İstanbul BAM 13. HD 2021/1960 E. 2024/255 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/1960
2024/255
15 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1960 Esas
KARAR NO: 2024/255 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2020/326 Esas - 2021/399 Karar
TARİH: 25/05/2021
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı banka ile dava dışı borçlu şirket ... Tic Ltd. Şti ve müteselsil kefilleri arasında muhtelif tarihlerde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi ile Müvekkili banka tarafından borçlular lehine ticari kredi kullandırıldığını, borçluların kredi borçlarını ödemede temerrüte düşmeleri üzerine müvekkili banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca kredi borcunun müvekkili bankaya ödenmesi hususu Gebze ... Noterliği 19/12/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile muhataplara ihtar edildiği, borçluların çekilen ihtarnameye rağmen herhangi bir ödemede bulunmaması üzerine icra takibine geçildiğini, kredi borçlusu şirket aleyhine takibe geçilemediği, müteselsil kefiller ... icra dosyasından gönderilen ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, her iki müteselsil kefil de vekili aracılığıyla icra takibindeki borca ve ferilerine haksız olarak bulunduğu ve borçlu kefiller açısından söz konusu takibin durduğunu, dava dışı borçlu şirketin ... AŞ teminatlı ... nolu kredisi bulunduğunu ve iş bu KGF teminatlı kredisine istinaden Kredi Garanti Fonu tarafından tazmin beklendiğini, banka tarafından yapılan iş bu tahsilat ise Kredi Garanti Fonu ile müvekkili banka arasında düzenlenen ... AŞ ... Bankası AŞ arasında düzenlenen kefalet protokolü bulunduğunu, tüm bu nedenlerle esasa usule ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davanın kabulü ile icra müdürlüğüne vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu kefillerin asgari % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa aidiyetine karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, davacı taraf hesap kat işlemi yapamaz. hesap kat işlemi hukuka aykırı olduğunu, kredi borcunu muaccel hale getiren , faiz ve diğer yan edimlerin uygulanması sonucunu doğuran hesap kat işleminin yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı Taraf ; konkordato dosyası kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararına aykırı olarak ve ihtiyati tedbir kararından sonra gönderdiği ihtarname ile Müvekkillerin temerrüde düşürüldüğü yönündeki iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, takip konusu borç muaccel değildir ve kefilin sorumluluğunun bulunmadığını, asıl kredi borçlusunun ihtarname tarihi itibarı ile vadesi geldiği halde ödenmemiş kredi borcunun ve davacının muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve kötüniyetli olarak takibe geçen davacının takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere mahkemece takdir edilecek kötü niyet tazminatını ödemesini, davacının davasının reddine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/05/2021 tarih 2020/326 Esas 2021/399 Karar sayılı kararında; "......Davalılar cevap dilekçelerinde her ne kadar dava dışı ...Tic Ltd. Şti hakkında İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2018/1054 esas sayılı dosyasından konkordatonun tasdikine karar verildiğini, dolayısıyla asıl borçlu yönünden borç muaccel olmadığından kefiller yönünden de borcu muaccel hale gelmediğini iddia etmiş iseler de asıl borçlu şirket hakkında verilen konkordato tasdiki kararının asıl borçlu şirketin şahsına ilişkin bir durum olup kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan davalı kefillerin etkilememektedir. Zira İİK. 303. Maddesinde konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder hükmünü içermektedir. Yani alacaklı konkordato yapılmamış gibi müşterek borçlu ve kefillerden alacağın tamamını isteyebilir. Yukarıda yazılan gerekçeler doğrultusunda davalıların bu iddiasına itibar edilmemiş olup davalıların kredi borcunun ödendiğine ilişkin somut bir delil de ileri sürmedikleri, icra takibine yapmış oldukları itirazlarının da soyut olduğu, kredi sözleşmesinde davacı banka kayıtlarının delil olacağının kabul edildiği ve banka kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu da davacı bankanın alacaklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, 1.Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile,2-Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıların İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 28.140,82 TL asıl alacak, 614,41 TL işlemiş faiz, 30,72 TL BSMV ve 658,84 TL masraf yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 39 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 i BSMV uygulanmasına, 3-Hükmolunan asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davacı tarafın hesap kat işlemi yapamayacağını, hesap kat işleminin hukuka aykırı olduğunu, GKS'lerin borçlusu olan Dava Dışı ... Tic. Ltd. Şti. 12/09/2018 tarihinde İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1054 E. Sayılı dosyası ile konkordato başvurusunda bulunduğunu, konkordato davası kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararı kapsamında alacaklılar hesap kat işlemi yapamayacağını, (İİK Madde 296) Takip konusu borcun muaccel olmadığını, kefilin sorumluluğu bulunmadığını, Asıl kredi borçlusunun ihtarname tarihi itibarı ile vadesi geldiği halde ödenmemiş kredi borcunun ve davacının muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini,Dava dışı ... şirketinin konkordato davası kabul edildiğini, davacının alacağı dosya kapsamında kayıt altına alındığını, Dava dışı ... şirketinin konkordato davası kabul edildiğini ve konkordato projesinin tasdik edildiğini, dava dışı ... şirketinin davacı bankaya 25.320,37 TL borcu bulunduğunu, bu durum İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 E. Sayılı konkordato dosyası kapsamındaki komiser raporları, mahkeme ara kararı, alacaklılar toplantı tutanağı, müvekkilinin beyanlarıyla ve revize proje ile sabit olduğunu, tasdik edilen proje kapsamında dava dışı ... şirketi tarafından davacıya taksitler halinde ödeme yapılmaya başlandığını, kefil olan müvekkillerine dava dışı asilin borcunu aşar nitelikte borç sorumluluğu yüklemenin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının mükerrer tahsilat talebi mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, Bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, yerel mahkemece itirazın değerlendirilmediğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan ve davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı banka ile dava dışı ... Tic Ltd. Şti arasında 01/02/2017 tarihli 20.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı kefillerin kredi sözleşmesine 20.000.000,00 TL lik yazılı kefalet limiti dahilinde 02/02/2017 tarihinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalıların krediye kefil oldukları tarihte dava dışı kredi kullanan şirket yöneticileri olduğu ve kefalet için eş rızasına gerek olmadığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya ve davalı kefillere Gebze .... Noterliği'nin 19/12/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, kat ihtarnamesinin 21/12/2018 tarihinde davalılara tebliğ edildiği ve ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda davalı kefillerin kat ihtarında belirtilen borcu ödemedikleri iddiasıyla davacı banka tarafından davalı kefiller hakkında İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile; 28.140,82 TL asıl alacak, 872,37 TL işlemiş faiz, 43,61 TL BSMV, 658,84 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 29.715,63 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra icra takibi başlatıldığı, davalıların borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1054 esas sayılı dosyası ile, dava dışı asıl borçlu ... Tic Ltd. Şti tarafından 11/09/2018 tarihinde hasımsız olarak konkordato davası açıldığı, 13/09/2018 tarihli tensibin 6 nolu ara kararı uyarınca 13/09/2018 tarihinden başlamak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet verilmesine, 10/12/2018 tarihli duruşma ara kararı ile 13/12/2018 tarihinden itibaren geçici mühletin 2 ay uzatılmasına, 11/02/2019 tarihli duruşma ara kararı ile 13/02/2019 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet verilmesine, 07/07/2020 tarihli ara kararı ile 1 yıllık kesin sürenin 13/02/2020 tarihinden itibaren 6 ay süre ile uzatılmasına, 30/04/2020 tarihli ... nolu resmi gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararı gereği durma süresince işlemeyen 86 günlük sürenin 13/08/2020 tarihinden itibaren davacıya verilen kesin mühlete eklenmesine, 04/11/2020 tarihli ara karar ile sürenin 08/11/2020 tarihinden itibaren 3 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, 22/10/2019 tarihli ara karar ile Müdahil ... Bankası A.Ş. 'nin alacaklılar toplantısına 25.320,37 TL. Lik alacak tutarı ile katılmasına karar verildiği, 30/12/2020 tarihli karar ile; dava dışı asıl borçlu ... Tic Ltd. Şti'nin konkordato projesinin İİK. 305 Maddesindeki şartları gerçekleştirdiğinden tasdikine, davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının tamamının faizsiz bir şekilde 30/06/2021 tarihinden başlamak üzere aylık taksitler halinde 48 ayda davacı tarafından alacaklılara ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Kesin mühletin sözleşmeler bakımından etkisi başlıklı (Değişik: 28/2/2018-7101/24 md.) İİK 296. maddesine göre, sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da, borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut, borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez,hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davacı banka tarafından 17/12/2018 tarihli ihtarname ile; dava dışı asıl borçlu ... Tic Ltd. Şti tarafından kullanılan kredilerin kat edildiği, 17/12/2018 tarihi itibariyle toplam borcun 28.140,82 TL olduğu,borcun tebliğden itibaren 24 Saat (1 gün ) içinde ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağı bildirilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin müşteri ve teminat verenlerin temerrüdünün düzenlendiği temerrüt başlıklı 11. ii maddesinde;'' Herhangi birinin iflasının istenmesi yahut iflasını talep etmesi veya konkordato ilan etmesi,'' halinde bankanın yapacağı bildirim ile hesap veya kredilerin bir kısmını veya tamamını keserek, gayrinakit kredilerin ise depo edilmesini talep ederek müşterinin borçlarını muaccel hale getireceğini başkaca bir merasime gerek olmaksızın temerrüde düşmüş olacaklarını, kredilerin tamamı veya bir kısmı için kanuni takibe geçmeye yetkili olduğu hükmü düzenlenmiş ise de; bu düzenlemenin İİK. 296/1.maddesine aykırı olduğu, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 25/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda,davacı banka ile dava dışı şirket arasında yapılan genel kredi sözleşmesi uyarınca, ödeme planına göre dava dışı şirketin konkordato başvurusundan önce sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği sözleşmeye aykırı bir eyleminin bulunmadığı ödenmeyen 17/09/2018 tarihli en son taksit nedeniyle kat tarihi itibariyle işlemiş faizlerde dahil 28.140,82 TL. Bankanın alacaklı olduğunun belirtildiği,buna göre dava dışı asıl borçlu ... Tic Ltd. Şti.'nin 11/09/2018 tarihinde konkordato başvurusunda bulunduğu, geçici mühlet kararından sonra hesabın kat edildiği, dava dışı şirketin konkordato başvurusundan önce sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği sözleşmeye aykırı bir eyleminin bulunmadığı, buna göre konkordato başvurusundan itibaren sırf bu nedenle feshedilemeyecek sözleşmelerin ayakta olacağı, borçlu şirketin ödemelerinin konkordato komiseri kurulunun denetimde bulunduğu, konkordato nedeniyle alınan tedbirlerin alacaklı bankaya da genel kredi sözleşmesini sonlandırma yetkisi vermeyeceği gibi, borçlu şirketin alacaklı bankadan kullanmış olduğu kredilerin ödenmesinde de herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı, İİK 296/1. maddesi uyarınca davacının, dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato mühleti talep etmeleri nedeniyle kredi hesaplarını kat edemeyeceği, bu nedenle davalılara gönderilen kat ihtarnamesi ile temerrüdün gerçekleşmeyeceği, İİK'nın 195. maddesi uyarınca borçlunun, taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacakları müstesna olmak üzere, iflasın açılması ile borçlarının muaccel hale geleceği, dava dışı asıl borçlu şirketin takip tarihinden önce iflasına karar verilmediği anlaşıldığından; Bu tesbitlere göre TBK. 586 Maddesinde düzenlenen müteselsil kefile başvuru şartları oluşmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden hüküm kurulmak suretiyle; davanın reddine, davacı bankanın ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğu dosya kapsamı itibariyle tesbit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminat talebinin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2021 tarih ve 2020/326 Esas - 2021/399 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın REDDİNE,2-Davacı bankanın ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğu dosya kapsamı itibariyle tesbit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminat talebinin reddine İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60.TL. karar harcından peşin olarak alınan 358,89.TL harcın mahsubu ile bakiye 68,71.TL. harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar kendisini yargılama sırasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 7-Bakiye gider avansı bulunması halinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, karar harçlarının talep halinde iadesine, 9-Davalılar tarafından istinaf aşamasında ayrı ayrı sarf edilen 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 40,00.TL posta gideri olmak üzere toplam: 202,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 10-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ İİK. 296 Maddesindeki hüküm asıl borçluya ilişkin bir düzenleme olup müteselsil kefillere uygulanamayacaktır. İİK. 303/1 maddesinde de; '' Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı, borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder, '' hükmüne yer verilmiştir. Davacı alacaklının konkordatoya muvafakatinin bulunduğu ileri sürülmemiştir. TBK. 586/1. maddesinde ise alacaklıya, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması halinde, asıl borçluyu takip etmeden kefile karşı takip yapma hak ve yetkisi tanınmıştır. Somut olayda asıl borçlunun temerrütü söz konusu değil ise de, konkordato talep etmesi, ödeme güçsüzlüğü içine düştüğünün açıkça ilanı mahiyetindedir. Yine aynı maddenin ikinci bendinde kanun koyucu, alacaklıya, borçluya konkordato mehili verilmesi halinde rehinin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvuru hakkı tanımıştır. Tüm hükümler birlikte değerlendirildiğinde kanun koyucu, asıl borçlu ile müteselsil kefillerin hak ve sorumluluklarını ayrı ayrı düzenlemiş olup, asıl borçluya ilişkin lehe hükümleri yorum yoluyla genişleterek kefilleri borçtan sorumlu tutmamak, kefile ilişkin belirtilen hükümleri yok saymak anlamına gelecektir. Ayrıca bu durum, usul hükümlerinin yorumlanmadan aynen uygulanması ilkesine aykırılık teşkil edeceği gibi kanun koyucunun kefillik müessesini ihdas amacına da uygun düşmeyecektir.Sonuç itibarı ile; somut olayda açıklanan nedenlerle davalı müteselsil kefillere başvuru şartlarının oluştuğu kabul edilerek, İlk derece mahkemesince bilirkişi raporundaki tesbitler doğrultusunda davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, çoğunluk görüşüne katılmıyor, muhalif kalıyorum. 15/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59