ama içeriğinde neye ilişkin olarak tahsilat yapıldığı belirtilmeyen belgelerdeki miktarlar dikkate alınmayarak) 37.256,11-TL kabul edilerek, davalı tarafından yapılan 01.02.2017 tarihli 60.000-TL'lik elden ödeme bu miktardan düşürülmüş, yapılan hesaplama sonucunda davacının davalıdan alacağının mevcut olmadığı görülmüş ve davanın reddine karar verilmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın, davacının davalıya ticari emtia satışı nedeni ile cari hesap nedeni ile alacaklı olması nedeni ile yaptığı icra takibine davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali talebini içermekte olduğunu, ilk derece mahkemesinin davacı lehine mevcut bilirkişi raporlarına rağmen davanın haksız şekilde reddine karar vermiş olup mezkur kararın aşağıdaki nedenlerle usul ve yasaya aykırı olduğunu, 25/08/2017 tarihli ... nolu ve 74.983,86 TL tutarındaki 25/08/2017 tarihli ... nolu 25.501,84 TL bedelli faturalara konu ürünlerin davalıya tesliminin ispatı hususunda ilk derece mahkemesinin hatalı karar vermiş olduğunu, davacı defterlerinde işlenmiş 25/08/2017 tarihli ... nolu ve 74.983,86 TL tutarındaki 25/08/2017 tarihli ... nolu 25.501,84 TL bedelli teslim irsaliyesi üzerindeki ıslak imzanın davalı şirket sahiplerinin öz kardeşi ... tarafından atılmış olduğunu, davalı şirket sahiplerinin öz kardeşine yapılan mal tesliminin davalı şirkete yapılmış kabul edilmesi gerektiğini, İlk derece mahkemesinin, irsaliye üzerinde imzası olan ...'i mahkemeye davet edip imzanın kendisine ait olup olmadığını sormadığını, irsaliye üzerindeki imza ile alakalı inceleme yapmadığını, ...' in davalı şirket nam ve hesabına çalışması ile alakalı zabıta tahkikatı taleplerini içerir 06/11/2020 tarihli taleplerini görmezden gelerek usul ve yasaya aykırı karar verdiğini, Davalı tarafın yargılama ortasında (muvafakatleri olmadığı halde) davacı şirket ile alakası olmayan adi yazılı bazı ödeme makbuzlarını dosyaya sunduğunu, ilk derece mahkemesinin de hatalı şekilde üzerinde davacı şirket namına tahsilat yapıldığına ilişkin en ufak açıklama olmayan adi yazılı belgeleri (zorlama bir yorum ile davacı defterlerindeki elden ödeme şeklindeki tutarlar ile miktar veya tarih yönünden benzemesi nedeni ile usul ve yasaya aykırı şekilde ilişkilendirerek ) ödeme belgesi kabul ederek davanın reddine karar verdiğini, Bidayet mahkemesinin ya da bilirkişinin davacı defterinde mevcut elden ödeme açıklamalı ödeme düşümleri ile dava dosyasına sonradan ibraz edilen adi yazılı ödeme belgeleri arasında nasıl bağ kurduğunu izah etmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bidayet mahkemesinin dava dışı " ... ’ın davacı adına davalı şirketten birkaç kez tahsil gerçekleştirdiği," şeklindeki kanıya nerden vardığını anlamanın mümkün olmadığını, elden ödeme kayıtlarının yanında kime yapıldığına ilişkin açıklama mevcut olmadığını, ilk derece mahkemesinin zorlama bir yorum ile alacaklı olan davacıyı borçlu çıkardığını, Davacı defterinde mevcut elden ödeme açıklamalı kısımların dava dışı ... ( dava ile alakası olmayan ödemeler) ile hiçbir alakası olmadığını, dava dışı ödeme makbuzlarının davacıya yapılmış kabul edilmesinin mümkün olmadığını, üstelik bu makbuzların sözde ıslah (harç yatırmadan) ile dosyaya intikalinin de mümkün olmadığını beyanla; Açıklanan nedenlerle; İstinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen bakiye fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen bakiye fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu ve yurtdışı müşterisi tarafından kendilerine reklamasyon faturası düzenlendiğini, kendilerinin de reklamasyon faturasını davacıya yansıttıklarını, davacı tarafından kendilerine düzenlenen 25/08/2017 tarihli, 74.983,86 TL ve 25.501,84 TL bedelli faturalara itiraz edildiğini ve davacıya iade edildiğini, davacıya borçlu olmadıklarını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında, davacı tarafından imal edilen tekstil ürünlerinin davalıya satışına ve teslimine ilişkin ticari ilişki olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf; davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde davalının zararı, davacıya süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, davalı tarafından düzenlenen reklamasyon faturalarının yerinde olup olmadığı, davacı tarafından düzenlenip, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği, davalı tarafından davacıya ne kadar ödeme yapıldığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarındadır. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının ve iade faturası düzenlenmesi halinde iade faturası dayanağının düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Davacının/davalının tek taraflı düzenlediği ve kendi defterine kaydettiği faturalar davasını ispatlaması için yeterli değildir. Fatura sözleşmenin ifası aşamasına ilikin olmakla fatura düzenlenmesine dayanak mal veya hizmet tesliminin, iade faturası düzenlenmesi halinde dayanağının faturayı düzenleyen tarafından geçerli ve yazılı deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece taraflar tacir olup, ticari defter ve kayıtlara dayanıldığından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahipleri lehine delil vasfında olduğu tespit edilmiştir. Davacının defter ve kayıtlarına göre; davacı tarafından düzenlenen dava ve takip dayanağı tüm faturaların ve davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı defterlerinde kayıt altına alındığı, davacının davalıdan 137.741,81TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının defter ve kayıtlarına göre; davacı tarafından düzenlenen 25/08/2017 tarihli, 74.983,86 TL ve 25.501,84 TL bedelli faturalar dışındaki tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının davacıdan 4.829,45 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Tarafların defter ve kayıtları arasındaki farkın; davacı tarafından düzenlenen 25/08/2017 tarihli, 74.983,86 TL ve 25.501,84 TL bedelli faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmamasından, davacının defterlerinde kayıtlı davalı tarafından yapılan toplam 38.000,00 TL bedelli ödemenin davalının defterlerinde kayıtlı olmamasından ve davalı tarafından düzenlenen 10/08/2017 tarih ve 35.601,93 TL bedelli, 18/08/2017 tarihli ve 20.786,27 TL bedelli, 29/08/2017 tarih ve 23.697,36 TL bedelli reklamasyon faturalarının davacının defterinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Mahkemece de isabetli olarak kabul edildiği üzere davalı tarafından dava konusu ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin dosyaya geçerli yazılı ve kesin delil sunulamadığı gibi, ayıplı olduğu iddia edilen ürünler de bilirkişi incelemesine sunulmamıştır. Davalı tarafından ayıp savunması ve böylelikle reklamasyon faturalarının dayanağı ispat edilemediğinden davalı defterlerinde kayıtlı, ancak davacı defterlerinde kayıtlı olmayan söz konusu reklamasyon faturalarının davacı alacağından mahsubu mümkün değildir. Bunun yanında davalı tarafından yapılan, ancak defterlerinde kayıtlı olmayan 38.000,00 TL bedel davacı tarafından kabul edilerek defterlerine kaydedildiğinden söz konusu davalı ödemesi hakkında da ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı vekili, davacı tarafından düzenlenen ve davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 25/08/2017 tarihli, 74.983,86 TL ve 25.501,84 TL bedelli faturalara konu ürünlerin davalı şirket yetkililerinin kardeşi ...'e teslim edildiğini iddia etmiş ve buna ilişkin sevk irsaliyelerini sunmuştur. Mahkemece davalı şirket yetkilileri isticvap edilmiş, isticvaplarında ihtilafa konu faturadaki ürünlerin davalıya teslim edilmediği, sevk irsaliyesindeki imzanın kardeşleri ...'e ait olmadığı, kardeşlerinin şirket ile ilgisinin olmadığını beyan edilmişlerdir. Davalı şirket yetkilisinin kardeşi ... davalı şirket çalışanı olmadığı ve ihtilaflı faturalara konu ürünlerin teslimi davalı tarafça kabul edilmediğinden ve davacı tarafından başkaca yazılı delil de sunulmadığından faturalara konu ürünlerin teslimi ispat edilememiştir. Bu sebeple davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı tarafından yargılama sırasında bir kısmının davacının defter ve kayıtlarında yer aldığı, bir kısmının yer almadığı ve davalının defter ve kayıtlarında yer almayan ... isimli kişiye elden yapılan ödemelere ilişkin belgeler sunulmuştur. Mahkemece bu ödemelere ilişkin davacı şirket yetkilisi isticvap edilmiş, isticvabında ... abisi olduğunu, abisinin şirket ile ilgisinin olmadığını, abisine yapılan ödemelerin şirket ile ilgisinin olmadığını, şirket kayıtlarına geçen ödeme bulunması halinde kendilerinin bilgisi dahilinde olduğunu, aksi takdirde diğer ödemelerin bilgileri dahilinde olmadığını beyan etmiştir. Ödeme savunması ve ödemeye ilişkin belgeler ıslaha dahi gerek olmaksızın yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bu sebeple davalı tarafından dosyaya sunulan ödeme belgelerinin Mahkemece değerlendirilmesi, davacı şirket yetkilisinin abisi tarafından imzalı belge ile alınan ve davacı defterlerine kayıtlı olan ödemeler ile davacı defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen "... firmasına üretilecek olan ürünler için ... LTD den alınan avans” açıklaması ile 60.000-TL avans ödemesinin açıklamanın içeriği dikkate alınarak kabul edilerek sonucuna göre davacının davalıdan alacaklı olmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenSatımdantaraflarınesastanKaynaklanan)İptaliözetiistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin(Ticarikararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim