SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1729 E. 2024/159 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1729

Karar No

2024/159

Karar Tarihi

1 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1729 Esas

KARAR NO: 2024/159 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2020/10 Esas - 2021/296 Karar

TARİH: 20/05/2021

DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 01/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının teminat için alıp nezdinde bulundurduğu çeki "İstanbul 17.04.2017 keşide yer ve tarihi ile meblağını 311.178,00-TL doldurmak suretiyle tahsil için bankaya ibraz etmiş ve karşılıksız çıkması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nde ... Esas sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibini başlattığını, davanın sulhen çözülebilmesi için Arabuluculuk Kurumuna başvurulmuş ise de anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davacı müvekkili firmanın, davalıya 311.178,00-TL borcu olmadığını, işbu nedenle menfi tesbit davası açmaları gerektiğini, davacı müvekkili 21/Şubat/2017 tarihine kadar davalı şirketin akaryakıt bayii olarak faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirket ile bayilik ilişkisini normal sürdürüyor olarak müvekkiline akaryakıt satış yaptığını, 19-20/Şubat/2017 günü de müvekkilinin LPG depoları ful tabir edilen şekilde dolmak üzere ürün sattığını, davalı Şirket tarafından verilen ürünlerin daha müvekkili şirketin depolarında iken davalının Beyoğlu ...Noterliğinden keşide ettiği 21/Şubat/2017 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnameyi memur eliyle tebliğ etmek suretiyle 22/Şubat/2017 günü işletmecilik sözleşmesinin son bulacağını bildirdiğini, davalının işletmecilik sözleşmesine tek yanlı olarak son vermesiyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca verilen lisans da 22/Şubat/2017 tarihi itibarıyla iptal edilmiş olmakta olduğunu, bu, davacı müvekkilinin 22/Şubat/2017 günü başlangıcı gece saat 00,01'den itibaren akaryakıt satmasının yasak olduğu anlamına gelmekte olduğunu, davalı, müvekkiline akaryakıt ve LPG sattıktan sonra mesai saatinin bitimi sıralarında sözleşmeyi feshettiğini bildirmek suretiyle, o gün saat 24.00'de ticari faaliyetinin konusu olan akaryakıt satışını terketmek zorunda bıraktığını, davalının davacı müvekkiline satmış olduğu akaryakıt ürünler ile LPG depolarda satışa sunulamaz halde beklerken, davalı nezdindeki teminatları paraya çevirmeye başladığını, alacak iddiasıyla teminat olarak verilmiş çeki de doldurmak suretiyle icraya koyduğunu, müvekkilinin davalıya 311.178,00-TL, borcu olmadığını, davalının gerek şifahi görüşmeler, gerek ise Kadıköy ... Noterliğinden keşide edilen 03/Nisan/2017 gün ve ... yevmiye nolu ihtarname ile davalının müvekkile bayi olarak vermiş olduğu ürünlerin tesbitinin yapılarak hesaplarda mutabakat yapılması istenmiş ise de, davalı duyarsız kalmış ve müvekil şirketin kendi uhdelerinde bulunan teminatları çözdürerek müvekkilin maddi olarak zor duruma düşmesine neden olduğunu, yine hiçbir mutabakata dayanmayan alacak iddiasında bulunarak mezkûr çekin meblağ ve tarihini doldurmak suretiyle bankaya ibraz ettiğini, karşılıksız çıkan çekin düzenlenip, bankaya ibraz edildiği 17.04.2017 tarihinde müvekkili şirketin tek faaliyet alanı olan akaryakıt ve LPG satışı yasaklanmış, fiilen hiçbir ticari faaliyette bulunamaz halde olduğunu, davalının bayii olan müvekkiline ürün sattığını, müvekkilinin satın aldığı ürünleri satmasına izin vermeden bayilik sözleşmesini feshetetiğini, davalının da, iade ürün hesabı, mahsub hesabı yapmaksızın müvekkiline verdiği zararın tazmininden kaçmak amacıyla müvekkili zor durumda bırakmak için teminat olarak verilen çeki doldurarak tahsile koyduğunu, gerek fesih öncesi aşırı derecede ürün satışı, gerek sözleşmenin fesih şekli ve hesap mutabakatı için görüşmeden kaçarak teminatların paraya çevrilerek tahsilat yapılması ve müvekkilinin fiilen ticaret yapamadığı dönemde çekin meblağının ve keşide yer ile tarihinin doldurularak tahsile konulması davalının kötü niyetini gösterdiğini, çekin doldurulup bankaya ibraz edildiği 17.04.2017 tarihinde müvekkil şirketin davalıya 311.178,00-TL borcu bulunmadığını, bu meblağın, müvekkilinin muvafakati, rızası veya ön taahhüdü neticesi belirlenerek davalı tarafından sözleşmeye dayalı olarak çeke yazılmış bir rakam olmadığını, kaldı ki, davalının kötü niyetli işlem ve eylemleri neticesi müvekkilinin bu meblağdan çok daha fazla zararı ve tazminat alacağı doğduğunu, davalının, bu taleplerden kaçarak haksız ve mesnetsiz bir alacak talebiyle müvekkili tamamen zor durumda bıraktığını, müvekkilinin tek yanlı olarak ulaşabildiği belgeler gözönüne alındığında müvekkilinin davalıya 238.758,13-TL borcu görülmekte olduğunu, bu hesapta İade edilmesi gereken ürünlerin bedeli ile uğranılan zararın miktarı ve bir kısım harici tahsilatlar bulunmadığını, işbu nedenlerle, müvekkilinin 17,04.2017 günü itibarıyla davalıya 311.178,00-TL. borcunun olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, sayın Mahkemeniz nezdinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına ilişkin müvekkili şirket aleyhine menfi tespit davası ikame edildiğini, Sayın Mahkemeniz'in tensip tutanağında; dava dilekçesinde 311.178,00 TL yönünden borçlu olunmadığının tespiti talebinde bulunulduğu, ancak harca esas değerin 72.419,87 TL olarak gösterilmesi sebebiyle HMK'nın 119/1-g bendi gereğince Davacı’ya harcı tamamlaması için 1 haftalık kesin süre verildiğini, bahsi geçen harç tamamlanmadı ise, davanın açılmamış sayılmasını talep ettiklerini, davacı Şirketin, müvekkili Şirket'e karşı 311.179.-TL tutarında mal borcu bulunmakta olduğunu, müvekkili Şirket de alacağına karşılık yasal hakkını kullanarak kambiyo senetlerine özgü İcra takibini başlattığını, davacı Şirket'in tüm iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, taraflar arasında 26.08.2015 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi (Ek-1) ve Otogaz Bayilik Sözleşmesi (Ek-2) akdedildiğini, bahsi geçen sözleşmelerle kurulan bayilik İlişkisine göre , davacı Şirket Müvekkillerinin Şirket'ten akaryakıt satın almakta ve satın aldığı bedelleri Müvekkili Şirket'e ödemekte olduğunu, aynı zamanda davacı Şirket'in sözleşme ile kabul ettiği pek çok yükümlülük bulunmakta olduğunu, müvekkili Şirketin Davacı Şirket'in bayilik sözleşmelerini haklı nedenle Beyoğlu ... Noterliği'nin 21.02.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi (Ek-3) İle haklı nedenle sona erdirdiğini, davacı Şirketin fesih tarihi öncesinde Müvekkili Şirket'ten satın aldığı mallara ilişkin ve bayilik ilişkisinden doğan katılım bedeline yönelik toplamda 311.178.- TL borcu bulunmakta olup borcun dayanağı faturalar (Ek-4) Sayın Mahkeme'ye işbu dilekçe ekinde ibraz edilmekte olduğunu, davacı Şirketin bahsi geçen mal ve sözleşme borcunu Müvekkili Şirket’e ödemediğini, bu nedenle, Davacı Şirket tarafından verilen dava konusu icra takibi dosyasında yer alan çek ile İcra takibi başlatıldığını, davacı Şirketin akaryakıt satın almak için Petrol Piyasası Kanunu gereğince Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan bayilik lisansı alarak faaliyetlerini sürdürebilmekte olduğunu, müvekkili Şirketin tüm yükümlülüklerine riayet ettiğini, müvekkili Şirketin Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği madde 34(g) bendine göre sözleşme süresince bayinin ikmal ihtiyaçlarını karşılamakta olduğunu, bu nedenle davacı Şirket tarafından mal ikmal talebi sonrasında mal ikmalini müvekkili Şirketin gerçekleştirdiğini, nihayetinde eski bayi olan davacı Şirketin, mal siparişlerini kendisi müvekkili Şirket'e vermekte olduğunu, müvekkili Şirket'in sözleşmeyi feshetmesi EPDK düzenlemeleri bakımından ürünlerini satamayacağı anlamına gelmemekte olduğunu, nitekim, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği madde 38/f bendine göre, bayi bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren, bir ay içerisinde eski dağıtıcı ile ilgili tüm belirtilerin kaldırılması ve faaliyete sözleşme yapılan yeni dağıtıcının ürünlerinin pazarlandığı anlaşılacak şekilde devam etme hakkına sahip olduğunu, bununla bağlantılı olarak, bayilik lisanslarında, bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesinden veya lisansa kayıtlı dağıtım şirketine ait dağıtıcı lisansının iptali veya sona ermesinden itibaren iki ay içerisinde dağıtıcı tadili başvurusu yapılması gerektiğini, bunun yapılmaması veya Kuruma yeni bayilik sözleşmesi ibraz edilmemesi halinde de Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği madde 17/d uyarınca bayinin lisansı EPDK tarafından sona erdirilmekte olduğunu, kaldı ki Davacı Şirketin bayilik lisansının fesih tarihinden çok sonraki bir tarihte {22.11.2018 tarihinde) sona erdiği bilinmekte olup malı satamaması önünde müvekkili Şirketle bağlantılı herhangi bir engel bulunmadığını, dolayısıyla lisansın sona ermesi sürecinde ve malın satılmaması bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tüm bu hususlar yanı sıra, davacı Şirketin dava dilekçesinde 238.758,13-TL borcu olduğunu ikrar etmiş durumdadır, bu nedenle davanın menfi tespit olduğu göz önüne alınarak bu meblağ bakımından incelenmemesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan hususlar ışığında; müvekkili şirketin 311.178.-TL bakımından alacaklı olduğu sabit olup alacağa dayalı tüm faturaların mahkemeye ibraz edildiğini, davacı Şirketin tüm iddialarının bütünüyle asılsız olduğunu, olası bir bilirkişi incelemesinde müvekkili şirketin alacaklı olduğu ve menfi tespit bakımından herhangi bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığının anlaşılacağını, her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkeme'ce re'sen dikkate alınacak nedenlerle, davanın esastan reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı yanın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 20/05/2021 tarih 2020/10 Esas 2021/296 Karar sayılı kararında;".....Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda; dava dilekçesinin talep sonucunda her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak eldeki davanın 311.178,00 TL olarak doldurulan çek nedeniyle davacının kendi kayıtlarında 238.758,13 TL olmakla daha az borçlu olduğu iddiası ile davalıya 72.419,87 TL tutarında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olarak açıldığı, davacı yan erken fesih nedeniyle satamayıp elinde kalan mallar sebebiyle zarara uğradığını iddia etmiş ise de, eldeki davanın feshin haksız olduğundan bahisle davacı zararının tazmini için açılmadığı, davaya konu çekin teminat olarak verildiği davacı yanın dosya kapsamındaki beyanları ile kabul edilmekle, uyuşmazlığın çekin bu meblağda takibe konu edilmesinin haklı olup olmadığına ilişkin olduğu, çek altındaki imza inkar edilmediğinden çek üzerinde grafolojik inceleme yapılmasına ilişkin talebin mahkememizce yerinde görülmediği, davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre çek bedeli olan 311.178,13 TL tutarında davalı şirkete borçlu olduğu, dosya kapsamında davacı yanın davalı tarafça kesilen faturalara süresinde itiraz ve iade ettiğine ilişkin bir delilinin bulunmadığı, yine sözleşme feshedildiği için satılamadığından bahisle iade edilmesi gereken akaryakıt ürünlerine ilişkin davalı yana kesmiş olduğu bir iade faturasının da mevcut olmadığı, böylece davacı yanın sunulan deliller kapsamında zararını ispatlayamadığı, nitekim taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 1-2 günde bir davalıdan akaryakıt alımı yaptığı görülmekle, son alımın 20/02/2017 tarihli olduğu ve sözleşmenin 22/02/2017 tarihi itibarıyla feshedildiği nazara alındığında davacının zararının oluştuğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, davacı yanın kendi ticari defter ve belgelerinde davalıya çek bedeli kadar borçlu olduğu kayıtlandığından, açıklanan nedenlerle dava konusu itibarıyla davacı yanın yerinde görülmeyen menfi tespit isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davalı, teminat için alıp nezdinde bulundurduğu çeki İstanbul 17.04.2017 keşide yer ve tarihi ile meblağını 311.178,00-TL doldurmak suretiyle tahsil için bankaya ibraz ettiğini ve karşılıksız çıkması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nde ... Esas sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibini başlattığını, Davanın sulhen çözülebilmesi için Arabuluculuk Kurumuna başvurulmuş ise de anlaşmazlıkla sonuçlandığını, Davacı müvekkili firmanın, davalıya 311.178,00-TL borcu olmadığını, işbu nedenle menfi tesbit davası açılması gerektiğini, Davacı müvekkili, 21/02/2017 tarihine kadar davalı şirketin akaryakıt bayii olarak faaliyette bulunduğunu, davalı şirket, müvekkili şirket ile bayilik ilişkisini normal sürdüyor olarak müvekkiline akaryakıt satış yaptığını, 19-20/022017 günü de müvekkilinin LPG depoları full tabir edilen şekilde dolmak üzere ürün sattığını,Davalı şirket tarafından verilen ürünlerin, daha müvekkili şirketin depolarında iken davalı, Beyoğlu ... Noterliği’nden keşide ettiği 21/02/2017 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnameyi memur eliyle tebliğ etmek suretiyle 22/02/2017 günü işletmecilik sözleşmesinin son bulacağının bildirildiğini, Davalının işletmecilik sözleşmesine tek yanlı olarak son vermesiyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca verilen lisans da 22/02/2017 tarihi itibarıyla iptal edildiğini, bu davacı müvekkilinin 22/02/2017 günü başlangıcı gece saat 00,01’den itibaren akaryakıt satmasının yasak olduğu anlamına geldiğini, Davalı, müvekkiline akaryakıt ve LPG sattıktan sonra mesai saatinin bitimi sıralarında sözleşmeyi feshettiğini bildirmek suretiyle, o gün saat 24.00’de ticari faaliyetinin konusu olan akaryakıt satışını terketmek zorunda bıraktığını, Davalının davacı müvekkiline satmış olduğu akaryakıt ürünler ile LPG depolarda satışa sunulamaz halde beklerken, davalı nezdindeki teminatları paraya çevirmeye başladığını, alacak iddiasıyla teminat olarak verilmiş çeki de doldurmak suretiyle icraya koyduğunu, Müvekkilinin davalıya 311.178,00-TL. borcu olmadığını, Davalı, gerek şifahi görüşmeler, gerek ise Kadıköy ... Noterliği’nden keşide edilen 03/04/2017 gün ve ... yevmiye nolu ihtarname ile davalının müvekkiline bayi olarak verdiği ürünlerin tesbitinin yapılarak hesaplarda mutabakat yapılması istenmiş ise de, davalının duyarsız kaldığını ve müvekili şirketin kendi uhdelerinde bulunan teminatları çözdürerek müvekkilinin maddi olarak zor duruma düşmesine neden olduğunu, yine hiçbir mutabakata dayanmayan alacak iddiasında bulunarak mezkür çekin meblağ ve tarihini doldurmak suretiyle bankaya ibraz ettiklerini, karşılıksız çıkan çekin düzenlenip, bankaya ibraz edildiği 17.04.2017 tarihinde müvekkili şirketin, tek faaliyet alanı olan akaryakıt ve LPG satışı yasaklandığını, fiilen hiçbir ticari faaliyette bulunamaz halde olduğunu, davalı, bayii olan müvekkiline ürün sattığını, müvekkilinin satın aldığı ürünleri satmasına izin vermeden bayilik sözleşmesini feshettiğini, davalı da, iade ürün hesabı, mahsub hesabı yapmaksızın müvekkiline verdiği zararın tazmininden kaçmak amacıyla müvekkilini zor durumda bırakmak için teminat olarak verilen çeki doldurarak tahsile koyduğunu, Gerek fesih öncesi aşırı derecede ürün satışı, gerek sözleşmenin fesih şekli ve hesap mutabakatı için görüşmeden kaçarak teminatların paraya çevrilerek tahsilat yapılması ve müvekkilinin fiilen ticaret yapamadığı dönemde çekin meblağının ve keşide yer ile tarihinin doldurularak tahsile konulması davalının kötü niyetini gösterdiğini, Çekin doldurulup bankaya ibraz edildiği 17.04.2017 tarihinde müvekkili şirketin davalıya 311.178,00-TL borcu bulunmadığını, bu meblağın, müvekkilinin muvafakati, rızası veya ön taahhüdü neticesi belirlenerek davalı tarafından sözleşmeye dayalı olarak çeke yazılmış bir rakam olmadığını,Davalının kötü niyetli işlem ve eylemleri neticesi müvekkilinin bu meblağdan çok daha fazla zararı ve tazminat alacağı doğduğunu, davalı, bu taleplerden kaçarak haksız ve mesnetsiz bir alacak talebiyle müvekkilini tamamen zor durumda bıraktığını, Müvekkilinin tek yanlı olarak ulaşabildiği belgeler gözönüne alındığında müvekkilinin davalıya 238.758,13-TL borcu olduğunun görüleceğini, bu hesapta iade edilmesi gereken ürünlerin bedeli ile uğranılan zararın miktarı ve bir kısım harici tahsilatlar bulunmadığını, İşbu nedenlerle, müvekkilinin 17.04.2017 günü itibarıyla davalıya 311.178,00-TL. borcunun olmadığının tesbiti talebiyle dava açılması gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalıya teminat olarak verilen İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine konu 311.178,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya 72.419,87 TL miktar yönünden borçlu olmadığının tespiti istemi ile İİK 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tesbit davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece tensibin 10 nolu ara kararı uyarınca; davacı tarafça dava dilekçesi ile, 311.178,00 TL yönünden borçlu olunmadığının tespiti talebinde bulunulduğu, ancak harca esas değerin 72.419,87 TL olarak gösterildiğinden, davacı vekiline talep sonucu hakkında açıklama sunmak üzere HMK'nun 119/1-ğ bendi gereğince 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili ara karar doğrultusunda12/02/2020 tarihli dilekçe ile beyanda bulunduğu, davacı vekili beyan dilekçesi ile;'' Davalı, teminat için alıp nezdinde bulundurduğu çeki, müvekkili şirketin gayrı faal olduğu günlerde “İstanbul 17.04.2017" keşide yer ve tarihi ile meblağını 311.178,00-TL olarak doldurmak suretiyle tahsil için bankaya ibraz etmiş ve karşılıksız çıkması üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nde ... Esas sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibini başlatmıştır. Müvekkil sağlıklı olarak ticari defter ve belgelerine vaziyet edememekle birlikte davalıya 238.758,13-TL borcu olduğunu tesbit etmiştir. Davalı, 238.758,13-TL alacağına karşılık, elinde bulunan çeki 311.178,00-TL. olarak doldurup müvekkil aleyhine hukuki ve cezai süreç başlattığından Menfi Tesbit davası açılmak zorunda kalınmıştır. İtirazımız, tahsili için işlem yapılan mezkür 311.178,00-TL.’lık çekin 72.419,87-TL.lık kısmıdır. Davacının müvekkil aleyhine açmış olduğu İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nde ... Esas sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibine konu çekin 72.419,87-TL. kısmı miktarınca borcumuz olmadığına dair davalı aleyhine açtığımız Menfi Tespit Davamızın Kabulüne karar verilsin,'' şeklinde beyanda bulunduğu ve dava değerinin 72.419, 87 TL. Olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir, akaryakıt uzmanı ve hukukçu bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyet raporunda; Davacının ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacının davalıya 06/04/2017 tarihinde 806.184,94 TL. Borcunun olduğu, 01/10/2017 tarihinde hesaplarını denkleştirerek 311.178,13 TL. Borcunun kaldığı, davalının ticari defterleri ile ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacının davalıya 06/04/2017 tarihinde 311.178,13 TL. Borcunun olduğu, davalının davacıdan almış olduğu dava konusu 311.178,00 TL. Bedelli çekle hesabın kapandığı, takip konusu çekin (teminat çekinin ) takibe konulduğu tarihte davacının davalıya bakiye 311.178,13 TL. Cari hesap borcunun bulunduğu belirtilmiştir.HMK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir. Taraflar arasında 26.08.2015 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve Otogaz Bayilik Sözleşmesi akdedildiği, bahsi geçen sözleşmelerle kurulan bayilik İlişkisinin, davalı tarafından davacı muhataba Beyoğlu .... Noterliği'nden gönderilen 21.02.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sona erdiği, davacı Şirketin fesih tarihi öncesinde davalı Şirket'ten satın aldığı mallara ilişkin ve bayilik ilişkisinden doğan katılım bedeline yönelik toplamda 311.178.- TL davalıya borcu bulunduğu, bilirkişi raporundada belirtildiği üzere bu borcun davalının davacıdan almış olduğu dava konusu 311.178,00 TL. Bedelli çekle hesabın kapatıldığı, davacı tarafça icra takibine ve davaya konu çekin, müvekkili keşideci tarafından imzalanıp boş olarak davalıya verildiği ileri sürülmüş olup, davacının çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve takibe konu çek sebebiyle borçlu olmadığını HMK.’nun 200. Madde uyarınca aynı kuvvette yazılı delille ispat etmesi gerektiğinden, davacı iddialarının tanıkla ispatı mümkün değildir. Davacı tarafça iddia edilen hususların yazılı delille ispat edilemediği dosya kapsamı itibariyle tesbit edilmiş olup mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, ispat yükü doğru belirlenerek aynı gerekçe ile davanın reddine yönelik verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTespittaraflarınMenfi(KıymetliesastanKaynaklanan)özetikararistinafEvraktanreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesininkararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim