SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1778 E. 2024/228 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1778

Karar No

2024/228

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1778 Esas

KARAR NO: 2024/228 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2020/169 Esas - 2021/513 Karar

TARİHİ: 07/07/2021

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 08/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalıya satış yapıldığı dönem bayan iç giyim ürünlerinde kullanılmak üzere dantel ithalatı ve satışı, dar dokuma olarak baskılı erkek boxer lastiği ve daha sonra üretimden vazgeçtiği için 3 adet jakarlı dar dokuma makinesi ve 1 adet dokuma makinesi satışı yaptığını, irsaliye ile imza karşılığı anılan ürünleri ve makineleri teslim ettiğini ve bunun karşılığında davalıya faturalar kestiğini, davalının ürünler karşılığı müvekkiline borçlandığını, müvekkilinin tüm taleplerine rağmen takibe konu borcunu ödemediğini, davalıya satılıp teslim edilen ürünlerin bir kısmı ve makineler için kesilen faturaların davalı tarafından teslim alınmadığını, bu sefer bir kısım ürün için kesilen 23/04/2016 tarih ve ... numaralı, KDV dahil 14.374,37 TL bedelli, 33.274 metre dokuma lastik ürün faturası ve makineler için kesilen 23/04/2016 tarih ve ... numaralı, KDV dahil 212.400,00 TL bedelli, 3 adet Jakarlı Dokuma Makinesi, 1 Adet MFJS 6/45/240 Model Dokuma makinesi ihtivalı faturaların davalıya İstanbul .... Noterliğinin 20/05/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile gönderildiğini, ihtarın davalıya 24/05/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının faturayı Beyoğlu ... Noterlğinin 30/05/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı belgesi ile iade ettiğini, müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile davalı hakkında ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, davalının borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %20' den az olmamak üzere müvekkiline kötü niyet tazminatına ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın mutlak ticari dava olarak öngörülen davalar kapsamında olmadığını, müvekkili tacir sıfatı taşımadığı ve nispi ticari dava niteliğinde de olmadığından davanın görev yönünden dava şartı yokluğundan esasa girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, satış akdine konu takibe dayanak mezkur faturaların içeriğindeki makineler ile dokuma lastiğini davalı müvekkiline teslim ettiğine dair iddiasını da uygun olarak sevk irsaliyesi/ yazılı belge ile ispat etmekle yükümlü olduğunu, 23/04/2016 tarih ve 14.374,37 TL bedelli fatura içeriğindeki 33.274 metre dokuma lastiğinin müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin 14.374,37 TL' lik fatura borcunun bulunmadığını, ayrıca 23/04/2016 tarih ve 212.400,00 TL bedelli fatura içeriğindeki makinelerin ise müvekkili tarafından davalıya satış bedellerinin ödenmesi karşılığında teslim edildiğini, satış akdinin peşin satış suretiyle yapıldığını, müvekkilinin 212.400,00 TL'lik fatura borcunun da bulunmadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın görev yönünden dava şartı yokluğundan esasa girilmeksizin usulden reddine, haksız ve hukuksal mesnetten yoksun davanın esastan reddine, davanın takip tutarının %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 07/07/2021 tarih ve 2020/169 Esas - 2021/513 Karar sayılı kararında;"Dava; ticari satıma dayalı cari hesap ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari satıma dayalı cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davalının cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine davacı alacaklının, davalı borçlu hakkında icra takibine giriştiği, davalı borçlunun icra dosyasında davacıya borçlu olmadığını bildirmesi ve borca itiraz etmesi sonucunda takibin durduğu, davacının duran takibe devam edilmesi ve alacağın tahsiline yönelik olarak işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın temeli, davacı tarafından davalı adına kesilen 23/04/2016 tarih ve ... numaralı KDV dahil 14.374,37 TL bedelli 33.274 metre dokuma lastik ürün ve 23/04/2016 tarih ve ... numaralı KDV dahil 212.400,00 TL bedelli, 3 adet Jakarlı Dokuma Makinesi, 1 Adet ... Model Dokuma makinesi ihtivalı faturalardan dolayı davacının, davalı taraftan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Takibe ve cari hesaba konu faturalar tek tek incelendiğinde;23/04/2016 tarih ve ... numaralı KDV dahil 212.400,00 TL bedelli, 3 adet Jakarlı Dokuma Makinesi, 1 Adet ... Model Dokuma makinesi ihtivalı faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafından faturanın Beyoğlu .... Noterliğinin 30/05/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiği, ancak faturanın tebliğinin veya iade edilmesinin taraflar bakımından ispat yükü noktasında hukuken bir anlamının bulunduğu, zira faturanın borç doğuran hukuki işlemle ilgili olmayıp akdin ifasına yönelik olarak mal satan veya hizmet sunan tacir tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği, bu kapsamda bahse konu fatura iade edildiğinden davacının fatura bedelini talep edebilmesi için faturaya konu malları davalı tarafa teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiği, bu noktada davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan 19/04/2016 tarihli ... seri numaralı sevk irsaliyesinde faturaya konu malların davalı ...'ye teslim edildiğinin açık olduğu, keza işbu sevk irsaliyesinin altında davalının malları / makineleri teslim aldığına yönelik imzasının bulunduğu, sevk irsaliyesinin altındaki imzanın davalı tarafından açıkça veya ayrıca inkar edilmediği, bu halde makinelerin davalı tarafından teslim alındığının kabulü gerekeceği, öte yandan davalı vekili cevap dilekçesinde makinelerin davalı tarafından teslim alındığını ikrar ettiği ancak makine bedelinin peşin ödemesinin yapılarak teslim alındığı savunmasında bulunduğu, değinilen husus karşısında faturaya konu makinelerin davalı tarafından teslim alındığı sabit olduğuna göre, ödemeye yönelik itirazın / peşin ödedim savunmasının davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davalının beyanlarının aksine bu konuda ispat yükünün yer değiştirmediği gibi ödeme itirazının davalının kendisi tarafından ispatlanması gerektiği, bilindiği üzere faturada malın teslim edildiğinin faturayı düzenleyen / davacı tarafından; bedelinin ödendiğinin ise adına fatura düzenlenen / davalı tarafından ispatlanacağı, o halde ödeme itirazı mevcut ise mal / makine bedelinin ödendiğine yönelik ileri sürülen vakıanın makineyi teslim alan davalı tarafça ispatlanması gerektiği, esasen genel ispat kuralları uyarınca bir vakıadan hak iddia eden tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak davalının makinelerin bedelini peşin ödediğini savunduğu halde ödemeye yönelik hiçbir delil sunmadığı, ödeme tutarı gözetildiğinde bu konuda yazılı bir belge veya delil ibraz edilmediği, bu hususta davalı taraf kendi ticari defter ve kayıtlarını mahkememiz ihtarına rağmen inceleme gününde hazır etmediği ve ibrazdan kaçındığı, davacı defterlerinde ise makine bedellerine yönelik cari hesaptan kaynaklanan bakiye borcun ödendiğine dair bir kayıt bulunmaması karşısında davalının ödeme savunmasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. 23/04/2016 tarih ve ... numaralı KDV dahil 14.374,37 TL bedelli 33.274 metre dokuma lastik ürün ihtivalı faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafından faturanın Beyoğlu .... Noterliğinin 30/05/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiği, ancak faturanın tebliğinin veya iade edilmesinin taraflar bakımından ispat yükü noktasında hukuken bir anlamının bulunduğu, zira faturanın borç doğuran hukuki işlemle ilgili olmayıp akdin ifasına yönelik olarak mal satan veya hizmet sunan tacir tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği, bu kapsamda bahse konu fatura iade edildiğinden davacının fatura bedelini talep edebilmesi için faturaya konu malları davalı tarafa teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiği, ancak işbu faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğine dair hiçbir belge ve delilin dosyaya sunulmadığı, öte yandan davalı vekili cevap dilekçesinde bu fatura için faturaya konu malların kendilerine teslim edilmediği yönünde savunmada bulunduğu, SMMM bilirkişinin ek raporunda faturaya konu mallar için sevk irsaliyesinin düzenlendiğini, ancak irsaliyenin altında diğer faturadan farklı olarak davalıya ait isim ve imza bulunmadığı, gerçekten de bir görseli bilirkişi ek raporunda paylaşılan sevk irsaliyesinde teslim alan kısmının boş olduğu, bu halde davacının bu fatura bedelini talep edebilmesi için malları davalı tarafa teslim ettiğini ispatlamak zorunda olduğu, davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede her ne kadar bu fatura ticari defterlerde kayıtlı olsa da; davacının tek taraflı olarak bu faturayı kendi defterine kaydetmesinin HMK 222.madde hükmü uyarınca mal bedelinin talep edilebilmesi için yeterli olmadığı, son çare olarak yemin hususu nazara alınmış ise de, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, bu bağlamda davacının işbu fatura yönünden faturaya konu malları davalı tarafa teslim ettiğini usulüne uygun şekilde ispatlayamadığından bu fatura bedelini talep edemeyeceği aşikardır. SMMM bilirkişi her ne kadar ek raporunda; davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması sebebiyle bu alacağın ispatlanmış sayılacağı görüşünde bulunmuş ise de; davacının tek taraflı ticari defterlerine göre HMK 222.maddesi uyarınca faturaya dayalı alacağın ispatlanmış kabul edilemeyeceği, davacının mal bedelini isteyebilmesi için malları davalı tarafa teslim ettiğini usulüne uygun olarak ve öncelikle ispatlamasının zorunlu olması karşısında ek rapordaki bu oy ve görüşe itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenler karşısında; SMMM bilirkişinin kök ve ek raporunda cari hesap kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 134.053,51 TL alacaklı olduğunu tespit ettiği, bu alacak hesabına 23/04/2016 tarih ve ... numaralı KDV dahil 14.374,37TL bedelli faturanın da dahil edildiği, ancak yukarıda değinilen yasal gerekçeler karşısında Mahkememizce bu fatura yönünden malların davalı tarafa teslim edildiğinin davacı tarafından usulüne uygun olarak ispatlanamadığından cari hesap alacağından bu tutarın mahsup edilmesi gerektiği, dolayısıyla takip tarihi itibariyle toplam 134.053,51 TL cari hesap bakiyesinden 14.374,37 TL fatura tutarı mahsup edildiğinde davacının bakiye 119.679,14 TL cari hesap alacağı bulunduğu Mahkememizce benimsenerek ve kabul edilerek, açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece, davacının ispatla yükümlü olduğu icra takibine konu 134.053,51 TL cari hesap alacağının varlığı ispat edilemediğinden bahisle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı takdir ve değerlendirmeye dayalı olarak kısmen kabulü ile takibe itirazın 119.679,14 TL kısım yönünden iptaline karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporunda; davacı tarafından, dava dilekçesinde alacak iddiasına dayanak gösterilen 212.400,00 TL ve 14.374,37 TL bedelli faturaların yanı sıra ticari defterlerine kendi alacağı olarak kaydedilen 81.970,94 TL ve 23.893,00 TL faturalar da dikkate alınarak ve sonuç itibariyle, “davacının yasal ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 134.053,51.TL faturaya dayalı cari hesap alacağının bulunduğu” yönünde görüşe yer verildiğini;Yerel mahkemece, davacının iddia ettiği takibe konu cari hesap alacağının var olup olmadığının belirlenmesinde, bilirkişi kök ve ek raporuna itiraz dilekçelerinde de belirtildiği üzere davacının kendi ticari defterlerine (cari hesabına) kaydettiği 14.374,37 TL bedelli faturaya konu emtianın teslim edildiği iddiasını ispata elverişli vasıfta müvekkilince imzalı sevk irsaliyesi veya başkaca yazılı bir delille ispat edememiş olduğundan bahisle, 14.374,37 TL bedelli faturanın dikkate ve değerlendirmeye alınmaması ve bu fatura bedelinin, iddia edilen takibe konu cari hesap alacağından mahsup edilmesinin hukuken isabetli olduğunu, Yerel mahkemece, davacının iddia ettiği takibe konu cari hesap alacağının var olup olmadığının belirlenmesinde, davacının kendi ticari defterlerine (cari hesabına) kaydettiği 212.400,00 TL bedelli faturaya konu emtia satışının “peşin satış” olduğuna dair mevcut kanuni karinenin aksini ispat edememiş olduğundan bahisle 212.374,37 TL bedelli faturanın da değerlendirmeye alınmaması gerekirken, hukuki yanılgıyla malul gerekçelerle değerlendirmeye alındığını ve sonucunda davacının 119.679,14 TL cari hesap alacağının kabul edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu bağlamda; davacının ticari defterlerine (cari hesabına) kaydederek alacak iddiasına dayanak gösterdiği 212.400,00 TL bedelli faturaya konu makinelerin davalı müvekkili tarafından davacı yana satış bedellerinin ödenmesi karşılığında teslim edildiğini, başka bir söylemle davacının satış bedellerini almış olduğu içindir ki 212.400,00 TL’lik faturaya konu makineleri teslim ettiğini ve fatura içeriğinde yer alan makinelerin konu olduğu satış akdinin “peşin satış” suretiyle gerçekleştiğini;Somut olayda uygulama yeri olan TBK.m.207/2 hükmüne göre, satıcının ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmeleri hususunun asıl olduğunun emsal Yargıtay içtihatları ışığında da sabit olduğunu,( Yargıtay HGK. 2013/1234 E., 2015/795 K.; Yargıtay 19. HD. 2017/1783 E., 2019/86 K.; Yargıtay 19. HD. 2010/11481 E., 2011/5662 K.; Yargıtay 19. HD. 2015/10255 E., 2016/1919 K.;) davacı ile davalı müvekkili arasındaki 212.400,00 TL bedelli faturada yer alan makinelerin konu olduğu satış akdinin “peşin satış” olduğuna dair kanuni karine mevcut olduğundan, Yerel mahkemenin yanılgılı gerekçesinin aksine bu fatura/satış bedelinin ödendiğinin ispat yükü davalı müvekkili üzerinde olmayıp davacı peşin satışa dair mevcut kanuni karinenin aksine satışın veresiye olduğunu ispatla yükümlü (HMK.m.190/2) olduğu gibi bu ispatı da, uyuşmazlığın miktarı itibariyle ancak senet nitelikli deliller ile yapmakla yükümlü olduğunu, (HMK.m.200) buna karşılık davacı 212.400,00 TL’lik faturaya konu makinelerin satışının veresiye satış olduğuna dair ileri sürdüğü ve ispatla yükümlü olduğu iddiasını ispata elverişli vasıfta herhangi bir yazılı delil sunamamış olup; müvekkilinin peşin ödemiş olduğu 212.400,00 TL bedelli faturadan ötürü borçlu olmadığını ve bu faturanın, davacının iddia ettiği takip konusu cari hesap alacağının var olup olmadığının belirlenmesinde nazara alınamayacağını, Yerel mahkemece davacının iddia ettiği takibe konu cari hesap alacağının var olup olmadığının belirlenmesinde, davacının kendi ticari defterlerine kaydedip alacak iddiasına dayanak gösterdiği 212.400,00 TL bedelli faturanın da değerlendirmeye alınmaması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle değerlendirmeye alındığını ve sonucunda, davacının 119.679,14 TL cari hesap alacağının kabul edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu;Yine Yerel Mahkemece davacının iddia ettiği takibe konu cari hesap alacağının var olup olmadığının belirlenmesinde, davacının kendi ticari defterlerine (cari hesabına) kaydettiği görülen 81.970,14 TL ve 23.893,00 TL bedelli faturaların da davacının ispatla yükümlü olduğu faturaların içeriklerindeki emtianın teslimini müvekkilince imzalı herhangi bir sevk irsaliyesi veya yazılı belge ile ispat edememiş olduğundan bahisle tıpkı bu gerekçeyle dikkate alınmamış olan 14.374,37 TL bedelli fatura gibi değerlendirmeye alınmamaları gerekirken alınmadığını, ki bunun gerekçede çelişki de oluşturacağını, sonuç olarak davacının 119.679,14 TL cari hesap alacağının kabul edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu bağlamda; davacının ticari defter ve kayıtlarında, kayıtlara dayanak belgeler olmadan alacaklı görünmesinin iddia ettiği alacağın varlığını göstermeyeceğini, davacı faturalarının tebliğ edilmiş olsalar dahi alacağın varlığını ve içeriklerindeki emtianın müvekkiline teslimini ispat etmeyeceğini ve bu durumda, davacının mal teslimini yazılı deliller ile ispatlaması gerektiğini, emsal Yargıtay içtihatları ışığında hukuksal ihtilaftan vareste olduğunu;Davacının 81.970,94 TL ve 23.893,00 TL bedelli faturalarıyla da davalı müvekkiline hiçbir emtia teslim edilmediği gibi teslim iddiasını ispatla yükümlü olan davacının tıpkı 14.374,37 TL bedelli fatura gibi mezkûr faturalara konu emtianın teslimini ispata elverişli nitelikte müvekkilince imzalı sevk irsaliyesi veya yazılı herhangi bir delil sunamadığını, davacının ticari defterlerinde kendi alacağı olarak kaydettiği mezkûr bütün faturaları, iddia ettiği takip konusu cari hesap alacağının varlığını ispata elverişli ve yeterli delil vasfında olmayıp davacının ispatla yükümlü olduğu takibe konu cari hesap alacağı ispat edilememiş olduğundan bahisle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davacının ticari defterlerine kaydettiği 14.374,37 TL’lik fatura haricindeki diğer faturalar değerlendirmeye ve dikkate alınarak 119.679,14 TL bakiye cari hesap alacağının kabulünün hukuka aykırı olduğunu beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye açık hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıya makine ve dokuma lastik ürünü satarak teslim ettiğini ve fatura düzenlediğini, davalının faturaları haksız olarak iade ettiğini ve fatura bedellerini ödemediğini, aleyhinde başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf davacının alacak iddiasına dayanak yaptığı dokuma lastik ürününün tarafına teslim edilmediğini, diğer faturaya konu makinelerin ise bedelleri peşin şekilde ödenerek teslim alındığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 03.06.2016 tarihli ve 134.053,51 TL bedelli cari hesap bakiyesi açıklaması ile belirtilen alacağın tahsilinin talep edildiği, buna göre talebin taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında bakiye hesap alacağı olduğu, davacının dava dilekçesi ile bu alacağının dayanağı olarak 23.04.2016 tarihli ve 14.374,37 TL bedelli fatura ile 23.04.2016 tarihli ve 212.400 TL bedelli faturayı gösterdiği, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde davalı adına düzenlenen faturaların kayıtlı ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 134.053,51 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından davalı adına tutulan hesaptaki son iki kaydın bu faturalar olduğu, bu iki fatura toplamının talep edilen bakiye alacaktan fazla olduğu, bunun sebebinin de davacı tarafından davalı adına hesaba çek ile ödeme kaydı girilmesinden kaynaklandığı, yani davacının 23.893 TL bedelli faturanın ödenmediği gibi bir iddiasının ve bu faturaya dayalı bir alacak talebinin bulunmadığı, yine davacının kayıtlarında görülen 81.970,94 TL'nin de fatura alacağı değil devir bakiyesi olduğu, davacının bu devir bakiyesini alacak iddiasına ve takibe konu etmediği, uyuşmazlık konusu olmayan fatura ve devir bakiyesi yönünden Mahkemece bir inceleme yapılmasına gerek olmadığı, davalı tarafından ticari defterler incelemeye sunulmadığından kayıtların karşılıklı olarak incelenemediği, kaldı ki takip konusu alacağa dayanak faturaların davalı tarafından teslim alınmayarak davacıya iade edildiği, bu noktada İlk Derece Mahkemesince de kabul edildiği üzere, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, 23.04.2016 tarihli ve 212.400 TL bedelli fatura konusu malların davalıya teslim edildiği iddiasının, davalının isim ve imzasını içerir irsaliye ile ispat edildiği, her ne kadar davalı taraf yapılan satış işleminin peşin satış olduğunu ve ödemenin yapılması sebebiyle makinelerin kendisine teslim edildiğini iddia etmiş ise de, TBK'nın 207/2. maddesinde yer alan ve satış sözleşmesinde aksi sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduklarına dair düzenlemenin, sözleşme ile üstlenilen edimlerin ifa sırasına ilişkin bir düzenleme olduğu, buradan hareketle ancak kendi edimini ifa eden tarafın karşı taraftan edimini ifa etmesini talep edebileceği ve karşı tarafın bu halde bir ödemezlik def'i ileri sürebileceği, bu yasal düzenlemenin, satış sözleşmesinin kurulması ile üstlenilen edimlerin ifa edildiğinin ispatı yönünden bir karine oluşturmadığı, davacının üstlendiği mal teslimi edimini ifa ettiğini ispat etmesi karşısında davalının fatura bedeline göre ödeme iddiasını ancak belge ve senetle ispat edebileceği, bu yönde davalı tarafından dosyaya sunulmuş herhangi bir delilin olmadığı ve ödeme savunmasının ispat edilemediği, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 8.175,28 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.044,00‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 6.131,28‬‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenSatımdantaraflarınesastanKaynaklanan)İptaliözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin(Ticarikararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim