İstanbul BAM 13. HD 2021/1738 E. 2024/225 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/1738
2024/225
8 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1738 Esas
KARAR NO: 2024/225 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2018/1295 Esas - 2021/547 Karar
TARİHİ: 03/06/2021
DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkili şirketin davalı bankanın müşterisi olup, Sefaköy Şubesi'nde ... IBAN numaralı hesabı kullanmakta olduğunu, davalı bankanın, davacı müvekkili şirkete ait ... IBAN numaralı hesaptan haksız ve hukuka aykırı şekilde, bildirimde bulunmaksızın 18/04/2018 tarihinde 5.000,00 TL Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti ve aynı gün 250,00 TL BSMV Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti, 20/04/2018 tarihinde ise 950,00 TL Ekspertiz Komisyonu (Ticari Kredi) ve 47,50 TL BSMV Ekspertiz Komisyonu Ticari Kredi Ücreti adı altında toplam 6.247,50 TL ücret tahsilatı yaptığını, davacı müvekkili şirketin, davalı bankadan herhangi bir talebi bulunmamasına rağmen, davalı bankaca kredi işlemi yapılması ve davacı müvekkili şirketten haksız bir şekilde bedeller tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın bahse konu hukuka aykırı eylemi nedeni ile davacı müvekkili şirketin KMH hesabı kullanılmış olduğundan KMH hesabı için de faiz kesintisi yapıldığını, davacı müvekkilinin bu yönde zararının söz konusu olduğunu, davacı müvekkili şirketin, kullanmış olduğu hesaptan davalı bankaca haksız ve hukuka aykırı şekilde yapılan kesintileri fark ettiğini ve bu kesintilerin iadesi için Büyükçekmece ... Noterliği'nin 22 Ekim 2018 Tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı bankaya ihtarname gönderdiğini, davacı müvekkilinin göndermiş olduğu bu ihtarnamede kesintilerin iadesinin yanı sıra hesabının açılışına ilişkin sözleşmelerin, genel kredi sözleşmelerinin kullanmış olduğu kredi sözleşmelerinin, talimat evraklarının ve sair belgelerin kendisine gönderilmesini, ayrıca bu haksız eylem sebebi ile KMH hesabı için kesmiş olduğu faiz bedellerinin de iadesini talep ettiğini, bugün hâla davacı müvekkilinin banka hesabı ekside olup faiz işlemekte olduğunu, davalı bankanın, davacı müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarnameye karşılık olarak Bakırköy ... Noterliği’nin 05/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bilgi/belge veremeyeceğini bildirdiğini, diğer yandan davalı bankanın, davacı müvekkiline göndermiş olduğu 06/11/2018 tarihli yazısı ile haksız, hukuka aykırı ve ayıplı eylem ve tahsilatlarını TTK hükümlerine dayandırmaya, ekspertiz ücretini ise Genel Kredi Sözleşmesine dayandırmaya çalıştığını, davalının göndermiş olduğu yazı cevabının hukuki geçerliliği bulunmamakla haksız ve ayıplı eylemlerine kendince kılıf bulmaya çalışmakta olduğunu, davacı müvekkilinin talebi bulunmadığı halde ve davalı bankanın hukuka aykırı tahsilat yapmış olduğu tarihe kadar davacı müvekkilinin KMH borcunun dahi bulunmadığını, davalı banka tarafından tek taraflı olarak hazırlanmış ve dayatma ile imzalatılmış olan Genel Kredi Sözleşmesine dayanılarak haksız tahsilatlara dayanak oluşturulmaya çalışmasının kabul edilemez olduğunu, davacı müvekkilinin herhangi bir talebi olmamasına rağmen davalı bankaca kredi işlemi yapılması nedeni ile davacı müvekkilinden haksız ve hukuka aykın olarak çeşitli nam ve isimler altında tahsil edilen bedellerin ve KMH faiz bedellerinin davacı müvekkiline iadesi için huzurdaki davayı açma gereği doğduğunu beyanla davacı müvekkili şirketten, davalı bankaca haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen bedellere karşılık şimdilik 950,00-TL'nin işlem tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, davalı banka tarafından KMH hesabı için haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen faiz bedelleri için şimdilik 50,00 TL bedelin işlem tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın huzurdaki davayı HMK md. 107’de tanımlanan belirsiz alacak davası olarak açtığını, HMK md. 107‘e göre belirsiz alacak davasından söz edilebilmesi için dava konusu alacağın belirlenemiyor olması veya dava konusu alacağın belirlenmesinin imkansız olması gerektiğini, davacı tarafın iadesini talep ettiği ücret tutarlarının müvekkili bankanın dekontlarında açıkça yazıldığını, davacı taraf dava dilekçesinde ve müvekkili bankaya gönderdiği ihtarnamede, kendisinden haksız olarak tahsil edildiğini iddia ettiği ücretleri kalemler halinde saymış olup; bu ücret tutarlarının belirli olduğunu, dava dilekçesinde dava değerinin 1.000,00 TL olarak belirtildiğini, dava dilekçesinin açıklamalar kısmında müvekkili bankadan iadesi talep edilen tutar olarak toplam 6.247.50 TL gösterildiğini, dolayısıyla dava konusu ve dava değerinin, dava dilekçesinde hesap edilen kadarıyla gösterilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasının davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, zira iadesi talep edilen ücret tutarlarının belirli olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararı olmadığını, davacı taraf ile müvekkili banka arasında 13/12/2017 tarihinde Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacı tarafa 1.000.000,00 TL tutarında kredi limiti verildiğini, davacı tarafın iş bu sözleşme kapsamında 19/12/2017 tarihinde 150.000,00 TL tutarında Ticari Kredi kullandığını, kullandığı ticari kredi nedeniyle kendisinden haksız olarak tahsil edildiğini iddia ettiği ücretlerin iadesi nedeni dava açtığını, müvekkil bankanın, davacıdan 5.250,00 TL Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti ve 997,50 TL Ekspertiz Komisyonu tahsil ettiğini, tahsil ettiği iş bu ücretlerin usul ve yasaya uygun olarak tahsil edildiğini, kredinin kullanıldığı ilk sırada veya hesap kullanılırken tahsil olunan komisyon ve ücretler hakkında, davacının bilgilendirildiğini, kendisinden iş bu ücret ve komisyonların kesilmiş ve tahsil edilmiş olduğunun gizlenmediğini, kredi ve hesap ekstreleri cüzdanları, bilgilendirme formları, sözleşme örneklerinin kendisine teslim olunduğunu, davacı tarafından imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin "Komisyon, Ücret, Vergi, Fon ve Masraflar" başlıklı 6. maddesinde masraf ve komisyonlara ilişkin hükümlerin yer aldığını, ilgili maddenin davacıdan tahsil olunan ekspertiz ücretini içerdiğini, işbu durumun da davacı tarafından müvekkili bankaya gönderilen ihtarnameye verilen cevabi yazıda açıklandığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarih ve 2018/1295 Esas - 2021/547 Karar sayılı kararında;"Davacı taraf ile müvekkil Banka 13/12/2017 tarihinde Ticari Kredi Sözleşmesi imzalamışlardır. Sözleşmeye göre davacı tarafa 1.000.000.00 TL tutarında kredi limiti verilmiştir. Davacı taraf iş bu sözleşme kapsamında 19/12/2017 tarihinde 150.000,00 TL tutarında Ticari Kredi (EK-I; Kredi Sözleşmesi, EK-2:; Sözleşme öncesi bilgi formu, EK-3; Ödeme Planı) kullanmıştır. Davacı taraf, kullandığı ticari kredi nedeniyle kendisinden haksız olarak tahsil edildiğini iddia ettiği ücretlerin iadesi nedeni ile sayın mahkemenize dava açmıştır. Müvekkil Banka, davacıdan 5.250,00 TL Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti ve 997,50 TL Ekspertiz Komisyonu tahsil etmiştir. Müvekkil Bankanın tahsil ettiği iş bu ücretler usul ve yasaya uygun olarak tahsil edilmiştir. Kredinin kullanıldığı ilk sırada veya hesap kullanılırken tahsil olunan komisyon ve ücretler hakkında, davacı bilgilendirilmiştir. Kendisinden iş bu ücret ve komisyonların kesilmiş ve tahsil edilmiş olduğu gizlenmemiştir. Kredi ve hesap ekstreleri cüzdanları, bilgilendirme formları, sözleşme örnekleri kendisine teslim olunmuştur. Davacı tarafından imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin "Komisyon, Ücret, Vergi, Fon ve Masraflar* başlıklı 6. Maddesinde masraf ve komisyonlara ilişkin hükümler yer almaktadır. İlgili madde davacıdan tahsil olunan ekspertiz ücretini içermektedir. İşbu durum da davacı tarafından müvekkil Bankaya gönderilen ihtarnameye verilen cevabi yazıda açıklanmıştır. Müşteri ile kredi sözleşmesi akdedilmeden önce, “sözleşme öncesi ön bilgi formu” imza karşılığı kendisine teslim edilmiş, aleyhine olabilecek hükümler hakkında müşteri bilgilendirilmiş ve neticede mevcut sözleşme metni üzerinde karşılıklı olarak mutabakat sağlanmıştır. müşteri ayrıca, altında imzası bulunan “ücret, masraf, komisyon listesi" uyarınca kendisinden tahsil edilecek ücret, masraf ve komisyonları bizzat kabul etmiştir. Dava konusu iadesi talep edilen tutarın mevcut yasal mevzuata uygundur. Zira; BDDK tarafından 03.10.2014 tarihinde yayımlanan Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 10. maddesine göre; Bankalar kullandırılan kredinin anaparasının binde beşini aşmayan bir oranda kredi tahsis ücreti tahsil etmeye yetkilidirler. "FİNANSAL TÜKETİCİLERDEN ALINACAK ÜCRETLERE İLİŞKİN USÛL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK Tüketici ve konut finansmanı kredilerine ilişkin ücretler MADDE 10 (1) Finansal tüketicilere kullandırılacak krediler için kredi ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan sistemin işletilmesi ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi amacıyla alınan tahsis ücreti dışında, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ücret alınamaz. Kredi tahsis ücreti, kullandırılan kredi anaparasının binde beşini geçemez. Kurul, gerekli gördüğü hallerde bu sınırı artırmaya ve azaltmaya yetkilidir." Müvekkil Banka davacıdan Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti ile Ekspertiz Komisyonu tahsil etmiştir. Tahsil edilen tutarlar 3 Ekim Yönetmelik kapsamında olması nedeni ile yasaldır ve iadesi söz konusu değildir. İş bu yukarıda açıkladığımız ve re'sen tespit olunacak nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak aleyhimize açılmış olan davanın REDDİNE karar verilmesini talep etmiştir.Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle alacak davası olup, dosyada deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bankacı bilirkişiden 20/09/2019 havale tarihli rapor ve 09/12/2019 havale tarihli ek rapor alınmış, itiraz üzerine yeni bir bankacı bilirkişiden rapor alınmış, bankacı bilirkişinin 25/01/2021 havale tarihli raporunda; .....Davalı ... Bankası A.Ş. ile davacı ... Tic. Ltd. Şti arasında kredinin esas teminatını oluşturan Ticari Müşteri Kredi sözleşmesi imzalandığı, söz konusu Sözleşme belirlenen limit dahilinde açılacak kredilerle ilgili genel koşulların yamsıra, kredinin kullandırılış biçimi, uygulanacak akdi ve temerrüt faizi, kefalet ve kefillerin sorumluluklarını düzenlendiği tespit edilmiştir. Davalı ... Bankası A.Ş. Sefaköy İnönü Şubesi tarafından davacı ... Nak.İç ve Dış Tic. Ltd. Şti’ne aralarında imzalanan Ticari Genel Kredi Sözleşmesi gereği aşağıda belirtilen Taksitli Ticari Taşıt kredisi kullandırıldığı Bu kredilerin kullandırımları ile ilgili komisyon ve masraf adı altında 6.247,50 TL davalı hesabından davacı bankaca tahsil edildiği tespit edilmiştir.Bu tür masrafların diğer Bankalarcada uygulanmakla ve bu masrafların BDDK kurumuna bildirdiği BDDK kurumu WEB sayfasında herkese açık ilan etmektedir. BDDK WEB sayfasında yapılan araştırma sonucunda davalı Bankanın almış olduğu masrafların usulüne uygun olduğu, Kredi Teklif ve Değerlendirme ücretimde açıkladığı rakamın 1.000,00TL altında aldığı tespit edilmiştir.Davacı Banka. Türk Ticaret Kanunu kapsamında “tacir” sıfatını haizdir ve bunun neticesi olarak da avnı kanun Md. 20 geregi tacirlerin kanuni hakkı olan “ücret isteme hakkı” bulunmaktadır.TTK md.20 gereği bankanın müşterisine sunduğu hizmet karşılığı olarak komisyon alacağını; bilakis, sunulan hizmetlerden ücret talep edilmemesi, verilen hizmetin karşılıksız yapılması,kanuna aykırı olan,ticaret hayatının olağan akışına aykırı düşünen, abesle iştigal eden bir durum olacağını, dolayısıyla komisyon istenmesinde hukuka aykırı bir durumun bulunmadığını;Tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin,münasip bir ücret isteyebileceğini, bundan başka, verdiği avanslar veya yaptığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazandığını;kaldı ki, müşterilerin talepleri doğrultusunda kredi temin edilmesi de, bankanın göze aldığı bir risk de bulunduğunu; bu doğrultuda masraf talebinin hukuka uygun olduğunu;Davacıya kullandırılan kredilerin bireysel kredi değil, taksitli ticari işyeri alımı için kullandırılan kredi olduğu, alınan masrafların usulune uygun alındığı, açıklanmış, dosyada alınan 20/09/2019 havale tarihli bankacı bilirkişi raporunda, taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalanmış, davalı banka tarafından bu kredinin kullanımı ile ilgili komisyon ve masraf adı altında 6.247,50 TL nin davacıdan tahsil edildiği, bu masrafların BDDK kurumu web sayfasında herkese açık bir şekilde ilan edildiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların usulüne uygun olduğu, kredi teklif ve değerlendirme ücretinin de 1.000 TL nin altında olduğu, davalı bankanın müşterisine sunduğu hizmet karşılığı komisyon talebinin usulüne uygun olduğu, açıklanmış, davacının itirazı üzerine dosyada alınan 2.bankacı bilirkişinin 25/01/2021 havale tarihli raporunda açıklandığı üzere, davacı ile davalı arasında 13/12/2017 tarihli 1.000.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davalı davacıdan 950.00 TL ekspertiz ücreti tahsil etmiş, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre yıllık %1 e kadar kredi tahsis ve istihbarat ücreti tahsilatı yapılabileceği kabul edildiğinden davalının 10.000 TL ye kadar yıllık ücret tahsilatı yapabileceği, ekspertiz ücreti olarak %2 ye kadar tahsilat yapılabileceğinden kullandırılan 150.000 TL kredi karşılığı davalının 3.000 TL ekspertiz ücretini davacıdan alabileceği, dolayısıyla davalının davacıdan kullandırılan kredi nedeniyle kredi tahsis ve istihbarat ücreti, BSMV, ekspertiz ücreti ve BSMV toplam ücreti olarak 13.650 TL tahsil edebileceği, davalı bankanın davacıdan 9.397,50 TL tahsilat yaptığı, dolayısıyla davacı firmanın kredi nedeniyle davalı bankaya fazlaca bir ücret ödemediği anlaşılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel Mahkemece verilen kararda her ne kadar kararın kesin olduğu belirtilmişse de 2021 yılı istinaf başvuru parasal sınırı 5.880,00 TL olup, huzurdaki davada davacı müvekkilinden 6.247,50 TL fazla bedel tahsil edildiğinin belirtildiğini ve bu bedelin işlemiş faizi ile birlikte iadesinin talep edildiğini, gerekli harçların da yatırıldığını, dava bedeli istinaf sınırının üstünde kaldığından bahisle Yerel Mahkemenin bu yöndeki kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, Yerel Mahkemenin bilirkişi raporuna istinaden davalı banka tarafından yapılan tahsilatların uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, keza dosyada yer alan kredi sözleşmesi incelendiği zaman davalı bankanın, davacı müvekkilinden ilk olarak 2. el araç kullanımı anında sözleşme gereği tahsilatta bulunduğunun görüldüğünü, davalı bankanın daha sonra yani 18/04/2018 tarihinde 5.000,00 TL Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti ve aynı gün 250,00 TL BSMV Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti, 20/04/2018 tarihinde ise 950,00 TL Ekspertiz Komisyonu (Ticari Kredi) ve 47,50 TL BSMV Ekspertiz Komisyonu Ticari Kredi Ücreti adı altında toplam 6.247,50 TL tahsilatta bulunmasının hukuki dayanağının bulunmadığını, keza davacının bu tarihte herhangi bir kredi kullanmadığını, Mahkeme ve bilirkişi her ne kadar kredi sözleşmesinin üst limiti olan 1.000.000,00 TL esas almış ise de davacı müvekkilinin kullanmamış olduğu bir kredi için bedel ödemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini;Müvekkilinin 19/12/2017 tarihinde kullandığı krediye ilişkin olarak davalının talep ettiği 2.858,09 TL Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti ve aynı gün 142,91 TL BSMV Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti, 19/12/2017 tarihinde 141,91 TL Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti ve aynı gün 7,09 TL BSMV Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti olmak üzere toplam 3.150,00 TL bedeli ödediğini, bu sebeple kullanılmayan kredi için tekrar davalının tahsilatta bulunmasının ve bunun Mahkemece kabulünün hukuka aykırı olduğunu;Bilirkişinin, taraflar arasında imzalanmış olan kredi sözleşmesini dikkate alarak hesaplama yapması gerekmekteyken bu sözleşmeyi dikkate dahi almayarak genel kendi kanaatine göre bir rapor hazırladığını, bilirkişinin bu sözleşmeyi dikkate almadığı gibi hazırlamış olduğu son raporda diğer bütün raporlarından farklı ve çelişkili olarak davalı bankanın 13.650,00 TL tahsilatta bulunması gerekirken 9.397,50 TL tahsilatta bulunduğunu iddia ettiğini, Yerel Mahkemenin de dosyada yer alan kredi sözleşmesini dikkate almaksızın rapor doğrultusunda karar verdiğini, müvekkili tarafından sadece bir kredi kullanıldığını ve bu krediye ilişkin olarak sözleşme dahilinde tahsilatlarının yapıldığını ancak huzurdaki davaya konu tahsilatların yapılmasını gerektiren ve davacı müvekkilince kullanılan başka herhangi bir kredinin söz konusu olmadığını, Yerel Mahkemenin 18/04/2018 tarihinde ikinci bir kredi kullanılmamasına rağmen davalı banka ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmasını yeterli görüp davalı bankanın yapmış olduğu tahsilatların geçerli olduğu yönünde karar vermesinin hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarının ise aksi yönde olduğunu;Bir diğer hususun ise davalı bankanın; "20/04/2018 tarihinde 950,00 TL Ekspertiz Komisyonu (Ticari Kredi) ve 47,50 TL BSMV Ekspertiz Komisyonu Ticari Kredi Ücreti olmak üzere toplam 997,50-TL" tahsil etmiş olduğu bedelin dayanağı bulunmamasına rağmen Yerel Mahkemenin bu bedeli de reddetmesinin hatalı olduğunu, müvekkilince 20/04/2018 tarihinde tahsil edilen ekspertiz ve vergi bedelinin tahsilini gerektirecek kredi talebinde bulunulmadığını ve böyle bir kredi de kullanılmadığını, davalı bankanın neyin eksperini neye karşılık yaptırdığını anlayamadıklarını, buna dair eksper raporu sunmadığını ve fatura ibraz etmediğini, ortada kullanılmış bir kredi ya da eksperi yapılmış herhangi bir taşınır, taşınmaz mal bulunmadığını, davalı bankanın bu tahsilatının hiçbir şekilde somut dayanağı ve belgesi bulunmadığını, buna rağmen bilirkişinin olmayan bir eksperin bedelini hesaplaması ve Yerel Mahkemenin de bu yönde karar vermesi hatalı olup kararın kaldırılması gerektiğini;Dosyada 2 farklı bilirkişiden rapor alındığını ve iki bilirkişinin raporları arasında çelişki bulunduğunu, ilk bilirkişinin davacı müvekkilinin 19/12/2017 tarihinde kullandığı kredi bedeli olan 150.000,00 TL'yi esas aldığını ve bu bedel üzerinden hesaplama yaptığını, ikinci bilirkişinin ise genel kredi sözleşmesinde yer alan üst limit olan 1.000.000,00 TL'yi esas alarak hesaplama yaptığını, Yerel mahkemenin gerekçe bölümünde her iki bilirkişinin raporlarını esas aldığını, bu durumda her iki bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, karara bu yönüyle de itiraz ettiklerini, davalı bankanın 6.247,50TL'lik bedeli tahsil etme amacıyla, müvekkilinin herhangi bir talebi dahi bulunmamasına rağmen müvekkiline KMH hesabı tanımlayarak söz konusu haksız bedeli buradan tahsil ettiğini ve KMH hesabından tahsil edilen bu bedele bir de faiz işletmek suretiyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını beyanla; Yerel mahkemece verilen kararın icrasının geri bırakılarak kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı bankaya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı banka tarafından haksız şekilde tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin iadesine yönelik alacak istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı banka tarafından nezdinde bulunan hesabından, herhangi bir kredi kullanımı olmaksızın 18.04.2018 ve 20.04.2018 tarihlerinde haksız şekilde kredi teklif ve değerlendirme ücreti, bsmv ve ekspertiz ücreti adı altında tahsilatlar yapıldığını, bu nedenle KMH hesabının kullanıldığını ve hesabın eksiye geçmesi nedeniyle ayrıca faiz tahsil edildiğini, bu şekilde de zarara uğradığını beyan ederek haksız şekilde tahsil edilen bedellerin iadesini ve işlemiş faiz nedeniyle doğan zararının tazmini talep etmiş, davalı taraf, davacıdan tahsil edilen ücretlerin 13.12.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında 19.12.2017 tarihinde kullandırılan 150.000 TL tutarlı krediye ilişkin olduğunu, davacıya tahsil edilecek ücretlerin bildirildiğini ve genel kredi sözleşmesinde de bu ücretlere ilişkin düzenleme olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 20. maddesinde, tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir, hükmü düzenlenmiş olup tacir olan bankalar temel iştigal konuları olan kredi işlemleri dolayısıyla şartların mevcut olması halinde ücret isteyebilirler. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesinde reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, TCMB'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi tahsis ve erken kapama komisyonlarının hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyona ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen komisyonların emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Banka, kredi kullanımı sırasında sarf ettiği makul ve belgeli masrafları kredi kullanandan tahsil edebilir. (Bkz. Yargıtay 11. HD; 11/10/2018 Tarih, 2016/12666 E-2018/6233K.,Yargıtay 11. HD; 25/09/2018 Tarih, 2017/276 E-2018/5662 Karar sayılı ilamları) Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacı ile davalı banka arsında 13.12.2017 tarihli ve 1.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davacıya bu sözleşmeye istinaden 19.12.2017 tarihli ve 150.000 TL bedelli ticari kredinin kullandırıldığı, davalı banka tarafından kullandırılan bu kredi nedeniyle davacıdan 18.12.2017 tarihinde kredi teklif ve değerlendirme ücreti adı altında 2.858,09 TL, kredi teklif ve değerlendirme ücreti bsmv adı altında 142,91 TL'nin ve 19.12.2017 tarihinde kredi teklif ve değerlendirme ücreti adı altında 141,91 TL ile kredi teklif ve değerlendirme ücreti bsmv adı altında 7,09 TL olmak üzere toplam 3.150 TL'nin tahsil edildiği, davacı tarafından bu tarihten sonra, ne davalı bankanın hesaptan kredi teklif ve değerlendirme ücreti ile bsmv adı altında toplam 5.250 TL tahsil ettiği 18.04.2018 tarihinde, ne de ekspertiz ücreti ve bsmv adı altında 997,50 TL tahsil ettiği 20.04.2018 tarihinde kullanılmış bir kredinin bulunmadığı, davacının 19.12.2017 tarihinde kullandırılan kredi için yapılan toplam 3.150 TL tahsilata itiraz etmediği, davalı banka tarafından kullandırılmamış bir kredi nedeniyle kredi teklif ve değerlendirme ücreti ile ekspertiz ücreti tahsil edilemeyeceği gibi, 19.12.2017 tarihinde kullandırılan ve ücretleri tahsil edilen kredi nedeniyle mükerrer şekilde ücret tahsil edilemeyeceği, davalı bankanın ekspertiz ücretinin 19.12.2017 tarihli kredi nedeniyle tahsil edildiği iddiasının ispatı yönünde, yine banka tarafından doldurulmuş ve herhangi bir inceleme içermeyen ekspertiz raporu başlıklı bir belgenin sunulduğu, görevlendirilmiş bir eksper tarafından düzenlenmiş bir rapor ve bu rapor nedeniyle ücret ödendiğine dair bir dekont sunulmadığı, kaldı ki sunulan ekspertiz raporu başlıklı belgenin tarihi 18.12.2017 iken yapılan tahsilatın tarihinin 20.04.2018 olduğu, bu nedenlerle Mahkemece davacının, hesabından tahsil edilen 5.000 TL kredi teklif ve değerlendirme ücreti, 250 TL kredi teklif ve değerlendirme ücreti bsmv, 950 TL ekspertiz ücreti ile 47,50 TL bsmv toplamı 6.247,50TL'nin iadesini talep etmekte haklı olduğu gözetilerek bu kalemler yönünden davanın kabulüne, öte yandan her ne kadar davacının hesabından haksız şekilde tahsilat yapılması nedeniyle hesap bakiyesi eksiye düşmüş ise de, bu eksi bakiye içerisinde ticari kredi taksiti tahsilatının da bulunduğu ve hesabın 18.05.2018 tarihinde artıya geçtiği, davacının hesap ekstresinde eksi bakiye nedeniyle yapılmış faiz tahsilatının bulunmadığı gözetilerek bu kalem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden 6.247,50 TL yönünden davanın kısmen kabulüne, kabul edilen alacağa, davacı tarafından davalıya gönderilen temerrüt ihtarnamesi ile borcun ödenmesi için 1 günlük süre verildiğinden bu süre sonundan itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarih ve 2018/1295 Esas - 2021/547 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddsi gereğince KALDIRILMASINA, 2- Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; Davanın Kısmen Kabulü ile 6.247,50 TL'nin 24/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tahsil edilen faiz nedeniyle uğranılan zarar talebi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 426,77 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan toplam 126,9 TL harcın (35,90 TL peşin harç + 91,00 TL tamamlama harcı) mahsubu ile bakiye 299,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç ve 91,00TL tamamlama harcı olmak üzere; toplam 162,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 1.150,00 TL bilirkişi ücreti ile 75,50 TL tebligat/ posta gideri olmak üzere; toplam 1.225,50 TL yargılama giderinin davanın kabulü/ reddi oranına göre hesaplanan 1.213,25 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 6.247,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 48,50 TL posta gideri olmak üzere; toplam 210,60 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/02/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20