SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1636 E. 2024/148 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1636

Karar No

2024/148

Karar Tarihi

1 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1636 Esas

KARAR NO: 2024/148 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2017/318 Esas - 2020/79 Karar

TARİH 28/01/2020

DAVA: Tespit

KARAR TARİHİ: 01/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili ile dvalılardan ..., diğer davalı ... A.Ş'nin ortağı olduğunu, 28/08/2013 tarihinde yapılan olağanüstü Genel Kurul toplantısında yapılan esas sözleşme değişikliği ile ... A.Ş hisselerinin %50 Si A grubu ve %50 si B grubu hisseler olarak ayrıldığını, ... A grubu hisselerin, ... A.Ş.'nin ise B grubu hisselerin sahibi olduğunu, ... A.Ş'nin Esas sözleşmesinde yönetim kurulunun 4 üyeden oluşacağını, üyelerin ikisinin (A) grubu, ikisinin (B) grubu hissedarlar tarafından gösterilen adaylar arasından seçileceğini, .... A.Ş'nin ortağı ve B grubu imza yetkilisi/Yönetim Kurulu Üyesi olan davacı (... A.Ş.) A Grubu imza yetkililerinin ( ... ve ...) B grubu imza yetkililerinin haberi ve onayı olmaksızın, ... A.Ş. Adına önemli bir konuda 3. Kişi bir şirket ile (... A.Ş.) sözleşme imzalama hazırlığı içinde olduğunu öğrendiğini, B grubu imza yetkililerinden birinin imzası olmadan şirketin temsil ve ilzam edilemeyeceğini, dolayısı ile 3. Kişilerle sözleme imzalanamayacağını bilen müvekkilinin buna ihtimal vermediğini, daha sonra sözleşmenin, ... A.Ş. Adına vekil sıfatı ile ... tarafından imzalanacağını öğrendiğini, ...'e noterden vekaletname verdiklerini hatırladığını, vekaletname ile günlük işlerin yürütülmesi için gerekli yetkilerin verileceğinin söylendiğini ve çok sıkışık bir zamanda alelacele, incelemeden imzaladığı için aldığı duyumdan sonra notere giderek ilgili vekaletnamenin bir suretini aldığını, hemen ertesi gün vekaletnamenin şirket esas sözleşmesine TTK'ya aykırı ve geçersiz olduğunu, vekaletnamedeki hiçbir yetkinin kullanılmasına muvafakatinin bulunmadığını, vekaletnamenin kullanılmamasına, vekaletten azil için gerekli işlemlerin yapılmasına ilişkin beyanlarını bildirdiğini, ... A.Ş.'ye vekaletnamenin geçersiz olduğuna ve sözleşmenin ancak imza yetkilileri ile yapılabileceğini bildirdiğini, sözleşme görüşmeleri yapılan ... A.Ş. İle de ... azli ve sözlemenin ... ile imzalanmaması konusunda yazışmalar görüşmeler yapıldığını, ... vekillikten azledilmesine yanaşmadıklarını ancak müvekkilinin .... A.Ş. İle veya .....A.Ş yerine önerilen ...A.Ş. İle sözleşme imzaladığı takdirde azli gerçekleştirmeye söz verdiklerini, müvekkilinin de bu şartlar altında sözleşme imzalandıktan sonra azil yapılacağı böylece hiç olmazsa daha sonraki hukuki işlemlerin kendi imzası olmadan yapılmamasının garanti olacağını düşünerek, istemediği bazı sözleme şartlarına da razı olduğunu ve 08/02/2017 tarihinde sözleşmeyi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeyi imzalamasına rağmen ... vekaletnameden azledilmediğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olarak kendi onayı olmaksızın, ... vekaletnameyi kullanarak, ... A.Ş'yi borç altına sokacak taahhütlerde bulunmasından, ... A.Ş'nin gayrimenkullerini satmasından, gayrimenkuller üzerine ipotek tesis etmesi gibi işlemlerden ciddi endişe duyduğunu, vekaletnamenin geçersiz olması ve endişe duyulan hallerin gerçekleşmesi halinde dava yoluna başvurulabilmesi doğacak zararları engellemeyeceğinden, iş bu davanın açılması ve ihtiyati tedbir kararı ile Kadıköy .... Noterliğinin 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamenin kullanılarak ... Ticaret A.Ş. Adına ... tarafından işlem yapılmasının önlenmesine, tedbir kararının ticaret siciline tescili ile Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, ... A.Ş'nin ...'e verdiği Kadıköy .... Noterliği'nin 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin geçersiz olduğunun, HMK'nın 106. Maddesinin "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir." hükmü gereğince, öncelikle verildiği andan itibaren (başından itibaren) geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini, kabul edilmediği takdirde iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili Mahkemeye sunduğu 09/06/2017 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 28/01/2020 tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; önceki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... vekili Mahkememize sunduğu 14/04/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının talebi ile huzurdaki vekaletname düzenlenmiş ve yine bu vekaletname ile davacının imza attığı sözleşme gereği tapu devri de vekil ... tarafından yapıldığını, yani davacı bilerek ve isteyerek taşınmaz devri ve bankada bir kısım işlem yapılması yetkisi içeren davaya konu vekaletnameyi düzenlediğini ve imzaladığı sözleşmedeki edimini vekil ... vasıtasıyla yerine getirdiğini, şirketin bugüne kadarki tüm sözleşmelerinin vekiller vasıtasıyla imzalanmasını sağlamış, ne daha önce ne de huzurdaki dava ile vekillerin yaptığı işlemlere bir itirazı olmadığını, davacının ...Tic. A.Ş. adına düzenlenmiş vekaletin geçersiz olduğu iddiasının kötüniyetli olduğunu, .... A.Ş. nin aktifi olan tüm KKS’lerden haberdar olmaması, kendi imzalarını içerir sözleşmelerin ifasının ne şekilde yapıldığını da sorgulamamış olması demek olduğunu, bu iddia hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, basiretli bir tacirin defalarca aynı yönde imzaladığı vekaletnameleri okumadığı iddiası da hukuken dinlenebilir nitelikte olmadığını, davacı tarafın şirketin müşterek imza yetkilisi olmasına rağmen şirketin zorunlu rutin işlerinin yapılması için kendisine yapılan çağrılara, maillere dahi cevap vermeyerek müvekkili ve şirketi zor durumda bıraktığını, davaya konu vekaleten işlem yapılmasının durdurulmasının kararı davanın kabulü kararı ile aynı sonucu doğurduğunu, ihtiyati tedbir kararına itiraz ile tedbir kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil ... A.Ş.’nin muhtemel zararının 50.000.000 TL’nin üzerinde olduğunun dikkate alınarak teminat miktarının muhtemel zararı karşılayacak şekilde yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... vekili hüküm duruşmasına katılmamıştır. Davalılar ... Tic. A.Ş. vekili Mahkemeye sunduğu 21/04/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki dava açısından müvekkilinin pasif husumet ehliyeti olmadığını, davacı ve davalı ... müvekkil şirketin ortakları olup; müşterek imza yetkilileri olduklarını, şirketin temsil ve yönetim yetkisi üçüncü şahıslara devredilmediğini, bu sebeple TTK’nun da yetki ve temsil yetkisinin devrine ilişkin düzenlemelerin huzurdaki dava ile ilgisi de bulunmadığını, müvekkil şirketin de kabulünde olan binlerce sözleşme gereği yerine getirmek zorunda olduğu edimlerinin bulunduğunu, binlerce kişiye karşı edim yükümlülüğü bulunması sebebiyle günlük olarak yerine getirmesi gereken rutin iş ve işlemleri yapmaktan alıkonulması ve edimlerini ifada gecikmesinin halinde hem şirketin hem de binlerce kişinin mağduriyetine sebep olacağı, bu sebeple şirket ortak ve yönetim kurulu üyelerinin şirket aleyhine işlem yapması ve dava açması sebebiyle şirketin uğrayabileceği zararların tazmininin isteneceğini belirtirek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...Tic. A.Ş. vekili 28/01/2020 tarihli esas hakkındaki beyanında; önceki beyanlarını tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Mahkememize sunduğu 13/04/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Şahsı açısından pasif husumet ve davalı sıfatı yokluğuyla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, vekaletin azli ya da iptalinde tarafının tasarrufunda olan ya da yetkili olduğu bir husus olmadığını, geçersizliğinin tespiti istenen Kadıköy ... Noterliğinin 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamenin şirket esas sözleşmesine ve şirket iç yönergesine uygun olduğunu, davacının vekaletin içeriğini okumadığına yönelik beyanının kabul edilemeyeceğini, davacının imzaladığı 08/08/2016 tarihli banka sözleşmesinde belirtilen tapu devri sözleşmeden bir gün sonar noterde verdiği vekaletname ile tarafınca yapıldığını, kaldı ki davacının ortağı olduğu şirket müteahhitlik yapmakta olup, yüzlerce kişiyle müteahhit olarak sözleşmeler imzaladığını, bu sözleşmelerinde davacının verdiği genel ve özel vekaletnameler gereği yapıldığını, davanın ve uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, ... Tic. A.Ş'Nin imzalamış olduğu İnşaat ve Satış Vaadi sözleşmelerine edimini bir gün geç yerine getirmemesi halinde uğrayacağı zararın takdir edilen teminatın yüzlerce kat fazlası olduğunu, davacı şirketin ... Tic. A.Ş'nin uğraması muhtemel milyonlarca liralık zararı karşılayacak sermayesinin olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilerek tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... hüküm duruşmasına katılmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 28/01/2020 tarih 2017/318 Esas 2020/79 Karar sayılı kararında; "...Dosyada mevcut tüm delillerin incelenerek değerlendirilmesinde; Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ticaret sicili kayıtları, şirket ana sözleşmesi, ortaklık pay durumu, Kadıköy .... Noterliği'nin 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletnamesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ....A.Ş.'nin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına ve .... A.Ş.'nin yönetim kurulu kararına göre 08/12/2015 tarih ve 2015/6 sayılı yönetim kurulu kararına göre ... A.Ş.'nin müşterek imza ve temsile yetkili ortağı olduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarında davacı ... A.Ş.'yi temsilen ..., davalı ... A.Ş.'yi temsilen ...nın müşterek imza ve temsile yetkili olduğunun tescil ve ilan edildiği, Kadıköy .... Noterliği'nin 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnamenin TBK 502 ve devamı maddelerine istinaden davalı ...'in vekil tayin edildiği, davalı ... 'in TTK 368. Maddesi kapsamında ticari mümessil ve ticari vekil olarak atanmadığı, bu nedenle davalı ... A.Ş.'nin yönetim devrinin söz konusu olmadığı, davacı şirket ve şirket temsilcisinin tacir oldukları, basiretli tacir gibi davranma yükümlüsü oldukları, bu çerçevede davacı şirketin davalı ... A.Ş. ile birlikte davalı ...'i TBK 502 ve devamı maddelerine istinaden düzenleme şeklinde vekaletname ile vekil tayin ettikleri, vekaletnamenin usulüne uygun düzenlendiği, taraflar arasında geçerli olduğu, davacı şirketin vekaletten azil yetkisinin bulunduğu ancak dosya kapsamında vekil tayin edilen ... azline ilişkin ihtarname ya da ihbarname bulunmadığı, vekalet sözleşmesinin sona erme şartlarının bulunmadığı, vekilin görevini kötüye kullandığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkemece davanın ret gerekçesi olarak; vekaletnamenin TBK.502 ve devamı maddelerine istinaden davalı ...’in vekil tayin edildiği, Davalı ...’’in TTK. 368. Maddesi kapsamında ticari mümessil ve ticari vekil olarak atanmadığı bu nedenle davalı ... A.Ş.’nin yönetim devrinin söz konusu olmadığı davacı şirket ve şirket temsilcisinin tacir oldukları, basiretli tacir gibi davaranma yükümlüsü oldukları, bu çerçevede davacı şirketin davalı ... A.Ş. ile birlikte davalı ... TBK. 502 ve devamı maddelerine istinaden düzenleme şeklinde vekaletname ile vekil tayin ettikleri, vekaletnamenin usulüne uygun düzenlendiği, taraflar arasında geçerli olduğu, davacı şirketin vekalettin azil yetkisinin bulunduğu, ancak dosya kapsamında vekil tayin edilen ...’in azline ilişkin ihtarname ya da ihbarname bulunmadığı, vekalet sözleşmesinin sona erme şartlarının bulunmadığı, vekilin görevini kötüye kullandığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” denildiğini, Bu gerekçelere bakıldığında yere mahkemece davanın hukuki mahiyetinin anlaşılmadığın, yanlış yorumlandığını, dilekçelerin ve sunulan Prof. Dr. ...'ın hukuki mütaalasının değerlendirilmediği hatta dosyaya ibraz edilen ihtar ve ihbarnamelerin farkına varılmadığını,Yerel mahkemenin red gerekçelerinden birinin; “ davacı şirketin vekaletten azil yetkisinin bulunduğu, ancak dosya kapsamında vekil tayin edilen ...’in azline ilişkin ihtarname ya da ihbarname bulunmadığı” olduğunu, Önce “davacı şirketin vekaletten azil yetkisinin bulunduğu” hususunun doğru olup olmadığını değerlendilirse; geçersizliği veya iptali istenen davaya konu vekaletnamede vekil eden ... A.Ş olduğunu, ... A.Ş.’nin ancak iki imza ile temsili mümkün olduğundan, iptali istenen vekaletname de birisi davacı ... A.Ş. diğeri ... olmak üzere iki imza ile verildiğini, tüzel kişilerin temsili konusunda yetkili karar organlarında alınan ve tescil edilmiş olan kararlarda müşterek imza öngörülmüş ise, noterler de her işlemi yaparken gerektiği gibi vekaletnameden azil için de müşterek temsilcilerin birlikte hareket etmesini aradığından, müvekkili şirketin tek başına ... A.Ş. adına azilname göndermesi söz konusu olmadığını, müvekkili dışındaki ... A.Ş yetkilileri (... ve ... ) ise, müvekkilinin gönderdiği ihtarnameye rağmen vekili azletmeye yanaşmadıklarından müvekkilinin ... A,Ş. adına azilname göndermesi mümkün olmadığını, müvekkilinin, başka çaresi olmadığından hem vekile hem diğer davalılara kendi adına ihtarname ve ihbarname göndererek azil iradesini açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenle mahkemeden de vekaletnamenin geçersizliğinin tespitini talep ettiğini, Yerel mahkeme “davacı şirketin vekaletten azil yetkisinin bulunduğu “ diyerek müvekkilinin tek başına ortaya koyduğu azil iradesinin, azil için yeterli olduğunu kabul ediyor ise o zaman davayı reddetmemesi, aksine davayı kabul ederek, müvekkilinin vekile azil iradesini bildirmiş olması nedeni ile vekaletnamenin geçersizliğinin tespitine karar vermesi gerektiğini, çünkü yerel mahkemenin “…ancak dosya kapsamında vekil tayin edilen ...’in azline ilişkin ihtarname ya da ihbarname bulunmadığı” gerekçesinin aksine müvekkilinin azil iradesini ortaya koyan ihtar ve ihbarnamelerin dosyada mevcut olduğunu ve başta vekil edilen ...’e olmak üzere muhataplarına tebliğ edildiklerine dair tebliğ şerhleri de olduğunu, Beyoğlu.... Noterliği'nin 28.12.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı Beyoğlu ... Noterliği'nin 28.12.2016 tarih ve .... yevmiye numaralı Beyoğlu ... Noterliği'nin 28.12.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı Beyoğlu ... Noterliği'nin 27.01.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri olup dava dilekçesinin 6,7,8 ve 12 no.lu eklerinde sunulduğunu, Yerel mahkemenin red gerekçelerinden biri de “TBK.502 ve devamı maddelerine istinaden davalı ...’in vekil tayin edildiği, Davalı ’...’in TTK. 368. Maddesi kapsamında ticari mümessil ve ticari vekil olarak atanmadığı bu nedenle davalı ... A.Ş.’nin yönetim devrinin söz konusu olmadığı” gerekçesi olduğunu, Yerel mahkemenin bu gerekçesinden, A.Ş. Yönetim kurulunun TTK 375. maddede sayılan devredilemez görev ve yetkilerinin, sadece TTK 368. Maddeye göre ticari mümessil veya ticari vekil atanması halinde devredilemeyeceği, ama TBK 502. maddeye göre vekaletname verilmek sureti ile devredileceğinin anlaşıldığını, oysa 375. madde böyle bir ayrım yapmadığını, "Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri şunlardır:" diyerek sayılan yetkilerin devrini yasakladığını, ... ’e verilen vekaletnamede ise neredeyse devredilmeyen yetki olmadığını hatta sadece yönetim kurulunun değil, sadece genel kurula ait olan yetkilerin bile devredildiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 408. maddesinin 2. fıkrasında, genel kurulundevredilemez görev ve yetkileri düzenlenmiş olup; bu yetkilerin genel kurul dışında başka bir organ veya kişi tarafından kullanılması mümkün olmadığını, TTK 408/2(f) uyarınca, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı, genel kurulun münhasır yetkisinde olup; genel kurul kararı alınmadan, şirket varlığının toptan satışı geçerli olmayacağını, Oysa, vekaletnamede yer alan,•Şirketimizin ve şahsımızın adına kayıtlı olan ve yine şirketimizin ve şahsımızın yeni satın alarak sahibi olacağı T.C. hudutları dahilindek bulunan bilumum gayrimenkullerdeki hak ve hisselerimi ve yine bağımsız bölümlerindeki hisselerimin tamamını veya bir kısmını dilediği kişi veya kişilere dilediği bedel ve koşullarla toptan veya parça parça, hisseli veya hissesiz olarak satmaya•kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmelerini akd ve imzalamaya •taşınmazın tasarruf ve yararlanma haklarını alıcıya veya alıcılara devir ve teslim etmeye •T.C. hudutları dahilinde dilediği zaman, dilediği bedel ve koşullarda dilediği yerden, dilediği özel ve tüzel kişilerden, hisseli hissesiz, ipotekli ve ipoteksiz, üzerinde haciz kaydı olan veya haciz kaydı olmayan, üzerinde takyidat olan veya takyidat olmayan taşınmaz mallar satın almaya, taşınmaz satış vaadi yolu ile adıma taşınmazları almaya •Şirketimizin ve şahsımızın adına kayıtlı olan ve yine şirketimizin ve şahsımızın yeni satın alarak sahibi olacağı T.C. hudutları dahilindek bulunan bilumum gayrimenkullerdeki hak ve hisselerimi ve yine bağımsız bölümlerindeki hisselerimin tamamını veya bir kısmını dilediği kişi veya kişilere dilediği bedel ve koşullarla toptan veya parça parça, hisseli veya hissesiz olarak satmaya, şeklinde ifade edilen yetkilerin, TTK 408/2(f) çerçevesinde, yönetim kurulunun dahi yetkisi dahilinde olmamasına rağmen, bu hususta yetki verilmesi evleviyetle geçersiz olduğunu, zira, bu yetkilerin vekaletname düzenlenerek vekile ait olduğuna ilişkin bir yönetim kurulu kararı alınmış olsaydı, bu karar TTK 391/1(d) uyarınca batıl olacak ve buna istinaden düzenlenen vekaletnamenin de geçerli olacağından söz etmek mümkün olmayacağını, burada ise, böyle bir yönetim kurulu kararı dahi bulunmamakta olup; yönetim kurulunun dahi yapamayacağı işler için, sadece şirketi temsile yetkili kişilerin imzaladığı vekaletname ile verilen yetkinin geçerli olamayacağını, Vekaletnamede yer alan, “…bedelli veya bedelsiz yola ve yeşil alana terke, BAĞIŞLAMAYA, ferağ takrirlerini ilgili tapu sicil müdürlüğünde vermeye, bu taşınmazla ilgili olarak Belediyeler ve resmi dairelerin istediği taahhütleri vermeye” şeklindeki kısım ile, şirket tüzel kişiliğinin, bu arada ne genel kurulun ne de yönetim kurulunun yapamayacağı bazı işlemler için de vekile yetki verildiğinin görüldüğünü, Anonim şirketlerin, tüzel kişiliği bulunan tacirler olup; bağışlama, şirketin faaliyet konusu içinde sayılmadığından, şirketin bağış yapma yetkisi de olmadığını, nitekim, TTK 447/1(c) ile, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan genel kurul kararlarının emredici hükümlere aykırı ve bu nedenle batıl olacağı kabul edildiğini, aynı şekilde, yönetim kurulu kararları da, TTK 391/1(b) uyarınca batıl olacağını, söz konusu yetkilerin devri sadece 375. maddeye ve 408. maddeye değil aynı zamanda esas sözleşmeye ve iç yönergeye de aykırı olduğunu, yerel mahkemenin bu gerekçesinin de hukuka uygun olmadığını, Yerel mahkemenin red gerekçelerinden bir diğeri de “ vekilin görevini kötüye kullandığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı” olduğunu, oysa vekaletin geçersizliğinin tespiti için veya iptal edilmesi için mutlaka kötüye kullanılmasını ve zarara uğramayı beklemenin gerekmeyeceğini, müvekkilinin kötüye kullanma girişiminden haberdar olması üzerine ihtarlar çekildiğini ve sonuç alamayınca bu davayı açmak zorunda kalındığını, gerekçenin aksine kötüye kullanma girişimi delillerinin de dosyaya sunulduğunu, dava dilekçesinin 8 no.lu eki olarak sunulan ihtarnameye verilen, ek 9 olarak sunulan 3. şahsın cevabi ihtarnamesinden, dava konusu vekaletname ile müvekkilinin onayı alınmadan sözleşme imzalanmaya hazırlanıldığı ve müvekkilinin ihtarnamesine rağmen bunda ısrar edildiği de açıkça anlaşıldığını, zaten asil hazır olduğunu söylediği halde, asille işlem yapmak yerine vekili ile işlem yapmakta ısrar etmenin iyi niyetli olmadığını, kaldı ki böyle bir risk olmasaydı müvekkilinin ihtiyati tedbir kararı istemesi ve bunun için yüklü miktarda teminat yatırması söz konusu olamayacağını, yerel mahkeme tedbir kararı vermemiş olsaydı müvekkili yönetim kurulu üyesi olarak tamamen bertaraf edilmiş olacak ve müvekkilinin rıza göstermediği sözleşmelerin de imzalanmış olacağını, Yerel mahkemenin red gerekçelerinden bir diğeri de “davacı şirket ve şirket temsilcisinin tacir oldukları, basiretli tacir gibi davaranma yükümlüsü oldukları” gerekçesi olduğunu, Davacı şirket temsilcisi ... tacir olmadığını, Yerel mahkemenin kararı ve gerekçeleri dosya içeriğine uygun olmadığını ve hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalılardan ... A.Ş. tarafından davalılardan ... Kadıköy .... Noterliği'nden verdiği 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnamesinin verildiği andan itibaren (başından itibaren) geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi, bu talebin mümkün olmadığı taktirde vekaletname ile verilen yetkilerin iptali ile kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanı istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davalı ... ve davacı ... A.Ş., davalı ...Tic. A.Ş.’nin %50 hissedarı oldukları, 09.09.2013 tarih ve 8400 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan davalı ... Tic. A.Ş.’nin 28/08/2013 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının 3 nolu gündem maddesi ile;' sermaye artışının, mevcut ortakların rüçhan hakları kısıtlanmak suretiyle yapılmasına, ana sözleşmenin 6,7,8 ve 9 maddelerinin belirtilen şekilde tadil edilesine oy birliği ile karar alındığı,'' ana sözleşmenin tadil edilen sermaye başlıklı 6 maddesi ile, şirket sermayesinin 3.000.000,00 (üç milyon) TL. Olup 3.000.000,00 adet nama yazılı hisseye ayrıldığı, şirket hisselerinin A ve B grubu olmak üzere 2 gruba ayrıldığı, bu hisselerden 1500 adedi A Grubu, 1500 adedi ise B Grubu hisseler olarak ayrıldığı,1500 adet A Grubu hissedarın ..., 1500 adet B Grubu hissedarın ... Ticaret A.Ş.(yeni ünvan: ... A.Ş.) olduğunun düzenlendiği, ana sözleşmenin tadil edilen yönetim kurulu ve süresi başlıklı 7 maddesi ile, şirketin işleri ve idaresi genel kurul tarafından TTK. Hükümleri çerçevesinde seçilecek 4 üyeden oluşan yönetim kurulu tarafından yürütüleceği, yönetim kurulu üyelerinin 2 tanesi A Grubu hisse sahipleri tarafından gösterilen adaylar arasından, 2 tanesi ise B Grubu hisse sahipleri tarafından gösterilen adaylar arasından en çok 3 yıl için seçileceği, görev süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilebileceğinin düzenlendiği, ana sözleşmenin tadil edilen şirketin temsili başlıklı 8 maddesi ile, şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsilinin yönetim kuruluna ait olduğu, şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için, bunların şirketin ünvanı altına konmuş ve şirketi ilzama yetkili kişi veya kişilerin imzasını taşımasının gerekli olduğu, resmi daireler, mahkemeler, gerçek ve tüzel kişilere karşı şirketi yönetim kurulunun temsil edeceği ve bu sıfatla şirketi ilzam ve sair evrakı imzaya ve şirketin amaç ve konusu ile ilgili her türlü muamele ve tasarrufları yapmaya yetkili olduğu, Yönetim Kurulunun, TTK. 367 Maddesine göre, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre şirketi yönetim yetkisinin ve TTK. 370/2 Maddesine göre ise temsil yetkisinin hepsini veya bazılarını yönetim kurulu üyesi olan bir veya birkaç murahhas üyeye veya pay sahibi olmaları zorunlu bulunmayan yönetim kurulu üyelerine bırakabileceği, şirket işlerinin ve faaliyetinin gelişmesi ile yönetim kurulu lüzum ve ihtiyaç gördüğü taktirde idere işlerinin ve görevlerinin kendi üyeleri arasında ne şekilde ve hangi esaslar dairesinde taksim edileceğini tesbit edeceğinin düzenlendiği,'' olağanüstü genel kurul toplantısının 4 nolu gündem maddesi ile; yönetim kurulu üyelerinin seçildiği, hisse sahipleri tarafından gösterilen adaylar arasından 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ..., ... A.Ş, hisse sahibi olmayan ..., hisse sahibi olmayan ... oy birliği ile yönetim kurulu üyesi seçildiği, yönetim kurulunun görev dağılımına göre Yönetim kurulu başkanlığına ..., Yönetim kurulu başkan yardımcılığına ... Ticaret A.Ş., yönetim kurulu üyeliklerine ..., ... seçildiği, Yönetim kurulu üyesi ... A.Ş.'yi temsil etmek üzere ... atandığı anlaşılmıştır. 09.09.2013 tarih ve 8400 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan davalı ... Tic. A.Ş.’nin 29/08/2013 tarihinde yapılan yönetim kurulu kararı ile, "Şirketin Temsil ve İlzamı" başlıklı 3. Madde g bendinde "genel ve özel vekalet" verme yetkisi Yönetim Kurulu'na verildiği, A Grubu hissedarları temsilen yönetim kurulu üyeleri ... ve ... herhangi birisi ile, B Grubu hissedarları temsilen yönetim kurulu üyeleri ... ve ... A.Ş.'den herhangi birisinin şirket kaşesi ve/veya ünvanı altında atacakları müşterek imzaları ile şirketi en geniş şekilde temsil ve ilzam etmesine oy birliği ile karar verildiği, yine 15.10.2015 tarihli 8926 sayılı gazetenin 443-444. Sayfalarında yayınlanmış 2015/1 sayılı iç yönergenin "Sınırlı Yetkili Atanmasına İlişkin Esaslar" başlıklı 3. Maddesinde de A ve B grubu imza yetkililerinin müştereken yapacakları işlemlerde "genel ve özel vekalet verilmesi" hususu açıkça belirtilmiştir. Yine 25.12.2015 tarih 8976 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 766. Sayfasında yayınlanmış 08/12/2015 tarihli Yönetim Kurulu kararında da A Grubu yönetim kuru başkanı ..., A Grubu yönetim kuru başkan yardımcısı hisse sahibi olmayan ... , B Grubu yönetim kurulu üyesi hisse sahibi olmayan ... ve ... A.Ş. Şirketi, temsilen 03/09/2015/2015-04 nolu yönetim kurulu kararı gereği yönetim kurulu temsil yetkisi ... verildiği ( Eski ünvan: ... A.Ş.) nin seçildiği, yönetim kurulunun 29/09/2015 tarih ve 2015/01 sayılı iç yönerge kapsamında yetkilerini kullanmalarına ilişkin oy birliği ile karar verildiği belirtilmiştir.... Tic. A.Ş.’nin şirket ana sözleşmesi ve iç yönergesine göre “müşterek imza ile şirket Adına genel ve özel vekaletname verilmesi” yetkisi bulunduğu , Kadıköy ... Noterliği'nin 09/08/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnamenin ... Tic. A.Ş.’yi temsilen A Grubu yönetim kurulu başkanı ..., B Grubu yönetim kurulu üyesi hisse sahibi ... A.Ş. yi temsilen 03/09/2015/2015-04 nolu yönetim kurulu kararı gereği yönetim kurulu temsil yetkisi ...'e verildiğinden ... tarafından imzalanarak TBK 502 ve devamı maddelerine istinaden davalı ... vekaletname kapsamında belirtilen işleri yapmak üzere vekil tayin edildiği anlaşılmıştır. Davacı ... A.Ş. B Grubu hisse sahibi ve davalı ... A Grubu hisse sahibi davalı ... Tic. A.Ş.’nin ortakları olup; müşterek imza yetkilileridir. Dava konusu vekaletname ile Şirketin temsil ve yönetim yetkisi üçüncü şahsa devredilmediği, davalı ...vekaletname kapsamında belirtilen işleri yapmak üzere TBK. 502 Madde kapsmında vekil tayin edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller ışığında, mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 01/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTespittaraflarınesastanözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisebeplerisavunmasınınmahkemesininbağışlamayakararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim