SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1549

Karar No

2024/1580

Karar Tarihi

10 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1549 Esas

KARAR NO:2024/1580 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI: 2024/396 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİH:31/07/2024

DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

KARAR TARİHİ:10/10/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dosya davalısı ... A.Ş.'nin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının hukuka aykırı şekilde çağrısız yapılması ve toplantıya katılmayan müvekkillerinin imzasının taklit edilmek suretiyle hazirun listesine işlenmesi sebebiyle taraflarınca TTK m.449 ve HMK m.389 uyarınca davalı şirketin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılarak, şirketin organsız kalmaması adına yeniden genel kurul yapılana kadar tedbiren yönetim kayyumu atanmasını, aksi halde şirketin temel işleyişini konu alan yetkili seçiminin yok hükmündeki bir genel kurul kararıyla yargılama süresince devam etmesinin müvekkillerinin pay sahibi olduğu şirketin uğradığı zararın yargılama süresince büyüyerek artacağını, somut olaydaki menfaatler dengesi gözetildiğinde; tedbir kararı verilmediği taktirde yoklukla malul genel kurul kararı sebebiyle şirketin zarara uğramaya devam edeceğini, tedbir kararı verilmesi halinde ise şirket zarara uğramaksızın faaliyetlerine devam edebileceğini, öncelikle HMK m.389 ve TTK m.489 uyarınca ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davalı şirketin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının yürütmesinin durdurulmasına, şirket idaresine tedbiren yönetim kayyumu atanmasına, davalı şirketin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının yokluğunun tespitine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 31/07/2024 tarih 2024/396 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde; 6102 sayılı T.T.K.'nun 449/1. maddesi ile dava konusu Genel Kurul Kararının geri bırakılmasına ilişkin verilecek olan kararın, yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebileceği ve 6100 sayılı H.M.K.'nun 390. maddesine göre de tedbir talep eden davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğinin düzenleme konusu yapıldığı, İptali talep edilen genel kurul kararlarının ana sözleşme, yasa ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği, davacının haklılığının ispatına yönelik yaklaşık ispat şartının henüz oluşmadığı anlaşıldığından; davacının icranın geri bırakılması ve şirkete kayyum atanması talebinin T.T.K.'nun 449/1. ve H.M.K.'nun 390. maddeleri gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' Davacının genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasına yönelik tedbir talebinin ve şirkete kayyum atanması talebinin T.T.K.'nun 449. ve H.M.K.'nun 390. maddeleri gereğince REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; esas numarası yazılı mahkemeniz dosyasında davalı ... ve... A.Ş.'nin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul kararının hukuka aykırı şekilde çağrısız yapıldığını ve toplantıya katılmayan müvekkillerinin imzasının taklit edilmek suretiyle hazirun listesine işlenmesi sebebiyle genel kurul kararının yokluğunun tespiti talepli davada; taraflarınca TTK m.449 ve HMK m.389 uyarınca davalı şirketin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının yürütülmesinin tedbiren geri bırakıldığını, şirketin organsız kalmaması adına yeniden genel kurul yapılana dek tedbiren yönetim kayyumu atanmasını talep ettiklerini, yerel mahkeme tarafından tedbir talebinin gereği gibi incelenmediğini, davanın konusunun hatalı şekilde nitelendirildiğini, belge aslının davalı şirketten celp edilmediğini, 31.07.2024 tarihli ara kararda "İptali talep edilen genel kurul kararlarının ana sözleşme, yasa ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği, davacının haklılığının ispatına yönelik yaklaşık ispat şartının henüz oluşmadığı anlaşıldığından;" şeklindeki hatalı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebimiz reddedildiğini, yerel mahkemenin hukuka ve usule aykırı ara kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin davayı genel kurulun iptali davası şeklinde nitelendirmesinin hatalı ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, huzurdaki dava müvekkillerinin imzasının taklit edilmesi sebebiyle genel kurul kararının yokluğunun tespitine ilişkin olduğunu, yerel mahkemece ihtiyati tedbir taleplerini değerlendirilirken "İptali talep edilen genel kurul kararlarının ana sözleşme, yasa ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği," gerekçesine hatalı şekilde yer verildiğini, huzurdaki davanın konusunun 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının hukuka aykırı olduğunu, çağrısız yapıldığını ve toplantıya katılmayan müvekkillerininin imzasının taklit edildiğini, bu durumun hazirun listesine işlenmesinden dolayı genel kurul kararının yokluğunun tespitine ilişkin olduğunu, yargılamada genel kurul kararının iptal şartlarının incelenmesine ve değerlendirilmesine gerek bulunmadığını, yerel mahkemece davanın hatalı şekilde tanımlandığını ve iptal şartlarının olup oluşmadığı konusunda yaklaşık ispatın gerçekleşmediği gerekçesine hukuka aykırı şekilde yer verildiğini, yargılama süresince telafisi imkansız zararların doğmaması ve sahte imzayla yapılan genel kurul doğrultusunda şirketin yönetilmemesi adına tedbir taleplerinin, davanın hatalı şekilde nitelendirilmesi sebebiyle reddedildiğini, yerel mahkemenin yalnızca davalının beyanlarını esas alarak tedbir talebinin reddine karar verdiğini, mahkemece Genel Kurul Kararının aslı dahi celp edilmeden karar verildiğini, davalı tarafından iddialarının soyut olduğunun ileri sürüldüğünü, Genel Kurul Kararında bulunan imzaların müvekkillerine ait olmadığının sabit olduğunu, davalı tarafın hiçbir beyanında imzaların müvekkillerine ait olduğunu ileri sürmediğini ve buna ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunmadığını, Genel Kurul Kararının yokluğunun tespiti davasında TTK m.449 ve HMK m.389 uyarınca tedbir kararı verilmesi gerektiği aşağıdaki sunulan Yargıtay ilamıyla ortaya konulduğunu, huzurdaki davada iptal davasının koşullarının yaklaşık ispat şartı açısından değerlendirilmesinin yersiz olmakla birlikte çıplak gözle dahi görülebilen sahte imza sebebiyle tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas : 2013/12418 Karar : 2013/16148 Sayılı kararında;"6102 Sayılı T.T.K.nın 449. maddesinde genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde, mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, davaya konu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir istemine konu olağanüstü genel kurulun icra edilişi, katılanların oy nisabı ve dosyaya sunulan belgeler itibariyle H.M.K.nın 389 vd. ve T.T.K.nın 449. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşulları oluştuğu halde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." örnek karar sunduğunu, dava konusu genel kuruldaki imzaların müvekkillerine ait olmadığının çıplak gözle dahi görülebildiğini, izah ettikleri üzere yerel mahkeme tarafından belge aslının celp edilmediğini, yine de belgenin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen suretinde imzaların sahte olduğunun görüldüğünü, bu noktada müvekkillerinin noter huzurunda attıkları güncel tarihli imzalara ilişkin olarak noter onaylı vekaletnameleri üzerindeki imzaları ile genel kurul hazirun listesindeki imzalar karşılaştırıldığında; imzaların müvekkillerine ait olmadığının çıplak gözle dahi görüldüğünü, mahkemede bu hususta imza incelemesi yapılacak ise de aşikar olarak görüldüğü üzere genel kurul imzalarının taklit edilerek yapıldığını,Müvekkillerinin imzaları ile hazirun listesindeki imzalar karşılaştırıldığında imzaların müvekkillerine ait olmadığının açıkça görüldüğünü, İmzaların sahte olması sebebiyle esas olarak genel kurul toplantısı hiç yapılmadığını, alınmayan kararların alınmış gibi gösterildiğini, müvekkilleri tarafından seçilmeyen ve ibra edilmeyen ... tarafından halihazırda yönetim kurulunun yetkileri yoklukla malul genel kurul kararına göre kullanılmaya devam edildiğini, bu sebeple mahkemece tedbir taleplerinin değerlendirilerek; TTK m.449 ve HMK m.389 uyarınca genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasını ve yeniden genel kurul yapılana dek şirkete yönetim kayyumu atanması gerektiğini, yerel mahkemenin aksi şekilde imzalar üzerinde değerlendirme yapmaksızın tedbir taleplerini reddetmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından dava konusu genel kurul kararının aslı davalı şirketten celp edilmediğini ve eksik araştırmayla karar verildiğini, izah edildiği üzere huzurdaki davanın konusunun imza taklidi sebebiyle müvekkillerine çağrı yapılmayan ve yokluklarında gerçekleşene 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının yokluğunun tespitine ilişkin olduğunu, bu bağlamda davanın konusu itibariyle sahte bir belgenin varlığına ilişkin olduğunu, mahkemece yapılması gerekenin ise belge aslının celp edilerek akabinde tedbir taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin olduğunu, yargılamanın bu aşamasında halen belge aslının davalı şirketten celp edilmediğini, imzada sahteciliğin konu olduğu davalara ilişkin usuli hükümler HMK kapsamında düzenlendiğini, HMK m.208/2 uyarınca "Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır." hükmünün amir olduğunu, sahte belge olduğunu belirttikleri 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararı ve hazirun listesinin mahkemece halen celp edilmediğini, HMK m.216/2-3uyarınca ise "(2) Belgenin aslını elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmî makamlar, istenmesi hâlinde bunu mahkemeye vermek zorundadır. (3) Mahkeme, belge aslının verilmesi durumunda, belgenin saklanması için gerekli tedbirleri alır..." hükmünün sabit olduğunu, yerel mahkemece belgenin aslının celp edilmesinin için taraflarınca 07.08.2024 ve 15.08.2024 tarihli dilekçeleri ile talepte bulunulduğunu, buna rağmen mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ve belgenin celp edilmediğini, yerel mahkemenin belge aslını celp etmeyerek ispat şartının yerine getirilmesini engellediğini ve akabinde yaklaşık ispat şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle tedbir taleplerinin reddine karar verdiklerini, yerel mahkeme eksik inceleme ve delilleri toplamaksızın karar verildiğini, 31/07/2024 tarihli ara kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek; Yukarıda izah edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle; İstinaf başvurularının kabulüyle İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/396 E. Sayılı dosyasında TTK m.449 ve HMK m.389 uyarınca tedbir taleplerinin reddine ilişkin 31/07/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına, HMK m.389 ve TTK m.489 uyarınca ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüyle, davalı şirketin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının yürütmesinin durdurulmasına, şirket idaresine tedbiren yönetim kayyumu atanmasına, neticeten davalı şirketin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının yokluğunun tespitine, mahkeme kararının ... Gazetesinde ilan edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı şirketin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının yokluğunun tespiti istemi ile açılan davada, dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması, şirketi idare etmesi için yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasına yönelik tedbir talebinin ve şirkete kayyum atanması talebinin T.T.K.'nun 449. ve H.M.K.'nun 390. maddeleri gereğince reddine, 'karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafın yürütmenin durdurulmasına yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde; TTK'nın 449. maddesinde genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. Hükümde mahkemeye takdir hakkı tanınmış olup, mahkemece durum ve şartların gerektirmesi halinde genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilebilecektir. Söz konusu karar tedbir mahiyetinde olacağından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümleri uygulanacaktır. Somut davada, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olan dava dışı ...'ye tensip zaptının 11 nolu ara kararı uyarınca davetiye çıkartılmış ve yazılı beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı kanunun 390 maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde ibraz edilen davalı şirketin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul toplantısında hazır bulunanlara ilişkin hazurun cetveli incelendiğinde; Davalı şirketin sermayesi ve payların toplam itibari değerinin 1.395.139,50 olduğu, tüm pay sahiplerinin asaleten oy kullandığının yazıldığı ve imzaların olduğu, davacılardan ...i'nin paylarının toplam itibari değerinin : 53.189,69, davacılardan ...'nin paylarının toplam itibari değerinin ise : 591.190,36 olduğu, davacıların ikisinin toplam paylarının itibari değerinin 644.380,05 olduğu, dava dışı yönetim kurulu üyesi ...'nin ise paylarının toplam itibari değerinin 697.569,75 olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda davacı taraf, davalı şirketin 30.05.2023 tarihli Genel Kurul Kararının hukuka aykırı şekilde çağrısız yapılması ve toplantıya katılmadıkları halde imzalarının taklit edilmek suretiyle hazirun listesine işlenmesi sebebiyle genel kurul kararının yokluğunun tespitine karar verilmesi ve tedbiren kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce, TTK'nın 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesinin görüşü alınmış, yönetim kurulu üyesince olumsuz görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, dosyada bilirkişi incelemesinin yapılmadığı, dava konusu genel kurul toplantı tutanağı, davacı vekili tarafından sunulan belgeler ve mevcut delil durumuna göre davacının ileri sürdüğü iddiaların davanın esası bakımından yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığı, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi bulunduğuna ilişkin de yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği ve değişen koşul ve delil durumuna göre her zaman yeniden ihtiyati tedbir talep edilebileceği de gözönünde bulundurulduğunda; ilk derece mahkemesince verilen karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın davalı şirkete kayyum atanmasına ilişkin istinaf sebepleri incelendiğinde,6102 sayılı TTK'nun 365. maddesinde, anonim şirketlerin yönetim kurulu tarafından yönetilip ve temsil olunacağı düzenlenmiş, ... üyelerinin seçimi, süreleri, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları TTK 408 maddesi uyarınca genel kurulun, devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. TTK da anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenlemenin bulunmadığı gibi anonim şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır.TMK'nin 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yarg. 11. H.D 08/03/2018 2016/7714 E-2018/1804 K) Aslolan şirketlerin genel kurulları uyarınca seçilmiş yöneticileri tarafından yönetilmeleri olduğu, tedbiren kayyım atanması istenen davalı şirket de yönetim boşluğu da bulunmadığı gibi dava yöneticilerin azli veya sorumluluğu davası da değildir. Genel kurul kararının yokluğunun tespiti istemine ilişkin davada, davalı anonim şirketin yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum ve şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi yönetiminin başka yoldan sağlanamaması ve genel kurulun toplanamaması gibi bir durum da söz konusu olmadığından davalı şirkete yönetim veya denetim kayyım atanmasını gerektirecek haklı bir sebep bulunmadığı, HMK'nun 389/1 ve 390/3 maddesinde aranan koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastantarihözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisebeplerisavunmasınınmahkemesininkararınınileridosyaiddianumarası

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim