Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1556
2024/1581
10 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1556 Esas
KARAR NO:2024/1581 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI.2023/426 D.iş - 2023/447 Karar
TARİH:09/01/2024
TALEP:İhtiyati Hacze İtiraz
KARAR TARİHİ:10/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; belirttikleri ve mahkemece re'sen takdir olunacak sebeplerle, müvekkili alacaklının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... Bankası .... çek seri numaralı, 10.11.2023 tarihli, 320.000-TL bedelli çeke binaen 314.000 TL alacağa karşılık gelecek yeterli miktarda; borçlulara ait menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 23/11/2023 TARİHLİ KARARI İLE;"Yukarıdaki hüviyeti yazılı alacaklının, borçlulardan yukarıda miktarı yazılı alacağının tahsilinin ifasının temini bakımından baki isteği İİK'nin 257. maddesinin 1. fıkrasına uygun bulunan alacak rehinle temin edilmemiş ve diğer tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına kafi teminatta alındığında adı geçen borçluların yukarıda gösterilen malları ile alacaklarının, İİK'nunda düzenlenen muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE, 10 gün içinde teminat yatırılmadığı takdirde ihtiyati haczin kalkmasına, " karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlulardan .... Şirket vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Borçlulardan ....Şirket vekili 30/11/2023 tarihli itiraz dilekçesinde; Mahkemenin ihtiyati haciz kararına karşı mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, ihtiyati haciz kararının dayanağı olan çekin bir kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senetlerine dayalı olarak ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili Mahkemelerin Genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yeri mahkemesi, muhatap bankanın bulunduğu yer ödeme yeri sayıldığından buradaki yer mahkemesi, İİK'nun 50/1 maddesi uyarınca çekin keşide edildiği yerdeki mahkeme, borçlu birden fazla ise borçlulardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, yasal düzenlemeler çerçevesinde yetkiye ilişkin bu seçimlik yerlerden hiçbirin İstanbul adliyesi yargı sınırları içerisinde bulunmadığını, ihtiyati hacze konu çekin keşide yeri Gaziantep olup, borçlu şirket açısından Gaziantep Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kambiyo senetlerine bağlı alacakların aranacak borçlardan olduğundan alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu yer ve çekin ibraz edildiği yer mahkemesinin yetkili olmadığını belirterek borçlu şirket açısından yetki itirazının kabulüne, yetkili Mahkemelerin Gaziantep Mahkemeleri olarak tespitine, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 09/01/2024 tarih ve 2023/426 D.İş Esas- 2023/447 D.İş Karar sayılı ek kararı ile:"....Mahkemenin yetkisine itiraz, ihtiyati hacze itiraz nedenlerinden olup, İİK'nun 265.maddesinde düzenlenmiş olmakla, aksi yönde Mahkemece yapılan değerlendirme hatalıdır. Diğer yandan çekin ibrazının borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyonu yoktur. Dolayısıyla çekin bankaya ibrazıyla borçlunun ödeme yapacağı kimseyi tespit ettiği ve aramanın tüketildiğini kabul etme ve bunun sonucu olarak da çek borcunun götürülecek borca dönüştüğünü kabul etme olanağı yoktur. Yine kambiyo senetlerinde ve bu bağlamda çekte hak doğrudan doğruya çeke ait kayıtları ihtiva eden evrakta tecessüm ettiği için çekteki borcu tek başına para borcu sayma olanağı da yoktur. Bu yönüyle TBK'nun 89/1 maddesine göre çekteki borcun götürülecek borç olduğunu kabul etme imkanı bulunmamaktadır. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze itirazının kabulü gerekmiştir. (İstanbul BAM 44. HD. 14/09/2023 T. 2023/1230 E. 2023/869 K. ) Sonuç olarak; ihtiyati hacze konu çekin muhatap bankasının ... Şubesi olduğu, çekin ibraz edildiği, çekin ibrazında karşılıksız kaldığı, yetkiye ilişkin yukarıda açıklanan seçimlik yetkilerden hiçbirinin somut olayda İstanbul Adliyesi yargı sınırları içerisinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. İhtiyati hacze itiraz edenin ikametgahının Nizip/Gaziantep olduğu tespit edilmekle Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi görevli ve yetkili olduğundan ihtiyati hacze itiraz eden tarafın itirazının kabulüne ile ihtiyati hacze itiraz talebinin kabulü ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile," İtirazın KABULÜ ile ihtiyati haciz talebinin reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 4.700,00 TL ücreti vekaletin ihtiyati haciz isteyenden alınarak itiraz edene verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Talep eden alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme nezdinde karar verilmiş olan ve yukarıda değişik iş numarası yazılı dosya kapsamında 23.11.2023 tarihinde itiraz eden ....Şirketi aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, 30.11.2023 tarihinde karşı tarafça işbu ihtiyati hacze karşı yetki itirazında bulunulduğunu, işbu yetki itirazının kabulüne ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini, işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini,Huzurdaki dosyaya konu ihtiyati haciz kararının ..Bankası ... seri numaralı, 10.11.2023 keşide tarihli ve 320.000-TL bedelli çeke istinaden verildiğini, belirtilen çekin keşidecisi ...ve ... Şirketi olduğunu, yetkili hamilinin müvekkili .. ve ... Şirketi olduğunu, çek 20.11.2023 tarihi itibariyle karşılıksız çıktığını ve bu durumun çekin arkasına şerh düşüldüğünü, bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra götürülecek borç niteliği kazanacağını, TBK 89 kapsamında götürülecek borç niteliğinde olan borçlar bakımından alacaklının yerleşim yerinin de yetkili olduğunun aşikar olduğunu, Yargıtay ve BAM kararlarının da bu doğrultuda olduğunu,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12815 e., 2016/9299 k. ve 05.12.2016 tarihli kararı:"talep, ihtiyati haciz kararının yetki yönünden kaldırılması istemine ilişkindir. mahkemece, ihtiyati hacze konu altı adet çekten dört tanesi için verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. iik’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda hmk’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. bu durumda, çekten kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yeri çekin keşide yeri veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. ancak, muhatap bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borç, bu şekilde aranması tüketildikten sonra götürülecek borç niteliği kazanır ve hmk’nın 10. maddesi gereğince ifa yeri olarak 6098 sayılı tbk’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline gelir. bu itibarla, mahkemece, ihtiyati hacze konu çeklerin ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı ve ayrıca alacaklının kendi yerleşim yeri mahkemesinden talepte bulunduğu gözetilerek tüm çekler yönünden ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 13. Hukuk Dairesi, 2019/1922 e., 2019/1533 k. ve 06.11.2019 tarihli kararı:"dairemizin ve istanbul bölge adliye mahkemesi 14. hd'nin kararları, muhataba süresinde ibraz edilen çekin götürülecek borç niteliğine dönüştüğünden, tbk'nın 89. maddesi hükmüne göre alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olacağı şeklindedir. bu itibarla, mahkemece, ihtiyati hacze konu çekin süresinde ibraz edildiği, böylece götürülecek borç niteliği kazandığı, tbk'nın 89. maddesine göre alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiği, alacaklının kendi yerleşim yeri mahkemesinden ihtiyati haciz talep edebileceği gözetilerek itiraz eden borçlunun yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." Emsal gösterilen, kararlarda da belirtildiği üzere, karşılıksız çıkan çeke konu borç artık götürülecek borç niteliğinde olacağını, karşılıksız çıkan çek neticesinde, alacağına belirtilen günde kavuşamayan ve zarara uğramasına sebebiyet verilen yetkili hamil alacaklının daha da avantajsız bir duruma düşürülmesi ve bu borcun artık götürülecek borç niteliğine dönüşmediğinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, bu denli borçlu lehine yorum yapılamayacak olduğunu, keşideci ibraz gününde banka hesabında çek karşılığını bulundurmakla yükümlü olduğunu, bulundurulmaması halinde artık bu borcun aranacak borç niteliğinde olduğunun kabul edilemeyeceğini, istinaf mahkemesi başkanlığınca da takdir edileceği üzere gerek ihtiyati haciz kararı alınması gerektiğini, icra takibi başlatılması gerektiğini, bunun ancak ve ancak çek aslı ile mümkün olduğunu, yerleşim yeri İstanbul'da olan müvekkilinin çekin aslını yetkili olunduğu iddia edilen Gaziantep'e ulaştırması ve süreci oradan takip etmesinin müvekkilinin daha da zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, ihtiyati haciz neticesinde de anlaşıldığı üzere borçlunun tahsil kabiliyeti bulunmadığını, kaldı ki, çek bedeli bugün itibariyle dahi tahsil edilemediğini ve karşı taraf borca da itiraz etmediğini, müvekkilinin çek neticesinde uğramış olduğu zarar ile birlikte sırf alacağına kavuşmak adına yine bu denli masrafa sürüklenmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığını, bilindiği üzere kıymetli evrak vasfını haiz çekin Gaziantep'e güvenli bir şekilde ulaştırılmasının yolculuk ve konaklama masrafları düşünüldüğünde müvekkilinin büyük bir masraf yapmasını gerektiğini, günümüz ekonomik koşullarının dikkate alındığında bu masrafın oldukça fazla olduğunu, bu durumun yadsınamaz bir gerçek olduğunu, işbu sebeple, alacağına kavuşamamış olan alacaklı müvekkilinin yine bu şekilde masrafa maruz bırakılmasının hiçbir şekilde adil olmadığını, tüm bu sebeplerle, karşı tarafın kötü niyetli itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini,müvekkili alacaklının halihazırda alacağına kavuşamamış olduğunu, karşı tarafın salt süreci uzatmak saikiyle hareket ettiğini, işbu sebeple huzurdaki dosya kapsamında itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu belirtmiş oldukları sebeplerle, çekin karşılıksız çıkmakla götürülecek borç niteliğine dönüştüğünü, işbu sebeple, alacaklının yerleşim yerinin de yetkili olduğunun kabulü gerektiğini, Yargıtay ve BAM kararları da bu doğrultuda olduğunu, işbu sebeple, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini,İleri sürerek; belirtmiş oldukları ve mahkemece re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; çeke dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara borçlulardan .... Şirketi’nin itirazı üzerine mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile itiraz kabul edilmiş, ek karara karşı talep eden alacaklı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.İİK’nun 258. maddesinde ise, ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bu durumda, çekten kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yeri, çekin keşide yeri veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Ancak, muhatap bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borç, bu şekilde aranması tüketildikten sonra götürülecek borç niteliği kazanır ve HMK’nın 10. maddesi gereğince ifa yeri olarak 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline gelir. (Emsal: Yargıtay 11. HD 2016/12815 Esas 2016/9299 Karar)Talep dayanağı 10/11/2023 keşide tarihli, 320.000,00-TL bedelli, ...bank ... Şubesi nezdindeki hesaptan keşide edilen, keşidecisi itiraz eden ... Şirketi, lehdarı ... Şirketi, lehdardan sonraki cirantaların sırasıyla ... A.Ş. olduğu, çekin son hamilin talimatı üzerine ... tarafından bankaya ibraz süresi içinde ibraz edildiği, karşılıksız çıkması nedeniyle tahsil edilemediği görülmüştür. Somut olaya dönüldüğünde; talep dayanağı çekin, ihtiyati haciz talep eden tarafından ...bank ... Şubesi'ne ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı, ihtiyati haciz talep eden alacaklının yerleşim yerinin Bakırköy/İstanbul olduğu, ödeme yerinin muhatap banka Şubesi'nin bulunduğu yerin Nizip/Gaziantep ili sınırlarında olduğu, itiraz eden keşidecisinin yerleşim yeri adresinin .... Nizip/Gaziantep, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen cirantaların yerleşim yerlerinin ise; lehdar ... Şirketi'nin adresi:.... Silivri/İstanbul , lehdardan sonraki cirantaların sırasıyla ... Şti.'nin adresi: ... Çatalca/İstanbul , ... A.Ş.'nin adresi: ... Bakırköy/İstanbul olduğu ve Silivri,Çatalca, Bakırköy'ün Bakırköy adli yargı sınırları içerisinde bulundukları, buna göre ne alacaklının yerleşim yeri, ne borçluların yerleşim yerleri, ne keşide yeri ne de ödeme yerinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetki sınırları dahilinde bulunmadıkları, ibrazın muhatap banka dışındaki bir bankaya yapılmış olmasının ibraz yerini ödeme yeri haline getirmeyeceği, mahkemece bu gerekçelerle yetki itirazının kabul edilmiş ve ihtiyati haciz kararının itiraz eden yönünden kaldırılmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden alacaklının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15