İstanbul BAM 13. HD 2021/1733 E. 2024/224 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/1733
2024/224
8 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1733 Esas
KARAR NO: 2024/224 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava konusu emtiaların, davalının talimatı üzerine müvekkili şirketin acentesi olduğu armatör tarafından Mersin Limanı'ndan Casablanca Limanı'na tam ve eksiksiz olarak taşındığını, davalının bildirdiği yükleme talimatları üzerine; müvekkili şirketin acentesi olduğu armatör tarafından ... nolu konşimento kapsamında, 20'lık ... nolu konteynerin, 02.05.2016 tarihinde, ... nolu konşimento kapsamında, 40'hk ... nolu konteynerin, 24.05.2016 tarihinde Casablanca Limanı'na tam ve eksiksiz olarak taşınarak tahliye edildiğini, dava dışı alıcıya malın teslim alınması için varış ihbarnamesi gönderilmesine rağmen mallar alıcısı tarafından teslim alınmadığından, taşıma kapsamında doğan ve/veya doğacak demuraj alacaklarından TTK madde 1207 kapsamında taşıtanın sorumlu olduğunu, dava dışı alıcı firmalara malların teslim alınması için bildirim yapılmış olmasına rağmen konteynerlerin teslim alınmadığını, toplam 29.800 USD demuraj alacağının mevcut olduğunu, taşımanın dayanağı konşimento hükümleri, TTK madde 1207 ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca söz konusu alacağından davalı taşıtandan tahsil edilememesi nedeniyle dava açılması zarureti doğduğunu beyanla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...E nolu sayılı takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının iddia ettiği üzere bahse konu konşimentoya dayalı olarak deniz taşımacılığı yapıldığını ancak davacının süresinde konşimentoyu teslim etmemesi/vermek istememesi üzerine alıcı firmanın malı almaktan vazgeçtiğini, davacının taşıma sonrası konşimentoyu vermek istememesi üzerine alıcı malı çekmediğinden malın limanda kaldığını ve demuraj ücreti doğmasına sebebiyet verildiğini, davacının kusuru nedeni ile müvekkili şirketin müşteri kaybederek zarara uğradığını, bu hususta talep ve dava hakkının saklı olduğunu beyanla davanın reddine, kötü niyetli davacının, alacağın ferileriyle birlikte toplamı üzerinden hesaplanacak %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 13/07/2021 tarih ve 2017/439 Esas - 2021/340 Karar sayılı kararında; "Dava; taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında emtiaların teslim alınmaması nedeni ile oluşan demuraj alacağının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; davalının icra dairesi yetkisine yönelik itirazının yerinde olup olmadığı, uyuşmazlığın, demuraj bedeli nedeni ile davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davacının demuraj talebi bakımından şartların oluşup oluşmadığı ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Dava dosyasında iki adet konşimento kopyası sunulduğu anlaşılmaktadır; -... numaralı konşimentoya göre; taşıtan davalı, gönderilen dava dışı ..., taşıyan davacı olarak kayıtlıdır, --... numaralı konşimentoya göre; taşıtan davalı, gönderilen dava dışı ..., taşıyan davacı olarak kayıtlıdır. Konşimento üzerinde, konteynerin geç teslimi halinde uygulanacak olan , konteyner demuraj tarifesinin kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı firma, dava dilekçesinde, dava dışı alıcıya varış ihbarı gönderildiği iddiasına rağmen, dava dosyasında varış ihbarına rastlanılmamıştır. Davacı tarafından, davalı firmaya, söz konusu iki konteynerin teslim alınmaması sebebiyle, doğmuş olan demurajın ödenmesi ile ilgili olarak gönderdiği ihtarnamelerin birer kopyası dava dosyasında mübrezdir. Davalı, davacının konşimentoyu vermediği, bu nedenle malın çekilemediği ve malın limanda kalması üzerine gönderilenin malı almaktan vazgeçtiğini savunmaktadır ancak dava dosyasında bu iddiayı destekler bir delile rastlanılmamıştır. Konşimentonun neden teslim edilmediği de, dosya içeriğinden göre anlaşılamamaktadır.Buna göre emtiaların alıcıları tarafından teslim alınmadığı dosya kapsamında sabit olup, davalı firmanın, Gönderilen firmaların emtiaların içerisinde yer aldığı konteynerlerin teslim almaması sebebiyle doğan konteyner demurajından sorumlu bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir.Konteyner demuraj ücretinin hesaplanabilmesi için, yükün ne zaman tahliye edildiği, gönderilen kişilere ihbarın yapıldığı tarih ile serbest sürenin ne zaman başladığının belirlenmesi gereklidir. Serbest sürenin başladığı tarihin ne olduğunun anlaşılabilmesi için, gönderilene yapılan ihbarın tarihinin bilinmesi gereklidir. Bu kapsamda mahkeme ara kararı doğrultusunda davacı vekilince - ... nolu konşimento kapsamında, 20'lik ... nolu konteynerin, 02/05/2016 tarihinde tahliye edildiğini, konşimento kapsamında alıcısının; ... Olduğunu, müvekkili şirketin yurt dışı acentesinden müvekkili şirkete iletilen varış ihbarında geminin tahliye tarihinin 02/05/2016 olarak belirtildiği alıcı firmaya da 01/05/2016 tarihinde faks çekildiği, bununla birlikte geminin varış tarihi olan 02/05/2016 tarihinde ayrıca mail ortamında da bilgi verildiği ve gönderilen tarafından mailinde onaylandığını belirterek ek olarak Varis İhbarı ve faks iletisi, mail onayını dosyaya sunmuştur. -... nolu konşimento kapsamında. 40'lık ... nolu konteynerin, 24/05/2016 tarihinde tahliye edildiğini, mezkur konşimento kapsamında alıcı firmanın; ...' olduğunu, müvekkili şirketin yurtdışı acentesinden, müvekkili şirkete gönderilen varış ihbarında alıcı firma ...ya. geminin tahmini varış tarihinin 23/05/2016 olarak belirtildiği ve 21/05/2016 tarihinde faks çekildiğini belirterek ek olarak Varış ihbarı ve faks iletisini dosyaya sunmuştur. Ayrıca tüm bu hususlara ilaveten, varış ihbarnamelerinin içeriği incelendiğinde, gemideki yükün durumunun armatör ...'nın internet sitesinden de takip edilebileceğinin belirtildiğini. Dava konusu taşımalar kapsamında, alıcı/ gönderilen firmalara varış ihbarnameleri gönderilmiş olmakla birlikte, gerek gönderici gerekse alıcı / gönderilen firmaların yükün durumunu internet sitesinden takip etme durumlarının da mevcut olduğunu, bu bağlamda, alıcı/ gönderilen firmalara tahliye tarihlerini bildirir ihbarları yapılmış olduğundan, demuraj alacağının sabit olduğunu dilekçesi ile beyan etmiştir. Davacı vekilince dava dosyasına delileri arasında her iki konteyner için 21/12/2016'ya kadar oluşan demuraj ücreti ile ilgili olarak davalıya gönderdiği ihtarnameleri sunmuştur. Varış limanında Yüklerin alıcısı tarafından teslim alınmadığına dair davacının davalıya gönderdiği başkaca bir ihbar dosya arasında bulunmamaktadır. Davacı taşıyanın, davalı taşıtana, dava konusu yükün alıcısı tarafından teslim alınmadığını bildirmesi ve talimatını alması gerektiği açıktır. Davalı ise ancak bu bildirimin kendisine tebliğinden sonraki aşama için demuraj ücretinden sorumlu tutulabilecektir. Buna göre davalının ancak bu ihtarname ile 21/12/2016 tarihinde emtiaların alıcısı tarafından teslim alınmadığını öğrendiği mahkemece kabul olunmuştur. Bu halde davacı her iki konteyner için de 21/12/2016 tarihinden itibaren oluşan demuraj için talepte bulunabilecektir. Bu doğrultuda bilirkişilerce yapılan hesaplama neticesinde; -... nolu konşimento kapsamında, 20'lık ... nolu konteyner için 23/01/2017 tarihine kadar 8.040 MAD, ... nolu konşimento kapsamında, 40'lık ... nolu konteyner için, 23/01/2017 tarihine kadar 16.080 MAD Olmak üzere iki konteyner için hesap edilen Demuraj ücretini 8.040 MAD + 16.080 MAD = 24.120 MAD olarak tespit etmişlerdir. Davaya konu fatura tarihi olan 2017 Ocak ayı verilerine göre 1 USD nin karşılığının 9.9759 MAD olduğu bilirkişilerce belirtilmekle, davacının demuraj alacağı da 24.120 MAD / 9.9759 = 2.417,82 USD olarak tespit olunmuştur. Davacı davalıya gönderdiği 21/12/2016 tarihli ihbarnamelerinde ayrıca; ... numaralı kontevner için Konteyner bedeli olarak 3.107 USD; ... numaralı konteyner için 2.300 USD konteyner bedeli talep etmiştir. Konşimentolarda davacı taşıyanın davalıdan konteyner bedelleri talep edebileceğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Konteynerlerin içinin boşaltılıp boşaltılmadığı , konteynerlerin içi boşaltıldı ise ne zaman boşaltıldığı ve ne zaman davacı tarafından teslim alındığı da dosya kapsamından tespit edilememektedir. Bu nedenle davacının konteyner bedelleri talebi mahkemece yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince her ne kadar dava konusu taşımalar kapsamında, gerek gönderici gerekse alıcı/gönderilen firmaların yükün durumunu internet sitesinden takip etme durumlarının da mevcut olduğunu, bu bağlamda, alıcı/ gönderilen firmalara tahliye tarihlerini bildirir ihbarları yapılmış olduğunun kabulü ile bu doğrultuda hesaplama yapılması gerektiği belirtilmişse de; dosya içerisinde davalı taşıtana yükün varma limanına geldiği, gönderilenler tarafından teslim alınmadığı yahut demuraj alacağının doğduğu hususlarına ilişkin herhangi bir bildirim yapıldığını gösterir bilgi ve belgeye rastlanamamıştır. Davalı taşıtana, gönderilen şirketlere yapılan bildirimlerin izafe edilmesi mümkün değildir. Zira davacı taraf, yük alıcısı gönderilenlere varış bildirimlerinin belirttiği tarihlerde yapıldığını ortaya koymakla beraber davalı taşıtana belirtilen tarihlerde herhangi bir bildirim yapıldığı hususunu ortaya koyamamaktadır. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de tekrarladığı üzere, TTK 1176 maddesi kapsamında taşıyanın internet sitesinde yapılan bildirimlerin ilanen tebliğ sayılması gerektiği davacı vekilince savunulmaktaysa da, TTK 1174/2 maddesi gözetildiğinde, emtiaların gönderilen tarafından teslim alınmaması halinde durumun taşıtana bildirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Rutin olarak konteynerlerin takibi bakımından internet sitesi üzerinden yapılan bildirimler, mahkemece bu kapsamda bir ilanen tebliğ olarak kabul edilmemiştir. Zira geminin yola çıkması ile rutin olarak yapılabilen bu takip, TTK 1174/2 maddesinde düzenlenen ve davaya da konu olan hadise yaşanmadan evvel internet ortamında yayınlanmaktadır. TTK düzenlemesi karşısında hadiseye uygun olarak yapılması gereken tebligatın yerel adete göre ilanen yapılabileceği belirtilmekle, burada ayrı bir tebliğin gerektiği mahkemece değerlendirilmiştir. Davaya konu olan emtiaların teslim alınmaması üzerine davacı taşıyanın, durumu davalı taşıtana bildirmek üzere bir aksiyon almadığı dosya kapsamından sabit olmakla aksi yöndeki itirazları mahkemece yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme tarafından, dava dışı alıcılara yapılan varış ihbarnamelerinin değerlendirilmediğini, demuraj ücretinin hesaplanmasında, gönderilen kişilere ihbarın yapıldığı tarih ile serbest sürenin ne zaman başladığının değerlendirilmesi ve bu kapsamda demuraj ücretinin hesaplanması gerektiğini, dava konusu, ... nolu konşimento kapsamında, 20’lık ... nolu konteynerın 02.05.2016 tarihinde tahliye edildiğini, müvekkili şirketin yurtdışı acentesinden, iletilen varış ihbarında geminin tahliye tarihinin 02.05.2016 olarak belirtildiğinin, alıcı firmaya da 01.05.2016 tarihinde faks çekildiğinin, bununla birlikte geminin varış tarihi olan 02.05.2016 tarihinde ayrıca mail ortamında da bilgi verildiğinin ve gönderilen tarafından mailinde onaylandığının sabit olduğunu, ... nolu konşimento kapsamında, 40’lık ... nolu konteynerın, 24.05.2016 tarihinde tahliye edildiğinin, müvekkili şirketin yurtdışı acentesinden, gönderilen varış ihbarında alıcı firma ... ya, geminin tahmini varış tarihinin 23.05.2016 olarak belirtildiğinin ve 21.05.2016 tarihinde faks çekildiğinin sabit olduğunu, bununla birlikte, varış ihbarnamelerinin içeriği incelendiğinde, gemideki yükün durumunun armatör ...’nın internet sitesinden de takip edilebileceğinin belirtildiğini; Dava konusu taşımalar kapsamında, alıcının gönderilen firmalara varış ihbarnameleri gönderilmiş olmakla birlikte, gerek gönderici gerekse alıcının/gönderilen firmaların yükün durumunu internet sitesinden takip etme durumlarının da mevcut olduğunu, bu bağlamda, tahliye tarihlerini bildirir ihbarlar yapılmış olduğundan bahisle demuraj alacaklarının sabit olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından, dava dışı alıcı firmalara yapılan varış ihbarnameleri ve içeriğinin değerlendirilmediğini, konteyner demuraj ücretinin hesaplanabilmesi için, yükün ne zaman tahliye edildiğinin, gönderilen kişilere ihbarın yapıldığı tarih ile serbest sürenin ne zaman başladığının belirlenmesi gerektiğini, serbest sürenin başladığı tarihin ise, gönderilenlere yapılan ihbar tarihi olduğunu, dosyada mübrez varış ihbarları incelendiğinde; dava dışı gönderilenlerin tahliye konusunda bilgilendirildiğinin sabit olduğunu, bununla birlikte Yerel Mahkeme tarafından konteyner bedellerinin talep edildiği belirtilmişse de, dava konusu talepler her iki konşimento kapsamında oluşan demuraj alacaklarına ilişkin olup, konteyner bedeli taleplerinin bulunmadığını; Yerel mahkeme tarafından dava konusu taşımanın kırkambar taşıması olduğunun, TTK madde 1176 hükmü kapsamında, davalı taşıtana ilan yoluyla tebliğ yapılmasının da mümkün olduğunun değerlendirilmediğini, internet sitesinden konteynerin durumunu takip edebilen davalı taşıtanın, demuraj ücretinin tamamından sorumlu olduğunu, TTK madde 1176'da yer alan; “(1) Kırkambar sözleşmesinde gönderilen, taşıyanın veya yetkili bir temsilcisinin bildirimi üzerine gecikmeden eşyayı teslim almakla yükümlüdür. Gönderilen tanınmıyorsa bildirim, yerel teamül üzere ilan yoluyla yapılır. (2) 1174 üncü madde hükmü kırkambar sözleşmelerine de uygulanır. Bu maddeye göre taşıtana yapılması gereken bildirim yerel âdete göre ilan yoluyla olur.” şeklindeki düzenleme emredici düzenleme olmadığından bahisle sözleşme serbestisi içerisinde değerlendirilmekte olduğunu; Kırkambar taşımalarında, doğası gereği bir seferde yüzlerce tacirin eşyasının taşındığını, davacının, konşimentoya taraf olmakla, bu şartları kabul etmiş sayıldığını, TTK madde 1176’da yer alan, bildirimin herhangi bir şekil şartına bağlı olmayan alelade bir ilan olduğunu, günümüz hat taşımalarında, konteynerin takip edilebildiğini, nitekim müvekkili şirketin internet sitesinde, konşimento ve/veya konteyner bilgileri girildiği takdirde, geminin vardığı tarih ve konteynerin durumunun açıkça görüldüğünü, kaldı ki gemilerin yüksek taşıma kapasitesine sahip olması nedeniyle her bir taşıtanı arayarak, geminin yanaştığının bildirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının yükün teslim alınmadığını bilmediği veya geç bildirildiği yönünde herhangi bir iddiası veya beyanının bulunmadığını; Dava dışı gönderilene varış ihbarları gönderilmesine ve internet sitesinde konteynerlerin durumlarının takip edilebilir olmasına rağmen, Yerel Mahkeme tarafından davalı firmaya gönderilen demuraj ücretlerini bildirir ihtarnamelerinin tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, varış ihbarının günümüz konteyner hat taşımacılığında, tek tek ihbar edilmesi yerine internet sitesinde yer alan konteyner takiplerinden yapılabileceğinin değerlendirildiğini; İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/ 1453 E., 2019/ 1159 K. sayılı dosyasında; "...taşımanın kırkambar taşıması ile ...- Düzenli Hat Taşımacılığı yapan hat ile taşındığı, bu halde varma ihbarın yükümlülüğünün taşıyanda bulunmadığı, zira bu tip taşımalarda geminin taşımış olduğu konteyner sayısının fazlalığı, gönderilen/ alıcı sayısının konteyner sayısınca fazla olması ve hayatın olağan akışına göre taşıyanın her gönderileni tespit edip belirleyerek tek tek varış ihtarı gönderilmesinin mümkün olmaması, .. taşıyanın ihbar edeceği gönderilene tespit edemeyeceği dikkate alındığında taşıyanın ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı belirlenmiştir. Genel kanı, Doktrin ve Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Bu nedenle, sadece geminin varacağı tarihe ilişkin genel bir ilan (internet sitesinde yapılan ilan gibi) yeterlidir." şeklinde karar verildiğini; Yerel Mahkeme tarafından; "...konteynerlerin takibi bakımından internet sitesi üzerinden yapılan bildirimler, mahkemece ilanen tebliğ olarak kabul edilmemiştir. Zira, geminin yola çıkması ile rutin olarak yapılabilen bu takip, TTK 1174/2 maddesinde düzenlenen ve davaya da konu olan hadise yaşanmadan evvel internet ortamında yayınlanmaktadır. TTK düzenlenmesi karşısında hadiseye uygun olarak yapılması gereken tebligatın yerel adete göre ilanen yapılabilebileceği belirtilmekle, burada ayrı bir tebliğin gerektiği mahkemece değerlendirilmiştir." şeklinde karar verildiğini; Yerel Mahkeme tarafından, internet sitesinde konteynerlerin takip durumunu gösteren sistemin, TTK madde 1176 kapsamında, ilanen tebliğ olarak değerlendirilmemesinin gerekçesinin sistemin geminin yola çıkması ile başlayan rutin bir sistem olması olduğunu ancak kanunun lafzından, “ilanen tebliği” için ayrı bir sistem olması gerektiği sonucunun çıkmadığını, konşimentonun taraflarının, armatörün internet sitesi üzerinden konşimento veya konteyner bilgilerinden konteynerin sürecini takip edebildiğini, internet sitesinde bu şekilde bir sistemin olmasının, geminin çıkışıyla sistemin aktif hale gelmesinin “ilanen tebliğ” kapsamında değerlendirilmemesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin internet sitesi üzerindeki takip sistemi yerine “hadiseye uygun ilanen tebliğin” hangi yol ile mümkün olabileceği konusunda da açıklık getirmediğini beyanla Yerel mahkemece verilen kararın icrasının tehirini, kararın 2.417,82 USD yönünden onanmasını, reddedilen kısmın ise istinaf yolu ile kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, demuraj alacağının tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalının talimatı üzerine acentesi olduğu armatör tarafından Mersin Limanı'ndan Casablanca Limanı'na taşınan konteynerin limana eksiksiz şekilde tahliye edildiğini ancak ihtar edilmesine rağmen gönderilen şirketler tarafından teslim alınmadığını, bu nedenle demuraj alacağı doğduğunu, davalının taşıtan olarak bu alacaktan sorumlu olduğunu beyanla konşimentolar uyarınca belirlenen alacağın davalıdan tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf, konteynerlerin davacının süresi içerisinde konşimentoları teslim etmemesi nedeniyle teslim alınmadığını, davacının demuraj ücretinin doğmasına kendisinin sebep olduğunu ve tarafından böyle bir talepte bulunamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Konteyner vasıtasıyla taşıma, deniz taşımasının yerleşik taşıma türüdür. Bu taşıma türünde konteyner ya taşıyan ya da emtia ilgilisi tarafından tahsis edilmektedir. Ancak, kim tarafından temin edilirse edilsin taşıma kabı olarak kullanılan konteynerin tahsis edilene iadesi gerekmektedir. Aksi halde, konteyner ilgilisi iade edilmeyen zamanla bağlantılı olarak demuraj adı altında bir bekleme ücretine hak kazanacaktır. Bu bekleme ücretinin kaynağı genelde konşimento veya sözleşmedir. Ancak, sözleşme olmasa bile, deniz ticaret uygulaması bakımından zamanında iade edilmeyen konteyner nedeniyle konteyner ilgilisi demuraja hak kazanacaktır. Bu hakkın dayanağı olarak TTK'nın 1207. maddesi ile 1174. maddesinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 1207. maddesi uyarınca; gönderilen, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. 1174. maddesi uyarınca ise; gönderilen, eşyayı almaya hazır olduğunu bildirip de boşaltma süresini ve kararlaştırılmış ise sürastarya süresi içinde eşyanın tamamını teslim almamışsa, taşıyan, gönderilene haber verdikten sonra, Türk Borçlar Kanununun 107 ilâ 109 uncu maddelerinde öngörülen hakları kullanabilir. Gönderilen, eşyayı teslim almaktan kaçınır veya 1168 inci maddede yazılı bildirim üzerine eşyayı teslim almaya hazır olup olmadığını bildirmez yahut bulunamazsa taşıyan, birinci fıkrada gösterilen tarzda hareket etmek ve aynı zamanda durumu taşıtana bildirmek zorundadır. Buna göre somut dosyada, konşimentoda veya ayrıca bir sözleşme ile kararlaştırılmadığına göre, demuraj ücretinden sorumlu olan kişi taşıtan olup taşıyanın, gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçınması halinde taşıtana bildirimde bulunma zorunluluğu vardır. Bu bildirim ile birlikte taşıyan demuraj ücretine hak kazanacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin, süre başlangıcı olarak bilirkişiler ve Mahkemece gönderilenlere yapılan ihtarların esas alınması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Her ne kadar davacı tarafça, dava konusu taşımanın kırkambar taşıması olduğu, TTK'nın 1176. maddesinin atfı ile 1174. madde hükmünün kırkambar sözleşmelerine de uygulanacağı ve 1176/2. maddesine göre taşıtana yapılması gereken bildirimin yerel adete göre ilan yoluyla yapılabileceği, acentesi olduğu armatöre ait internet sitesi üzerinden konteynerlerin durumunun ve limana varış tarihlerinin takip edilebileceği ve sonuç olarak internet sitesinde yer alan bilgilerin ilan sayılacağı iddia edilmiş ise de; bildirim yapması gereken kişi davacı taşıyan olup, davacının internet sitesi üzerinden davalıya konteynerin durumunu takip etme zorunluluğu yüklenemeyeceği gibi, internet sitesi üzerinden o taşımadaki tüm konteynerlerin son durumunu gösterir bir ilan yapıldığına dair delil de bulunmamaktadır. Buna göre davacı tarafın yapacağı bildirimin ilanen yapılması mümkün ise de, ilanen tebligatın internet sitesi üzerinden davalının konşimento ya da konteyner bilgilerini girmek suretiyle öğrenmesi şeklinde anlaşılması mümkün değildir. Konşimentolarda da buna dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu minvalde Mahkemece bilirkişi raporunda davalıya yapılan 21.12.2016 tarihli bildirimden önce herhangi bir bildirim yapılmadığı gözetilerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20