Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1499
2024/1579
10 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1499 Esas
KARAR NO:2024/1579 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/418 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH:24/07/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA:Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:10/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkiline devredilen ....ŞİRKETİ devrinin iptali ile şirketin devrine ilişkin müvekkil tarafından davalıya devredilen taşınmazların devir tarihindeki gerçek değerlerinin davalıdan nakden tazminini talep etmiş ve davalı taşınmazları elinden çıkardığını, bu dakikadan sonra yalnızca taşınmazların ilgili belediyelerdeki rayiç bedellerini alınabileceğini beyan ederek taşınmazları iade etmediğini, Müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını, davalının dava süresince tüm menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarını elinden çıkarması söz konusu olduğundan davalının menkul , gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/07/2024 (Ara Karar Tarihi) ve 2024/418 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede somut olayda, henüz dilekçeler teatisinin tamamlanmadığı, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, uyuşmazlığın esasının çözecek mahiyette ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulları da oluşmadığından davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olup dairemiz nezdinde istinaf etme zorunluluğunun hasıl olduğunu; davalının menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacaklar hakkında ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi gerektiğini, İhtiyati haciz müessesesinin geçici bir hukuki koruma olup; işbu kararın tesisi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu; somut olayda ihtiyati haciz kararı için gerekli ve yeterli tüm şartların mevcut olduğunu; yerel mahkeme tarafından uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle esası çözebilecek nitelikte ihtiyati haciz kararı tesis edilemeyeceğinden bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; davalı hakkında ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi gerektiğini,İhtiyati hacizin; İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen geçici hukuki koruma olup (İİK m257-268) para alacaklarına ilişkin mevcut veya müstakbel bir takibin sonucunun güvence altına alınması için, mahkeme kararı ile borçlunun malvarlığına el konulmasını sağlayan geçici bir hukuki koruma olduğunu; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkansız hale geleceği gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğabileceği anlaşıldığında ihtiyati haciz konulması yönünde yaklaşık ispat koşulunun yeterli olduğunu; somut olayda şirketin devrine ilişkin davacı müvekkili tarafından davalıya 8 adet taşınmaz devredilmesi, aralarında imzalanan protokol gereği devrin iptali ile taşınmazların iadesi gerekir iken taşınmazları elinden çıkarmasının açıkça mal kaçırma kastının göstergesi olduğunu; davalının davacı tarafından kendisine devredilen gayrimenkulleri elinden çıkardığı yerel mahkeme dosyasına celp edilen resmi senetlerden açıkça anlaşılmakta olduğunu; bu nedenle dava; davalının elinden çıkardığı dava konusu 8 adet taşınmazın kendisine devredildiği tarihteki gerçek bedelleri toplamınca davalıdan nakden tazmini şeklinde ikame edilmiş olup; yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiği vakit davalının üzerinde herhangi bir menkul, gayrimenkul bulunmaması halinde müvekkil telafisi güç ve imkansız zararlara maruz kalacağını ve alacağını tahsil edemeyeceğini; bu nedenle yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması ve davalının menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi gerektiğini, Müvekkili ... ile davalı ... arasında .... ŞİRKETİ devrine ilişkin anlaşılmış olup; şirketin devri karşılığında müvekkili ... tarafından ...' e 8 adet taşınmaz devredildiğini, Ancak müvekkili tarafından şirket devralındıktan sonra; ... ŞİRKETİ ile şirketin faaliyetini sürdürdüğü adreste mülk sahibi olan .... ŞİRKETİ ( ... ) arasında imzalanan kira sözleşmesinde DEVİR YASAĞI başlıklı maddenin yer aldığı bilgisi edinildiğini; ... ŞİRKETİ ( ... ) ceosu ve otel müdürleri ile müvekkil arasında haricen gerçekleştirilen görüşmelerde otelin işbu devre muvafakat vermediği, hiçbir şekilde yazılı onaylarının bulunmadığı, kira sözleşmesinde hem devir yasağının olduğu hem de ...' in kira sözleşmesinde müşterek borçlu/ müteselsil kefil olarak bulunduğu ve müvekkili hukuken tanımadıklarını bildirdiklerini, Ayrıca ... ŞİRKETİ ( ...) tarafından davalı ...' e bu hususta İSTANBUL... NOTERLİĞİ tarafından 25/04/2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş olup söz konusu ihtarnamede ;" Sayın muhatap ; müvekkil ile aranızdaki kira ilişkisine istinaden .... BEYOĞLU/ İSTANBUL adresindeki taşınmazda kiracı olarak bulunmaktasınız. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi Özel Şartları Devir Yasağı başlıklı Madde 7 ye aykırı davrandığınızdan işbu ihtarı çekme zorunluluğumuz doğmuştur. Şöyle ki; DEVİR YASAĞI Madde 7 : Kiracı, kiraya verenin yazılı muvafakati olmadan, kiralanan yeri 3. Şahıslara kısmen veya tamamen kiralayamaz ve sözleşmesini başkasına devredemez. Kiracının şirket ortaklık yapısında herhangi bir değişiklik olması veya şirketin tamamen devredilmesi durumunda, hiçbir ihbar veya ihtara gerek kalmadan kira sözleşmesinin feshine neden olacağını kiracı beyan ve taahhüt eder. Sayın muhatap ; ortaklık yapınızın değiştiğini ve bu kapsamda müvekkile herhangi bir bildirimde bulunmadığınız tespit edilmiş olmakla sözleşme maddelerine aykırı davranışlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir. Bu itibarla yukarıda belirtilen haksız ve sözleşmeye aykırı eylemlerinize ilişkin olarak ; tarafınızla müvekkil arasındaki kira sözleşmesinin feshi dahil tüm maddi manevi haklarımızı saklı tuttuğumuzu ihtaren bildiririz. " şeklindedir. İşbu ihtarname dava dilekçemiz ekinde yerel mahkemeye ibraz edilmiştir. ( EK-2 : İHTARNAME ) Türk Borçlar Kanununun “kira ilişkisinin devri” kenar başlığı altındaki 323 üncü maddesi hükmüne göre: " Kiracı, kirayaverenin yazılı rızasını almadıkça, kira ilişkisini başkasına devredemez. Kirayaveren, işyeri kiralarında haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz. Kirayaverenin yazılı rızasıyla kira ilişkisi kendisine devredilen kişi, kira sözleşmesinde kiracının yerine geçer ve devreden kiracı, kirayaverene karşı borçlarından kurtulur. İşyeri kiralarında devreden kiracı, kira sözleşmesinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur. " şeklinde olduğunu, Devretmek isteyenle devralmak isteyen arasında yapılan devir sözleşmesi, sözleşmede kalanın onayına kadar, askıda geçersiz olduğunu; sözleşmede kalan onay verirse, askı durumunun ortadan kalkacağını ve devir sözleşmesinin hüküm ve sonuç doğuracağını; bu hususun kanunda: “Kiracı, kirayaverenin yazılı rızasını almadıkça, kira ilişkisini başkasına devredemez” şeklinde ifade edildiğini; (m.323/f.1). onayın yazılı olmasının geçerlilik şartı olduğunu; bu düzenlemenin emredici nitelikte olduğunu; tarafların, sözleşmenin şekil kuralını hafifletemeyeceklerini; aksi halde öngörülen şekle uyulmaksızın yapılan devrin, hüküm ve sonuç doğurmayacağını; (m.12/f.2) Kirayaverene yazılı bildirimi yapmak zorunda olan şirketi devreden davalı olup; otele bu hususta bildirim yapılmamasında müvekkilin kusurunun bulunmadığını, Müvekkili, kirayaveren ... ŞİRKETİ ( ...) tarafından hukuken tanınmasa da; ticaret sicil gazetesinde yetkili olarak göründüğü için hem kendisinin hem otelin ticari bir aksaklık yaşamaması adına MART 2024, NİSAN 2024 ve MAYIS 2024 kira bedelleri ile abonelik sözleşmesinden kaynaklanan elektrik faturalarını ödediğini ancak müvekkilinin belirtilen adreste ticari faaliyetini sürdürmemekte olduğunu; tüm bu hususların davalı ile görüşüldüğünde; " Ben size devrettim benlik bir durum yok artık. " şeklinde dönüş alındığını, Bu nedenle hem müvekkilin hem davalının hem mülk sahibi şirketin maddi manevi zarara uğramaması adına müvekkilinin iyi niyetli şekilde hareket ettiğini ve ... A.Ş. ( ...) İLE kira sözleşmesinin feshi ve anahtar teslim tutanağı düzenlendiğini; bu tutanakta ... A.Ş. arasındaki kira sözleşmesi feshedilmiş olup anahtar teslim edildiğini; adreste bulunan demirbaşların ... A.Ş. tarafından haziran ve temmuz 2024 kira bedeli ve elektrik faturası alacağına istinaden davalının karşı kira sözleşmesinde müşterek borçlu/ müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığından bahisle hapis hakkı kullanılarak hapsedildiğini, ( EK-3: Kira sözleşmesinin feshi ve anahtar teslim tesellüm tutanağı ) ...ŞİRKETİ ( ...)' ne ait Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen TURİZM İŞLETME BELGESİ' nden alt işletmeci olarak yararlanmakta olup bugüne kadarki ticari faaliyetlerin, otelin alt işletmecisi olarak otele ait turizm ruhsatından faydalanarak sürdürdüğünü; otel ile müvekkili arasında haricen gerçekleştirilen görüşmelerde; " Şirketin size devredilmesinden evvel bu şirket bu adreste il, ilçe emniyet müdürlüğü, ilçe tarım müdürlüğü, kültür ve turizm bakanlığı tarafından birçok denetime tabi tutulup birçok idari para cezaları ve kapama gibi yaptırımlara maruz kaldı. bu durum otelin turizm ruhsatına zarar vermeden biz alt işletmeci olarak ... şirketinin turizm işletme belgesinden yararlanmasının iptali için bakanlığa başvurduk. "denildiğini, Bu hususta ... ŞİRKETİ ' nin ... tarafından müvekkile devredilmeden önceki tarihlerde tutulan; 08/09/2023, 16/11/2023, 03/12/2023, 22/112/2023 tarihli tutanaklara ilişkin TURİZM BAKANLIĞI tarafından kesilen idari para cezasının da dava dilekçemiz ekinde yerel mahkemeye ibraz edildiğini; ( EK-4 : Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen idari para cezası )Müvekkilinin işbu şirketi herhangi bir cezası ve idari yaptırımı olmadığı belirtildiğinden devraldığını; müvekkili şirketi devralmadan evvel ilgili kurumlar tarafından şirket aleyhine tutulan tutanaklar ve verilen cezalardan ötürü otelin turizm ruhsatının iptali yoluna gitmesinde müvekkilin herhangi bir kabahatinin bulunmadığını, Müvekkili ile ... arasında şirketin devrine ilişkin imzalanan 13/02/2024 tarihli protokolde; "... ŞİRKETİ (...)' nin devir tarihinden önceki tarihe tekabül eden süreçte İçişleri Bakanlığı, İl, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Kaymakamlık, Belediye ve Turizm Bakanlığı dahil tüm kamu kurum ve kuruluşlar tarafından tutulan tutanak ve kesilen idari para cezaları dahil tüm maddi manevi yaptırımlardan ... ŞİRKETİ hisselerini devreden ... sorumlu olup söz konusu tutarlar ... tarafından ödenecektir. Devir tarihinden sonraki tarihte söz konusu cezaların şirkete tebliğ edilmesi ve ... ŞİRKETİ ( ...) tarafından ödenmesi halinde söz konusu tutarların ...' e rücu edileceği taraflarca beyan, kabul ve taahhüt edilmiştir. " şeklinde hüküm bulunmakta olup; müvekkilin şirketi devralmasından önceki tarihe tekabül eden tarihte şirketin ilgili kurumlardan gelen cezalar nedeniyle otelin şirketin turizm ruhsatının iptalini talep etmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından devre ilişkin davalıya devredilen taşınmazların iadesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu ancak davalı müvekkilden devraldığı taşınmazları elinden çıkardığından taşınmazların müvekkili tarafından davalıya devredildiği tarihteki gerçek değerleri toplamından nakden tazmin edilmesi talep edildiğini; müvekkilinin bu süreçte maddi manevi zarara uğramış olup halen zararlarının devam ettiğini, ( EK-5 : PROTOKOL ) İzah edilen nedenlerle gerek devir yasağı bulunması ve mülk sahibinin onayının bulunmaması; gerekse şirketin turizm ruhsatının iptal olmasında müvekkilin herhangi bir kabahati olmadığından; müvekkili ile davalı arasında imzalanan protokolde de tüm bu hususlardan ötürü davalının sorumlu olacağı düzenlendiğinden işbu istinaf incelemesine konu davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Davalının menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, Davalı tarafından müvekkile devredilen şirketin devri hususunda yukarıda detaylıca izah edilen hususlar göz önüne alındığından işbu devrin iptali ve devre mukabil müvekkili tarafından davalıya devredilen 8 adet taşınmazın davalı tarafından müvekkile devri gerektiğini; bu hususun müvekkil ile davalı arasında imzalanan protokolde de sabit olduğunu, Ancak davalı taşınmazları elinden çıkardığını, bu dakikadan sonra yalnızca taşınmazların ilgili belediyelerdeki rayiç bedellerini alınabileceğini beyan ederek taşınmazları iade etmediğini; Yerel mahkeme dosyasına tapu müdürlüğünden gelen müzekkere cevaplarında da taşınmazların davacı müvekkilden devraldığı taşınmazları elinden çıkardığının görüldüğünü; müvekkilin maddi manevi zararlarının mevcut olduğunu; Yerel mahkemece verilecek keşif kararı akabinde davalıya devredilen taşınmazların davalıya devredildiği devir tarihindeki gerçek değerleri toplamında davalıdan nakden tazmin taleplerinin mevcut olduğunu; davalının dava süresince tüm menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarını elinden çıkarması söz konusu olduğundan ve bu durumda müvekkili telafisi güç ve imkansız zararlara maruz kalacağından davalının menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında teminatsız ( sayın başkanlığınız aksi kanaatte ise belirli bir teminat karşılığında ) ihtiyati haciz kararı tesis edilmesine karar verilmesini talep ettiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile dairemizce re'sen nazara alınacak nedenlerle; şirketin devri hususunda davalıya devredilen taşınmazlar davalı tarafından 3. kişilere devredildiğinden ve davalı dava sonunda taşınmazların devir tarihindeki gerçek değerleri toplamınca nakden tazminattan sorumlu olacağından ve dava süresince mal varlığını kaçırma ihtimali olduğu ve müvekkilin telafisi güç ve imkansız zararlara uğradığı gözetilerek; davalının menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında teminatsız , sayın başkanlığınız aksi kanaatte ise belirli bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı tesis edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı tarafından davacıya devredilen... ŞİRKETİ'nin devrinin iptali ile şirketin devrine ilişkin davacı tarafından davalıya devredilen taşınmazların devir tarihindeki gerçek değerlerinin davalıdan nakden tazmini istemi ile açılan alacak davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır. Somut olaya döndüğümüzde, davalı tarafından davacıya 13/02/2024 tarihli protokol ile devredildiği belirtilen... ŞİRKETİ'nin devrinin iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların iş bu devir karşılığında davacı tarafından davalıya verilip verilmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı, açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Talep eden davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler, ara karar tarihi itibariyle alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, ara karar tarihi itibariyle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15