SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1485

Karar No

2024/1554

Karar Tarihi

10 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1485 Esas

KARAR NO: 2024/1554 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2023/625 Esas - 2024/335 Karar

TARİH: 07/05/2024

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 10/10/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyası üzerinden davalı şirket hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak davacının haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığını, edimini ifa etmeyen davalı borçlu bilinçli olarak davacının haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, alacağın likit olduğunu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin alacağının haklılığı ortaya çıkacağını savunarak; davanın kabulü ile davalının 49.393,68 TL üzerinden haksız ve mesnetsiz olan itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekâlet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların ticari münasebeti 4 yılı aşkın süredir devam ettiğini, COVİD-19 salgın hastalık sebebiyle işyerlerimizin dönemsel olarak kapatıldığı 2021 senesinde dahi davalının ödemelerini aksatmadığıın, alınan mal karşılığında ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, davacının takibe konu ettiği tutarın teslim edilen mal ile fatura bedellerinin örtüşmemesi sebebiyle davacıya ödenmediğini, fatura tek başına faturaya konu emtianın borçluya teslim edildiğini ispat eden bir araç olmadığını, dava konusu faturaya dayanak ürünün davalı firmanın ... Mah. ... Sok. No:... Kadıköy İstanbul adresine teslim edildiğine dair imzalı sevk irsaliyesinin ve teslim tesellüm ekranının dava dosyasına gönderilmesi için davacı şirkete müzekkere yazılmasını, aksi halde fatura tutarının ödenmesi halinde davacı lehine sebepsiz zenginleşme meydana geleceğini, davacı dava dilekçesinde fatura konuru ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine dair hiçbir belge yahut kanıt sunamadığını iddia ederek; haksız ve yasal gerekçeden yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/05/2024 tarih ve 2023/625 Esas - 2024/335 Karar sayılı kararında; "Dava, taraflar arasındaki ticari alım satıma dayalı açık hesap ilişkisinden kaynaklı olarak başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacının anılan takipte 49.393,68 TL asıl alacak ve 2.483,21 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 51.876,89 TL'nin tahsilini istediği, itirazın iptali talebinin yalnızca asıl alacak miktarı olan 49.393,68 TL'ye ilişkin olduğu görülmüştür. 21/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitini yapıldığı görülmüştür: Davacı ... VE TİC.A.Ş.'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; E-defter kullanıcısı mükellef olduğu 2021-2022 ve 2023 yıllarında elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratları ile fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı ... İŞL. LTD. ŞTİ.'nin 16.02.2024 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belgelerinin ibraz edilmediği, Davacı ... SANAYİ VE TİC.A.Ş.” nin raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 13.07.2023 takip tarihi itibariyle 49.393,68 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, Eş deyişle davacının kendi ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı açık hesabından 49.393,68 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, Raporun 4.c. Bölümünde karşılaştırmalı olarak incelenen BA/BS bildirim formlarında; davacı ... SAN, TİC.A.Ş.” nin 2022 yılında 10 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 123.268,78 TL tutarında davalı ... İŞL. LTD. ŞTİ.” ne “satış” gerçekleştirdiğine ilişkin BS formu ile bildirimde bulunduğu, davalı ... İŞL. LTD. ŞTİ.”nin de 2022 yılında 10 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 123.268,78 TL tutarında davacı ... SAN. TİC.A.Ş.” den “alım” gerçekleştirdiğine ilişkin bildiriminde BA formu ile bildirimde bulunduğu, tarafların BA/BS formlarının birbirleri ile uyumlu ve davacının incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından davalı aleyhine borç kaydedilen faturalardan ibaret olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taraflar arasındaki ticari alım satıma dayalı açık hesap ilişkisinden kaynaklı olarak başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının anılan takipte 49.393,68 TL asıl alacak ve 2.483,21 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 51.876,89 TL'nin tahsilini istediği, itirazın iptali talebinin yalnızca asıl alacak miktarı olan 49.393,68 TL'ye ilişkin olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 49.393,68 TL alacağın varlığının görüldüğü, yine alacağa konu faturaların davalı tarafından da BA formu ile Vergi Dairesi'ne bildirildiği, davalının faturalara itiraz ettiğine dair bir kayıt bulunmadığı, bu sebeple davacının alacağını ve faturalar karşılığında mal/hizmet sunduğunu ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, takip öncesi temerrüt faizi talebinin bulunmaması nedeniyle (davanın yalnızca asıl alacağa yönelik olması nedeniyle) takip öncesi temerrüt faizi yönünden değerlendirilme yapılmasına gerek bulunmadığı, yine dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 49.393,68 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle 49.393,68 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, Takip konusu alacağın (49.393,68 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 9.878,73 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi 22/07/2024 (Ek Karar Tarihi) tarih ve 2023/625 Esas - 2024/335 Karar sayılı kararında; "Mahkememiz kararının dosyanın taraflarına tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ancak istinaf nispi karar harcının ve istinaf avansının eksik yatırıldığı, bu nedenle eksik harcın ve istinaf avansının tamamlanması konusunda davalı vekiline muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın davalı vekiline 03/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. HMK'nin 344/1 Maddesine göre "İstinaf/Temyiz dilekçesi verilirken, istinaf/temyiz kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren Mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı taktirde mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf/temyiz yoluna başvurulması halinde, 346.maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır" denilmektedir. Mahkememizce eksik harcın ve istinaf avansının tamamlanması konusunda davalı tarafa muhtıra çıkarılarak 1 hafta kesin süre verilmiş, çıkarılan muhtıra 03/07/2024 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiş, ancak verilen kesin süre geçtikten sonra 12/07/2024 tarihinde eksik istinaf nispi karar harcının ve eksik istinaf avansının tamamlanmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, "HMK'nin 344/1. Maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE," karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekilinin gerekçeli karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazda müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece hükmün gerekçe kısmında; "İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının anılan takipte 49.393,68 TL asıl alacak ve 2.483,21 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 51.876,89 TL'nin tahsilini istediği, itirazın iptali talebinin yalnızca asıl alacak miktarı olan 49.393,68 TL'ye ilişkin olduğu" açıklamasına yer verildiğini, Gerekçeli kararın "HÜKÜM" sonucunda ise "Takip konusu alacağın (49.393,68 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 9.878,73 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verdiğini, Davacının takip öncesinde müvekkile borcun ödenmesine dair ihtarname göndermediği gibi yazılı bir bildirimde de bulunmadığını; bilirkişi raporunda da davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, takip sonrasında ise yasal faiz isteyebileceğine dair tespitler yapıldığını: "Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle…” temerrüdün başlayacağı kabul edilir. Somut olayda, davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebine iliştin taraflar arasında önceden kararlaştırılmış, vade farkı, faiz oranı, sözleşme, ihbar ihtar vs dosya kapsamında yer almadığı, bu kapsamda temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir, işin ticari iş olması, temerrüt faizinin taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında yasal faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir." Davacının takip öncesinde müvekkile usulüne uygun bir bildirimde bulunmadığı eş deyişle temerrüt hükümlerinin uygulanamayacağı ve 2.483,21 TL takip öncesi işlemiş faiz tutarını isteyemeyeceğine ilişkin bilirkişi tespiti bulunmakla birlikte, bu tespitle birlikte, davacı icra takibine konu işlemiş faizi talep etmediğini, asıl alacak yönünden davayı ikame ettiğini beyan ettiğini; haliyle, yerel mahkemenin müvekkilin icra taikibine yapmış olduğu itirazda haksız olduğuna dair neye istinaden kanaat getirdiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, İİK’nın 67/2. Maddesine göre itirazın iptali davasında itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın “yüzde yirmisinden” aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceğini, Müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin ön şartının müvekkilin icra takibine yaptığı itirazda haksız olması olduğunu; davacının istinafa konu davayı takipte asıl alacak olarak talep ettiği 51.876,89 TL üzerinden değil de, 49.393,68 TL üzerinden ikame etmesi, müvekkilin yapmış olduğu itirazda haklılığını tevsik ettiğini; mahkemece bu açıklama yapıldıktan sonra, müvekkili aleyhine tatbik edilen 9.878,73 TL icra ve inkar tazminatına itiraz ettiklerini, Davacının takip sonrası işlemesini talep ettiği faiz türünün de hatalı olduğunu, dava kapsamında alınan bilirkişi raporunun "5-FAİZ İNCELEMESİ" Başlığı altında; davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebine iliştin taraflar arasında önceden kararlaştırıldığını, vade farkı, faiz oranı, sözleşme, ihbar ihtar vs dosya kapsamında yer almadığı, bu kapsamda temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir, işin ticari iş olması, temerrüt faizinin taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında yasal faiz talep edebileceğinin değerlendirildiğini, mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir, işin ticari iş olması, temerrüt faizinin taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında yasal faiz talep edebileceğinin değerlendirildiğini, Davacının fahiş faiz istemi ve temerrüt hali oluşmamasına karşın takip tarihine dek işletmiş olduğu işlemiş faize ilişkin itirazlarının yerinde olduğunu tevsik eden açık bilirkişi tespiti sebebiyle itirazların da haklı olduklarını; eşdeyişle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığının kabulüyle istanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/625E ve 2024/335K sayılı ilamının BOZULMASI gerektiğini,İleri sürerek, İstanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/625E ve 2024/335K sayılı ilamının bozulmasını, davanın reddini, mahkeme, aksi kanaatte ise, davanın Faiz Türü ile İcra İnkar Tazminatı bakımından düzeltilerek onanmasına, vekalet ücretinin kabul ve red oranı uyarınca davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 22/07/2024 tarihli ek kararına yönelik istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/625E davasında görülen itirazın iptali davası sonucunda mahkemenin 2023/625 E. ve 2024/335 K. sayılı ilamının bozulması talebiyle, istinaf başvurusunda bulunulduğunu, maktu istinaf karar harcı, istinaf başvuru harcı ve istinaf avansının ödendiğini, Mahkemece nispi karar harcının tamamlanması adına tarafına "26.06.2024 tarihli Temyiz Harç Tamamlama Muhtırası" gönderildiğini ve bu muhtıra sonrasında taraflarınca eksik ödendiği söylenen istinaf karar harcı ile istinaf avansı ödendiğini, Buna karşın mahkemenin 1 haftalık kesin süre içerisinde bu eksikliğin giderilmediğine kanaat ederek, işbu istinaf konusu " 2023/625E ve 2024/335K sayılı 22.07.2024 tarihli EK KARAR'ı" tanzim ederek tarafına tebliğ ettiğini, İstinafa tabi olan bu kararı Yargıtayca belirlenen usul ve esaslara aykırı düzenlenmiş olması sebebiyle istinaf etme zaruriyetinin hasıl olduğunu, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/625E sayılı dosyasından tanzim edilen "26.06.2024 tarihli Temyiz Harç Tamamlama Muhtırası" Yargıtay'ın belirlemiş olduğu "Muhtıra" kriterlerinden pek uzak olmakla geçerli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, 26.06.2024 tarihli Temyiz Harç Tamamlama Muhtırası'nda; muhtıranın müzekkere olarak yazılmadığını, muhtıra içeriğinde yatırılması istenen istinaf nispi karar harcının, yatırılacak kalemlerin kalem kalem gösterildiği sekmede Temyiz karar harcı olarak yer aldığını, eksik yatırıldığı beyan edilen harcın mahkemeler veznesine değil, dava dosyasına yatırılmasının talep edildiğini, muhtıranın Yargıtay'ın aramış olduğu geçerlilik şartlarını taşımadığını, (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2019/8101 E., 2020/3978 K. İlamı) Yerel Mahkemenin vermiş olduğu İstanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/625E., 2024/335K sayılı ve 07.05.2024 tarihli gerekçeli kararına istinaden yapılan istinaf başvurusunun harç ve masraflarının eksiksiz olarak mahkemeler veznesine depo edilmiş olduğu gözetilerek, ek karara ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile, ek kararın kaldırılmasını ve esas karara ilişkin yapmış oldukları istinaf başvurularının değerlendirilmeye alınmasını talep ettiklerini, İleri sürerek, İstanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/625E ve 2024/335K sayılı 22/07/2024 tarihli ek kararının istinaf incelemesi sonucunda bozulması, süresinde yapılan ve masrafları eksiksiz olarak yapılan İstanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/625E ve 2024/335K sayılı 07.05.2024 tarihli gerekçeli karara istinaden yapılan istinaf başvurusunun incelenmeye alınmasını, vekalet ücretinin kabul ve red oranı uyarınca davacı yan'a tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, davalının hüküm altına alınan alacak üzerinden inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece eksik istinaf nispi karar harcının yatırılması için davalı vekiline gönderilen muhtırada verilen kesin süre içerisinde harcın tamamlanmaması nedeniyle ek karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından bu ek karara karşı da istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı yanın esas karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun incelenebilmesi için öncelikle bu istinaf başvurusunun HMK'nun 344 maddesi uyarınca reddine dair ek karara karşı yapılan istinaf başvurusu incelenmek durumundadır. 6100 sayılı HMK'nın 344. maddesi; "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir." hükmünü içermektedir. Davacı tarafından davalı aleyhine 49.393,68-TL asıl alacak ve 2.483,21-TL işlemiş faiz toplamı 51.876,89-TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 den başlayacak şekilde ticari faiz işletilerek tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe, davalı yanca vaki itiraz sonucu yalnızca 49.393,68-TL asıl alacağa yapılan haksız itirazın iptali istemi ile dava açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne, takibin asıl alacak üzerinden devamına ve hüküm altına alınan asıl alacağın yüzde yirmisi oranında inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, davalı vekili tarafından bu karara karşı inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı ve takipte istenen mahkemece de hükmedilen faiz türünün yerinde olmadığı davacının yasal faiz talep edebileceği iddiaları ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu, hüküm altına alınan asıl alacağa yönelik bir istinaf başvurusunun olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin 28/05/2024 tarihinde tebliğ aldığı ilk derece mahkemesi gerekçeli kararını, 13/06/2024 tarihinde 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 427,60-TL maktu peşin istinaf karar harcını yatırarak istinaf ettiği, ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan 49.393,68-TL üzerinden hesaplanan nispi istinaf karar harcının 843,52-TL olması nedeniyle eksik yatırılan 415,92-TL istinaf karara harcı ile 500,00-TL istinaf avansının bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması, aksi halde HMK 344 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun yapılmamış sayılacağı ihtarını içeren muhtıra düzenlendiği, muhtıranın davalı vekiline 03/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin bir haftalık kesin sürenin dolmasından sonra 12/07/2024 tarihinde eksik harcı tamamladığı, mahkemenin 22/07/2024 tarihli ek kararı ile bir haftalık kesin süre içerisinde eksik harç tamamlanmadığından istinaf başvurusunun HMK'nun 344 maddesi uyarınca reddine karar verdiği anlaşılmıştır. Davalı yanın mahkemece hüküm altına alınan asıl alacak tutarına yönelik bir istinaf başvurusunun söz konusu olmadığı, yalnızca inkar tazminatı koşullarının oluşmadığına ve takipte talep edilen ve mahkemece de kabul edilen faiz türüne yönelik istinafının bulunduğu, hükmedilen inkar tazminatı tutarına göre asıl karara karşı yapılan istinaf başvurusu sırasında alınan 427,60-TL karar harcının yeterli olması olduğu, diğer ifade ile başvuru esnasında HMK'nun 344 maddesi uyarınca yatırılması gereken harçların davalı yanca ikmal edilmiş bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre mahkemece istinaf konusu edilmeyen asıl alacak tutarı üzerinden eksik peşin nispi istinaf karar harcının yatırılması için davalı yana kesin süre verilerek, harcın süreden sonra yatırıldığı gerekçesi ile başvurunun reddedilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Davalı yanın esas karara yönelik istinaf sebepleri değerlendirildiğinde, davacı tarafından takipte talep edilen işlemiş faiz tutarının itirazın iptali davasına konu edilmemiş olması, yalnızca asıl alacağa yönelik itirazın haksız olduğunun ileri sürülmüş bulunması, mahkemece, tarafların ba bs formları da celbedilerek taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu asıl alacak tutarı yönünden takibe yapılan itirazın haksız olduğunun tespit edilmiş bulunması karşısında, hüküm altına alınan asıl alacak likit nitelikte olduğundan ve davacı talebi bulunduğundan İİK'nun 67 maddesi uyarınca inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, davalının takipten önce temerrüde düşürülmemiş olmasının inkar tazminatına esas asıl alacağı likit olmaktan çıkarmadığı, mahkemece inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı; davacının takipte yıllık %16,75'den başlamak üzere değişen oranlarda ticari faiz talep ettiği, takibin başlatıldığı 13/07/2023 tarihi itibariyle cari ticari avans faiz oranının yıllık %16,75 olduğu, davacının davalıdan ticari avans faizi talep ettiğinin takip talebinden anlaşıldığı, tarafların tacir olmaları ve işin ticari iş olması karşısında davacının davalıdan ticari avans faizi talep edebileceği, davalı yanın taraflar arasında faiz oranı kararlaştırılmadığından yasal faiz talep edilebileceğine yönelik istinaf sebebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; davalı yanın ilk derece mahkemesinin 22/07/2024 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, 2023/625 Esas - 2024/335 Karar sayılı 07/05/2024 tarihli esas kararın hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalı yanın esas karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının ek karara yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/07/2024 tarih ve 2023/625 Esas - 2024/335 Karar sayılı Ek Kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davalının İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2024 tarih ve 2023/625 Esas - 2024/335 Karar sayılı gerekçeli kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafından ek karara yönelik yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince gerekçeli karara yönelik istinaf yönünden davalıdan alınması gereken 3.374,08 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 843,52‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.530,56‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

iptalinesürülen"faizSatımdankaldırılmasınacovidtaraflarınesastanKaynaklanan)İptaliözetikararistinafreddinederecesebeplerinin"hüküm"bozulmasıistanbulincelemesi"değerlendirilmesisavunmasınınİtirazınmahkemesinin(Ticarikararınındevamınareddine"sanayiilerikabulüticaş”dosyahariçiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim