SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1550

Karar No

2024/1557

Karar Tarihi

10 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1550 Esas

KARAR NO: 2024/1557 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2024/258 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİHİ: 19/07/2024 (Ara Karar Tarihi)

DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 10/10/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin sahibi ve ... ile diğer 8 kardeşinin babası ...'nın 16.06.2012 tarihinde vefat ettiğini, baba ...’nın vefatı üzerine müvekkili ... Madendeki hisselerin, oğlu ... ve diğer 8 kardeşi ile eşi ...’ya intikal ettiğini, ...’nın vefatı ile boşalan ... A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığına ve yine çok önemli maden ruhsatları sahibi olan ... A.Ş.'nin iştiraki ... A.Ş.’nin yönetimine, büyük oğlu olması sebebiyle ...'nın getirildiğini, böylece ... ve ... Petrol’ün yönetimine geçen ...’nın ilk işinin, 27.08.2012 tarihinde, yani babanın vefatından 2 ay sonra , diğer kardeşlerden gizli olarak iştigal konusu, ... ve ... Petrol ile aynı şekilde krom madenciliği olan, tek ortağı ve yöneticisi olduğu Davalı ... A.Ş.’yi kurmak olduğunu, ...'nın, bununla da yetinmeyip, hemen akabinde yine madencilikle ilgili iştigal konularında tek ortağı olduğu 4 ayrı şirket daha kurmuş olduğunu ve ayrıca ...’in ruhsatlı maden sahalarının bulunduğu Mudanya Orhaneli’nde şubesi olan Bursa merkezli ... SANAYİ VE TİCARET A.Ş.nin hisselerinin tamamını 02.04.2018 tarihinde satın alarak şirketin merkezini de ... Madencilik’in merkez adresine taşıdığını, baba ...’nın vefatını müteakip, Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2012/12 sayılı Tereke dosyası açıldığını ve tereke temsilciliğine, ...’ın, ... Petrol’ün ve ...’nın ücretli çalışanı olan Mali Müşavir ...'ın atandığını, ...'ın, tereke temsilciliğine seçildiği 01.11.2012 tarihinden, tereke mahkemesince görevden azledildiği 10.04.2019 tarihine kadar şirketin yapılan genel kurul toplantılarında tereke henüz hissedarlara intikal etmediğinden oy kullanamayan diğer çoğunluk hissedarlarının muhalefetine rağmen, müteveffa ...'nın şirketteki %96,4 oranında hissesi için oy kullanarak tereke temsilcisi sıfatı ile yönetim kuruluna ...’yı seçmeye devam ettiğini, nitekim tereke mahkemesinin 10.04.2019 tarihinde tereke temsilciliği görevinden azlettiği ...’ı ibra etmemiş olduğunu, ...'nın, altı yıl boyunca yönetiminde olduğu müvekkili ... A.Ş. ile tek ortağı olarak kurduğu davalı şirket arasında alışveriş yapmış olduğunu haksız ve geçersiz işlemlerle kendi şirketlerine menfaat sağlamış olduğunu, Tereke Temsilcisi/Mali Müşavir ...'ın göz yumması ve desteği ile ...'ın krom maden işletmelerinden çıkarılan ve fabrikalarında işlenen krom madenini, ... Yönetim Kurulu Başkanı olarak, yine Yönetim Kurulu Başkanı olduğu davalı Şirkete ve diğer şirketlerine ucuz fiyata ve ...'a borçlanarak satış yaptığını ...'tan aldığı krom madenini de kendi şirketleri üzerinden başka şirketlere satış yaparak, kendi şirketleri lehine haksız kazanç sağladığını, mevzuat gereği maden alış ve satışları yabancı para cinsinden yapıldığından ticari defterlere de döviz bazında işlenmekte olduğunu, bu çerçevede ... ile davalı şirket arasında yapılmış gösterilen maden alış ve satışının da ticari defterlere Usd bazında işlenmiş olduğunu, mevzuat gereği USD bazındaki bu hesaplarda taraf defterlerinde bir mutabakatsızlık ve bu hesaplardan doğan kaydi alacak-borç talep ve ihtilafı bulunmadığını, ancak ..., tek ortağı olduğu davalı şirket ile diğer şirketlerine haksız menfaat sağlamak için mevzuata ve muhasebe kurallarına aykırı olarak davalı şirket üzerinden ve şahsi hesabından müvekkili şirket için yapmış olduğu TL bazındaki elektrik, su, maaş ve benzeri harcamaları da şahsi şirketi olan Davalı ... ve diğer grup şirketlerinin ticari defterlerine USD bazında kayıt ettirmiş, aynı zamanda da ...'ın Yönetim Kurulu Üyesi ve yetkilisi sıfatıyla söz konusu TL bazında ödemelerinde USD olarak kaydedilmesi için yetkili olduğu ... Madencilik çalışanlarına da talimatlar verdiğini, davalı şirket ve yetkilisinin kendi şirket kayıtlarında TL bazında yaptığı ödemeleri USD bazında kanuna ve mevzuata aykırı olarak USD bazında işlettiği için sözde iki şirket arasında hesap mutabakatı yapılmış gibi göstermek için her iki şirket yetkilisi olarak da kendisinin imzaladığı/imzalattığı ve esasen hukuki sonuç doğurması mümkün olmayan birtakım yazılar oluşturduğunu, bu mahiyetteki 16.08.2018 tarihli bir yazıyı ekte ibraz ettiklerini, ... Madencilik'in yönetiminden ayrılmak durumunda kalan ... bu defa da bir imzasının da sahte olduğu 13.11.2019 tarihli geçersiz ve hükümsüz bir belge daha düzenleterek sahibi olduğu davalı şirketi müvekkili şirketten USD alacaklısıymış gibi göstermeye ve bu suretle haksız menfaat elde etme çalışmalarına devam ettiğini, ..'nın gerçeğe ve hukuka aykırı olarak düzenlettiği 13.11.2019 tarihli yazıdaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığına dair Adli Bilimler Uzmanı ... tarafından tanzim edilmiş 27.01.2024 tarihli Bilimsel Mütalaanın ibraz edildiğini, ...’nın kendi sebep olduğu, ücret ve tazminatlarını ödemeden işten çıkarttığı işçilerin açtığı ve müvekkili şirketin makine ve kamyonlarının haczedildiği icra dosyalarını yine Davalı ... A.Ş. aracılığıyla temlik almış ve temlikin hemen ertesi günü hacizli olan 99 adet çok büyük tonajlı maden kamyonları ve makine ve ekipmanların teslim edildiği yedieminin değiştirilmesini icra müdürlüğü’nden talep etmiş ve kendi istediği yeni yediemine teslimini sağladığını, bu yediemin değişikliğinden kısa bir süre sonra ...’ın, söz konusu yediemindeki bütün kamyon, makine ve ekipmanlarının çalınmış, yok edilmiş, halen bir tanesinin dahi bulunamadığını, bu konudaki savcılık soruşturmasının Orhaneli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/423 Sorş. sayılı dosyası ile devam ettiğini, davalı şirket yetkilisi ...'nın Davacı müvekkil ... Madencilik A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğu 2012-2015 yılları arasındaki kötü yönetimi nedeniyle şirketi 30.000.000,00-Tl zarara uğratması sebebiyle, şirketin diğer hissedarı ... tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/685 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası ikame edildiğini ve dosyanın hali hazırda derdest durumda olduğundan bahisle dosya kapsamındaki tüm delillerinde değerlendirilerek davalı şirketin İstanbul ... İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı döviz bazında alacak iddiasına dayanak yaptığı 13.11.2019 tarihli sözde cari hesap mutabakatı içerdiği iddia edilen yazının Kanuna ve Hukuka aykırı ve ayrıca sahte imza ile tanzim edilmiş olması sebebi ile geçersizliğinin ve hükümsüzlüğünün tespitini, davalının 13.11.2019 tarihi itibariyle Şirketler arası "mutabakat" olduğunu iddia ettiği dava konusu bu sahte yazıya dayalı olarak gerçeğe ve hukuka aykırı olarak ticari defterlerine kaydettiği ve müvekkili şirkete karşı ileri sürdüğü şekli ile döviz cinsinden alacağı bulunmadığının tespitini, ayrıca davalının "mutabakat" olduğunu iddia ettiği sahte ve geçersiz bu yazıya dayalı olarak yeni takip açmaması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/07/2024 (Ara Karar Tarihi) 2024/258 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış,ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, 'uyuşmazlık konusu hakkında' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877). HMK 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmediği, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''Yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmediği, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davalı tarafça yeni takip açılmaması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 19.07.2024 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Her ne kadar yaklaşık ispat kurulanın gerçekleşmediği iddiası ile talepleri reddedilmiş ise de dosya kapsamına deliller kısmında sunulan imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporuyla takip mesnedi mutabaktaki imzanın müvekkili şirket yetkisine ait olmadığının açıkça tespit edildiğini ve kesin olarak ispat edildiğini; bu durumda yerel mahkemenin eksik inceleme ile bilirkişi raporunu dikkate almaksızın vermiş olduğu ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunun sübut bulduğunu, İş bu çerçeve de karşı tarafın dava konusu mutabakatı takibe konu etmesi halinde müvekkili şirketin telafisi mümkün olmayan zararları doğacağını ve kanunun amir hükmü gereğince de gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı ihtimali ortaya çıkacak iken taleplerinin gerekçesiz reddine karar verilmiş olması kararın ortadan kaldırılması gerektiğini ispatlar nitelikte olduğunu, Ayrıca dava konusu sözde mutabakatın daha önce İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası ile İflas Yolu İle Adi Takibe konu edildiğini; karşı tarafın benzer mutabakatları da defaatle parça parça icra takibine konu etmiş olması göz önüne alındığında dava konusu mutabakatı da parça parça icra takibine konu etmesinin de kuvvetle muhtemel olduğunu, Dava dilekçelerinde ayrıntılı ifade edildiği üzere, davalı şirket yetkilisinin aynı zamanda davacı müvekkili şirket hissedarı olan ...'nın tek ortağı olduğu davalı şirket ile diğer şirketlerine haksız menfaat sağlamak için mevzuata ve muhasebe kurallarına aykırı olarak davalı şirket üzerinden ve şahsi hesabından müvekkili şirket için yapmış olduğu TL bazındaki elektrik, su, maaş ve benzeri harcamaları da şahsi şirketi olan davalı ... ve diğer grup şirketlerinin ticari defterlerine USD bazında kayıt ettirdiğini, aynı zamanda da ...'ın yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi sıfatıyla söz konusu TL bazında ödemelerin de USD olarak kaydedilmesi için yetkili olduğu ... Madencilik çalışanlarına da talimatlar verdiğini; buna örnek teşkil etmesi açısından, hem davalı şirket yetkilisi, hem de müvekkili şirket yetkilisi iken TL ödemelerin ticari defterlere USD bazında kaydedilmesi için verdiği yazılı talimatlardan birinin görüntüsünün mahkemenin bilgisine sunulduğunu ancak müvekkili şirket görevlilerinin ...'nın bu talimatı mevzuata, gerçeklere ve muhasebe ilkelerine aykırı olduğundan söz konusu ödemeleri gerçeği gibi TL olarak kayıtlarına işlediğini, Karşı tarafın haksız kazanç elde etmek için her türlü yolu mübah saydığını; yerel mahkemenin davalı yanın kötü niyetli olduğunu dava dilekçelerinde ayrıntılı olarak ifade edilmiş olması ve somut deliller ile desteklenmiş olmalarına rağmen tedbir taleplerini reddetmiş olmasının anlaşılamadığını, Davalı şirketin takibe konu ettiği mutabakattaki imzanın müvekkil şirket yetkisine ait olmadığı bilirkişi raporu ile sabit olduğu ve yaklaşık ispat kurulanın fazlasıyla yerine getirildiği göz önüne alınarak açıkça tespit edildiğini, İleri sürerek, yukarıda yapılan açıklamalar ve dairemizce re’sen dikkate alınacak sebeplerle; İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına ve 13/11/2019 tarihli sahte ve geçersiz mutabakata dayalı yeni takip açılmasının tedbiren önlenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, İİK'nun 72 maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit davasında, 13/11/2019 tarihli mutabakata dayalı olarak davalı tarafından yapılacak takiplerin tedbiren durdurulması istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davacı şirketin sahibi olan ...'nın vefatı akabinde paylarının miras yolu ile davalı şirketin de yetkilisi olan ...'nın da aralarında bulunduğu sekiz kardeşe intikal ettiğini, ancak miras paylaşılamadığı için terekeye temsilci atandığını, ...'nın murisin vefatı akabinden davacı şirket ve diğer aile şirketleri ile aynı faaliyet kolunda birden fazla şirket kurduğunu, davalı şirketin de ...'nın tek ortağı ve yetkilisi olduğu sonradan kurulmuş bu şirketlerden biri olduğunu, ...'nın sonradan mahkemece görevinden azledilen tereke temsilcisinin genel kurul toplantılarında terekeyi temsilen ... lehine kullandığı oylar ile hem davacı şirkete hem de diğer aile şirketlerine yönetici olarak atandığını, ...'nın davacı şirketin yöneticisi olduğu dönemde kendi kurduğu şirketlerle davacı şirket arasında kendi şirketlerine haksız menfaat sağlayacak şekilde ticari ilişkiye girdiğini, davacı şirketi de kötü yönetim sebebiyle çok büyük zarara uğrattığını, bu hususta açılan derdest dava bulunduğunu, maden satışlarının USD cinsinden defterlere kaydedilmesinde sorun bulunmadığını, ancak ...'nın hem şahsi hesabından, hem de davalı şirket üzerinden davacı şirket için TL bazında yaptığı elektrik, su, maaş ve benzeri harcamaları da şahsi şirketi olan Davalı şirket ve diğer grup şirketlerinin ticari defterlerine USD bazında kayıt ettirdiğini, aynı zamanda da davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi sıfatıyla, bu TL cinsi harcamaların davacı defterlerine USD cinsinden kaydedilmesi için davacı şirket çalışanlarına talimatlar verdiğini, ancak davacı şirket çalışanlarının bu talimatlar hukuka aykırı olduğundan, TL cinsi ödemeleri gerçek halleri ile defterlere kaydettiklerini, ...'nın davacı şirket yönetiminden ayrıldıktan sonra, bu kez dava şirket yetkililerine atfen atılan imzaların sahte olduğu 13/11/2019 tarihli sahte mutabakat metnine dayalı olarak davacı şirketten haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, bu sahte mutabakat metnine dayalı olarak taraf şirketlerin 31/10/2019 tarihi itibariyle davacının davalıya 4.340.718,42-USD bakiye cari hesap borcu bulunduğunda mutabık olduklarını ileri süren davalı şirketin, davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden 500.000,00-USD asıl alacak 60.884,93-USD işlemiş faiz toplamı üzerinden iflas yolu ile ilamsız takip başlattığını, davacının bu takipte imzaya, yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu kez davalının davacı aleyhine İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/521 Esas sayılı dosyası ile iflas (adi takipten doğan itirazın kaldırılması ve iflas (İİK 156)) istemli dava açtığını, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında TL olarak görünen ve gerçekte de TL cinsinden olan borçların bir kısmının davalı şirkete ödendiğini, bu borçların davalı defterlerine USD olarak kaydedilmiş olması nedeniyle davalının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, asıl krom ticaretinden kaynaklı olarak davacının davalıdan döviz alacaklısı konumunda olduğunu, davalının sahte mutabakat belgesine dayanarak davacı aleyhine kısım kısım icra ve iflas takipleri başlattığını ileri sürerek, davacının 13/11/2019 tarihli mutabakat belgesinden ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu belgeye dayalı olarak geçmişte kısmi takip başlatıldığından, yeni bir takip başlatılmamasının tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan; davacıdan Beyoğlu ... Noterliği' nin 22/11/2019 tarih ve ... yevmiye nolu 25/11/2019 tebliğ şerhi tarihli ihtarnamesine konu 13/11/2019 tarihli 4.340.718,42-USD tutarlı cari hesap mutabakatı kapsamında alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine alacağın bir kısmının tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası 569.884,93 USD üzerinden iflas yolu ile ilamsız takip başlatıltığını, takibe davacı yanca haksız itiraz edilmesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/521 Esas sayılı dosyası nezdinde açılan iflas yolu ile takipte itirazın kaldırılması istemli davada, mali bilirkişi tarafından kök ve ek raporların dosyaya sunulduğunu, taraflar arasında 20 adet krom madeni satışına ilişkin “Satış ve Satın Alma Kontratı” bulunduğunu, bu kontratların onuncu maddesinde kur farkı talep edilebileceğinin açıkça kararlaştırıldığını, taraflar arası ticaretin USD bazında yapılacağının kararlaştırıldığının anılan dosyadaki bilirkişi raporlarıyla da belirlendiğini, davacı şirketin ise sadece TL bazında cari hesap kaydı tuttuğunu, anılan davada mahkemece verilen ara karar ile davalının itirazının 500.000,00-USD asıl alacak miktarı üzerinden kaldırılmasına ve depo emri tebliğine, ayrıca iş bu menfi tespit davasıın sonucunun beklenilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davacının esas amacının İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/ 521 Esas sayılı davasındaki depo bedelini ödememek olduğunu, davacının borca batık olduğunu ve davalıya değil üçüncü kişilere de büyük miktarda borcu bulunduğunu, davacı yanın, davalı şirket yetkilisi ... hakkındaki iddialarının gerçeği yansıtmadığı gibi, dava ile de ilgisinin bulunmadığını, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı konusunda ihtilaf bulunmayıp, davacı şirket yetkililerinin imzalarının yer aldığı ve bugüne kadar inkâr edilmeyen cari hesap mutabakatındaki imzalarının da geçerli olduğunu, ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İİK'nun 72/2 fıkrası uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Somut olayda; dosya içeriği tüm delillere göre davacının dava konusu 13/11/2019 tarihli mutabakat metni ve metnin dayanağını oluşturan açık hesaba dayalı ticari ilişki kapsamında davalıya, iflas yolu ile takip dosyasına konu edilmeyen kısım bakımından borçlu olmadığı, metnin sahte olduğu yönündeki iddialarının esası bakımından yaklaşık düzeyde ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığı, mahkemece tedbir isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTespitticarettaraflarınMenfiesastanreddine''Kaynaklanan)özetiİlişkidenkararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesinin(Ticarikararınınsanayiileridosyatarihiiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim