SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1332

Karar No

2024/1460

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1332 Esas

KARAR NO: 2024/1460 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2024/619 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİH: 29/08/2024

TALEP: İhityati tedbir

KARAR TARİHİ: 26/09/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... (...) ile davalı ... firmasının ( unvan değişikliği öncesindeki ismi ... Sanayi Lt.Şti.') aralarında önmceden tarihlerden beri birtakım alışverişler yaptıklarını, tarafların son olarak 2024 yılının Nisan ayınd müvekkilinin, davalı firmaya aylık 600.000 TL tutarlı çek suretiyle ödeme yapması karşısında davalı firmanın her ay 600.000 TL tutarında müvekkiline ürün/mal gönderimi yapması konusunda yeni bir anlaşma yaptıklarını, Eşkişehir'de ikamet eden müvekkilinin ürünleri daha iskontolu fiyata almayı amaçladığını ve her ay çek gönderiminin zor olacağı düşüncesi ile çekleri sıralı ve toplu surette teslim ettiğini, fakat sözleşmenin yapıldığı 2024 yılının Nisan ayından işbu dava tarihine kadar davalı firmanın müvekkiline karşı yükümlülüklerini ihlal ettiğini, eksik gönderimler gerçekleştirdiğini, Nisan 2024 tarihinde müvekkilinin toplu halde ödeme yapmak suretiyle davalı tarafa; 30.04.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.05.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 30.06.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.07.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.08.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 30.09.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.10.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 30.11.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.12.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.01.2025 tarihli 600.000 TL tutarlı sıralı çekleri toplu olarak teslim ettiğini, davalının Nisan ayında 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken 206.496,05 TL'lik ürün gönderimi sağladığını, dolayısıyla 393.503,95 TL'lik ürün açığı oluştuğunu; Mayıs ayında 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken 211.680,19 TL'lik ürün gönderimi sağladığını, dolayısıyla 388.319,81 TL'Lik ürün açığı oluştuğunu, Haziran ayında 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken 167.220,02 TL'lik ürün gönderimi sağladığını, dolayısıyla 432.779,98 TL'lik ürün açığı oluştuğunu; Temmuz ayındaki 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken hiçbir ürün teslimatı gerçekleşmediğini; Ağustos ayındaki 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken hiçbir ürün teslimatı gerçekleşmediğini, izah edilen gerekçelerle müvekkilinin sözleşmeyi feshetmesi üzerine davalı tarafa daha önceden sıralı ve toplu halde teslim edilen ve işbu dava tarihi itibari ile ödemesi yapılmayan Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak çekleri bulunduğunu, olası bir ödemenin yapılmasının müvekkilin ticari hayatında büyük oranda zarar doğuracağını, müvekkilin Bakırköy ... Noterliği'nin ... yev. numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini davalı tarafa ihtaren bildirdiğini, mahkemeden ... bank İki Eylül Eskişehir Şubesi ... No 31.08.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, ... bank İki Eylül Eskişehir Şubesi ... No 30.09.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, ... bank İki Eylül Eskişehir Şubesi... No 31.10.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, ...bank İki Eylül Eskişehir Şubesi ... No 30.11.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, ...bank İki Eylül Eskişehir Şubesi ... No 31.12.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, ... İki Eylül Eskişehir Şubesi ... No 31.01.2025 tarihli 600.000 TL tutarlı çeklerin bankadan ödemeden men yasağı verilmesi hususunda ihtiyadi tedbir talep ettiklerini, davalı tarafın edimlerini hiç veya gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle müvekkili tarafın sözleşmenin feshini talep etmekten başka çaresi kalmadığını, Türk Ticaret Kanununun 23 maddesinde "Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir." dendiğini, davanın konusu oluşturan sözleşmenin kısım kısım yerine getirilmesi fakat o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın müvekkili bakımından elde edilemediğini, sözleşmeden amaçlanan yararın sağlanamadığını, Türk Borçlar Kanunu md. 126 hükmünde "İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir" ve TBK md.435 hükmünde "Taraflardan her biri, haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir. Sözleşmeyi fesheden taraf, fesih sebebini yazılı olarak bildirmek zorundadır." dendiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun "Tacir Olmanın Hükümleri" kısmında yer alan "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmü gereğinin müvekkil tarafça Bakırköy ... Noterliği'nin ... Yev. Numaralı ihtarnamesi ile yerine getirildiğini ileri sürerek, sözleşmenin davalının edimlerini yerine getirmemiş olması nedeni ile iptaline, yargılama süreci boyunca davalının elinde bulunan sıralı çeklerin tedbiren ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından henüz cevap dilekçesi sunulmadığı, dosyanın taraf teşkili aşamasında olduğu tespit edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/08/2024 (Ara Karar Tarihi) 2024/619 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Dosyanın incelenmesinde, uyuşmazlık çözümünün yargılamayı gerektirmesi ve sunulan belgeler ile mal kaçırma konusunda yeterli delil sunulmadığı anlaşıldığından ilaveten hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesini gerektiren bir durum söz konusu olmadığından aşağıdaki şekilde tedbir talebinin reddi yönünde hüküm kurmak gerekmiştir."gerekçesi ile, ''Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin koşulları bulunmadığından REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında yapılan anlaşma gereği 2024 yılının Nisan ayından işbu dava tarihine kadar davalı firmanın müvekkile karşı yükümlülüklerini ihlal ettiğini; eksik gönderimler gerçekleştirdiğini ve müvekkilini mağdur ettiğini; Nisan 2024 tarihinde müvekkilinin toplu halde ödeme yapmak suretiyle davalı tarafa; 30.04.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.05.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 30.06.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.07.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.08.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 30.09.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.10.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 30.11.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.12.2024 tarihli 600.000 TL tutarlı, 31.01.2025 tarihli 600.000 TL tutarlı sıralı çekleri toplu olarak teslim ettiğini, Gelinen bu aşamada davalının Nisan ayında 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken 206.496,05 TL'lik ürün gönderimi sağladığını, dolayısıyla 393.503,95 TL'lik ürün açığı oluştuğunu; Mayıs ayında 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken 211.680,19 TL'lik ürün gönderimi sağladığını, dolayısıyla 388.319,81 TL'Lik ürün açığı oluştuğunu, Haziran ayında 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken 167.220,02 TL'lik ürün gönderimi sağladığını, dolayısıyla 432.779,98 TL'lik ürün açığı oluştuğunu; Temmuz ayındaki 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken hiçbir ürün teslimatı gerçekleşmediğini; Ağustos ayındaki 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken hiçbir ürün teslimatı gerçekleşmediğini, dolayısı ile eksik ürün gönderilmesi ve hatta bazı aylarda herhangi bir teslimat dahi yapılmayan müvekkil tarafın Nisan ayında davalı tarafa vermiş olduğu sıralı çeklerin tahsilatı müvekkili bakımından büyük bir ticari zarara yol açacağını, Yerel mahkemenin vermiş olduğu ihtiyati tedbirini reddi kararının gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin ihtiyadi tedbir red kararında "mal kaçırma konusunda yeterli delil bulunmadığı" ve " hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesini gerektiren bir durum söz konusu olmadığı" belirtildiğini, fakat dava dilekçesine ek olarak sundukları faturalar ve cari hesap ekstresi ile ilgili aylara ilişkin ürünlerin eksik gönderildiğinin; temmuz ve haziran ayında "herhangi bir ürün gönderimi dahi sağlanmadığının görüleceğini, Mahkemenin "delil yetersizliği" gibi "ispatın eksikliği" gerekçesi ile taleplerini reddettiğini; fakat gelinen bu aşamada yokun ispatının mümkün olmaması hasebiyle dava dilekçesii ve ellerindeki tüm delillerin mahkemeye sunulduğunu, HMK gereği ihtiyati tedbiri talep edenin "olası haksız çıkması" şüphesi ile HMK md.392 hükmünce düzenlenen davalının haklarını koruyan bir madde olan muhtemelen zararlara karşı teminat hükmü bulunduğunu, dolayısı ile istinaf mahkemesinden müvekkilinin uğrayacağı zararların gözetilmesi suretiyle yerel mahkemenin kararının bozulmasını ve müvekkili lehine teminat yatırılması ile neticeten ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan gerekçelerle; istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, dosyanın talepleri doğrultusunda yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini; talebin Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını ve yapılacak istinaf incelemesi neticesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; taraflar arasındaki sözlü ticari satış ilişkisinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile, sözleşme kapsamında davalı yana avans olarak verildiği ve bedelsiz kaldığı iddia olunan çeklerin davacıya iadesi istemli davada, dava konusu çeklere ilişkin tedbiren ödeme yasağı kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece istem reddedilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK'nun 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut olayda; dava dilekçesi ve eki deliller ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının, taraflar arasında 2024 yılı Nisan ayında şifahi satış sözleşmesi yapıldığı, dava konusu çeklerin aylık 600.000,00-TL tutarında ürün gönderilmesi amacıyla avans olarak davalıya verildiği, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği ve eksik ifa nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, çeklerin bir kısmının bedelsiz kaldığı yönündeki iddialarının esası bakımından mevcut delil durumuna göre bu aşlamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, mahkemece tedbir isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kamu düzenine aykırılık da mevcut olmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanreddine''özetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisebeplerisavunmasınınmahkemesininkararınıntedbirtalepileridosyaiddianumarasıİhityatihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim