İstanbul BAM 13. HD 2021/1806 E. 2024/163 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/1806
2024/163
1 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1806 Esas
KARAR NO: 2024/163 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2018/177 Esas - 2021/650 Karar
TARİH: 04/01/2019
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
KARAR TARİHİ: 01/02/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında davalının üretmiinde olan 2700 adet ... marka ... model ütü masasının müvekkili satın alınması konusunda anlaşma sağlandığı, ütü masalarının satış bedeline karşılık müvekkili firmacı keşide edilmiş olan ... Bankası İstoç şubesi ... çek numaralı 51.920,00TL tutarlı olmak üzere toplam 63.420,00TL tutarlı ve vadeleri 05/03/2018 tarihi olan çekler muhataba avans olarak teslim edildiği, buna kabuil muhatap firma anlaşma konusu 2700 adet ütü masasının en geç 05/11/2017 tarihine kadar müvekkili şirkete teslime etmesi gerektiği davalı firma ile varlıan karşılıkıl anlaşma şarlatı bu şekilde olmasına rağmen müvekkilinin ödeme edimini avans çekleri ile mahutaba yapmasına, buna mukabil muhatabın karşı ediminin vadesi de geçmiş olmasına rağmen davalı tarafından müvekkilimize teslimi gereken ürünler teslim edilmediği muhatapla yapılan harcici görüşmelerden de netice alınamadığı, bunun üzerine kayseri .... Noterliği 12/01/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiği, bedelin ödenmediğini beyan ederek öncelikle müvekkili firmaca keide edilen çeklerin ibrazı halinde ödenmemesi bakımından ödemeden men kararı verilmesini ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. arasında, bu şirketin üretiminde olan 2.700 adet ... marka (fişli) ... model ütü masasının müvekkili tarafından satın alınması konusunda anlaşma sağlandığını, ütü masalarının satış bedeline karşılık, müvekkil firmaca keşide edilmiş olan ... Bankası İstoç Şubesi ... çek numaralı 11.500,00 TL tutarlı, ... Bankası İstoç Şubesi ... çek numaralı 51.920,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 63.420,00 TL tutarlı ve her ikisinin vadesi 05/03/2018 tarihi olan çeklerin adı geçene avans olarak teslim edildiğini, buna mukabil muhatap firmanın, anlaşma konusu 2.700 adet ütü masasının en geç 05/11/2017 tarihine kadar müvekkilimiz şirkete teslim edeceğini, adı geçen firma ile varılan karşılıklı anlaşma şartları bu şekilde olmasına, müvekkilin ödeme edimini avans çekleri ile muhataba yapmasına, buna mukabil muhatabın karşı ediminin vadesi de geçmiş olmasına rağmen, adı geçen şirket tarafından müvekkiline teslimi gereken ürünlerin teslim edilmediğini, bunun üzerine Bakırköy .... Noterliğinin 08/01/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek adı geçen şirkete ihtarnamesi gönderildiğini, adı geçen firmanın, Kayseri ... Noterliğinin 12/01/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiğini, cevabi ihtarnamede belirtilen anlaşma şartları müvekkilce kabul edilmemiş olsa da, taksit taksit dahi olsa ürünleri teslim alacağını düşünen müvekkil, cevabi ihtarnamede belirtilen 20/01/2018 gününü beklemeye başlamış ise de, adı geçen dava dışı firmanın, bizzat teslimat yapacağını beyan ettiği bu günde de teslimatın ilk kısmını gerçekleştirmemesi üzerine bu kere, Bakırköy .... Noterliğinin 23/01/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide ederek ihtarname gönderdiğini, sözleşmeden dönmek zorunda kalan müvekkilin, ciro edilmek kaydıyla tedavüle çıkarılmış olan çekler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiğini, zira, müvekkilin mezkur ürünleri teslim almadığı, ihtarnamelerden açıkça anlaşıldığı gibi, edimini yerine getirmeyen davalıdan, lehine keşide edilmiş çeklerin iadesini istemesine rağmen bu yükümlülük de yerine getirilmediğini, bu sebeple, davalısı sadece adı geçen ... şirketi olan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/177 Es. Sayılı dosyası ile henüz icra takibine konu edilmemiş ve tedavülde olan çekler için ödemeden men istemli menfi tespit davası açıldığını, dosyanın derdest olduğunu, ikame olunan davada, mahkemece tedbir talebinin kabul edildiğini ve teminat mukabili davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere ödemeden men kararı verildiğini, eş zamanlı olarak, bu konulardan tamamen başka bir hukuki ilişkiye istinaden, yine adı geçen ... şirketine karşı Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, mezkur icra dosyasına karşı adı geçen/borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleştiğini ve haciz işlemi uygulandığını beyan ederek öncelikle, iş bu davanın Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/177 Es. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Müvekkilinin belirtilen çek bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine, Kayseri .... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı icra dosyasının iptaline, İİK 72/5 maddesi uyarınca, borçlu olmadığımızın tespitine karar verilecek olan meblağın %20’sinden az olmamak üzere tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklısı olduğu Kayseri ....İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında, müvekkilinin ciranta ve son hamil olduğunu, icra dosyasındaki diğer borçluların bir kısmı hakkında İstanbul'da bir kısmı hakkında Kayseri'de dava açıldığını, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe konu kambiyo senedinde borçlunun imzaya itirazının olmadığını, davacının takibe konu çeki bilerek isteyerek piyasaya sürdüğünü, diğer cirantalar ile olan hukuki ihtilaflar ı müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin kendisinden önceki cirantadan yüklü alacağı olduğunu, yani davacı çekin bedelsizliği iddiası ile açtığı iş bu davayı ancak ... isimli firma aleyhine açabileceğini, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu, TTK'nın 599.maddesi kapsamınrda bedelsizlik iddiasının şahsi bir def olduğunu, bu defi sadece keşidece tarafından lehtara karşı ileri sürebileceğini, bu manada kambiyo hukukunun en temel prensibi olan sebepten mücerretlik ilkesi gereğince eldeki davacının müvekkile açılmış olmasının kabul edilemeyeceğini, davacının birleştirme talebinin anlaşılamadığını, menfi tespit davasında farklı tarafları olan 2 dosyanın birleştirilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağını, davacının İstanbul'da lehtar aleyhine açtığı ve Kayseri'de müvekkil hamil hakkında açılan iş bu dava dosyasının birleştirilmesinin söz konusu olamayacağını, davacının eldeki dava ile ilgisi olmayan kişi ve şirketler ile icra takip dosyaları hakkında ileri sürdüğü mesnetsiz iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin alacaklı olduğunu beyan ederek haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 04/01/2019 tarih 2018/177 Esas 2021/650 Karar sayılı kararında;"Asıl ve birleşen dosya menfi tespit istemine ilişkindir.Asıl dosya yönünden yapılan incelemede; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ve davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında ütü masası olarak belirtlen ürünlerin alım satımı konusunda anlaşma yapılıp yapılmadığı, avans olarak dava konusu çeklerin verilip verilmediğinin ve bu kapsamda davacının borçlu olup olmadığının tespit edilmesi olduğu görülmektedir.Somut olayın incelemesinde, davacının dava dilekçesinde davalıdan ütü masası satın alınması konusunda anlaşıldığını, ütü masaları satış bedeline karşılık davalıya 2 adet çek verildiğini, anlaşma konusu ütü masasının teslim edilmediğini, avans olarak verilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, asıl dosya davalısının cevap dilekçesi sunmadığı, tarafların birbirlerine gönderdikleri ihtarname içeriklerinden çeklerin avans çeki olduğunun, ütü masalarının tesliminin yapılmadığının anlaşıldığı, çekler üzerine ödeme yasağı talebi üzerine tedbir konulduğu, davacı tarafın 16.11.2018 tarihli beyan dilekçesi ile tedbir talebinden feragat ettiği, tedbir kararının kaldırılarak Kayseri ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına depo edilen güncel dosya borcuna karşılık gelen miktarın alacaklıya teslimi konusunda yazı yazılmasını talep ettiği, talep uyarınca işlem yapıldığı, davaya konu 2 adet çekin keşidecinin davacı, lehtarının davalı olduğu, her iki çekin ciro silsilesindeki şirketlerin farklı olduğunun görüldüğü, asıl ve birleşen dosya ticari defterlerinin incelenmesi için Kayseri mahkemelerine talimat yazıldığı, asıl dosya davalısı ... şirketinin ticari defter ve kayıtlarının davalının dava dosyası içerisinde bulunan adresinde faaliyet göstermemesi ve yetkililerine ulaşılamaması nedeniyle incelenemediği ancak BA ve BS kayıtlarının tetkik ediliğinin anlaşıldığı, asıl dosya yönünden davacının çekleri avans çeki olarak verdiği iddiasını noter ihtarname içerikleri ile yazılı belgeyle ispat ettiği değerlendirilerek asıl davaya ilişkin menfi tespit isteminin kabulüne karar verildiği,Birleşen dosya yönünden; Davaya konu uyuşmazlığın, davalının ciro yoluyla hamili olduğu çekin avans olarak dava dışı şirkete mal teslimi için verildiği, mal tesliminin gerçekleşmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı takibe konu çek nedeniyle borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.Somut olayın incelemesinde, davacının, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında, bu şirketin üretiminde olan 2.700 adet ... marka (fişli) ... model ütü masasının davacı tarafından satın alınması konusunda anlaşma sağlandığını, ütü masalarının satış bedeline karşılık, davacı firmaca 2 adet çekin avans olarak keşide edildiğini, ediminin vadesi geçmiş olmasına rağmen, ürünlerin davacıya teslim edilmediğini, bu sebeple, ... şirketine, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/177 Es. Sayılı dosyası ile henüz icra takibine konu edilmemiş ve tedavülde olan çekler için ödemeden men istemli menfi tespit davası açtığı, davacının belirtilen çek bakımından birleşen dosya davalısına borçlu olmadığının tespitini, Kayseri .... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı icra dosyasının iptalini talep ettiği, davalı tarafın ise, davalının alacaklısı olduğu Kayseri ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında, davalının ciranta ve son hamil olduğunu, icra dosyasındaki diğer borçluların bir kısmı hakkında İstanbul'da bir kısmı hakkında Kayseri'de dava açıldığını, takibe konu kambiyo senedinde borçlunun imzaya itirazının olmadığını, davacının takibe konu çeki bilerek isteyerek piyasaya sürdüğünü, diğer cirantalar ile olan hukuki ihtilafların, davalıyı bağlamadığını, davalının kendisinden önceki cirantadan yüklü alacağı olduğunu, davacının çekin bedelsizliği iddiası ile açtığı iş bu davayı ancak ... isimli firma aleyhine açabileceğini, davalının iyi niyetli 3.kişi olduğunu, TTK'nın 599.maddesi kapsamınrda bedelsizlik iddiasının şahsi bir def olduğunu, bu defi sadece keşidece tarafından lehtara karşı ileri sürebileceğini, bu manada kambiyo hukukunun en temel prensibi olan sebepten mücerretlik ilkesi gereğince eldeki davacının müvekkile açılmış olmasının kabul edilemeyeceğini, davalın reddini talep ettiği, Kayseri ... İcra Müdürlüğü dosyasında Anadolu ... şirketinin alacaklı, ... şirketi ile ... Şirketinin borçlu oldukları, takibin 05.03.2018 günlü, ... seri nolu 51.920 TL'lik çeke ilişkin olduğu, 05.03.2021 tarihli 51.920 TL bedelli çekin, keşidecisinin davacı, lehdarının asıl dosya davalısı ... şirketi, sonraki cirantaların .... Tic. Ltd, Şti şirketi ile birleşen dosya davalısı ... şirketi olduğu, birleşen dosyaya konu icra dosyasına ödeme yapıldığı bu nedenle davanın istirdat davasına dönüştüğü, buna ilişkin birleşen dosya davacısı vekilinin 24/01/2019 tarihli dilekçe sunduğu, asıl ve birleşen dosya davalıların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Kayseri mahkemelerine talimat yazıldığı, asıl dosya davalısı ... şirketinin ticari defter ve kayıtlarının davalının dava dosyası içerisinde bulunan adresinde faaliyet göstermemesi ve yetkililerine ulaşılamaması nedeniyle incelenemediği ancak BA ve BS kayıtlarının tetkik ediliğinin anlaşıldığı, birleşen dosya davalısının ticari defter ve belgelerinin incelendiği, çek girişine ilişkin belgede çekin ... tarafından davalı şirkete verildiğinin anlaşıldığı, davalının ticari defterlerinde 2017 ve 2018 yıllarında ... firmasıyla yoğun ticari faaliyetinin olduğunun belirtildiği, bedelsizlik definin şahsi defi olduğu, bu definin ticari ilişki taraflarınca birbirlerine karşı ileri sürülebileceği, kambiyo senedinin illetten mücerret olduğu, davacının senetteki imzasına bir itirazının da olmadığı, davacının asıl dosya davalısına iki adet çek verdiği, bu iki çekinde ciro silsilesinin farklı olduğu, asıl dosya davalısı ile diğer cirantalar arasında ticari ilişki olduğu, ... şirketinin iş bu dosya tarafı olmadığı, lehdardan sonraki iki ciranta arasındaki organik bağ iddiasının dosya sonucuna etki etmeyeceği de dikkate alınarak birleşen dava dosyası yönünden menfi tespitten dönüşen istirdat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruld..."gerekçesi ile, A- Asıl dava yönünden 1-Açılan menfi tespit davasının Kabulü ile; davaya konusu, davacı ... LTD Şti’nin keşidecisi olduğu, davalı ... Tic. Ltd, Şti şirketinin lehtarı olduğu ... Bankası İstoç Şubesi 01/08/2018 keşide tarihli 11.500 TL meblağlı ... seri numaralı çek ile ... Bankası İstoç Şubesi 01/08/2018 keşide tarihli 51.920 TL meblağlı ... seri numaralı çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2- İİK 72/5 madde şartları oluşmadığından davacının tazminat davasının reddine 3-davacının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,B- Birleşen Kayseri 2 ATM 2018/493 esas 2019/7 karar sayılı dava yönünden; 1- Açılan davanın reddine 2-Davacının İİK 72/5 uyarınca tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine 3-Davalının İİK 72/4 maddesi uyarınca 55.623,93 TL’nin %20‘si üzerinden hesaplanacak tazminatın davacıdan alınacak davalıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararında haksız ve hukuka aykırı değerlendirmeler yapıldığını, dava konusu çekin ciro işleminin muvazaalı olduğunu Tedbir kararı üzerine asıl dosya davalısı ... Ltd. Şti, birleşen dosya davalısı ... Tic. Ltd. Şti. ile anlaşarak kötü niyetli olarak çeklerden ... Bankası İstoç Şubesi ... çek numaralı 51.920,00 TL tutarlı olanı, önce ... Tic. Ltd Şti. isimli şirkete ciro etmiş ardından da ... Tic. Ltd. Şti. şirketine ciro edilmiş, bu şirket tarafından bankaya ibraz ettirdiğini, Müvekkili tarafından yapılan araştırmalar sonucu davalı ... şirketinin, davalı ... şirketinin ticaret merkezini tamamen ele geçirdiği, defakto bir şekilde şirketi devraldıkları, bir kısım gerçek dışı borçlanmalar yaparak, davalı ... şirketini kendilerine borçlu hale getirip hayali hacizler koyduklarını, bu suretle davalı şirketin kendilerinden başka alacaklılarına fırsat vermediklerini, Kayseri .... İcra Müdürlüğü dosyasıyla başlatılan takipte, müvekkili ile birlikte ... şirketi de borçlu konumda olmasına rağmen ve yine sözde bu şirketlerin birbirlerini tanımayan ve birbirlerinin durumlarından haberdar olmayan şirketler olmalarına rağmen, ... şirketi yetkilisinin icra müdürlüğünden tebligatı bizzat aldığı ve takip müvekkili şirketten önce bu şirket bakımından kesinleştiği halde, bu şirket ile ilgili basit bir Uyap sorgusu dahi yapılmadığını, bu şirket alacaklı ile aynı ilde yer almasına rağmen hiçbir cebri icra faaliyeti yapılmadığını, fiilen hacze gidilmediğini, buna rağmen alacaklı ve vekillerinin bulunduğu Kayseri ilinden 1.000 km uzakta bulunan İstanbul ilindeki müvekkiline fiili hacze gelinmekte birlikte, uyaptan tüm sorguları yapılarak kaydi haciz işlemi de yapıldığının görüldüğünü, bu husus bile tek başına devir işleminin muvazaalı olduğunu ortaya koyduğunu Dava dışı ... şirketinin, asıl dosya davalısı şirketle aynı sanayi sitesi içerisinde birbirlerine çok yakın yerlerde faaliyet göstermekte oluşu ve davalı şirketin içinde bulunduğu maddi zorluklara rağmen, bedelini peşin almadan mal vermesinin hayatın olağan akışına uygun bir hareket olmadığı da açık olduğunu, bu durumda bu denli maddi zorluk içerisinde olan davalı şirkete, vadesi henüz gelmemiş çeke istinaden mal verdikleri sonucunu doğurmakta olup bu durum da ticari teamüle aykırı olduğunu, müvekkili şirkete olan borcunu ifa edemeyen asıl dosya davalısı şirket, kötü niyetli olarak çeki önce dava dışı ... şirketine ardından da organik bağ içerisinde bulunan birleşen dosya davalısı ... şirketine ciro ederek muvazaalı olarak, bilerek ve isteyerek müvekkili şirketin zararına hareket etmiş ve müvekkili şirketten tahsil edemeyeceği çek bedelini bu şekilde tahsil etmeye çalıştığını, Yerel mahkemece alınan 25.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen bu olgular göz önünde bulundurulmadan, muvazaaya yönelik değerlendirme yapılmaksızın hatalı rapor tanzim edildiğini yerel mahkemece de rapora yapılan itiraz sonrası mahkemenin 30.03.2021 tarihli duruşma zaptının, 2 nolu ara kararıyla Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, davalı ... Ticaret Şirketi ile ... Ltd. Şti.'nin ortaklarına ve yöneticilerine ilişkin kayıtların istenmesine karar verilmiş ancak henüz Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden cevap gelmeden 07.07.2021 tarihli duruşmada dosya karara çıktığını ve davanın reddine, davalı lehine de %20 tazminata yönelik karar verildiğini, müzekkere cevabının beklenmesi halinde anılan şirketlerinin ortaklarının aynı olduğu açıkça anlaşılacak durumda olduğunu ancak yerel mahkemece raporla aynı yönde haksız ve hukuka aykırı karar verildiğini, Krarda’’bedelsizlik definin şahsi defi olduğu, bu definin ticari ilişki taraflarınca birbirlerine karşı ileri sürülebileceği, lehdardan sonraki iki ciranta arasındaki organik bağ iddiasının dosya sonucuna etki etmeyeceği ‘’ şeklindeki değerlendirme de tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, (TTK 687.maddesi) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yerleşik kararlarında “Poliçeyi edinen hem borçlunun, poliçeyi devredene karşı ileri sürebileceği itirazın varlığını hem de devredenin poliçe üzerinde bir itirazı önleyecek bir tasarruf yapmağa yetkili olmadığını biliyor idiyse, o zaman, borçlunun zararına hareket etmiş olur” şeklinde değerlendirme yaptığını, buna göre hamilin, borçlunun önceki hamile karşı bir def’i ileri sürülebilmesi için, hamilin def’inin varlığını bilmesi ve aynı zamanda da devir hâlinde, bu def’iyi bertaraf edecek imkânının bulunmadığını bilmesi, borçlunun bile bile zararına hareket etmesi olarak nitelendirildiğini, senedi muvazaalı olarak kötü niyetli şekilde devralan davalı ... şirketi bile bile müvekkili şirket zararına hareket etmiş olduğundan, asıl davalıya karşı ileri sürülebilecek defiler birleşen dosya davalısına karşı da ileri sürülebileceğini, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/98 E., 2018/1425 K. Sayılı Kararı ), ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/2238 E.,K. Sayılı İlamı)Belirtilen bu sebeplerle müvekkili şirketin gerek asıl dosya davalısı şirkete gerekse birleşen dosya davalısı şirkete borcu olmadığını, anılan şirketlerin kötü niyetli olarak aralarında anlaşarak, müvekkili şirketin zararına hareket ettiklerini, icra dosyaları ve ticaret sicil kayıtlarına bakıldığında şirketler arasında organik bağ bulunduğu açıkça görülebileceğini, gerek Yargıtay içtihatları gerek kanuni düzenlemelere bakıldığında asıl borç ilişkisinden kaynaklanan defilerin, kötü niyetli hamile karşı da ileri sürülebileceği de açıkça anlaşıldığını, yerel mahkeme tarafından asıl dava yönünden müvekkili şirketin borcu olmadığı yönünde karar verildiği halde birleşen dava yönünden senedi kötü niyetli olarak devralan hamile karşı müvekkili şirketin borçlu olduğu yönünde değerlendirilme yapılması ve davanın reddine karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Asıl dava açısından menfi tespit isteminin kabulüne ilişkin karara itirazları olmamakla birlikte, İİK 72/5 madde şartlarının oluşmadığı ve kötüniyet tazminatı isteminin reddine ilişkin karar haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Asıl dava yönünden müvekkili lehine hükmedilmeyen %20 icra inkar tazminatının, birleşen dava yönünden davanın reddi kararında birleşen dosya davalısı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, kararı bu yönüyle de istinaf ettiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, hem asıl dava yönünden hem de birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak takip başlatan ve müvekkili şirketi menfi tespit davası açmaya zorlayan asıl ve birleşen dosya davalılar aleyhine takip konusu borcun %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı lehine keşide edilen ... Bankası İstoç Şubesinden verilme ... çek numaralı 11.500,00 TL tutarlı 05/03/2018 keşide tarihli ve ... çek numaralı 51.920,00 TL tutarlı, 05/03/2018 keşide tarihli olmak üzere toplam 63.420,00 TL tutarlı iki adet çekin davalıya avans olarak verildiği, davalı tarafça mal teslimi yapılmadığı, çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı İİK. 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tesbit davasıdır. Birleşen dava ise, Kayseri .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu davalının ciro yoluyla hamili olduğu ... çek numaralı 51.920,00 TL tutarlı, 05/03/2018 keşide tarihli çekin avans olarak dava dışı şirkete mal teslimi için verildiğini, mal tesliminin gerçekleşmemesi nedeniyle çekin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı İİK. 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tesbit davasıdır. Yargılama aşamasında davacı tarafından takip konusu borcun ödenmesi üzerine dava istirdat davasına dönüşmüştür. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, asıl ve birleşen dosya davacısı ...Ltd. Şti. İle asıl dosya davalısı .... Tic. Ltd. Şti. Arasında davalı tarafından davacı adına düzenlenen 25/10/2017 tarihli proforme fatura uyarınca davalının üretiminde olan 2.700 adet ... marka (fişli) ... model ütü masasının toplam 18.800,00 USD bedel karşılığında davacı tarafça satın alınması konusunda anlaşma sağlandığı, Ütü masalarının satış bedeline karşılık, davacı tarafından davalı lehine keşide edilen ... Bankası İstoç Şubesinden verilme ... çek numaralı 11.500,00 TL tutarlı 05/03/2018 keşide tarihli ve ... çek numaralı 51.920,00 TL tutarlı, 05/03/2018 keşide tarihli olmak üzere toplam 63.420,00 TL tutarlı iki adet çekin davalıya avans olarak verildiği, 25/10/2017 tarihli proforme faturada anlaşma konusu 2.700 adet ütü masasının 05/11/2017 tarihinde davacı şirkete teslim edileceğinin kararlaştırılmasına rağmen mal tesliminin yapılmadığı, bunun üzerine davacı tarafından Bakırköy ... Noterliğinden asıl dosya davalısı muhataba gönderilen 08/01/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile;'' Sayın Muhatap; İş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren, ödemesini lehinize çek keşide edilmek suretiyle ve avans olarak yapmış bulunduğumuz 2.700 adet ... marka (fişli) ... model ütü masası ürününü iş bu ihtarın tarafınıza tebliğini takiben ve (3) üç gün içerisinde, şirketin gösterilen adresinde teslim etmenizi, şayet bu süre zarfında ürün teslimi yapamayacak iseniz, takip eden (3) üç gün içerisinde lehinize keşide edilmiş çekleri iade etmenizi veya da, çek bedellerini ... İban nolu hesabına ödemenizi, aksi halde hakkınızda hukuki ve cezai anlamda her türlü yargısal yola müracaat edileceğini ve yargılama giderlerinin tarafınıza ait olacağını ihtaren bildiririz." İhtarnamesi gönderilmiş, bunun üzerine asıl dosya davalısı tarafından Kayseri .... Noterliğinden davacı muhataba gönderilen 12/01/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile; '' Taraflar arasında 26/10/2017 tarihinde, 25/10/2017 tarihli proforma ile anlaşmaya varıldığını ve ütü masası ürünü adedinin tarafımızdan belirtildiği gibi 2700 adet değil 2350 adet olduğunu, adı geçen proforma dışında taraflar arasında bir sözleşme olmadığını ve teslim tarihinin belirlenmemiş olduğunu, ayrıca vermiş olduğunuz çeklerin de vadesinin gelmemiş olduğunu, 20/01/2018 tarihinde 587 adet, 30/01/2018 tarihinde 587 adet, 10/02/2018 tarihinde 587 adet, 20/02/2018 tarihinde 589 adet olmak üzere siparişlerin teslim edileceğini, gönderilen ihtarnameyi kabul etmediklerini ve siparişlerin yukarıda belirtilen tarihlerde teslim edileceğinin,'' ihtaren belirtmişlerdir. Davacı tarafça asıl dosya davalısının gönderdiği ihtarnamede belirtilen 20/01/2018 tarihinde mal teslimi yapılmaması üzerine Bakırköy .... Noterliğinden asıl dosya davalısı muhataba gönderilen 23/01/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile; '' Taraflar arasında yapılan anlaşmanın, ihtarnamemizde belirttiğimiz şartlarda değil, cevabi ihtarnamenizde belirttiğiniz şartlarda olduğu ve bu kapsamda tamamı 2350 adet olduğunu iddia ettiğiniz ütü masalarından 587 adedinin 20/01/2018 tarihinde teslim edileceğini belirtmiş olmanıza rağmen, bugün itibariyle halen dahi ve kendi kabulünüze göre de teslim etmeniz gereken ütü masalarını teslim etmediniz. Her ne kadar, anlaşma şartları ilk ihtarnamede belirttiğimiz gibi olsa da, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, cevabi ihtarnamede belirttiğiniz gibi bir anlaşmanın varlığı halinde dahi edimlerinizi yerine getirmediğinizden, dış ticaret işi ile iştigal etmekte olan müvekkilimizin yurt dışındaki müşterisine ihraç edecek olduğu ürünleri müşterisine ihraç edememiş olmasından dolayı, bu aşamadan sonra ifa edecek olduğunuz edimi kabul etmesi mümkün değildir. Bu sebeplerle, ödemesini lehinize çek keşide edilmek suretiyle ve avans olarak yapmış bulunduğumuz 2.700 adet ... marka (fişli) ... model ütü masası ürününün bundan sonra teslimini kabul etmediğimizi, ilk ihtarnamede belirtmiş olduğumuz lehinize keşide edilmiş çeklerimizi iş bu ihtarın tarafınıza tebliğini takiben ve (3) üç gün içerisinde, şirketin gösterilen adresinde teslim etmenizi veya da, aynı süre içerişimde çek bedellerini ... İban nolu hesabına ödemenizi, aksi halde hakkınızda hukuki ve cezai anlamda her türlü yargısal yola müracaat edileceğini ve yargılama giderlerinin tarafınıza ait olacağını ihtaren bildiririz.'' İhtarnamesini göndermiş, ihtarname davalıya 26/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı firma tarafından asıl dosya davalısı lehine keşide edilmiş olan dava konusu ... çek numaralı 51.920,00 TL tutarlı, 05/03/2018 keşide tarihli çekin asıl dosya davalısı lehtar tarafından dava dışı ....Ltd. Şti. Ye ciro edildiği, bu ciranta tarafından da birleşen dosya davalısı ...Tic. Ltd. Şti.'ne ciro edildiği, bu şirket tarafından bankaya ibraz edildiği, çekin hesapta karşılığı olmadığı belirtilerek bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın ödenerek çekin birleşen dosya davalısı hamile iade edildiği, alacaklı ...Tic. Ltd. Şti. Tarafından Kayseri ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra dosyası ile borçlular ... Ltd. Şti. Ve .... Tic. Ltd. Şti haklarında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 05/03/2018 tanzim ve 05/03/2018 vade tarihli 51.920,00 TL bedelli çek olduğu, davacı tarafından Kayseri 2 ATM. Nin 2018/493 Esas sayılı dosyası ile Kayseri .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra dosyası icra takibi başlatan takip alacaklısı ...Tic. Ltd. Şti'ne karşı 05/03/2018 keşide tarihli, 50.000TL bedelli çekin muvazalı olarak davalı şirkete ciro edildiği iddiası ile İİK. 72 Maddesi uyarınca menfi tesbit davası açıldığı, bu dosyanın Bakırköy 6. Ticaret Mahkemesi'nin 2018/177 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek dosyanın Bakırköy 6. Ticaret Mahkemesi'nin 2018/177 esas sayılı dosyası arasına gönderildiği, Bakırköy 6. Ticaret Mahkemesi'nin 2018/177 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında 27/03/2018 tarihli ara karar ile; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davacı aleyhine Kayseri .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı bildirildiğinden davanın tarafları ile sınırlı olmak kaydıyla ve dava değerinin % 20'si oranında teminat yatırıldığı takdirde, icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir uygulanmasına, teminat yatırıldığında icra dairesine yazı yazılmasına, karar verildiği, mahkemece 02/04/2018 tarihinde Kayseri ... İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkere ile, davacı tarafça dava değerinin %20'si oranında teminat mahkeme dosyasına yatırılmış olmakla; Müdürlüğünüzün ... Esas sayılı dosyasında icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir konulduğu belirtilip gereğinin yapılmasının belirtildiği, davacı vekilinin 16/11/2018 tarihli dilekçesi ile tedbirin kaldırılması talebi üzerine mahkemece verilen 16/11/2018 tarihli ara karar ile 27/03/2018 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği, birleşen davaya konu Kayseri.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya borcunun 30/04/2018 tarihinde davacı tarafça ödenmesi üzerine davanın istirdat davasına dönüştüğü, mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf sebebi incelendiğinde; İİK. 72/5 Maddesinde;'' Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda, asıl dosya davalısı tarafından davacı aleyhine dava konusu çeklerle ilgili icra takibi başlatılmadığı, İİK. 72/5 Maddesi uyarınca tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığı gözetilerek mahkemece asıl dava yönünden davacının tazminat talebinin reddine yönelik karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen dosya davacısının asıl davaya yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde; Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin somut davada olduğu gibi menfi tespit davasında takibe konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlu bu iddiasını ispat ile mükelleftir.Birleşen davaya konu çekde davacı keşideci olup davacı tarafça keşideci imzasına itiraz edilmediği anlaşılmıştır. Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır. Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup birleşen dosya davalısı hamil/ cirantanın çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere birleşen dosya davalısının ticari defter ve belgelerine göre birleşen davaya konu çekin ciranta ... tarafından davalı şirkete verildiğinin anlaşıldığı, davalının ticari defterlerinde 2017 ve 2018 yıllarında ciranta ... ve lehtar ... firmasıyla yoğun ticari faaliyetinin olduğunun belirtildiği, davacı tarafın asıl dosya davalısı lehtar şirketin, kötü niyetli olarak çeki önce dava dışı ... şirketine ardından da bu şirketin organik bağ içerisinde bulunan birleşen dosya davalısı ... şirketine ciro ederek muvazaalı olarak, bilerek ve isteyerek davacı şirketin zararına hareket ettiği ve davacı şirketten tahsil edemeyeceği çek bedelini bu şekilde tahsil etmeye çalıştığı iddiasının HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekmektedir. İspat yükü üzerinde olan davacı tarafından davalı tarafın davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiği, yasal hamil olmadığı ve çekin bedelsiz kaldığı iddiasını HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, usulüne uygun ciro ve teslimle çekteki hakkı iktisap eden takip alacaklısı davalı yetkili hamil olup, çeke dayanarak takip yapmasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı tesbit edilmiş olup mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, ispat yükü doğru belirlenerek davanın reddine yönelik verilen karar ve gerekçesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin birleşen dava yönünden mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.İİK. 72/4 Maddesinde;'' (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez,'' hükmü düzenlenmiştir.İlk derece mehkemesince davacının talebi üzerine 27/03/2018 tarihli ara karar ile İİK. 72/3 Maddesi uyarınca icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde %20 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiği, tedbir kararının infaz edildiği ve davacının talebi üzerine mahkemece 16/11/2018 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece birleşen davanın reddine karar verildiği ve dava alacaklı lehine sonuçlandığından ihtiyati tedbir kararın infaz edilmesi sonucu İİK. 72/4 Maddesi uyarınca mahkemece davalı lehine tazminata hükmedilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Asıl ve birleşen dosya davacısının asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davacıdan asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20