İstanbul BAM 13. HD 2024/248 E. 2024/325 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/248
2024/325
22 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/248 Esas
KARAR NO: 2024/325 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2023
DOSYA NUMARASI: 2023/848 Esas - 2023/1125 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı firmalardan İstanbul ... Ticaret Limited Şirketinin iki ortaklı bir şirket olduğunu, bu şirketin vurmalı çalgıların imalatı alanında faaliyet gösterdiğini, adı geçen şirkette davacılardan ...'in %25, diğer davalı ...'in ise %75 oranında hissesinin bulunduğunu, davalılardan ... Limited Şirketi'nin de iki ortaklı bir şirket olduğunu, bu şirketin de vurmalı çalgıların imalatı alanında faaliyet gösterdiğini, adı geçen şirkette davacılardan ...in %40 diğer davalı ...'in ise %60 oranında hissesi bulunduğunu, şirket sahibi olan ortaklar aynı zamanda evli olup karı koca olduklarını, davalı ...'in şirketlerin çoğunluk hissesinin sahibi olmasının yanında şirketlerin müdürlüğü sıfatını taşıdığını, tarafların Küçükçekmece 7. Aile Mahkemesi'nin 2022/136 Esas sayılı dosyasıyla boşanma aşamasında olduklarını, boşanma davası sonrası ...'in davacıya karşı tavrının değiştiğini, müdür olarak şirketlere ve davacı ortağa karşı sorumluluğu olmasına rağmen bu sorumluluklarını göz ardı ederek, şirket varlıklarını %100'ü kendisine ait olan davalı İstanbul ... Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... Ticaret Limited Şirket'ine devrederek haksız kazanç sağladığını ve kendi lehine sebepsiz olarak zenginleştiğini, davalı ...'in, davacıyla ortak olunan davalılar ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirket'indeki müdürlük görevini yaptığı sırada aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ni habersizce ve onay almadan kurduğunu, davalı ...'in marka ve patentleri müvekkilinin de ortağı olduğu davalılar ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tam devir talebinde bulunarak bu markaları kendi kurmuş olduğu şirket bünyesine, kendi yararına haksız menfaat gözeterek muvazaalı bir şekilde geçirdiğini beyanla davalı ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketleri'nin müdürü olan davalı ...'in müdürlük görevinden alınarak yerine şirket yönetimi için gasp edilen hakların ana ortaklıkların hisseleri nispetinde dağıtımı, şirketlerin eşitlik ilkesine uygun olarak yönetilmesinin sağlanması amacıyla bağımsız yasal temsilci/kayyım olarak İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı ... Mah. ... Sk., ... Hanı, No:..., Osmanbey Şişli / İstanbul adresinde faaliyet gösteren TC Kimlik no ...'in bu görevlere ivedilikle tedbiren atanmasına, kararın kesinleşmesinden sonra asaleten görevinin devamına, davalının usulsüz ve muvazaalı bir şekilde kurmuş olduğu davalı ...Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirket'inde hak gasbının devam etmemesi için şirket müdürü olan davalının müdürlük görevinden alınmasına, ana ortaklıkların hisseleri nispetinde dağıtımı ve eski hale getirilmesi için bu firmaların tasfiyesini gerçekleştirmek üzere İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı ... Mah. ... Sk., ... Hanı, No:..., Osmanbey Şişli / İstanbul adresinde faaliyet gösteren TC Kimlik no ...'in bu firmalara tedbiren yasal bağımsız temsilci/kayyım olarak atanmasına, tasfiye kararının onanması ve kararın kesinleşmesiyle tasfiye memuru olarak asaleten atanmasına, davalı şirketlerde müdür olarak görev yapan büyük ortak davalı ...'in görevden el çektirilerek yerine tedbiren önerilen yasal temsilci/kayyımın atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin merkezinin Uzunköprü/Edirne adresinde bulunması sebebiyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin genel kurul kararının iptali talebi ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/551 E. sayılı dosyası ile dava açılmış ise de, 27.09.2023 tarihli celsede, davanın reddine karar verildiğini, davacının ortağı olmadığı 3. kişi konumundaki ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin müdürünün görevden alınması, tasfiyesini ve bu şirketlere tasfiye memuru/bağımsız yasal temsilci/kayyım atanmasını talep yetkisi/aktif husumet ehliyeti olmadığını, TTK madde 626 çerçevesinde rekabet yasağına aykırılık sebebiyle müdür hakkında yaptırım talebinde bulunma hakkı münhasıran ilgili limited şirket tüzel kişiliğine ait olup; şirket ortaklarının aktif husumetinin olmadığını, limited şirket müdürünün, aynı konuda faaliyet gösteren bir şirkette kurucu ve/veya ortak olmasının rekabet yasağı kapsamında olmadığını, davacının bir yandan kendisinin de Londra’da, üstelik davalı ...’in adını da içerecek şekilde bir unvanla aynı konuda faaliyet gösteren şirket kurması, yıllardır bu şirketin mevcudiyetini sürdürmesi, müvekkili ...’in her iki şirkette müdür olması hakkında herhangi bir itirazının olmaması bir yana, bizzat olumlu oy vererek müdür seçimini gerçekleştirmesi, boşanma davasının açılmasından sonra şirketler ve ... hakkında ithamlarda bulunmasının TMK madde 2’ye de aykırılık teşkil edeceğini, davacı yan ile davalı ... arasında Küçükçekmece 7.Aile Mahkemesi'nin 2022/136 E.sayılı dosyası ile görülen ve halen devam eden bir boşanma davasının mevcut olduğunu, bu davanın çok çekişmeli bir hal aldığını ve tarafların birbirlerine karşı uzaklaştırma kararları çıkarttıklarını, bu durumun davacının ortağı olduğu şirketlerde çok büyük huzursuzluk yarattığını, bunun üzerine ilgili şirketlerde genel kurul yapıldığını ve davacı yan için ortaklıktan çıkartılması için mahkemeye başvurma kararı alındığını, bu kararlara karşı da davacı yan tarafından iptal davası açıldığını, bu davanın Bakırköy 2. Ticaret Mahkemesi'nce reddedildiğini, bu kararın henüz kesinleşmediğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/12/2023 tarih ve 2023/848 Esas - 2023/1125 Karar sayılı kararı ile; "Dava; yönetici azli talepli ticari şirket davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı ...'in davalı şirketleri zarara uğratıp uğratmadığı, yönetici olarak yükümlülüklerini özenle yerine getirip getirmediği, davalının haklı sebeple yöneticilikten azli koşulları ve tedbiren kayyım atanması koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı ...'in rekabet yasağına aykırı davranışlarda bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizce öncelikle yetki durumu incelenmiştir. Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." 7. maddesinde de," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir. 6. maddesinde; (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.Usül ekonomisi bakımından öncelikle dava şartlarından olan kesin yetki hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 14/2 maddesinde "Özel Hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." düzenlemesiyle şirketin ortağına, ortağın şirkete karşı veya diğer ortaklara karşı ortaklık ilişkisine dayanarak açtığı davaların şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görüleceği belirtilerek kesin yetki kuralına tabi tutulmuştur. Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait ticaret sicil yazı cevabında; ... Ticaret Limited Şirketinin merkez adresinin Uzunköprü' ye nakledildiği ve keyfiyetin Uzunköprü Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce ... sicil sayısında kayıt olunduğu 14/07/2023 tarihinde tescil edildiğinden kaydının kapatıldığı görülmüş bu nedenlerle Edirne Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde bulunduğu anlaşılmıştır. HMK'nun 115/1 maddesindeki " Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü karşısında mahkeme dava dilekçesi üzerine dava şartları arasında sayılan yetki hususunu inceleyip yetkisiz olduğu kanaatine varması halinde kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi usül ekonomisi bakından da elzemdir. 6100 sayılı HMK.nun 114/1-ç maddesinde kesin yetki dava şartı olarak sayılmıştır. Açılan davanın mahiyeti uyarınca talep dikkate alındığında şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kesin yetki dava şartı olduğundan mahkemece re'sen nazara alınmalıdır TTK'nin 630/2 maddesi ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararı ile; azil davasında husumetin azli istenen müdüre davanın yönetilmesi gerekli ve yeterlidir. (Yargıtay 11. H.D.sinin 20.02.2018 gün ve 2016/8014 E- 2018/12460 K. sayılı kararı) Yöneticinin azledilmesine ilişkin Limited şirketlerde dava açma hakkına sahip bulunan taraf ortaklardır. İş bu davada öncelikle davacı sıfatı bakımından gelen sicil kayıtlarından da anlaşıldığı üzere davacı hali hazırda dava tarihi itibariyle sicilde resmi olarak pay sahibi olarak ortak olmadığı görülmüş ve eldeki davanın bu haliyle açıldığı sabittir. Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle: ... Limited Şirketi yönünden: Davacının talebine göre göre ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan işbu davalarda, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gereklidir. davacının davayı açarken şirket ortağı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve bu aşamada ispat edilmediği anlaşılmakla, davanın aktif husumet yokluğu söz konusu olduğundan davalı ... Limited Şirketi bakımından davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddine, Davalı ... Ticaret Limited Şirket bakımından şirketin sicilde kayıtlı merkez adresi itibariyle mahkememiz yetkili olmadığından HMK.nun 14/2, 114/1-ç, 115/2 maddeleri uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usûlden reddine şeklinde aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. " gerekçeleri ile davalı ... Limited Şirketi bakımından davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddine, davalı ... Ticaret Limited Şirket bakımından şirketin sicilde kayıtlı merkez adresi itibariyle HMK.nun 14/2, 114/1-ç, 115/2 maddeleri uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin müdürü olan ...'in Türk Ticaret Kanunu'ndaki düzenlemelere aykırı olarak haksız rekabette bulunarak kendisinin ortağı olduğu şirketler ile aynı alanda faaliyet gösteren yeni şirketler kurması ve bu yeni kurulan şirketlere usulsüz olarak ortak olunan şirketlerin mal varlığını aktarması nedeniyle şirket müdürlüğü görevinden el çektirilmesi amacıyla davanın açıldığını; Açılan bu davada mahkemenin karara vardığını, 01.09.2023 tarihinde açılan davanın, beş ayrı davalıya karşı açıldığını, bu davalıların dördü şirket olup bir tanesinin gerçek kişi olduğunu, davanın açılması sonrasında Mahkemenin tensiple beraber davalı şirketlerden ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin adreslerinin İstanbul Mahkemelerinin yetki alanında olduğuna karar vererek dosyayı tefrik ettiğini ve bu şirketlere karşı davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi yönünde karar verdiğini, davanın tefrik edilmesi sonrasında verilen bu kararın da henüz kesinleşmediğini; Diğer davalılar yönünden devam eden dosyada da 07.12.2023 tarihinde yapılan duruşmada ilk derece mahkemesinin karara vardığını, 07.12.2023 tarihli celsede varılan kararda davalılardan ... Ticaret Limited Şirketi'nin merkezinin Edirne'ye taşınması sebebiyle yetkisizlik kararı verdiğini, diğer davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden ise dava ehliyetinin olmaması sebebiyle davayı usulden reddettiğini, gerçek kişi olan davalı ...'e yöneltilen husumet için ise hiçbir karar vermeden dosyayı bitirdiğini; Yerel mahkemenin 07.12.2023 tarihinde kararı verirken dosyayı bütün halinde ele aldığını ancak yetkisizlik kararı verdiği davalı yönünden dosyayı tefrik etmediğini, diğer davalı ... için ise ne olumlu ne de olumsuz hiç bir karar vermediğini; Yerel mahkemenin dava hakkında vermiş olduğu kararın tamamı hukuka aykırı olup hatalı olduğunu, usul yönünden kanuna aykırı olan bu kararın kaldırılması gerektiğini, açmış oldukları davanın belirttikleri gibi beş ayrı kişiye karşı açıldığını, davalı gerçek kişi olan ve hakkında hiçbir karar verilmeyen ...' in yerleşim yeri Bahçeşehir olup, ticari davalarda Bakırköy Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, şirketlerden ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin merkezinin de İstanbul/ Esenyurt'da olduğunu, diğer davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin merkezi de Esenyurt'da iken çok yakın tarihte şirket merkez nakli yapıldığını, şirket merkezinin yerinin değişimi hakkında kararın alındığı genel kurul kararının iptali için dava açılmış olduğunu, bu davanın Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/551 E. sayılı dosyasıyla görülmekte olup şu an istinaf aşamasında ve derdest olduğunu; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde davalının birden fazla olması durumunda yetki konusunun düzenlenmiş olduğunu, buna göre tek bir davalının yerleşim yerinin yetkili mahkemenin belirlenmesinde yeterli olduğunu, ilk derece mahkemesi her ne kadar kararında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14. maddesinin 2. fıkrasını gerekçe göstermişse de, davalıların birinin yerleşim yerinin dikkate alınması halinde diğer davalıların da HMK'nın 7. maddesi gereği yetkili olacağını, bu durumda Bakırköy Mahkemeleri'nin yetkisinin mevcut olduğunu, ilk derece mahkemesinde verilen bu kararın hatalı olduğunu; Açmış oldukları bu davanın konusu şirket yöneticisinin azli gibi gözükse de dava dilekçeleri içeriğinden anlaşılacağı üzere davalı şirket müdürü ...'in haksız rekabetiyle şirket ortağı ve boşanma aşamasındaki eşi davacı müvekkili ...'i zarara uğratmak amacıyla müdürlük yetkilerini kötüye kullandığını, davalı müdür olan ...'in basiretli davranmadığını ve ortak olunan davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin bütün malvarlığını %100'ü kendisine ait olan davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne geçirdiğini, ortak olunan şirketten kaçırılan mal varlıklarının sadece gözle görülen somut varlıklar olmayıp dava dilekçelerinde de belirttikleri gibi yapılan iş doğrultusunda üretilen zillere ait değer biçilemeyen marka ve patent haklarının da şirket müdürü ...'in yeni kurduğu şirket mal varlığına dahil edilmiş olduğunu; Haksız rekabet sebebiyle yöneticinin azli ve haksız rekabetin engellenmesi sebebiyle açılan bu davada davalı şirket için dava ehliyeti yokluğu sebebiyle verilen bu kararın da hatalı olduğunu, davacı müvekkilinin davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu, kendi hissedarı olduğu şirketi ve şirketten elde ettiği hak ve menfaati korumasının davacının en doğal hakkı olduğunu, bu sebeple hissedarı olduğu şirkete zarar veren şirkete karşı dava açmaya hakkının mevcut olduğunu, bu şirketin hissedarı olduğu şirketin bütün mal varlığını haksız olarak kendi bünyesine kattığını, davalı olan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin kuruluş amacının davacı müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin içini boşaltarak müvekkilini zarara uğratmak olduğunu, hiçbir bedel ödemeden ortak olunan ... Ticaret Limited Şirketi'nin mal varlığının bu şirkete aktarılmış olduğunu, davalı olan müdür ...'in bu şirketi davacı ile ortak olduğu şirketin mal varlığını haksız ve usulsüz olarak aktarmak için kurduğunu, bu durumda kendilerinin hak ve menfaatinin zarar görmesine neden olan davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne dava açma hakları mevcut olmasına rağmen bu konuyu değerlendirmeden karar veren mahkemenin kararının eksik ve hatalı olduğunu; İlk derece mahkemesinin bir davalı yönünden usulden red, bir davalı yönünden yetkisizlik, diğer davalı yönünden ise hiç karar vermeden dosyada karara vardığını, istinaf kanun yolu incelemesinde zaman kaybedilmemesi adına, dosya yetkili olduğu iddia edilen Edirne Mahkemelerine götürülse dahi huzurdaki dosya tefrik edilmeden bu karara varıldığından bütün dosya hakkında istinaf kanun yoluna başvurmaları gerektiğini, şirket müdürü olan davalı ... yönünden ise karar verilmediğini, davalıya karşı yönelttikleri davanın sonuçsuz kaldığını; İlk derece mahkemesinin dosyayı eksik ve hatalı incelemesi sonrasında haksız bir karar verildiği hususunun ortada olduğunu, davalı müdür ... yönünden hiç karar verilmeyerek davanın sonuçsuz bırakıldığını, birden fazla davalının olması göz önüne alınmadan verilen yetkisizlik kararının da yanlış olduğunu, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin dava konusu itibariyle kendileri aleyhine haksız rekabet faaliyetleri mevcut olduğunu, bu sebeple bu şirkete karşı da dava haklarının olduğunu beyanla İlk derece mahkemesince eksik, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı limited şirketler müdürünün, müdürlük görevinden alınması ve yerine kayyım atanması taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, dava dilekçesi ile davalı ...'in davalılar ... Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müdürü olduğunu, adı geçen davalı ile aralarında devam eden boşanma davasının bulunduğunu, davalı ... Ticaret Limited Şirketi ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nde davalı ... ile birlikte ortak olduğunu, davalı ...'in kendisinin de ortağı olduğu şirketlerdeki müdürlük görevini açılan boşanma davasından sonra kötüye kullanmaya başladığını ve davalı şirketlerin mal varlıklarını tamamı kendisine ait olan diğer şirketlere aktardığını, bu şekilde haksız kazanç sağladığını beyan ederek davalı ...'in davalı tüm şirketlerdeki müdürlük görevinden alınmasına, yerine kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece 01.09.2023 tarihli tensip tutanağının 7 nolu ara kararı ile davalılar ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilerek yargılamaya davalılar ..., ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden devam edilmiş, davalı taraf cevap dilekçesi ile, davalı ... Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davada, şirket merkezinin "Uzunköprü/Edirne" adresinde bulunması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olmadığını, bu şirket yönünden şirket müdürünün görevden alınması talebinde bulunamayacağını, aktif husumetinin olmadığını, bu hakkın yalnızca şirket tüzel kişiliğine ait olduğunu, limited şirket müdürünün aynı konuda faaliyet gösteren bir şirkete kurucu ve/veya ortak olmasının rekabet yasağı kapsamında olmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davanın müdürün azli davası olarak kabulü halinde davalı şirketler yönünden pasif husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece davalı ... Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir. Aksi halde ise görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkemece re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği tüm kişiler hakkında ileri sürdüğü talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi, talep sonucunun karşılanmaması açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir. Birden fazla kişiye karşı birlikte açılmış bir davada kesin yetki kuralı bulunması sebebiyle davaların ayrılması ve her bir davalı yönünden kesin yetkili olan mahkemede yargılama yapılması gerektiği kanaatine varılması halinde, Mahkemece öncelikle kendisinin yetkili olmadığı davanın, kendisinin yetkili olduğu davadan tefrik edilmesi, tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilecek olan davada yetkisizlik kararı verilmesi, yetkili olunan dava yönünden yargılamaya devam edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup somut olayda Mahkemece, tensiben verilen tefrik kararından sonra davaya davalılar ..., ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Ticaret Limited Şirketi yönünden devam edilmiş, tefrik kararı verilmeksizin, aynı hüküm ile davalı İstanbul ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın kesin yetki kuralı bulunduğundan bahisle yetkisizlik nedeniyle reddine, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın ise aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı ... yönünden açılan dava ile ilgili olarak ise olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Davalı şirketler hakkında açılan davalar tefrik edilmeksizin, niteliği itibariyle farklı sonuçları olan iki farklı kararın aynı hükümle verilmesi ile davalı ... hakkında açılan dava hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi kamu düzenine, usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih ve 2023/848 Esas 2023/1125 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde, avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a4 maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59