İstanbul BAM 13. HD 2021/1750 E. 2024/272 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/1750
2024/272
15 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1750 Esas
KARAR NO : 2024/272 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2018/1035 Esas - 2020/458 Karar
TARİHİ: 06/10/2020
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'ın, davalı ... T.A.Ş. ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 20/08/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ni ve söz konusu GKS eki mahiyetindeki 210474 seri nolu 350.000.-TL tutarındaki munzam senedi "kefil" sıfatıyla imzalayarak "teminat" olarak davalı bankaya teslim ettiğini, davacının, imza tarihinde, ... (...) Ltd. Şti.'nin ortaklarından birisi olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihte borç miktarının 350.000.-TL olduğunu, borçlu şirketin ...Tic. Ltd. Şti. müvekkilimin kefil olarak imzaladığı GKS' den kaynaklanan ödemelerini düzenli olarak yaptığını, davacı müvekkilinin, gördüğü lüzum üzerine, ortağı bulunduğu dava dışı ... (..) Ltd. Şti.'deki hissesini 15.04.2015 tarihinde dava dışı diğer ortak ... devretmek suretiyle, ortaklıktan ayrıldığını, bahse konu hisse devri, Üsküdar ... Noterliği'nin 21.03.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... T.A.Ş.'ne bildirilmiştir. Müvekkilimin, söz konusu tarihten sonra dava dışı ... (...) Ltd. Şti. ile fiili ve hukuki bağının kalmadığını, ortaklıktan ayrıldığı tarihte, dava dışı ... (..) Ltd. Şti.'nin, davalı ... T.A.Ş,'ne muaccel hale gelmiş herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığına ilişkin ihtarnamenin gönderildiği tarihte, ... (..) Ltd. Şti. nin davalı ... ödemesi gereken muaccel bir borcunun bulunmadığını, ... (..) Ltd. Şti. Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcunun tamamını, ... T.A.Ş.'ne ödemiş olup, söz konusu borcun teminatı olarak bankaya teslim edilmiş olan 20.08.2014 tarihli senedin konusuz kaldığını, davalı bankanın konusuz kalan senedi işleme koyduğunu, teminat senedi incelendiğinde; gerçekte, imza anında boş bırakılmış olan ödeme gününün 03.07.2018 olarak iki ayrı yerde, anlaşmaya aykırı şekilde sonradan doldurulduğunun görülmekte olduğunu, dava dışı ... (..) Ltd. Şti., davalı ... T.A.Ş.'den aldığı ilk krediyi tamamen ödemek suretiyle 2016 tarihinde borcu sonlandırdığını ve iki sene süresince ticari ilişkileri olmadığını, davalı ... T.A.Ş., müvekkilime gönderdiği Kartal ... Noterliğinin 05.07.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı Hesap Kat'ı ihtarnamesi ile; ... Tic. Ltd. Şti. nin borçlu, ... ve ... müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış oldukları GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİ çerçevesinde, 132.458, 76 TL nakdi ve ayrıca 1.600,00 TL Gayri nakdi borçlarının olduğu iddiasıyla, banka alacağının ödenmesi, aksi halde yasal takibe geçileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin, yasal süresi içinde keşide ettiği Beyoğlu .... Noterliğinin 17 Temmuz 2018 tarihli, ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile; Davalı banka tarafından keşide edilen Kartal .... Noterliği 05.07.2018 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamede belirtilen hesap Kat'ına, borç bakiyesine vs. taleplere itirazda bulunulduğunu, Kredi kat ihtarında borcun kaynağı ve hesap şeklinin belirtilmediğini, işletilen faiz oranı ve başlangıç tarihinin belirgin olmadığını, ayrıca ihtarnameye konu edilen kredilerin risk tarihleri ve müvekkili ...'ın kefaletinin hangi krediye dayandırıldığının belirtilmediğini, cevabi ihtarnamede; müvekkili ...'ın 15.04.2015 tarihi itibariyle ortağı olduğu ... Tic. Ltd. Şti. hissedarlığından ayrıldığını, ayrılış tarihinden sonra kullandırılan kredilere ilişkin müvekkilin kefilliğinin kabul edilemeyeceğini, ayrıca müvekkili ... kefil sıfatıyla sorumlu olduğu 15/04/2015 tarihi öncesine ilişkin kredi borçlarının ödenmiş olduğunu, müvekkilinin pay devrinden sonra kullandırılan kredilere ilişkin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, müvekkili aleyhine, haksız ve hukuka aykırı olarak İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/708 D. İş, 2018/703 Karar sayılı dosyası ile İhtiyati haciz kararı alınarak, kararın infazı için İstanbul ....İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile 350.000.-TL lık teminat senedi bakiyesi olarak 132.458,76 TL Üzerinden icra takibi yapıldığını, itirazlarına rağmen, müvekkilinin kefil olduğu; ... müşteri numaralı, ... sıra numaralı, dava dışı davalı ... T.A.Ş. ile ... Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi sözleşmesinin teminatı olan munzam senet işleme konduğunu, banka kredi sözleşmesini teminatlandırmak için bu bonoyu aldığını, işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Şöyle ki; Munzam senet 350.000.-TL bedelli olduğunu, GKS de 350.000.-TL limitli olduğunu, Genel Kredi sözleşmesinin 20.08.2014 tarihli olduğunu, munzam senetin de 20.08.2014 tanzim tarihli İşleme konulan senedin tanzim tarihi GKS İle aynı olduğunu, senet miktarının da GKS ile aynı olduğunu, İş bu senet GKS'ne teminat olarak alındığını, 20.08.2014 tarihli GKS'den borç bulunmadığını, müvekkilinin ortağı ve kefili olduğu dönemde alman borç ödenmiş, borcun teminatı olarak verilen senet hükümsüz kaldığını, GKS'nın ödendiğini, Kötü niyetle iş bu konusuz kalan senet işleme konulduğunu, 2016 yılında ... (..) Ltd. Şti., davalı ... T.A.Ş. ile kredi ilişkisini sonlandırdığını, ticari ilişkinin sona erdiği tarihte şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin eski ortağı olduğu dava dışı ... (....) Ltd. Şti. ile davalı ... T.A.Ş. arasında, 19.04.2018 tarihinde, 500.000.-TL limitli yeni bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Bu GKS nin teminatı olarak da yine 500.000.-TL borçlusu şirket yetkilisi ... olduğu munzam senetin alındığını, müvekkilinin bu GKS ve munzam senette imzasının bulunmadığını, kaldı ki; ortaklığının sona erdiği tarihten sonra da şirket ile ilgili krediden kaynaklanan hiç bir borcu ve sorumluluğunun da bulunmadığını, ... AŞ. Tarafından ikinci akdedilen GKS ne istinaden 18.05.2018 tarihinde müvekkilinin içinde bulunmadığı teminat açığının giderilmesine İlişkin ihbarname gönderildiğini, ihbarnamede Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan Çek iskonto kredisi nedeni ile 18.05.2018 tarihinde 130.509,77.-TL ve 1600.-TL gayri nakdi borcun bulunduğunun bildirildiğini, görüleceği üzere bu borç son imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine ilişkin ve müvekkilini dâhil etmediğini, buradan da anlaşılacağı üzere borçtan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, Kaldı ki; ikinci GKS yapılırken, ilk GKS borcunun ödenmiş olması, hayatın olağan akışı içerisinde ve bankacılık düzenlemesinde, mecburi bir düzenleme olduğunu, borcunu ödemeyen şirkete, ikinci GKS yapılmasının mümkün olmadığını, davalı ... T.A.Ş. ile dava dışı ... (..) Ltd. Şti. arasında yapılan ikinci Genel Kredi Sözleşmesi ve işbu Sözleşme kapsamında alınan ... seri nolu 500.000.-TL tutarındaki munzam senetin ekte görüleceği üzere, ikinci GKS teminatı olarak verilen senette, kefil imzası ... ait olduğunu, yine açıkça görüleceği üzere, söz konusu senetin de ÖDEME GÜNÜ -BOŞ- olarak alındığını, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile istanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyasının müvekkili yönünden iptaline, takip mesnedi 20.08.2014 tarihli senetten ve senedin borcun temini olarak verildiği aynı tarihli Kredi Sözleşmesindeki kefaletten, davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, esasen müvekkilinin kefaletinin sona erdiğini ve borçlu olmadığını bilmesine rağmen belgelerde karışıklıklar yapmak ve kalan senedi kullanmak suretiyle bir yandan yargı mercilerini yanıltan diğer yandan müvekkilini işbu davayı açmak mecburiyetinde bırakan, haciz tehdidi ile maneviyatını bozan davalı bankanın davacıya asıl alacağın %20'si oranında tazminat ödemekle mahkûmiyetine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu takip 132.458,76-TL üzerinden başlatıldığını ancak davacı ... yönünden fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 96.839,11-TL için 14.09.2018 tarihinde FERAGAT edildiğini, davacının Sayın Mahkemeniz huzurunda ikame ettiği bu davayı 132.458,76-TL üzerinden açmasında hukuki bir yararının bulunmadığını, müvekkili kurumun dava konusu bononun lehtarı olmayıp cirantası olduğunu, iş bu takip konusu bono incelendiğinde bonoyu düzenleyen kişinin; ... Lehtarın; ... Tic. Ltd. Şti. olduğunun görülmekte olduğunu, davacı senedin teminat senedi olarak düzenlenip müvekkiline verildiğini iddia etmekteyse de müvekkilinin senedin lehtarı olmadığının açıkça görülmekte olduğunu, işbu bononun müvekkili tarafından ...Tic. Ltd. Şti.'nin mevcut borçlarına karşılık olarak alınmış olup bononun teminat olarak alındığı şeklinde bir hususun davacı tarafından neye dayanılarak iddia edilmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, Zira ... Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili kuruma ciro edilen bono, ilgili şirketin müvekkili kuruma olan borçları sebebi ile müvekkiline ciro edildiğini, davacının dava dilekçesinde söz konusu senedin teminat senedi olarak düzenlenip müvekkili bankaya verildiğini iddia etmekte olduğunu, ancak görüldüğü üzere müvekkili bononun lehtarı olmayıp, bonoyu ciro yoluyla devralan yetkili hamil olduğunu, iş bu mevcut borçların karşılığı alınan bononun teminat senedi olduğuna dair hiçbir somut delil veya emare olmadığını, kaldı ki söz konusu senet incelendiğinde senedin üzerinde teminat ile ilgili herhangi bir ibarenin de bulunmadığını, davaya konu senedin herhangi bir sözleşmeye istinaden verilmemiş olup, bir borcun teminatını da teşkil etmediğini, söz konusu bu iddiaları ticari gerçekler ile bağdaşmıyor olup, bu iddialarını kanıtlayacak herhangi bir delilin de dosyaya sunulamadığını, bir senedin teminat senedi olarak kabul edilebilmesi için teminat senetlerinde senedin teminat senedi olduğunun açıkça senet metninde belirtilmesi, senede atıf yapılarak ayrıca teminat senedine konu olan sözleşme de hazırlanarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olmasının sağlanması gerektiğini, söz konusu senette yasal bu unsurların hiçbirisinin de bulunmadığını, davanın reddi ile davacı aleyhine % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/10/2020 tarih 2018/1035 Esas - 2020/458 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gerekli delillerde celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır.Mahkememizce celp edilen İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davalı tarafça davacı aleyhine kambiyo senedine istinaden 132.458,760 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan icra takibinden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/07/2019 tarihli raporda özetle; "Tüm inceleme, tespit ve değerlendirmeler ışığında ve raporda açıklanan nedenlerle;İncelenen dava dışı ...Tic. Ltd. Şti.'ne ait 2015-2016- 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin noter onaylı açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,İncelenen davalı bankaya ait 2015-2016-2017 yılı ticari defterlerinin açılış kapanış beratlarının ve noter tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,Davalı banka kayıtlarının incelenmesinde, davaya konu senedin banka kayıtlarında yer almadığı, davalı bankanın inceleme talebimize vermiş olduğu cevabi yazısında, söz konusu senedin sadece sistemsel olarak teminat girişinin yapıldığı ifade edilmiş olmakla, davaya konu senedin "teminat" olarak alındığının anlaşıldığı,Bu itibarla, davalı yan tarafından icra takibine konu edilen davacı tarafından keşide edilen ve dava dışı firma tarafından davalıya ciro yoluyla verilen 350.000,00 TL tutarındaki senetten, davacımn 22.04.2015 hisse devrini 21.03.2017 bankaya bildirim tarihi itibariyle, imzalanan genel Kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borcunun ve kmh borcunun dava dışı firma tarafından ödenmiş olması, ayrıca Üreten ... kredi kartının da dava dışı şirkete teslim tarihinin Nisan 2018 olması karşısında, uzmanlık alanımızla sınırlı olmak üzere yapılan değerlendirmeler neticesinde sorumlu tutulamayacağı, yönündeki görüş ve kanaatlerimi Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederim. " şeklinde mütalaada bulunmuştur. Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan ek raporda özetle; "Dava dosyası içeriği, taraflarca sunulan belgeler ve banka kayıtlan üzerinde yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir.1..... Maltepe E-5 Şubesinin 20.08.2014 Tarih, 350,000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde ... Tic. Ltd. Şti.'ne 20.08.2014 tarihinden itibaren 29,01,2016 tarihine kadar muhtelif nakdi krediler kullandırdığı, Keza, 19,04.2018 Tarih, 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde ise sadecc 20.04,2018 tarihinde nakit krediler kullandırdığı,Kullandırılan nakdi kredilerin ... numaralı hesaba alacak geçildiği, bu hesaptan da kullanımlarının sağlandığı, Keza ... numaralı mevduat hesabına da kredi limiti tanımlayarak bu hesaptan genellikle karşılığı yeterli gelmeyen çek bedellerinin karşılanması amacıyla kredi günlük nakit ihtiyaçlarının karşılandığı, Ayrıca ... Tic. Ltd. Şti.'ne ticari kredi kartı verilmek suretiyle dc kredi kullandırıldığı,2.... Tic, Ltd. Şti.'nin kredi ilişkisi nedeniyle ... T A Ş vnc;Çek iskonto/iştirası yoluyla ... referans numarası ile ... numaralı hesaba alacak geçilmek suretiyle 20.04.2018 tarihinde kullandırılan 96.015,90 TL miktarlı nakir krediden 05.07.2018 tarihi itibariyle 96.015,90 TL, Kredili Mevduat Hesabından 20.04,201 S tarihinden itibaren kullandığı nakit krediden dolayı 05 07 2018 tarihi itibariyle 23.957,89 TL ,Üreten ... Kredi Kartı hesabından 20.04,2018 tarihinden itibaren kullandığı krediden dolayı 05.07.2018 tarihi 10.498.97 TL borçlu olduğu, .... Ltd. Ştı. ile ... T.A.Ş. Maltepe E-5 Şubesi arasında 20.08.2014 Tarih, 350.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı,İmzalanan kredi sözleşmesini ... müteselsil kefil sıfatıyla 350.000,00 TL limitli olarak 20.08.2014 tarihinde imzaladığı, Yine, ... Tic. Ltd. Ştı. ile ... T.A.Ş, Maltepe E-5 Şubesi arasında 19.04.2018 Tarih, 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığı, İmzalanan kredi sözleşmesini ... müteselsil kefil sıfatıyla 500.000,00 TL limitli olarak 20.08.2014 tarihinde imzaladığı, bu sözleşmede ...'ın kefalet imzasının bulunmadığı,19.04.2018 tarihinde imzalanan özleşmenin 40. maddesinde, önceki 20,08,2014 Tarih, 350,000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ile bağlantı kurulmadığı,4.Kredi Sözleşmeleri arasında bağlantı kurulmamış olduğu dikkate alındığında;96.015,90 TL miktarlı Çek Iskonto Kredisi, 10.129,33 TL miktarlı Üreten ... Kart Kredisi ve 24,364,54 TL İşletme Kredili Mevduat Hesabı kredisinin 19,04.2018 tarihli 500.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırıldığı, Sadece 20,08.2014 tarihli, 350.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde kefalet imzası bulunan davacı ... bu krediler nedeniyle kefil olarak herhangi bir sorumluluğunun olmayacağı,5.İcra takibine konu edilen bononun ... ve ... tarafından ... Tic, Ltd. Şti. lehine düzenlendiği, lehdar ...Tic. Ltd, Şti. tarafından da beyaz ciro ile ... T.A.Ş. Maltepe E-5 Şubesine ciro ve teslim edildiği, Daha Önce düzenlenmiş bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere bononun banka kayıtlarına alınıp bir kayıt numarası verilmediği anlaşılmış olmakla birlikte Banka'nın hamili olduğu bono için 05.07.2018 tarihinde Kartal .... Noterliğinde ... yevmiye numarası ile Ödememe Protestosu düzenlettirdiği. Bu durumun bononun fiilen Banka elinde bulunduğunu gösterdiği,Bononun sadece 20,08,2014 tarihli sözleşmenin teminatı olarak verildiğine, müteselsil kefillerin kefalet borçlarının teminatı olarak düzenlendiğine ilişkin taraflar arasında yapılmış yazılı bir kayıt bulunmadığı,Takibe konu bononun Bankaya banka ile kredi borçlusu arasındaki kredi ilişkilerinin devam ettiği süreç içerisinde verildiği,Bu nedenle, bankaya ciro ve teslim edilen bononun bankanın ... Tic. Ltd. Şti'nden olan tüm alacaklarının teminatını teşkil edeceği,Bankanın bonoyu "Teminat senedi" olarak aldığı, bononun arkasındaki cirodan, bononun beyaz ciro ile {temlik cirosu ile) bankaya ciro ve teslim edildiği,Taraflar arasındaki kredi ilişkisi ve bonoyu düzenleyenlerin nitelikleri dikkate alındığında bononun, bankaya kredi ilişkisi içerisinde ve kullandırılmış veya kullandırılacak kredilerin teminatı olmak üzere temlik cirosu ile ciro edilerek teslim edildiğinin kabulünün gerekeceği, 6.Kredi borçlusu ... Tic, Ltd. Şti.'nin ... T.A Ş.'ne kredi ilişkisi nedeniyle; Çek iskonto/iştirası yoluyla ... referans numarası ile ... numaralı hesaba alacak geçilmek suretiyle 20.04 2018 tarihinde kullandırılan 96.015,90 TL miktarlı nakit krediden 05.07.2018 tarihi itibariyle 96.015,90 TL. Kredili Mevduat Hesabından 20.04.2018 tarihinden itibaren kullandığı nakit krediden dolayı 05.07.2018 tarihi itibariyle 23.957,89 TL ,Üreten ... Kredi Kartı hesabından 20.04.2018 tarihinden itibaren kullandığı krediden dolayı 05.07.2018 tarihi 10.498.97 TL borçlu olduğu dikkate alındığında; Bu kredi alacağı ile sınırlı olarak kendisine temlik cirosu ile ciro edilmiş 20.08,2014 tanzim, 032.07.2018 ödeme tarihli, 350.000,00 TL tutarlı bononun banka açısından karşılıksız kalmadığı,Bankanın bonoya dayalı olarak tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla kredi borcu ile sınırlı olarak yasal takıp başlatabileceği,Banka yaptığı takipte, çek keşidecisi ... yönünden takibe konu alacaklarından 96.839,11 TL'lik kısım için feragat ettiğini, Sayın Mahkemeye verdiği dilekçede de, feragatin alacağın özü ile ilgili olduğunu bildirdiği,Buna göre, İstanbul ... İcra Müdürlüğü1 nün ... esas sayılı dosyasından yapılan takibin 35,619,65 TL için devam ettiği,Yönündeki tespitlerimizi meselenin hukuki tavsifi ve takdiri 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen ve münhasıran yüce Mahkemeye ait olmak kaydı ile Sayın Mahkemenin takdirlerine saygılarımla arz ederiz." şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Dava, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına dayanak davacının keşidecisi olduğu bono ve takip nedeniyle davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir.Davalı yan, davaya konu takip dosyasında bir kısım alacaktan feragat edildiğinden davacı yanın bu meblağ hakkında talepte bulunmasında hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüş ise de, takip dosyasında feragat beyanını sunan alacaklı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisi olmadığı, anılı beyanın haczin fekki işlemine ilişkin olduğu, ayrıca fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu hususu vurgulandığından alacaklının takip dosyasındaki feragatinin hakkın özünden feragat olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davacı yanın başlangıçtaki takip tutarına ilişkin menfi tespit isteminde bulunmakta hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda, davacının geçmişte ortağı olduğu dava dışı ... Şirketi ile davalı banka arasında imzalanan 20/08/2014 tarihli GKS'ne (Genel Kredi Sözleşmesine) 350.000 TL limitle kefil olduğu, 15/04/2015 tarihinde dava dışı şirketteki ortaklığının sona erdiği, bu hususun davalı bankaya Üsküdar .... Noterliğinin 21/03/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiği, dava dışı ... Şirketi ile imzalanan 19/04/2018 tarihli ikinci GKS'de davacının kefaletinin bulunmadığı gibi ikinci GKS'de önceki GKS ile bağlantı bulunduğuna dair sözleşme hükmünün yer almadığı, nitekim davalı banka tarafından teminat açığının kapatılmasına ilişkin çekilen 18/05/2018 tarihli ihbarnamenin davacı dışındaki 19/04/2018 tarihli GKS'deki kredi sorumlulularına çekilmiş olması nedeniyle davacının ortaklıktan ayrılarak 20/08/2014 tarihli GKS nedeniyle kefaletinin kalmadığına dair beyanının davalı bankaca zımnen kabul edildiği, bu nedenle 500.000 TL'lik sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi nedeniyle davacının sorumlu tutulması mümkün değil ise de, davalı bankanın takipte sebepten soyut kıymetli evraka ilişkin olarak talepte bulunduğu, takip dayanağı senet bedeli ile GKS'deki meblağ aynı (350.000,00 TL) ise de, davacının kefaletinin bulunduğu GKS'de takip konusu senede bu senedin teminat olarak alındığına dair bir somut bir atıfta bulunulmadığı, senette de teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama olmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 201. maddesi hükmüne göre senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın ve def’inin yazılı delille kanıtlanmasının gerektiği, her ne kadar menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olan davalıda ise de, iş bu davanın konusunun kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren kambiyo senedi olması nedeniyle ispat yükünün yer değiştirdiği, davacının dava konusu senedin önceki GKS gereğince teminat senedi olarak verildiğini ve senetteki ödeme tarihinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunu yazılı delille ispatla mükellef olduğu, dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporunda yer verilen bilirkişi ile banka çalışanı arasındaki yazışmada banka çalışanının senetlerin teminat girişi olarak kaydedildiğine dair beyanının senedin teminat senedi olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, davacı tarafça senedin teminat senedi olduğuna dair iddialarının yazılı delille ispatlanamadığı gibi yemin delilline de dayanılmadığı, davacının 21/03/2017 tarihli kefillikten dönmeye ilişkin ihtarnamesi ile kambiyo senedindeki keşideci sıfatı ile ilgili yükümlülüklerinden kurtulması mümkün olmadığından yerinde görülmeyen davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davacı aleyhine tazminat takdirine yer olmadığına dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, Davanın REDDİNE,İhtiyati tedbir kararı verilmediğinden davacı aleyhine tazminat takdirine yer olmadığına, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin hüküm kurulmasının usul ve yasaya apaçık aykırı olup kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, Davacının, davalı ... T.A.Ş. ile dava dışı ... Tic. Ltd.şti. arasında imzalanan 20/08/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi (gks) ve söz konusu GKS’nin eki mahiyetindeki ... seri nolu 350.000.-TL. tutarındaki munzam senedi “kefil” sıfatıyla imzalayarak “teminat” olarak davalı bankaya teslim ettiğini, Borçlu şirket .... Ltd.Şti., müvekkilinin kefil olarak imzaladığı GKS’ den kaynaklanan ödemelerini düzenli olarak yaptığını; 20.08.2014 tarihli GKS’den bankaya borç bulunmadığını; 2016 yılında ...(..) Ltd.Şti., davalı ... T.A.Ş. ile kredi ilişkisini sonlandırdığını; ticari ilişkinin sona erdiği tarihte şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını; borcun teminatı olarak verilen senetin hükümsüz kaldığını; davaya konu Teminat Senedi incelendiğinde; gerçekte, imza tarihinde boş bırakılmış olan ödeme gününün 03.07.2018 olarak iki ayrı yerde, anlaşmaya aykırı şekilde sonradan doldurulduğu görüldüğünü; dava dışı ... (..) Ltd. Şti., davalı ... T.A.Ş.’nden aldığı ilk krediyi tamamen ödemek suretiyle, 2016 tarihinde borcu sonlandırdığını; ve iki sene süresince banka ile ticari ilişkileri olmadığını, Davalı banka tarafından müvekkilinin kefil sıfatı ile imzaladığı 350.000.-TL'lik teminat senedinin; İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/708 D. İş , 2018/703 Karar sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak, kararın infazı için İstanbul ....İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile, senet bakiyesi 132.458,76 TL üzerinden haksız, usul ve yasaya aykırı olarak icra takibi yapıldığını, Müvekkilinin, ortağı bulunduğu dava dışı ...(..) Ltd.şti.’DEKİ hissesini 15.04.2015 tarihinde devretmiştir. ortaklıktan ayrıldıktan sonra dava dışı ... (..) Ltd.şti.’nin, Davalı ... T.A.Ş.’ ne muaccel hale gelmiş herhangi bir borcu bulunmadığını, Müvekkilinin dava dışı ... (..) Ltd.Şti deki ortaklığını, dava dışı diğer ortak ...’a devretmek suretiyle, ortaklıktan ayrıldığını; müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığı tarihte ve ihtarnamenin gönderildiği tarihte, dava dışı ... (..) Ltd.Şti.’nin, davalı ... T.A.Ş.’ne muaccel hale gelmiş herhangi bir borcunun bulunmadığını; bahse konu hisse devrinin, Üsküdar ... Noterliği’nin 21.03.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, ... T.A.Ş.’ne bildirildiğini, Davalı ... T.A.Ş. müvekkiline gönderdiği, Kartal .... Noterliği’nin 05.07.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı Hesap Kat’ı ihtarnamesi ile; ... Tic.Ltd. Şti.nin borçlu, ... müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış oldukları GKS çerçevesinde, 132.458, 76 TL. nakdi ve ayrıca 1.600.TL gayri nakdi borçlarının olduğu iddiasıyla, banka alacağının ödenmesi, aksi halde yasal takibe geçileceğinin bildirildiğini; müvekkilinin, yasal süresi içinde keşide ettiği Beyoğlu ... Noterliği’nin 17.07.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile; davalı banka tarafından keşide edilen ihtarnamenin hesap kat’ına , borç bakiyesine vs. taleplere itirazda bulunulduğunu; kredi kat ihtarında borcun kaynağı ve hesap şeklinin belirtilmediğini; işletilen faiz oranı ve başlangıç tarihinin belirgin olmadığını; ayrıca ihtarnameye konu edilen kredilerin risk tarihleri ve müvekkili ...’ın kefaletinin hangi krediye dayandırıldığının belirtilmediğini; cevabi ihtarnamede; müvekkili .... ’ın 15/04/2015 tarihi itibariyle ortağı olduğu ... Tic. Ltd. Şti. hissedarlığından ayrıldığını, ayrılış tarihinden sonra kullandırılan kredilere ilişkin müvekkilinin kefilliğinin kabul edilemeyeceği, ayrıca müvekkili ... ’ın kefil sıfatıyla sorumlu olduğu 15/04/2015 tarihi öncesine ilişkin kredi borçlarının ödenmiş olduğu, müvekkilin pay devrinden sonra kullandırılan kredilere ilişkin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, İşleme konulan senedin tanzim tarihi ve miktarı 20.08.2014 tarihli gks. ile aynı olduğunu; iş bu senetin GKS.’ne teminat olarak alındığını, senedin düzenleme tarihinin 20/08/2014 olduğu dikkate alındığında, senedin 20.08.2014 tarihinde alınan ilk GKS.’ne istinaden teminat olarak alındığının açıkça anlaşıldığını, Dava konusu icra takibine konu edilen munzam senetin 350.000.-TL bedelli olduğunu; 20.08.2014 tarihli GKS de 350.000.-TL limitli olduğunu, genel Kredi sözleşmesinin 20.08.2014 tarihli olduğunu; munzam senetin de 20.08.2014 tanzim tarihli olduğunu, 20.08.2014 tarihli GKS’den borç bulunmadığını; müvekkilinin ortağı ve kefili olduğu dönemde alınan borcun ödendiğini, borcun teminatı olarak verilen senetin hükümsüz kaldığını, 20.08.2014 tarihli GKS ödendiğini; kötü niyetle iş bu konusuz kalan senetin işleme konulduğunu, davalı ... T.A.Ş., hükümsüz kalmış ilk Genel Kredi Sözleşmesi’nin teminatı olarak verilen senedi takip konusu yaparak, ayrıca boş olan ödeme süresi’ni iki ayrı yerde, anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu,Müvekkilin eski ortağı olduğu dava dışı ... LTD. ŞTİ. ile, davalı ... T.A.Ş. arasında, 19.04.2018 tarihli ,500.000.-tl limitli yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığını; müvekkilinin bu GKS’DE ve munzam senette imzasının bulunmadığını; dolayısı ile iş bu GKS den hiç bir sorumluluğunun da bulunmadığını, 19.04.2018 tarihli, 500.000.-TL limitli yeni GKS nin teminatı olarak da yine borçlusu şirket yetkilisi ...’ın olduğu 500.000.-TL teminat senedi alındığını, müvekkilinin bu GKS ve munzam senette imzası bulunmadığını; ortaklığının sona erdiği tarihten sonra da şirket ile ilgili krediden kaynaklanan hiç bir borcu ve sorumluluğunun da bulunmadığını, ikinci GKS yapılırken, ilk GKS borcunun ödenmiş olmasının, hayatın olağan akışı içerisinde ve bankacılık düzenlemesinde, mecburi bir düzenleme olduğunu; borcunu ödemeyen şirkete, ikinci GKS yapılmasının mümkün olmadığını; davalı ... T.A.Ş. ile dava dışı ... (..) Ltd.Şti. arasında yapılan ikinci Genel Kredi Sözleşmesi ve işbu Sözleşme kapsamında alınan ... seri nolu 500.000.- TL. tutarındaki munzam senetin dosyada mübrez olduğunu; ikinci 19.04.2018 tarihli GKS nin teminatı olarak verilen senette, kefil imzasının müvekkiline ait olmadığını; ... ’a ait olduğunu; açıkça görüleceği üzere, söz konusu senetin de ödeme gününün -BOŞ- olarak alındığını, dava dışı ... şirketi ile imzalanan 19/04/2018 tarihli ikinci GKS'de müvekilinin kefaleti bulunmadığı gibi 19/04/2018 tarihli ikinci GKS'de ,önceki 20.08.2014 tarihli GKS ile bağlantı bulunduğuna dair sözleşmede hüküm yer almadığını; her iki GKS arasında bağlantı olduğuna ilişkin sözleşmede hüküm olmamasının müvekilinin sorumluluğunu da ortadan kaldırmakta olduğunu, Davalı banka tarafından teminat açığının kapatılmasına ilişkin çekilen 18/05/2018 tarihli ihbarnamenin, müvekkili davacıya çekilmediğini; 19/04/2018 tarihli GKS'deki kredi sorumlularına çekildiğini; dava dışı ... Ltd.Şti ile ... ’a çekildiğini; bu nedenle müvekkilinin ortaklıktan ayrılması nedeni ile sorumluluğunun kalmadığının ve 20/08/2014 tarihli GKS nedeniyle kefaletinin kalmadığına dair beyanının davalı bankaca zımnen kabul edildiğinin açıkça görüldüğünü, Müvekkilinin hukuki ve fiili bağının kalmadığı bir dönemde alınan borcun ve borcun teminatı olarak verilen senedin, müvekkiliyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalı bankanın, ikinci Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan bir alacağı, eğer var ise, bu alacağın istenebileceği kişinin, müvekkili olmadığını; müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, Dosyada mübrez 11/07/2019 tarihli bilirkişi raporu ile 12/02/2020 tarihli bilirkişi raporunun birbiri ile çeliştiğini, 11/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; “Davalı banka kayıtlarının incelenmesinde, davaya konu senedin banka kayıtlarında yer almadığı, davalı bankanın inceleme talebimize vermiş olduğu cevabi yazısında, söz konusu senedin sadece sistemsel olarak teminat girişinin yapıldığı ifade edilmiş olmakla, davaya konu senedin "teminat" olarak alındığının anlaşıldığı,” şeklinde tespitte bulunduğunu, Raporda ayrıca, “Bu itibarla, davalı yan tarafından icra takibine konu edilen davacı tarafından keşide edilen ve dava dışı firma tarafından davalıya ciro yoluyla verilen 350.000,00 TL tutarındaki senetten, davacının 22.04.2015 hisse devrini 21.03.2017 bankaya bildirim tarihi itibariyle, imzalanan genel Kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borcunun ve KMH borcunun dava dışı firma tarafından ödenmiş olması, ayrıca Üreten ... kredi kartının da dava dışı şirkete teslim tarihinin Nisan 2018 olması karşısında, uzmanlık alanımızla sınırlı olmak üzere yapılan değerlendirmeler neticesinde sorumlu tutulamayacağı, yönündeki görüş ve kanaatlerimi Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederim. " şeklinde mütalaada bulunduğunu, 11/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda ayrıca icra takibine konu 350.000,00-TLtutarındaki senedin sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiği, işbu sözleşme ve teminat olarak verilen senede ilişkin borcun tamamının da dava dışı şirket, ... Tic. Ltd.Şti., tarafından ödenmiş olduğunun açıkça tespit edilmiş olup, müvekkilinin söz konusu senetten sorumlu tutulamayacağının sabit olduğunu; davaya konu banka senedinin, davalı banka kayıtlarında yer almadığını, davalı bankanın cevabi yazısında söz konusu senedin sadece sistemsel olarak teminat girişinin yapıldığının ifade edildiğini, davaya konu senedin teminat olarak alındığının anlaşıldığını, davalı yan tarafından icra takibine konu edilen ve dava dışı firma tarafından davalıya ciro yoluyla verilen 350.000,00-TL tutarındaki senetten davacının 22/04/2015 hisse devrinin 21/03/2017 bankaya bildirim tarihi itibariyle imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borcunun ve KMH borcunun dava dışı firma tarafından ödenmiş olması, ayrıca Üreten ... kredi kartının da dava dışı şirkete teslim tarihinin Nisan 2018 olması karşısında "sorumlu tutulamayacağı”nın açıkça tespit edildiğini, 12.02.2020 tarihli Bilirkişi raporunda ... Tic. Ltd. Ştı. ile ... T.A.Ş. Maltepe E-5 Şubesi arasında 20.08.2014 Tarih, 350.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, imzalanan kredi sözleşmesini ... müteselsil kefil sıfatıyla 350.000,00 TL limitli olarak 20.08.2014 tarihinde imzaladığı,Yine, ... Tic. Ltd. Ştı. ile ... T.A.Ş, Maltepe E-5 Şubesi arasında 19.04.2018 Tarih, 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığı, İmzalanan kredi sözleşmesini ... müteselsil kefil sıfatıyla 500.000,00 TL limitli olarak 20.08.2014 tarihinde imzaladığı, bu sözleşmede ... kefalet imzasının bulunmadığı, 19.04.2018 tarihinde imzalanan Genel Kredi sözleşmesinin 40. maddesinde, önceki 20,08,2014 Tarih, 350,000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ile bağlantı kurulmadığı, Kredi Sözleşmeleri arasında bağlantı kurulmamış olduğu dikkate alındığında;96.015,90 TL miktarlı Çek Iskonto Kredisi, 10.129,33 TL miktarlı Üreten Business Kart Kredisi ve 24,364,54 TL İşletme Kredili Mevduat Hesabı kredisinin, 19,04.2018 tarihli 500.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırıldığı, Sadece 20,08.2014 tarihli, 350.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde kefalet imzası bulunan davacı ...'ın bu krediler nedeniyle kefil olarak herhangi bir sorumluluğunun olmayacağı, İcra takibine konu edilen bononun ...an ve ... tarafından ... Tic, Ltd. Şti. lehine düzenlendiği, lehdar ... Tic. Ltd, Şti. tarafından da beyaz ciro ile ... T.A.Ş. Maltepe E-5 Şubesine ciro ve teslim edildiği, Bononun banka kayıtlarına alınıp bir kayıt numarası verilmediği anlaşılmış olmakla birlikte Banka'nın hamili olduğu bono için 05.07.2018 tarihinde Kartal ... Noterliğinde ... yevmiye numarası ile Ödememe Protestosu düzenlettirdiği.bu durumun bononun fiilen Banka elinde bulunduğunu gösterdiği, Bononun sadece 20,08,2014 tarihli sözleşmenin teminatı olarak verildiğine, müteselsil kefillerin kefalet borçlarının teminatı olarak düzenlendiğine ilişkin taraflar arasında yapılmış yazılı bir kayıt bulunmadığı,bu nedenle, bankaya ciro ve teslim edilen bononun bankanın ... Tic. Ltd. Şti'nden olan tüm alacaklarının teminatını teşkil edeceği,Bankanın bonoyu "Teminat senedi" olarak aldığı, bononun arkasındaki cirodan, bononun beyaz ciro ile {temlik cirosu ile) bankaya ciro ve teslim edildiği, Taraflar arasındaki kredi ilişkisi ve bonoyu düzenleyenlerin nitelikleri dikkate alındığında bononun, bankaya kredi ilişkisi içerisinde ve kullandırılmış veya kullandırılacak kredilerin teminatı olmak üzere temlik cirosu ile ciro edilerek teslim edildiğinin kabulünün gerekeceği, Kredi borçlusu ...Tic, Ltd. Şti.'nin ... T.A Ş.'ne kredi ilişkisi nedeniyle; Çek iskonto/iştirası yoluyla ... referans numarası ile ... numaralı hesaba alacak geçilmek suretiyle 20.04 2018 tarihinde kullandırılan 96.015,90 TL miktarlı nakit krediden 05.07.2018 tarihi itibariyle 96.015,90 TL, Kredili Mevduat Hesabından 20.04.2018 tarihinden itibaren kullandığı nakit krediden dolayı 05.07.2018 tarihi itibariyle 23.957,89 TL, Üreten ... Kredi Kartı hesabından 20.04.2018 tarihinden itibaren kullandığı krediden dolayı 05.07.2018 tarihi 10.498.97 TL borçlu olduğu dikkate alındığında; bu kredi alacağı ile sınırlı olarak kendisine temlik cirosu ile ciro edilmiş 20.08,2014 tanzim, 032.07.2018 ödeme tarihli, 350.000,00 TL tutarlı bononun banka açısından karşılıksız kalmadığının,…..tespit edildiğini; bütün bu tespitlerden sonra bahse konu raporda bankanın bonoya dayalı olarak tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile kredi borcu ile sınırlı olarak yasal takip başlatabileceği yönünde mütalaa verdiğini, Ancak 12.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda; 11/07/2019 tarihli rapor ile çelişki yaratan ilk rapordan farklı beyanların mevcut olduğunu, bononun sadece 20.08.2014 tarihli sözleşmenin teminatı olarak verildiğine, müteselsil kefillerin kefalet borçlarının teminatı olarak düzenlendiğine ilişkin taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme ve kaydın bulunmadığı …..denildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, 12.02.2020 tarihli raporda ayrıca bankanın bonoyu “Teminat senedi” olarak aldığı, bononun arakasındaki cirodan, bononun beyaz ciro ile (temlik cirosu) bankaya ciro ve teslim edildiği, taraflar arasındaki kredi ilişkisi ve bonoyu düzenleyenlerin nitelikleri dikkate alındığında bononun, bankaya kredi ilişkisi içerisinde ve kullandırılmış veya kullandırılacak kredilerin teminatı olmak üzere temlik cirosu ile ciro edilerek teslim edildiğinin kabulünün gerekeceği tespit edilmiş olmasına rağmen, raporun son sayfasında bankanın bonoya dayalı olarak tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile kredi borcu ile sınırlı olarak yasal takip başlatabileceği yönünde 11/07/2019 tarihli rapordan farklı olarak hukuka aykırı ve tespit yapıldığını, raporun açıklama kısmında senedin teminat senedi olarak alındığı kabul edilip rapora dercedildikten sonra, kambiyo yolu ile takip yapılabileceği yönündeki tespit hatalı ve hukuka aykırı tespit yapıldığını, bu tespitin usul ve yasaya aykırı olarak Sayın Yerel Mahkemenin hükmüne esas teşkil ettirildiğini, 11/07/2019 bilirkişi raporunda “davalı yan tarafından icra takibine konu edilen ve dava dışı firma tarafından davalıya ciro yoluyla verilen 350.000,00-TL tutarındaki senetten davacının 22/04/2015 hisse devrinin 21/03/2017 bankaya bildirim tarihi itibariyle imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borcunun ve KMH borcunun dava dışı firma tarafından ödenmiş olması, ayrıca Üreten ... kredi kartının da dava dışı şirkete teslim tarihinin Nisan 2018 olması karşısında sorumlu tutulamayacağı” tespit edilmiştir. Ancak 12.02.2020 tarihli raporda takibe konu bononun banka ile kredi borçlusu dava dışı ... Ltd. Şti. arasındaki kredi ilişkilerinin devam ettiği süreç içerisinde verildiği gerekçesi ile 05.07.2018 tarihinde kullandırılan 96.015,90-TLl lık nakit krediden sorumlu tutulduğunu, Rapordaki tespitlerin tam tersi şekilde bütün açıklamalar ışığında Mahkemenin davalı bankanın takipte sebepten soyut kıymetli evraka ilişkin olarak talepte bulunduğu, takip dayanağı senet bedeli ile GKS' deki meblağ aynı (350.000,00 TL) ise de, davacının davasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesi ile reddettiğini, gerekçede ; davacının kefaletinin bulunduğu GKS' de takip konusu senede bu senedin teminat olarak alındığına dair bir somut bir atıfta bulunulmadığının belirtilerek davalarının reddedildiğini; ilk bilirkişi raporunda yer verilen bilirkişi ile banka çalışanı arasındaki yazışmada banka çalışanının senetlerin teminat girişi olarak kaydedildiğine dair beyanının senedin teminat senedi olduğunun açıkça yazılı delili olduğunu; ayrıca 2018 tarihli GKS ile ilk GKS arasında bir bağlantı kurulduğuna ilişkin madde de bulunmadığını; ikinci GKS için ayrıca bir teminat senedi alındığını ancak bu senet yerine ilk GKS ye ilişkin teminat senedi icra takibine konu edildiğini; menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklı olan davalıda olduğuunu; ispat yükünün yer değiştirmediğini; banka kredi sözleşmesini teminatlandırmak için bu bonoyu aldığını; işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu; davalı senedin teminat olarak alınmadığını ispatlayamadığını; davalı banka, ikinci Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan bir alacağı, eğer var ise, bu alacağın istenebileceği kişinin, müvekkili olmadığını; müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını; davalarında davalı bankaya borçlu olunmadığının ispatlandığını; icra takibine konu munzam senedin, alınan ikinci Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı bir borcun ödenmemiş olması sebebiyle kullanılmasının hukuken mümkün olmadığını; müvekkilinin ikinci GKS’nin imzalandığı tarihte şirketle fiili ya da hukuki bağı bulunmayan bir kimse olduğunu; söz konusu senedin, ilk kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu; GKS borcunun bitmesi ile hükümsüz olduğunu; kullanılamayacağını; ikinci kredi sözleşmesinin muhatabı kim ise ondan tahsil cihetine gidilmesi gerektiğini, 2.GKS karşılığında nasıl bir teminat alındıysa, o teminatın nakde çevrilmesine çalışılması gerektiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak istinaf başvurularının kabulüne, avukatlık ücretleri ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmile karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; İİK'nun kambiyo takibine konu bonodan ötürü, takip tutarınca davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı yan; dava dışı ... Ltd Şti ile davalı banka arasında 20/08/2014 tarihli 350.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kendisinin de bu sözleşmeye aynı limitle müteselsil kefil olduğunu, genel kredi sözleşmesi imzalanırken dava konusu takip dayanağı 20/08/2014 tanzim tarihli ve 350.000,00-TL bedelli senedin teminat senedi olarak bankaya verildiğini, anılan genel kredi sözleşmesine istinaden şirkete kullandırılan kredilerin tamamının geri ödendiğini, davacının 15/04/2015 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığını, bu hususu 21/03/2017 tarihli noter aracılığı ile tanzim edilen ihtarname ile davalıya bildirdiğini, her türlü kefillik ve şahsi sorumluluğunun sona erdiğinin ihtar edildiğini, ihtarname tarihinde şirketin bankaya borcu da bulunmadığını, davalı bankanın dava dışı şirket ile 20/04/2018 tarihinde 500.000,00-TL limitli yeni bir genel kredi sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmeye davacının kefil olmadığını, yine bu sözleşme kapsamında dava dışı şirketten 500.000,00-TL bedelli bir teminat bonosu daha alındığını, anılan bonoda da davacının imzası olmadığını, buna rağmen davalının davacıya 05/07/2018 tarihli kat ihtarnamesini göndererek 132.458,76-TL nakdi, 1.600,00-TL gayrınakdi alacağın üç gün içerisinde ödenmesini talep ettiğini, kat ihtarına 17/07/2018 tarihli cevabi ihtarname ile itiraz edildiğini, buna rağmen davalının 20/08/2014 tanzim tarihli ve 350.000,00-TL bedelli bononun vade tarihini sonradan anlaşmaya aykırı şekilde 03/07/2018 olarak doldurup, bonoya dayalı olarak davacı, dava dışı ... ve dava dışı şirket aleyhine 132.458,76-TL alacak için ihtiyati haciz kararı aldığını, akabinde dava konusu kambiyo takibini başlattığını, öncelikle bononun teminat bonosu olduğunu ve davalı banka tarafından rıza hilafına doldurulduğunu, ayrıca davacının ortaklıktan ayrıldığı davalı bankaya bildirildikten sonra 2014 tarihli genel kredi sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden sorumlu olmadığı gibi, kefili olmadığı 2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler varsa bunlardan da sorumlu olmadığını ileri sürerek, davalıya, genel kredi ve kefalet sözleşmesinin teminatı olarak verilen takip dayanağı senetten ötürü takip tutarı olan 132.458,76-TLyönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı yan; davacının senedin keşidecisi olduğunu, dava dışı ve genel kredi sözleşmesinin tarafı ... Şirketi'nin senedin lehdarı olduğunu, bu senedin borcun ödenmesi amacıyla şirket tarafından bankaya ciro edildiğini, kambiyo senedinin sebepten mücerret olup, soyut borç ikrarı içerdiğini, teminat senedi olmadığını, kaldı ki senedin keşidecisi olan davacının, senedin teminat senedi olduğu iddiasını, senedi dava dışı şirketten ciro yoluyla devralan hamil bankaya karşı ileri süremeyeceğini, öte yandan dava tarihinden önce dava konusu takip dosyasına sunulan 14/09/2018 tarihli dilekçe ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davacı ... yönünden alacağın 96.839,11-TL'lik kısmından feragat edildiğini, bu kısım için davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı iddiasının aksine bunun takipten feragat değil alacağın özünden feragat olduğunu, takibin davacı yönünden feragat edilen tutar bakımından devam etmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemece senedin teminat senedi olduğu kabul edilse dahi davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 20/08/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalıya borcu bulunduğunu, davacının şirket hisselerini devretmesinin kefaleti sona erdirmeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece takip dosyası, takip dayanağı senet sureti, dava dışı şirket ile davalı arasında yapılan iki ayrı genel kredi sözleşmesi, hesap ekstreleri, ihtarnameler ve tebliğ şerhleri dosya arasına alınarak, banka kayıtları üzerinde önce mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınmış, akabinde bir bankacı bilirkişi de eklenerek oluşturulan iki kişilik heyetten ek rapor alınmış; davacının ortaklıktan ayrılması ve kefaletin sona erdiğinin banka tarafından zımnen kabul edilmiş olması nedeniyle 20/04/2018 tarihli 500.000,00-TL limitli sözleşmeden doğan borçlardan sorumlu tutulması mümkün değil ise de, davacının kefaletinin bulunduğu 2014 tarihli kefalet sözleşmesinde, takip dayanağı bononun teminat bonosu olduğuna dair düzenleme bulunmadığı, bononun teminat bonosu olduğunun senet metninden de anlaşılamadığı, davacının bononu teminat bonosu olduğuna, senet metninin rıza hilafına doldurulduğuna ilişkin iddiasını yazılı delil ile kanıtlayamadığı, yemin deliline dayanmadığı, ilk bilirkişi raporunda yer verilen bilirkişi ile banka çalışanı arasındaki yazışmada banka çalışanının senetlerin teminat girişi olarak kaydedildiğine dair beyanının senedin teminat senedi olduğunu kabulüne yeterli olmadığı, davacının 21/03/2017 tarihli kefillikten dönmeye ilişkin ihtarnamesi ile kambiyo senedindeki keşideci sıfatı ile ilgili yükümlülüklerinden kurtulmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Takip ve dava konusu; 20/08/2014 tanzim tarihli, 03/07/2018 vadeli, 350.000,00-TL bedelli bono incelendiğinde; keşidecilerinin davacı ... ve dava dışı ... lehdarının ... Tic Ltd Şti olduğu, bononun lehfar tarafından davalı bankaya ciro edildiği anlaşılmış, davalının bu bonoya dayalı olarak lehdar ve keşideciler aleyhine 132.458,76-TL asıl alacak üzerinden kambiyo takibi başlattığı, takibin yalnızca bonoya dayalı olduğu, genel kredi sözleşmelerinin takip dayanağı olarak gösterilmediği anlaşılmıştır. Davalı ile dava dışı şirket arasında; 20/08/2014 tarihli 350.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, dava dışı şirketin sözleşme tarihinde ortağı olan davacı ile dava dışı ...'ın sözleşmeye aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları, davalı ile dava dışı şirket arasındaki; 20/04/2018 tarihli 500.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesine ise aynı limitle yalnızca ... kefil olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından, cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile, dava konusu bononun teminat bonosu olmadığı, olsa dahi keşideci davacının, bonoyu ciro yolu ile dava dışı şirketten devralan davalıya karşı bu iddiayı ileri süremeyeceği, kaldı ki davacının 20/08/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan borçlardan ötürü kefil sıfatıyla bankaya borçlu bulunduğu yönünde savunma yapıldığı, davalının takip dayanağı bonoyu kat ihtarında yer alan 132.458,76-TL nakdi alacak ile aynı tutar üzerinden takibe koyduğu, yine cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile 14/09/2018 tarihli takip dosyasına sunulan dilekçe ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davacı ... yönünden alacağın 96.839,11-TL'lik kısmından feragat edildiğinin beyan edildiği, takip dosyasındaki bu dilekçede davacı ...'dan kefil olarak bahsedildiği, mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında takip dayanağı bononun davalı banka kayıtlarında yer almadığının tespit edildiği, 20/08/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkete kullandırılan ticari kredilerin ödenmiş olduklarının, 20/04/2018 tarihli ikinci genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 96.015,90-TL ve 5.000,00-TL tutarlı ticari kredilerden ilkinin ödenmemesi üzerine hesabın 05/07/2018 tarihinde kat edildiğinin, ayrıca 2014 tarihli birinci genel kredi sözleşmesinden önceki tarihte dava dışı şirkete kredili mevduat hesabı açıldığının, kat tarihi itibariyle dava dışı şirketin 23.957,89-TL KMH borcu olduğunun tespit edildiği, yine davalı bankanın kat ihtarında 10.498,97-TL ... kredi kartı borcu olduğunu belirtmesine rağmen, kredi kartı hesabına ilişkin ekstrelerin bilirkişi incelemesine sunulmadığının rapora kaydedildiği, raporda kredi kartının dava dışı şirkete hangi tarihte verildiğinin belirtilmediği, davacının kefili olduğu 2014 tarihli sözleşmede, şirketin önceki sözleşmelerden doğan borçlarına kefil olunduğuna dair ibare bulunmadığı, davalı bankanın cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile davacının 20/08/2014 tarihli sözleşme kapsamında davalıya borcu bulunduğunu beyan etmiş olmasının esasen, davacıya salt kambiyo borçlusu sıfatıyla değil, kefaletten doğan borcun tahsili amacıyla başvurulduğunun, kambiyo takibinin bu amaçla başlatıldığının kabulü mahiyetinde olduğu, bu tespitlere göre bononun genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğu ileri sürülemeyecek olsa, kefalet sözleşmesinin teminatı olduğu kanıtlanamamış olsa dahi, davacının kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden doğmuş ve takip tarihi itibariyle ödenmemiş banka alacağı bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, az yukarıda bahsedildiği üzere şirkete 2014 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan ticari kredilerden tamamının ödenmiş olduğu, 2018 tarihli ve davacının kefaleti bulunmayan sözleşmeden doğmuş borçlar için davacıya başvurulamayacağı, dava dışı şirkete açılan KMH hesabının, 2014 tarihli sözleşmeden önce açıldığı, dolayısıyla bu hesaptan kullandırılan kredilerin, davacının kefaleti kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine ... kredi kartının dava dışı şirkete hangi tarihte ve hangi sözleşmeye istinaden verildiğinin, banka tarafından dosyaya buna ilişkin delil sunulmadığından tespit edilemediği, kredi kartından doğan borcun davacının kefaleti ile teminat altına alındığını ispatlayamayan bankanın bu borç yönünden davacıya başvuramayacağı, böylece davacının takip tarihi itibariyle, takip dayanağı yapılan bonodan ötürü davalı bankaya borçlu bulunmadığı, davalının takip dosyasına sunduğu, 14/09/2018 tarihli, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, kefillerden ... yönünden alacağın 96.839,11-TL'lik kısmı için feragat harcının hesaplanması ve feragat edilmesi talebini ierir dilekçenin, takipten kısmi feragat mahiyetinde olduğu, alacaktan feragat yahut ibra mahiyetinde bulunmadığı, bu tutar yönünden davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığına yönelik davalı savunmasının yerinde olmadığı, ayrıca cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde, takip dosyasına davadan önce verilen beyanın alacağın özünden feragat anlamına geldiğine dair açıklamanın kendisinin de, HMK'nun 308 maddesi kapsamında talep sonucunun kısmen kabulu olarak değerlendirilemeyeceği, zira davalının bu tutar yönünden davayı kabul ettiklerine dair açık ve şüpheye yer bırakmayacak bir beyanı bulunmadığı gibi, davanın tamamen reddinin talep edildiği, tüm bu saptamalar karşısında, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davacının istinaf başvurusunun haklı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yapılacak başka tahkikat işlemi olmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, davanın kabulüne, davalı takipte haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2020 Tarih ve 2018/1035 Esas - 2020/458 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; Davanın KABULÜ ile, 2-Davacının dava konusu 20/08/2014 tanzim tarihli, 03/07/2018 vadeli, 350.000,00-TL bedelli bonoya dayalı olarak başlatılmış, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibinden ötürü davalıya takip tutarı olan 132.458,76-TL tutarında borçlu olmadığının tespitine,3- Davacının İİK'nun 72/5 fıkrası uyarınca yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.048,26-TL karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.262,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.786,19-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.262,07-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.297,97-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 184,70-TL posta/ tebligat gideri ve 1.400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.584,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yargılama sırasında yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığını, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 21.193,40-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 38,50-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 200,60-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,13-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59