SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1904 E. 2024/320 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1904

Karar No

2024/320

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1904 Esas

KARAR NO: 2024/320 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2019/174 Esas - 2021/721 Karar

TARİHİ: 04/06/2021

DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

KARAR TARİHİ: 22/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin altı ortaklı, 330.000 adet hisseli bir anonim şirket olduğunu, davacıların 3.960 hisseye, dava dışı ...'in ise 302.622 adet hisseye sahip olduklarını, şirketin kurucusu ve hakim ortağı olan ... davalı şirkete ait hamiline yazılı hisse senetlerini teslim aldığını fakat ortaklara dağıtmadığını, ...'in 29.11.2017 tarihinde geçirdiği beyin kanaması sonucunda kısıtlandığını ve kendisine ...'in vasi olarak atandığını, ...'in davacılara ait senetlerin asla ... tarafından satın alınmadığını bilmesine rağmen, tek başına karar alabilmek için hisse senetlerinin ...'e ait olduğunu ileri sürdüğünü, davalı şirketin genel kurul toplantısında davacı hissedarları hissedar olmadıkları gerekçesiyle toplantıdan çıkardığını, bu nedenle davacıların kısıtlı ... aleyhine davalar ikame ettiklerini, davacıların toplantı salonundan çıkarılmasından sonra alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunu ve alınan toplantı kararlarının iptalinin gerektiği, tek başına kısıtlı vasisi tarafından alınan kararların hepsine muhalefet edildiğinin tutanağa geçirildiğini, davacıların yokluğunda alınan kararların tümünün batıl olduğunu, şirket esas sözleşmesinin 9. maddesi değiştirilerek vasinin kendisinin yönetim kurulu üyesi seçilmesine olanak sağladığını, toplantının 5.maddesinde yönetim kurulunun ibra edilmediğini, gündeme eklenen 2. madde ile esas sözleşmenin 9. maddesinin değiştirilmesi sonucunda hissedar olmayanların da yönetim kuruluna seçilmesine olanak tanındığı beyanla davacılar tarafından hisse senetlerinin kendilerine verilmesine ve şirket ortağı olduklarının tespitine ilişkin açılan davaların bekletici mesele yapılmasına, 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlarının tümünün iptaline, mümkün olmaması halinde 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 2.- 5.- 8. ve 9.maddesi ile alınan kararların iptal edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı şirketin altı ortaklı bir anonim şirket olduğunu, ...'in ise şirketin hakim ortağı olduğunu, davalı ...'in vasisi ...'in iradesi doğrultusunda davaya konu yönetim kurulu kararlarının tescil ve ilan edilmesini istediğini, ancak İTO'nun söz konusu kararları usule uygun olmadığı gerekçesiyle tescil etmediğini, davalı şirket ile davacıların hukuki menfaatinin ortak olduğunu, vasi ... tarafından davalı şirket temsilcisi ve yetkilisi sıfatı ile yapılmak istenen işlerin yok hükmünde olduğunu beyanla usulüne uygun alınmış bir genel kurul kararı mevcut olmadığından ve davacılarla ortak menfaat söz konusu olduğundan, takdirin Sayın Mahkemeye bırakıldığını beyan etmiştir. Davalı vekili yargılama aşamasında sunduğu beyanlarında davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 04/06/2021 tarih ve 2019/174 Esas - 2021/721 Karar sayılı kararında; "Dava; davacı ortaklar tarafından şirkete karşı açılan, 29/03/2019 tarihli 2018 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantı kararlarının tümünün iptali; bu mümkün olmazsa 2,5,8,9 maddelerinin iptali taleplidir. 6102 sayılı TTK'nın 447. maddesinde anonim şirket genel kurul kararlarının butlanı halleri düzenlenmiştir. Buna göre, genel olarak pay sahibinin vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlandıran ya da ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını sınırlandıran ve anonim şirketin temel yapısını bozup sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olduğu düzenlenmiştir.Bir genel kurul kararının yokluğuna karar verilebilmesi için kurucu unsurlarda eksiklik olması gerekir. Genel kurul kararının kurucu unsurları: bir toplantının varlığı ve bir kararın varlığıdır. Dava dışı ...’in pay sahibi olmadıkları iddiası ile kalan herkesi toplantıdan çıkarması, mevcut pay defterine göre pay sahibi olan, hali hazırda yönetim kurulu üyeliği devam eden ortakları çıkararak devam etmesi şeklinde gerçekleşen toplantıda, bir "toplantı"nın varlığından söz edilemez. Yine, TTK ya göre izlenecek prosedüre uyulmadan şirketin tek ortaklı anonim şirket haline getirilmesi, hazır bulunanların listesinin ... tarafından hazırlanmasına karar verilmesi, TTK.nun 407/1 maddesine göre en az bir yönetim kurul üyesinin toplantıda (toplantı boyunca) hazır bulunması gerektiği halde bulunmaması, genel kurul toplantısının geçerli olamayacağını göstermektedir. Her ne kadar Tic. Sil. Müd.nün 23/05/2019 tarihli tescil talebinin reddi kararına karşı davalı tarafça açılan davada İst. 7 ATM.nin 2019/322 E, 2021/323 K sayılı kararında davanın kabulüne, davamıza konu genel kurul toplantı tutanağının sicile tesciline karar verilmişse de, bu kararın tek başına, kurucu unsurları sağlamasına imkan görülmemiştir. Sicil işleminin iptali ile kararın tescil edilmesi, TTK.nun 407/1 maddesine aykırı şekilde en az bir yönetim kurulu üyesi olmadan toplantının yapılmış olması eksikliğini bertaraf etmemektedir. (İst. 7 ATM.nin 2019/322 E sayılı dosyasında mübrez bilirkişi raporunda, yönetim kurulu üyesinin tutanağı imzalamadan toplantıyı terk etmesi sebebiyle şirketin organsız kalarak infisah riskine gireceği, yönetim kurulu üyesi olmasa da sicilin genel kurulun kararını tescil etmesi gerektiği belirtilmiş; mahkemece bu rapor benimsenmiştir. Ne var ki toplantı tutanağında, toplantı başkanı tarafından davacıların toplantıdan çıkarıldıkları yazılıdır. Yönetim kurul üyelerinin kendilerinin toplantıyı terk etmediği, çıkarıldıkları anlaşıldığına göre dava dışı ... kurucu unsurun yokluğuna da kendisi sebebiyet vermiştir.) Toplantı tutanağının sicilde tescil edilmesi, butlan davası açılmasına veya kararı verilmesine engel teşkil etmediğinden, bu davanın kesinleşmesinin beklenmesinde de fayda yoktur. Yokluk ve butlan halinde dava açma hakkı ilgililere, bir diğer ifadeyle dava açmakta hukuki yararı olanlara aittir. Davacıların hissedar olduklarının tespiti talepli davalar açtığı, bu davaların devam ettiği sabittir. Dolayısıyla ileride ortak olmadığı anlaşılacak olsa bile, davacıların hukuki yararı olan ilgili olduğu sabittir. ( Poroy, Tekinalp, Çamoğlu, a.g.e., s. 598) Bu sebeple de davacıların hisse sahibi olduklarının tespiti istemli davalarının beklenmesine gerek görülmemiştir. Öte yandan, TTK.nun 407/3, 333 maddeleri ile Anonim Şirket Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 32/a maddesinde sayılan hallerde bakanlık temsilcisinin hazır bulundurulması zorunluluğu bulunmaktadır. Davaya konu genel kurul toplantısında bu sayılan hususlardan biri yer almadığından bakanlık temsilcisinin hazır bulunmaması eldeki somut olayda yokluk sebebi değildir. Özetle, en az bir yönetim kurul üyesinin toplantının tümü boyunca hazır olması gerektiğine ilişkin yasal zorunluluğun olmaması sebebiyle toplantının yok hükmünde olduğu sonucuna varılmış, davalının rapora itirazları da esasa etkili görülmemiş, açıklanan sebeplerle anılan genel kurul kararlarının butlanla malul olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı ... Anonim Şirketi’nin hissedarı ve yönetim kurulu başkanı dava dışı ...'in geçirdiği beyin kanaması sonucu bilincini yitirmesi üzerine, Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereğince Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 22.02.2018 gün 2018/109 E. 2018/211 K. sayılı ilamı ile kısıtlandığını ve eşi ...'in kendisine vasi olarak atandığını, müvekkili şirketin 3.300.000 TL sermayesi beheri 10 TL itibari değerli 330.000 adet hamiline yazılı paya ayrıldığını ve şirketin sermaye paylarını temsil eden hamiline yazılı hisse senetlerinin tamamının ...'e ait ... Bankası Hadımköy Şubesi nezdindeki kiralık kasada mevcut olduğunun 05.07.2018 günü saat 14:00’te yapılan keşif marifetiyle tespit edildiğini, vesayet makamının görevlendirdiği bilirkişi ... tarafından kiralık kasa muhteviyatına ilişkin olarak hazırlanan bilirkişi raporu ile de bu hususun sabit olduğunu, vasi ...'in 29.03.2019 tarihli genel kurula, hamile yazılı tüm hisse senetlerinin zilyedi olduğu bilirkişi raporuyla sabit olan eşi kısıtlı ... temsilen vasisi sıfatıyla katıldığını, Türk Ticaret Kanunu'nun dava konusu genel kurul toplantısı tarihi itibarıyla yürürlükte olan, mülga 415 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün açık olduğunu, şirketin payları hamiline yazılı ve bu payları temsil etmek üzere hamiline yazılı hisse senetleri bastırılmış ise zilyetliğin esas alınması gerektiğinin ve senede zilyet olduğunu ispat edenlerin genel kurul toplantısına katılma ve oy kullanma hakkını haiz olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu itibarla hamile yazılı hisse senetlerine zilyet olduğunu ispat edemeyen davacıların pay sahibi sıfatıyla toplantıya katılım hakkı bulunmadığının açık olduğunu, her ne kadar davanın kabulüne dair Yerel mahkeme kararının gerekçeleri arasında yer verilmemiş olsa da, bilirkişi raporunda belirtilmiş olan bazı hususlara kısaca değinmek gerekirse;Tescile tabi hususlara ilişkin tescil başvurusunun ticaret sicil müdürlüğünce reddinin ilgili genel kurul kararının hükümsüz sayılması için yeterli ve geçerli bir hukuki sebep olmadığını, tescil talebinin reddine dair ticaret sicil müdürlüğü kararına karşı açılan davanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2021 tarih 2019/322 E. 2021/323 K. sayılı kararıyla kabul edildiğini ve tescil istemi konusu genel kurul kararlarının tesciline hükmedildiğini, TTK 415/1 uyarınca, hazır bulunanlar listesinin yönetim kurulu tarafından düzenlenmesi ve genel kurul toplantısına bu listede adı bulunan pay sahiplerinin katılması gerekmekteyse de, hazır bulunanlar listesinin TTK 417 nci maddeye uygun bir şekilde tanzim edilmesi yasanın amir hükmü gereği olduğunu, öte yandan Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin üçüncü fırkası ile toplantı başkanına toplantıya katılım hakkı veren belgelerin mevzuata uygunluğunun yönetim organınca kontrol edilip edilmediğini tespit etme görevi verildiğini, somut olayda, davacılar arasında yer alan eski yönetim kurulu üyelerinin, payları temsil eden hamile yazılı hisse senetlerine zilyet olmadıkları halde pay sahipliği iddiasında bulundukları ve tanzim etmiş oldukları hazır bulunanlar listesinde kendilerini de pay sahibi olarak gösterdikleri için, yasaya uygun olarak hamile yazılı hisse senetlerine zilyet olduğu ispat olunan ve dolayısıyla pay sahibi sıfatıyla toplantıya katılma hakkı bulunan yegane kişinin kısıtlı ... tek pay sahibi olarak yer aldığı hazır bulunanlar listesini imzalamaktan imtina ettiklerini, hal böyle iken, somut olayda mutlak surette yönetim kurulu tarafından tanzim edilen hazır bulunanlar listesine itibar edilerek genel kurul toplantısına katılabilecek pay sahiplerinin bu listeye göre belirlenmesi gerektiğinin kabulüyle ve eski yönetim kurulu tarafından yasaya aykırı olarak düzenlenmiş hazır bulunanlar listesine bağlı kalınmamış olmasından hareketle, genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınmış olan kararların yok hükmünde sayılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, yasanın açık amir hükmüne aykırı olarak hamile yazılı hisse senedine zilyet olmadığı halde kendisini pay sahibi olarak gösterir şekilde hazır bulunanlar listesi tanzim eden yönetim kurulu üyelerinin, toplantı başkanı tarafından yasaya uygun şekilde düzeltilerek imzalanan hazır bulunanlar listesinde kendilerine yer verilmemiş olması üzerine toplantı mahallini terkederek toplantının devamına katılmamış olmalarının da genel kurul kararını hukuki açıdan sakatlamayacağını, dava konusu genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğu sonucuna varılamayacağını, Yerel mahkeme kararının atıfta bulunduğu Türk Ticaret Kanunu'nun 407 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü ve madde gerekçesinin;Kanun hükmü: "Murahhas üyelerle en az bir yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaları şarttır. Diğer yönetim kurulu üyeleri genel kurul toplantısına katılabilirler. Denetçi (…) (1) genel kurulda hazır bulunur. Üyeler ve denetçiler görüş bildirebilirler."Madde gerekçesi: "İkinci fıkra yenidir. Alm. POK 118 (2) paragrafından esinlenilmiştir. Amaç paysahiplerinin yönetim ve denetime ilişkin sorularının cevaplanmasını sağlamaktır. Bilgi alma hakkına ilişkin 437 nci maddenin gerekçesine bakılmalıdır. Paysahiplerinin genel kurula katılma hakları olup yükümlülükleri yokken, murahhas üyeler, en az bir yönetim kurulu üyesi ve denetçi ile gereğinde işlem denetçisi (m. 400 ve 554) bakımından genel kurula katılma, hem hak hem de yükümdür. Ayrıca Tasarıda yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin görüş açıklayabilme hakları açıkça hükme bağlanmış, bu yolla onların gereğinde kendilerini savunabilmeleri ve yaptıkları işlem ve kararları açıklayabilme olanakları yaratılmış ve böylelikle sorumluluk hukuku yönünden konumları güçlendirilmiştir. Bu yüküme aykırılık genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemez.(...)" şeklinde olduğunu;Madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, genel kurul tarihi itibarıyla görev süresi sona ermiş bulunan yönetim kurulu üyelerinden hiçbirinin toplantının devamında hazır bulunmamasının genel kurulda alınmış olan kararların geçerliliğine etki etmeyeceğini, kararların yokluk ile malul olması sonucuna sebebiyet vermeyeceğini, Yerel mahkemenin kararında belirtilenin aksine; dava dışı ...'in toplantıdan hiç kimseyi çıkarmadığını, şirketin tüm paylarının hamile yazılı olduğunu ve bu payları temsil etmek üzere hamile yazılı hisse senetleri bastırılmış olduğu için pay sahipliğinin tespiti bakımından pay defteri kayıtlarına itibar edilemeyeceğini, eski yönetim kurulunun görev süresinin genel kurul toplantı tarihinden önce dolmuş olup, davacılardan hiçbirinin genel kurul tarihi itibarıyla yönetim kurulu üyeliğinin devam etmekte olduğundan söz edilemeyeceğini;Şirketin tek pay sahipli bir anonim şirket haline gelmesi için kanunda hiçbir prosedürün öngörülmediğini, sadece şirketin tek pay sahipliği haline gelmesi üzerine keyfiyetin ticaret siciline tescilinin öngörüldüğünü, bu tescilin şirketin tek pay sahipliği hale gelmesi bakımından kurucu değil ihbari nitelikte olduğunu, hazır bulunanlar listesinin ... tarafından hazırlanmadığını, toplantı başkanı tarafından yasaya uygun olarak yeniden düzenlendiğini, görev süresi dolmuş bulunan eski yönetim kurulu üyelerinin toplantıdan çıkarılmasının mevzubahis olmadığını, genel kurul tutanağında yer alan ve yerel mahkemece bu çıkarıma dayanak alınan ibare toplantı başkanı tarafından yasa gereğince yapılan kontroller kapsamında toplantıya katılma hakkı bulunmadığı sonucuna varılan pay sahipliği iddiasındaki kişilere yönelik olup, bu hususta dava dışı ...'in hiçbir dahli ve sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesinde bu yönde istemde bulunulmuş olmasına ve HMK 165 inci madde hükmü açıkça bunu emretmesine rağmen Yerel mahkemenin davacıların davalı şirkette pay sahibi olduklarının tespiti istemiyle açmış oldukları davaları bekletici mesele yapmaksızın ve bu davaların sonucunu beklemeksizin davanın kabulüne karar vermiş olmasının usul kurallarına açıkça aykırı olduğunu beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, anonim şirket olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebine ilişkindir.Davacılar, davalı şirkette pay sahibi olduklarını, en büyük paya sahibi olan dava dışı ... geçirdiği trafik kazası neticesinde oluşan sağlık sorunları nedeniyle kısıtlandığını ve kendisine eşi ...'in vasi olarak atandığını, davalı şirketin 29.03.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında dava dışı vasi ...'in şirketin %100 pay sahibinin kısıtlı ... olduğunu iddia ettiğini ve bu iddiasını kısıtlıya ait banka kasasında Mahkeme heyetince tespiti yapılan hamiline yazılı pay senetlerine dayandırdığını, söz konusu pay senetleri, sermaye artırımı sonrası çıkarılmış ise de, kısıtlı ... tarafından ortaklara dağıtılmadığını, herhangi bir pay devrinin söz konusu olmadığını, buna rağmen 29.03.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısından pay sahibi olmadıkları gerekçesi ile çıkarıldıklarını ve dava dışı vasi ... tarafından tek başına öncelikle şirket ana sözleşmesinin, yönetim kurulu üyelerinin pay sahipleri arasından seçileceğine ilişkin maddesinin değiştirilmesi, ardından kendisinin şirkete yönetim kurulu üyesi seçilmesi yönünde karar alındığını, yönetim kurulu üyelerinin ise ibra edilmediğini beyan ederek alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne ve dava konusu genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davalı şirket genel kurulunun 29.03.2019 tarihinde, 2018 yılı olağan genel kurul toplantısını yapmak üzere, yönetim kurulunun çağrısı ile toplandığı, toplantının ... tarafından açıldığı, açılıştan sonra tutanakta; davalı şirkete ait 330.000 adet payın tamamı için hamiline yazılı pay senedi çıkarıldığı ve bu pay senetlerinin Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/109 Esas ve 2018/211 Karar sayılı kararı ile dava dışı ...'e ait ... Bankası Hadımköy Şubesi'nde bulunan kasa içerisinde olduğu, şirketin tek pay sahibinin ... olması sebebiyle toplantıya katılacaklar listesinin gerçek duruma ve yasaya aykırı olduğunun tespit edildiği, davacıların bu tespit üzerinde söz alarak davalı şirkette pay sahibi olduklarını ve yokluklarında alınacak tüm kararlara muhalefet ettiklerini beyan ettikleri, beyanlarının tutanağa geçirildiği, tutanağın buraya kadar olan kısmının davacılar ve toplantı başkanı tarafından imzalandığı, ardından davacıların pay sahibi olmadıkları gerekçesi ile toplantı başkanı tarafından toplantıdan çıkarıldıkları, dava dışı paydaş kısıtlı ...'i temsilen vasisi ...'in katılımı ile toplantıya devam edildiği ve dava konusu kararların alındığı, alınan kararların sicile tescili talebinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sayılı ve 23.05.2019 tarihli kararı ile reddedildiği, bu red kararına karşı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/322 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve Mahkemenin 2019/322 Esas ve 2021/323 Karar sayılı kararı sicil kararının iptaline karar verildiği, bu şekilde kararların sicile tescil edildiği, davacılar tarafından davalı şirkette pay sahibi olduklarının tespiti yönünde davaların açıldığı ve açılan davaların derdest olduğu anlaşılmıştır.Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali yönünde dava açma hakkına sahip kişiler 6702 sayılı TTK'nın 446. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre yönetim kurulu, yönetim kurulu üyelerinden her biri ve maddede sayılan koşulların varlığı halinde pay sahipleri iptal davası açabileceklerdir. Davacılar tarafından dava dilekçesinin sonuç kısmında davalı şirketin 29.03.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talep edilmiştir. Dava konusu genel kurul toplantı tarihi ile istinaf incelemesine konu davanın açıldığı tarihte, az yukarıda yapılan tespite göre davalı şirketin tek pay sahibi, hamiline yazılı hisse senetlerini zilyetliğinde bulunduran dava dışı kısıtlı ...'dir. Davacıların genel kurul kararlarının iptalini dava edebilmeleri için pay sahibi olduklarını ispat etmeleri gerekir. Bu sebeple davacılar tarafından dava dilekçesi ile pay sahipliğinin tespiti konusunda açtıkları davaların bekletici mesele yapılması talep edilmiş ve fakat Mahkemece dava konusu genel kurul kararlarının yok hükmünde oldukları ve yokluk yaptırımının ileri sürülebilmesi için davacıların pay sahibi olmalarının gerekmediği, dava açmakta hukuki yararlarının bulunmasının yeterli olduğu kabul edilerek ilgili dosyaların bekletici mesele yapılması talebi reddedilmiş ve davalı şirketin 29.03.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında TTK'nın 407/1. maddesine aykırı olarak en az bir yönetim kurulu üyesinin toplantı boyunca hazır bulunmadığı, bu nedenle toplantıda alınan kararların yok hükmünde oldukları kabul edilmiştir. TTK'nın 407/2. maddesinde; "murahhas üyelerle en az bir yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunması şarttır." şeklinde yer alan düzenlemenin gerekçesinde; bu yüküme aykırılığın genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemeyeceği açıklanmıştır. Bu nedenle Mahkemece, dava konusu genel kurul kararlarının TTK'nın 407/2. maddesine aykırılık nedeniyle yoklukla malul olduklarının tespitine dair verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Dava konusu genel kurul toplantısının yapıldığı tarihte hamiline yazılı pay senetlerinin zilyetliği dava dışı ...'de olduğundan, davalı şirket tek ortaklı anonim şirket niteliğindedir. Dava dışı kısıtlı ortağı temsilen vasisi tarafından tek başına genel kurul yapılması ve karar alınması mümkündür. Bu noktada iddianın ileri sürülüş şekli de nazara alındığında, genel kurul toplantısının yapıldığı tarihte davacıların pay sahibi olmalarına rağmen toplantıdan çıkarılmaları ile dava dışı ortağın tek başına toplantıya devam etmiş ve karar almış olması halinde, bir genel kurulun varlığından bahsedilip bahsedilemeyeceğinin, yapılan genel kurul toplantısının ve alınan kararların yok hükmünde olup olmadığının tartışılması mümkün olabilecektir. Bu nedenle Mahkemece, dava konusu genel kurul kararları yönünden yokluk/butlan/iptal yaptırımlarından birisinin mevcut olup olmadığı konusunda bir kanaate ulaşılabilmesi için, davacılar tarafından açılan pay sahipliğinin tespiti talepli davalarda verilecek kararların muhakkak şekilde bekletici mesele yapılması, bundan sonra, bu davalarda verilecek kararların tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2021 tarih ve 2019/174 Esas - 2021/721 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenkaldırılmasınataraflarınŞirketKararınınİptali(Genelözetikararistinafİstemli)derecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiiadesinesavunmasınınsebeplerimahkemesininKurulkararınınTicariilerikabulüdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim