SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1889 E. 2024/253 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1889

Karar No

2024/253

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1889 Esas

KARAR NO: 2024/253 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2021/169 Esas - 2021/440 Karar

TARİH: 08/06/2021

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 15/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin şirket devir ve devre bağlı demirbaş ve alacağına bağlı olarak İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip yapılan icra müdürlüğünün takip konusu alacak ve ferilerini kabul etmediğinden bahisle borca itiraz ettiğini, itirazın hukuka aykırı ve kötü niyetli yapıldığını, müvekkili şirket alacağına istinaden alacak bedeline ilişkin fatura kesmekle, fatura alacağı kesinleştiğini, kira alacağının likit alacak olmakla, alacak bedeline kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, müvekkili şirketin kira alacağına dayalı olarak cariden kaynaklanan, takip tarihi itibarıyla 76.700,00 TL alacağının bulunduğu, itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Davacı tarafça müvekkili aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası kapsamında örnek 7 nolu icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili anılı takibe süresi içerisinde itiraz ettiğini, genel haciz yolu ile takibe yapılan itiraz neticesinde takibin durması sonucunda davacı tarafça müvekkil arasında yapılan uzlaşma prosedürü, tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, davacı ...'in tanık olarak bildirdiğimiz ... ile birlikte uzun yıllar ... Rahabilitasyon Merkezini işletmektelerken bir süre de davalı müvekkilin ağabeyi ... bu merkezin müdürlüğü yaptığını, 2018 yılında %25 ... , %25 ... ve %50 müvekkili tarafında olacak şekilde satmayı teklif ettiğini, Müvekkili taraf da kabul etmiş ve bedellerini ödeyerek İşletmedeki %50 hisseyi satın aldığını, Bu sırada ...'İn şirketi üzerinde olduğu için yeni masraflar çıkmasın diye hisse devri noterden yapılmadığını, ardından ..., sürekli sorun çıkarıp şirket için de yolsuz işlemler yaptığı için özellikle ... bu şahısla çalışmayacağını söyleyip tavır koyunca ... ‘in üzerindeki %25 hisse de satın aldığını, bedeli de ödenmediğini, Noterden devir işlemi için Milli Eğitim Şube Müdürlüğü'ndeki soruşturmanın tamamlanması beklendiğini, 13/11/2019 tarihinde ise Milli Eğitim Müdürlüğü'nde devir işlemi yapıldığını, dilekçe ekindeki mutabakatlarla alacak ve borç karşılıklı kalmadığı da yazılıp imzalandıktan sonra Noterden 28/11/2018 tarihinde noter senedi ile devraldığını, taralar arasındaki devir sözleşmesine göre, müvekkili yalnızca işletmeyi devralmakla kalmayıp, işletmede bulunan tüm ekipman ve demirbaşları da devraldığını, hesaplar yapılıp mutabakatlar da alındıktan sonra davacı, “bağkurumu yatıracaksınız, kızıma burs vereceksiniz “ diye taleplerde bulunup, okula defalarca gelip olay çıkardığını, yine bir gün bu şekilde gelip olay çıkarıp davacının ağabeyi ...' a saldırmış, karşılıklı birbirlerini darp etmişler olay savcılığa intikal etmiştir. Aralarındaki yazılı muvafakatlara rağmen işletmenin eski muhasebecisi ve davacının arkadaşı olan ... müvekkile “... fatura düzenledi ,çok ısrar etti ben de deftere işledim" deyince müvekkil faturadan haberdar olmuştur. Muhasebe bürosuna gitmiş ve faturanın muhasebeci yardımuradan haberdar olmuştur. Muhasebe bürosuna gitmiş ve faturanın muhasebeci yardımcısı ...’ ın el yazısıyla doldurulduğunu görmüştür. Bu olay üzerine müvekkil sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamasıyla yapmış olduğu şikayet İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/36037 sayılı Soruşturma dosyasından devam ettiğini, fturayı da Sultanbeyli ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı evrakıyla davacıya iade gönderildiğini, davacı tarafın takibine dayanak gösterdiği faturaların sahte olduğunu, itirazımız haklı nitelik taşımadığını, tarafın haksız eylemi neticesinde davacı ile muhasebeci aleyhinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2020/36037 sayılı soruşturma başlatıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/06/2021 tarih 2021/169 Esas 2021/440 Karar sayılı kararında;".....Takibe konu fatura bedeli okul demirbaşlarına ilişkindir.Dava dilekçesinde ve cevap dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve yapılan savunmalar ışığında faturaya konu demirbaş bedelinin taraflar arasında akdedilen pay devir sözleşmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Sultanbeyli ....noterliğinin 28/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı işletmenin devri sözleşmesi ile işletmenin içerisinde bulunan tüm demirbaşlarla birlikte devredildiği ve devir bedelinin 10.000,00 TL olduğu ve devir bedelinin nakden alındığı ile tarafların borcunun kalmadığı belirtilmektedir.6100 sayılı HMK'nın 204.maddesi uyarınca düzenlenme şeklindeki noter senetleri sahteliği ispat oluncaya kadar kesin delil sayılırlar.Düzenleme şeklinde noterde tanzim edilen işletmenin devri sözleşmesinde tüm demirbaş bedellerinin ödendiği yer almakla davalının demirbaşlara ilişkin borcunun bulunmadığı ve bu hususun düzenleme şeklinde noterde yapılan sözleşmede yer aldığı görülerek davanın reddine karar verilmiştir...."gerekçesi ile, Davanın Reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkili Sultanbeyli .... Noterliğinin ... yevmiye, 28.11.2019 tarihinden işletmenin devir sözleşmesine bağlı olarak şahıs şirketini devrettiğini, şirketin hukuki niteliği gereği Milli Eğitim Bakanlığı denetim ve kontrolü ve uygunluk verilmesi halinde devir yapabileceğini, müvekkilinin şirket devir sözleşmesi ile her ne kadar demirbaş listesi şeklinde satış yapılmış ise de, tarafların gizli ortaklıkları devam etmekle, müvekkili tarafından alınan demirbaş bedellerinin ödenmesi ile alacak bedelinin ortadan kalkacağını, şirketin demirbaş listesi adı altında belirlenen ve demirbaş listesi bulunmadığının açık olduğunu, müvekkili şahsına ait demirbaş ve ürünler sonrasında davalı şirkete fatura edilerek bedelin talep edildiğini,Yerel mahkeme tarafında dava konusunu oluşturan demirbaş satış fatura ve bedeline ilişkin yeterli inceleme ve mülkiyet devir ve satış hususuna ilişkin inceleme yapılmaksızın ve tanık dinlenmeksizin karar verildiğini, taraflar arasındaki ticari ve defterler incelendiğinde, müvekkilinin cari olarak alacağı olduğunun açık olduğunu, karar gerekçesinin noter sözleşmesi ve kesinleşmemiş yargılaması devam eden soruşturmaya dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Taraflar arasındaki hukuki ilişki ticari nitelikte olup, ticari kayıt ve belgeler üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, itirazın iptaline, alacağın takip tutarınının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, fatura alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekilinin tanıklarının dinlenilmediğine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde,Davacı vekili istinaf dilekçesinde mal teslimine ve alacak talebine yönelik tanık dinletmek istediğini ve bu hususta mahkemece taleplerinin değerlendirilmediğini belirtmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/11/2002 tarih ve 2002/13-875 Esas,2002/885 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, ispat kuralının malın değerine göre tespit edilmesi, malın değerinin yüksek olması sebebiyle teslim savunmasının HMK.200/1 Maddesi gereği yazılı delille ispatını gerektirdiğinden ve davalı tarafın davacının tanık dinletmesine açıkça izin ve onayı bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik esasa ilişkin istinaf sebepleri incelendiğinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda, davacı ...'in satıcı, davalı ...'un alıcı olduğu Sultanbeyli ...noterliğinin 28/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı işletmenin devri başlıklı sözleşme ile; devir eden ...'in kurucusu olduğu ... Rahabilitasyon Merkezi ünvanlı özel eğitim kurumu üzerindeki işletmecilik hak ve hukukunun tamamını, içinde bulunan demirbaşlarla ve her türlü borç ve alacaklarıyla birlikte kurumun borç ve alacaklarının vadesi gelmemiş olanlarda dahil olmak üzere ....TC Kimlik nolu davalı ...'a devredildiği ve devir bedelinin 10.000,00 TL olduğu ve devir bedelinin nakden alındığı ile tarafların borcunun kalmadığı belirtilip sözleşme altının taraflarca imzalandığı, davalı tarafça sureti cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen 29/04/2019 tarihinde yapılan mutabakata göre de;'' bu tarih itibariyle ...'e herhangi bir borç, alacağın kalmadığı,'' hususunun belirtilip imza altına alındığı, davalı beyanına göre iş bu devir sözleşmesinden sonra 13/11/2019 tarihinde ise Milli Eğitim Müdürlüğü'nde devir işleminin yapıldığı, devir işleminden sonra davacı tarafça davalı adına icra takibine ve davaya konu 31/12/2019 tarih 058392 nolu, okul demirbaşları açıklamalı KDV dahil 76.700,00 TL. Bedelli faturanın düzenlendiği, bu faturanın tahsili talebiyle davacı tarafından davalı aleyhine 20/02/2020 tarihinde faturaya dayalı 76.700,00 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe davalı tarafın itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, davalı tarafça gerek icra müdürlüğüne verilen itiraz dilekçesi, gerek cevap dilekçesi ile; ''...Taraflar arasındaki devir sözleşmesine göre, yalnızca işletmeyi devralmakla kalmayıp, işletmede bulunan tüm ekipman ve demirbaşları da devraldığını, hesaplar yapılıp mutabakatlar da alındıktan sonra işletmenin eski muhasebecisi ve davacının arkadaşı olan ...'ın arayarak “... fatura düzenledi ,çok ısrar etti ben de deftere işledim" deyince faturadan haberdar olduğunu, bu olay üzerine sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamasıyla şikayette bulunduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/36037 sayılı Soruşturma dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, faturayı da Sultanbeyli ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı evrakıyla davacıya iade edildiğini, bu faturanın kayıtlarından çıkartılıp gelir idaresi başkanlığına düzeltme beyannamesi verildiğini,'' beyan edip davacı tarafın takibine dayanak gösterdiği faturaların sahte olduğu, davacı ile muhasebeci aleyhinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2020/36037 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğinin belirtildiği ve davalının müşteki sıfatıyla İstanbul Anadolu CBS. Nin 2020/36037 soruşturma sayılı dosyasında 19/02/2020 tarihinde ifade verdiği, mahkemece 08/06/2021 tarihli duruşmada ön inceleme duruşmasının yapılıp tahkikate geçildiği ve aynı tarihli duruşmada tahkikatin bitirilerek istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 146. maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte yukarıdaki tesbitler ve ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Somut olayda, Sultanbeyli ...noterliğinin 28/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı işletmenin devri başlıklı sözleşme ile; Devir eden ...'in kurucusu olduğu ... Rahabilitasyon Merkezi ünvanlı özel eğitim kurumu üzerindeki işletmecilik hak ve hukukunun tamamını, içinde bulunan demirbaşlarla ve her türlü borç ve alacaklarıyla birlikte kurumun borç ve alacaklarının vadesi gelmemiş olanlarda dahil olmak üzere ....TC Kimlik nolu davalı ...'a devredildiği ve devir bedelinin 10.000,00 TL olduğu ve devir bedelinin nakden alındığı ve devir eden davacının başkaca alacağının kalmadığı belirtilip sözleşme altının taraflarca imzalandığı, HMK. 204 Maddesi uyarınca noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayıldığı, aksinin tanıkla ispatı mümkün değildir. İspat yükü üzerinde olan davacı tarafından iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı tesbit edilmiş olup mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, ispat yükü doğru belirlenerek davanın reddine yönelik verilen karar ve gerekçesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenSatımdantaraflarınesastanKaynaklanan)İptaliözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin(Ticarikararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim