Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1212
2024/1453
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1212 Esas
KARAR NO: 2024/1453 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/350 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİHİ: 09/05/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil- Hisse Devrinin İptali
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen Kütahya İli, Tavşanlı İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii ... ada ..., ..., ..., ..., ... nolu parsellerde kayıtlı taşınmazların davalılar ... ve ... Anonim Şirketi adına kayıtlı olması halinde taşınmazlara tedbir konulmasına ve üçüncü kişilere devir, temlik ve satış yoluyla devrinin ihtiyati tedbiren önlenmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. Mahkemenin 12/03/2024 tarihli ara kararı ile;
''DAVACI VEKİLİNİN DAVAYA KONU TAŞINMAZLARA YÖNELİK İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ İLE; Davaya konu edilen Kütahya İli, Tavşanlı İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii ... ada ..., .., .., ..., ... nolu parsellerde kayıtlı taşınmazların davalılar ... ve ... Yatırımları ANONİM ŞİRKETİ adına kayıtlı olması halinde taşınmazlara tedbir konulmasına ve üçüncü kişilere devir, temlik ve satış yoluyla devrinin İHTİYATİ TEDBİREN ÖNLENMESİNE, İhtiyati tedbir kararının teminatsız verilmesi yönündeki talebin reddi ile ihtiyati Tedbir isteyen tarafından 6100 sayılı HMK' nun 87. maddesi gereğince takdiren 30.000 TL nakdi teminat yatırılması ya da aynı miktarda kesin ve süresiz muteber banka teminat mektubunun dosyaya sunulmasına, Teminat yatırıldığında kararın infazı için ilgili Tavşanlı Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına ve müzekkere ekinde ihtiyati tedbir kararının gönderilmesine, İhtiyati tedbir kararının uygulanması HMK.’nın 393/1. maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde talep edilmediği taktirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının İHTARINA, ihtarın iş bu ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına, Yasal süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi ve teminata ilişkin ara kararının yerine getirilmesi halinde kararın mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce infaz edilmesine,'' karar verdiği anlaşılmıştır. Davalılar vekilinin 29/03/2024 tarihli tedbire itiraz dilekçesi ile; Müvekkilinin gayrimenkulüne konulan ihtiyati tedbirin ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek, mahkemece verilen tedbir kararının öncelikli olarak kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise daha yüksek bir oranda teminat yatırılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 09/05/2024 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2023/350 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Dava; davalı ... Tic. Anonim Şirketi’ne davacı tarafça bedelsiz devredildiği iddia olunan hisselerin ve dava konusu edilen taşınmazların tapularının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK 389/1. Maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" denilmektedir. 6100 sayılı HMK 390/3. Maddesine göre, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" denilmektedir. Somut olayda ise, davalı ... Gıda Tic. Anonim Şirketi’ne ait davacının devrettiği hisselerin ve tedbire konu taşınmazların devir işleminin iptali ile açılan davanın sonuçsuz kalmaması amacıyla taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir. Davacı tarafça devredilen hisseler henüz belirlenemediğinden hisselerin devrinin önlenmesine yönelik henüz tedbir kararı değerlendirilememiş olup bu aşamada yalnızca taşınmazlar yönünden mahkememizce tedbir talebi değerlendirilmiştir. İhtiyati tedbire konu taşınmazlar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince uyuşmazlık konusudur. Öte yandan, ihtiyati tedbire konu taşınmazların davalı ... Gıda Tic. Anonim Şirketi’ne ait olduğu, aleyhine tedbir istenen ...’nın şirketin ortağı olduğu, dava konusu taşınmazların dava açıldıktan sonra iyi niyetli üçüncü kişilere devri halinde telafisi imkansız olacağı anlaşıldığından davalılar vekilinin mahkememiz ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya teminat miktarının artırılmasına yönelik itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde ara karar kurulmuştur."gerekçesi ile, "Davalılar vekilinin mahkememizin ihtiyati tedbir ara kararına ilişkin itirazının reddine," karar verilmiş ve ara karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemenin 09/05/2024 tarihli ara kararında; ihtiyati tedbir ara kararına ilişkin itirazlarının yine reddedildiğini; mahkemenin kararının gerekçesiz ve hukuka aykırı olduğunu; iş bu sebeple itirazlarını tekrar ettiklerini, Mahkeme ara kararında; 'Somut olayda ise, davalı ... Gıda Tic. Anonim Şirketi’ne ait davacının devrettiği hisselerin ve tedbire konu taşınmazların devir işleminin iptali ile açılan davanın sonuçsuz kalmaması amacıyla taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir. Davacı tarafça devredilen hisseler henüz belirlenemediğinden hisselerin devrinin önlenmesine yönelik henüz tedbir kararı değerlendirilememiş olup bu aşamada yalnızca taşınmazlar yönünden mahkememizce tedbir talebi değerlendirilmiştir. İhtiyati tedbire konu taşınmazlar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince uyuşmazlık konusudur. Öte yandan, ihtiyati tedbire konu taşınmazların davalı ... Gıda Tic. Anonim Şirketi’ne ait olduğu, aleyhine tedbir istenen ...’nın şirketin ortağı olduğu, dava konusu taşınmazların dava açıldıktan sonra iyi niyetli üçüncü kişilere devri halinde telafisi imkansız olacağı anlaşıldığından davalılar vekilinin mahkememiz ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya teminat miktarının artırılmasına yönelik itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ' şeklinde hüküm kurduğunu, Mahkemenin somut hiçbir delille desteklenmeyen bu iddiaya binaen tedbir kararı vermesinin, ihtiyati tedbir müessesesini düzenleyen HMK 389 vd madde hükümlerine açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğunu, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, HMK 390. maddesine göre davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu; davacı tarafın, kötü niyetli olup iddiasını ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya koyamadığını, Mahkeme tarafından belirlenen teminat miktarının muhtemel zararları karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını, mahkeme tarafından belirlenen teminat miktarının muhtemel zararları karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını; bu teminat miktarının arttırılarak gereğinin yapılması için davacılara bildirilmesine, gereği yapılmadığı takdirde tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini; müvekkilinin gayrimenkulüne konulan ihtiyati tedbirin, müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, bu hususta davacıya karşı tüm yasal hakların saklı tutulduğunu; mahkemece verilen tedbir kararının öncelikli olarak kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise daha yüksek bir oranda teminat yatırılmasına karar verilmesi taleplerini, ileri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından davalı şirkete bedelsiz devrolunduğu iddia olunan davalı şirket adına kayıtlı dava konusu taşınmazların tapularının iptali ile davacı adına tescili, davacıya ait olduğu halde diğer davalı ... tarafından usulsüz devralındığı iddia olunan davalı şirket hisselerinin davacı adına tescili istemlerine ilişkindir. Davacının ileri sürdüğü dava konusu taşınmazlar üzerine üçüncü kişilere devri önleyici mahiyette tedbir konulması talebi, mahkemece teminat karşılığında kabul edilmiş, tedbir kararına ve teminat tutarına yönelik davalılarca ileri sürülen itiraz reddedilmiş, bu red kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı şirketin kuruluşu esnasında şirkete nakit sermaye koyduğu gibi, dava konusu taşınmazları ve Tavşanlı İlçesi'nde bulunan kendisine ait fabrika binasını bedelsiz olarak şirkete devrettiğini, buna karşılık kendisine şirkette yalnızca %25 oranında pay verildiğini, akabinde bu payların da usulsüz olarak davalı ... tarafından devralındığını, davacıya şirketi en geniş anlamda temsil etme yetkilerini içeren vekalet verilmiş olmasına rağmen, davalı ...'nın kötü niyetle kendisini şirket vekilliğinden azlettiğini, şirkete devredilen fabrika içerisindeki ekipmanların satıldığını, fabrika binasının kiralandığını, tüm bunlardan elde edilen gelirlerin davalı ... uhdesine geçtiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların şirket adına olan tapu kaydının iptalini, davalı ...'e yapılan hisse devrinin iptalini, taşınmazlar ve hisselerin davacı adına tescilini, taşınmazlar ve paylar üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir. Davalılar tarafından; arabulucuğa başvurulmadığı, zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğu, dava konusu taşınmaz ve hisselerin gerçek değeri tespit edilerek eksik harç ikmal edilmeden davaya devam edilemeyeceği, davacının şirkete nakit sermaye koymadığı, dava konusu edilen davalı şirket paylarının bedeli mukabilinde davalı ...'e devredildiği, dava konusu taşınmazların ise, davalı ...'in sağlık sorunları geçirdiği dönemde davacıya verilen vekalet kötüye kullanılarak ve şirket gelirleri ile ödemesi yapılarak davacı tarafından kendi adına satın alındığı, bu durumun anlaşılması üzerine davacının taşınmazları bedelsiz olarak davalı şirkete iade etmek zorunda kaldığı, şirkete ait fabrikanın asıl davacı tarafından kiraya verilmeye çalışıldığı, vekaletten azil sebebinin de bu hususlar olduğu, iddiaların aksine asıl davalı ...'in aldatıldığı, davacı iddiaları bakımından yaklaşık ispat koşuluğunun oluşmadığı, davanın ve tedbir isteminin reddi gerektiği savunulmuş, istinaf dilekçesinde bu savunmalara atıfla ayrıca takdir edilen teminat tutarının da yetersiz olduğu ileri sürülmüştür. HMK'nun 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yine HMK'nun 392/1 fıkrası uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olup, talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilecektir. Somut olayda, davalı şirketin sicil kayıtları, dava konusu taşınmazların tapu kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere üzerine redbir konan taşınmazların doğrudan uyuşmazlığın konusunu teşkil ettiği, yargılama sırasında taşınmazların mevcut mülkiyet durumunda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği hususunda yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, mahkemece takdir edilen teminat tutarında mevcut delil durumuna göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nun 396 maddesi uyarınca, durum ve koşulların değişmesi halinde talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceği de nazara alındığında, mahkemece tedbire itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik mevcut olmadığı anlaşılmış, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi karar ver gerekçesi yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15